gençlere tavsiyeler
sizden 2 jenerasyon üstteki insanlardan tavsiye, öneri almayın.
öneri alacağınız jenerasyon bir üst jenerasyonunuz olsun en fazla.
çünkü, 2 jenerayon ve üst insanlarla hayata aynı pencereden bakma şansınız ne yazık ki olmayabiliyor.
öneri alacağınız jenerasyon bir üst jenerasyonunuz olsun en fazla.
çünkü, 2 jenerayon ve üst insanlarla hayata aynı pencereden bakma şansınız ne yazık ki olmayabiliyor.
devamını gör...
nickaltına tanım gelince korkmak
aynen öyle oluyor bende. diyorum kızım millete arada artiz artiz cevap veriyorsun biri bastı küfrü kesin nickaltına. sonra korkarak giriyorum ve kısa bir korkunun ardından rahatlıyorum. tamam diyorum. bugünü de atlattık...
devamını gör...
misc radyo yayını
benim entryi okuyan ve kısaltma isteyen arkadaş cenk galiba. dövüşçü diyebilirsiniz kısaca.
devamını gör...
yazarların ruh hallerini anlatan bir söz
"biliyorum, bir gün dayanamayacak küçük kalbim; arkamı dönüp inandığım ve güvendiğim her şeye veda edeceğim."*
bu söz uzun zamandır yaşadıklarımın bir özeti gibi. dayanmaya çalışıyorum işte. umarım başarırım sonunda.
en çok üzüldüğüm şey de nilgün marmara'nın intihar etmiş olması. dayanamamış küçük kalbi demek ki. onun da tek çaresi arkasını dönüp her şeye veda etmek olmuş. ah nilgün marmara her sözün mü beni anlatır. o fotoğraflardaki bakışların bile mi ruhunu yansıtır. o iki yitik göz, o iki buğulu bakış...
bu söz uzun zamandır yaşadıklarımın bir özeti gibi. dayanmaya çalışıyorum işte. umarım başarırım sonunda.
en çok üzüldüğüm şey de nilgün marmara'nın intihar etmiş olması. dayanamamış küçük kalbi demek ki. onun da tek çaresi arkasını dönüp her şeye veda etmek olmuş. ah nilgün marmara her sözün mü beni anlatır. o fotoğraflardaki bakışların bile mi ruhunu yansıtır. o iki yitik göz, o iki buğulu bakış...
devamını gör...
yazarların içinde oldukları yaş ile ilgili fikirleri
18 yaşım gibi sen de evde oturacaksın* canım 19, iyi sıkılmalar.
devamını gör...
anlamı güzel kelimeler
abis: deniz veya okyanuslarda güneş ışığının ulaşamadığı en derin nokta. (türkçe)
komorebi: ağaçların ve yaprakların arasından süzülen parlak güneş ışığı (japonca)
sillage: kokunun izi, herhangi biri ortamdan ayrıldıktan sonra ardında bıraktığı koku. (fransızca)
komorebi: ağaçların ve yaprakların arasından süzülen parlak güneş ışığı (japonca)
sillage: kokunun izi, herhangi biri ortamdan ayrıldıktan sonra ardında bıraktığı koku. (fransızca)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
biraz asabiydi, kendisine çiçeklerden taç yaptım.

bakmak ile görmek arasındaki farklar konseptini işleyen fotoğraf yarışmamız için denediğim bir fotoğraf.*

bakmak ile görmek arasındaki farklar konseptini işleyen fotoğraf yarışmamız için denediğim bir fotoğraf.*
devamını gör...
taş meclisi
jean-christophe grange'ın 2001 yılında yazdığı, doğan kitap bünyesinde ali cevat akkoyunlu'nın türkçeye çevirdiği ve taş meclisi ismiyle yayınlanmış romanı.
roman sizlere en başında parapsikoloji, şamanizm, psikolojik şiddet ve hatta telepatiye kadar uzanan geniş birikimiyle tuhaf bir yolculuğa çıkacağınız hissini uyandırıyor.
kitabı 3 bölüm olarak ele alacak olur ve spoiler vermeden anlatmaya çalışacak olur isek, ilk kısım oldukça tatmin edici bir başlangıç ile başlıyor ve gizem denilen olguyu gerçekten iliklerine kadar hissettirip bunu merak ile perçinliyor. avrupa'nın sıkıcı kentlerinden, sibirya'nın daha sıkıcı buzlarına ilerleyen her adımda insanı ürperten bir bilinmezliğe doğru yol alıyor.
ikinci bölüm ise oldukça durağan ve bir şeylerin çözülmesini, açığa çıkmasını beklediğimiz araştırma bölümü gibi bir kısım. kaldı ki gerek parapsikoloji, gerek şamanizm gibi kısımları ise, minnacık bir altyapısı olan insanın dahi bildiği şeyler ile anlatmış grange, yani bu kısımda bu romandan kazanabileceğiniz pek bir şey yok, kazanamayacağınız kısımlar olduğu kadar sıkılacağınız yerler de bi hayli mevcut.
gelelim son kısma... hah işte, dananın kuyruğunun koptuğu yer tam da burası! grange, bilinen tarzının çok daha ötesine uzanarak adeta saçmalamış diyebiliriz, yani her kısım için yerine oturacak mantıklı şeyler düşünür iken, o kadar mantıksız ve gerçekten uzak bir şeye dönüşüyor ki, bir zamandan sonra okuduğunuz kitabın polisiye/gerilim/gizem kısmından uzaklaşıp, daha çok çocuk kitaplarındaki fantastik bir tarza evrilmesine şahit olarak delirebilecek kıvama geliyorsunuz.
grange'ın tüm romanlarını okumuş bir insan olarak çok sıkıldığım romanlarına denk geldim. misal son av olsun, siyah kan olsun *ki siyah kan kesinlikle bir romandan çok bir seri katil belgeseli gibiydi ve ortalamanın en az 20 kat üzerinde bir zekaya sahip katili anlatıyordu, yani tatmin ediyordu insanı sıkılsa da* evet çok sıkıcı romanlar olabilir bunlar ama en azından akıl ve mantığa sığacak bir bitiş ile son veriyorlardı serüvenlerine.
çok harika devam edip oldukça saçma bir şekilde biterek insanı tatmin etmekten uzak bir hale getirmiş romanları da vardı, misal sisle gelen yolcu... ama onun da sonunda akla mantığa sığan yerler vardı, bu roman en kötü grange romanı olabilir.
roman sizlere en başında parapsikoloji, şamanizm, psikolojik şiddet ve hatta telepatiye kadar uzanan geniş birikimiyle tuhaf bir yolculuğa çıkacağınız hissini uyandırıyor.
kitabı 3 bölüm olarak ele alacak olur ve spoiler vermeden anlatmaya çalışacak olur isek, ilk kısım oldukça tatmin edici bir başlangıç ile başlıyor ve gizem denilen olguyu gerçekten iliklerine kadar hissettirip bunu merak ile perçinliyor. avrupa'nın sıkıcı kentlerinden, sibirya'nın daha sıkıcı buzlarına ilerleyen her adımda insanı ürperten bir bilinmezliğe doğru yol alıyor.
ikinci bölüm ise oldukça durağan ve bir şeylerin çözülmesini, açığa çıkmasını beklediğimiz araştırma bölümü gibi bir kısım. kaldı ki gerek parapsikoloji, gerek şamanizm gibi kısımları ise, minnacık bir altyapısı olan insanın dahi bildiği şeyler ile anlatmış grange, yani bu kısımda bu romandan kazanabileceğiniz pek bir şey yok, kazanamayacağınız kısımlar olduğu kadar sıkılacağınız yerler de bi hayli mevcut.
gelelim son kısma... hah işte, dananın kuyruğunun koptuğu yer tam da burası! grange, bilinen tarzının çok daha ötesine uzanarak adeta saçmalamış diyebiliriz, yani her kısım için yerine oturacak mantıklı şeyler düşünür iken, o kadar mantıksız ve gerçekten uzak bir şeye dönüşüyor ki, bir zamandan sonra okuduğunuz kitabın polisiye/gerilim/gizem kısmından uzaklaşıp, daha çok çocuk kitaplarındaki fantastik bir tarza evrilmesine şahit olarak delirebilecek kıvama geliyorsunuz.
grange'ın tüm romanlarını okumuş bir insan olarak çok sıkıldığım romanlarına denk geldim. misal son av olsun, siyah kan olsun *ki siyah kan kesinlikle bir romandan çok bir seri katil belgeseli gibiydi ve ortalamanın en az 20 kat üzerinde bir zekaya sahip katili anlatıyordu, yani tatmin ediyordu insanı sıkılsa da* evet çok sıkıcı romanlar olabilir bunlar ama en azından akıl ve mantığa sığacak bir bitiş ile son veriyorlardı serüvenlerine.
çok harika devam edip oldukça saçma bir şekilde biterek insanı tatmin etmekten uzak bir hale getirmiş romanları da vardı, misal sisle gelen yolcu... ama onun da sonunda akla mantığa sığan yerler vardı, bu roman en kötü grange romanı olabilir.
devamını gör...
tenis sporunun ülkemizde tutmaması
golf neden tutmadıysa tenis'de aynı sebepten tutmadı. çünkü zengin sporu.
devamını gör...
freestyler
devamını gör...
yazarların ruh hallerini anlatan bir söz
ölmeyecek kadar yaralıyım.
tomris uyar.
tomris uyar.
devamını gör...
kitap satın alma hastalığı
sahaftan valizle çıktığımı bilirim. her kitap bir hazinedir. elbet okunacağı zaman gelir.
odamda beni kitaplarım bekler. bu yegane tesellidir. her eşyasını ayrı ayrı ve gayet iyi tanıdığım bu odada yalnız onlar her zaman için yeni bir koku taşırlar. her zaman söyleyecek birçok lafları vardır.
odamda beni kitaplarım bekler. bu yegane tesellidir. her eşyasını ayrı ayrı ve gayet iyi tanıdığım bu odada yalnız onlar her zaman için yeni bir koku taşırlar. her zaman söyleyecek birçok lafları vardır.
devamını gör...
bilgisayar alırken dikkat edilecek hususlar
hususlarını falan bilmem, fazla düşünüp zaman kaybetmeyin. her an dolar fırlayabilir büyük zarar edebilirsiniz.
devamını gör...
hısımı hasım yapan şeyler
mal, mülk, miras kavgası.
devamını gör...
yaşar kemal
orhan kemal ile tanışma hikayeleri tam da yazarlara yakışır cinsten olan türk edebiyatının en değerli yazarlarındandır.
yaşar kemal 1943'te ramazanoğlu kütüphanesinde çalışmaktadır. bir gün kütüphaneye şükrü enisle beraber orhan kemal gelir. goriot baba kitabını isterler. ancak o zamanlar kütüphaneler kitap ödünç vermezlerdi. kitabı orda okuyup orda bırakıp gidilirdi. yaşar kemal müdürden izin alarak kitabı orhan kemal'e verir. böylece dostlukları da başlamış olur.
kaynak: yaşar kemal/meral saklıyan
yaşar kemal 1943'te ramazanoğlu kütüphanesinde çalışmaktadır. bir gün kütüphaneye şükrü enisle beraber orhan kemal gelir. goriot baba kitabını isterler. ancak o zamanlar kütüphaneler kitap ödünç vermezlerdi. kitabı orda okuyup orda bırakıp gidilirdi. yaşar kemal müdürden izin alarak kitabı orhan kemal'e verir. böylece dostlukları da başlamış olur.
kaynak: yaşar kemal/meral saklıyan
devamını gör...
mahlassızım
bu ara kime baksam kafa izninde.
nereye gidiyor bu yazarlar?
kendimi pek yalnız hissediyorum her geçen gün burada. zaten iyice içime kapandım birde böyle sevdiğim yazarların gittiğini görünce iyice içime kaçıyorum. püüff..
hadi çıkın gelin üzmeyin bizleri...
nereye gidiyor bu yazarlar?
kendimi pek yalnız hissediyorum her geçen gün burada. zaten iyice içime kapandım birde böyle sevdiğim yazarların gittiğini görünce iyice içime kaçıyorum. püüff..
hadi çıkın gelin üzmeyin bizleri...
devamını gör...
bir anneye verilecek öğütler
çocuğunu çok sev. onu diğerleri ile kıyaslamaktan vazgeç. mecbur kalmadığın sürece onu küçük yaşta çok yalnız bırakma. yere düştüğünde başını kaldırdığında ilk seni görsün. yarasını öp "bak geçti" de. ve ondan "seni çok seviyorum" cümlesini esirgeme. böylece çocuk büyüdüğünde içinde yaralar açılmamış olacak.
devamını gör...
normal sözlük hunidaşlar kulübü
merhabalar değerli dostlar. malumunuz olduğu üzere sözlüğümüzde kulüp faaliyetleri ışık hızında ilerliyor. ancak mevcut kulüplerin bazı yazarlarımızın beklentilerini karşılayamadığı aşikar. iş bu sebeple ortaya çıkan boşluğu doldurmak ve kendini ötekileştirilmiş hisseden dostlarımızla birlikte yola devam etmek adına, kafa sözlük hunidaşlar kulübünün faaliyetlerine başlamasına karar vermiş bulunuyoruz. hunidaşlar kulübünün diğer güzide kulüplerle herhangi bir problemi bulunmadığının altını da kalın çizgilerle belirtmek isteriz.
iş bu kulüp; 3 adet tahtası eksik yazar tarafından kurulmuştur. bu yazarlar; bythemali, 0330 ve ateist kaplumbağa'dır.
kulübümüzün resmi marşı erkin baba'nın ''hayat katarı'' şarkısıdır. kulübümüze üye olmak isteyenler bu şarkıyı ezbere bilmekle mükelleftirler. bu şarkıyı ezbere söyleyemeyen hiç bir yazar kulübümüze üye olamayacaktır.
ayrıca katılımcıların huniyle çekilmiş bir adet fotoğraflarını başlık altında paylaşmaları zorunludur. fotoğraflarda, yüzlerinizin gözükmesine gerek yoktur. ancak hunileriniz muhakkak gözükmelidir. hunisiz fotoğraf yollayan yazarlar kulübümüze üye yapılmayacaklardır.
kulübümüze katılacak yazarların ''şoför nebahat''adını duyduklarında akıllarına gelecek ilk isim sezer sezin olmalıdır. belgin doruk ve fatma girik gibi isimler aklınıza geliyorsa kesinlikle bu kulübe başvurmayınız.
bu kulübe üye olanlar için ''ıron maiden'' metal müzik aleminin tartışmasız en iyi ve en özel grubu olmalıdır. aksi beyanlar üye olmanıza engeldir. başlangıçta bu durumu kabul edip sonrasında maiden'a şirk koşmanız halinde sorgusuz sualsiz kulüpten atılırsınız.
grubumuzun bir discord hesabı olmayacaktır. bunun sebebi şudur; hunidaşlar zihinsel güçlerini kullanıp, diğer hunidaşlarla zihinsel metotlar aracılığı ile iletişime geçeceklerdir. bunu başaramayan bir yazarın kulübümüze kayıt olması mümkün değildir. kendinizi bu konuda sınamak için 0330 ile zihinsel anlamda iletişime geçmeye çalışınız, başaramıyorsanız da durumu fazla zorlamayınız ve discord hesabı olan kulüplere doğru yol alınız...
yukarıda saydığımız şartlar kulübümüzün kurucu şartları olup, diğer ayrıntılar zihinsel temas ile iletişime geçebilen yazarlarımıza daha sonra bildirilecektir. şimdilik durum bu merkezde. merak ettiğiniz şeyler olursa başlık altından bizlere sorabilirsiniz. elimizden geldiğince cevaplandırmaya çalışabiliriz.
huniler yar ve yardımcınız olsun.
0330 hunidaşımdan önemli bilgilendirme;
- hunilluminati için üye kabulü bu başlık altına ister yüzünüz gizli ister açık hunili resminizi paylaştığınızda gerçekleşecektir. harici zaten standart ayinler için üyesiniz.. kedinizi köpeğinizi sokaktaki hamam böceğinide paylaşabilirsiniz kafada huni varsa sorun yok...
- zihinsel güç ile gece rüyalara girmek yasaktır okunu çıkartmayın!
- telepatik tacizlerden kaçının!
- sağda solda boş beleş huni ile gezmeyin!
- huninizi kimse ile paylaşmayın!
- huni yi kaybettin milyoncudan alırım kafasına girmeyin!
- huni sadece ama sadece kafanızda yer almalı, değişik fantazilerden kaçınınız!
- her hulini hunidaşına saygı göstermek zorundadır!
- hunililer aralarında derneğin çıkarlarını zora sokacak münasebetlerden kaçınmalıdır!
- gel sana huni alıcam diyen tanımadığınız insanların sözüne itibar etmeyiniz ve hemen oradan uzaklaşıp bize haber veriniz.
- hunim sende iki dakka kalsa olur mu diyenlerle diyaloğa girmeyiniz!
- sağda solda huni rock fest.. hunili geceler.. huni şov.. gibi oluşumlara itibar etmeyiniz! gerçekleşecek organizasyonlarda biz zihinsel olarak size ulaşırız...
- her hunili ölümü tadacaktır.. bunu bilerek yaşayın!
- ve sadece eğlenin..
****
ayrıcahuni cinsiyet ayrımı yapmaz.. lütfen sizde yapmayın!
benim hunim çingene pembesi mesela ayrım yapmış mı yooooo yapmamış
tospiğin ki ateist kablumbağa cıfcıflı sarı mesela... baykemal in bythemali hunisi şampanya fümesi...
kulüp kuruluşu resmi gazetede yayımlandı...
girişte ücret talep edilmemekte ilk huni ücretsiz.. kaybetmeniz halinde mali yaptırımı vardır..
ona göre
iş bu kulüp; 3 adet tahtası eksik yazar tarafından kurulmuştur. bu yazarlar; bythemali, 0330 ve ateist kaplumbağa'dır.
kulübümüzün resmi marşı erkin baba'nın ''hayat katarı'' şarkısıdır. kulübümüze üye olmak isteyenler bu şarkıyı ezbere bilmekle mükelleftirler. bu şarkıyı ezbere söyleyemeyen hiç bir yazar kulübümüze üye olamayacaktır.
ayrıca katılımcıların huniyle çekilmiş bir adet fotoğraflarını başlık altında paylaşmaları zorunludur. fotoğraflarda, yüzlerinizin gözükmesine gerek yoktur. ancak hunileriniz muhakkak gözükmelidir. hunisiz fotoğraf yollayan yazarlar kulübümüze üye yapılmayacaklardır.
kulübümüze katılacak yazarların ''şoför nebahat''adını duyduklarında akıllarına gelecek ilk isim sezer sezin olmalıdır. belgin doruk ve fatma girik gibi isimler aklınıza geliyorsa kesinlikle bu kulübe başvurmayınız.
bu kulübe üye olanlar için ''ıron maiden'' metal müzik aleminin tartışmasız en iyi ve en özel grubu olmalıdır. aksi beyanlar üye olmanıza engeldir. başlangıçta bu durumu kabul edip sonrasında maiden'a şirk koşmanız halinde sorgusuz sualsiz kulüpten atılırsınız.
grubumuzun bir discord hesabı olmayacaktır. bunun sebebi şudur; hunidaşlar zihinsel güçlerini kullanıp, diğer hunidaşlarla zihinsel metotlar aracılığı ile iletişime geçeceklerdir. bunu başaramayan bir yazarın kulübümüze kayıt olması mümkün değildir. kendinizi bu konuda sınamak için 0330 ile zihinsel anlamda iletişime geçmeye çalışınız, başaramıyorsanız da durumu fazla zorlamayınız ve discord hesabı olan kulüplere doğru yol alınız...
yukarıda saydığımız şartlar kulübümüzün kurucu şartları olup, diğer ayrıntılar zihinsel temas ile iletişime geçebilen yazarlarımıza daha sonra bildirilecektir. şimdilik durum bu merkezde. merak ettiğiniz şeyler olursa başlık altından bizlere sorabilirsiniz. elimizden geldiğince cevaplandırmaya çalışabiliriz.
huniler yar ve yardımcınız olsun.
0330 hunidaşımdan önemli bilgilendirme;
- hunilluminati için üye kabulü bu başlık altına ister yüzünüz gizli ister açık hunili resminizi paylaştığınızda gerçekleşecektir. harici zaten standart ayinler için üyesiniz.. kedinizi köpeğinizi sokaktaki hamam böceğinide paylaşabilirsiniz kafada huni varsa sorun yok...
- zihinsel güç ile gece rüyalara girmek yasaktır okunu çıkartmayın!
- telepatik tacizlerden kaçının!
- sağda solda boş beleş huni ile gezmeyin!
- huninizi kimse ile paylaşmayın!
- huni yi kaybettin milyoncudan alırım kafasına girmeyin!
- huni sadece ama sadece kafanızda yer almalı, değişik fantazilerden kaçınınız!
- her hulini hunidaşına saygı göstermek zorundadır!
- hunililer aralarında derneğin çıkarlarını zora sokacak münasebetlerden kaçınmalıdır!
- gel sana huni alıcam diyen tanımadığınız insanların sözüne itibar etmeyiniz ve hemen oradan uzaklaşıp bize haber veriniz.
- hunim sende iki dakka kalsa olur mu diyenlerle diyaloğa girmeyiniz!
- sağda solda huni rock fest.. hunili geceler.. huni şov.. gibi oluşumlara itibar etmeyiniz! gerçekleşecek organizasyonlarda biz zihinsel olarak size ulaşırız...
- her hunili ölümü tadacaktır.. bunu bilerek yaşayın!
- ve sadece eğlenin..
****
ayrıcahuni cinsiyet ayrımı yapmaz.. lütfen sizde yapmayın!
benim hunim çingene pembesi mesela ayrım yapmış mı yooooo yapmamış
tospiğin ki ateist kablumbağa cıfcıflı sarı mesela... baykemal in bythemali hunisi şampanya fümesi...
kulüp kuruluşu resmi gazetede yayımlandı...
girişte ücret talep edilmemekte ilk huni ücretsiz.. kaybetmeniz halinde mali yaptırımı vardır..
ona göre
devamını gör...
porno sitelerinin yasaklanması
tecavüzcüyü, tacizciyi, sapığı arttırır. porno sitelerinin tamamı kullanıma açılmalıdır. 18 yaş altı paylaşım yapanlar tespit edilip gerekli cezalar verilmeli. onun dışında bu sitelere insanlar rahatça girebilmelidir. cinsellik hayatın bir gerçeğidir. yasak koyarsan millet sokakta, okulda, iş hayatında her türlü sapıklığı yapar.
devamını gör...
