" yaşamak;
bir tabağın yıkanmasıdır.
"

sf: 31

iranlı şair sohrab sepehri ve ispanyol şair federico garcia lorca imzalı 145 sayfalık eser; iki büyük ismin şiirleri faysal soysal tarafından aynı kitapta toplanmış ve türkçe baskısının ise 2011 yılında yapıldığı bilinmektedir.

şiirsel bir akrabalığın meyvesi niteliğinde bir eser olduğu görülmektedir.

belki hiçbir zaman yan yana gelmemiş 2 insan, 2 farklı şair, bir araya gelememenin hiçbir önemi yok, eğer birbirini tamamlıyorsan, keza iki büyük şairin şiirleri de birbirlerini tamamlar gibi, birbirinin devamı gibi duruyor, bambaşka anlarda yazılmış olsalar bile fark etmiyor.

sohrab sepehri dünyayla işi bitmiş bir bilge edâsıyla yazıyor bence biraz da, hayatı kendine özgü bir bakış açısının yardımıyla çözümlemiş, kendine özgü bir biçimde algılayan, her şeyi ve ölümden sonrasını da gördüğünü düşündürecek kadar farklı bir tonda yazıyor benim için.

zamanı, sonsuzluğu, coğrafyayı, iklimi, gerçeğin ardındaki gizemi, efsunu, anımsamayı ve silinişi, yaşama dair duyumsananları derinden hissettiriyor.

şimdi ise federico garcia lorca şiirlerine geçelim;

onun şiirleri sohrab sepehri'nin şiirlerinin konularına benzer nitelikte, yalnızca ondan daha karamsar bir ruh hâlinde yazılmış şiirler izlenimi veriyor.

hayatın zorlu yolları, insanın suskunluk dışında bazen hiçbir şeyinin kalmaması, sonsuz bir acının içinde olmak, kendi ölümünü tahayyül etmek, kopuşların verdiği derin keder, kendi mezarının yerini soracak kadar tükenmiş hissetmek, birine bağlanmış olduğunun farkında olmak, aşkın bir gün uçup gidiyor, asla kalmıyor olmasının verdiği şaşkınlık, onun bu kitaptaki bazı şiirlerinin benim için ifade ettiği anlam ve temalardandı.

okurken seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sohrab sepehri

bu gönenmiş toprakta
bir şeyin peşindeyim
belki bir rüyanın
bir ışığın, bir çakılın
bir gülümseyişin belki.

toprağın sonra hafızadan bir şeyi silişi.

hayat inanın boş değil!
yaşamak sevgidir, elmadır hayat, inançtır.
evet evet,
gelincik var olduğu müddetçe
yaşamak gerek.

öldüğünde babam,
bütün bekçiler şairdiler.

ben, maddenin her esişinde
çıkardığı uğultuyu duyanım.

ben yeryüzünün ilk yaratıldığı ânâ yakınım.

ve yaşamak
başka gezegende
bir çiçeği koklama sanrısıdır.
yaşamak bir tabağın yıkanmasıdır.

her neredeysem ve nerede olursam
gökyüzü benimdir.
pencere, algı, hava, aşk, yeryüzü benimdir.

mevsimler kitabı sayfa değiştirdi
ve yeni sayfanın ilk satırı şu idi:
hayat bahçesi,
havva’nın bir dakikalık gafletidir.


federico garcia lorca

bu cihanda her şey kırılmış diğeri içinde
suskunluk dışında
hiçbir şeyi kalmış insanın.

ey bu sonsuz acı ve kalbim!
kaynağınızı nereden alırsınız?

ikindinin beşinde
geriye kalan sadece ölümdü
ve yalnız şimdi
ölümdür ikindinin beşi.

ne kızgın boğa şimdi tanır seni
ne incir ağacı
ne atlar, ne de evindeki karıncalar
ne çocuk bir daha tanır seni
ne gece
çünkü sonsuza kadar bir ölüsün artık.

söyleyin bana bir!
neresi olacak mezarımın yeri?

hayret edilmiş bir çehreye çivilendim.

ne kadar anlatsam
sana benzediğimi
yetmez kelimeler.

rüzgâr olup gitti,
işte aşk...




kitabın arka kapağından alınmıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"akdenizdeki çöl" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim