anneliğe has keyifler
büyümüş hallerini hayal ettiğinden daha mutlu anları büyüdüklerinde yaşatmaları. iyi ki doğmuşlar kuzularım benim.
devamını gör...
çaya kaç şeker
şekere artık uyuşturucu muamelesi yapıldığından dolayı gizlice atıyorum. yakalanırsam şifa sadece içicinin diyorum.
devamını gör...
sözlükte okumak ama yazmamak
sözlükte sadece okuma seçeneğini seçen, yazmak için beklemeyi tercih eden yazarlar topluluğudur. yazmak için biraz daha sabreden yazarlardır.
devamını gör...
çocukken sahip olunan yanlış bakış açıları
etrafta kara çarşaflı birkaç kadın görüp, anneme nedenini sorduğumda; "inançları onu gerektiriyor." cevabıyla allah'ın da kara çarşaflı, tabir-i caizse mordor diyarı'nda yaşayan bir varlık olduğunu kafamda resmetmem. hatta bazen hala aynı şekilde rüyalarıma bile girdiği oluyor. ayrıca o zamanlar mordor diyarı'nı hayal edebilmem bile mucize. yoktu o zamanlar the lord of the rings filan. yani, tabii ki vardı; yıllardır var ama benim ulaşma imkanım yoktu. *
devamını gör...
goodkafas meet the mods
bugünkü kafa kesitlerinde moderasyon ekibini tanıyoruz. kafa konseyi hakkında bilgiler edineceğiniz bir içerikle karşınızdayım.
2 dakika 41 saniye klavyelerinizi bırakın ve bu eşsiz şölenin keyfini çıkarın. *
(bkz: yoldaş benjamin franklin) , (bkz: helios) ,(bkz: eyluling) , (bkz: eraa) , (bkz: hi my i run) , (bkz: hazall) , (bkz: iko) , (bkz: uykusuzkahve) , (bkz: patagonyalı) , (bkz: mellisho) ve bir adet sürpriz konuğumuz bulunmaktadır. *
goodkafa ekibiyle tanışın o halde;
buradan izleyebilirsiniz.
önceki film kesitim;
(bkz: the matrix: portakal revolutions)
2 dakika 41 saniye klavyelerinizi bırakın ve bu eşsiz şölenin keyfini çıkarın. *
(bkz: yoldaş benjamin franklin) , (bkz: helios) ,(bkz: eyluling) , (bkz: eraa) , (bkz: hi my i run) , (bkz: hazall) , (bkz: iko) , (bkz: uykusuzkahve) , (bkz: patagonyalı) , (bkz: mellisho) ve bir adet sürpriz konuğumuz bulunmaktadır. *
goodkafa ekibiyle tanışın o halde;
buradan izleyebilirsiniz.
önceki film kesitim;
(bkz: the matrix: portakal revolutions)
devamını gör...
aşığım diye peri bacasına sprey boya sıkan cahiller
devamını gör...
konçerto
sonat formunda yazılırlar. bu eserler, orkestraya karşı bir enstrümanın veya bir grup enstrümanın virtüözitesini ön plana çıkaracak şekilde bestelenip, sergilenmek amacıyla ortaya konmuştur. dönemlere ve bestecilere göre bölüm sayısı değişen sonat formu olduğundan, konçertoların da formu sonat formuna bağlı olarak değişmiştir.
devamını gör...
westworld
felsefesiyle, enfes replikleriyle , oyunculuklarıyla , müzikleriyle , kendi kendine çalan piyanosuyla leziz distopik bir bilim-kurgu dizisi.
--- alıntı ---
"insan zekası tavus kuşunun tüyleri gibiymiş. eşini etkilemek için var olan abartılı bir gösteri gibiymiş. tüm sanat, edebiyat, biraz mozart w. shakespeare ,michelangelo sadece karmaşık bir çiftleşme töreni. belki temel sebepler için bu kadar çok şey başarmamızın hiç de bir önemi yoktur."
--- alıntı ---
--- alıntı ---
"insan zekası tavus kuşunun tüyleri gibiymiş. eşini etkilemek için var olan abartılı bir gösteri gibiymiş. tüm sanat, edebiyat, biraz mozart w. shakespeare ,michelangelo sadece karmaşık bir çiftleşme töreni. belki temel sebepler için bu kadar çok şey başarmamızın hiç de bir önemi yoktur."
--- alıntı ---
devamını gör...
ezilenler
nobel ödüllü, mısırlı, 70 yıllık yazarlık kariyeri boyunca 340’tan fazla hikaye, 30’dan fazla roman yayımlamış, yeri gelmiş hakkında ölüm fetvaları verilmiş usta yazar (bkz: necib mahfuz)’un bir kitabıdır.
kitap, odaklanma problemi olanlar için takip edilmesi zor bir kitap çünkü; baştan sona ilerleyen bir hikaye içerisinde çok fazla karakter girip çıkıyor hikayeye. bazıları kısa ömürlü oluyor bu karakterlerin, bazıları sayfalar boyu devam edebiliyor. ama yine de tüm bu zorluğuna rağmen çok beğendiğim bir eserdir ezilenler.
kalemine hakim olduğum bir yazar necib mahfuz. misal; daha öncesinde okuduğum (bkz: cebelavi sokağı’nın çocukları) isimli kitabı da bunun gibiydi. hatta birbirine çok benzettiğim iki kitaptır bu iki kitap.
her biri farklı huyları, farklı mizaçları olan bir sürü karakter geliştirip dahil ediyor hikayelerine. yani kitabın başıyla sonu arasına düz bir çizgi çeksek; bu çizgi üzerinde hiç değilse 30’dan fazla karakter okuyacaksınızdır kitabın sonuna kadar, çok garip…
kitap bir derviş tekkesinin önüne bırakılan kundakta bir bebekle başlıyor. hiçbir karakterini ebediyete kadar yaşatmamaya yemin etmiş yazarımızın kitaptaki bir çok karakteri de , işte bu bebeğin soyundan geliyor.
özetle biz de kitap boyunca bu sülalenin başından geçen destansı, acınası, zenginlik, açlık ve yoksulluk ihtiras, hırs vb. gibi bir sürü durumun olduğu olayların içine giriyor, çözümlemelerde bulunuyor, derdiyle dertleniyor, sevinciyle gülüyoruz. bazen sürgün oluyoruz, bazen sürgün ediyoruz. kabilelerle savaşıyoruz, dostluklar kuruyoruz.
okuyucusundan okuyucusuna farklılık gösteren bu kitap yukarıda anlattığım nedenlerden ötürü çok çabuk sıkılmaya meyilli kimselere tavsiye etmeyeceğim türden bir kitaptır.
ilgilisi ise kesinlikle beğenecektir…
kitap, odaklanma problemi olanlar için takip edilmesi zor bir kitap çünkü; baştan sona ilerleyen bir hikaye içerisinde çok fazla karakter girip çıkıyor hikayeye. bazıları kısa ömürlü oluyor bu karakterlerin, bazıları sayfalar boyu devam edebiliyor. ama yine de tüm bu zorluğuna rağmen çok beğendiğim bir eserdir ezilenler.
kalemine hakim olduğum bir yazar necib mahfuz. misal; daha öncesinde okuduğum (bkz: cebelavi sokağı’nın çocukları) isimli kitabı da bunun gibiydi. hatta birbirine çok benzettiğim iki kitaptır bu iki kitap.
her biri farklı huyları, farklı mizaçları olan bir sürü karakter geliştirip dahil ediyor hikayelerine. yani kitabın başıyla sonu arasına düz bir çizgi çeksek; bu çizgi üzerinde hiç değilse 30’dan fazla karakter okuyacaksınızdır kitabın sonuna kadar, çok garip…
kitap bir derviş tekkesinin önüne bırakılan kundakta bir bebekle başlıyor. hiçbir karakterini ebediyete kadar yaşatmamaya yemin etmiş yazarımızın kitaptaki bir çok karakteri de , işte bu bebeğin soyundan geliyor.
özetle biz de kitap boyunca bu sülalenin başından geçen destansı, acınası, zenginlik, açlık ve yoksulluk ihtiras, hırs vb. gibi bir sürü durumun olduğu olayların içine giriyor, çözümlemelerde bulunuyor, derdiyle dertleniyor, sevinciyle gülüyoruz. bazen sürgün oluyoruz, bazen sürgün ediyoruz. kabilelerle savaşıyoruz, dostluklar kuruyoruz.
okuyucusundan okuyucusuna farklılık gösteren bu kitap yukarıda anlattığım nedenlerden ötürü çok çabuk sıkılmaya meyilli kimselere tavsiye etmeyeceğim türden bir kitaptır.
ilgilisi ise kesinlikle beğenecektir…
devamını gör...
boza
vefa'dan alınır, oradan yürüye yürüye süleymaniye'ye çıkılır. istanbul'un neden bir semtine bile bir ömrün yetmeyeceğini böyle anlar insan.
devamını gör...
bir yazarın cinsiyetini anlamak için gerekenler
özel mesaj atıyorsanız bol bol ''reis, başkan, müdür, abi, kardeş'' falan diyeceksiniz. eğer işbu kişi bir hanımefendi ise ''reis mi :d ihihi ben kızım ama'' diyecektir.
devamını gör...
sigara içmeyen insan
buyrun benim.
ama ne acı ki tüm arkadaşlarım içiyor.
haliyle pasif içici oluyorum.
kendi dumanımda mı boğulsam diye arada sorguluyorum kendimi.
sonra vazgeçiyorum.
dünyanın parası ya.
ben bir de kalite meraklısıyım, içeceksem kaliteli olanı içecem illa.
yok ben böyle iyiyim.
arkadaşlarım da kalsın.
öyle de ölecem böyle de ölecem.
bari ölümüm sevdiklerimin elinden olsun.*
ama ne acı ki tüm arkadaşlarım içiyor.
haliyle pasif içici oluyorum.
kendi dumanımda mı boğulsam diye arada sorguluyorum kendimi.
sonra vazgeçiyorum.
dünyanın parası ya.
ben bir de kalite meraklısıyım, içeceksem kaliteli olanı içecem illa.
yok ben böyle iyiyim.
arkadaşlarım da kalsın.
öyle de ölecem böyle de ölecem.
bari ölümüm sevdiklerimin elinden olsun.*
devamını gör...
sözlük yazarlarının çocuklarına vermek istedikleri isimler
umut
adının hakkını vererek yaşamasını da öğreteceğim.
adının hakkını vererek yaşamasını da öğreteceğim.
devamını gör...
kahve
vazgeçilmezdir özellikle filtre kahve
devamını gör...
spontane radyo yayını
istek parça yapabiliyor muyuz, çocukluğumun en güzeli ‘bir kadın çizeceksin’ yok mu bi ? *
devamını gör...
zehir
üstteki yazar arkadaşın da dediği gibi zehiri zehir yapan dozdur. şaman öğretisine göre ihtiyaçtan fazla olan her şey zehirdir.
devamını gör...
gündelik kötülüğün lüzumlu işlevi
robert sheckley’nin ithaki bilimkurgu klasikleri serisinden çıkan mevki uygarlığı isimli kitabının kırk dokuzuncu sayfasında bahsedilen vaazın konusudur.
dünyadan sürgün edilen her türlü suçlunun hafızaları silindikten sonra alındıkları suçlulara ait olan omega gezegeninde kötülük dininin rahibi olan ingemar amcanın kara zuhur’u onurlandırmak için kötülüğün neden tapınılması gereken bir şey olduğunu anlattığı vaazın hemen ardından (bkz: kara ayin)de bir bakire kurban edilir.
ingemar amca hacılar sınıfına dahildir ve dünyada bir rahipken omega gezegenine yollanır. vaazı esnasında kötülüğe sadece kutsal pazartesi gecesi değil her gün ibadet edilmesi gerektiğini belirtir öncelikle.
ingemar amcaya göre kötülük icraatı hayatın tamamını doldurmalıdır. büyük bir günahkar olmak herkese nasip olacak bir nimet değildir. ama insan bunun için çabalamaktan da vazgeçmemelidir.
insanın hayatı boyunca yaptığı ve önemsiz gibi görünen küçük kötülükler toplanıp bir kötülükler bütünü oluşturduğunda kara zuhur bundan çok memnun olacaktır. küçük başlangıçlar bir kötülük azizi olmak için önemli bir yoldur.
lüzumlu zıtlar kanunu gereği iyiliğin var olmasına da izin veren kara zuhur’u memnun etmek elden geldiğince kötülük yapmaya bağlıdır.
ve asla unutulmamalıdır ki kötülüğe hizmet etmek içini ille de zengin olmak gerekmez, bir fakir de kolaylıkla kötülük yapabilir. yeter ki gündelik hayatında lüzumlu kötülükleri ihmal etmesin.
tüm bunların sonucunda da kötülük omega gezegeninde ortalama yaşam süresi olan üç dünya yılını bazıları için uzatacak bazıları içinse kısaltacaktır. ancak omega gezegenindeki kötülük baki kalacaktır.
dünyadan sürgün edilen her türlü suçlunun hafızaları silindikten sonra alındıkları suçlulara ait olan omega gezegeninde kötülük dininin rahibi olan ingemar amcanın kara zuhur’u onurlandırmak için kötülüğün neden tapınılması gereken bir şey olduğunu anlattığı vaazın hemen ardından (bkz: kara ayin)de bir bakire kurban edilir.
ingemar amca hacılar sınıfına dahildir ve dünyada bir rahipken omega gezegenine yollanır. vaazı esnasında kötülüğe sadece kutsal pazartesi gecesi değil her gün ibadet edilmesi gerektiğini belirtir öncelikle.
ingemar amcaya göre kötülük icraatı hayatın tamamını doldurmalıdır. büyük bir günahkar olmak herkese nasip olacak bir nimet değildir. ama insan bunun için çabalamaktan da vazgeçmemelidir.
insanın hayatı boyunca yaptığı ve önemsiz gibi görünen küçük kötülükler toplanıp bir kötülükler bütünü oluşturduğunda kara zuhur bundan çok memnun olacaktır. küçük başlangıçlar bir kötülük azizi olmak için önemli bir yoldur.
lüzumlu zıtlar kanunu gereği iyiliğin var olmasına da izin veren kara zuhur’u memnun etmek elden geldiğince kötülük yapmaya bağlıdır.
ve asla unutulmamalıdır ki kötülüğe hizmet etmek içini ille de zengin olmak gerekmez, bir fakir de kolaylıkla kötülük yapabilir. yeter ki gündelik hayatında lüzumlu kötülükleri ihmal etmesin.
tüm bunların sonucunda da kötülük omega gezegeninde ortalama yaşam süresi olan üç dünya yılını bazıları için uzatacak bazıları içinse kısaltacaktır. ancak omega gezegenindeki kötülük baki kalacaktır.
devamını gör...
bir dosta alınabilecek hediyeler
evinde bir ihtiyacı var ise bu göz önündeyse bunu alırsanız çok güzel olur
devamını gör...
yazar nicklerinden cümle kurmak
kimse viski içmiyor mu acaba dediğim başlık.. bugün de yalnızız..
devamını gör...


