türkiye'de kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi kvkk ile düzenlenmekte.
kişilerin yazdıkları onların entellektüel ürünüdür. platformda paylaşılmış olması bu özelliği değiştirmez.
bugün yazdıklarına daha sonra katılmayabilirsin, sosyal medya paylaşımları üzerinden bile insanlar hakkında soruşturmaların açıldığı bir ülkede özellikle devlet memurluğuna başvurmak istiyorsanız silmek kişi için gereklilik olabilir. burada önemli olan neden silmek istendiği ya da istenmediğinden çok, silme hakkına sahip olmak üzerinedir.

kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hâle getirilmesi
madde 7- (1) bu kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde kişisel veriler resen veya ilgili kişinin talebi üzerine veri sorumlusu tarafından silinir, yok edilir veya anonim hâle getirilir.

kvkk buradan
devamını gör...

bu filmden tam olarak ne anlayacağımı bilemediğim bir anda izledim ama şunu söyleyebilirim,

bir insanı hayatımızdan çıkarmak zorunda kalsak bile bir gün yolda yürürken düşmesin diye önünde eğilip ayakkabısının bağcığını bağlayabilirmişiz.

filmi izlemeye başladığım ilk anda "ben bu filmi izlerken kesin ağlarım" dedim ama ilerledikçe sanırım ağlayamayacağım diye düşündüm. ilk izlenimleri dikkate almak gerekiyor, sonunda ağlatmayı başardı.

buradan sonrası spoiler olabilir ama olmayabilir de, bilmiyorum. ben yine de ekleyeyim spoiler uyarısını.



bazen çok sevdiğimiz ama hayatımızın ortasında öylece duran ve hatta hayatımızın akışını kötü etkileyen kişiler olabiliyor, böyle olduğu zaman onları ne kadar seviyor olsak da bir şekilde vazgeçmemiz gerekebiliyor. bu film bana bu vazgeçişin ne kadar acı verici ama aynı zamanda ne kadar da iyileştiren bir şey olduğunu gösterdi. aşk, evlilik, ilişkiler, boşanma... özellikle boşanma, bu olaya fazlaca uzak bir çocuk olarak yetiştiğim için boşanmaların iç yüzünün nasıl olduğunu hiçbir zaman bilemedim. bu film en azından bununla ilgili bir fikir edinmemi de sağladı. biraz üzülmek, gerçek hayatın içinden bir şeyleri izlemek, sakin kafayla vakit geçirmek isteyen kişiler için önerebileceğim bir film diyebilirim.

devamını gör...

bazı şeyler hep onların işidir :)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yerimizde gözü olan yazarımız. fark etmem sanmış.*
kapak fotoğrafına bakmak için bir iki kez fazladan bakmış olabilirim, takipte de olabilirim. her şey olabilir. *
devamını gör...

benim en çok dikkatimi çeken şey, saçma sapan başlıkların günlerdir gündem sekmesinde olması.
(bkz: bir kedinin öğrenmesi gereken şeyler)
küfretsem ayıp olacağı için kendimi zor tutuyorum. bu konunun bu kadar uzatılacak nesi var? sözlük diyoruz biyografik tanım bırakıyoruz altı boş kalıyor, bir bilim dalında tanım yaptım yine altı boş. (bkz: cacığı bir üst noktaya taşıyan detaylar)gibi bir başlık vardı. bu bile baya gündem oldu. ya sözlüğün yaş ortalaması düşük, yada zeka seviyesi yerlerde.
devamını gör...

aman ali rıza bey,tadımız kaçmasın.
devamını gör...


"acı diyorum efendim,
o da evrensel olmalı;
bir çocuğun eline diken batsa;
insanoğlu yanmalı.


(bkz: farid farjad)
devamını gör...

probiyotik açısından bolca zengin bir içecek olduğu için kendi florasını seven kişidir.
candır o candır.
devamını gör...

mahzuni şerif'e ait bir türküdür.
devamını gör...

gerçekçi olmayan bir şekilde yüksek standartlar koyma ve bireyin değerini bu standartları karşılama becerisiyle ölçme eğilimi olarak tanımlanır. özelliklerine bakacak olursak
-yüksek standartları vardır, bunlar karşılanmadığında ciddi sıkıntı yaşarlar.
-hep ya da hiç bakış açısına sahiptirler.
-mükemmellik kabul edilebilir tek başarı seviyesi olduğundan ve gerçekte kimse mükemmel olmadığından bu insanlar içten içe kendilerini başarısız görürler.
-özünde koşullu kendilik değeri duygusu vardır. onlara göre onlar sadece son başarıları kadar iyidirler.
-daha iyi olmaya bitmek tükenmez dürtüyle kendilerini paralarlar. elestirel iç seslerinin "daha fazla uğraşmalıydım" gibi şeyler söylediğini görürüz.
-olumsuz değerlendirmeye odaklanma ve ondan korkma. o mükemmel kabuğun altında bolca hayal kırıklığı ve endişe vardır.
-yanlış bir seçim yapmaktan korktukları için çok kararsızdırlar.
julia cameron şöyle söylemiş: "mükemmeliyetçilik en iyisini aramak değildir. mükemmeliyetçilik bize yaptığımız şeyin hiçbir zaman yeteri kadar iyi olmayacağını, yeniden denememiz gerektiğini söyleyen, en kötü tarafımızın pesinde olmak demektir. "
birden fazla mükemmeliyetçilik tanımı vardır. aslında böyle olan insanlar çoğu zaman bunun farkında bile olmazlar. farkına varılıp üstüne gidildiğinde aşılabilecek bir sorundur. hayat kalitesini düşürür. ben kendimi asla mükemmeliyetçi olarak nitelendirmezdim ancak bununla ilgili bir kitap okuduğumda fark ettim ki öyleymişim. önemli olan kısım fark edebilmek. fark ettikten sonra müdahale edebiliyorsun ancak. hayatının her aşamasında insan kendine objektif bakabilmeli. eleştirel olmalı bu kendini geliştirir ancak bunu yaparken şefkatli olmayı da unutmamalı. yoksa hiçbir şey onu tatmin etmez.
devamını gör...

çözülmeli füj.
kişi beklenmedik bir anda ve anlamadığı bir şekilde, kendini kim olduğunu ya da oraya nasıl geldiğini bilmeden dolaşırken bulur. genelde bu atakları, uzun ve ağır geçen duygusal-fiziksel stres psikotik uyuştucu ve ilaçların kullanımının belli akli durumlarla oluşup tetiklemesi ile yaşanır.
devamını gör...

öncelikle bu kraliyet nişanının tam ve orijinal adı “knight grand cross of the order of the bath” olarak bilinir. kelime kelime türkçe’ye çevirmek gerekirse şöyle denilebilir: “arınmışlar rütbesinin büyük haç şövalyesi”… peki bu komplike tamlama ne anlama geliyor? hemen açıklayalım.

ingiltere kraliyeti’nin eski dönemlerinde “order of bath (arınmışlar rütbesi)” şövalyelere verilen bir nişandı. ingiliz kraliyeti içinde şövalye olacak olan kişiler “arınmanın” sembolü olarak görüldüğü için yıkanırlardı (hamam manasına gelen “bath” kelimesi bu sebeple kullanılıyor). yıkandıktan sonra bir “kilisede” sabah saatlerine kadar uyanık bırakılan kişi, sabaha karşı kral’ın karşısına getirilerek düzenlenen törenle kral’ın kılıcını o kişinin omzuna değdirmesinin ardından şövalye ilan edilmiş oluyordu. yani şu filmlerde sıkça rastladığımız “seni şövalye ilan ediyorum” seremonisi…

şövalye olan bu kişilere aynı zamanda bir de nişan takılırdı. araştırmamıza göre ilk uygulama 18 mayıs 1725 yılında ingiltere kralı ı. george tarafından başlatıldı. daha sonra da çeşitli değişiklikler göstererek günümüze kadar devam etti.

bu uygulama aslında kralın veya kraliçe’nin gücünün bir sembolüydü. onlara politik bir etkinlik ve güç veriyordu. zira şövalyelik soydan gelmeyen bir statüydü. yani daha sonra hak edene soylular tarafından bahşedilebilen bir payeydi. kral veya kraliçe bu payeyi verme yetkisini elinde bulundurarak insanları ödüllendirebiliyor yahut bundan mahrum bırakabiliyordu. şövalye olabilmenin de bazı kuralları vardı. avrupa’ya özgü bu soyluluk kavramı aslında hindistan’daki kast sistemine benzer. biliyorsunuz kast sisteminde geçiş yoktur. ancak avrupa’da şövalyelik gibi bir unvan ihdas edilerek gerçekten “soylu” (!) olmayanlar da böyle bir paye elde edebiliyordu.

peki bunun bedeli ve şartı neydi? bütün avrupa’da ve bahusus ingiltere ve fransa gibi iki büyük krallıkta ortak kabul edilen şövalyeliğin 10 altın kuralı vardır. bunlar şu şekildedir:

1. kutsal saydığı değerleri ölümü pahasına korumak.
2. savunmasız ve acizleri korurken onlara saygı göstermek.
3. ülkesini sevmek.
4. düşmandan önce savaş meydanından geri çekilmemek.
5. tek bir kişiye (eşine) bağlı kalmak ve sadece onu sevmek.
6. kötülüklerin ve acımasızlığın karşısında durmak.
7. inandığı değerlerle çakışmadığı sürece, emri altında olduğu amirlerinin tüm emirlerine uymak.
8. sözüne sadık olmak, onurunu küçük düşürecek davranışlardan uzak durmak.
9. cömert olmak, kendisine gösterilen iyiliği asla unutmamak.
10. her durumda doğruluğun ve iyiliğin temsilcisi olmak.

işte bu şartları sağladığına inanılanlar kral yahut kraliçe tarafından şövalyelik ile onurlandırılıyordu. bu özellikleri yitirenlerden ise bu paye geri alınıyor ve bu unvandan mahrum bırakılıyorlardı. günümüzde büyük britanya krallığı’nda ingiliz olmayanlara da bu paye verilebiliyor. birleşik krallık’ta sanat, iş, siyaset, spor vb. her alandan birleşik krallık’a üstün hizmetlerde bulunmuş başarılı kimseler şövalyelik nişanı ile ödüllendiriliyorlar. ayrıca ülkeyi ziyaret eden yabancı devlet başkanlarının bazılarına da bu paye veriliyor. sözgelimi bugüne kadar bu nişan payesi verilenlerden bazı önemlilerini sayacak olursak: abd eski başkanı ronald reagan, abd eski başkanı george w. bush, fransa cumhurbaşkanı nicholas sarkozy, abd eski dışişleri bakanı collin powel, suudi arabistan kralı abdülaziz, meksika başkanı felipe calderon, abd eski başkanı dwight eisenhower, abd’li general douglas macarthur ve tabii ki zimbabve lideri robert mugabe... mugabe’yi sona bıraktık zira, zimbabve’nin bu tartışmalı lideri politikalarında abd ve ingiltere ile ters düşünce 2008 yılında bu unvan kendisinden geri alınmıştır. yani şövalyelik unvanından mahrum bırakılmıştır. benzer şekilde romanya başkanı nikola çavuşevsku da 1989’da elinden unvanı alınanlar listesine girmiştir… demek oluyor ki, sadece bu şövalyelik unvanını kazanmak yetmiyor bir de onu elinde tutabilmek için lazım olan bağlılık ve sadakati yerine getirmek ve belki o saydığımız 10 altın kurala her daim sadık kalmak gerekiyor…

nişanın şekline ve üzerinde yazanların anlamına gelince: "the badge of the order depicts three crowns with the order’s motto, “tria juncta in uno” (“three joined in one”), as well as “ich dien” (“i serve,” the motto of the prince of wales), and the emblems of england, scotland, and ireland (rose, thistle, and shamrock, respectively.)
devamını gör...

merhaba karalama defteri,

biraz saçmalamaya geldim. anonim olmanın verdiği rahatlıkla saçmalama özgürlüğüm var diye düşünüyorum. zaten buraya geliş amacım da bu. içimi dökmek.

eskiden çok düzenli bir hayatım vardı. 12 oldu mu yatar 06.50 de uyanırdım. rahatça uyuyabilmek için haftasonunu beklerdim. şimdiyse savrulan bir yaprak gibi istediğim saatte uyuyup istediğim saatte kalkabiliyorum. kulağa hoş geldiğinin farkındayım ama değil. hele ki 2 yıldır bu şekildeyse. artık bir amacım olsun istiyorum. bir şeylere tutunmak. tamamen amaçsız değilim şuan. ama yetmiyor işte.

şu pandemi de bitsin artık allah aşkına! koronası bitmeden mutasyonlusu çıktı başımıza bir de. hayat normale dönebilir misin, bir şey deneyeceğim de?
devamını gör...

evet başlıyorum. ben etsiz yaşayamam kardeşim. tofu falan da yiyemem yani. etobur bir insanım.
devamını gör...

tercüme, edebiyat, rock and roll ve görsel.
devamını gör...

esnaf lokantasındaki karasinek
devamını gör...

günaydın ;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

artık ne kadar kaliteli ise.
katlanacak, yapacak bir şey yok.
ben ortalama kalitede bir yazarım, nickaltılarım iyi çok şükür.
böyle iyi, daha kaliteli olmaya niyetim yok.
devamını gör...

ferdi özbeğen - dilek taşı
devamını gör...

isteklerimi tekrar gözden geçirmeyi düşünüyorum. bu kadar organize bir başarısızlığın başka bir açıklaması olamaz çünkü.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim