1.
urfalı ozan - bestekar üstat kişilik; (gürcü) şükriye tutkun ile beraber trt’de “sade” adında bir türkü programı yapıyor, ozan -derleme geleneğindeki “başı bozukluğa ve yabancılaşmaya dair” ciddi - haklı eleştiriler sıraladı lakin (gürcü kadın) -firavundan korkusuna- “bir çift laf” dahi edemedi?
devamını gör...
2.
bu programa her rastladığımda izlerim, ali osman erbaşı hem ozan hem bilge bir kişi gibi gelir bana
laf arasında bir kaç cümle savurur, üstüne cilt cilt romanlar yazılası
bu güzel kimsenin bir 'yapımcı' geçmişi var. sanırım o süreçte çalıştığı sanatçılar kaynaklı düşünsel mertebede pek büyük mehaleler kat etmiş.
ondan duyup hep kullandığım üçlemeyi not düşeyim:''bir şeyi istiyorsan yapılması gereken önce dua, sonra çaba, sonra da sabır dır. burada en önemlisi de sabır dır.''
laf arasında bir kaç cümle savurur, üstüne cilt cilt romanlar yazılası
bu güzel kimsenin bir 'yapımcı' geçmişi var. sanırım o süreçte çalıştığı sanatçılar kaynaklı düşünsel mertebede pek büyük mehaleler kat etmiş.
ondan duyup hep kullandığım üçlemeyi not düşeyim:''bir şeyi istiyorsan yapılması gereken önce dua, sonra çaba, sonra da sabır dır. burada en önemlisi de sabır dır.''
devamını gör...
3.
ozan-derleme ustalarına konservatuar mezunu olma şartının getirilmesini, "yahu şükriye; ozan dediğin topraktan yetişir! bu nasıl iştir ki konservatuar şartı getiriliyor? deyu bir muhkem tespitte bulundu, lakin "gürcü ablada" hala tık yok! anadolu irfanı dediğimiz tam da budur, ömrüne bereket.
edit: bugün vefat haberini aldığımız ilhan şeşen ağabey ile "ötsene bülbül" türküsünü seslendirmiş idi, merhuma rahmet ve mağfiret, sevenlerine "sabr-ı cemil" dileriz.
edit: bugün vefat haberini aldığımız ilhan şeşen ağabey ile "ötsene bülbül" türküsünü seslendirmiş idi, merhuma rahmet ve mağfiret, sevenlerine "sabr-ı cemil" dileriz.
devamını gör...