another brick in the wall
benim için gelmiş geçmiş en iyi parçalardan biri olan ve her bir kelimesi mesaj dolu şaheser.
aşağıya şarkının kendisini bırakıyorum,geceniz güzel olsun ve şarkıyla ilgili detaylı bilgi için buradan
aşağıya şarkının kendisini bırakıyorum,geceniz güzel olsun ve şarkıyla ilgili detaylı bilgi için buradan
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
iko belediyesi çok çalışıyor
duydum ki madalya dağıtıyor
benim madalyamı kim sakladıysa
vallahi iki elim yakasında
duydum ki madalya dağıtıyor
benim madalyamı kim sakladıysa
vallahi iki elim yakasında
devamını gör...
sarıgül’ün partisinin ismini ve logosunu tanıtması
sarı gül resmi koysana işte dedirtir.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
balkonda oturmuş, yaz mevsimine söverken hayatı sorguluyorum. mükemmel aktivite.
devamını gör...
agnotoloji
cehaleti yayma bilimi olarak tasvir edilmesi hatalı bir tanımdır. agnotolojinin çalışma, inceleme sahası çıkara dayanan bilgisizliğin ve cehaletin kasıtlı olarak üretilmesiyle ilgilidir. politika ve gıda endüstrisinde sıklıkla gözlemlenen cahilliğin bilinçli bir biçimde üretilerek insanların yanıltılması söz konusudur. cahillik dediğimiz zaman her ne kadar "bir şeyi bilmiyor olmak" anlaşılabilir olsa da işin iç yüzü oldukça başka. agnotolojinin inceleme alanı olan cahillik "bilinmezlik" ile değil "bilinçli bir yanlış bilgi yayılımı ve yerleşimi ile halkı yanıltma" odaklıdır. cehalete sürüklenen kitle, bildiğini zannettiği bir bilinçli cahillik karmaşası ile yönlendirilir.
bilim tarihçisi robert n. proctor tarafından kavramlaştırılan agnotolojinin keşfi, tütün mamullerinin zararlı etkileri konusunda tütün şirketlerinin yürüttüğü bilinçli yanıltıcı projeler, kampanyalar ve bu iş için harcadıkları milyarlarca doların ortaya çıkmasına dayanıyor. bu cehaletin yayılmasında en önemli aktör ise elbette medya. doğruluğu su götürmez konularda dahi bilinçli olarak yaratılan yanlış-karşıt görüş kişileri cahilliğe sürükleyerek var olmayana inandırıp menfaat sağlanıyor.
bu cahillik bilginin yoksunluğundan değil var olduğunun zannedilmesinden dolayı var olduğundan da cahil cesareti gibi davranışların ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor. yanlış da olsa bir bilgiye sahip olan kişi artık o boş bilgisizliğin yerini dolu cahillik ile değiştiriyor. davranışları da bu eksende şekilleniyor.
hakkında pozitif yönde bilimsel bir araştırma olmamasına rağmen inek sütünün bebekler için kullanılması tavsiye ediliyordu bir dönem. bu öneriler sanki bir uzman doktor ağzından çıkmış gibiydi. hayvansal gıda endüstrisinde parlatılan bu gibi pek çok bilinçli bilgisizlik yayılımı da agnotolojinin inceleme alanıdır.
bilim tarihçisi robert n. proctor tarafından kavramlaştırılan agnotolojinin keşfi, tütün mamullerinin zararlı etkileri konusunda tütün şirketlerinin yürüttüğü bilinçli yanıltıcı projeler, kampanyalar ve bu iş için harcadıkları milyarlarca doların ortaya çıkmasına dayanıyor. bu cehaletin yayılmasında en önemli aktör ise elbette medya. doğruluğu su götürmez konularda dahi bilinçli olarak yaratılan yanlış-karşıt görüş kişileri cahilliğe sürükleyerek var olmayana inandırıp menfaat sağlanıyor.
bu cahillik bilginin yoksunluğundan değil var olduğunun zannedilmesinden dolayı var olduğundan da cahil cesareti gibi davranışların ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor. yanlış da olsa bir bilgiye sahip olan kişi artık o boş bilgisizliğin yerini dolu cahillik ile değiştiriyor. davranışları da bu eksende şekilleniyor.
hakkında pozitif yönde bilimsel bir araştırma olmamasına rağmen inek sütünün bebekler için kullanılması tavsiye ediliyordu bir dönem. bu öneriler sanki bir uzman doktor ağzından çıkmış gibiydi. hayvansal gıda endüstrisinde parlatılan bu gibi pek çok bilinçli bilgisizlik yayılımı da agnotolojinin inceleme alanıdır.
devamını gör...
ekşi sözlük
yaşayan her şey gibi değişim ve dönüşüm içinde olan platform.
ekşi bozmadı aslında, ekşi dönüştü. biraz uzun olabilir ama iddiamın altını doldurmak istiyorum.
eskiden kısıtlı yazar kadrosu, yazar olmanın zor olduğu, tanım girmenin yazar olmak için yeterli olmadığı bir ortamdı. doğru kelime midir bilmiyorum ama internet aleminin görece 'elit' mekanıydı. tanımlar genelde uzun, bilgi içerikli, kimi zaman komik kimi zaman hüzünlü ama kaliteliydi. bu dönemler sözlük en çok ziyaret edilenler listesinde ilk 10'da değildi belki ilk 20 bile şüpheliydi.
tanımlar ve başlıklar arttıkça doğal bir akış oluştu. bir sanatçı, bir film, bir oyun hatta bir ürün aradığınızda bile arama motorlarında direkt olarak önünüze geldiği oluyordu. bu sözlüğün iç reklam değerini fena halde katladı ve bir yol ayrımına gelindi.
bu arada sırf yazar sayısı artsın diye alım yapıldığı tezine katılmıyorum. bence amaç ekşiyi 'elit' bir yer olmaktan çıkarıp tamamen memleketi yansıtan bir yere dönüştürmekti. nitekim öyle de oldu.
tanım dayatması bir yana dursun okuma yazma bilmeyen adamlar var şu anda. biliyorum bu biraz ağır oldu ama sonuçta 'yapa bilirim' diye yazan bir adam sadece temel okuma yazma biliyordur zaten. (-de -da ve soru eki ayıran bir avuç azınlık zaten)
mesela okumayı en sevdiğim başlıklardan biri "efsanevi cimrilik hikayeleri"dir. adam bunun altına gelip "benim bu" yazmış. bu adamın okuduğunu anladığına beni dünya üzerinde ikna edebilecek bir insan yok.
mesela "ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı", gece uyumadan önce okurum bazen, o kadar çok gülerim ki; gözümden yaş gelir uykum açılır. özellikle gece yarısını geçtikten sonraki entryler tavsiye edilir.
neyse toparlayayım: ekşi artık bir sözlük değil. kutsal bilgi kaynağı hiç değil. ekşi artık tam olarak bir memleket profili oluşturan forum/platform/portal. yaşayan her şey dönüşmeye mahkumdur ve biraz da tercihleri sonucu şu anki durumu yaşıyorlar. kimsenin de üzüldüğünü düşünmüyorum(özellikle yönetim kademesinden) aksine birkaç romantik yazar hariç herkesin keyfi yerinde gibi.
ekşi bozmadı aslında, ekşi dönüştü. biraz uzun olabilir ama iddiamın altını doldurmak istiyorum.
eskiden kısıtlı yazar kadrosu, yazar olmanın zor olduğu, tanım girmenin yazar olmak için yeterli olmadığı bir ortamdı. doğru kelime midir bilmiyorum ama internet aleminin görece 'elit' mekanıydı. tanımlar genelde uzun, bilgi içerikli, kimi zaman komik kimi zaman hüzünlü ama kaliteliydi. bu dönemler sözlük en çok ziyaret edilenler listesinde ilk 10'da değildi belki ilk 20 bile şüpheliydi.
tanımlar ve başlıklar arttıkça doğal bir akış oluştu. bir sanatçı, bir film, bir oyun hatta bir ürün aradığınızda bile arama motorlarında direkt olarak önünüze geldiği oluyordu. bu sözlüğün iç reklam değerini fena halde katladı ve bir yol ayrımına gelindi.
bu arada sırf yazar sayısı artsın diye alım yapıldığı tezine katılmıyorum. bence amaç ekşiyi 'elit' bir yer olmaktan çıkarıp tamamen memleketi yansıtan bir yere dönüştürmekti. nitekim öyle de oldu.
tanım dayatması bir yana dursun okuma yazma bilmeyen adamlar var şu anda. biliyorum bu biraz ağır oldu ama sonuçta 'yapa bilirim' diye yazan bir adam sadece temel okuma yazma biliyordur zaten. (-de -da ve soru eki ayıran bir avuç azınlık zaten)
mesela okumayı en sevdiğim başlıklardan biri "efsanevi cimrilik hikayeleri"dir. adam bunun altına gelip "benim bu" yazmış. bu adamın okuduğunu anladığına beni dünya üzerinde ikna edebilecek bir insan yok.
mesela "ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı", gece uyumadan önce okurum bazen, o kadar çok gülerim ki; gözümden yaş gelir uykum açılır. özellikle gece yarısını geçtikten sonraki entryler tavsiye edilir.
neyse toparlayayım: ekşi artık bir sözlük değil. kutsal bilgi kaynağı hiç değil. ekşi artık tam olarak bir memleket profili oluşturan forum/platform/portal. yaşayan her şey dönüşmeye mahkumdur ve biraz da tercihleri sonucu şu anki durumu yaşıyorlar. kimsenin de üzüldüğünü düşünmüyorum(özellikle yönetim kademesinden) aksine birkaç romantik yazar hariç herkesin keyfi yerinde gibi.
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
"bir işim var da sonra arasam" diyen birine "ne işin var" denmez. (bkz: türklere özgü davranışlar)
bir halt yediyseniz "kusura bakma" denmez "özür dilerim" denir.
giriş katında balkonda oturan komşuyla 10dk veya 1 sa sohbet edilmez.
yemek götürdüğün tabağı dolu bekleme. birine birşey verdiysen geri getirmedi diye dedikodusunu yapma git iste.
çay, kahve şangır şangır karıştırılmaz.
insanlara zorla bir şeyler yedirmeye içirmeye çalışmayın. misafir sadece "su" istemişse 7 kere "kahve içer misin?" diye sorulmaz.
insanlarla gereksiz temas kurulmaz. kişisel alana (bkz: proksemi) saygı gösterin.
bir halt yediyseniz "kusura bakma" denmez "özür dilerim" denir.
giriş katında balkonda oturan komşuyla 10dk veya 1 sa sohbet edilmez.
yemek götürdüğün tabağı dolu bekleme. birine birşey verdiysen geri getirmedi diye dedikodusunu yapma git iste.
çay, kahve şangır şangır karıştırılmaz.
insanlara zorla bir şeyler yedirmeye içirmeye çalışmayın. misafir sadece "su" istemişse 7 kere "kahve içer misin?" diye sorulmaz.
insanlarla gereksiz temas kurulmaz. kişisel alana (bkz: proksemi) saygı gösterin.
devamını gör...
bir insana yapılabilecek en büyük kötülük
bence yoktur. kişi, kötülük yaptığını zanneder, belki keyif bile alır. ama vicdan gelir bir gün kişiyi boğar, sürükler, bitirir.
devamını gör...
şu an sözlükte kadın olması
evet varız hatta yaşıyoruz .çok garip gerçekten.
devamını gör...
kapı toplardamarı
karaciğer ile ince bağırsak arasında bulunur .normalde her organda bir atardamar bir de toplardamar vardır . ama karaciğer istisnadır .bir atardamar ,bir toplardamar bir de kapı toplardamara sahiptir . kapı toplardamarın asıl amacı ince bağırsakta emilen glikozu karaciğerden göndermektir . karaciğerden de karaciğer toplardamarı aracılığıyla kan dolaşımına katılır . glikozun fazlası karaciğerde glikojen olarak depolanır . tokluk durumunda kapı toplardamarındaki glikoz miktarı karaciğer toplardamarındakinden fazladır . açlık durumunda ise tam tersidir
devamını gör...
sözlük radyosunun yayına başlaması
revolution is coming.
devamını gör...
sözlük dergi yazılarını bekliyor
trol akademisi s.a.p. danışmanı abdülseyidbincabbar'ın yazısına çok güldüğüm dergidir.
devamını gör...
kızını istismar eden genci eve çağırıp öldüresiye döven baba
14 yaşındaki kızını istismar eden 22 yaşındaki genci 'evde kimse yok' mesajı ile evine çağırıp evire çevire döven baba. ohh. mis. eline sağlık. bu arada genç tutuklanmış. yani tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmamış.
--- alıntı ---
avustralya'da bir baba, 14 yaşındaki kızını istismar eden 22 yaşındaki gençten intikamını fena aldı. kızının sosyal medya hesabından istismarcısına 'evde kimse yok' mesajı atan baba, eve gelen genci tekme tokat dövdü.
avustralya'da 22 yaşındaki jamil chowdhury isimli genç, internet üzerinden tanıştığı 14 yaşındaki bir kıza defalarca cinsel istismarda bulundu.
kızının hesabından mesaj attı
küçük kızın annesi, kızlarının ınstagram mesajlarına bakınca durumu öğrendi. baba ise kızının sosyal medya hesabından, kızının ağzıyla jamil'e evde kimsenin olmadığını söyleyip davet mesajı attı.
tekme tokat dövdü
jamil eve girdiği sırada kızın babası genci yakalayıp yumruk ve tekmelerle dövmeye başladı. baba, dövdükten sonra polise haber verdi. gözaltına alınan jamil hakkındaki suçlamaları kabul etmezken, mahkeme istismarcı gencin tutuklanmasına karar verdi.
--- alıntı ---
kaynak: www.haberler.com/baba-kizin...
--- alıntı ---
avustralya'da bir baba, 14 yaşındaki kızını istismar eden 22 yaşındaki gençten intikamını fena aldı. kızının sosyal medya hesabından istismarcısına 'evde kimse yok' mesajı atan baba, eve gelen genci tekme tokat dövdü.
avustralya'da 22 yaşındaki jamil chowdhury isimli genç, internet üzerinden tanıştığı 14 yaşındaki bir kıza defalarca cinsel istismarda bulundu.
kızının hesabından mesaj attı
küçük kızın annesi, kızlarının ınstagram mesajlarına bakınca durumu öğrendi. baba ise kızının sosyal medya hesabından, kızının ağzıyla jamil'e evde kimsenin olmadığını söyleyip davet mesajı attı.
tekme tokat dövdü
jamil eve girdiği sırada kızın babası genci yakalayıp yumruk ve tekmelerle dövmeye başladı. baba, dövdükten sonra polise haber verdi. gözaltına alınan jamil hakkındaki suçlamaları kabul etmezken, mahkeme istismarcı gencin tutuklanmasına karar verdi.
--- alıntı ---
kaynak: www.haberler.com/baba-kizin...
devamını gör...
altınoluk
1- kâbe damına konulan ve arapça’da mîzâbü’r-rahme, farsça’da mîzâb-ı rahmet denilen oluk. ilk kez emevî halifesi velîd b. abdülmelik tarafından yaptırılmıştır. osmanlı hükümdarları tarafından ihtiyaç halinde değişimi ve onarımı sağlanmıştır. bugün sultan abdulmecid'in yaptırdığı oluk kullanılmaya devam edilmektedir.
buradan
2-erkam yayınlarının 20 yılı aşkın süredir hizmet veren dini içerikli dergisi.
buradan
2-erkam yayınlarının 20 yılı aşkın süredir hizmet veren dini içerikli dergisi.
devamını gör...
malala yousafzai
pakistanda, swat vadisi pakistanın kuzeyinde yer alan bir bölgedir. ve bu bölgede taliban tarafından kızların okula gitmesi yasaklanmıştı.
kızların eğitim hakkı, taliban tarafından gasp edilirken , elbette talibana karşı duracak kadınlarda olmuştur. bu kadınlardan biridir malala...
eğitimci bir aileden gelen malala benazir buttoyu örnek almıştı. babası yardım çalışmalarına katılan bir aktivistti ve her kız çocuğu gibi babasının bu düşüncelerini benimsedi.
kızların eğitim görmesi üzerine bir çok konuşma yaptı, bir çok yazı yazdı.
2009 yılında, 11 yaşındayken bbc için, talibanın swat işgalinin hayatına etkilerini anlattığı bir blog yazdı. bu yazıyı can güvenliğinden dolayı mahlas kullanarak yazdı.
ertesi sene pakistan ordusunun, swat bölgesindeki talibana müdahalesi sırasında , new york times tarafından yapılan belgeselde röportaj verdi. o artık ön plana çıkan bir aktivistti. bu sebeple bir başka aktivist desmond tutu tarafından çocuk haklarını savunan kişilere verilen uluslararası çocuk barış ödülü'ne aday gösterildi .
bu durum talibanı iyice kızdırmıştı. talibanın bu kızgınlığı aktivist hareketine misilleme yapmak oldu ve 2012 yılında otobüsle yolculuk ettiği sırada kendisi ve otobüsteki bulunan diğer iki kız bir taliban militanı tarafından vuruldu.
hastaneye kaldırıldı ve tedavisi için queen elizabeth hastanesi'nde de birmingham'a götürüldü.
hayatına kast edilmesi, infial yarattı..
onu öldürmeye çalışan tetikçi için 50 kadar müslüman lider fetva yayınlayıp olayı lanetledi. taliban hükümetler, insan hakları örgütleri ve feminist gruplar tarafından uluslararası olarak kınandı.
taliban ise kendilerini kınayanları kınadı ve malalayı öldürmek ''boynumuzun borcu'' dedi.
birçok uluslar arası ödül aldı.
pakistan gibi ülkelerde kızçocukları erken büyüyüp yaşlandıklarından zaar; 2014 yılında nobel barış ödülünü aldığında henüz 17 yaşındaydı ve ödüle sahip olan en genç kişi olarak tarihe geçti.
12 temmuz 1997'de doğan bu kız çocuğu, ailesi tarafından malala olarak isimlendirilmiştir.
''kederli'' anlamına gelen malala, pakistan gibi ülkelerde kız çocuklarının doğarken bile kaderinin ne olacağını gösterir niteliktedir.
''
''
kızların eğitim hakkı, taliban tarafından gasp edilirken , elbette talibana karşı duracak kadınlarda olmuştur. bu kadınlardan biridir malala...
eğitimci bir aileden gelen malala benazir buttoyu örnek almıştı. babası yardım çalışmalarına katılan bir aktivistti ve her kız çocuğu gibi babasının bu düşüncelerini benimsedi.
kızların eğitim görmesi üzerine bir çok konuşma yaptı, bir çok yazı yazdı.
2009 yılında, 11 yaşındayken bbc için, talibanın swat işgalinin hayatına etkilerini anlattığı bir blog yazdı. bu yazıyı can güvenliğinden dolayı mahlas kullanarak yazdı.
ertesi sene pakistan ordusunun, swat bölgesindeki talibana müdahalesi sırasında , new york times tarafından yapılan belgeselde röportaj verdi. o artık ön plana çıkan bir aktivistti. bu sebeple bir başka aktivist desmond tutu tarafından çocuk haklarını savunan kişilere verilen uluslararası çocuk barış ödülü'ne aday gösterildi .
bu durum talibanı iyice kızdırmıştı. talibanın bu kızgınlığı aktivist hareketine misilleme yapmak oldu ve 2012 yılında otobüsle yolculuk ettiği sırada kendisi ve otobüsteki bulunan diğer iki kız bir taliban militanı tarafından vuruldu.
hastaneye kaldırıldı ve tedavisi için queen elizabeth hastanesi'nde de birmingham'a götürüldü.
hayatına kast edilmesi, infial yarattı..
onu öldürmeye çalışan tetikçi için 50 kadar müslüman lider fetva yayınlayıp olayı lanetledi. taliban hükümetler, insan hakları örgütleri ve feminist gruplar tarafından uluslararası olarak kınandı.
taliban ise kendilerini kınayanları kınadı ve malalayı öldürmek ''boynumuzun borcu'' dedi.
birçok uluslar arası ödül aldı.
pakistan gibi ülkelerde kızçocukları erken büyüyüp yaşlandıklarından zaar; 2014 yılında nobel barış ödülünü aldığında henüz 17 yaşındaydı ve ödüle sahip olan en genç kişi olarak tarihe geçti.
12 temmuz 1997'de doğan bu kız çocuğu, ailesi tarafından malala olarak isimlendirilmiştir.
''kederli'' anlamına gelen malala, pakistan gibi ülkelerde kız çocuklarının doğarken bile kaderinin ne olacağını gösterir niteliktedir.
''
''
devamını gör...
brooklyn nets
james harden takası ile panayır yerine dönmüş takım.
bir kere kyrie irving gibi bir oyuncuya sahipler. adam 2 haftadır canı istemediği için maça çıkmıyor. harden ile birlikte top ile oynamayı çok seviyor ve bu ikilinin topu nasıl paylaşacağını kimse kestiremiyor.
ellerinde tek pivot hiçbir şeyi umursamayan deandre jordan kaldı. jordan da sırf irving ve durant ile arkadaş olduğu için takıma katıldı ki onlar istediği için maçlara ilk 5 çıkıyordu.
bu takasla ellerinden jarrett allen ve caris levert gibi 2 önemli parça gitti. belki de nba'in en iyi yedek kadrosuna sahipken şimdi ellerinde bir şey kalmadı.
kevin durant ciddi bir sakatlıktan döndü ve fazla zorlamıyor. bu takas ile bazen 5 top bile kullanmadığı maçları görürsek hiç şaşırmam. bu kadar sorunlu oyuncu arasında ne derece odaklanmış olur bilemiyor ki tek üzüldüğüm oyuncu kendisi.
savunma kim yapacak belli değil. muazzam bir hücum takımı olsa da savunma yapmadan hiçbir şey kazanamazsın.
ben açıkçası bir şey beklemiyorum nets'ten. 3 büyük oyuncu ellerinde ve kağıt üzerinde elbette ciddi bir favori ama çok sorunlu bir ekip ve istedikleri uyumu yakalayabileceklerini düşünmüyorum. bu takas ile de nets daha önce boston ile yaptığı takası hatırlattı. o dönem de dönemin iyi oyuncularını takıma katmış ve takımın geleceğini ipotek altına almıştı. orada ciddi şekilde kaybeden taraf olmuşlardı ve anca toparlandılar. şimdi yine aynı sıkıntıları yaşayabilirler. tek iyi olan şey ise; en iyi olmak için çabalamaları. bakalım nasıl bir takım çıkacak bu ekipten ama bu seneyi keyifli hale getirdi bu ekip.
bir kere kyrie irving gibi bir oyuncuya sahipler. adam 2 haftadır canı istemediği için maça çıkmıyor. harden ile birlikte top ile oynamayı çok seviyor ve bu ikilinin topu nasıl paylaşacağını kimse kestiremiyor.
ellerinde tek pivot hiçbir şeyi umursamayan deandre jordan kaldı. jordan da sırf irving ve durant ile arkadaş olduğu için takıma katıldı ki onlar istediği için maçlara ilk 5 çıkıyordu.
bu takasla ellerinden jarrett allen ve caris levert gibi 2 önemli parça gitti. belki de nba'in en iyi yedek kadrosuna sahipken şimdi ellerinde bir şey kalmadı.
kevin durant ciddi bir sakatlıktan döndü ve fazla zorlamıyor. bu takas ile bazen 5 top bile kullanmadığı maçları görürsek hiç şaşırmam. bu kadar sorunlu oyuncu arasında ne derece odaklanmış olur bilemiyor ki tek üzüldüğüm oyuncu kendisi.
savunma kim yapacak belli değil. muazzam bir hücum takımı olsa da savunma yapmadan hiçbir şey kazanamazsın.
ben açıkçası bir şey beklemiyorum nets'ten. 3 büyük oyuncu ellerinde ve kağıt üzerinde elbette ciddi bir favori ama çok sorunlu bir ekip ve istedikleri uyumu yakalayabileceklerini düşünmüyorum. bu takas ile de nets daha önce boston ile yaptığı takası hatırlattı. o dönem de dönemin iyi oyuncularını takıma katmış ve takımın geleceğini ipotek altına almıştı. orada ciddi şekilde kaybeden taraf olmuşlardı ve anca toparlandılar. şimdi yine aynı sıkıntıları yaşayabilirler. tek iyi olan şey ise; en iyi olmak için çabalamaları. bakalım nasıl bir takım çıkacak bu ekipten ama bu seneyi keyifli hale getirdi bu ekip.
devamını gör...
sanat eserinin analizi
sanat eserini yorumlamakta önem arz eden şey, bence sanat tüketicisinin kendisidir. duygusal etki kuramı bağlamında bir eseri yorumlamak nasıl olmalı ?
bu fotoğrafta en önemli imge, kuşkusuz, yere saçılan hamburger ve patates cipsleri.
ikinci önemli unsur ise cadde ve yağmur suyu ızgarası.
kadrajın ortasına, bağrı açık, baygın halde yatan bir erkek ve ona yatak odasında uyuyormuşçasına sarılan bir kadın koyarak, kompozisyonu başarıyla tamamlamış sanatçı.
tam olarak sanat tüketicisine hitap eden bir eser bu.
fast food yaşam tarzının insan ilişkilerindeki rolü, diye bir başlık açıp değerlendirebiliriz bu eseri.
ınsanların insanlarla olan ilişkisi,
vucutların vucutlarla olan ilişkisi,
kadın erkek ilişkilerindeki; partnerini tüketme arzusu,
ılişkilerdeki saplantılı eğilimler,
herşeyin maddiyata endeksli olduğu toplumsal yaşamda, yalnızca cinsellikle karşılanan haz alma paradigması,
samimiyet ve bağlılık mı? yoksa simbiyotik ilişkiler ve eğlence mi?
gibi alt başlıklar açarak değerlendirmeler yapılabilir. ayrıca kadrajdaki imgeler arasında farklı metaforlarda kurgulanabilir.
bu fotoğrafta en önemli imge, kuşkusuz, yere saçılan hamburger ve patates cipsleri.
ikinci önemli unsur ise cadde ve yağmur suyu ızgarası.
kadrajın ortasına, bağrı açık, baygın halde yatan bir erkek ve ona yatak odasında uyuyormuşçasına sarılan bir kadın koyarak, kompozisyonu başarıyla tamamlamış sanatçı.
tam olarak sanat tüketicisine hitap eden bir eser bu.
fast food yaşam tarzının insan ilişkilerindeki rolü, diye bir başlık açıp değerlendirebiliriz bu eseri.
ınsanların insanlarla olan ilişkisi,
vucutların vucutlarla olan ilişkisi,
kadın erkek ilişkilerindeki; partnerini tüketme arzusu,
ılişkilerdeki saplantılı eğilimler,
herşeyin maddiyata endeksli olduğu toplumsal yaşamda, yalnızca cinsellikle karşılanan haz alma paradigması,
samimiyet ve bağlılık mı? yoksa simbiyotik ilişkiler ve eğlence mi?
gibi alt başlıklar açarak değerlendirmeler yapılabilir. ayrıca kadrajdaki imgeler arasında farklı metaforlarda kurgulanabilir.
devamını gör...
sözlüğün ekşimeye başlaması
hayır anlamadığım müdahale edin diyoruz o da yok! işine gelmeyen gitsin egosundan kurtulsak mı sözlük ha ne dersin ?
devamını gör...
wings (kısa film)
bir casey mcdonald kısa animasyon filmidir.

herkesin kalbinin en derinlerinde sakladığı ve kimseye göstermek istemediği bir hayali ve bir korkusu vardır. bazı durumlarda, hatta aslında birçok durumda bu hayal ve korku birbirini tetikleyebilecek şeylerdir.
insanoğluna verilen en büyük hediye ve insanoğlunun elini kolunu bağlayan en büyük lanet umuttur. ve bu hediyeye, lanete o kadar bağımlıyız ki bazen umut ederken sınırları belirlemekte zorlanabiliyoruz.
yine hayalleri ve umutları sınırsız tutmak ve imkansız gibi görünse de onları gerçekleştirmek için çabalamak en iyi yaşama yöntemidir.
aklımızda tutmamız gereken şeylerden bir tanesi hayatımızı doğru bildiğimiz şeyleri yaparak geçirmeye gayret etmek zorunda olduğumuzdur. korkularımızı alt edip doğruya ve iyiye meyledersek hayatımızın kurgusu buna göre şekil alacaktır. en azından büyük ihtimalle öyle olacaktır.
mesela küçük bir fare iseniz ve en büyük tutkunuz bir gün uçabilmekse hayatınıza kast edebileceğini düşündüğünüz birine yardımcı olma şansı karşınıza çıktığında cesaretinizi toplayın ve doğru olduğunu düşündüğünüz şey neyse onu yapın. hayat size bunun karşılığını öyle ya da böyle verecektir.
wings

herkesin kalbinin en derinlerinde sakladığı ve kimseye göstermek istemediği bir hayali ve bir korkusu vardır. bazı durumlarda, hatta aslında birçok durumda bu hayal ve korku birbirini tetikleyebilecek şeylerdir.
insanoğluna verilen en büyük hediye ve insanoğlunun elini kolunu bağlayan en büyük lanet umuttur. ve bu hediyeye, lanete o kadar bağımlıyız ki bazen umut ederken sınırları belirlemekte zorlanabiliyoruz.
yine hayalleri ve umutları sınırsız tutmak ve imkansız gibi görünse de onları gerçekleştirmek için çabalamak en iyi yaşama yöntemidir.
aklımızda tutmamız gereken şeylerden bir tanesi hayatımızı doğru bildiğimiz şeyleri yaparak geçirmeye gayret etmek zorunda olduğumuzdur. korkularımızı alt edip doğruya ve iyiye meyledersek hayatımızın kurgusu buna göre şekil alacaktır. en azından büyük ihtimalle öyle olacaktır.
mesela küçük bir fare iseniz ve en büyük tutkunuz bir gün uçabilmekse hayatınıza kast edebileceğini düşündüğünüz birine yardımcı olma şansı karşınıza çıktığında cesaretinizi toplayın ve doğru olduğunu düşündüğünüz şey neyse onu yapın. hayat size bunun karşılığını öyle ya da böyle verecektir.
wings
devamını gör...
adalet ve kalkınma partisi
ak parti diye bir parti yoktur. adalet ve kalkınma partisinin kısaltması akp'dir. ak parti adı uydurmadır. yoktur. pazarlama taktiğidir. yemeyin artık bunları.
devamını gör...