türkiye'deki 196 rektörden 68'inin uluslararası makalesinin olmaması
cumaya gidip gitmediklerine ve bıyık şekillerine bakıldığı için akademik yeterliliğin pek önemi yoktur.
devamını gör...
kafamıza göre radyo yayını
merhaba sözlük. bugün yine kutsal cumartesi. ilk hafta ''trakya gecesi'' ile kurtlarımızı döktük, sonrasında ''sagopa kajmer'' gecesi ile atarlandık. bu akşam da yine bambaşka bir içerik ve bambaşka bir konsept ile sözlüğümüz radyosunda sizlerle birlikte olacağım. peki bu akşam ne mi var?
bu akşam unuttuklarımız var. bu akşam unuttuklarımızı hatırlayacağız. hayatımızdan bir dönem rüzgar gibi geçen fakat sonrasında devamlılık gösteremeyenleri hatırlayacağız. 90'lara gideceğiz ve o yıllarda tek bir şarkı ile hayatlarımıza bomba gibi girip hafızalarımızda yer eden ve sadece bir şarkı ile ünlenen isimleri dinleyeceğiz.
sizler için hafızamı biraz zorlayıp bu isimlere ulaştım ve şimdilerde neler yapıyorlar, müzik piyasalarına hızlı girişlerinin devamı neden gelmedi gibi soruları kendilerine sordum. hepsiyle ayrı ayrı söyleşilerde bulundum. tabi o kadar da değil, adamların o meşhur şarkılarını internet ortamında bulmak dahi zorlaşmış iken o kadarını yapamazdım herhalde.
akşama 20.30'da sözlük radyoda sizleri bekliyor olacağım. '' evet tam o saatte müsaitim kesin dinlerim'' diyorsan (bkz: hadi yine iyisin)
beyler siz de geliyorsunuz dimi? herkes gelemese de (bkz: birkaç iyi adam) gelse de kafi
(bkz: çıtır kızlar) sizler de yerinizi almayı unutmayın. bu akşam 20.30'da görüşmek üzere.
bu akşam unuttuklarımız var. bu akşam unuttuklarımızı hatırlayacağız. hayatımızdan bir dönem rüzgar gibi geçen fakat sonrasında devamlılık gösteremeyenleri hatırlayacağız. 90'lara gideceğiz ve o yıllarda tek bir şarkı ile hayatlarımıza bomba gibi girip hafızalarımızda yer eden ve sadece bir şarkı ile ünlenen isimleri dinleyeceğiz.
sizler için hafızamı biraz zorlayıp bu isimlere ulaştım ve şimdilerde neler yapıyorlar, müzik piyasalarına hızlı girişlerinin devamı neden gelmedi gibi soruları kendilerine sordum. hepsiyle ayrı ayrı söyleşilerde bulundum. tabi o kadar da değil, adamların o meşhur şarkılarını internet ortamında bulmak dahi zorlaşmış iken o kadarını yapamazdım herhalde.
akşama 20.30'da sözlük radyoda sizleri bekliyor olacağım. '' evet tam o saatte müsaitim kesin dinlerim'' diyorsan (bkz: hadi yine iyisin)
beyler siz de geliyorsunuz dimi? herkes gelemese de (bkz: birkaç iyi adam) gelse de kafi
(bkz: çıtır kızlar) sizler de yerinizi almayı unutmayın. bu akşam 20.30'da görüşmek üzere.
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz cümlesi
(bkz: ay hadi inşallah)
devamını gör...
kar
maalesef artık istanbul'a yağmayan, yağsa da tutmayan bir hava olayı.
devamını gör...
normal sözlük’e küfür gelmeli mi sorunsalı
bir şeyi ifade ederken/ açıklarken neden küfüre ihtiyaç duyarız ki?
devamını gör...
tanım fullemek
facebook çok az kullanmış bir insan olarak orda hiç yapmadığım bir şeydi. genelde provokatif paylaşımlar yapardım.
devamını gör...
türkiye cumhuriyeti tarihinde hiçbir zaman refah ve zengin bir dönem olmadı
yukarıdaki arkadaşa katılıyorum. bu ülkenin burnu bataktan asla ama asla çıkamayacak. sebebi basit. çünkü bu millet gerizekalı. evet bunu bir türk milliyetçisi olarak üzülerek söylüyorum ki bu millettin çoğunluğu gerizekalıdır. ulan mustafa kemal atatürk gibi dünyanın gelmiş geçmiş en ender dehalarından birisi bu millete nasip oldu, o bile yaranamadı, o bile adam edemedi bu milleti. adam varlığını bu millete terk etti, ölünce arkasından sövdüler, emanetine sahip çıkmadılar, ne kadar yapmayın dediği şey varsa gittiler onu yaptılar. ben gerçekten artık bu iktidara da kızmıyorum. ne olacak oğlum sağ gitse sol gelecek, ahmet gitse mehmet, mehmet gitse namert gelecek. bu millet akıllanmadıkça hiçbir şey düzelmeyecek. nereden mi biliyorum ? çünkü okuyorum, izliyorum, görüyorum. açın bakın ne diyor cem karaca:
yerel ve genel seçim
seçin bakalım seçin
ki dön babam dönelim
aynı yere gelelim. bu döngü kısır döngü demiş adam yıllar önce. ne diyor kemal sunal kibar feyza filminde : “ben bu ağayı öldürdüm ama yerine başkası geldi. ee ne değişti ? ne diyor ince memed : ben ağaları öldürüyorum, yerine daha kötüsü geliyor. o halde ben bu işi niye yapıyorum ? işte biz böyle bir kısır döngünün içine saplanıp kaldık. bu milletin uyanacağı, gözünün açılacağı falan da yok. üç aşşağı beş yukarı bir şekilde gidecek gittiği yere kadar. ben çok uğraştım çıktım konuştum, yanlışa yanlış dedim. ben stresten genç yaşımda hastalığa kalırken, gençler instagramda kedi storysi paylaşıyordu. bu saatten sonra da hiç kendimi yoramam artık. bana bir noktadan sonra eyvallah...
yerel ve genel seçim
seçin bakalım seçin
ki dön babam dönelim
aynı yere gelelim. bu döngü kısır döngü demiş adam yıllar önce. ne diyor kemal sunal kibar feyza filminde : “ben bu ağayı öldürdüm ama yerine başkası geldi. ee ne değişti ? ne diyor ince memed : ben ağaları öldürüyorum, yerine daha kötüsü geliyor. o halde ben bu işi niye yapıyorum ? işte biz böyle bir kısır döngünün içine saplanıp kaldık. bu milletin uyanacağı, gözünün açılacağı falan da yok. üç aşşağı beş yukarı bir şekilde gidecek gittiği yere kadar. ben çok uğraştım çıktım konuştum, yanlışa yanlış dedim. ben stresten genç yaşımda hastalığa kalırken, gençler instagramda kedi storysi paylaşıyordu. bu saatten sonra da hiç kendimi yoramam artık. bana bir noktadan sonra eyvallah...
devamını gör...
yazarların en kürt özellikleri
soru eki kullanmayıp jest minik ve vurgu ile cümleme soru anlamı verebiliyorum.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydınlar sözlük ahalisi. deli dürtmedi ama kedim dürttü 06:00'da uyandım. bugün acayip enerjiğim. bir koşu avusturya kapılarına sefer düzenlerim o derece...*
kop kop
kop kop
devamını gör...
amin maalouf
25 şubat 1944 beyrut doğumlu lübnan'lı yazar. annesi türk kökenli mısır'lıdır aynı zamanda. yapıtlarında sıklıkla asya ve akdeniz çevresini dekor olarak kullanır. yazarın ikinci romanı semerkant dünya çapında bilinirliğini oldukça arttırmış ve pek çok dile çevrilmiştir. tarihteki yaşamış(çoğunlukla tanınmış) kişileri ve başından geçen olayları hayal gücünün katkısıyla oldukça etkili bir üslup ve kurgu kullanarak okuyucuya aktarır ki kendisinin zaman içerisinde bu kadar popüler olması tesadüf değildir.
yazarın eserleri;
afrikalı leo (1986)
semerkant (1988)
ışık bahçeleri (1991)
beatrice'den sonra birinci yüzyıl (1992)
tanios kayası (1993)
doğunun limanları (1996)
yüzüncü ad (2000)
yolların başlangıcı (2004)
doğu'dan uzakta (2012)
yazarın eserleri;
afrikalı leo (1986)
semerkant (1988)
ışık bahçeleri (1991)
beatrice'den sonra birinci yüzyıl (1992)
tanios kayası (1993)
doğunun limanları (1996)
yüzüncü ad (2000)
yolların başlangıcı (2004)
doğu'dan uzakta (2012)
devamını gör...
alkol tüketmekle övünmek
alkol tüketenleri eleştirmeyi marifet sanmak!
devamını gör...
sinop cezaevi
karadeniz turunun vazgeçilmez uğrak noktalarından birisidir. üst tanımlarda yazarlarımız bahsetmiş bazı filmlerin ve dizilerin çekildiği yerlerden birisi olmuştur zamanında. bunlar dışında, sanırım kanal 7 ye yayınlanmış, bilinmeyen eşkiya dünyaya hükümdar olmaz filmi ile tatar ramazan dizisi de burada çekilmiştir.
derlermiş ki giren bir daha çıkamazmış buradan, sabahattin ali de boşyere aldırma gönül dememiş zamanında.
bahçesinde hikayesi olan bir dut ağacı vardır. ağaç eski mahkumlardan hüseyin pehlivan tarafından dikilmiştir. ağacın hemen yanında da hikayesi zaten paylaşılmaktadır. hikayesi de kendi kaleminden şu şekildedir:
--- alıntı ---
"dut ağacı bu! dikmek için müdüriyete yazı yazmam lazım. 'maruzat' deriz biz ona. yazı gider müdürün önüne, müdür bana bakar; 'hüseyin pehlivan' yazı yazmış. cezaevinde birçokları 'yazar' derdi bana. öyle çağırırlardı beni. müdür beni çağırıp 'yazı yazmışsın söyle bakalım ne istiyorsun?' dedi. 'sayın müdürüm, ben bir dut ağacı dikmek istiyorum' dedim. 'nereye dikeceksin? neden ? ne yapacaksın dut ağacını ? yani dut ağacı büyüyecek, dut verecek, herkes bunun dutundan yiyecek , sana dua edecek öyle mi?' dedi.
ben de ' bu dut ağacı büyüdüğü zaman 20 sene, 30 sene, 50 sene sonra neyse , kaç yıl sonra olursa olsun, büyüdüğü zaman buraya gelen mahkumlar diyecekler ki ; ' bu dut ağacını diken kişi idamdan kurtulmuş, müebbet cezaya çarptırılmış. müebbet cezayı da bitirmiş çıkmış buradan.' bu şekilde teselli kaynağı olacak onlar için. ben bunu düşünüyorum, daha ümidimi yitirmedim.
ben bir gün çıkacağım buradan, hiç ümidimi yitirmedim' dedim."
--- alıntı ---
mutlu son: teselli ağacını diken hüseyin pehlivan umutlarındaki gibi tahliye olmuştur.
derlermiş ki giren bir daha çıkamazmış buradan, sabahattin ali de boşyere aldırma gönül dememiş zamanında.
bahçesinde hikayesi olan bir dut ağacı vardır. ağaç eski mahkumlardan hüseyin pehlivan tarafından dikilmiştir. ağacın hemen yanında da hikayesi zaten paylaşılmaktadır. hikayesi de kendi kaleminden şu şekildedir:
--- alıntı ---
"dut ağacı bu! dikmek için müdüriyete yazı yazmam lazım. 'maruzat' deriz biz ona. yazı gider müdürün önüne, müdür bana bakar; 'hüseyin pehlivan' yazı yazmış. cezaevinde birçokları 'yazar' derdi bana. öyle çağırırlardı beni. müdür beni çağırıp 'yazı yazmışsın söyle bakalım ne istiyorsun?' dedi. 'sayın müdürüm, ben bir dut ağacı dikmek istiyorum' dedim. 'nereye dikeceksin? neden ? ne yapacaksın dut ağacını ? yani dut ağacı büyüyecek, dut verecek, herkes bunun dutundan yiyecek , sana dua edecek öyle mi?' dedi.
ben de ' bu dut ağacı büyüdüğü zaman 20 sene, 30 sene, 50 sene sonra neyse , kaç yıl sonra olursa olsun, büyüdüğü zaman buraya gelen mahkumlar diyecekler ki ; ' bu dut ağacını diken kişi idamdan kurtulmuş, müebbet cezaya çarptırılmış. müebbet cezayı da bitirmiş çıkmış buradan.' bu şekilde teselli kaynağı olacak onlar için. ben bunu düşünüyorum, daha ümidimi yitirmedim.
ben bir gün çıkacağım buradan, hiç ümidimi yitirmedim' dedim."
--- alıntı ---
mutlu son: teselli ağacını diken hüseyin pehlivan umutlarındaki gibi tahliye olmuştur.
devamını gör...
ilişkilere dair acı gerçekler
zamanı gelince yolları ayırmazsan,hak ettiğinden fazla değer verirsen acınacak duruma düşersin.
devamını gör...
hayvan hikayeleri
bir julio cortázar kitabıdır.
büyük ve ilginç yazar julio cortazar kaybettiğimiz merhameti yerine koymamız için uğraşmış bu kitapta. arjantinli yazar bize zehirli et verip öldürmememiz gereken, aslında buna gücümüzün de yetmeyeceği hayvanları anlatıyor romanıyla. zihnimiz bir sirke dönüştüğüne göre bu kitap bizim için çok ideal olabilir.
julio cortazar bu kitabında hayvanlarla ilgili zihninizin labirentlerini daha da içinden çıkışmaz bir hale getirecek sorularla başabaş bırakıyor sizi.
hayvanlarla aranız nasıldır? onları sever misiniz? yoksa korkar mısınız onlardan? hiç kendinize ait bir evcil hayvanınız oldu mu? bir köyde ya da bir çiftlikte hayvanlarla zaman geçirdiniz mi? ismini sizin koyduğunuz bir hayvan oldu mu peki? hiç öldürdünüz mü bir hayvanı? herhangi birini? yediniz mi birileri tarafından öldürülen bir hayvanı? hiç ağzınızdan küçük tavşanlar fışkırıp yaşadığınız evin sağını solunu sardı mı? ya da bir kaplanla paylaştınız mı yaşadığınız evi birbirinizi rahatsız etmeden? evinizi fareler istila edip sizi bir köşeye sıkıştırdılar mı? hayatınızda aşk umuduyla var olan birine hamamböceği dolgulu çikolata ikram ettiniz mi hiç? hiç gerçekten canlı bir hayvan gördünüz mü sahi?
içinden çıkılamayan hem nalına hem mıhına öyküler cortazar’dan...
büyük ve ilginç yazar julio cortazar kaybettiğimiz merhameti yerine koymamız için uğraşmış bu kitapta. arjantinli yazar bize zehirli et verip öldürmememiz gereken, aslında buna gücümüzün de yetmeyeceği hayvanları anlatıyor romanıyla. zihnimiz bir sirke dönüştüğüne göre bu kitap bizim için çok ideal olabilir.
julio cortazar bu kitabında hayvanlarla ilgili zihninizin labirentlerini daha da içinden çıkışmaz bir hale getirecek sorularla başabaş bırakıyor sizi.
hayvanlarla aranız nasıldır? onları sever misiniz? yoksa korkar mısınız onlardan? hiç kendinize ait bir evcil hayvanınız oldu mu? bir köyde ya da bir çiftlikte hayvanlarla zaman geçirdiniz mi? ismini sizin koyduğunuz bir hayvan oldu mu peki? hiç öldürdünüz mü bir hayvanı? herhangi birini? yediniz mi birileri tarafından öldürülen bir hayvanı? hiç ağzınızdan küçük tavşanlar fışkırıp yaşadığınız evin sağını solunu sardı mı? ya da bir kaplanla paylaştınız mı yaşadığınız evi birbirinizi rahatsız etmeden? evinizi fareler istila edip sizi bir köşeye sıkıştırdılar mı? hayatınızda aşk umuduyla var olan birine hamamböceği dolgulu çikolata ikram ettiniz mi hiç? hiç gerçekten canlı bir hayvan gördünüz mü sahi?
içinden çıkılamayan hem nalına hem mıhına öyküler cortazar’dan...
devamını gör...
geceye bir söz bırak
"yardım et bana; söyleyebildiklerimden daha fazlasını anla!"
(bkz: franz kafka)
(bkz: franz kafka)
devamını gör...
online oyunlarda yaşanan rezil durumlar
knight online oynamaya ilk başladığım dönemlerde karakterime o döneme göre oldukça iyi oyun parası kasmıştım. daha sonra bu oyun parasıyla karakterin eline düzgün bir silah almak için pazarın yolunu tuttum. bir o tezgaha bakıyorum bir diğer tezgaha... tezgah başında bekleyen oyunculara birer birer selam verip, "en son kaça verirsin usta " yazarak, ticari zekamı kullanarak uygundan silah almayı planlıyorum. sonrasında mesajıma cevap veren bir satıcı, diğerlerine nazaran bayağı uygun fiyat çekince, "ahaa işte bu!" diyerek atladım sazan gibi.
eleman tezgaha misal 50m'ye koyduğu silahı bana 30m'ye vereceğini söylemişti. daha sonrasında transfer yapacağımız "trade" ekranı yani ticaret ekranı açıldı. ben paramı koydum, herif silahı... mouse ile silahın üzerine gelerek baktım, gözlerim parlıyor, büyük kardayım. daha sonrasında ne olduysa bu ticaret ekranı kapandı. herifçioğlu tekrar ticaret isteği attı, kabul ettim. tekrar paramı koydum, herif itemi koydu, ticaretimiz sonlandı. daha sonrasında hevesle itemi elime alayım der iken, bir de ne göreyim? herif bana esas alacağım silahla aynı silahı, fakat düşük özellikli olanını vermiş. tabii ben mesaj atıp rica minnet yazdım herife, kar eder mi? herif cevap vermiyor, istifini bozmadı. olan bizim emeğimize, kastığımız coinlerimize oldu...
eleman tezgaha misal 50m'ye koyduğu silahı bana 30m'ye vereceğini söylemişti. daha sonrasında transfer yapacağımız "trade" ekranı yani ticaret ekranı açıldı. ben paramı koydum, herif silahı... mouse ile silahın üzerine gelerek baktım, gözlerim parlıyor, büyük kardayım. daha sonrasında ne olduysa bu ticaret ekranı kapandı. herifçioğlu tekrar ticaret isteği attı, kabul ettim. tekrar paramı koydum, herif itemi koydu, ticaretimiz sonlandı. daha sonrasında hevesle itemi elime alayım der iken, bir de ne göreyim? herif bana esas alacağım silahla aynı silahı, fakat düşük özellikli olanını vermiş. tabii ben mesaj atıp rica minnet yazdım herife, kar eder mi? herif cevap vermiyor, istifini bozmadı. olan bizim emeğimize, kastığımız coinlerimize oldu...
devamını gör...
normal sözlük seni seviyorum mesajı etkinliği
burayı canlandıracak bir etkinlik. herkes ufak bir hoşlantı da olsa bir gönül kayma olasılığı da olsa bunu yaşadığı kişiye 'seni seviyorum' mesajı yazacak... ortalık kızışır biraz belki...
atıp gelin buraya yazın... hayır duası edin biraz bana... iyi ki varsın abdul sen olmasan içimde patlayacaktı deyin.
karşılık da alırsınız belki belli olmaz.
atıp gelin buraya yazın... hayır duası edin biraz bana... iyi ki varsın abdul sen olmasan içimde patlayacaktı deyin.
karşılık da alırsınız belki belli olmaz.
devamını gör...
kendini insan sarrafı sanan insan
bildiği yanıldığına yetmiyordur.
devamını gör...
