kitaplardaki en etkileyici giriş cümlesi
"gregor samsa bir sabah yatağında sıkıntılı rüyalarından uyandığında, kendini dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu."
dönüşüm, franz kafka
dönüşüm, franz kafka
devamını gör...
epilogue
rus müzisyen ve piyanist evgeny grinko'nun tiny mouse tales albümünün bir parçasıdır. müzik türü alternatif/ bağımsız, çıkış tarihi 2018'dir. türkiye'de rusya'dan daha çok ünlü olduğu iddia edilen evgeny grinko, türkiye'de çok sayıda konser vermiştir. en ünlü bestesi ise valse isimli eseridir. youtube'da +30 milyondan fazla izlenmiştir. bunun gibi birçok ünlü müzikleri vardır.
en beğendiğim müziği ise once upon a time isimli şarkısıdır. aslında neredeyse bütün müziklerini severek dinliyorum. gerçekten insanı uzak diyarlara götürüyor. sözsüz olması; insanın kendi hayalleriyle süslemesine yardımcı olurken, ruhumuzun kanatlanıp uçmasını sağlıyor. bazen çocukluğumu bazen şu anı ve bazen de gelecekte ne olacağımı düşündürüyor. herkesin derinlerde saklamış olduğu duyguları vardır. işte evgeny grinko tam da içimizde biriktirdiğimiz, sakladığımız ne varsa zihnimize tekrardan düşmesini sağlıyor. dinlerken duygusallaştığım ve çocukluk anılarıyla dolmuş olan zihnim beni bertaraf ediyor. hayatın amacını sorgulamak kadar yoruyor bazen.
başka dinlediğim müzikleri ise; faulkner's sleep, dusty room, jane maryam. bunları da dinlemenizi tavsiye ediyorum.
dinlemek isterseniz diye aşağıya epilogue adlı şarkının linkini bırakıyorum.
https://youtu.be/zkcvz3wpe4e
en beğendiğim müziği ise once upon a time isimli şarkısıdır. aslında neredeyse bütün müziklerini severek dinliyorum. gerçekten insanı uzak diyarlara götürüyor. sözsüz olması; insanın kendi hayalleriyle süslemesine yardımcı olurken, ruhumuzun kanatlanıp uçmasını sağlıyor. bazen çocukluğumu bazen şu anı ve bazen de gelecekte ne olacağımı düşündürüyor. herkesin derinlerde saklamış olduğu duyguları vardır. işte evgeny grinko tam da içimizde biriktirdiğimiz, sakladığımız ne varsa zihnimize tekrardan düşmesini sağlıyor. dinlerken duygusallaştığım ve çocukluk anılarıyla dolmuş olan zihnim beni bertaraf ediyor. hayatın amacını sorgulamak kadar yoruyor bazen.
başka dinlediğim müzikleri ise; faulkner's sleep, dusty room, jane maryam. bunları da dinlemenizi tavsiye ediyorum.
dinlemek isterseniz diye aşağıya epilogue adlı şarkının linkini bırakıyorum.
https://youtu.be/zkcvz3wpe4e
devamını gör...
sicilya
mafyanın anavatanıdır. süleyman çakır'ın büyük dedesinin corleone kasabasına trabzon hurması ticareti için gidip, sokak mafyası olarak harmanlandığı söylenir.
adanın yerlileri arasında favorim elbette vito'nun oğlu michael corleone!
adanın yerlileri arasında favorim elbette vito'nun oğlu michael corleone!
devamını gör...
sezen aksu vs nazan öncel
geçenlerde bir arkadaş bana sezen aksu şarkısı gönderdi ben de ona nazan öncel şarkısı gönderdim. sonra sordum; sen sezen'ci misin yoksa nazan'cı mısın? peki siz?
tanım: ilk anket başlığını açan yazar heyecanı.
ha bu arada ben 35 e kadar sezen'ciydim,aşık olacaklara sezen oneririm. artık nazan'ciyim. yenilgiyi kabullenenlere nazan öneririm.
tanım: ilk anket başlığını açan yazar heyecanı.
ha bu arada ben 35 e kadar sezen'ciydim,aşık olacaklara sezen oneririm. artık nazan'ciyim. yenilgiyi kabullenenlere nazan öneririm.
devamını gör...
afgan göçmenlerin yanında hiç kadın olmaması
gelenler taliban'dan kaçıyor olsalar bile zihniyet olarak onlardan geri kalır bir yanları olmadığı için gündemde tutulması gereken başlık.
her şeyden önce, bir terör örgütünden kaçan bir insan ailesini neden geride bırakır sorusu geliyor insanın aklına.
ikincisi gelen erkeklerin hepsi 18-30 yaş aralığında, eli silah tutan* genç ve sağlıklı erkekler. kadınları geçtim aralarında yaşlı erkek bile yok.
bazı gazeteciler de kadınların ayrı gruplar halinde geldiğini söyleyor. çekin videosunu da görelim kardeşim o zaman. ya da bu ırkın kadınları mordor'lu cüceler gibi dişileri görünüşte erkeklerinden ayırt edilemeyecek yapıda falan da biz mi bilmiyoruz alüminyum?
savaştan kaçıyorlarmış... yersen. bence direkt savaşmaya geliyorlar ya neyse.*
ayrıca merdan yanardağ'ın konuyla ilgili çok manidar bir benzetmesi var; ilgilenenler için buraya bırakıyorum.
sadece ilgili bölümü dinlemek isteyenler 12:00'dan itibaren izlesin lütfen.
her şeyden önce, bir terör örgütünden kaçan bir insan ailesini neden geride bırakır sorusu geliyor insanın aklına.
ikincisi gelen erkeklerin hepsi 18-30 yaş aralığında, eli silah tutan* genç ve sağlıklı erkekler. kadınları geçtim aralarında yaşlı erkek bile yok.
bazı gazeteciler de kadınların ayrı gruplar halinde geldiğini söyleyor. çekin videosunu da görelim kardeşim o zaman. ya da bu ırkın kadınları mordor'lu cüceler gibi dişileri görünüşte erkeklerinden ayırt edilemeyecek yapıda falan da biz mi bilmiyoruz alüminyum?
savaştan kaçıyorlarmış... yersen. bence direkt savaşmaya geliyorlar ya neyse.*
ayrıca merdan yanardağ'ın konuyla ilgili çok manidar bir benzetmesi var; ilgilenenler için buraya bırakıyorum.
sadece ilgili bölümü dinlemek isteyenler 12:00'dan itibaren izlesin lütfen.
devamını gör...
yıllar geçtikçe değeri anlaşılan şeyler
zamandır kesinlikle.
tanım: yıllar geçtikçe değeri anlaşılan şeyleri paylaştığımız başlıktır.
tanım: yıllar geçtikçe değeri anlaşılan şeyleri paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...
iletişim engellerinin temel sebebi
düşünceler içinde boğulmak. sonucunda yalnızca kendimize odaklanacağımızdan karşı tarafı düşünemeyiz, hissedemeyiz, duyumsayamayız. nihayetinde bir türlü konuşulamaz. anlaşmazlık ve üzüntü ortaya çıkar yalnızca.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bir ben var benden içeri. anlatsam kimse inanmaz. hey gidi günler be...
devamını gör...
kitap alıntıları
bir başlığa yazmıştım buraya da yazayım
"richard başını kaldırarak ateşin ışığıyla aydınlanan büyük, güzel çam ağacına baktı. birdenbire anladı. ağaç dallarını saldırganca öne uzatmıştı. güneş ışığına ulaşmak için yıllarca mücadele etmiş, komşularını gölgesinde bırakarak öldürmüştü. başarılı olursa çocuklarına hayat şansı verecekti ama onların da birçoğu ebeveynlerinin gölgesinde ölecekti. çamın yanındaki birçok ağaç kurumuş ve zayıf düşmüştü. hepsi de birer kurbandı. zedd'in söylediği doğruydu: doğanın kanunu, öldürerek hayatta kalmaktı.
... "bir şey mi öğrendin evlat?"
richard başını salladı. "en güçlüler hayatta kalır. ölenlere kimse acımaz. yalnızca kazananın gücüne hayranlık duyulur."
"ama insanlar böyle düşünmez," dedi kahlan kendini tutamayarak.
zedd kurnaz bir gülümsemeyle, "öyle mi?" dedi. yanlarındaki bodur kurumuş ağacı gösterdi. "şu ağaca bak küçüğüm," dedi. "bir de şuna bak," diye büyük çam ağacını gösterdi. "hangisini daha çok beğendin?"
"şunu" dedi kahlan büyük ağacı göstererek. "güzel bir ağaç."
"o ağaç mı? gördün mü? insanlar da böyle düşünür. güzel bir ağaç olduğunu söyledin. öldüren ağacı seçtin, öldürüleni değil." zedd zafer kazanmış bir edayla gülümsedi. "doğanın kanunu."" (bkz: doğruluk kılıcı serisini kimsenin bilmemesi)
"richard başını kaldırarak ateşin ışığıyla aydınlanan büyük, güzel çam ağacına baktı. birdenbire anladı. ağaç dallarını saldırganca öne uzatmıştı. güneş ışığına ulaşmak için yıllarca mücadele etmiş, komşularını gölgesinde bırakarak öldürmüştü. başarılı olursa çocuklarına hayat şansı verecekti ama onların da birçoğu ebeveynlerinin gölgesinde ölecekti. çamın yanındaki birçok ağaç kurumuş ve zayıf düşmüştü. hepsi de birer kurbandı. zedd'in söylediği doğruydu: doğanın kanunu, öldürerek hayatta kalmaktı.
... "bir şey mi öğrendin evlat?"
richard başını salladı. "en güçlüler hayatta kalır. ölenlere kimse acımaz. yalnızca kazananın gücüne hayranlık duyulur."
"ama insanlar böyle düşünmez," dedi kahlan kendini tutamayarak.
zedd kurnaz bir gülümsemeyle, "öyle mi?" dedi. yanlarındaki bodur kurumuş ağacı gösterdi. "şu ağaca bak küçüğüm," dedi. "bir de şuna bak," diye büyük çam ağacını gösterdi. "hangisini daha çok beğendin?"
"şunu" dedi kahlan büyük ağacı göstererek. "güzel bir ağaç."
"o ağaç mı? gördün mü? insanlar da böyle düşünür. güzel bir ağaç olduğunu söyledin. öldüren ağacı seçtin, öldürüleni değil." zedd zafer kazanmış bir edayla gülümsedi. "doğanın kanunu."" (bkz: doğruluk kılıcı serisini kimsenin bilmemesi)
devamını gör...
bir kadının kendine yapabileceği en iyi şey
hayata duygu değil kişi ve olay bazında bakarak gereksiz beklenti ve hayalkirikligina uğramamak.
devamını gör...
mecliste ana dilde eğitim tartışması
böyle bir şeyin tartışmasını yapmak bile hata. kürtlerin anadilde eğitim görmeye hakları vardır. ulan bu ülkede din kültürü dersinde arapça bile eğitim veriliyor. arapça hak ise kürtçe neden hak olmasın??? ingilizce, almanca, fransızca, okey lakin kürtçeye gelince orada duracaksın öyle mi? saçmasınız lan, çok saçmasınız gerçekten. bakın türkçe eğitim alıyoruz çünkü dil üzerine bilmediğimiz şeyler var dimi? kürtlerin de kürtçe üzerine bilmediği şeyler vardır, öğrenmek de haklarıdır. kimse lolo yapmasın rica ediyorum.
ayrıca mhp’lilerin tepki göstermesine de şaşırmadım, yalnız onlar ilk önce türk milliyetçiliğini ayaklar altına alanlara tepki göstersinler hdp’li milletvekiline değil. öyle samimi olduklarını anlarız…
ayrıca mhp’lilerin tepki göstermesine de şaşırmadım, yalnız onlar ilk önce türk milliyetçiliğini ayaklar altına alanlara tepki göstersinler hdp’li milletvekiline değil. öyle samimi olduklarını anlarız…
devamını gör...
anlatırken ağlarım diye anlatamadıklarımız
boğazını yakan o düğüme sebep olan insanlardan nefret ediyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
gece biter,
gün biter,
yol biter,
ömür biter,
insan ölür,
insan bitmez!
toprağa gömersin,
ruhu gökyüzüne savrulur...
gün biter,
yol biter,
ömür biter,
insan ölür,
insan bitmez!
toprağa gömersin,
ruhu gökyüzüne savrulur...
devamını gör...
bir insanın nasıl güldüğünden terbiyesini neye güldüğünden zekâsını anlarsın
mevlana'ya ait olduğu rivayet edilen söz. tam hali "bir insanın nasıl güldüğünden terbiyesini, neye güldüğünden akıl seviyesini anlarsın." şeklinde ama başlık sınırına takılıyor.
bu söze katılanlar da var, katılmayanlar da.
katılmayanlar "gülmek hepimizin ihtiyacı. ancak herkesin güldüğü şeyler farklı. buradan bir insanın akıl seviyesini ölçmek mümkün değil." düşüncesini savunuyor.
katılanlar ise "gülmek tabii ki hepimizin ihtiyacı. ancak mesela engelli bir bireyle alay edecek ve ona gülecek kadar insanlıktan çıkmak bambaşka bir şey." düşüncesini savunuyor ki aslında bu sözle anlatılmak istenen şey de bu. hepimiz farklı şeyleri komik buluyoruz. komik bulduğumuz herhangi bir şeye gülmek farklı, gülerken insani değerleri göz önüne almadan her şeyle dalga geçmek farklı. bir nevi "osuruğa gülenin osuruk kadar aklı yoktur" durumu.
nasıl güldüğünden akıl seviyesini anlamak kısmına gelince... bu kısma da katılmayanlar olabilir ancak burada da anlamamız gereken şey -en azından bana göre- ayarsızlık. bir de bu sözün söylendiği zamanı düşünerek değerlendirirseniz eğer konuyu, o zamanlar insanların büyük bir kısmı için edep, hayâ önemliydi ve her yerde, ulu orta kahkahalar atmak muhtemelen çok da hoş karşılanmıyordu. bu nedenle nasıl güldüğünüz terbiyenizin bir göstergesi olabilirdi.
bu söze katılanlar da var, katılmayanlar da.
katılmayanlar "gülmek hepimizin ihtiyacı. ancak herkesin güldüğü şeyler farklı. buradan bir insanın akıl seviyesini ölçmek mümkün değil." düşüncesini savunuyor.
katılanlar ise "gülmek tabii ki hepimizin ihtiyacı. ancak mesela engelli bir bireyle alay edecek ve ona gülecek kadar insanlıktan çıkmak bambaşka bir şey." düşüncesini savunuyor ki aslında bu sözle anlatılmak istenen şey de bu. hepimiz farklı şeyleri komik buluyoruz. komik bulduğumuz herhangi bir şeye gülmek farklı, gülerken insani değerleri göz önüne almadan her şeyle dalga geçmek farklı. bir nevi "osuruğa gülenin osuruk kadar aklı yoktur" durumu.
nasıl güldüğünden akıl seviyesini anlamak kısmına gelince... bu kısma da katılmayanlar olabilir ancak burada da anlamamız gereken şey -en azından bana göre- ayarsızlık. bir de bu sözün söylendiği zamanı düşünerek değerlendirirseniz eğer konuyu, o zamanlar insanların büyük bir kısmı için edep, hayâ önemliydi ve her yerde, ulu orta kahkahalar atmak muhtemelen çok da hoş karşılanmıyordu. bu nedenle nasıl güldüğünüz terbiyenizin bir göstergesi olabilirdi.
devamını gör...
kadın arkadaşımın dövülerek hastanelik edilmesi
bu olay doğru ya da yanlış olsun* iyi niyetli paylaşmadığınız ortada. kadınların kuş gibi avlandığı yerde böyle münferit örnekler veriyorsunuz elinize ne geçiyor mağduru baltalamaktan, hak etmişe getirmekten başka? yerleşik mizojini bu ülkenin insanlarına işlemiş tam anlamıyla. ne yaparsanız yapın atamıyorsunuz üzerinize yapışmış kalmış, tek bir cümlede bile belli edebiliyor kendini. en sona yazdığınız şeyler bile bunu kanıtlar nitelikte, ataerkilliğin kırıntılarını üzerimizden atmaya çalıştığımız şu zamanda "kadının kurdu kadındır ehew" safsatasını destekleyen herkes bu sistemi isteyerek ya da istemeyerek besliyordur. siz kendinizi efendi erkek sanmaya devam edin bakalım. kadınlar da bön gibi şu başlıklara boşa prim vermesin ''üzüldüm eğe'' diyerek. sinir bozucusunuz hepiniz, aklınız yok mu sizin.

t: provokatör ''hikaye'' başlığı. kadınlar bizim gibi efendi* erkeklerle birlikte olmuyor başlarına bunlar geliyor demek için açılmış ama kurgu zayıf kalmış geliştirilmesi lazım.

t: provokatör ''hikaye'' başlığı. kadınlar bizim gibi efendi* erkeklerle birlikte olmuyor başlarına bunlar geliyor demek için açılmış ama kurgu zayıf kalmış geliştirilmesi lazım.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yaşları
tam da 19'ları, 23, 24'leri görünce ulan en yaşlı ben miyim acaba diye düşünecekken meja yetişmiş. sağolsun.
iyi lan. tek huzur evi sakini ben değilim demek ki. *
iyi lan. tek huzur evi sakini ben değilim demek ki. *
devamını gör...







