kürtajın yasaklanması gerekliliği
doğurup sokağa atsa daha mı iyi? yasaklanmasina rağmen kürtaj yapılmıyor mu?
devamını gör...
heilung
kısaca etnik bir müzik grubudur. daha önce çok dinlemediğim ama (bkz: hellblade: senua's sacrifice) oyunu sayesinde tanıştığımdır. heilung'un ''in maidjan'' parçasını dinlediğimde bir ağız dolusu kanı yutmuş ve ağzımda kalan o demir tadının sevimsizliğini içimde hissederken kendimi buluyorum ve bundan zevk almıyor değilim.
devamını gör...
psikolojik egoizm
psikolojik egoizm, tüm eylemlerimizin temelde kendi kişisel çıkarlarımızla motive olduğu teorisidir. thomas hobbes ve friedrich nietzsche‘nin de aralarında bulunduğu pek çok filozof tarafından onaylanmış bir görüştür.
psikolojik egoizm kişisel çıkar beklentisi olmadan bir insanın bir eylemde bulunması imkansızdır der. insanın yaptığı her eylemin bencilce olduğunu ve insanın yaptığı her eylemde kendisini baz aldığını, fayda beklentisi içinde olduğunu savunur. ilk bakışta çok saçma gelebilir. bunun sebebi “bencillik”, “fayda”, “çıkar” kelimelerini günlük hayatımızda olumsuz anlamda kullanmamızdır.
oysa psikolojik egoizm sizin acil bir işiniz varken bile yolda geçen yaşlı birisine yardım etmenizi de bencillikle açıklar yardım etmemenizi de.
günlük hayatta yardım etmemek bencillikken psikolojik egozimde ikisi de bencilliktir. nötr bir bencillik anlayışı vardır. az bencillik veya çok bencillik yoktur. bencilliği iyiye veya kötüye siz yöneltirsiniz.
psikolojik egoizm ahlaki değer yargıları sunmaz. hayatı nasıl yaşaman gerektiği hakkında sana bir doktrin vermez. o var olan durumu açıklayan bir varsayımdır bir iddiadır. o’na göre sabah yaptığımız kahvaltıda tutun işe giderken seçtiğimiz güzergaha kadar her şeyi insan bencilce ve kendi faydasını düşünerek, seçimleriyle meydana getirir.
bir şey kendi olduğu için mi değerlidir yoksa insana fayda sağladığı için mi değerlidir.
bir şey sadece ve sadece insana fayda sağladığı için değerlidir.
bana fayda sağlamayan bir şeyin bende bir değeri yoktur.
ve ben sadece ben olmayı bilirim. ben sadece ben olabilirim. ben asla sen olamam. ben sadece benim bilincimde olabilirim, beni hissedebilirim, beni tanımlayabilirim. seni de ancak kendi üstümden tanımlarım. sen canım acıyor dersin ben de kendi tecrübelerime dayanarak hissederek acıyı kendi üstümden tanımlar ve seni o şekilde anlayabilirim. sen bana benim bilmediğim bir hisle gelirsen ben onun ne olduğunu bilemem. ben sadece ben olmayı biliyorsam bu işin bencillikten başka çıkar yolu yoktur ve benim için bir başkasının araç olmama ihtimali yoktur. kendi hedeflerime ulaşmamda etrafımda olan olmayan her şey benim için araçtır (u: cemre demirel). gördüğüm duyduğum deneyimlediğim her şey benim için artı niteliktedir.*
psikolojik egoizmde altruizm yoktur. çünkü doğru olduğuna inandığın şeyi yapmak da bencilliktir veya kendini merkez almaktır. bir askerin kendisini feda etmesi veya bir insanın bir başkasını kurtarmak için arabanın önüne atlaması. bunların yapılmasının altında yatan etkenler; ya kendi doğru bildiğin değerleri, inançları (bu bir din olabilir veya aileden/okuldan aldığın terbiye/eğitim veya gelenek göreneklerin olabilir) gerçekleştirmek isteyişin ya teşekkür, saygınlık bekleyişin, ya sosyal fayda bekleyişin ya da şan, şöhret, ün bekleyişin bunlardan herhangi biri veya hepsi olabilir. ayrıca ilkelerin vardır ve reddetme hakkını her zaman kullanabilirsin. ki bu da yine aynı yola çıkar
psikolojik egoizmde iyilik yapmak vardır. çünkü iyilik yapmak bencilcedir.
bizler neden iyilik yaparız.
1- çıkar beklentisi içindeyizdir ve mutluluk da bir çıkardır. eylem başarıya ulaşır veya ulaşmaz işin sonunda mutlu olur veya olmayız bu eylemin yapılış amacı için önemli değil sonuç için önemlidir. eylemin yapılış amacı beklentidir. ve bir fayda beklentisi vardır.
2- mutlu oluruz. bu bir insan için en büyük iyilik yapma nedenidir ve mutluluk bencilliktir, kendini düşünmektir. iyilik yaparız çünkü yapmassak kendimiz üzülürüz. üzülmemek için iyilik yaparız. ve yine kendimizi düşünürüz. mesela bir zenginin parasıyla hasta çocuklara yardım etmesi. bu eylem yardım eden zengini mutlu ediyordur ve zengin yardım yapıyordur. zenginin yaptığı hasta çocuklara yardım karşılıksızmış gibi gözükse de işin içinde bir çıkar vardır.
başkasının mutluluğunu görüp de mutlu oluruz. zengin adam yaptığı yardımlar sonucu mutlu olan çocukları görüp mutlu olur. yine kendi duygusunu tatmin etme yine kendi çıkarı vardır. başka bir örnek verirsek: yatalak kızına bakan annenin hayatını kızının bakımına adaması ve bunun sonucunda annenin de hasta olması ve kızı öldükten sonra annenin de kahrından ölmesi. burada anne herhangi bir çıkar beklentisi içine mi. annenin hayatını kızına adaması bencilce, kendini merkeze alarak ve fayda bekleyerek gerçekleştirdiği bir davranış mı? evet tam olarak öyle. neden? çünkü anne kızına bakmazsa kendisi üzülecek, mutsuz olacak. anne kendi hayatını kızının mutlu olmasına adıyor ve bundan beklentisi de kızının mutlu olması. veya bir dine inanıyordur ve o dinde ahiret inancı vardır. kızına şefkat beslemesi yemeyip yedirmesi cennet inancındandır. kızına bakması ve kızı için hayatını feda etmesi karşılığı olarak cennete girmeyi hedefler. *
3- teşekkür bekleriz ve o teşekkürü görmek için duymak için yaparız.
4- sosyal fayda bekleriz
5- doğru olduğuna inandığımız şeyi yaptığımız için kendimizi tatmin ederiz. dinlerin insanları eyleme yöneleten kısmının altında psikolojik egoizm vardır. ahiret inancı ve yaptıklarının karşılığını alacağına olan inanç insanları iyilik yapmaya iter. bu iyilik-doğruluk, kötülük-yanlışlık kriterini ise inanılan dindeki tanrının buyruğu belirler.
aldanma insanların samimiyetine !
menfaatleri gelir her şeyden önce...
vaad etmeseydi allah cenneti;
o'na bile etmezlerdi secde...
demiş mehmet akif ersoy.
evet beklenti içinde olma fayda bekleme bencillik dinlerde insanı eyleme geçiren faktördür. çünkü ahiret inancı vardır. ancak ve ancak ahiret vaat eden bir tanrının dini gerçekçi olabilir. onun dışındaki hiçbir ideoloji gerçekleşemez ve gerçekçi değildir (bkz: #448362">#448362). dinin insanları faaliyete geçirmesine en basitinden örnek verirsek: sadaka vermek. allah o sadaka kutusuna para atan kişiye ahireti vaat etmeseydi ve yaptığı bu iyiliğin karşılığını alacağını müjdelemeseyidi o kişi o kutuya para atar mıydı?* veya allah akrabaya bakmamızı ve yardımlaşıp iyi geçinmemizi söylemeseydi o anne çocuğuna bu kadar iyi davranır mıydı bunca çile çeker miydi? ahiret korkusu ve eyaptıklarımızın karşılığını alacağımıza olan inanç insanların dünyada iyilik yapmasına sebebiyet veren etkenlerden biridir.
psikolojik egoizm yanlışlanabilir bir şey değildir.
psikolojik egoizmi reddediyorsanız ve bunu ispata kalkışıyorsanız psikolojik egoizmi savunan birine göre psikolojik egoizmi kanıtlamış olursunuz. çünkü o zaman “bana bunu ispat etmek için yaptın. bencil bir arzuyla, haklı çıkma arzusuyla yaptın” denir. doğru olduğuna inandığımız şeyi gerçekleştirme çabasıdır bu. yine ben merkezcidir ve çıkar beklentisi vardır.
bana göre psikolojik egoizm evrimsel sürecin getirisidir. doğa canlıları bu yola itekler. ancak bilişsel yetenek, kendinin farkında olma yeteneği hayvanlarda yoktur o sadece insana özgüdür.
psikolojik egoizme yalnızca şok anında yapılan davranışlar girmez çünkü şok anında bir yaptığını başka bir seneryo içerisinde yapmayabilirsiniz. şok anında düşünemediğiniz için şok anında yaptığınız davranışların üzerine de düşünemezsiniz ve şok anında yaptığınız davranışlara göre yargı veremezsiniz.
psikolojik egoizm kişisel çıkar beklentisi olmadan bir insanın bir eylemde bulunması imkansızdır der. insanın yaptığı her eylemin bencilce olduğunu ve insanın yaptığı her eylemde kendisini baz aldığını, fayda beklentisi içinde olduğunu savunur. ilk bakışta çok saçma gelebilir. bunun sebebi “bencillik”, “fayda”, “çıkar” kelimelerini günlük hayatımızda olumsuz anlamda kullanmamızdır.
oysa psikolojik egoizm sizin acil bir işiniz varken bile yolda geçen yaşlı birisine yardım etmenizi de bencillikle açıklar yardım etmemenizi de.
günlük hayatta yardım etmemek bencillikken psikolojik egozimde ikisi de bencilliktir. nötr bir bencillik anlayışı vardır. az bencillik veya çok bencillik yoktur. bencilliği iyiye veya kötüye siz yöneltirsiniz.
psikolojik egoizm ahlaki değer yargıları sunmaz. hayatı nasıl yaşaman gerektiği hakkında sana bir doktrin vermez. o var olan durumu açıklayan bir varsayımdır bir iddiadır. o’na göre sabah yaptığımız kahvaltıda tutun işe giderken seçtiğimiz güzergaha kadar her şeyi insan bencilce ve kendi faydasını düşünerek, seçimleriyle meydana getirir.
bir şey kendi olduğu için mi değerlidir yoksa insana fayda sağladığı için mi değerlidir.
bir şey sadece ve sadece insana fayda sağladığı için değerlidir.
bana fayda sağlamayan bir şeyin bende bir değeri yoktur.
ve ben sadece ben olmayı bilirim. ben sadece ben olabilirim. ben asla sen olamam. ben sadece benim bilincimde olabilirim, beni hissedebilirim, beni tanımlayabilirim. seni de ancak kendi üstümden tanımlarım. sen canım acıyor dersin ben de kendi tecrübelerime dayanarak hissederek acıyı kendi üstümden tanımlar ve seni o şekilde anlayabilirim. sen bana benim bilmediğim bir hisle gelirsen ben onun ne olduğunu bilemem. ben sadece ben olmayı biliyorsam bu işin bencillikten başka çıkar yolu yoktur ve benim için bir başkasının araç olmama ihtimali yoktur. kendi hedeflerime ulaşmamda etrafımda olan olmayan her şey benim için araçtır (u: cemre demirel). gördüğüm duyduğum deneyimlediğim her şey benim için artı niteliktedir.*
psikolojik egoizmde altruizm yoktur. çünkü doğru olduğuna inandığın şeyi yapmak da bencilliktir veya kendini merkez almaktır. bir askerin kendisini feda etmesi veya bir insanın bir başkasını kurtarmak için arabanın önüne atlaması. bunların yapılmasının altında yatan etkenler; ya kendi doğru bildiğin değerleri, inançları (bu bir din olabilir veya aileden/okuldan aldığın terbiye/eğitim veya gelenek göreneklerin olabilir) gerçekleştirmek isteyişin ya teşekkür, saygınlık bekleyişin, ya sosyal fayda bekleyişin ya da şan, şöhret, ün bekleyişin bunlardan herhangi biri veya hepsi olabilir. ayrıca ilkelerin vardır ve reddetme hakkını her zaman kullanabilirsin. ki bu da yine aynı yola çıkar
psikolojik egoizmde iyilik yapmak vardır. çünkü iyilik yapmak bencilcedir.
bizler neden iyilik yaparız.
1- çıkar beklentisi içindeyizdir ve mutluluk da bir çıkardır. eylem başarıya ulaşır veya ulaşmaz işin sonunda mutlu olur veya olmayız bu eylemin yapılış amacı için önemli değil sonuç için önemlidir. eylemin yapılış amacı beklentidir. ve bir fayda beklentisi vardır.
2- mutlu oluruz. bu bir insan için en büyük iyilik yapma nedenidir ve mutluluk bencilliktir, kendini düşünmektir. iyilik yaparız çünkü yapmassak kendimiz üzülürüz. üzülmemek için iyilik yaparız. ve yine kendimizi düşünürüz. mesela bir zenginin parasıyla hasta çocuklara yardım etmesi. bu eylem yardım eden zengini mutlu ediyordur ve zengin yardım yapıyordur. zenginin yaptığı hasta çocuklara yardım karşılıksızmış gibi gözükse de işin içinde bir çıkar vardır.
başkasının mutluluğunu görüp de mutlu oluruz. zengin adam yaptığı yardımlar sonucu mutlu olan çocukları görüp mutlu olur. yine kendi duygusunu tatmin etme yine kendi çıkarı vardır. başka bir örnek verirsek: yatalak kızına bakan annenin hayatını kızının bakımına adaması ve bunun sonucunda annenin de hasta olması ve kızı öldükten sonra annenin de kahrından ölmesi. burada anne herhangi bir çıkar beklentisi içine mi. annenin hayatını kızına adaması bencilce, kendini merkeze alarak ve fayda bekleyerek gerçekleştirdiği bir davranış mı? evet tam olarak öyle. neden? çünkü anne kızına bakmazsa kendisi üzülecek, mutsuz olacak. anne kendi hayatını kızının mutlu olmasına adıyor ve bundan beklentisi de kızının mutlu olması. veya bir dine inanıyordur ve o dinde ahiret inancı vardır. kızına şefkat beslemesi yemeyip yedirmesi cennet inancındandır. kızına bakması ve kızı için hayatını feda etmesi karşılığı olarak cennete girmeyi hedefler. *
3- teşekkür bekleriz ve o teşekkürü görmek için duymak için yaparız.
4- sosyal fayda bekleriz
5- doğru olduğuna inandığımız şeyi yaptığımız için kendimizi tatmin ederiz. dinlerin insanları eyleme yöneleten kısmının altında psikolojik egoizm vardır. ahiret inancı ve yaptıklarının karşılığını alacağına olan inanç insanları iyilik yapmaya iter. bu iyilik-doğruluk, kötülük-yanlışlık kriterini ise inanılan dindeki tanrının buyruğu belirler.
aldanma insanların samimiyetine !
menfaatleri gelir her şeyden önce...
vaad etmeseydi allah cenneti;
o'na bile etmezlerdi secde...
demiş mehmet akif ersoy.
evet beklenti içinde olma fayda bekleme bencillik dinlerde insanı eyleme geçiren faktördür. çünkü ahiret inancı vardır. ancak ve ancak ahiret vaat eden bir tanrının dini gerçekçi olabilir. onun dışındaki hiçbir ideoloji gerçekleşemez ve gerçekçi değildir (bkz: #448362">#448362). dinin insanları faaliyete geçirmesine en basitinden örnek verirsek: sadaka vermek. allah o sadaka kutusuna para atan kişiye ahireti vaat etmeseydi ve yaptığı bu iyiliğin karşılığını alacağını müjdelemeseyidi o kişi o kutuya para atar mıydı?* veya allah akrabaya bakmamızı ve yardımlaşıp iyi geçinmemizi söylemeseydi o anne çocuğuna bu kadar iyi davranır mıydı bunca çile çeker miydi? ahiret korkusu ve eyaptıklarımızın karşılığını alacağımıza olan inanç insanların dünyada iyilik yapmasına sebebiyet veren etkenlerden biridir.
psikolojik egoizm yanlışlanabilir bir şey değildir.
psikolojik egoizmi reddediyorsanız ve bunu ispata kalkışıyorsanız psikolojik egoizmi savunan birine göre psikolojik egoizmi kanıtlamış olursunuz. çünkü o zaman “bana bunu ispat etmek için yaptın. bencil bir arzuyla, haklı çıkma arzusuyla yaptın” denir. doğru olduğuna inandığımız şeyi gerçekleştirme çabasıdır bu. yine ben merkezcidir ve çıkar beklentisi vardır.
bana göre psikolojik egoizm evrimsel sürecin getirisidir. doğa canlıları bu yola itekler. ancak bilişsel yetenek, kendinin farkında olma yeteneği hayvanlarda yoktur o sadece insana özgüdür.
psikolojik egoizme yalnızca şok anında yapılan davranışlar girmez çünkü şok anında bir yaptığını başka bir seneryo içerisinde yapmayabilirsiniz. şok anında düşünemediğiniz için şok anında yaptığınız davranışların üzerine de düşünemezsiniz ve şok anında yaptığınız davranışlara göre yargı veremezsiniz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının benzetildiği ünlüler
küçükken sibel can'a benzetirlerdi. hey gidi günler hey. yaşlandık be sözlük!
devamını gör...
2022 yılı asgari ücretin 4250 tl olması
2017 1404 tl 400 $
2018 1603 tl 427 $
2019 2020 tl 382 $
2020 2324 tl 393 $
2021 2826 tl 384 $
2022 4250 tl 270$
2018 1603 tl 427 $
2019 2020 tl 382 $
2020 2324 tl 393 $
2021 2826 tl 384 $
2022 4250 tl 270$
devamını gör...
sözlük yazarlarının iban numaraları
yakında açılması muhtemel bir başlıktı, ben açayım dedim.
öyle de ileri görüşlü birisiyimdir.
sürekli olarak soru soran, anketörvari başlıklara, başlık sahiplerine bir başkaldırıdır bu tanım.
kendi silahınızla vuracağım sizleri*!
ek: başlık sahibi yitzhar da tanım giriyor anket başlıklarına, öyle de omurgasız bir yazardır kendisi.
öyle de ileri görüşlü birisiyimdir.
sürekli olarak soru soran, anketörvari başlıklara, başlık sahiplerine bir başkaldırıdır bu tanım.
kendi silahınızla vuracağım sizleri*!
ek: başlık sahibi yitzhar da tanım giriyor anket başlıklarına, öyle de omurgasız bir yazardır kendisi.
devamını gör...
dile takılan şarkı sözleri
kafayı yormam, sonuna bakmam ben adam olmam. deli gönlüm, neler ister de seni aldatamam
devamını gör...
karmaşık sayılar
kısaca karmaşık sayıların başlangıcı; del ferro(1465-1526), tartaglia(1499-1577), cardono(1501-1576) gibi bilim adamları sayesinde olmuştur.
bundan çok öncesinde de i*i = (-1) teorisi ortaya atılmış ancak kullanılmaya çok gerek görülmemiştir. ilk ortaya çıkışı 2. dereceden denklemlerin, reel kökü olmayanlarının, köklerinin bulunması adınadır. ancak bu zaman diliminde bilinmekte fakat kullanılmaya gerek görülmemektedir.
asıl öneminin farkedildiği nokta ise kübik denklemlerdir. del ferro, tartaglia ve cardono'nın bulduğu 3. dereceden denklem çözümünde her şey güzelken, rafael bombelli(1526-1572) garip bir şey farkediyor;
"(x)^3=15x+4" denklemini çözerken, kübik denklemler için çıkarılan formülün çalışmadığını farkediyor. bunun sonucunda bombelli kompleks sayıların beklenenden daha önemli olduğu sonucuna veriyor, çünkü bu kübik denklemin 3 adet reel sonucun olması gerekir.
bu karmaşık sayıların doğuşu olarak kabul edilir.
reel uzay, karmaşık uzayın bir alt kümesidir; yani her reel sayı için, imajiner kısmı 0 olan kompleks sayıdır diyebiliriz.
ne işe yaradığı fiziksel ve matematiksel olarak farklı yorumlanabilir, farklı farklı kullanım alanları vardır; ancak, en genel olarak karmaşık sayılar birden fazla eksenlerin bağımlılıkları açıklamak için kullanılırlar. x,y,z ekseninde çalışıyorsanız, bunu silindirik eksene ya da küresel eksene taşıyabilmenize imkan sağlar.
ama fiziksel olarak; doğada foton iki yerde nasıl aynı anda bulunabilir? gerçekten böyle bir şey olabilir mi ? dediğimizde; gerçekten böyle bir şeyin var olduğunu, evrenin aslında reel uzayda değil, karmaşık uzayda çalıştığını görürüz. yani karmaşık sayılarla işlem yapabilen biri evrenin tüm hareketini tanımlayabilir. bu sayede reel uzayda ifade edemediğimiz fiziksel olayları temsil edebiliriz.
bir başka güzel bir örnek ise metalik bir malzemeye giren bir ışık demetinin hızı, reel uzayda çalışan biri için; ışık hızının üzerine çıkmış olarak tanımlanır. fiziksel olarak ışık hızını aşmanın imkanı yoktur. kompleks sayılarla bu işi anlamaya çalışan biri ise; bu hızın gerçek olmadığını, sanallıktan kaynaklandığını, fiziksel gözlenemeyeceğini anlamış olur, bunun sonucunda da malzemenin kırılma indisinin kompleks sayılarla ifade edilmesi gerektiğini anlar.
fiziksel daha başka çok güzel örnekler verilebilir, olasılıklar dahi karmaşık sayılarla ifade edilirler.
bundan çok öncesinde de i*i = (-1) teorisi ortaya atılmış ancak kullanılmaya çok gerek görülmemiştir. ilk ortaya çıkışı 2. dereceden denklemlerin, reel kökü olmayanlarının, köklerinin bulunması adınadır. ancak bu zaman diliminde bilinmekte fakat kullanılmaya gerek görülmemektedir.
asıl öneminin farkedildiği nokta ise kübik denklemlerdir. del ferro, tartaglia ve cardono'nın bulduğu 3. dereceden denklem çözümünde her şey güzelken, rafael bombelli(1526-1572) garip bir şey farkediyor;
"(x)^3=15x+4" denklemini çözerken, kübik denklemler için çıkarılan formülün çalışmadığını farkediyor. bunun sonucunda bombelli kompleks sayıların beklenenden daha önemli olduğu sonucuna veriyor, çünkü bu kübik denklemin 3 adet reel sonucun olması gerekir.
bu karmaşık sayıların doğuşu olarak kabul edilir.
reel uzay, karmaşık uzayın bir alt kümesidir; yani her reel sayı için, imajiner kısmı 0 olan kompleks sayıdır diyebiliriz.
ne işe yaradığı fiziksel ve matematiksel olarak farklı yorumlanabilir, farklı farklı kullanım alanları vardır; ancak, en genel olarak karmaşık sayılar birden fazla eksenlerin bağımlılıkları açıklamak için kullanılırlar. x,y,z ekseninde çalışıyorsanız, bunu silindirik eksene ya da küresel eksene taşıyabilmenize imkan sağlar.
ama fiziksel olarak; doğada foton iki yerde nasıl aynı anda bulunabilir? gerçekten böyle bir şey olabilir mi ? dediğimizde; gerçekten böyle bir şeyin var olduğunu, evrenin aslında reel uzayda değil, karmaşık uzayda çalıştığını görürüz. yani karmaşık sayılarla işlem yapabilen biri evrenin tüm hareketini tanımlayabilir. bu sayede reel uzayda ifade edemediğimiz fiziksel olayları temsil edebiliriz.
bir başka güzel bir örnek ise metalik bir malzemeye giren bir ışık demetinin hızı, reel uzayda çalışan biri için; ışık hızının üzerine çıkmış olarak tanımlanır. fiziksel olarak ışık hızını aşmanın imkanı yoktur. kompleks sayılarla bu işi anlamaya çalışan biri ise; bu hızın gerçek olmadığını, sanallıktan kaynaklandığını, fiziksel gözlenemeyeceğini anlamış olur, bunun sonucunda da malzemenin kırılma indisinin kompleks sayılarla ifade edilmesi gerektiğini anlar.
fiziksel daha başka çok güzel örnekler verilebilir, olasılıklar dahi karmaşık sayılarla ifade edilirler.
devamını gör...
siberkondria
hastalık hastası tabirinin günümüzdeki karşılığı denebilir. siberkondria; internetin yaygınlaşması ile birlikte çıkan bir hastalık veya saplantı türüdür. internette hastalık arama hastalığı denebilir. bu hastalığa sahip olanlar en ufak bir sağlık sorunu için internetten arama yaparak kendilerine hastalık icat ederler, kendi şikayetlerine tanı koyup tedavi yöntemlerini araştırırlar. bunlar çoğu zaman çok önemsiz sayılabilecek şekilde örneğin parmağımın ucu ağrıyor tarzındadır. hemen google beye şikayetlerini yazar ve müjde kangren oldunuz, parmağınızın kesilmesi gerek sonucuna ulaşırlar. (google a başım ağrıyor yazın hemen beyin kanserisiniz tanısı cevaplar arasından çıkmaktadır). işin garibi bu kişiler, şikayetleri ile ilgili doktora gitseler bile doktora değil internette okuduklarına inanır ve bir türlü ikna olmazlar.
devamını gör...
normal sözlük fenomeni olacağını düşündüğünüz yazarlar
özgeçmişine hobiler başlığı açıp kitap okumak yazan kafa sözlük yazarlarımızdan biri olmayacağına eminim. *
devamını gör...
tanımadığın biriyle sohbet etmek
rahatlatan bi eylem. bir daha nerde görücem düşüncesi ile ne var ne yok anlatılıp iç dökülür. mis gibi de olur terapi gibi. he sonra samimiyet kurup kurmamak size kalmış.
devamını gör...
yazarların hoşuna giden kelimeler
filhakika.
öğrendiğimden beri kullanmak için can atıyorum. uygun zaman, mekan kovalıyorum. bir cümlenin içine sıkıştıramadan öleceğim diye uyku gözüme girmedi yaklaşık iki aydır. bu başlığa kısmetmiş. bu yükü artık taşıyamıyordum, iyi oldu.*
öğrendiğimden beri kullanmak için can atıyorum. uygun zaman, mekan kovalıyorum. bir cümlenin içine sıkıştıramadan öleceğim diye uyku gözüme girmedi yaklaşık iki aydır. bu başlığa kısmetmiş. bu yükü artık taşıyamıyordum, iyi oldu.*
devamını gör...
kanal istanbul
siyasal islam'ın türk milletine sokacağı son kazık gibi görünen projedir. artık bu borçların da altından 50 yılda anca çıkarız.
devamını gör...
dışarıda etrafı izlemekten fotoğraf çekememek
melodi23 ukdesi
aslında istemsizce de olsa yapılan en güzel şeydir.gözlerin ile hissetmek.. sonrasında belki alelade bir fotoğraf çekersin ve ona baktıkça bütün duygular içine dolar.
aslında istemsizce de olsa yapılan en güzel şeydir.gözlerin ile hissetmek.. sonrasında belki alelade bir fotoğraf çekersin ve ona baktıkça bütün duygular içine dolar.
devamını gör...
tartışmayı bilmeyen insan
kavgacı insandır. kelimelerinin kıyafetsiz kalmasından ya da kelime dağarcığının yetersiz oluşundan belki de çirkefliğinden olsa gerek sizinle medenice tartışmak yerine kavga etmeyi tercih eder. bu insanlara ne derseniz deyin kendinizi veya düşüncelerinizi özgürce ifade edemezsiniz, boşuna kürek çekmeyin. koşarak uzaklaşın.
ne demiş mevlana, " edepli, edebinden susar. edepsiz de ben susturdum zanneder".
ne demiş mevlana, " edepli, edebinden susar. edepsiz de ben susturdum zanneder".
devamını gör...
yaş ilerledikçe azalan şeyler
kızgınlık seviyem. eskiden birine kızdığımda yıllarca küs kalabilir zerre de bundan hayıflanmazdım. yaş aldıkça kızdığım kişilere küsmeyecek kadar yok saydığımı farkettim.
“onlar yoktu
bakıyorlar, bekliyorlar, öldürüyorlardı.insanlara görünmüyorlardı.”
onlar yoktu- dean koontz
“onlar yoktu
bakıyorlar, bekliyorlar, öldürüyorlardı.insanlara görünmüyorlardı.”
onlar yoktu- dean koontz
devamını gör...
insanların sanata ihtiyaç duymalarının sebebi
karnı doyanların ruhunu doyurmak istemelerinden dolayı oluşan ihtiyaç.
devamını gör...


