eşkışkın
ışkın otu, doğu ve güneydoğu bölgelerindeki tüm illerimizin 1500 –2500 m yüksekliklerinde kayalık ve çakıl yamaçlarda kendiliğinden yetişmektedir. bazı kaynaklarda bu yükseklik 1000- 4000 m. arası olarak verilmektedir. ülkemiz dışında iran,suriye, ırak, ermenistan, azerbaycan, afganistan ve pakistan’da da yetişmektedir.
devamını gör...
18 yaşındayım ilk ilişkime girdim çok mutlu oldum
başlığı "ilk işime girdim" diye okudum, "ayıp bir şey değil" yazısını da, "bu işsizlikte nispet yapar gibi, ne paylaşıyorsun"'a savunma sandım.
ah, masum ben.
ah, masum ben.
devamını gör...
sen de mi brütüs
shakespeare'in julius sezar'ında sezarın brutusten yediği bıçak darbesine karşın söylediği söz. devamı "yıkıl öyleyse sezar" şeklindedir. beklenmedik birinden gelen darbeyi ifade eder. lakin okuyanlar bilir ki; kitap julius sezar kadar brütüs'ün de tragedyasıdır.
devamını gör...
bojack horseman
90'lı yıllarda bir aile dizisinde oynadığı rolüyle çok ünlenen ancak üstüne bir şey koyamadığı ve yeni trendlere yetişemediği için artık ünlü olmayan bojack adında bir atın konu edildiği netflix çizgi dizisidir. ülkemizde de aslında bu tabire uyan çok ünlü var, isim vermeyi doğru bulmuyorum.
"is this a crossover episode?" repliğiyle, her işinde başarılı olan ama aslında üç gram beyni olmamasıyla aklıma kazınan mr.peanutbutter'ı, kimlik bunalımından çıkmayı dileyen diane nguyen'i, kariyerine kendini kaptırıp yaşlanınca aile hayali kuran princess carolyn ve akademik başarıyla zekanın farklı şeyler olduğunu gördüğümüz todd'u anmamak olmaz.
on numara dizidir. son sezon biraz yavaş ilerler ama çok güzel hayat dersleri vardır içinde.
"is this a crossover episode?" repliğiyle, her işinde başarılı olan ama aslında üç gram beyni olmamasıyla aklıma kazınan mr.peanutbutter'ı, kimlik bunalımından çıkmayı dileyen diane nguyen'i, kariyerine kendini kaptırıp yaşlanınca aile hayali kuran princess carolyn ve akademik başarıyla zekanın farklı şeyler olduğunu gördüğümüz todd'u anmamak olmaz.
on numara dizidir. son sezon biraz yavaş ilerler ama çok güzel hayat dersleri vardır içinde.
devamını gör...
tutuşmuş beraber
şimdiye kadar başlığının açılmamış olmasına şaşırdığım harika bir melike şahin şarkısıdır.
buradan
sen yine bildiğin gülü kokla
benim çoktan günüm belli
hem annem hem babam sendin
böyle ufalanma merhem elindeydi
gelmedi elimden
dökülemedi inan dilimden
susuyorsam bir bildiğimden
sevdiğimden, gördüğümden
tutuşmuş beraber, ellerimiz yangın ezelden
gidiyorsam çok sevmekten
yanmaktan, ölmekten
bir dermanı çok görüp de
boynu büküp gittin içe sinip de
ayağımdan kaydı gitti
toprağım sendin, depremim de
buradan
sen yine bildiğin gülü kokla
benim çoktan günüm belli
hem annem hem babam sendin
böyle ufalanma merhem elindeydi
gelmedi elimden
dökülemedi inan dilimden
susuyorsam bir bildiğimden
sevdiğimden, gördüğümden
tutuşmuş beraber, ellerimiz yangın ezelden
gidiyorsam çok sevmekten
yanmaktan, ölmekten
bir dermanı çok görüp de
boynu büküp gittin içe sinip de
ayağımdan kaydı gitti
toprağım sendin, depremim de
devamını gör...
herkese yetişip kendine geç kalanlar kulübü
herkese yetişmeye çalışıp en çok yetişmesi gerektiğine, en çok yetişmek istediğine geç kalanlar var bir de. bir daha hiç acele edemiyorsun zaten.
devamını gör...
mebus paltosu
amatör hikayeler ve özellikle rus edebiyatı konusunda güzel mizah yapan yazar arkadaşım. aman çizgini bozma, böyle devam et.bizde okuyalım gülelim eğlenelim hep.
devamını gör...
tek vuruş
top ile oynanan, minimum 3 kişi oynanan bir oyundur
öncelikle tüm oyuncular sırayla topu sektirir. en az sektiren oyuncu kaleye geçer.
diğer oyunculardan herhangi biri taç kullanarak oyunu başlatır. amaç topa üst üste 2 kere dokunmadan kaleye gol atmaktır. bu yüzden oyuncular topa sırayla vurarak gol atmaya çalışır. kaleci ise oyuncunun attığı şutu havada tutarak veya oyuncuları top ile vurarak kaleye geçirir. oyuncular yedikleri gollerin sayılarına ve nasıl attıklarına göre puan alırlar. belirli bir puana gelince oyuncu oyundan çıkarılır. genelde 20-30 puan arasındadır. oyuncunun puanı çıkarılma puanına yaklaştığında yine belirlenene göre (genelde 5-10 puan önce) yöreden yöreye göre değişen bizim buralarda '' maymun'' denilen bir duruma gelir. örneğin belirlenen puana ulaştınız ve maymun oldunuz. size 1 kereliğine istediğiniz yere kadar topla açılma hakkı verilir. istediğiniz kişinin peşinden koşar ve onu vurursunuz. o kişi kaleye geçer. bu sayede size 1 şans daha verilmiş olur.
kaleye geçme şartları:
-topa 2 kere dokunmanız
- kaleci tarafından atılan bir top yere değmeden ilk size değmesi.
- topu kornere atmanız
not: kaleciye çarpıp kornere giderse. oyuncu kaleye geçmez. mevcut kaleci kalede kalır. kalenin yanından veya korner çizgisinin herhangi yerinden taç kullanılır.
-aut'a atmanız ( yalnız çoğu yerde üst aut geçmez derler bu yüzden bu kural oyun başında belirlenir)
- kalecinin vurduğunuz topu yere değmeden havada yakalaması
puanlama:
- şut : 1 puan
-kafa: 3 puan
-omuz: 9 puan
-beşik: 5 puan
not: topu sektirirseniz her bir sektirme için ekstra 1 puan eklenir. çeşitli kombolarda yapabilirsiniz. örneğin 3 kere sektirdiniz ve kafa attınız 6 puan eder. diğer oyuncularla da kombo yapabilirsiniz. arkadaşınız 2 sektirir kafayla size atar sizde omuz atarsınız birde beşik girer (naptın!!?) 2+3+9+5 ten 19 puan yapar.
maymunda( adı mahalleden mahalleye bile değişiyor.) topu elinize alıp koşuyorsunuz topu attığınızda kime gelirse o kaleye geçer. ıska ise kaleci olmaya devam ediyorsunuz.
belirlenen puana gelen oyuncular oyundan çıkar. kaleden çıktığınızda puanınız silinmez. ne ise bir daha kaleye geçtiğinizde oradan devam eder.
son 2 kişi kaldığında beşerden penaltı çekilir. eşit kalınırsa sırayla penaltı çekilmeye devam edilir.
anlamadığınız herhangi bir yer varsa sorabilirsiniz.
not: terimler ve bazı kurallar yaşadığınız yere göre değişebilir.
öncelikle tüm oyuncular sırayla topu sektirir. en az sektiren oyuncu kaleye geçer.
diğer oyunculardan herhangi biri taç kullanarak oyunu başlatır. amaç topa üst üste 2 kere dokunmadan kaleye gol atmaktır. bu yüzden oyuncular topa sırayla vurarak gol atmaya çalışır. kaleci ise oyuncunun attığı şutu havada tutarak veya oyuncuları top ile vurarak kaleye geçirir. oyuncular yedikleri gollerin sayılarına ve nasıl attıklarına göre puan alırlar. belirli bir puana gelince oyuncu oyundan çıkarılır. genelde 20-30 puan arasındadır. oyuncunun puanı çıkarılma puanına yaklaştığında yine belirlenene göre (genelde 5-10 puan önce) yöreden yöreye göre değişen bizim buralarda '' maymun'' denilen bir duruma gelir. örneğin belirlenen puana ulaştınız ve maymun oldunuz. size 1 kereliğine istediğiniz yere kadar topla açılma hakkı verilir. istediğiniz kişinin peşinden koşar ve onu vurursunuz. o kişi kaleye geçer. bu sayede size 1 şans daha verilmiş olur.
kaleye geçme şartları:
-topa 2 kere dokunmanız
- kaleci tarafından atılan bir top yere değmeden ilk size değmesi.
- topu kornere atmanız
not: kaleciye çarpıp kornere giderse. oyuncu kaleye geçmez. mevcut kaleci kalede kalır. kalenin yanından veya korner çizgisinin herhangi yerinden taç kullanılır.
-aut'a atmanız ( yalnız çoğu yerde üst aut geçmez derler bu yüzden bu kural oyun başında belirlenir)
- kalecinin vurduğunuz topu yere değmeden havada yakalaması
puanlama:
- şut : 1 puan
-kafa: 3 puan
-omuz: 9 puan
-beşik: 5 puan
not: topu sektirirseniz her bir sektirme için ekstra 1 puan eklenir. çeşitli kombolarda yapabilirsiniz. örneğin 3 kere sektirdiniz ve kafa attınız 6 puan eder. diğer oyuncularla da kombo yapabilirsiniz. arkadaşınız 2 sektirir kafayla size atar sizde omuz atarsınız birde beşik girer (naptın!!?) 2+3+9+5 ten 19 puan yapar.
maymunda( adı mahalleden mahalleye bile değişiyor.) topu elinize alıp koşuyorsunuz topu attığınızda kime gelirse o kaleye geçer. ıska ise kaleci olmaya devam ediyorsunuz.
belirlenen puana gelen oyuncular oyundan çıkar. kaleden çıktığınızda puanınız silinmez. ne ise bir daha kaleye geçtiğinizde oradan devam eder.
son 2 kişi kaldığında beşerden penaltı çekilir. eşit kalınırsa sırayla penaltı çekilmeye devam edilir.
anlamadığınız herhangi bir yer varsa sorabilirsiniz.
not: terimler ve bazı kurallar yaşadığınız yere göre değişebilir.
devamını gör...
görücü usulü evlenmek
"görücü usulü bir aşk istiyorum,
görünce göresim gelsin,
görmeyince ölesim..."
demiş, ilhan berk.
görünce göresim gelsin,
görmeyince ölesim..."
demiş, ilhan berk.
devamını gör...
normal sözlük yönetiminin pkk propagandasına göz yumması
zartoşt herr holz gibi adamların sözlükte bulunması dahi bu sözlük için utanç kaynağıdır kimse kusura bakmasın.
devamını gör...
normal sözlük'te küfrün serbest olması gerekliliği
sayın yazarlar,
küfür etmek isteyenin gidebileceği başka sözlükler varken bu çaba niye? ekmek değil su değil küfür. kafa sözlüğe kendinizi küfürsüz ifade etmek için bir fırsat gözüyle bakın. yook olmuyor, ben küfretmeden duramıyorum, elim ayağım titriyor diyorsanız da kimse sizi zorla tutmuyor. burda kalın diye de yalvarmıyor, bilin istedim.
küfür etmek isteyenin gidebileceği başka sözlükler varken bu çaba niye? ekmek değil su değil küfür. kafa sözlüğe kendinizi küfürsüz ifade etmek için bir fırsat gözüyle bakın. yook olmuyor, ben küfretmeden duramıyorum, elim ayağım titriyor diyorsanız da kimse sizi zorla tutmuyor. burda kalın diye de yalvarmıyor, bilin istedim.
devamını gör...
yalıçapkını
bilimsel adı alcedo atthis olan, sulak alanlarda yaşayıp balıklarla beslenen ve 15 ila 20 santimetre arasında bir boy uzunluğuna sahip olan kuş türüdür.
sırtı parlak mavi, bacakları kısa, gagası uzun ve sivri, omuzları yeşil/haki renklerindedir.
(bkz: iskele kuşu)
tanım2: duyunca duygularımı yerle yeksan eden bir suavi şarkısıdır.
buradan
sırtı parlak mavi, bacakları kısa, gagası uzun ve sivri, omuzları yeşil/haki renklerindedir.
(bkz: iskele kuşu)
tanım2: duyunca duygularımı yerle yeksan eden bir suavi şarkısıdır.
buradan
devamını gör...
yaş günü kutlamasında hiçbir heyecan belirtisi göstermeyen baba
doğaldır yas günü kutlanmamalı ve yas tutulmalıdır.
devamını gör...
mahlassızım
yeni farkettiğim yazar arkadaşım. tanımlarını okurken gelen döner ekmeğin içinin dolu dolu olduğunu görünce yaşadığım mutluluğu yaşıyorum.
devamını gör...
biontech vs sinovac
biontech oldum. aşı sonuçta beklediğimiz bir şeydi. hangisini olursanız her hâlükârda katkısı olacaktır diye düşünüyorum.
devamını gör...
martin luther
marin luther bildiğiniz üzere bir devrimci niteliğindedir, ikoldür. ancak ben belki de daha öncesinde kimsenin bakmadığı bir perspektiften kendisini irdelemek isterim kısaca. martin luther tercüme aşığı bir insandı. tercümeyi kutsal bir iş olarak görürdü, sonuçta tanrı kelamını çeviren birisiydi. bu noktada incil'in tekrardan bir okumasının yapılması gerektiğini, incil'e yeni bir bakış açısıyla yaklaşmanın faydalı olacağını düşünmüş olsa gerek yeni bir tercümeye niyetlendi. bunu da common people dediğimiz reaya halk için yapacaktı, bu ideolojik bir duruştur en nihayetinde.
martin luther bu eylemiyle birlikte iki adet dilbilimsel başarı elde etmiştir tercüme adına:
1. incil'in yeni bir tercümesini sağlamak için öncelikle elimizdeki en eski kaynağa dönmeliyiz diyerek eski ahit'i ibranice, yeni ahit'i ise yunanca almıştır kendisine kaynak metin olarak. bunu yaparken kimi papazlarla gerçekten papaz olmuştur, zira kimi katoliklere göre yaptığı çok yanlıştı.
2. tüm bu eskiye dönme ritüelinin ardından metni olabildiğince alman kültürüne yakın dönüştürmüştür. dikkatinizi çekerim, dönüştürmüştür, tercüme etmemiştir. ardından bu metnin üzerinde çalışıp gerekli tercümeleri sağlamıştır. zira insan kendi kültürü ve dili kadar düşünüp hareket edebilir, özgürce at koşturmak varken neden kendini sınırlasın ki ait olmadığı bir dilin imkanları dahilinde?
bu iki madde günümüzde kullanılan "globalization and localization" geleneğinin de ilk uygulanışı olarak görülebilir tarih sahnesinde. zaten martin luther yaptığı devrimle bir olay değiştirmekten ziyade farklı bir başlangıç noktası sağlamıştır çeşitli alanlar için. iyi bir tercüman mıydı bilemem, ancak tercüman personasının gerçekten sağlam olduğunu söylemek mümkündür.
martin luther bu eylemiyle birlikte iki adet dilbilimsel başarı elde etmiştir tercüme adına:
1. incil'in yeni bir tercümesini sağlamak için öncelikle elimizdeki en eski kaynağa dönmeliyiz diyerek eski ahit'i ibranice, yeni ahit'i ise yunanca almıştır kendisine kaynak metin olarak. bunu yaparken kimi papazlarla gerçekten papaz olmuştur, zira kimi katoliklere göre yaptığı çok yanlıştı.
2. tüm bu eskiye dönme ritüelinin ardından metni olabildiğince alman kültürüne yakın dönüştürmüştür. dikkatinizi çekerim, dönüştürmüştür, tercüme etmemiştir. ardından bu metnin üzerinde çalışıp gerekli tercümeleri sağlamıştır. zira insan kendi kültürü ve dili kadar düşünüp hareket edebilir, özgürce at koşturmak varken neden kendini sınırlasın ki ait olmadığı bir dilin imkanları dahilinde?
bu iki madde günümüzde kullanılan "globalization and localization" geleneğinin de ilk uygulanışı olarak görülebilir tarih sahnesinde. zaten martin luther yaptığı devrimle bir olay değiştirmekten ziyade farklı bir başlangıç noktası sağlamıştır çeşitli alanlar için. iyi bir tercüman mıydı bilemem, ancak tercüman personasının gerçekten sağlam olduğunu söylemek mümkündür.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
"saçmalama, yazma" dedi bir dost ve o şimdi uyudu ve kulaklıkta streotipa* var, dönüyor, dönüyor, durmadan dönüyor.
yazacağım tabii ki ama o adam anlatsın, ben olamadım.
gündüz, 10 dakikalık bir yola gideceğim ama yürümek azap. dolmuş, el, durdu. arka en sol, güneş, sıcak.
3. dakikada sanırım dizimin üstüne kırmızı siyah bir arkadaş yerleşti, kırmızı ışıkta beklerken fotoğrafını çektim, öyle huysuz ki, yerinde duramayan bişi ama benden de ayrılmıyor, sevdi beni ya da bir mesaj, o an bilmiyorum.
uçar diye bekliyorum uçmuyor, dokunsam ölecek ufacık. ineceğim yere gelmek üzereyim, gözüm onda ama artık ne yaparsa yapsın dedim, boşverdim. hep öyle yapmaz mıyım zaten?
inilecek yer, devlet grisi binalar.
içimden "sen arabada kal, gez işte, ne güzel" dedim, zor bela çıktım arabadan.
üstümü düzelteyim diyorum, orada.
sol omuzumda bana bakıyor.
güldüm, "nasıl istersen?" dedim, kulağıma yaklaşmasını beklemeden, yoluma yürüdüm. bilmiyordum ki ya o / ya da / akrabası olan aynı elbiseyi giymiş başka bir böcek yine karşıma çıkacak ileriki saatlerde?
biri birgün bişi demişti benim için, "bir kere yolunuz kesiştiğinde kopamıyorsunuz.". doğru yalan bilemiyorum, onun yalancısıyım.
/ beni bir kadının hikayesinde yaşatan arkadaşım,teşekkür ederim
sahi, sen ne diyecektin bana? /
yazacağım tabii ki ama o adam anlatsın, ben olamadım.
gündüz, 10 dakikalık bir yola gideceğim ama yürümek azap. dolmuş, el, durdu. arka en sol, güneş, sıcak.
3. dakikada sanırım dizimin üstüne kırmızı siyah bir arkadaş yerleşti, kırmızı ışıkta beklerken fotoğrafını çektim, öyle huysuz ki, yerinde duramayan bişi ama benden de ayrılmıyor, sevdi beni ya da bir mesaj, o an bilmiyorum.
uçar diye bekliyorum uçmuyor, dokunsam ölecek ufacık. ineceğim yere gelmek üzereyim, gözüm onda ama artık ne yaparsa yapsın dedim, boşverdim. hep öyle yapmaz mıyım zaten?
inilecek yer, devlet grisi binalar.
içimden "sen arabada kal, gez işte, ne güzel" dedim, zor bela çıktım arabadan.
üstümü düzelteyim diyorum, orada.
sol omuzumda bana bakıyor.
güldüm, "nasıl istersen?" dedim, kulağıma yaklaşmasını beklemeden, yoluma yürüdüm. bilmiyordum ki ya o / ya da / akrabası olan aynı elbiseyi giymiş başka bir böcek yine karşıma çıkacak ileriki saatlerde?
biri birgün bişi demişti benim için, "bir kere yolunuz kesiştiğinde kopamıyorsunuz.". doğru yalan bilemiyorum, onun yalancısıyım.
/ beni bir kadının hikayesinde yaşatan arkadaşım,teşekkür ederim
sahi, sen ne diyecektin bana? /
devamını gör...
deep discoverer
uzaktan kumandalı bir denizaltı aracıdır. abd ticaret bakanlığı kapsamında faaliyet gösteren ulusal okyanus ve atmosfer idaresine bağlı araştırma ekiplerinden birine bağlı olup deniz altı çalışmalarında kullanılmaktadır.
okyanusun derinliklerindeki araştırmalarda kullanıldığı için yüksek basınca dayanıklı olmak zorundadır. öyle ki okyanusun bazı derinliklerinde basınç değeri açık hava basıncının 1000 katına kadar çıkabilmektedir. işin ilginç yanı ise okyanusun bu inanılmaz basınç değerine sahip derinliklerinde yaşamını sürdüren çok sayıda deniz canlısı türünün bulunmasıdır.
okyanusun derinliklerindeki araştırmalarda kullanıldığı için yüksek basınca dayanıklı olmak zorundadır. öyle ki okyanusun bazı derinliklerinde basınç değeri açık hava basıncının 1000 katına kadar çıkabilmektedir. işin ilginç yanı ise okyanusun bu inanılmaz basınç değerine sahip derinliklerinde yaşamını sürdüren çok sayıda deniz canlısı türünün bulunmasıdır.
devamını gör...
kendi inandığı yalanları tasdiklemek için gerçeklere gözünü kapatan insan
gözünü kapatan kendine kapatır. haliyle gözünü açan da kendine açar. bu göz böyle bir organ işte arkadaşlar. göz bittiyse kulağa geçebilirsiniz, o da aynı.
devamını gör...
