sevilen kitaplar için iç burkucu olaydır. hele bir de kitapla ayrı bir bağ kurulduysa kalpte bir hüzün bırakır. bazen ağlandığı bile olur. eğer kitap pek sevilmemişse ve zordan bitiriliyorsa oh be dedirtir.
devamını gör...

radyo reklamlarında geçen ses bana ait, sesimi duyar duymaz kapatan yazara teessüf ederim, bir lahmacun borcun var üzdün beni
devamını gör...

hamilelik esnasında hücrelerin normalden daha hızlı yaşlanmasına sebep olan, 4 milyonda bir görülen hastalıkla doğan bir bebeğin kurgusal hikayesini anlatıyor.

öyküsü 1922 yılında yazıldı, filmi 2008 yılında çekildi. başrollerinde brad pitt ve cate blanchett’in oynadı.

birinci dünya savaşı 'nın bittiği gün doğar benjamin.

babası anneyi ve bebeği görmeye gelir. anne babaya, bebeğime iyi bak der ve ölür.
baba bebeğe ilk bakışta bile katlanamadığı için, onu bir yaşlı bakım evinin merdivenlerine bırakıp gider.

bakım evini siyahi bir çift işletiyordur. çocuğu olmayan, çok dindar olan bir siyahi çift.

kadın, çocuğun ona özel bir mucize olduğunu düşünür. çok yoğun bir sevgiyle ve bol dua ile büyütür onu. büyüdükçe gençleştiğini, beceri geliştirdiğini fark eder ve bunları ettiği dualara yorar.

bir gün, yaşlıları ziyarete gelen küçük kızıl bir kızla tanışır. kız ona çok ilgi duyar.
benjamin, o kızda dahil herkese inanır, herkesi sever. sevilmek ve ilgi görmek onu mutlu eder.

sevildikçe, ilgi gördükçe, yeni şeyler deneyimledikçe, siyahi annesi ona dua ettikçe, hızla değiştiğini görür.
yürümekten, konuşmaktan aciz yaşlı çocuk gitmiş, yerine dünyanın en yakışıklı erkeği olan brad pitt gelmiştir.

her anı felsefik sözler ile dolu, her anı hüzün ve mucize dolu bir film. sonuna doğru ise brad pitt’in en yakışıklı olduğu zamanları var. o mavi gözler ile o sevgi dolu gözler ile o umut dolu bakan gözler ile sanki bana bakıyormuş gibi izledim filmi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

''hayaller kuruyoruz, yaşamlarla süsleyerek...
gerçekleşmesi için daha çok düşünüp duruyoruz her birini.
oysa biz yalnızca bize verilen hayatlarımızda nefes alabiliyoruz.
küçücük bir nefesi bile kendi yarattığımız hayatlarımız için ödünç veremiyoruz.
'üstünde taşıdığın ikinci el bir beden ve senin olamayan bir ruh ile dolaşıyorsun, fark etmeden.
ve sevgili insan;
kendimizi, kendimizin olmadığı bir yerde aramalıyız, bulmak için.'
hayat akıp gidiyor, koca bir nehir gibi...
bizler, içine çektiği küçük taşlardan insanlarız.
yanında koşturacağımız ve hakimiyetle çevireceğimiz tahtadan kürekleri olan bir sandalımız dahi yok.
o bizi sürüklüyor, başlangıcın sonuna.
biz de devriliyoruz küreği olmayan sandallardan.
nehir ise hâlâ akıyor.
hayat bitmeyen bir sona koşar gibi ilerliyor.
ölümden çiçeklerle süslüyor yaşamı. tomurcuklar çürüyor."
devamını gör...

güzel bir çalışma olmuş. oldukça ince görüp 58 sn de anlatmışlar. 128 sn de daha iyi anlatılırdı ama bu da yeterli. anlayana sivrisinek saz.
58sn
devamını gör...

gram alamıyorum ama miligram alabiliyorum neyse ki.buna da şükür.
devamını gör...

değerli yazardır. paylaşımlarını okumak keyif verir. dili güzel, kaliteli yazımı güzel kendi de güzel insandır. beğenileri hep vardır. ara ara sohbetimiz olur,kıymetlidir. sağolsun, hep yazsın.
devamını gör...

bilal zart zurt adlı yazarın yakın zaman önce tanım girdiği başlıktır.
kafa sözlüğe veda etmiş. az önce baktım bu başlığı okuyordu. vay ilgi meraklım benim.
hani veda ediyordun yahu. okuyorsan bunu artıla lütfen.

not: veda etmeyecekseniz şov yapmayın lütfen. hatta veda edecekseniz de şov yapmayın.
devamını gör...

rivayete göre, tarihteki ilk ensest ilişki bu arkadaş yüzünden çıkmıştır. kız kardeşine aşık olup onu altın bir kafese kapattırmış ve atlantis adlı kıtaya göndermiştir. bu lanet yüzünden atlantis adlı kıta sulara gömülmüştür.
devamını gör...

başlığı görünce gözümde canlandı o güzel yürüyüşlerim. hem öyle kısa yürüyüşler de değil, sahil şeridi boyunca 30-35 km kadar yürürüm.

yürüyorum saatime bakmadan, yolun sonu olacak mı diye düşünmeden.
sol tarafımda deniz, sağ tarafımda yeşillik. işte benim için yaşam işte benim için sevinç.
bazen durur seyrederim; martılar uçuşuyor, karabataklar denize dalıp dalıp çıkıyor,
bir kayboluyor bir görünüyorlar. deniz anaları kıyıya geliyorlar.
koşuyorum kumsala. çıkarıyorum ayakkabılarımı, çorabımı.
katlıyorum pantolonumu. yavaş yavaş ilerliyorum suda,
hissediyorum soğukluğunu. diz boyuna kadar ilerliyorum,
gözlerimi kapatıp derin bir nefes alıyorum. sonra gözlerimi açıp gökyüzünü
seyrediyorum. yaşadığımı hissediyorum. yaşadığımı...

ağzın varken ye, gözlerin varken gör, dilin varken tat al; hissedebiliyorken sev, ellerin varken tokalaş ve yardım et; kolların varken sarıl, ayakların varken yürü hatta koş koşa bildiğin kadar. bugünün tekrarı yok. - servet saygınoğlu
devamını gör...

yazarların geceye bırakacakları sebeplerin peşine düşen forum başlığı.

yazın sıcağında buz gibi bira mesela.
devamını gör...

inanır mısınız şu anda new york 7th ave -13th st köşesinde ufak çaplı bir protesto var, neymiş, neden new york'tan korsan33 gibi çekici kişiler çıkmıyormuş. çay simit yaparak keyifle izliyorum şu anda.
devamını gör...

bahsi geçen test ve sonucu.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

elalem, genelde hariçten gazel okur, hayallerin hakkında en ufak bir bilgisi yoktur ama fikri vardır, konuşur da konuşur. senin kadar bilgi sahibi olmayıp boş boş konuşan bu topluluğu dikkate alarak karar vermek, tam bir akıl tutulmasıdır.
devamını gör...

efendi olmanın hiçbir şey kazandırmadığını, aksine, hayatta bazı şeylerden geri kaldığını gören kişinin ruhunu şeytana sattığı andır. en güzelidir. aman o kırılmasın, aman bu üzülmesin, yok efendim bunlar benim hakkımda yanlış düşünmesin diye diye bir ömür harcanmışken, bundan sonrasında zevk alma, haz odaklı bir hayata geçiş yapılır. efendilik sizde kalsın.
devamını gör...

her seferinde varoşçuluk olarak okuduğum felsefi düşünce.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

öldüğün andan sonra yoksun.
varsa bir kaç sevdiğin arkandan göz yaşı dökecek, yasını tutacak vs.
ama 1 hafta, bilemedin 1 ay. ya da bir kaç ay.
ve sonra hayat devam edecek senin arkandan. sanki sen hiç yokmuşsun gibi. hiç olmamışsın gibi.
ister ana ister baba ister kardeş, akraba eş dost... olmadan yaşayamam - ne yaparım dediğin herkes yokluğuna alışacak, senin arkandan gül gibi yaşamaya devam edecekler. en acı taraf.
çünkü hep öyle oluyor. sıramız geldiğinde bizim için de olacak.
devamını gör...

ilacın ölüme neden olan dozu.
devamını gör...

gündem ve yahut türkiye’de son 10 yılda popülerleşmiş henüz isimlendiremediğim, belirli bir müzik tarzıyla ilişkilendiremediğim kendilerine “alternatif” denilen birbirine benzer bir çok müzisyen’den biri. ara ara isimleri çok duyulur olduğunda belki gerçekten iyidir diye dinlemeye başlıyorum. hissettiğim ya da bulduğum şey hep “aynı” oluyor. müzik çoğu zaman bireysel bir zevk olduğundan “kötü” demek yerine bana hitap etmiyor diyebilirim. müzikalite olarak ortalama olmasının yanı sıra içinde bulunduğu “aynı” lar topluluğundan onu ayıracak, farklı kılacak ya da pohpohlanacak her hangi bir güzellik bulamıyorum müziğinde.
müzik dışında değerlendirecek olursak bazı ideolojilerin aktivizm satar niteliğinde içinin boşaltılması güruhundandır kendileri. savunduğu fikrin niteliklerini, tarihini öğrenme, yorumlama ve eyleme dökme açısından bir çoklarının düştüğü hataya düşüyor çoğu zaman. o bir çokları yüzünden de ideolojilerin temel niteliklerini gerizekalı’ya anlatır gibi yeniden anlatmak zorunda kalıyoruz herkese.

benim aklıma adını duyduğumda ilk gelen aldığı tepkilere karşın “sınıf kini” kelimesini kullanması. bu kelimeyi kullanan istisnasız herkesin bir sınıfa tabii olduğuna inandığı ve bu sınıfın üst sınıf olduğu gerçeği, karşı durdukları her şeyin “onlar” oldukları iki yüzlülüğü ve satış politikasını suratınıza çarpıyor. burjuvazinin üst kademesinde olmanın gizli tatminkarlığı bazen yetersiz olmayı “coğrafya kaderdir” e bağlayabiliyor.

bu kimilerinin diline pelesenk olan ama ‘canım sizinki de sınıf kini’ söylevi, sömürme ve sömürülme üzerine duyulan kindir ve sizi ve tavrınızı beğenmeyen insanlara karşı kullanılan içi boş bir laf sokma argümanına dönüşmesi de yine kavramın içini boşaltan bir cehaletten kaynaklıdır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim