yazar: mustafa kutlu
yayım yılı: 1995
eser, mustafa kutlu'nun kendine has üslubuyla çeşitli konularda kaleme aldığı, yer yer geçmişe olan hasretin belirdiği yirmi iki adet kısa hikayeden oluşmaktadır.
yayım yılı: 1995
eser, mustafa kutlu'nun kendine has üslubuyla çeşitli konularda kaleme aldığı, yer yer geçmişe olan hasretin belirdiği yirmi iki adet kısa hikayeden oluşmaktadır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "mihmandar" tarafından 27.04.2023 18:23 tarihinde açılmıştır.
1.
türk hikâyeciliğinin en önemli isimlerinden ve temsilcilerinden mustafa kutlu' nun en güzel eserlerindendir. ben okuyalı 1 seneden fazla oluyor. ilk yayın tarihi 6 haziran 2016' dır.* içindeki hikâyeler kısa ve okunması keyifli hikâyelerdir.
arkakapak yazıları çokluk mustafa kutlu’ nun dergâh dergisinin arka kapağında yayımlanan hikâyelerinden oluşur. bu küçük hikâyeler kıssa geleneğinin yeniden üretilme çabasını yansıtıyor denebilir.
içerisinde toplamda 22 hikâye bulunuyor. bunun yanında kitabın içinde sizi geçmişe götürecek siyah beyaz fotoğraflar da mevcut. fotoğrafları gerçekten çok sevmiştim. iyi düşünülen bir detaydır benim için.
kitabın ikinci bölümünde yazarın (kitaptaki sonundaki) 2 uzun hikâyesi de yer alıyor.
betimlemeleri oldukça güzel, sade ve anlaşılır bir dile sahip olması da kitabın akıcılığını arttırıyor. herkesin okumasını salık verdiğim bir kitap. bir çok kitabını okumamdan mütevellit arkakapak yazıları kitabında diğer hikâyelerinden bölümler de olduğunu fark ettim. çerez niyetine okunacak bir kitap olarak görebilirsiniz. okumamakla bişey kaçırır mısınız bilemem fakat okumak size çok şey katabilir. son olarak bütün yazımı kitaptan beni etkileyen bir alıntı ile bitirmek istiyorum:
"dünyayı küçültürken kendimizi de küçültüyoruz. gökdelenler, nükleer başlıklar büyüdükçe biz köşemizde büzülüyoruz. eşya ile, dünya ile var olan irtibatımız âlemin ritmi ile olan bağlantımız zedeleniyor."
arkakapak yazıları çokluk mustafa kutlu’ nun dergâh dergisinin arka kapağında yayımlanan hikâyelerinden oluşur. bu küçük hikâyeler kıssa geleneğinin yeniden üretilme çabasını yansıtıyor denebilir.
kitabın ikinci bölümünde yazarın (kitaptaki sonundaki) 2 uzun hikâyesi de yer alıyor.
betimlemeleri oldukça güzel, sade ve anlaşılır bir dile sahip olması da kitabın akıcılığını arttırıyor. herkesin okumasını salık verdiğim bir kitap. bir çok kitabını okumamdan mütevellit arkakapak yazıları kitabında diğer hikâyelerinden bölümler de olduğunu fark ettim. çerez niyetine okunacak bir kitap olarak görebilirsiniz. okumamakla bişey kaçırır mısınız bilemem fakat okumak size çok şey katabilir. son olarak bütün yazımı kitaptan beni etkileyen bir alıntı ile bitirmek istiyorum:
"dünyayı küçültürken kendimizi de küçültüyoruz. gökdelenler, nükleer başlıklar büyüdükçe biz köşemizde büzülüyoruz. eşya ile, dünya ile var olan irtibatımız âlemin ritmi ile olan bağlantımız zedeleniyor."
devamını gör...
"arkakapak yazıları" ile benzer başlıklar
duvar yazıları
162
