günlük hayatta her şeyin fiyatı artıp belimizi bükerken biraz olsun sözlükte yüzümüz gülsün, cebimiz rahat etsin diye iko'dan beklediğimiz indirim kampanyasıdır.
kendisinin ne kadar gönlü bol, yardımsever, fakir babası olduğunu bilmeyen yoktur artık herhalde!
hadi be iko, yap bi güzellik 2022'nin ilk hediyesi senden olsun!
(bkz: isteyenin bir yüzü kara vermeyenin iki yüzü)
devamını gör...

"ey buraya giren,
umutlarını ardında bırak..."

dante - ilahi komedya*
devamını gör...

çağa ayak uyduramayan erp programıdır. gittikçe hantallaştı, hantallaştıkça çözümsüzleşti; yerinde saymaya devam etti.

erp programlarının temeli aynıdır, aynı mantık üzerine kuruludur. bir firma herhangi bir erp programı edindiğinde gerekli alanlarda disiplini sağlayabilmek adına kendini programa uyarlar, öte yandan üretim şekline ve yapısına göre de seçilen erp programının senin üretimine ayak uydurması beklenir.

sap'nin sıkıntısı burada başlıyor.

finans, muhasebe, satış sonrası, depolama modülleri harika; aman bir kestirme yol kullanayım da işi çözeyim demene müsaade etmeden her şeyi kuralına uygun yapman için seni zorluyor. olması gereken de bu; lakin üretim modülü öyle mi? hele planlama modülü?

sap'de mrp çalıştırmak, akli melekeleri kaybetmek isteyenler için birebir bir aktivite resmen. ortaya döktüğü ihtiyaçların neyi, nereden görüp çekip çıkarttığını bulmak tam bir işkence, bağlantı haritası yok zira. bu da senin gerçek ihtiyaçlarını süzmene olanak vermiyor. sistem ne derse o. bağlantı haritası olmadan dökülen ihtiyaç listesi de haliyle fiilen kontrol gerektiriyor. e kardeşim, benim fiili aksiyon almam gerecekse kendim dökerim taleplerimi; hem de daha kısa zamanda. sen ne işe yaradın o zaman?

üretim yapmayan firmaların belli başlı modüller ile sap kullanarak kendilerini idame ettirmeleri mümkün. dünya çapında kabul gören evrensel bir program olduğu için de entegrasyonu kolay, yürütür sizi. fakat üretim yapıyorsanız, sırf aman biz de firmamızda sap kullanıyoruz çok havalı diyebilmek için ne kendinizi, ne çalışanlarınızı heba etmeyin. mis gibi mikro erp var mesela, alın geçin.
devamını gör...

kızartılmış hamurla hazırlanan tatlılar arasında dünyanın en ünlülerinden biri olan jalebi hindistan'a has bir sokak lezzeti. ülkenin büyük şehirlerinde birçok yerde bulunabilen bu tatlı aynı zamanda bize çok da yabancı sayılmaz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sanat eseri dokumak gibidir. 2-3-5-10-20 yil sonra donup baktiginizda kalitenize karsilik gelen bir eser gorursunuz. klinik vakalar disinda her cocuk kaliteli bir birey adayidir, henuz sertlesmemis mukemmel kivamda bir hamurdur. nasil sekillendirirseniz oyle birsey cikar sonunda.
devamını gör...

--- alıntı ---

ingiltere yüksek mahkemesi, 9 yaşındaki ella kissi debrah'ın ölüm nedenleri arasında hava kirliliğinin bulunduğuna karar verdi. bu karar bir mihenk taşı niteliği taşıyor. ella, dünyada hava kirliliğinin ölüm nedeni olarak belirtildiği ilk kişi oldu.

--- alıntı ---

haber kaynağı.
devamını gör...

cehennemde yer kalmamış, boşalana kadar burada beklememizi söylediler.
devamını gör...

ankara da sıhhiye de bulunan ve perşembe günleri olan sosyete pazarına okul çıkışı arkadaşlarımla birlikte gider, gezerdik. yine bir perşembe günü (2 sene önce kış aylarında) yanımda bir kız arkadaşımla şal satılan bir tezgahın önünde durduk. orda çalışan orta yaşlarda ,şapkalı bir adamdı, bana" hoşgeldin diyerek ismimi söyledi. "pardon tanışıyor muyuz ?" dedim. yüzüme baktı güldü. arkadaşımla birbirimize baktık birine benzetti herhalde dedik kendi aramızdaki, tezgahtaki şallara bakmaya devam ettik. o sırada bana " boşuna bakma istediğin renk yok senin burda" dedi yine güldü. "nasıl yani ?" diye sordum. "sen x rengini çok seviyorsun haftaya tekrar geleceksin buraya o zaman şal alacaksın" dedi yine güldü. sevdiğim rengi söyledikten sonra yanimdaki arkadaşıma baktım kızın rengi bembeyaz olmuştu. "gidelim artık ben korkuyorum" dedi arkadaşım. hiçbir şey almadan tezgahtan uzaklaştık. " görüşürüz diye arkamdan bağırdı ve arkami döndüğümde yine bana gülümsediğini gördüm. 1 hafta geçti yine perşembe günü bu kez başka arkadasimla yine ayni pazara aynı tezgaha gittik. koca pazarı tavaf ettik sağa sola sorduk nihayet adamı bulduk. " hoşgeldin" dedi ve yine ismimi söyledi. "benim sevdiğim renkteki şalı getirdin mi bu hafta? dedim. "evet ayırdım sana, geleceğini biliyordum" dedi. o gün getirdiği şalı aldım. tam gidecekken " nasil biliyorsun tüm bunlari dedim. " benim kalp gözüm açıktır adını, sevdigin rengi, bu hafta tekrar geleceğini bundan dolayı biliyorum dedi. çok güzel falda bakarım dedi, yine güldü. aradan zaman geçti ondan sonra tekrar gittim pazara ama kendisini bir daha hiç görmedim.
devamını gör...

ayçiçek yağı.
devamını gör...

bu yıl yapmış olduğum bir eylemdir. tavsiye edilir.
devamını gör...

yardım et ruhum yardım et bana.
sesini ben duydum çok var hiç duymayan.

hiçbir şey söyleme, duymam, anlamam.
hayat bir mucize , düşer zaman zaman.
hayat bir bombadır, düşer zaman zaman.

muazzam cümlelerin kullanıldığı diğer adı yardım et olan mor ve ötesi şarkısı.
devamını gör...

"nereye gidersem gideyim, gerisin geri sessizliğimin içine dönüp geliyorum..."
devamını gör...

pankreas karın boşluğunun gerisinde yerleşik olduğu için çeşitli iltihap veya kanser gibi durumlarda semptom vermesi daha geç olur. pankreas başı kanserleri oniki parmak bağırsağı ile ilişkili olduğu için biraz daha erken bulgu verebilir ama kuyruk kısmındakiler için genellikle geç teşhis olmaktadır.
ortaya çıkan bulgular şöyledir; sarılık, camcı macunu dışkılama (beyaz dışkı) , çay rengi idrar ile önceleri karında belli bir noktada olmayan fakat sonradan sırta ve omuzlara yayılan ağrıdır.
devamını gör...

yurtdışına giderken bagajınızı vermeden önce “hemşerim bende fazla bagaj var, sana vereyim, ekstra para vermeyeyim” diye bir ses duyarsınız. milletin bavulunda ne olduğunu nerden bileceksiniz. kabul etmeyince bir de söylenirler.
uçaklarda ayakta yolculuk edilmez ama daha bineceğiniz uçak piste inmeden uçağa binmek için millet kuyruk olur. görevliler “daha zaman var, oturun” der ama nafile. yabancılar oturur, bizimkiler ayakta.
kuyruğa kaynak yapanlar olur, aralarında tartışma çıkar. yabancılar garip garip bakar.
nedense pencere kenarlarına göz diken çok olur. “benim koltuğuma oturmuşsunuz” dersiniz, “ne fark eder, sen ortada otur” cevabını alırsınız.
uçak piste inince yurdum insanı hemen ayağa kalkıp üst kattaki çantalarını almaya başlar. 15 kg kabin içi valizler uçak ani fren yapınca yolcuları yaralayabilir. hostesler “lütfen oturun” diye ikaz eder ama nafile. uçak daha durmadı, kapılar açılmadı, bu ne acele. bir keresinde pilot ani fren yapınca bir amca elindeki valiziyle yere serilmişti.
bazı havalimanlarında yolcu çıkış kapıları içerden açılır. yurdum insanı kapıyı sürekli itmeye alıştığından bazen kapıyı açamaz, cam kapıyı yumruklar, birbirini ezer.
yurdum insanının sohbeti güzeldir bu arada. kadın olsun erkek olsun hemen muhabbete başlar. yolculuk boyunca hayat hikayelerini dinlersiniz, gideceğiniz yerde de çok yardımcı olurlar.
azerbaycan’a yolculuk yaparken hostesler eskiden “kemerlerinizi takın, uçak düşüyor” diye anons yapardı. “uçak düşüyor” kelimesini “uçak havalimanına iniyor” anlamında kullanırlardı. yurdum insanı da topluca kelime-i şehadet” getirirdi. yurdumun yeşilçam uçak sahneleri bile bir başkadır.
devamını gör...

itiraf ediyorum, deterjan ve yumuşatıcı stoğum var. yiyecek falan değil de bir gün deterjansız kalmaktan temiz kokmamaktan çok korkuyorum. elimin altında her zaman en az üç aylık yumuşatıcı stoğu var.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
akıyor maşallah
devamını gör...

şiir canım murathan mungan'ın. beste, sunay özgür'ün.

"zamanın eli değdi bize
çoktan değişti her şey
aynı değiliz ikimiz de
zaaflarına bir gece
hatalarına bir nilüfer
sevgisizliğine bir kalp verdim
artık geri ver "


sevgisizliğine bir kalp verdim, artık geri ver
devamını gör...

amerika' nin ikinci dunya savasi doneminde japonya'nin iki farkli sehri olan hirosima ve nagasaki 'ye yaptigi atom saldirisidir. olayin ucu aslinda adollf hitler'e kadar gitmektedir. adolf hitler ikinci dunya savasi'nin seyrini degistirmek icin, bunyesinde barindirdigi bilim adamlariyla atom bombasi gibi tehlikeli nukleer silahlar uretip kullanmayi dusundu. bu durumundan endise duyan,iclerinde albert einstein'nin da bulundugu bir kac bilim adami careyi donemin abd baskanina mektup yazmakta buldu. "vay canina bu bizim neden aklimiza gelmedi" diye dusunmus olmalilar ki, akabinde atom bombasi uretimine basladilar ve tarih 6 agustos 1945 saat 8:15 civarinda "little boy" adli atom bombasiyla ilk saldiri gerceklesti. suanki kaynaklara gore bombanin atildigi bolgenin ilk 500 m. uzakliginda insanlarin %90'i saldirida vefat etti ve sehrin
%70' lik bolumu yok oldu. bu saldirinin uc gun sonrasinda ise (9 agustos 1945) nagasaki kentine "fat man" adini verdikleri atom bombasi atildi. soylentilere gore iki saldirininda sabah saatlerinde yapilmasinin nedeni, japonlarin en cok disarida bulunduklari zaman diliminin sabah olmasidir. kisacasi amac aslinda japon kraliyetini devirmekten ote halkini da yok etmektir. nagasaki sehrinin ise kayitli raporlara gore %50'lik bolumu saldirida yok olmustur. nagasaki saldirsindan cok kisa bir sure sonrasinda jopon kraliyeti teslim oldu. ayriyeten tarihte bu saldirinin iki farkli onemi vardir.birinci neden bir ulkeye/sehre duzenlenen ilk atom bombasi saldirisi olmasi, ikincisi ise ikinci dunya savasi'ni sonlandiran bir saldiri olmasi...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
nagasaki_temple_destroyed.jpg


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hababam sınıfı serilerinde karşımıza çıkan ve bizi mutlu eden kurgusal karakterdir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hakkı karadayı tarafından canlandırılan veysel efendi özel çamlıca lisesinin kapıcısıdır. onu her zaman kapının yanında, hababam sınıfının okuldan kaçmasını engellemek için aldığı emri yerine getirmek niyetiyle dikilirken görürüz.

veysel efendi hababam sınıfı aleminin merak edilmeyen karakteridir aynı zamanda. onun bir hikayesi yoktur sanki. sadece kapıyı açıp kapar bezirgan gibi. ama dikkatli izleyiciler bilir ki özel çamlıca lisesinde kalan ailesiz üçlünün bir üyesidir veysel efendi.

veysel efendi, hafize ana ve mahmut hoca ile birlikte okulda kalır geceleri. yani bir ailesi yoktur ya da ailesi uzaktadır. belki de ailesi onu terk etmiştir. hiç merak uyandırmaz nedense veysel efendinin okul sonrası yalnızlığı.

ne yer ne içer bilmeyiz, sanırım merak da etmedik hiç. bilmemnere reisi cumhurunu karşılamaya giden hababam sınıfına ayaklarını sert vurmalarını söylemek dışında pek de akıl vermedi kimseye.

ben merak ediyorum veysel efendinin hayatını, varsa ailesini ve öğrenmeye gidiyorum:

aç kapıyı veysel efendi!
devamını gör...

beyincik bölgesini uyarır.
abartılmadığı takdirde güzeldir kullanmak.
şimdi şaraba kim hayır diyebilir ki?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim