antonio negri ve michael hardt ' ın ortak çalışmaları olarak yazmış olduğu, dilimize meclis adıyla çevrilmiş eserdir. ayrıntı yayınları' ndan 'ağır kitaplar' serisinde yayımlanmış siyaset ve felsefe üzerine yazılmış bir kitaptır.

özellikle günümüz dünya ve avrupa siyasetinde yükselen sağcılık üzerine güzel tespitleri olan, bununla birlikte yükselen toplumsal protestoları da iyi bir yerden görebilen bir eser. altı çizilerek, notlar alınarak okunabilecek bir eser. önderlerin tümü nerelere gittiler? diye sorarak tarihsel süreci de özetleyerek başlayan kitapta finansal güç, mülkiyet ve iktidar üzerine güzel tespitler barındıran 'ağır' bir kitap.
kitabın ilk bölümü toplumsal hareketlerde önderlik sorununa değinmiş. bunu yaparken de komüncülerin hatalarına, önderliğin eleştirilerisine, öndersiz hareketlere ve tarihsel süreçler anlatılmış. ikinci bölümde ise genel olarak sermaye ve mülkiyet kavramı üzerine eleştiriler ve bilgiler var. üçüncü bölüm ise finansal tahakküm ve neolibereal yönetim anlayışından bahsediyor genel olarak. özellikle kamusal güçlerin içini boşaltmak ile ilgili kısmı bizlere hiç de yabancı gelmeyecektir konu itibariyle. dördüncü ve son bölüm ise yeni hükümdar - prens adını taşıyor ve bundan sonra ne olabileceğine, neler yapılabileceğine dair öngörü ve önerileri içeriyor diyebiliriz kısaca.

arka kapağını okuduğumda ilgimi çekmişti eser :
--- alıntı ---

önümüzde artık alıştığımız bir senaryo var: adaletsizliğe ve tahakküme karşı insanlara esin veren toplumsal hareketler açığa çıkar, kısa süreliğine küresel manşetleri ele geçirir ve ardından gözlerden silinip gider. karşılarına aldıkları münferit otoriter liderleri devirseler bile, şimdiye dek yeni ve kalıcı alternatifler yaratamamışlardır. birkaç istisna dışında bu hareketler ya radikal özlemlerini terk edip mevcut sistemlerin içine dahil olmuşlar ya da acımasız baskılarla bozguna uğratılmışlardır. çoğunluğun ihtiyaçlarına ve arzularına seslenen bunca hareket, neden kalıcı bir değişim getirememiş ve yeni, daha demokratik, daha adil bir toplum kuramamıştır?

sağcı politik güçler yükselip dünyanın çeşitli yerlerinde iktidara geldikçe, politik muhaliflerine saldırmak için olağan hukuki prosedürleri askıya aldıkça, yargıyla basının bağımsızlığını ortadan kaldırdıkça, kapsamlı gözetim operasyonları yürüttükçe, tabi konumdaki çeşitli gruplar arasında korku atmosferi yarattıkça, ırksal veya dinsel saflığı toplumsal aidiyetin koşulları olarak koydukça, göçmenleri toplu sınır dışı etmeler ve daha kötüsüyle tehdit ettikçe bu soru çok daha büyük bir ehemmiyet kazanmaktadır. insanlar bu hükümetlerin eylemlerini protesto edeceklerdir ve bunu yapmaya da hakları vardır. fakat protestolar yetmez. toplumsal hareketlerin kalıcı bir toplumsal dönüşümü de harekete geçirmesi gerekir.

bugün hepimiz, politik varsayımlarımızdan bazılarının sorgulanmasını gerektiren bir geçiş aşamasında yaşıyoruz. sadece iktidarı nasıl alacağımızı değil, ne tür bir iktidar istediğimizi ve belki de daha önemlisi neye dönüşmek istediğimizi de sormak zorundayız. hegel'in dediği gibi, “her şey hakiki olanın sadece töz olarak değil aynı zamanda özne olarak kavranıp ifade edilmesine bağlıdır.” iktidarı olduğu haliyle değil, farklı bir şekilde ele geçirebilmeleri, tamamen yeni, demokratik bir toplum yaratmaları ve en önemlisi yeni öznellikler kurabilmeleri için kendimizi, hareketlerin nasıl temel toplumsal ilişkileri yeniden tanımlama potansiyeline sahip olduklarını görecek şekilde hazırlamak zorundayız...



--- alıntı ---
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

"assembly (kitap)" ile benzer başlıklar

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.