belçika'nın bütün pandemi kısıtlamalarını kaldırmasına dair mahkeme kararı
brüksel mahkemesi'nin aldığı karara göre belçika hükümeti'nin 30 gün içinde koronavirüs nedeniyle ilan ettiği bütün pandemi kısıtlamalarını/yasaklarını hukuksal dayanaktan yoksun olması nedeniyle kaldırmak zorunda olması durumudur. buradan
(bkz: hukukun üstünlüğü)
(bkz: hukukun üstünlüğü)
devamını gör...
momo
kaybetmeden farkına varamadığımız "zaman" ın, önemini derin bir hikayeyle ve akıcı bir dil ile anlatıyor kitap. ayrıca momo gibi, insanları yargılamadan dinleyen bireylere olan hasreti gösteriyor.
devamını gör...
snowpiercer
bugün ''ben bu filmi neremle izlemişim'' aydınlanması yaşadığım bir barış özcan videosuna denk geldim. buyrun siz de aydınlanın diye buraya bırakıyorum.
devamını gör...
unutulamayan okul anıları
ilkokulda beslenme saatinde dağıtılan ve sonradan çernobil yüzünden radyasyonlu olduğunu öğrendiğimiz fiskobirlik fındıkları ve kuru üzümler.
devamını gör...
6 kelimelik hikayeler
terkedilmiş şarkılar söylerdin, sonra beni fısıldadın...
devamını gör...
çocukların işine gelmeyeni anlamaması
çocukken bunu o kadar çok yapıyordum ki alışkanlık oldu hala yapıyorum. müthiş bi huy yalnız.
devamını gör...
köylülerin depresyona girmemesi
dünya sağlık örgütünün dünyanın farklı bölgelerinde yaptığı çalışma kırsal alanda depresyonun korkutucu boyutlarını ve nedenlerini ortaya koyuyor.
türkiye ile ilgili olarak ise şehir ve kırsal alanda cinsiyetlere bağlı olarak depresyonu kıyaslayan bir araştırma var. istanbul'da doğum büyümüş kişilerde depresyon oranı daha düşük ve kadın ve erkeklerde depresyon aynı seviyede. van'da yaşayanlar ve van'dan istanbul'a göçenlerde depresyon oranı daha yüksek ve erkeklerin depresyon oranı kadınlardan daha yüksek.

ekonomik durumu iyi, eğitimli kişiler depresyona girdiklerinde bunu depresyon olarak tanımlayabilmekte ve gerekli psikolojik yardımı alabilmekteler.
depresyona giren köylü ise genel olarak derdi olan köylüdür. derdinden, çilesinden çökmüştür. huysuz ve suratsız olan köylüdür, afra tafra yapan köylüdür. nazarlara gelmiştir, basmaması gereken yere basmıştır, cinler basmıştır, al basmıştır, bedduaya gelmiştir, hayırsız evlat olmuştur vb. tanımlamanın farklı olması ve bu kişilerin depresyona girdiklerinde gerekli desteği alamıyor olmaları depresyona girmedikleri anlamına gelmiyor.
şehir ve köy arasında yapılacak bir çalışmanın istanbul, van kapsamında yapılan çalışmaya benzer sonuçlar doğurması muhtemeldir. çalışmaların büyük bölümünde yoksulluk ve eğitim oranının düşüklüğü ile depresyon arasında direkt bağlantı görülmekte.
türkiye ile ilgili olarak ise şehir ve kırsal alanda cinsiyetlere bağlı olarak depresyonu kıyaslayan bir araştırma var. istanbul'da doğum büyümüş kişilerde depresyon oranı daha düşük ve kadın ve erkeklerde depresyon aynı seviyede. van'da yaşayanlar ve van'dan istanbul'a göçenlerde depresyon oranı daha yüksek ve erkeklerin depresyon oranı kadınlardan daha yüksek.

ekonomik durumu iyi, eğitimli kişiler depresyona girdiklerinde bunu depresyon olarak tanımlayabilmekte ve gerekli psikolojik yardımı alabilmekteler.
depresyona giren köylü ise genel olarak derdi olan köylüdür. derdinden, çilesinden çökmüştür. huysuz ve suratsız olan köylüdür, afra tafra yapan köylüdür. nazarlara gelmiştir, basmaması gereken yere basmıştır, cinler basmıştır, al basmıştır, bedduaya gelmiştir, hayırsız evlat olmuştur vb. tanımlamanın farklı olması ve bu kişilerin depresyona girdiklerinde gerekli desteği alamıyor olmaları depresyona girmedikleri anlamına gelmiyor.
şehir ve köy arasında yapılacak bir çalışmanın istanbul, van kapsamında yapılan çalışmaya benzer sonuçlar doğurması muhtemeldir. çalışmaların büyük bölümünde yoksulluk ve eğitim oranının düşüklüğü ile depresyon arasında direkt bağlantı görülmekte.
devamını gör...
ayna dokunma sinestezisi
ayna dokunma sinestezisinde, bir kişinin başkasına dokunduğunu gördüğünüzde kendinize dokunulmuş gibi hissetmenizdir.
delaware üniversitesine, göre toplumun %2'si bu sinesteziye sahiptir.
bu bir hastalık veya anomali değil, bir "varyasyon" ("çeşitlilik") olarak tanımlanıyor.
bu kişiler, game of thrones gibi şiddet içerikli dizi ve filmleri izlerlerken, filmlerdeki karakterlerin acısını neredeyse birebir deneyimleyebiliyorlar. san francisco'da bir masaj terapisti olan sinestet c. c. hart, şöyle diyor:
"bu filmlerde insanların birbirine işkence etmesi, birbirlerini kalıcı olarak yaralaması ve hatta öldürmesi, benim hiperventilasyona girmeme neden oluyor. karakterlerin vücutlarında açılan yaraların olduğu yerlerde acı hissediyorum." diyerek ne kadar zorlandığını belirtmiştir. fakat bunun her zaman kötü yanı yoktur. mesela bu kişiler sarılan birilerini gördüklerinde kendileri de sarılıyor gibi hissederler.
frontiers in human neuroscience dergisindeki bir makaleye göre, araştırmacılar ayna dokunma sinestezisini 2 ana alt türde tanımladılar.
ilki olan "ayna", başka birisinin vücuduna dokunulduğunda kendi vücudunun zıt tarafına dokunulmuş hissini deneyimleme olarak tanımlanır. diğeri ise kişinin kendi vücudunun aynı tarafına dokunulduğunu deneyimlemesi olan "anatomik" alt tipidir.
ayna tipi daha yaygın olarak görülür ve çoğu insan bu deneyimi çocukluğundan beri yaşadığını söyler. bu tipte görülen bazı semptomlar şunlardır:
birisinin vücudunda acı hissettiği bölgenin zıttında acı hissetmek, birisine dokunulduğunda kendisine dokunuluyormuş gibi hissetmek, birisine dokunulduğunda kaşınma, sızlama, acı veya baskı gibi şeyler hissetmek, hafif bir dokunuştan şiddetli bir ağrıya kadar varabilecek hisler şeklinde söylenebilir.
teşhisi için herhangi bir kriter olmamakla birlikte dizi, film izlemek gibi aktiviteler geçiştirilecek raddeye gelindiyse doktora gitmekte fayda vardır.
devamını gör...
yazarların şu an merak ettikleri bir şey
gece yolculuk sırasında hani uzakta bir ışık hüzmesi var ya oradaki insanların hayat hikayelerini çok ederim , yolculukta sırasında kafamda hikayeler uydurur dururum .
devamını gör...
bolu
ulkedeki asci kontenjanini dolduran, piyasaya surekli asci pompalayan sehir.
ayrica sehirler arasi otobuslerin mola duraklarindan biridir, sogugu keser. (bkz: dinlenme tesisi soğuğu)
ayrica sehirler arasi otobuslerin mola duraklarindan biridir, sogugu keser. (bkz: dinlenme tesisi soğuğu)
devamını gör...
zyklon b
zyklon b, nazilerin katliamlarinda nihai cozume aracilik eden siyanur bazli bir zehirdir.
kursuna dizmeyle baslayan katliamlar bir sure sonra ss mensuplarinda psikolojik travmalara sebep oluyordu. ozellikle himmler'in, ss subaylarinda alkol bagimliliginin arttigina dair aldigi bilgiler neticesinde farkli ve hizli cozumler uzerine calisilmaya baslandi. bu siralarda otenazi icin engellilere zehirli igneler kullaniliyordu. kimyasal araclarla oldurmek uzerine calismalar yapildi.
bu donemde degesch ve tesch & stabenow gibi sirketler, daha once tarim ilaci olarak boceklerin oldurulmesinde kullanilan, siyanur bazli bir zehir olan zyklon uretiyorlardi. abd'de meksika'dan gelen gocmenlerin uzerindeki bitler icin de kullanilmis bir bilesikti bu. hidrojen siyanur, ılk olarak 1880'li yillarda california bolgesinde kullanilmisti. daha sonra zyklon a olarak da bilinecek zyklon, degesch tarafindan gelistirilmeye baslandi.
degussa'nin degesch'i 1922'de satin almasindan sonra, kimya ekibi bruno tesch ve walter heerdt hidrojen siyanur uzerine calismalar ve bir takim testler yaptiktan sonra gelismis bir urun olan zyklon b urettiler. 1942'de nihai cozum arayan ssler, tesch ile iletisime gecti. tesch, sslere zyklon b temin etmek sucundan 1946'da idam edilmistir.
zyklon b, yuvarlak metal kutular icerisinde uretilip kamplara gonderiliyordu. polonyadaki majdanek ve auschwitz'de gaz odalari kurulmustu. kristal seklindeki zyklon b taneleri, insanlar gaz odalarina sokulduktan sonra yukaridaki dus acikliklarindan iceri birakiliyordu. havayla temas eden zyklon b zehirli bir gaz aciga cikarip insanlari olduruyordu. ne kadar cok insan olursa o kadar hizli bogulma ve olme oldugunu dusunen ssler insanlarin ellerini havaya kaldirmalarini soylemisti. boylece cok fazla insan doldurulabiliyordu.
zehirli gazi soluyan insanlarin bazilarinun agizlarindan ve burunlarindan kan geldigi goruldu. bu cesetler, odalarin hemen yakinina kurulmus krematoryumlarda yakilip kulleri nehirlere dokuluyordu veya gubre yapiliyordu. cesetleri almak icin gelen calisanlar maske takiyorlardi. tesch ve diger sirket yoneticileri, 1.1 milyon insanin olumune sebep olmaktan dolayi asilarak idam edilmistir. savunmalarinda ise "biz, insan oldurduklerini bilmiyorduk, dezenfektasyon icin aldiklarini dusunuyorduk" demislerdi.
gaz odalarinda milyonlarca insan olduruldu. cogu kamptaki gaz odalari, himmlerin emriyle yikilmistir. hala elimizde fotograflari bulunan majdanek, auschwitz gaz odalari fotograflarina bakabilirsiniz. gaz odalarinda zehirlenmis ancak krematoryumlarda yakilamamis cesetlerin de fotograflarina ulasabilirsiniz. fotograflarina dahi baktiginizda icinizden bir seyler kopuyor. dikdortgen bir beton yapinin bu kadar korkunc bir yer olabilecegini de ancak naziler gosterebilirdi.
kursuna dizmeyle baslayan katliamlar bir sure sonra ss mensuplarinda psikolojik travmalara sebep oluyordu. ozellikle himmler'in, ss subaylarinda alkol bagimliliginin arttigina dair aldigi bilgiler neticesinde farkli ve hizli cozumler uzerine calisilmaya baslandi. bu siralarda otenazi icin engellilere zehirli igneler kullaniliyordu. kimyasal araclarla oldurmek uzerine calismalar yapildi.
bu donemde degesch ve tesch & stabenow gibi sirketler, daha once tarim ilaci olarak boceklerin oldurulmesinde kullanilan, siyanur bazli bir zehir olan zyklon uretiyorlardi. abd'de meksika'dan gelen gocmenlerin uzerindeki bitler icin de kullanilmis bir bilesikti bu. hidrojen siyanur, ılk olarak 1880'li yillarda california bolgesinde kullanilmisti. daha sonra zyklon a olarak da bilinecek zyklon, degesch tarafindan gelistirilmeye baslandi.
degussa'nin degesch'i 1922'de satin almasindan sonra, kimya ekibi bruno tesch ve walter heerdt hidrojen siyanur uzerine calismalar ve bir takim testler yaptiktan sonra gelismis bir urun olan zyklon b urettiler. 1942'de nihai cozum arayan ssler, tesch ile iletisime gecti. tesch, sslere zyklon b temin etmek sucundan 1946'da idam edilmistir.
zyklon b, yuvarlak metal kutular icerisinde uretilip kamplara gonderiliyordu. polonyadaki majdanek ve auschwitz'de gaz odalari kurulmustu. kristal seklindeki zyklon b taneleri, insanlar gaz odalarina sokulduktan sonra yukaridaki dus acikliklarindan iceri birakiliyordu. havayla temas eden zyklon b zehirli bir gaz aciga cikarip insanlari olduruyordu. ne kadar cok insan olursa o kadar hizli bogulma ve olme oldugunu dusunen ssler insanlarin ellerini havaya kaldirmalarini soylemisti. boylece cok fazla insan doldurulabiliyordu.
zehirli gazi soluyan insanlarin bazilarinun agizlarindan ve burunlarindan kan geldigi goruldu. bu cesetler, odalarin hemen yakinina kurulmus krematoryumlarda yakilip kulleri nehirlere dokuluyordu veya gubre yapiliyordu. cesetleri almak icin gelen calisanlar maske takiyorlardi. tesch ve diger sirket yoneticileri, 1.1 milyon insanin olumune sebep olmaktan dolayi asilarak idam edilmistir. savunmalarinda ise "biz, insan oldurduklerini bilmiyorduk, dezenfektasyon icin aldiklarini dusunuyorduk" demislerdi.
gaz odalarinda milyonlarca insan olduruldu. cogu kamptaki gaz odalari, himmlerin emriyle yikilmistir. hala elimizde fotograflari bulunan majdanek, auschwitz gaz odalari fotograflarina bakabilirsiniz. gaz odalarinda zehirlenmis ancak krematoryumlarda yakilamamis cesetlerin de fotograflarina ulasabilirsiniz. fotograflarina dahi baktiginizda icinizden bir seyler kopuyor. dikdortgen bir beton yapinin bu kadar korkunc bir yer olabilecegini de ancak naziler gosterebilirdi.
devamını gör...
kekik
kahvaltılarda, zeytinyağlı domatesin lezzetine lezzet katan baharattır.
devamını gör...
sevişelim mi demenin kibar yolları
bende film izleyelim mi?
devamını gör...
16. yüzyıl divan şairleri
1) fuzuli:
şiirlerinde hem ‘’gereksiz, bir işe yaramayan’’ hem de ‘’faziletli, erdemli’’ anlamlarına gelen ‘’fuzuli’’ mahlasını kullanan şairin asıl adı ‘’mehmet’’tir.
türkçe şiirlerini azeri türkçesiyle yazmıştır.
bir ‘’gazel şairi’’dir.
‘’aşıkane gazel’’in en büyük temsilcisidir.
‘’ızdırap şairi’’ olarak da bilinir.
divan şiirinin en lirik şairidir.
gazel ve mesnevilerinin temel konusu insandır.
en güzel sehlimümteni (basitlik içinde derinliğe ulaşma) örneklerini vermiştir.
‘’şikayetname’’ isimli eserinde dönemindeki devlet memurlarını eleştirmiştir.
‘’su kasidesi’’ isimli eseri, hz. muhammed için yazdığı ‘’naat’’ türünde yazılmış olan bir eserdir.
‘’leyla ile mecnun’’ isimli eserinde beşeri aşktan ilahi aşka geçiş temasını işlemiştir.
‘’beng ü bade’’ ve ‘’sakiname’’ eserleri de şairin önemli eserlerindendir.
2) baki:
fuzuli gibi bir ‘’gazel şairi’’dir.
‘’rindane gazel’’in en önemli temsilcisidir.
şiirlerinde tasavvufi konulara yer vermemiştir.
mahallileşme akımının en önemli temsicilerinden biridir.
şiiri ‘’söz ipliğine inciler dizmek’’ olarak tanımlamıştır.
hayatın zevk ve eğlencelerine yönelmiştir.
mesnevi yazmamıştır.
şiirlerinde devrinin görkemli ve zengin hayatı hissedilir.
‘’kanuni mersiyesi’’ isimli eserini, kanuni sultan süleyman’ın ölümü üzerine yazmıştır. terkibibent türünde bir eserdir.
devrinde ‘’sultanu’ş şuara’’ olarak bilinmektedir.
3) zati:
devrinde yetişen ‘’baki’’ gibi çok önemli şairlere hocalık yapmış bir şairdir.
ziya paşa tarafından ahmet paşa ve necati ile birlikte ‘’türk şiirinin temellerini atan şairler’’ arasında sayılmıştır.
içinde yaşadığı sosyal hayatı şiirlerinde hissetmek mümkündür.
gazelleri, kasidelerine oranla daha sade bir dille yazılmıştır.
‘’şem ü pervane’’ ve ‘’edirne şehrengizi’’ isimli eserleri önemlidir.
4) hayali bey:
‘’diyar-ı rum’un sultanu’ş şuarası’’ olarak anılmıştır.
tek eseri ‘’divan’’dır.
5) taşlıcalı yahya:
devrinin en ünlü mesnevi şairlerinden biridir.
hamse (beş mesnevi) sahibidir.
mahallileşme akımının temsilcilerinden biridir.
şiir dilinin sadeleşmesine katkıda bulunmuştur.
‘’şehzade mustafa mersiyesi’’ isimli eserini şehzade mustafa’nın ölümü üzerine yazmıştır. terkibibent şeklinde bir eserdir.
6) bağdatlı ruhi:
şiirleri oldukça sade ve akıcıdır.
sosyal hayata ve sosyal olaylara şiirlerinde yer vermiştir.
en çok gazel yazan divan şairlerinden biridir.
fuzuli’den etkilenmiştir.
‘’vahdetivücut’’ anlayışını benimsemiştir.
‘’terkibibent’’ isimli eseri, şairin en önemli eseridir.
7) nevi:
şehzade mehmet’in sünneti dolayısıyla yazdığı ‘’suriyye’’ eseriyle meşhur olmuştur.
8) emri:
‘’muamma (manzum bilmece)’’ şairi olarak tanınmıştır.
9) güvahi:
‘’pendname (kenzü’l bedayi)’’ isimli nasihatname türünde eseriyle ünlenmiştir.
tanım: 16. yüzyıl divan şairleri hakkında yükseköğretim kurumları sınavı'na yönelik bilgi içeren başlıktır.
kaynak: edebiyat notlarım.
şiirlerinde hem ‘’gereksiz, bir işe yaramayan’’ hem de ‘’faziletli, erdemli’’ anlamlarına gelen ‘’fuzuli’’ mahlasını kullanan şairin asıl adı ‘’mehmet’’tir.
türkçe şiirlerini azeri türkçesiyle yazmıştır.
bir ‘’gazel şairi’’dir.
‘’aşıkane gazel’’in en büyük temsilcisidir.
‘’ızdırap şairi’’ olarak da bilinir.
divan şiirinin en lirik şairidir.
gazel ve mesnevilerinin temel konusu insandır.
en güzel sehlimümteni (basitlik içinde derinliğe ulaşma) örneklerini vermiştir.
‘’şikayetname’’ isimli eserinde dönemindeki devlet memurlarını eleştirmiştir.
‘’su kasidesi’’ isimli eseri, hz. muhammed için yazdığı ‘’naat’’ türünde yazılmış olan bir eserdir.
‘’leyla ile mecnun’’ isimli eserinde beşeri aşktan ilahi aşka geçiş temasını işlemiştir.
‘’beng ü bade’’ ve ‘’sakiname’’ eserleri de şairin önemli eserlerindendir.
2) baki:
fuzuli gibi bir ‘’gazel şairi’’dir.
‘’rindane gazel’’in en önemli temsilcisidir.
şiirlerinde tasavvufi konulara yer vermemiştir.
mahallileşme akımının en önemli temsicilerinden biridir.
şiiri ‘’söz ipliğine inciler dizmek’’ olarak tanımlamıştır.
hayatın zevk ve eğlencelerine yönelmiştir.
mesnevi yazmamıştır.
şiirlerinde devrinin görkemli ve zengin hayatı hissedilir.
‘’kanuni mersiyesi’’ isimli eserini, kanuni sultan süleyman’ın ölümü üzerine yazmıştır. terkibibent türünde bir eserdir.
devrinde ‘’sultanu’ş şuara’’ olarak bilinmektedir.
3) zati:
devrinde yetişen ‘’baki’’ gibi çok önemli şairlere hocalık yapmış bir şairdir.
ziya paşa tarafından ahmet paşa ve necati ile birlikte ‘’türk şiirinin temellerini atan şairler’’ arasında sayılmıştır.
içinde yaşadığı sosyal hayatı şiirlerinde hissetmek mümkündür.
gazelleri, kasidelerine oranla daha sade bir dille yazılmıştır.
‘’şem ü pervane’’ ve ‘’edirne şehrengizi’’ isimli eserleri önemlidir.
4) hayali bey:
‘’diyar-ı rum’un sultanu’ş şuarası’’ olarak anılmıştır.
tek eseri ‘’divan’’dır.
5) taşlıcalı yahya:
devrinin en ünlü mesnevi şairlerinden biridir.
hamse (beş mesnevi) sahibidir.
mahallileşme akımının temsilcilerinden biridir.
şiir dilinin sadeleşmesine katkıda bulunmuştur.
‘’şehzade mustafa mersiyesi’’ isimli eserini şehzade mustafa’nın ölümü üzerine yazmıştır. terkibibent şeklinde bir eserdir.
6) bağdatlı ruhi:
şiirleri oldukça sade ve akıcıdır.
sosyal hayata ve sosyal olaylara şiirlerinde yer vermiştir.
en çok gazel yazan divan şairlerinden biridir.
fuzuli’den etkilenmiştir.
‘’vahdetivücut’’ anlayışını benimsemiştir.
‘’terkibibent’’ isimli eseri, şairin en önemli eseridir.
7) nevi:
şehzade mehmet’in sünneti dolayısıyla yazdığı ‘’suriyye’’ eseriyle meşhur olmuştur.
8) emri:
‘’muamma (manzum bilmece)’’ şairi olarak tanınmıştır.
9) güvahi:
‘’pendname (kenzü’l bedayi)’’ isimli nasihatname türünde eseriyle ünlenmiştir.
tanım: 16. yüzyıl divan şairleri hakkında yükseköğretim kurumları sınavı'na yönelik bilgi içeren başlıktır.
kaynak: edebiyat notlarım.
devamını gör...
mail atar gibi tanım girmek
tam olarak şöyledir. gün içinde fazlasıyla ona mail buna mail ona saygılarım buna saygılarım derken....
sayın ilgililer,
bugün yaptığımız görüşmelere istinaden, aşağıdaki linkte söz konusu işle ilgili firmamız tarafından sizlere geri bildirimimizi bulabilirsiniz.
iyi çalışmalar dilerim (ya da her ne halt ediyorsanız)
saygılarımla
sayın ilgililer,
bugün yaptığımız görüşmelere istinaden, aşağıdaki linkte söz konusu işle ilgili firmamız tarafından sizlere geri bildirimimizi bulabilirsiniz.
iyi çalışmalar dilerim (ya da her ne halt ediyorsanız)
saygılarımla
devamını gör...
heteroseksüel
sağlıklı ve normal ilişkidir .
devamını gör...
son tiryaki
bir müfit özdeş kitabıdır.
türk bilimkurgu öykücülüğünün canı ciğeri müfit özdeş öyle bir öykü kitabı yazmış ki okumaya doyamıyor insan.
kitap 15 öyküden oluşuyor ve bu 15 öykünün tamamını çok beğendim. bu kitapta bulunan öykülerden bir olan krrçiysk metis seçkisi asker kaçağı’ndaki tek türk öyküsü. bu öyküde kıtlıkla savaşmakta olan merendiz gezegeninden et aramak için yolculuğa çıkan krrçiysk’in etle dopdolu olan dünyaya gelmesi anlatılıyor.
kitap tanıdık mekanlarda, tanıdık kişilerin başından geçen umulmadık hikayeleri anlatıyor. periler ve insanların hikayesi, çalıştırılamayan bir madde transformatörünün hikayesi, insanların acılarını toplayan bir bilgisayarın hikayesi bir çırpıda aklıma gelenler.
kitaba adını veren öykü ise bence muhteşem bir öykü. sigarayı bırakmamak için neleri göze alabilirsiniz? sevgilinizden ayrılmayı? sağlığınızı kaybetmeyi? peki ya üzerinde yaşadığınız gezegeni feda edebilir misiniz?
dünyada et ve sigara yasaklanınca son kalan tiryaki selim gezegeni terk etmeye karar verir çünkü kesinlikle sigarayı bırakmaya niyeti yoktur. sığınmak için kendine seçtiği gezegen ise sigaranın ve birçok şeyin hala serbest olduğu rousseau gezegenidir.
eğer bulunabilirseniz kitabı edinin, zaten okuyup bitirmeniz bir saatten çok sürmeyecek.
türk bilimkurgu öykücülüğünün canı ciğeri müfit özdeş öyle bir öykü kitabı yazmış ki okumaya doyamıyor insan.
kitap 15 öyküden oluşuyor ve bu 15 öykünün tamamını çok beğendim. bu kitapta bulunan öykülerden bir olan krrçiysk metis seçkisi asker kaçağı’ndaki tek türk öyküsü. bu öyküde kıtlıkla savaşmakta olan merendiz gezegeninden et aramak için yolculuğa çıkan krrçiysk’in etle dopdolu olan dünyaya gelmesi anlatılıyor.
kitap tanıdık mekanlarda, tanıdık kişilerin başından geçen umulmadık hikayeleri anlatıyor. periler ve insanların hikayesi, çalıştırılamayan bir madde transformatörünün hikayesi, insanların acılarını toplayan bir bilgisayarın hikayesi bir çırpıda aklıma gelenler.
kitaba adını veren öykü ise bence muhteşem bir öykü. sigarayı bırakmamak için neleri göze alabilirsiniz? sevgilinizden ayrılmayı? sağlığınızı kaybetmeyi? peki ya üzerinde yaşadığınız gezegeni feda edebilir misiniz?
dünyada et ve sigara yasaklanınca son kalan tiryaki selim gezegeni terk etmeye karar verir çünkü kesinlikle sigarayı bırakmaya niyeti yoktur. sığınmak için kendine seçtiği gezegen ise sigaranın ve birçok şeyin hala serbest olduğu rousseau gezegenidir.
eğer bulunabilirseniz kitabı edinin, zaten okuyup bitirmeniz bir saatten çok sürmeyecek.
devamını gör...


