martin heidegger
martin heidegger öncelikli olarak bir varoluşçu filozof değil varlık filozofudur ki kendi felsefesinin temelini oluşturan dasein zaten ontolojinin merkezine varoluşçuluktaki var olanın aksine "varlık"ı koymasıyla biçimlenmiştir.
heidegger ontolojinin temel sorusu olarak öncelikle "varlıklı ne?" demiştir ancak sonrasında bunu bir üst basamağa taşıyıp "varlık kim" diye sormuştur ve bize orada (da) varlık (sein) anlaman gelen dasein'ı sunmuştur.
(bkz: dasein)
onu diğer filozoflardan ayıran en önemli ikinci özellik de varlığı zaman fenomeni ile beraber düşünmüş hatta varlığın dasein'a dönüşünün alevlendiricisini zaman/zamansallık (ölümlülük) olarak öne sürmüştür.
heidegger ontolojinin temel sorusu olarak öncelikle "varlıklı ne?" demiştir ancak sonrasında bunu bir üst basamağa taşıyıp "varlık kim" diye sormuştur ve bize orada (da) varlık (sein) anlaman gelen dasein'ı sunmuştur.
(bkz: dasein)
onu diğer filozoflardan ayıran en önemli ikinci özellik de varlığı zaman fenomeni ile beraber düşünmüş hatta varlığın dasein'a dönüşünün alevlendiricisini zaman/zamansallık (ölümlülük) olarak öne sürmüştür.
devamını gör...
terk edilmemek için yalvarmak
insanın aciz durumuna düştüğü durumdur. genelde kendisinde olmadığı için böyle bir hata yapar. kendini hiçe sayıp sevgisine sığınır. sevdiği insanı kaybedecek olmanın verdiği korkuyla yalvarır sonra pişman olur o ayrı.
devamını gör...
açık ve net konuşan insan
kendini doğru ifade etmek isteyen insandır. ne kendini yorar ne de karşısındakini. neyi isteyip neyi istemediğini çok iyi bilir ve buna göre hareket eder. dolambaçlı yollarla kendini, derdini anlatıp karşı tarafın anlamasını bekleyerek yolu uzatmakla, enerjisini boştan yere harcamakla uğraşmak istemez. onun yerine alır karşısına çat çat konuşur. karşı taraf anlar anlamaz, orası da artık onu bağlar.
bence doğru bir iletişimde kesinlikle olması gerekendir. çünkü sen kendini anlatamıyorsan, karşıdaki de seni anlayamıyorsa; ortada zaten bir iletişim yoktur. iletişim yoksa ilişki de yoktur.
a düşüncesiyle b konuşursun, karşındaki c anlar. sonra yok öyle derken böyle mi demek istedi, ben böyle anladım ama doğru mu anladım. açık ve net konuştuğunuzda dahi bazı insanlar tarafından anlaşılamayabiliyorsunuz zaten, ne diye yorasınız kendinizi.
peki bu özellik size ne kazandırır? zaman kazandırır, gereksiz yere harcanmamış enerji kazandırır. bu özelliğinizin zoruna gittiği gereksiz insanların hayatınızdan çıkmasını kazandırır. çevrenizdeki insanların size güvenini kazandırır. konuşulamadığı için bir türlü çözülemeyen problemlerin çözümlerini kolaylaştırır.
fakat çizgiyi aşıp patavatsızlığa kaydığınızda işin rengi değişir. aman dobra olacağım derken, patavatsız olmayın. yoksa yine en başa döner, iletişimi kaybederiz.
bence doğru bir iletişimde kesinlikle olması gerekendir. çünkü sen kendini anlatamıyorsan, karşıdaki de seni anlayamıyorsa; ortada zaten bir iletişim yoktur. iletişim yoksa ilişki de yoktur.
a düşüncesiyle b konuşursun, karşındaki c anlar. sonra yok öyle derken böyle mi demek istedi, ben böyle anladım ama doğru mu anladım. açık ve net konuştuğunuzda dahi bazı insanlar tarafından anlaşılamayabiliyorsunuz zaten, ne diye yorasınız kendinizi.
peki bu özellik size ne kazandırır? zaman kazandırır, gereksiz yere harcanmamış enerji kazandırır. bu özelliğinizin zoruna gittiği gereksiz insanların hayatınızdan çıkmasını kazandırır. çevrenizdeki insanların size güvenini kazandırır. konuşulamadığı için bir türlü çözülemeyen problemlerin çözümlerini kolaylaştırır.
fakat çizgiyi aşıp patavatsızlığa kaydığınızda işin rengi değişir. aman dobra olacağım derken, patavatsız olmayın. yoksa yine en başa döner, iletişimi kaybederiz.
devamını gör...
yeraltından notlar
dostoyevski'nin gerçek dünyadan kendini soyutlamış bir insanın hezeyanlarını, kendisiyle ve toplumla olan çatışmalarını muhteşem tespitlerle anlattığı romanı.
romandaki psikolojik tasvirler öylesine güçlü ki karakteri okumakla kalmıyor adeta yaşıyorsunuz. karakterin birbirine zıt ruh halleri arasındaki gidiş gelişleri içinize işliyor. mutlaka kendinizden bir şeyler buluyorsunuz romanda.
devamını gör...
epidemiyoloji
epidemiyoloji, toplumdaki hastalık ve sağlıkla ilgili durumların dağılımlarını, görülme sıklıklarını ve bunların nedenlerini inceleyen bir bilim dalıdır. sağlığı geliştirmek ve hastalıkları azaltmak için sağlık bilgilerini toplamayı, yorumlamayı ve kullanmayı amaçlar. epidemiyoloji kelimesi kökenini yunanca'dan almıştır.
devamını gör...
30 mayıs 2021 sedat peker'in 8. videosu
azıcık siyaset takip edenlerin tahmin ettiği olayların isim ve yer verilerek açıklanması, azıcık akpseverlerin canlı yayında kızıldenizi ikiye bölse inanmayacakları konuşmalardır.
devamını gör...
islamcıların sevdiği her şeyden nefret etmek
sevişmeyi de çok seviyorlar, ben de seviyorum. lan yoksa...
devamını gör...
müslüman olma sebepleri
kuranı kerim’in diğer kitaplara göre daha ilahi durması.
ciddiyim şaka değil.
diğer kutsal kitapları bir insanın yazdığı belli oluyor.
ama kuranı kerim daha ilahi geliyor bana insan elinden çıkmadığı daha belirgin geliyor.
veya ben müslüman bir ailede büyüdüğüm için öyle görüyorum bilmiyorum.
ciddiyim şaka değil.
diğer kutsal kitapları bir insanın yazdığı belli oluyor.
ama kuranı kerim daha ilahi geliyor bana insan elinden çıkmadığı daha belirgin geliyor.
veya ben müslüman bir ailede büyüdüğüm için öyle görüyorum bilmiyorum.
devamını gör...
hz. muhammed
sadece diri diri toprağa gömülen kız çocuklarını bu durumdan kurtarması bile benim kendisine hayranlık ve saygı duymam için yeterde artar bile.
devamını gör...
en garibinize giden turşu çeşidi
kozalak turşusu da yapılıyormuş. duyunca oldukça garibime gitmişti.
devamını gör...
israil denilince akla gelenler
ülkemizdeki tatlı su müslümanlarını ortaya çıkaran devlet. tiktokta çekilmiş israil zulmü videosu paylaşan paylaşana. ablacım önce 5 bin liralık siyonist çantanı masaya koy da öyle tartışalım. israil mallarını boykot edelim hadi. nasıl giriyorsa haberimiz olmadan bu ülkeye. elimden gelen şimdilik kalben buğz etmek.
devamını gör...
evcil cadi maki civcivi
her gün profilini ziyaret ettiğim, sevdiğim bir yazar. tanımları çok içten. kendisiyle sohbet etme imkanım da oldu. çok mükemmel bir dinleyici. çok tatlı ve neşeli bir insan. siz yazın biz okuyalım efenim. keyifli sözlüklerr dilerimm.*
devamını gör...
masa da masaymış ha
edip cansever'in 1947 yılında dirlik düzenlik isimli kitabında yer alan şiiri. şairin hiç sevmediği, hatta başına dert olmuş şiiri. bu şiir, hep peşinden gelmiş, herkesin diline bu şiiri yerleşmiş.
bir gün ahmet muhip dıranas ile oturup dertleşirlerken aynı şiirden söz açılınca üstat, bıktım ben bu masa şiirimden, benim başka şiirlerim de var. deyince dıranas da ben de fahriye abla şiirimden bıktım, ne yapalım her şairin bıktığı bir şiiri var karşılığını vermiş.
bir gün ahmet muhip dıranas ile oturup dertleşirlerken aynı şiirden söz açılınca üstat, bıktım ben bu masa şiirimden, benim başka şiirlerim de var. deyince dıranas da ben de fahriye abla şiirimden bıktım, ne yapalım her şairin bıktığı bir şiiri var karşılığını vermiş.
devamını gör...
sabahın köründe terk edilmek
çapaklı gözlerle gözünü açıp ondan mesaj gelmiş mi diye bakmışsındır. evet var hem de koca bir metin. gece uyumayan sevgilin sana upuzun bir metinle veda etmiştir. sabahın köründe terk edilmişsindir. arasan da nafile, çoktan engellenmişsindir her taraftan. allah kimseye sabahın köründe terk edilmeyi göstermesin, ikindiden sonra terk edilin hep.*
devamını gör...
işimiz öğretmenlerin yüzünü güldürmek
öğretmenlerin yüzünü güldürmek mi? öğrenciye derse devam mecburiyeti vermeden öğretmenlerin ek ders ücretini kesmek, günde 12 saat ders koymak gibi muhteşem bir eğitim düzeniyle mi? yapmayın sayın bakan, artık sadece komik oluyorsunuz.
devamını gör...
orhan veli kanık
ilk ezberlediğim şiirin şairidir kendisi.
“ağlasam sesimi duyar mısınız,
mısralarımda;
dokunabilir misiniz,
göz yaşlarıma, ellerinizle?
bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
bu derde düşmeden önce.
bir yer var, biliyorum;
her şeyi söylemek mümkün;
epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
anlatamıyorum “
“ağlasam sesimi duyar mısınız,
mısralarımda;
dokunabilir misiniz,
göz yaşlarıma, ellerinizle?
bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
bu derde düşmeden önce.
bir yer var, biliyorum;
her şeyi söylemek mümkün;
epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
anlatamıyorum “
devamını gör...
alman çikolataları
bende de nasıl bir ağız varsa hangi paketini bitirsem geçici olarak günlük dertleri unutturan üstün alaman malı çikolatalar .
devamını gör...
meja (yazar)
vikipedinin vücut bulmuş halidir.
devamını gör...
güne psikolojik bir tespit bırak
devamını gör...
insanı mutlu eden bedava şeyler
kar yağışı.
devamını gör...