umut

adının hakkını vererek yaşamasını da öğreteceğim.
devamını gör...

önce sosu yapıp sonra sosu sulandırıp, makarnayı sosun içinde pişirmek. tabi ayarı tutturmak önemli ve 7 dk'dan fazla kaynamamalı.
devamını gör...

girişte soruyorlar zaten.
katılmak ister misiniz?
devamını gör...


maviye çalar gözlerin,
yangın mavisine
rüzgarda asi,
körsem,
senden gayrısına yoksam,
bozuksam,
can benim, düş benim,
ellere nesi?
hadi gel,
ay karanlık...

itten aç,
yılandan çıplak,
vurgun ve bela
gelip durmuşsam kapına
var mı ki doymazlığım?
ille de ille
sevmelerim,
sevmelerim gibisi?
oturmuş yazıcılar
fermanım yazar
n'olur gel,
ay karanlık...

dört yanım puşt zulası,
dost yüzlü,
dost gülücüklü
cıgaramdan yanar.
alnım öperler,
suskun, hayın, çıyansı.
dört yanım puşt zulası,
dönerim dönerim çıkmaz.
en leylim gecede ölesim tutmuş,
etme gel,
ay karanlık...


ahmed arif
devamını gör...

orhan tuncay kitabıdır.

yapılması gereken şey, franz kafka’yı aziz ilan edilmekten korumak; en az bunun kadar önemli bir iş de, kafka’yı dogmatik aşırılıklara kayanlar karşısında savunmak. bir aziz değildi kafka, aziz olmanın çok ötesindeydi: bir büyük yazardı. yapıtları da, bir çağın son modası olmanın çok ötesindedir; doğrudan dünya yazınıdır. thomas mann’ın deyişiyle, bu yapıtlar ‘”dünya yazınının en okunmaya değer ürünleri arasında yer alır.”

ernst fischer’in bu sözüne katılmamak mümkün görünmese de yine de söylenmesi gereken şeyler var cümle üzerine. fischer haklı kafka büyük bir yazardı ancak aynı zamanda bir azizdi de. birçok insanın hayatını değiştirmiş, yol gösterici olmuş, onlara düşünmeyi öğretmiş bir yazardır -ki onun müritlerinden biri de bu satırları yazan kişidir.

ancak kafka’dan herkes zevk alabilse de herkesin kafka’yı anlayabildiğini iddia etmek oldukça güçtür. kafka zordur, zorlayıcıdır. sürekli bir metafor fırtınası eser ve yapmanız gereken şey belki de kendinizi bu fırtınaya terk etmektir. bir kafka çevirmeni olan orhan tuncaykendince bir kılavuz hazırlamış kafka’ya yeni başlayacaklar için. iyi de yapmış. orhan tuncay kafka hakkında yazılan yazılardan, yapılan araştırmalardan ve kendi düşüncelerinden oluşan derlemede kafka okumak için size bir yol haritası sunuyor.

dava” romanını kafka hakkında bilgi sahibi olmadan okusanız da zevk alırsınız ancak bu romanını ortaya çıkmasına yol açan olayı bilirseniz daha fazla zevk alacağınız kesindir. orhan tuncay da işte tam da bunu yapıyor ve okuyucuya kafka ile ilgili önbilgiler sunuyor. “kafka asla tam olarak bilinemez, “kafka sen neysen odur”. yani tekrar ilk soru. kafka nedir?…” diyor kıvanç koçak kafka’yla ilgili makalesinde. ama tam olarak bilinmese de fikir sahibi olmak için kafka’yı kullanma kılavuzu’nu okumak iyi bir fikir olabilir.
devamını gör...

çok güzel bir kızdı.
allah baht güzelliği versin.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

araba kullanmaya 16 yaşımda beyaz şahinle başladım. samsun yolunda birtakım itlik serserilikler, ehliyetsiz araba kaçırmalar, mahalle aralarında uygun ortam bulunca drift atmalar gibi deneyimlerim olmuştu gençken. işte böyle her gencin başına gelebilecek olaylara girişmişimdir. bu serüven ehliyetimi aldıktan birkaç yıl sonra bir beyaz şahin ile kaza yapıp onu hurdaya çıkarmam ile sona ermiştir.

--- alıntı ---

maskülendir

--- alıntı ---

buna da katılmıyorum. erkek çocuğunu oyuncak bebekle oynatmayıp kızların eline oyuncak araba vermeyen bir toplum olduğumuz için değil mi bunca başımıza gelen. sonra babalık nedir bilmeyen, sevmeyi beceremeyen sorumsuz adamlarla, araba kullanmayı beceremeyeceğini sanan, bu iş kadın eline yakışmaz diyip kendini zayıf gören kadınlarla dolu bir toplum haline niye geldik diyoruz. niye kadının tofaş kullanması garip karşılanıyor ki ya da nasıl bir zihniyet böyle bir başlığa bu yorumu yaptırıyor!.
devamını gör...

teknoloji bu kadar gelişmesine rağmen, halen daha ev temizliğini yapmak zorunda olmamıza şaşırıyorum, oysa küçükken, 2000'li yıllara geçince, her evde bir robot hizmetçi olacağını sanıyordum.*
devamını gör...

abi cidden iyi maaş alıyorum ama öğrencilik yıllarımda kanıma işlemiş fakirlikten kurtulamıyorum bu durum sadece bende yok sanırım bunu gördüğüme sevindim
devamını gör...

yaşadığı iğrenç bir ilişkide fena halde travmatize olup güzel olan birçok şeye inancını yitirmiş olabilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günaydın sözlük.
mis gibi bir gün olsun mu?
sözlüğü büyükşehir yapayım mı?
tansu çiller bacınız gibi yazdım mı?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

o vakit gerilin ve uyanın bakim,
çok eğlenceceğuk çok.
devamını gör...

şu kılık değiştirme mevzusu aslında sıkıntılı bir durum. orada sadece tanınmayalım amacı güdülmüyor. bu mevzuyu başlatan ''sons of liberty'' mensupları ayaklanmalar esnasında ''mohawk'' kızılderilileri gibi giyinip ortada arzı endam ederlerken çaktırmadan mesaj da veriyorlar. ya da tarihçiler bunu bir yerlerinden uyduruyor. ama uyduracaklarını da sanmıyorum, o kadar kaynakta yazılmış, çizilmiş, edilmiş... vardır herhalde bir geçerliliği *

neymiş efendim bu arkadaşlar kendilerini birleşik krallık üyesi olarak görmüyorlarmış da amerikalı olarak görüyorlarmış. bu yüzden de bu hareket tarzı ile mesaj vermişler; biz yerliyiz ve milliyiz demişler... kökümüz içeride, ahanda size ispatı diyerek mohawk kıyafetleri ile selam çakmışlar.

bak bak dillere bak hele! arkadaş madem kuzey amerika yerlilerine kendinizi bu kadar yakın hissediyordunuz, ne diye onca sürgün, katliam, rezervasyon alanları, rezervasyon okulları marifeti ile adamların burnuna/canına ot tıkadınız? amerika denen illetin kuruluşunda dahi algı yönetimi var. algıyı yönete yönete dünyayı yönetir oldular.

yahu o değil de çayı vatan haini ilan etmek nedir? bak kahve mesela vatansever bir içecek. çay öyle değil. bildiğin terörist.

bu olay özelinde şunu asla unutmamak gerekiyor; vatanseverlikle, vatan hainliği arasındaki ince çizgi, çay ile kahve arasındaki ince çizgi kadardır. yeri gelir siz bile hangisi olduğunuzu karıştırırsınız. o yüzden ikisine de şeker atın tadınız kaçmasın.
devamını gör...

kadın olmak gurur kırıcı olmak zorunda mı sorusu aklımda epeydir. neden mi?
alkol alan kadınla evlenmek
bakire olmayan kadınla evlenmek
büyük memeli kadın sorunu gibi başlıklar hatta "sorunlar" olduğu sürece bu ülkede bence kadın olmak gurur kırıcıdır. hiç kimse evlenirken erkek kişisine bakir misin diye sormazken kadın kişisinin eline erkek sinek değmemesini istemektedir. kimse kusura bakmasına ama aşkı sevgiyi namusu ruhu dişinin bacak arasında arayan erkek kişisine verilecek bir şey olmaması gerekir bence. başlığa bak bakire olmayan kadınla evlemek evlenme lan insanları bakir bakire diye ayıracağına bi bak bakalım ruhu nasıl kendi nasıl ona bak sanane karşında ki orasından burasından.
devamını gör...

vay bee hayat tecrübelerini aktarmasını istediğim yazardır. umarım gerçektir.

edit: bu arada 68 ve 48 yaşındaki insanlar da varmış onların da tecrübelerini aktarmasını bekliyoruz.
devamını gör...

görme engellilerin okuyup yazması için tasarlanmış alfabe.
devamını gör...

başından beri üyesi olduğum içinde olmaktan mutluluk duyduğum okuma kulübü.okumaya zamanınız varsa çıkın gelin derim. analiz bizim işimiz oldu artık.
karşılamayı san marinolu arkadaşımız yapıyor.hem de ne hoş karşılama.* kaçırmayın derim.
devamını gör...

pinhani grubunun solistidir. aynı zamanda da pinhani'nin ilk albümündeki şarkıların tüm söz ve müziklerinin sahibidir.
devamını gör...

her sabah, bir önceki gün ne olmuş olursa olsun, neşe ve heyecanla uyanmak.
devamını gör...

mevzunun ermeni kültürü kısmına hakim değilim ancak bunun eski bir türk geleneği olduğunu söyleyebilirim. zaten günümüzde islamiyet ile bağdaştırılan çoğu ölüm sonrası ritüel orta asya kökenlidir. misal vefat eden kişinin yedisinin çıkması mevzusu, bu tamamen eski türk gelenekleri ile alakalı ve tengricilik kökenlidir. çünkü bu inanışa göre vefat eden kişi ölümünün yedinci gününde tekrar otağına döner ve otağı tepeden izler. iş bu sebeple de kendisi otağında yad edilir. ha keza vefat edenin kırkının çıkması mevzusu da aynı kökten gelir. eski türk toplumları ölen kişinin cesedinin 40 gün boyunca kök tengri tarafından korunduğuna ve cesedin 41. günden itibaren bozulmaya başladığına inanırlardı. bunların sağlamasını roux'dan ve boratav'ın bu inanışların anadolu'daki yansımalarını aktardığı anlatılarda yapabilirsiniz. işte helva meselesi de tüm bunların tamamlayıcısıdır. aslı yuğ aşıdır. anadolu'daki yansıma ismi ise yağlaştır. eskiler halen ölünün arkasından kavrulan helvayı bu isimle nitelerler. köçkünov'da kırgızlar'la ilgili yazdığı eserde bu mevzuya ucundan biraz değinir. eski türk toplumlarında bu helva çövenç adıyla anılmaktadır. bu arada vefat eden kişi için verilen yemek mevzusunun kökenleri de aş toyuna dayanır. abdullah inan, ''tarihte ve bugün şamanizm'' adlı çalışmasında buna ayrıntısı ile değinmiştir.

başta da söylediğim gibi mevzunun ermeni kültüründeki yansımalarına hakim değilim ancak bu kavramın türk kültürünün ve tengricilik inancının bir parçası olduğu, yapılan çalışmalar ve yazılan eserlerle sabittir. tabi isteyen kendi araştırmasını kendi yapar ve mevzuyu daha ayrıntılı bir şekilde aktarırsa üzerine konuşma fırsatı doğar. neticede anadolu'daki ölüm sonrası ritüellerin büyük bir bölümü tengricilik kökenlidir. tabi biz bunları islami bağlamda bazı temellere oturtmaya çalışıyoruz lakin aslını inkar eden haramzadedir der kaçarım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim