cumhurbaşkanı'nın marmaris'te de çay dağıtması
ben artık ne tarafa delireceğimi şaşırdım. lan lan varya... normal değil valla bakın normal değil. sözler de tükendi yemin ediyorum aynı tarzda şeyler söylemekten tükendim, tükendik. bakın valla normal değil. cümle bile kuramayacağım kadar saçma bir durum. ya allah rızası için üflesin artık mikail. bittik biz be.
devamını gör...
neşet ertaş türkülerinden alıntılar
sen ağladın canım, ben ise yandım...
devamını gör...
dış minnak (yazar)
türkiye'yi sürekli tehdit edip yaptırım uygulayan ponçiklerdir. bir de kafa sözlük yazarıdır.
devamını gör...
en sevilen buz devri karakteri
"hanım hanım bunlar benim yavrularım" tabiki sid.
devamını gör...
cebir
el harezmi'nin kurucusu kabul edildiği, matematik biliminin bir kolu.
devamını gör...
mesajı kelime kelime gönderen arkadaş
buyrun benim. herkes saydırmış ama o kadar da kötü değil aksine eğlenceli bence.* kendimi öyle daha rahat ve kolay ifade edebildiğimi düşünüyorum.*
devamını gör...
yat yere yat yat yat
(bkz: al bunu al al al al al)
devamını gör...
öğrenci yurdunda kalmanın insana kazandırdıkları
öğrenci yurdunda kalmak sosyal hayatta kisiye cok şey kazandirir.
- bambaska kültürlerde yetişmiş insanlarla anlaşabilme yeteneği
-her türlü gürültü ve ışıkta uyuyabilme yeteneği
- evde yememek icin direndiginiz her yemegi aç kalmamak adına yemeyi ve hatta zamanla sevmeyi
- kendi sorumluluklarınızı yaşıtlarıza kıyasla daha erken almayı öğrenirsiniz.
- bambaska kültürlerde yetişmiş insanlarla anlaşabilme yeteneği
-her türlü gürültü ve ışıkta uyuyabilme yeteneği
- evde yememek icin direndiginiz her yemegi aç kalmamak adına yemeyi ve hatta zamanla sevmeyi
- kendi sorumluluklarınızı yaşıtlarıza kıyasla daha erken almayı öğrenirsiniz.
devamını gör...
yürek burgusu
orijinal ismi 'turn of the screw' olan 1898'de yayımlanmış (bkz: henry james)'in eseri.
kitabın uyarlaması olan (bkz: the innocents (1961)) isimli bir filmi de mevcut.
yetim ve öksüz iki çocuğun hamisi olan amcaları, yeğenleriyle ilgilenmesi için bir mürebbiye tutar.
bir malikanede iki çocuğa bakmakla görevli olan mürebbiye zamanla ilginç, gizemli şeyler görmeye başlar. psikolojik-gerilim tadında güzel bir kitap. beklenti içerisinde okunan her kitap hayal kırıklığı yaşattığını bildiğim için beklenti içinde okunmaması gerektiğini de belirtmeden geçemeyeceğim.
henry james'in bu novellası en beğendiğim kitaplardan biri. kişiyi muallakta bırakacak şekilde yazılmış. gerçeğin ne olduğunu anlamak için birkaç kez satırlar arasında dolaşsam da gerçeği tam olarak anlayamadım. eser psikolojik- gerilim mi yoksa bir hayalet kitabı mı? çok net olmasa da anlamakta zorlansam da etkilendiğim yapıtlardan biri oldu. filmi izlediğimde ise bu belirsizlik yerini biraz daha netliğe bırakıyor.
bir başka uyarlama olan 2020 yapımı (bkz: the turning); günümüze uyarlanmış bir film. beni biraz hayal kırıklığına uğratsa da kitabı nasıl yorumlamışlar diye , benzerlikleri ve farklılıklarını görmek adına izlemeye devam ettim. sinemaya uyarlanmış 2009 yapımı bir film daha var. onu da ileride izlemeyi düşünüyorum.
kitabın uyarlaması olan (bkz: the innocents (1961)) isimli bir filmi de mevcut.
yetim ve öksüz iki çocuğun hamisi olan amcaları, yeğenleriyle ilgilenmesi için bir mürebbiye tutar.
bir malikanede iki çocuğa bakmakla görevli olan mürebbiye zamanla ilginç, gizemli şeyler görmeye başlar. psikolojik-gerilim tadında güzel bir kitap. beklenti içerisinde okunan her kitap hayal kırıklığı yaşattığını bildiğim için beklenti içinde okunmaması gerektiğini de belirtmeden geçemeyeceğim.
henry james'in bu novellası en beğendiğim kitaplardan biri. kişiyi muallakta bırakacak şekilde yazılmış. gerçeğin ne olduğunu anlamak için birkaç kez satırlar arasında dolaşsam da gerçeği tam olarak anlayamadım. eser psikolojik- gerilim mi yoksa bir hayalet kitabı mı? çok net olmasa da anlamakta zorlansam da etkilendiğim yapıtlardan biri oldu. filmi izlediğimde ise bu belirsizlik yerini biraz daha netliğe bırakıyor.
bir başka uyarlama olan 2020 yapımı (bkz: the turning); günümüze uyarlanmış bir film. beni biraz hayal kırıklığına uğratsa da kitabı nasıl yorumlamışlar diye , benzerlikleri ve farklılıklarını görmek adına izlemeye devam ettim. sinemaya uyarlanmış 2009 yapımı bir film daha var. onu da ileride izlemeyi düşünüyorum.
devamını gör...
pablo picasso
pablo picasso, ispanyol ressam, heykeltıraş, sahne tasarımcısı, şair ve oyun yazarıdır.
georges braque ile birlikte kübizm akımının temelini atmıştır.
en tanınmış eseri alman hava kuvvetlerinin guernica kasabasını bombalamasını anlatan guernica adlı eseridir.
georges braque ile birlikte kübizm akımının temelini atmıştır.
en tanınmış eseri alman hava kuvvetlerinin guernica kasabasını bombalamasını anlatan guernica adlı eseridir.
devamını gör...
münacaat
eşref-i mahlukatın en derinine, özüne armağan edilmiş en yüce şiirlerden biri. bir ismet özel şiiri.
ölümü bekleyip de ölemeyişin şiiridir, münacaat.
yakarışın şiiridir, yakaracağı yeri bilmeyenlerin şiiri.
sitemin, o incecik sitemin, var olmanın dayanılmaz ağırlığına olan sitemin şiiridir.
yaşanması mümkünken, yaşanmamışlıkların ukdesidir, münacaat.
ama her şeye rağmen umudun da şiiridir. düştüğü yerden kalkmasını bilenlerin şiiri.
böyle başlar;
bu yaşa erdirdin beni, gençtim almadın canımı
ölmedim genç olarak ,ölmedim beni leylak
büklümlerinin içten ve dışardan
sarmaladığı günlerde
bir zamandı
heves ettim gölgemi enginde yatan
o berrak sayfada gezindirsem diye
ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.
vakti vardıysa aşkın, onu beklemeliydi
genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için
halbuki aşk, başka ne olsundu hayatın mazereti
demedim dilimin ucuna gelen her ne ise
vay ki gençtim
ölümle paslanmış buldum sesimi.
böyle biter;
şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?
ölümü bekleyip de ölemeyişin şiiridir, münacaat.
yakarışın şiiridir, yakaracağı yeri bilmeyenlerin şiiri.
sitemin, o incecik sitemin, var olmanın dayanılmaz ağırlığına olan sitemin şiiridir.
yaşanması mümkünken, yaşanmamışlıkların ukdesidir, münacaat.
ama her şeye rağmen umudun da şiiridir. düştüğü yerden kalkmasını bilenlerin şiiri.
böyle başlar;
bu yaşa erdirdin beni, gençtim almadın canımı
ölmedim genç olarak ,ölmedim beni leylak
büklümlerinin içten ve dışardan
sarmaladığı günlerde
bir zamandı
heves ettim gölgemi enginde yatan
o berrak sayfada gezindirsem diye
ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.
vakti vardıysa aşkın, onu beklemeliydi
genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için
halbuki aşk, başka ne olsundu hayatın mazereti
demedim dilimin ucuna gelen her ne ise
vay ki gençtim
ölümle paslanmış buldum sesimi.
böyle biter;
şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?
devamını gör...
albus dumbledore (yazar)
geldiği gibi tanışma fırsatı bulduğum yazar. tanımlarını mahlasıyla senkronize ederek ayrı bir tat katıyor. hızla yol alacağına inanıyorum, hoş gelmiş.
devamını gör...
tayyip erdoğan'ın madalyaları çaldırmayın demesi
evet arkadaş aldınız mesajı, madalyalı tanımlarınıza sahip çıkıyorsunuz!
devamını gör...
yazarların şu an yapmak istedikleri şey
gitmek, gidebildiğim kadar uzaklara gitmek
devamını gör...
babaya söylemek istenip de söylenemeyenler
bunu çeşitli mecralarda anlatmıştım burada da anlatayım :
babamın arabaları çok kıymetlidir. öyle böyle değil. ben ünv. 3. sınıfa kadar kendisinden araba istemedim öyle düşün. isteyemezsin yani arabasını.
o zaman da bir sevgilim var. dedim babamdan isteyeyim arabayı bi keyif yapalım. kafamda her türlü diyalog senaryosunu oluşturdum. boşluk bırakmadım. ne söylese cevabım hazır. fena karizma bi adam. babaannemden aurası hazır halde doğmuş. neyse bu salonda, elinde gazetesi, bi yandan da çayını yudumluyor. kendimden emin bir şekilde yaklaştım girdim konuya :
+ baba bana araba lazım
adam hiç gazeteden kafasını kaldırmadı. çayından bi yudum aldı, sayfayı çevirirken cevabını verdi :
- nasıl bi model düşünüyosun? peşinat falan hazır mı?
mal gibi kaldım tabi. bu tepki benim algoritmada yoktu. ahahah! tabi sonra güldük eğlendik, verdi arabayı.
velhasıl keşke daha önce söyleseymişim derim hep.
babamın arabaları çok kıymetlidir. öyle böyle değil. ben ünv. 3. sınıfa kadar kendisinden araba istemedim öyle düşün. isteyemezsin yani arabasını.
o zaman da bir sevgilim var. dedim babamdan isteyeyim arabayı bi keyif yapalım. kafamda her türlü diyalog senaryosunu oluşturdum. boşluk bırakmadım. ne söylese cevabım hazır. fena karizma bi adam. babaannemden aurası hazır halde doğmuş. neyse bu salonda, elinde gazetesi, bi yandan da çayını yudumluyor. kendimden emin bir şekilde yaklaştım girdim konuya :
+ baba bana araba lazım
adam hiç gazeteden kafasını kaldırmadı. çayından bi yudum aldı, sayfayı çevirirken cevabını verdi :
- nasıl bi model düşünüyosun? peşinat falan hazır mı?
mal gibi kaldım tabi. bu tepki benim algoritmada yoktu. ahahah! tabi sonra güldük eğlendik, verdi arabayı.
velhasıl keşke daha önce söyleseymişim derim hep.
devamını gör...
erkeklerle daha iyi anlaşan kadın
ilgiyi çok fazla seven kadın.
devamını gör...
bir kelime ile içini dökmek
tükendim.
devamını gör...
bir günlüğüne olmak istenen kişi
recep tayyip erdoğan olmak isterdim.
hemen bi basın toplantısı yapıp istifa ettiğimi söylerdim* bir gün de ülke huzura ererdi. (ülkem için "erdoğan" olmayı bile göze alıyorum be, kimse vatan aşkımı sorgulamasın.)
hemen bi basın toplantısı yapıp istifa ettiğimi söylerdim* bir gün de ülke huzura ererdi. (ülkem için "erdoğan" olmayı bile göze alıyorum be, kimse vatan aşkımı sorgulamasın.)
devamını gör...
yazarların koleksiyonunu yaptığı şeyler
hayal kırıklıklarım.
devamını gör...
