izine çıkmıştım, dedim bir uğrayayım, hazır uçak da vardı bir gün sonraya. geldim, dün akşam kafamı nası sktler, sabah da devam ettiler, şimdi arkadaşımın evindeyim. gece de burda kalacağım, hatta 2-3 gün o harabeye uğramak istemiyorum. bilet bulunca, ya da fırsat geçince yine kaçacağım burdan. ne haliniz varsa görün

edit: aslında başlık (bkz: aile evine gelmek) gibi açılmalıydı, ilgili kurumlar el atarsa güzel olurdu
devamını gör...
tatilde falan uğrayınca bir huzur gelmiyor değil.
onun dışında normal olarak birlikte yaşamak mı?
üzgünüm tatlım, benim bir hayatım var.
devamını gör...
dozunda bırakılması gereken aktivite.
devamını gör...
gayet güzeldir.
devamını gör...
tek yan etkisi akil sağlığını yitirmek.
devamını gör...
yakın zaman da ister istemez çoğu genç insanın geçeceği yerleşik düzen maalesef.
devamını gör...
ekonomik olarak faydalı, ruhsal olarak aşırı zararlı
devamını gör...
bir mecburiyet olmalı ancak bir tercih olmamalı diye düşünüyorum
devamını gör...
dezavantajların, avantajların ağzını burnunu kırdığı aktivite.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
çok zordur. ama bir kere evlenince başka seçenek kalmamaktadır. eğer çocuk yoksa boşanarak bu sıkıntılı durum çözülebilir. ancak çocuk varsa velayeti melayeti derken aile evi ortamından kurtulamayabilirsiniz.
devamını gör...
aile güzeldir yalnız olmayı sevmeyen biriysen hele.
devamını gör...
birkaç yıl evvel bekar evinde yaşarken dolabı açınca yemek yoktu ama tuborglar vardı. huzurluydum.
korona ile aile evine dönmek zorunda kaldım. ardından gelen sağlık sorunları, ev alıp kredi ödemek ardından askerlik falan derken bir türlü ayrı eve çıkamadım. sağlık, huzur vs. tümden çöktü. saçlarımın önü döküldü.
şimdi o dolap dolu ama mutluluk eğrisi g...e kaçtı.

ayrı eve tekrardan çıkmaya hazırlanıyordum, eşyaları falan almış köy evine depolanmıştım ama bu sefer de araba almak için bir süre daha kalmaya karar verdim. bir tarafım buna rağmen hala mutsuz.

özellikle erkekler için belli bir yaştan sonra çok zordur aile evi olayı. eğer bir zorunluluk değil de tercihli bir seçimse o erkek fail state kategorisindedir. açık ve net.
devamını gör...
iyidir ya aile evi.

kavga gürültü eksik olmaz. ama yemek vardır. kira derdi yoktur. kahvaltıda sohbet edebileceğin ve akşam saçma sapan bir dizi ile çay keyfi yapabileceğin anne vardır. çamaşırlar yıkanır. balkon vardır. arada baba ile mangal keyfi vardır. ailecek maç keyifleri vardır. araba vardır bi kere.

arada işe yarayan kardeş vardır.

ne bileyim iyidir işte.
yalnız yaşamak kötüdür demiyorum ama aile evinde kalmanın da birçok iyi yanı olduğunu kabul etmeliyiz.
devamını gör...
yaklaşık 20 yıldır dışarıdayım. pandemi döneminde işsiz olduğum dönemde bi altı ay kadar yanlarındaydım. o da malum seyahat yasaklarının olduğu dönem… onun dışında işsizken bile kalmadım yanlarında. o kadar alıştım ki bu duruma şimdi yanlarına gittiğimde ya da onlar benim yanıma geldiğinde tahammül sürem maksimum bir hafta.
illa ki artıları yadsınamaz ancak yine de her yetişkin birey imkanı varsa belli süre sonra ailesinden bir şekilde ayrılmalı.
devamını gör...
5 yaşından beri yapmadığım aktivite. 5 yaşında bir çıktım, pir çıktım. artık ailem bile kalmadı zaten, istesem de yapamam. gerçi önceden de yoktu ama iş fiziki olarak da yokluğa geldi çoktan. öyleyse tek başına devam. zaten halihazırda alışkanlık halini aldı, olsa da yapamam. 32 yıl az değil.
devamını gör...
sağlıklı bir aile ortamı olan bireylerin evlenene kadar tercih etmesi gereken durum.

balıkesir'de doğup büyüdükten sonra, 18 yaşında üniversiteyi kazandım ve ankara'ya göç ettim. 5 senelik eğitimin ertesinde çalışmaya başladım ve türkiye gerçeğiyle tanıştım. türkiye'nin saygın ve adı bilinen iki farklı şirketinde mühendis olarak çalışmama rağmen kazandığım para hiçbir zaman iki asgari ücretin üstüne çıkmadı.

bir pazar günü ev arkadaşımla birlikte mutfakta otururken babam aradı. hal hatır sorma faslını geçtikten sonra, konuyu maaşlara ve geçim derdine getirdik. kazandığımız para (yeni mezun olmamıza rağmen güzel kazanıyoruz ama) ay sonunda bir çeyrek altın almaya yetmiyor. bir evde oturuyoruz, kirası faturası derken paramız kuş olup uçuyor. ankara'da her gün işe gitmek için 1 saat süre harcıyoruz. dönüş de 1 saat desen, her gün 2 saatimiz yollarda geçiyor. benim o dönemde aldığım maaş bir buçuk asgari ücretten biraz fazla. saygın şirketlerde çalışmamıza rağmen rütbelilerin "sana iş öğreteceğiz" ayağı yapması uğruna allah'ın günü kucaktan kucağa geziyoruz.

yalan yok, babam da annem de ankara'da çektiğim sefilliğe hep üzülmüştür. 2 yıldan uzun bir süre bocalamama rağmen elimden gelen bu kadardı. tamam çalışıyoruz, aydan aya çarkımızı da çeviriyoruz ama bunun askerliği var, araba alması var, düğün yapıp evlenmesi var...

o an ne yapacağımı bilemedim, cinnet mi geçirdim bilmiyorum. "baba ben yarın akşam otobüse binip geliyorum. işi de ankara'sı da yerin dibine batsın." diyip telefonu kapattım.

o an oturduğum sandalyeden bir kalkışım var ki, adına zengin kalkışı mı dersiniz, ne dersiniz bilmiyorum. sabah hemen iş yerine gittim ve "benim çıkışımı verin." dedim. ekip şefim şaşırdı, başıma bir şey geldiğini düşündü ama durumu anlatıp anlayış göstermesini bekledim. "sizler yaşayabiliyorsunuz ama ben bu a... koduğumunun şehrinde yaşayamıyorum abi, memleketime döneceğim." diyip helallik istedim. ekip şefim, "hakkım helal olsun kardeş" demek yerine "tazminatını alamayacaksın" dedi ya la. sanki ben o sıra tazminata bakıyorum...

her neyse, çıktım geldim balıkesir'e. 1 hafta işsiz gezdim. lise arkadaşlarımla görüştüm, sağda solda tanıdığımız esnaf abileri ziyaret ettim. sadece 1 hafta sonra esnaf abilerden birisi aradı. "kardeşim bir tesisat firmasında çalışmak ister misin? mühendis arıyorlarmış. sana kefil oldum, seninle görüşmek istiyorlar." dedi.

o iş görüşmesinin üstünden bugün tam 1 yıl 2 ay geçti. 2 aylık deneme süreci sonunda kadro aldım, kadro aldıktan 3 ay sonra da bölge şefliğine terfi ettim. bugün yatan maaşım ise 4 asgari ücret :)

bu geçen 1 yıl 2 ayda epey yatırım yaptım. bedelli askerliğimi ödedim. babamla el ele vererek evlendiğimde oturabileceğim bir ev inşa ettim. kaçak göçek yaptık ama, neticede bir çatım var :) şimdi ise 5-6 yaşında fazla yıpranmamış bir araba alma hayalim var.

uzattım biliyorum ama konuyu şöyle toparlayayım: eğer ki aile ortamınız sağlıklıysa, baskıcı ve dogmacı ebeveynler tarafından büyütülmediyseniz, aileniz sizi iyiye ve güzele yönlendirmek dışında sizi kısıtlamıyorsa, hele ki kararlarınızda ve hedeflerinizde size saygı duyuyorsa, o evden evlenene kadar çıkmayın derim. gerçi ben bu cümleyi kurduğumda "türkiye'de böyle aile mi var olm?" dediğinizi duyar gibiyim. ama aile olmak, karşı taraftan fedakarlık beklediğiniz kadar sizin de fedakarlık göstermeniz gereken bir kurum. "ben hayatımı yaşayacam abi yaaa, ben önemliyim, çok önemliyim" diyenlerdenseniz, zaten dediklerimi anlayamazsınız.

velhasıl, aile evinde kalmak iyidir. iş ki insanın kendisi ve ebeveynleri doğru düzgün insanlar olsun.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"aile evinde kalmak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim