anneliğe has keyifler
çocuğu çağırıp çocuk efendim dedikten sonra bir şey dememek.
devamını gör...
sensör
ne sensör ne ben söyleyeyim esprisine maruz kalan bir teknolojik sistemdir.
musluklarda ve lambalarda kullanılması su ve elektrik tasarrufu açısından önemlidir.
musluklarda ve lambalarda kullanılması su ve elektrik tasarrufu açısından önemlidir.
devamını gör...
kanser
kanser, hem genetik hem epigenetik bir hastalıktır. yani, kanserleşmede görülen genom değişiklikleri, dna'daki mutasyonlarla sınırlı değildir; epigenetik değişiklikler de bu süreçte rol oynamaktadır.
kanserde basitçe, 3 tane ana gen tipinden bahsedebiliriz :
1-onkogenler (kanserleşmeye neden olan genler),
2-proto-onkogenler (normalde sorunsuz yaratmayan fakat çeşitli mutasyonlar sonucu onkogenlere dönüşebilen genler)
3-tümör baskılayıcı genler (kontrolsüz büyümeyi baskılayan genler)
genetik olarak, dna'da mutasyon birikmesi sonucunda kanserleşme oluşur. bu mutasyonlar genetik olarak aileden gelebilir ya da dış etmenlerle (sigara, uv, vs) sonradan edinilebilir. örneğin, bir tümör baskılayıcı gende oluşan mutasyon, bu genin işlevini (yani kontrolsüz büyümeyi) bozabilir ve kanserleşmenin yolunu açabilir. bunun sonucu olarak hücrenin kontrolsüz büyümesi, değişmesi, ve sonrasında yayılması görülür. dolayısıyla, kanserlerde sıklıkla hücre döngüsünü, bunun regülasyonunu ve dna tamir mekanizmalarını etkileyen genlerde mutasyonların saptanması şaşırtıcı değildir. fakat genetik, tek başına, kanserleşme mekanizmalarının aydınlatılmasında yetersiz kalmaktadır. burada devreye epigenetik girer.
epigenetik, gen ifadesini düzenleyen ancak (genetikten farklı olarak) dna dizisini etkilemeyen olaylar (metilasyon, histon modifikasyonları, vs) ile ilgilenir. bu epigenetik değişimler, dna dizisindeki nükleotitlerin dizisini değiştirmez, fakat genlerin ifade miktarlarını belirler. örneğin, epigenetik değişimlerle onkogenlerin aktivasyonu (aşırı üretimi) ve tümör baskılayıcı genlerin fonksiyonunu yitirmesi ya da işlevinin azalması sonucunda da, dna dizisi değişmeden, kanserleşmenin yolu açılabilmektedir.
kanserde basitçe, 3 tane ana gen tipinden bahsedebiliriz :
1-onkogenler (kanserleşmeye neden olan genler),
2-proto-onkogenler (normalde sorunsuz yaratmayan fakat çeşitli mutasyonlar sonucu onkogenlere dönüşebilen genler)
3-tümör baskılayıcı genler (kontrolsüz büyümeyi baskılayan genler)
genetik olarak, dna'da mutasyon birikmesi sonucunda kanserleşme oluşur. bu mutasyonlar genetik olarak aileden gelebilir ya da dış etmenlerle (sigara, uv, vs) sonradan edinilebilir. örneğin, bir tümör baskılayıcı gende oluşan mutasyon, bu genin işlevini (yani kontrolsüz büyümeyi) bozabilir ve kanserleşmenin yolunu açabilir. bunun sonucu olarak hücrenin kontrolsüz büyümesi, değişmesi, ve sonrasında yayılması görülür. dolayısıyla, kanserlerde sıklıkla hücre döngüsünü, bunun regülasyonunu ve dna tamir mekanizmalarını etkileyen genlerde mutasyonların saptanması şaşırtıcı değildir. fakat genetik, tek başına, kanserleşme mekanizmalarının aydınlatılmasında yetersiz kalmaktadır. burada devreye epigenetik girer.
epigenetik, gen ifadesini düzenleyen ancak (genetikten farklı olarak) dna dizisini etkilemeyen olaylar (metilasyon, histon modifikasyonları, vs) ile ilgilenir. bu epigenetik değişimler, dna dizisindeki nükleotitlerin dizisini değiştirmez, fakat genlerin ifade miktarlarını belirler. örneğin, epigenetik değişimlerle onkogenlerin aktivasyonu (aşırı üretimi) ve tümör baskılayıcı genlerin fonksiyonunu yitirmesi ya da işlevinin azalması sonucunda da, dna dizisi değişmeden, kanserleşmenin yolu açılabilmektedir.
devamını gör...
ısrar
fazla ısrar bir yerden sonra tacize girer. lakin kimin hangi konuda ısrar ettiğine ve bunun için hangi yolları denediğine bağlı olarak hoşa gidebileceğini ve başarıya ulaşabileceğini düşündüğüm bir tavır.
devamını gör...
başıboş saatler
sevgilinin koyuna alındığı saatlerdir.
başıboş saatlerde
alırım koynuma sevgilimi
başıboş saatlerde
çözülür ipleri dünyanın
başıboş saatlerde
kararır gözleri sevdanın
başıboş saatlerde
alırım koynuma sevgilimi
başıboş saatlerde
alırım koynuma sevgilimi
başıboş saatlerde
çözülür ipleri dünyanın
başıboş saatlerde
kararır gözleri sevdanın
başıboş saatlerde
alırım koynuma sevgilimi
devamını gör...
muhafazakar ailenin kızı olmak
dayatmalar yerine çocuğunun kendi yolunu bulması için çaba gösterseydi ebeveynler dünya daha güzel bir yer olabilirdi.
devamını gör...
nazır
bakanlık,
yüzü bir yere yönelmiş olan,
nazar eden,
anlamlarına gelir.
yüzü bir yere yönelmiş olan,
nazar eden,
anlamlarına gelir.
devamını gör...
yabancıdan gelen gülümseme
bir insanın bir insana yapabileceği bence en basit iyiliktir samimi bir gülümseme.
bir ileri boyutu da hiç tanımadığınız insanlara bu samimi bir gülümseme ile birlikte günaydın, iyi günler, iyi akşamlar şeklinde iyi dileklerini söylemektir.
hemde laf olsun diye öyle agzinin ucuyla değil gözlerine bakarak, gülümseyerek ağız dolusu günaydın denmelidir. bu kesinlikle yanlış da anlaşılmalı, bu seni tanımıyorum tanımak gibi bir niyetimde yok, sadece iyi ve mutlu bir insanım, sende iyi ol mutlu ol demek için söylenir.
insanları diğer tüm canlılardan ayıran en önemli özelliklerimizden biri de bu değil mi?
bir ileri boyutu da hiç tanımadığınız insanlara bu samimi bir gülümseme ile birlikte günaydın, iyi günler, iyi akşamlar şeklinde iyi dileklerini söylemektir.
hemde laf olsun diye öyle agzinin ucuyla değil gözlerine bakarak, gülümseyerek ağız dolusu günaydın denmelidir. bu kesinlikle yanlış da anlaşılmalı, bu seni tanımıyorum tanımak gibi bir niyetimde yok, sadece iyi ve mutlu bir insanım, sende iyi ol mutlu ol demek için söylenir.
insanları diğer tüm canlılardan ayıran en önemli özelliklerimizden biri de bu değil mi?
devamını gör...
buzdolabındaki yenmeyen pasta
en az bir gün dinlenince, daha lezzetli olacak pastadır.
hazzı ertelemektir.
nefis terbiyesidir.
hazzı ertelemektir.
nefis terbiyesidir.
devamını gör...
kahve
yeşil kahve çekirdekleri, kahve ağacının meyvesinin içindeki çekirdeklerdir. kahve ağaçlarında kırmızı kahve meyveleri yetişir ve olgunlaşan meyveler toplanır. vişnelerin içinde, kahve satan yerlerde gördüğünüz kahveyi yapmak için kavurduğumuz yeşil çekirdekler
bulunur. bir kahve ağacında her yıl yaklaşık 2,72 kg meyve yetişir. yani, bir kahve ağacı 0,45 kg kavrulmuş kahve üretmek için bütün bir yıl
çalışır.
çay, şarap ve yemekler gibi, kahveler de lezzetlerinin büyük kısmını geldiği yerden alır.
yetiştirme bölgelerinin her birinde farklı yetiştirme koşulları ve gelenekleri vardır ve
bunlar kahvenin genel tadını etkiler.
- latin amerika: fındık, kakao ve hafif baharat lezzetleri
- afrika: narenciye, böğürtlen ve baharat lezzetleri ve çiçek aromaları
- asya/pasifik: dolgun gövdeli ve şurubumsu pürüzsüzlük, bitkisel ve topraksı lezzetler
bir kahve ağacı tam olgunluğa 3 ila 5 yıl içerisinde ulaşır. yılda 1 kez hasat yapılır (kolombiya ve kenya'da 2 kez). yasemin kokulu çiçekten, yakut kırmızısı kahve meyvelerine ulaşması 9 aydır. kahve bitkisi, hayatına bir fidanlıkta başlar ve 1 yıl sonra ise sökülüp kalıcı olan evine yani kahve tarlasına ekilir. bir kahve ağacı ticari olarak 25-30 yıl boyunca kahve üretir. iklim değişikliği, kahve pası ve haşereler kahve ağacının en büyük düşmanlarıdır.
bulunur. bir kahve ağacında her yıl yaklaşık 2,72 kg meyve yetişir. yani, bir kahve ağacı 0,45 kg kavrulmuş kahve üretmek için bütün bir yıl
çalışır.
çay, şarap ve yemekler gibi, kahveler de lezzetlerinin büyük kısmını geldiği yerden alır.
yetiştirme bölgelerinin her birinde farklı yetiştirme koşulları ve gelenekleri vardır ve
bunlar kahvenin genel tadını etkiler.
- latin amerika: fındık, kakao ve hafif baharat lezzetleri
- afrika: narenciye, böğürtlen ve baharat lezzetleri ve çiçek aromaları
- asya/pasifik: dolgun gövdeli ve şurubumsu pürüzsüzlük, bitkisel ve topraksı lezzetler
bir kahve ağacı tam olgunluğa 3 ila 5 yıl içerisinde ulaşır. yılda 1 kez hasat yapılır (kolombiya ve kenya'da 2 kez). yasemin kokulu çiçekten, yakut kırmızısı kahve meyvelerine ulaşması 9 aydır. kahve bitkisi, hayatına bir fidanlıkta başlar ve 1 yıl sonra ise sökülüp kalıcı olan evine yani kahve tarlasına ekilir. bir kahve ağacı ticari olarak 25-30 yıl boyunca kahve üretir. iklim değişikliği, kahve pası ve haşereler kahve ağacının en büyük düşmanlarıdır.
devamını gör...
ot gibi yaşadığı halde günlük tutan birey
bugün ot gibi yaşadığımı düşünsem de gelecekte ilgiyle okuyacağımı bildiğim için yapmaya çalıştığım eylem.
devamını gör...
mutlak monarşi
bunu türkiye'de oylasalar kabul edecek bir kesim var. evet şaka gibi ama var. insanlardan tiskinme sebebim tam olarak bu.
devamını gör...
kendinle dalga geçebilmek
sevdiğim şeydir. kendimle dalga geçmek, kibrimi öldürür. kendini nefsine teslim etmek istemeyen insanların bana göre en güzel huylarından biridir.
insan, nefsine sahip olabildiği ölçüde insandır...
insan, nefsine sahip olabildiği ölçüde insandır...
devamını gör...
mor
hatalı bilgiler arasında kaybolan, aslında gökkuşağında bulunmayan ve gerçek ışık olarak da elde edilemeyen renk.
gökkuşağında arada sırada görünür hale gelen renk mor değil, eflatundur. "farkı ne?" diyenler için:

ilginç bir şekilde erkekler renklerdeki ufak ayrımları fark edemez. farklı tonlar onlara göre aynı renktir. isaac newton da gökkuşağındaki rengi tanımlarken yanlış bir şekilde "mor" demişti ve bu nedenle bu yanlış bilgi çoğu kişinin aklında yer etti.
***
ışık konusuna gelince... ışık olarak eflatunun kendine has bir dalga boyu var ama morun yok. bizim mor olarak gördüğümüz şey kırmızı ile mavi ışığın karışımı. detaya girip kafa karıştırmak istemiyorum ama bu tamamen göz hücrelerimizin bize oynadığı optik bir oyunla ilgili. 2 ayrı dalga boyunu görerek bunları tek renk gibi algılıyor. biz de bu 2 ışığın bileşimini mor sanıyoruz.
gökkuşağında arada sırada görünür hale gelen renk mor değil, eflatundur. "farkı ne?" diyenler için:

ilginç bir şekilde erkekler renklerdeki ufak ayrımları fark edemez. farklı tonlar onlara göre aynı renktir. isaac newton da gökkuşağındaki rengi tanımlarken yanlış bir şekilde "mor" demişti ve bu nedenle bu yanlış bilgi çoğu kişinin aklında yer etti.
***
ışık konusuna gelince... ışık olarak eflatunun kendine has bir dalga boyu var ama morun yok. bizim mor olarak gördüğümüz şey kırmızı ile mavi ışığın karışımı. detaya girip kafa karıştırmak istemiyorum ama bu tamamen göz hücrelerimizin bize oynadığı optik bir oyunla ilgili. 2 ayrı dalga boyunu görerek bunları tek renk gibi algılıyor. biz de bu 2 ışığın bileşimini mor sanıyoruz.
devamını gör...
fikir hırsızlığı
fikir ve sanat eserleri kanunu'na* konu olabilecek eylem.
ayrıca konu ile ilgili* bir meslek birliği* üyeliği de elinizi güçlendirecektir.
ayrıca konu ile ilgili* bir meslek birliği* üyeliği de elinizi güçlendirecektir.
devamını gör...
tanımlarını okuyarak bir yazara aşık olmak
birinin düşüncelerini yazdıklarını beğenebilirsiniz tamam ama dış görünüşünü bilmiyorsunuz o yüzden bu imkansızdır. he dış görünüşünü gördünüz beğendiniz düşünceleri de hoşunuza gitti diyelim yine aşık olmazsınız ama hoşlanabilirsiniz. aşk için yüz yüze görüşmek, o kişiye temas etmek ve onunla zaman geçirmek gerekiyor öyle kolay olan bir şey değil.
devamını gör...
normal sözlük'ün hiperaktifleri
tüm zamanların en çok tanım girmiş yazarlarının listelendiği istatiktir. merak edenler, istatistikler başlığından erişebilir.
benden siz değerli yazarlarımıza kıyak niteliğinde bir amme hizmeti olsun: tıkla gör bebişim
benden siz değerli yazarlarımıza kıyak niteliğinde bir amme hizmeti olsun: tıkla gör bebişim
devamını gör...
persona
en basit tanımını şu şekilde yapabilirim, "bir insanın diğer insanlara yansıttığı kişilik, karakter".
böyle söyleyince çok havada kaldı gibi. halbuki persona felsefik bir kelime. diğer insanların dikkatini çeken, sizi "şöyle şöyle bir insan" diye kategorilemelerine neden olan davranışlarınızdır persona. konuşma şekliniz, davranışlarınız falan gibi mesela.
cambridge sözlük der ki konuyla ilgili olarak: "the particular type of character that a person seems to have and that is often different from their real or private character" yani bir kişinin sahip olduğu belirli bir karateristik özelliktir persona, ki bu öyle bir özelliktir ki kişinin gerçek karakterinden farklıdır.
amiyane tabirle "rol kesmek"tir, yapmacıklıktır persona. zaten sinemada persona, bir aktörün canlandırdığı karakterdir, aktörün sesiyle konuşan karakterdir. misal beren saat'in kendi karakteri farklıdır, fakat canlandırdığı bihter bambaşka biridir. bu "maske", bu rol yapmacılıktır aslında persona. kurgu bir karakterin gerçek bir insanda hayat bulmasıdır, gerçek bir insanın hiç olmadığı birisi gibi davranmasıdır.
persona, latincede zaten "maske" demektir bu arada *
ayrıca (bkz: persona non grata) gitmişken bir nickaltı yazın, güzel yazarlardan birisi *
böyle söyleyince çok havada kaldı gibi. halbuki persona felsefik bir kelime. diğer insanların dikkatini çeken, sizi "şöyle şöyle bir insan" diye kategorilemelerine neden olan davranışlarınızdır persona. konuşma şekliniz, davranışlarınız falan gibi mesela.
cambridge sözlük der ki konuyla ilgili olarak: "the particular type of character that a person seems to have and that is often different from their real or private character" yani bir kişinin sahip olduğu belirli bir karateristik özelliktir persona, ki bu öyle bir özelliktir ki kişinin gerçek karakterinden farklıdır.
amiyane tabirle "rol kesmek"tir, yapmacıklıktır persona. zaten sinemada persona, bir aktörün canlandırdığı karakterdir, aktörün sesiyle konuşan karakterdir. misal beren saat'in kendi karakteri farklıdır, fakat canlandırdığı bihter bambaşka biridir. bu "maske", bu rol yapmacılıktır aslında persona. kurgu bir karakterin gerçek bir insanda hayat bulmasıdır, gerçek bir insanın hiç olmadığı birisi gibi davranmasıdır.
persona, latincede zaten "maske" demektir bu arada *
ayrıca (bkz: persona non grata) gitmişken bir nickaltı yazın, güzel yazarlardan birisi *
devamını gör...
akraba whatsapp grubu
namı diğer ölüm grubu. genelde kimse kimseyi sevmez ama niye grup kurarsınız anlamam.
devamını gör...
personal jesus
devamını gör...