hayat kalitesini düşüren şeyler
net parasızlık derim paran yoksa ne huzur kalır ne kalite ne de başka bir şey
devamını gör...
bir sözlük yazarına aşık olmak
derler ki, insan büyük konuştuğu yerden sınanırmış... olmaz diye bir şey yok. gerçi bu zamanda güven sorunu çok var ama olabilir de. zihni pis, ahlaksız ve kendisi pis ile kimse karşılaşmasın tabi. kişinin yaşadığı dünyası nasıldır bilemeyiz. belki hayalinde bir şey yaşıyor ve ona göre duyguları olabilir. her ne kadar burası anonim de olsa yazılan bir kelimeden bile farklı anlamlar çıkaran nice insan vardır. tek taraflı bir duygu sonrasında, birbirleri ile iletişim kurulduğunda bir sevgi de olabilir aralarında. aşkı tarif etmek, yaşamak her insan için aynı olmadığına göre, insanlar için sözlükte de aşk mı olur, yalandır, kandırmacadır diye küçümsememek gerekir. kimin başına ne zaman ne geleceği hiç belli olmaz. umarız güzel aşklar her zaman her yerde olsun, yaşamak isteyen yaşasın.
devamını gör...
animasyon film
çok severek izlediğim tür. çocuk filmi diye kenara atılmamalıdır büyüklere de hitap ediyor.
(bkz: inside out)
(bkz: ratatouille)
(bkz: despicable me)*
(bkz: monsters inc)
(bkz: iceage)
(bkz: toy story)
(bkz: madagascar)
(bkz: inside out)
(bkz: ratatouille)
(bkz: despicable me)*
(bkz: monsters inc)
(bkz: iceage)
(bkz: toy story)
(bkz: madagascar)
devamını gör...
misanthrope
sözcük olarak insanlardan korkma, nefret et me anlamına gelir.ayrıca death metal grubu death'in (bkz: death) (bkz: chuck schuldiner) efsane şarkısıdır.
devamını gör...
bu devirde hala hotmail kullanan insan
internet üzerinden yapılan alışverişlerde ya da benzeri internet sitelerine kayıt olurken halen hotmail hesabı kullanan ben kişisidir. yaklaşık on yıldır kullanıyorum ve olumsuz bir durumla da karşılaşmadım ilginç olarak. kurum mail adresi ya da gmail adresleri spamlarla dolarken, outlook ya da hotmail hesabının temiz bir şekilde durması benim çok hoşuma gidiyor. kurum mail adresini herhangi bir yerde paylaşmadığım halde 2 kere hacklendi. bu açıdan düşündüğümde outlook ya da hotmail hesabımı sanırım uzun yıllar kullanacağım.
devamını gör...
jim halpert
dwight'ın baş düşmanı ve çok şakacı the office karakteri. çok saçma ama çok güldüğüm bir videoyu eklemezsem olmaz.
devamını gör...
reddettiği erkeğe nasılsın diye mesaj atan kadın
bu mesajı atan hanım ablamızın morali bozuk, canı sıkkın ve çikolata yemekten sıkılmış durumda olma ihtimali %80'dir. kendi egosunu ve varlığının değerli olduğunu hissettirecek karşı cins arayış eylemidir.
devamını gör...
aktarım
psikanalizde aktarım olgusu üstteki yazarın dediği gibi bir şey maalesef değildir.
aslında aktarım terimi freud'la birlikte başlamıştır, karşı-aktarım hakkında da ferenczi'nin yazıları, çalışmaları vardır.
aktarımı kabaca şöyle tanımlarız, bir kişinin geçmişteki bir figürüyle, nesnesiyle bu annesi olabilir, bakım veren kişilerden biri olabilir sahnelediği yaşadığı bir olayı, şimdi ve bu zamanda terapistiyle veya çevresindeki diğer kişilerle de yaşıyor olması demektir.
misal geçmişte annesi tarafından yeterli bakımı alamamış, evde dinlenmemiş, sözü yok sayılmış biri terapistinin bu minvaldeki yaptığı en ufak bir hareketi "terapistim beni dinlemiyor, beni yeterince sahiplenmiyor" olarak algılayabilir ancak o düşüncesi aslında geçmiştek annesiyle kurduğu ilişkideki davranışın tekrarlanmasıdır, yani aktarımdır. "transferans" da denir.
biz bunu yorumlarken şöyle düşünürüz, hasta bir şey söyledi, acaba bu durum geçmişinde nereye dayanıyor, bu olguda onun geçmişindeki hangi anı tekrar sahneleniyor?
psikanalizde gel zaman git zaman aktarım olgusu terapinin ana konusu haline gelmiş, aktarımda terapist aldığı rolle birlikte eski meseleleri gündeme alıp bilinçdışı süreçleri bilince aktarmayı ve burada çözmeyi hedeflemiştir.
uzun lafın kısası umarım herkes kendi aktarımını bulup çözümleyebilir ve iyi hisseder.
sağlıklı günler, saygılarımla.
aslında aktarım terimi freud'la birlikte başlamıştır, karşı-aktarım hakkında da ferenczi'nin yazıları, çalışmaları vardır.
aktarımı kabaca şöyle tanımlarız, bir kişinin geçmişteki bir figürüyle, nesnesiyle bu annesi olabilir, bakım veren kişilerden biri olabilir sahnelediği yaşadığı bir olayı, şimdi ve bu zamanda terapistiyle veya çevresindeki diğer kişilerle de yaşıyor olması demektir.
misal geçmişte annesi tarafından yeterli bakımı alamamış, evde dinlenmemiş, sözü yok sayılmış biri terapistinin bu minvaldeki yaptığı en ufak bir hareketi "terapistim beni dinlemiyor, beni yeterince sahiplenmiyor" olarak algılayabilir ancak o düşüncesi aslında geçmiştek annesiyle kurduğu ilişkideki davranışın tekrarlanmasıdır, yani aktarımdır. "transferans" da denir.
biz bunu yorumlarken şöyle düşünürüz, hasta bir şey söyledi, acaba bu durum geçmişinde nereye dayanıyor, bu olguda onun geçmişindeki hangi anı tekrar sahneleniyor?
psikanalizde gel zaman git zaman aktarım olgusu terapinin ana konusu haline gelmiş, aktarımda terapist aldığı rolle birlikte eski meseleleri gündeme alıp bilinçdışı süreçleri bilince aktarmayı ve burada çözmeyi hedeflemiştir.
uzun lafın kısası umarım herkes kendi aktarımını bulup çözümleyebilir ve iyi hisseder.
sağlıklı günler, saygılarımla.
devamını gör...
sahibinin sesiyle okunan cümleler
uiiy nuri babacuum
devamını gör...
kaplan kedisi
ingilizce oncilla olarak bilinen bu kediler, güney amerika'daki vahşi kedilerin en küçüğüdür. kahverengiden koyu sarıya kadar farklı renklerde, kalın ve yumuşak bir kürkü vardır ve bazen tropikal ormanın alacalı güneş ışığına karışmasına yardımcı olan, ortası açık rozet şeklinde desenler bulunur.
yalnız ve gece yaşayan bir tür olan oncilla, çevik bir ağaç tırmanıcısıdır ve yoğun ormanlık bir yaşam alanını tercih eder. kertenkeleler, kuşlar ve kemirgenlerle beslenir, avını belli bir mesafeden takip eder ve menziline girdikten sonra atlar. bilim adamları, oncilla’nın ekosistemdeki rolünü araştırmamışlardır, ancak bu türün kemirgen popülasyonlarını kontrol etmede rol oynayabileceğine inanılıyor.
yine aynı şekilde, gebelik süresinin 74-76 gün arasında olması ve dişisinin 1-3 yavru doğurması dışında, bu türün üremesi hakkında çok az şey bilinmektedir.
bir de tatlı mı tatlı bir şeydir. * * yavrusuna bakar mısınız, insanın alıp besleyesi geliyor gerçekten. *

kaynak
yalnız ve gece yaşayan bir tür olan oncilla, çevik bir ağaç tırmanıcısıdır ve yoğun ormanlık bir yaşam alanını tercih eder. kertenkeleler, kuşlar ve kemirgenlerle beslenir, avını belli bir mesafeden takip eder ve menziline girdikten sonra atlar. bilim adamları, oncilla’nın ekosistemdeki rolünü araştırmamışlardır, ancak bu türün kemirgen popülasyonlarını kontrol etmede rol oynayabileceğine inanılıyor.
yine aynı şekilde, gebelik süresinin 74-76 gün arasında olması ve dişisinin 1-3 yavru doğurması dışında, bu türün üremesi hakkında çok az şey bilinmektedir.
bir de tatlı mı tatlı bir şeydir. * * yavrusuna bakar mısınız, insanın alıp besleyesi geliyor gerçekten. *

kaynak
devamını gör...
düz oturamayan insan
benim.
hatta şöyle bir anımı sizlerle paylaşmak isterim.
öğrenciyken yolda ( benim bir battaniyem var onun yanımda olduğunu bilmeden uyumak beni çok huzursuz eder.)
sırt çantama battaniye hep onu ki yastık olsun. yanımda kapşonlu da olur allah nasip ederse uyursam oram buram açılmasın diye örterim üstüme.
neyse efenim bir gün yine yollardayım. bir hanım kız bindi. kızın üstünde o zaman tesettürlü kızlar arasında moda olan pembe jile ve beyaz gömlek tamamlayıcı olarak da eşarp kullanmış. yanımdaki koltuğa oturdu, sırtını yasladı, ellerini dizlerinin üzerine koydu. ne güzel kız filan diyorum ben de içimden tabii devamında maşallah. bu kızımız kaldı öyle yol boyu.
beni de aldı bir mide bulantısı belli kusmaktan bırakmayak. çantayı cama yaslayıp yatıyorum olmuyor, kucağıma koyup başımı koyuyorum olmuyor, arkaya yaslanıyorum derken kıpır kıpırım. bu kızda tık yok. neyse baktı ters bir şeyler var, neyin var dedi. söyledim midemin bulandığını aa bende bir ilaç var diyip içiriverdi. ben de içtim. hiç de düşünmedim nedir bu diye*. gel zaman git zaman efenim geçmiyordu bulantı, tabii muavinden poşet istenmişti ama hava almam lazımdı. ikinci kez pozisyon değiştirip muavine durumu anlattı. otobüs müsait bir yerde durdu ve ben rahata erdim. gelip oturduktan sonra bir uyumuşum sözlük, mis mis. ben uyudum uyandım bu kız hala elleri dizindeydi. ben bir daha bu kız gibi oturanı görmedim efendim.
beni de çuval gibi oturup durmaktan 160 zannetsin insanlar.
evet evet eğilimli de omuzlarım sağa doğru.
hatta şöyle bir anımı sizlerle paylaşmak isterim.
öğrenciyken yolda ( benim bir battaniyem var onun yanımda olduğunu bilmeden uyumak beni çok huzursuz eder.)
sırt çantama battaniye hep onu ki yastık olsun. yanımda kapşonlu da olur allah nasip ederse uyursam oram buram açılmasın diye örterim üstüme.
neyse efenim bir gün yine yollardayım. bir hanım kız bindi. kızın üstünde o zaman tesettürlü kızlar arasında moda olan pembe jile ve beyaz gömlek tamamlayıcı olarak da eşarp kullanmış. yanımdaki koltuğa oturdu, sırtını yasladı, ellerini dizlerinin üzerine koydu. ne güzel kız filan diyorum ben de içimden tabii devamında maşallah. bu kızımız kaldı öyle yol boyu.
beni de aldı bir mide bulantısı belli kusmaktan bırakmayak. çantayı cama yaslayıp yatıyorum olmuyor, kucağıma koyup başımı koyuyorum olmuyor, arkaya yaslanıyorum derken kıpır kıpırım. bu kızda tık yok. neyse baktı ters bir şeyler var, neyin var dedi. söyledim midemin bulandığını aa bende bir ilaç var diyip içiriverdi. ben de içtim. hiç de düşünmedim nedir bu diye*. gel zaman git zaman efenim geçmiyordu bulantı, tabii muavinden poşet istenmişti ama hava almam lazımdı. ikinci kez pozisyon değiştirip muavine durumu anlattı. otobüs müsait bir yerde durdu ve ben rahata erdim. gelip oturduktan sonra bir uyumuşum sözlük, mis mis. ben uyudum uyandım bu kız hala elleri dizindeydi. ben bir daha bu kız gibi oturanı görmedim efendim.
beni de çuval gibi oturup durmaktan 160 zannetsin insanlar.
evet evet eğilimli de omuzlarım sağa doğru.
devamını gör...
hamur mayalamak
sizinle evinizde yaşayan, sürekli beslemeniz gereken, genelde isim falan koyduğumuz herhangi bir tür organik maya arkadaşınız yoksa, marketten alabileceğiniz yaş ya da kuru maya ile basitçe gerçekleştirebileceğiniz işlem.
maya bir bakteridir. kıymetlimis. çok seviyoruz kendisini. hazır mayalar uyku modundadır. kendilerinin yardımı olmadan yapamayacağımız hamur işlerinin içinde fermente olabilmeleri için uyandırılmaları gerekmektedir. bunun da en hızlı yolu şeker (granül şeker, bal, pekmez vb.) ve ısıdır.
iyi bir hamur mayalamak için öncelikle mayayı uyandırmanız, çalıştırmanız gerekiyor. kuru veya ıslak maya fark etmeksizin derin bir kaba mayayı aldıktan sonra, mayalamak istediğiniz hamur miktarı için gerekli ve mutlaka ılık olması gereken sıvı malzemeyi (su ya da süt, hamur işinin ne olduğuna bağlı olarak değişir) ekleyin ve yine malzeme miktarıyla doğru orantılı olacak kadar şekerinizi koyun. 1 paket kuru ya da ıslak mayaya 1 tatlı kaşığı şeker, bal, pekmez yeterlidir. merak etmeyin bu miktarda şekerli malzeme hamurunuzun tatlı olmasına sebep olmayacak. mayanın ılık sıvı malzeme ve şeker ile bir çırpıcı yardımı ile iyice bütünleştiğinden emin olduktan sonra yaklaşık 10-15 dakika içinde yüzeyinde kabarcıklar oluşturacak kadar canlandığını göreceksiniz. bu canlanmayı beklerken kabınızın mutfağın sıcak bir yerinde olduğundan emin olun. hamur mayalama işlemi kabın üstü örtülerek yapılır. bu yüzden kullanacağınız kabın streç filmle iyice sarılabilecek bir kap olması önemli. cam, derin, kulpları olmayan bir mutfak kasesi bu iş için çok uygundur. maya canlandıktan sonra kuru malzemeleri, gerekliyse diğer sıvı malzemeleri (yoğurt, yumurta vb.), yağı ve tuzu ekleyin ve iyice yoğurun. mayalı hamurlar zor yoğrulur. ama iyi mayalamanın sırrı mayanın aktive olması kadar iyi yoğurmadan da geçer. hamuru ne yapacağınıza bağlı olarak (ele yapışan ya da yapışmayan kıvam) olması gereken kıvama gelinceye kadar yoğurduktan sonra kabınızı muhakkak hava almayacak şekilde streç film ile sarın. akabinde de büyük bir mutfak havlusu ile kabın tamamı sararak sıcak bir yerde bekletin. ortalama 1 saat iyi bir hamur mayalama işlemi için gereklidir. hamur miktarınızın en az 2 katına çıkması tüm fermantasyon işleminin gerçekleştiğinin görsel kanıtıdır. iyi mayalanmış hamurdan iyi bir ürün ortaya çıkarmak için şekillendirilmeden önce muhakkak tekrar yoğrulması, içindeki gazın çıkartılması ve fırına girmeden önce nihai haline getirildikten sonra en az 15 dakikalık ikinci bir tepsi mayalanması için bekletilmesi gerekmektedir.
işte bu kadar*
maya bir bakteridir. kıymetlimis. çok seviyoruz kendisini. hazır mayalar uyku modundadır. kendilerinin yardımı olmadan yapamayacağımız hamur işlerinin içinde fermente olabilmeleri için uyandırılmaları gerekmektedir. bunun da en hızlı yolu şeker (granül şeker, bal, pekmez vb.) ve ısıdır.
iyi bir hamur mayalamak için öncelikle mayayı uyandırmanız, çalıştırmanız gerekiyor. kuru veya ıslak maya fark etmeksizin derin bir kaba mayayı aldıktan sonra, mayalamak istediğiniz hamur miktarı için gerekli ve mutlaka ılık olması gereken sıvı malzemeyi (su ya da süt, hamur işinin ne olduğuna bağlı olarak değişir) ekleyin ve yine malzeme miktarıyla doğru orantılı olacak kadar şekerinizi koyun. 1 paket kuru ya da ıslak mayaya 1 tatlı kaşığı şeker, bal, pekmez yeterlidir. merak etmeyin bu miktarda şekerli malzeme hamurunuzun tatlı olmasına sebep olmayacak. mayanın ılık sıvı malzeme ve şeker ile bir çırpıcı yardımı ile iyice bütünleştiğinden emin olduktan sonra yaklaşık 10-15 dakika içinde yüzeyinde kabarcıklar oluşturacak kadar canlandığını göreceksiniz. bu canlanmayı beklerken kabınızın mutfağın sıcak bir yerinde olduğundan emin olun. hamur mayalama işlemi kabın üstü örtülerek yapılır. bu yüzden kullanacağınız kabın streç filmle iyice sarılabilecek bir kap olması önemli. cam, derin, kulpları olmayan bir mutfak kasesi bu iş için çok uygundur. maya canlandıktan sonra kuru malzemeleri, gerekliyse diğer sıvı malzemeleri (yoğurt, yumurta vb.), yağı ve tuzu ekleyin ve iyice yoğurun. mayalı hamurlar zor yoğrulur. ama iyi mayalamanın sırrı mayanın aktive olması kadar iyi yoğurmadan da geçer. hamuru ne yapacağınıza bağlı olarak (ele yapışan ya da yapışmayan kıvam) olması gereken kıvama gelinceye kadar yoğurduktan sonra kabınızı muhakkak hava almayacak şekilde streç film ile sarın. akabinde de büyük bir mutfak havlusu ile kabın tamamı sararak sıcak bir yerde bekletin. ortalama 1 saat iyi bir hamur mayalama işlemi için gereklidir. hamur miktarınızın en az 2 katına çıkması tüm fermantasyon işleminin gerçekleştiğinin görsel kanıtıdır. iyi mayalanmış hamurdan iyi bir ürün ortaya çıkarmak için şekillendirilmeden önce muhakkak tekrar yoğrulması, içindeki gazın çıkartılması ve fırına girmeden önce nihai haline getirildikten sonra en az 15 dakikalık ikinci bir tepsi mayalanması için bekletilmesi gerekmektedir.
işte bu kadar*
devamını gör...
depresif ruh hali
genellikle kişinin kendi zihninde kendisiyle saklambaç oynaması.saklandığı yeri bilmesi ama kendisini sobelemeyi reddetmesi. kendisinden kaçması durumunda edindiği ruh hali.
devamını gör...
2800 tl'yi beğenmeyen asgari ücretli
beğenmemekte haklı olan insandır. 400 dolara denk gelir. amerika’da yaşayan bir insan bu parayla iphone ,playstation alabilirken türk insanının alabilmesi için kaç ay çalışacağını siz hesap edin.
devamını gör...
çay hangi bardakta içilir sorunsalı
tabii ki kişisel tercihlere bağlı olan bir sorunsaldır ancak tarafımca ince belli bardakta içilen çayın daha çok keyif verdiği ispatlanmıştır.
devamını gör...
edebiyat ve okuma kulübü
hayırlı olsun diyerek el birliğiyle turuncu kurdeleyi kesmek boynumuzun borcu olmuş oluşumdur.bir sözlüğün olmazsa olmazı edebiyat kulübü artık sözlüğümüzde de mevcut.
hoş geldin!
kesilmiş bir kol gibi
omuz başımızdaydı boşluğun...
hoş geldin!
ayrılık uzun sürdü.
özledik.
gözledik...
hoş geldin!
biz
bıraktığın gibiyiz.
ustalaştık biraz daha
taşı kırmakta,
dostu düşmandan ayırmakta...
hoş geldin.
yerin hazır.
hoş geldin.
dinleyip diyecek çok.
fakat uzun söze vaktimiz yok.
yürüyelim..... nazım hikmet
hoş geldiniz, hoş geldik, hoş geldim*
hoş geldin!
kesilmiş bir kol gibi
omuz başımızdaydı boşluğun...
hoş geldin!
ayrılık uzun sürdü.
özledik.
gözledik...
hoş geldin!
biz
bıraktığın gibiyiz.
ustalaştık biraz daha
taşı kırmakta,
dostu düşmandan ayırmakta...
hoş geldin.
yerin hazır.
hoş geldin.
dinleyip diyecek çok.
fakat uzun söze vaktimiz yok.
yürüyelim..... nazım hikmet
hoş geldiniz, hoş geldik, hoş geldim*
devamını gör...
kil
içerisinde kalker, silisyum, mika, demir oksit gibi alüminyum fillosilikat ailesine ait mineraller bulunduran, 2 mikrometreden daha küçük, su emme kapasitesi çok yüksek, su emdiğinde plastiklik özelliği artan, magmatik ve metamorfik kayaç parçacıklarının atmosferik ve hidrotermal etkenlerle bozulması sonucunda ince toz haline gelmesiyle oluşan maddelerdir.
içerdikleri mineral özelliklerine göre; illit, kaolinit, montmorillonit ve diğer killer olmak üzere 4 ana gruba ayrılırlar. bileşimlerinde bulunan yanıcı maddeye göre renk almaktadırlar ve sarımtırak, kırmızımtırak, veya esmer renkte olabilmektedirler. saf halde beyaz renkte olurlar lakin saf olarak bulunması çok zordur.
kil'in; çimento, tuğla, kiremit yapımında. seramik yapımında. kozmetik sanayisinde. cam, porselen, çanak, çini yapımında. döküm sanayisinde. gıda sanayisinde. petrol sanayisinde. kağıt ve plastik sanayisinde. ilaç ve kimya sektöründe kullanımı yaygındır.
ülkemizde bir çok sanayi sektöründe kullanımı olmasına rağmen halk arasında en bilindik kullanım şekli kozmetik sektörüne bağlı olan kil maskesi olarak kullanımıdır. bir tür volkanik kil çeşidi olan bentonit'ten yapılan bu maskeler bakteriyel ve toksik maddelerin vücut dışına atılmasına ve cildi gereksiz yağlardan arındırmaya yaramakla beraber detoks etkisi yaratan doğal bir maddedir.
içerdikleri mineral özelliklerine göre; illit, kaolinit, montmorillonit ve diğer killer olmak üzere 4 ana gruba ayrılırlar. bileşimlerinde bulunan yanıcı maddeye göre renk almaktadırlar ve sarımtırak, kırmızımtırak, veya esmer renkte olabilmektedirler. saf halde beyaz renkte olurlar lakin saf olarak bulunması çok zordur.
kil'in; çimento, tuğla, kiremit yapımında. seramik yapımında. kozmetik sanayisinde. cam, porselen, çanak, çini yapımında. döküm sanayisinde. gıda sanayisinde. petrol sanayisinde. kağıt ve plastik sanayisinde. ilaç ve kimya sektöründe kullanımı yaygındır.
ülkemizde bir çok sanayi sektöründe kullanımı olmasına rağmen halk arasında en bilindik kullanım şekli kozmetik sektörüne bağlı olan kil maskesi olarak kullanımıdır. bir tür volkanik kil çeşidi olan bentonit'ten yapılan bu maskeler bakteriyel ve toksik maddelerin vücut dışına atılmasına ve cildi gereksiz yağlardan arındırmaya yaramakla beraber detoks etkisi yaratan doğal bir maddedir.
devamını gör...
asr suresi
﴾1﴿ asra yemin ederim ki
﴾2﴿ insan gerçekten ziyandadır.
﴾3﴿ ancak iman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler başkadır.
şu cümlelerin ağrılığını, hüznünü insanlar nasıl kavrayamıyor anlamıyorum. imana kavuşmak benim için küfürden sonra nasip oldu. küfr döneminde bile bu tarz surelerde ürperirdim, çünkü doğru olduğunu sanki biliyordum çok derinde.
﴾2﴿ insan gerçekten ziyandadır.
﴾3﴿ ancak iman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler başkadır.
şu cümlelerin ağrılığını, hüznünü insanlar nasıl kavrayamıyor anlamıyorum. imana kavuşmak benim için küfürden sonra nasip oldu. küfr döneminde bile bu tarz surelerde ürperirdim, çünkü doğru olduğunu sanki biliyordum çok derinde.
devamını gör...



