the conjuring
üçüncüsü yolda olan muhteşem korku film serisi.
düzgün bir korku filmi bulmak oldukça zorken korku seansı 3 çok iyi gelecek eminim.
düzgün bir korku filmi bulmak oldukça zorken korku seansı 3 çok iyi gelecek eminim.
devamını gör...
cehennemi yaratıp merhametten bahsetme komikliği
sen kimseye merhamet göstermezsen cehenneme gidersin işte olay basit demek istediğim başlıktır.
devamını gör...
içlik giymemekle övünen kişi
içlik giymemekle övünülecek bir durum yok. bilakis içlik giymek garip bence. o içliği gün sonunda çıkarınca o kadar iğrenç kokuyor ki. sakın ola sevgilinizin evine içlik falan giyip gitmeyin ha, bak valla biter o ilişki.
devamını gör...
antalya'da bir kadının cinsel saldırıya uğraması
yazacak, anlatacak çok şey var ama şu tüm duygularımı özetliyor şu an:
"ben bu çağdan nefret ettim, etimle kemiğimle nefret ettim."
"ben bu çağdan nefret ettim, etimle kemiğimle nefret ettim."
devamını gör...
yaran yemek sepeti yorumları
resimag.com/p1/02d9155081f3.jpeg
devamını gör...
moderasyonun entryleri kafasına göre değiştirmesi
burası aile sözlüğü değil, hanım arkadaşlar da var o yüzden küfür yasak yanlış bir ibare.
ben erkek halimle küfür istemiyorum?
bunun kadını erkeği yok.
kafa sözlüğün küfürsüz olmasından dolayı pek mutluyum.
tişikkirlir.
ben erkek halimle küfür istemiyorum?
bunun kadını erkeği yok.
kafa sözlüğün küfürsüz olmasından dolayı pek mutluyum.
tişikkirlir.
devamını gör...
geof hurst
namı diğer wembley canavarı. olaya kriketle başlayıp sonrasında futbolcu olmuş. steve harris abimiz west ham ile işe başlayıp sonrasında nasıl bas gitarı öttürmüşse, hurst'te futbolda aynı şeyi yapmış. tabi ortak noktaları west ham united olunca steve abimizin adını anmadan geçemezdim. ona iltimas geçme hakkımız her daim saklıdır. * yalnız hurst çok başarılı bir karakter olmasının yanı sıra biraz da lanetli bir kişilikmiş gibi duruyor.
işçinin emekçinin takımı, gönüllerin sultanı west ham united ile henüz ikinci sezonunda fa cup'ı kaldırıyor. malum ingilizler için fa cup'ın manevi değeri yüksektir. kupa wembley'in de olmazsa olmazlarından birisidir. işte adam mabette golünü attıktan sonra west ham tarihine tabiri caizse kestirmeden geçiveriyor. ama wembley stadyumu ile hurts arasındaki bağ inanılmaz. bu seferde 1860 münih ile yine aynı statta oynanan kupa galipleri kupası finalini kazanıyorlar ve böylece hurts wembley'de ikinci kupasını kaldırmış oluyordu.
bundan sonra ise hikaye iyice ilginçleşiyor. her daim futbolun beşiği olduğunu iddia eden ingilizlerin -ki doğrudur da- o tarihe kadar bir dünya kupası bile kazanmışlıkları yok. katıldıkları her turnuvada futbolun beşiğini bir başka ülke sallıyor ve her daim ingiltere'ye boynu bükük dönmek durumunda kalıyorlar. sırasıyla uruguay, italya, almanya, brezilya burunlarından kıl aldırmayan ingilizlere nanik yapıyor. cidden onur kırıcı bir durum.
1966 yılına gelindiğinde ise ingilizler dünya kupasına ev sahipliği yapma imkanına erişiyorlar. ve kupayı kaldırmaları için futbol tanrıları kapıyı çalıyor.. aslında kadrolarında gizli bir silahları var lakin bundan habersizler. ya da şifreyi henüz çözememişler ki, hurst gibi adamı kupada yedek bırakıyorlar. oysa tek yapmaları gereken kendilerini wembley'de oynanacak finale atmak. sonrası kolay. nasıl olsa hurst var. o kupa zaten bir şekilde alınır. *
turnuvada ilginç şeyler yaşanıyor. mesela tüm dünyanın kupanın en büyük favorisi olarak gördüğü peleli, garrinchalı muazzam brezilya takımı gruptan çıkamıyor. hurst'ün kadro da olması dahi koca brezilya'yı turnava dışına itmeye yetiyor. ingilizler çeyrek finalde arjantin ile eşleşiyorlar ama zibille sakatları var. hurts bu maçta oynama şansı elde ediyor ve onun attığı gol ile ingiltere yarı finale çıkıyor. pele'li brezilya'yı öğüten hurst-wembley bağı bu sefer yarı finalde bir başka büyük oyuncu eusebio'yu saf dışı ediyor. ve ingilizler boby charlton'ın golleri ile finale çıkıyor. ama bu sefer karşılarında almanlar var. üstün alman teknolojisi ile nasıl baş edilir? cevap tabiki belli hurst-wembley sinerjisi ile.
fakat bu maç ne yazık ki, ingilizlerin istediği şekilde başlamaz. ilk golü batı almanya atar. fakat wembley hurst'e yürü ya kulum der ve hurst skoru 1-1'e getirir. ingilizler ikinci yarıda 2-1 öne geçseler de, 89. dakika da almanlar bir gol daha atar ve maç 2-2 biterek uzatmalara gider. acaba wembley hurst'e sırtını mı dönmektedir? elbette hayır işe sadece heyecan katmak istemiştir. ve dünya futbol tarihinde yer eden ingilizlerin üçüncü golü yine hurst'ün vuruşunda 112. dakika da gelir. lakin top çizgiyi geçti mi geçmedi mi tartışmaları yıllar boyu sürecektir. orta hakemin adını bile hatırlamayan biz futbol severler yan hakem bayramov'un ismini bu pozisyon yüzünden ezbere biliriz.
bu golün verilmesi de kanımca hurst-wembley ilişkisinin alameti farikası olmuştur. * sonrasında hurst, ''burası wembley burada benim borum öter'' diyerek uzatmaların son dakikasında bir gol daha atar ve futbolun beşiği ingiltere sonunda kendi beşiğini sallamayı başarır.
pele'yi, garrincha'yı, eusebio'yu, macarları, sscb'yi ve en nihayetinde almanları oynadığı/oynamadığı karşılaştığı/karşılaşmadığı maçlar sonunda saf dışı eden hurst'ün enteresanlığı bununla bitmez.
wembley'de üç önemli kupayı kaldıran hurst'den sonra, ne west ham united , ne de ingiliz milli takımı bir daha dikiş tutturamaz. yani sizin anlayacağınız hurst yoksa kupa yoktur. ve bu lanet daha ne kadar sürer onu da futbol tanrıları bilir sanırım... *
bu arada hurst dünya kupası finalleri tarihinde hat-trick yapan ilk ve tek oyuncu olma özelliğini sürdürüyor.
işçinin emekçinin takımı, gönüllerin sultanı west ham united ile henüz ikinci sezonunda fa cup'ı kaldırıyor. malum ingilizler için fa cup'ın manevi değeri yüksektir. kupa wembley'in de olmazsa olmazlarından birisidir. işte adam mabette golünü attıktan sonra west ham tarihine tabiri caizse kestirmeden geçiveriyor. ama wembley stadyumu ile hurts arasındaki bağ inanılmaz. bu seferde 1860 münih ile yine aynı statta oynanan kupa galipleri kupası finalini kazanıyorlar ve böylece hurts wembley'de ikinci kupasını kaldırmış oluyordu.
bundan sonra ise hikaye iyice ilginçleşiyor. her daim futbolun beşiği olduğunu iddia eden ingilizlerin -ki doğrudur da- o tarihe kadar bir dünya kupası bile kazanmışlıkları yok. katıldıkları her turnuvada futbolun beşiğini bir başka ülke sallıyor ve her daim ingiltere'ye boynu bükük dönmek durumunda kalıyorlar. sırasıyla uruguay, italya, almanya, brezilya burunlarından kıl aldırmayan ingilizlere nanik yapıyor. cidden onur kırıcı bir durum.
1966 yılına gelindiğinde ise ingilizler dünya kupasına ev sahipliği yapma imkanına erişiyorlar. ve kupayı kaldırmaları için futbol tanrıları kapıyı çalıyor.. aslında kadrolarında gizli bir silahları var lakin bundan habersizler. ya da şifreyi henüz çözememişler ki, hurst gibi adamı kupada yedek bırakıyorlar. oysa tek yapmaları gereken kendilerini wembley'de oynanacak finale atmak. sonrası kolay. nasıl olsa hurst var. o kupa zaten bir şekilde alınır. *
turnuvada ilginç şeyler yaşanıyor. mesela tüm dünyanın kupanın en büyük favorisi olarak gördüğü peleli, garrinchalı muazzam brezilya takımı gruptan çıkamıyor. hurst'ün kadro da olması dahi koca brezilya'yı turnava dışına itmeye yetiyor. ingilizler çeyrek finalde arjantin ile eşleşiyorlar ama zibille sakatları var. hurts bu maçta oynama şansı elde ediyor ve onun attığı gol ile ingiltere yarı finale çıkıyor. pele'li brezilya'yı öğüten hurst-wembley bağı bu sefer yarı finalde bir başka büyük oyuncu eusebio'yu saf dışı ediyor. ve ingilizler boby charlton'ın golleri ile finale çıkıyor. ama bu sefer karşılarında almanlar var. üstün alman teknolojisi ile nasıl baş edilir? cevap tabiki belli hurst-wembley sinerjisi ile.
fakat bu maç ne yazık ki, ingilizlerin istediği şekilde başlamaz. ilk golü batı almanya atar. fakat wembley hurst'e yürü ya kulum der ve hurst skoru 1-1'e getirir. ingilizler ikinci yarıda 2-1 öne geçseler de, 89. dakika da almanlar bir gol daha atar ve maç 2-2 biterek uzatmalara gider. acaba wembley hurst'e sırtını mı dönmektedir? elbette hayır işe sadece heyecan katmak istemiştir. ve dünya futbol tarihinde yer eden ingilizlerin üçüncü golü yine hurst'ün vuruşunda 112. dakika da gelir. lakin top çizgiyi geçti mi geçmedi mi tartışmaları yıllar boyu sürecektir. orta hakemin adını bile hatırlamayan biz futbol severler yan hakem bayramov'un ismini bu pozisyon yüzünden ezbere biliriz.
bu golün verilmesi de kanımca hurst-wembley ilişkisinin alameti farikası olmuştur. * sonrasında hurst, ''burası wembley burada benim borum öter'' diyerek uzatmaların son dakikasında bir gol daha atar ve futbolun beşiği ingiltere sonunda kendi beşiğini sallamayı başarır.
pele'yi, garrincha'yı, eusebio'yu, macarları, sscb'yi ve en nihayetinde almanları oynadığı/oynamadığı karşılaştığı/karşılaşmadığı maçlar sonunda saf dışı eden hurst'ün enteresanlığı bununla bitmez.
wembley'de üç önemli kupayı kaldıran hurst'den sonra, ne west ham united , ne de ingiliz milli takımı bir daha dikiş tutturamaz. yani sizin anlayacağınız hurst yoksa kupa yoktur. ve bu lanet daha ne kadar sürer onu da futbol tanrıları bilir sanırım... *
bu arada hurst dünya kupası finalleri tarihinde hat-trick yapan ilk ve tek oyuncu olma özelliğini sürdürüyor.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
teşekkür ederim miko. sesin çok güzel.*
devamını gör...
kumpirin 40 lira olması
malzeme nin maliyeti 2 lira geri kalan 18 tl kira ve vergiler, 20 tl kâr.
4 çeşit yemek 10tl kdv hariç , tabldot gidin sanayii taraflarına dolu, hatta daha ucuza bile var amma onu tavsiye etmiyorum.
kumpir dediğimiz patates ve arkadaşları zaten sağlıksız, sakın 10 tl lik tabldot sağlıksız demeyin.
4 çeşit yemek 10tl kdv hariç , tabldot gidin sanayii taraflarına dolu, hatta daha ucuza bile var amma onu tavsiye etmiyorum.
kumpir dediğimiz patates ve arkadaşları zaten sağlıksız, sakın 10 tl lik tabldot sağlıksız demeyin.
devamını gör...
güzel bir şey söylemeyeceksen konuşma diyen insan
sadece gerçekleri siz biliyormuşsunuz gibi davranmayın yeter. inanın karşıdaki insanda çoğu zaman kusurlarının ve kötü olanların farkındadır ama bunları duymak istemiyordur sadece. gerçekten değerli bir arkadaş olmak istiyorsanız mesele karşındakini anlamaya çalışmaktır. buna odaklanmanızı tavsiye ederim.
devamını gör...
2021 hayvan hakları yasası
geç bile kalındı, bir an önce uygulanmalı.
devamını gör...
asgari ücretle yapılacaklar listesi
twitter’da bir sayfa. ağır eleştiri ve komik bir sayfaya benziyor.
twitter.com/asgariyap/statu...
twiti ve yapılan yorumlar beni benden almıştır.
twitter.com/asgariyap/statu...
twiti ve yapılan yorumlar beni benden almıştır.
devamını gör...
kinetik sanat
1900'lerin başlarından günümüze kadar uzanan kinetik sanat akımı, eserlerde hareketi yakalamayı, zamana ve mekana yayılıp belki de bunlardan üstün bir eser yaratmayı amaçlar.
bazı kaynaklar ilk kinetik eserleri seurat gibi post-izlenimcilerin verdiğini söylese de, modern anlamda ilk kinetik sanat eseri olarak marcel duchamp'ın bicycle wheel adlı eseri kabul edilir.
kinetik sanatın temelleri bu kadar erken atılmış olsa da 1955'e kadar tam anlamıyla bir akım olarak tanınmadı. 1955'te paris'teki denise rené galerisi'nde bir grup sergisi düzenlenmişti. bu sergideki odak noktası manifeste jaune* yayınıyla macar sanatçı victor vasarely olmuştu. bu manifesto le movement sergisi için özel olarak yayınlanmıştı ve günümüzde kinetik sanat akımının başlangıcı olarak görülür.
sanat eserine bakanı etkilemek için hareketin sunumuna dayanan resimler ve heykeller yaratırken, kinetik sanat akımı, hem zamana hem de mekana yayılan sanat eserleri sunan ilk hareketti. kinetik sanatçılar devrimci bir akımın öncüsü olmuştu. sadece sanatseverlerin yaşadığı deneyime tamamen yeni bir boyut kattığı için değil, aynı zamanda 1930'lardan bu yana modern entelektüel kültürü tanımlayan zaman ve mekânın ilişkisine duyulan yeni hayranlığı çok etkili bir şekilde ifade ettiği için de devrimciydi.
just as one can compose colors, or forms, so one can compose motions.
-alexander calder
kinetic construction (standing wave) by naum gabo

vega iii by victor vasarely

cysp 1 by nicolas schöffer
bazı kaynaklar ilk kinetik eserleri seurat gibi post-izlenimcilerin verdiğini söylese de, modern anlamda ilk kinetik sanat eseri olarak marcel duchamp'ın bicycle wheel adlı eseri kabul edilir.
kinetik sanatın temelleri bu kadar erken atılmış olsa da 1955'e kadar tam anlamıyla bir akım olarak tanınmadı. 1955'te paris'teki denise rené galerisi'nde bir grup sergisi düzenlenmişti. bu sergideki odak noktası manifeste jaune* yayınıyla macar sanatçı victor vasarely olmuştu. bu manifesto le movement sergisi için özel olarak yayınlanmıştı ve günümüzde kinetik sanat akımının başlangıcı olarak görülür.
sanat eserine bakanı etkilemek için hareketin sunumuna dayanan resimler ve heykeller yaratırken, kinetik sanat akımı, hem zamana hem de mekana yayılan sanat eserleri sunan ilk hareketti. kinetik sanatçılar devrimci bir akımın öncüsü olmuştu. sadece sanatseverlerin yaşadığı deneyime tamamen yeni bir boyut kattığı için değil, aynı zamanda 1930'lardan bu yana modern entelektüel kültürü tanımlayan zaman ve mekânın ilişkisine duyulan yeni hayranlığı çok etkili bir şekilde ifade ettiği için de devrimciydi.
just as one can compose colors, or forms, so one can compose motions.
-alexander calder
kinetic construction (standing wave) by naum gabo

vega iii by victor vasarely

cysp 1 by nicolas schöffer
devamını gör...
system of a down vs metallica vs megadeth
bu üçlü içinde system of a down sadece kumda oynama konusunda ilk sırada gelebilir. you know it's sad but true.
devamını gör...
modların saçma sapan nedenlerle tanım silmesi
az önce iki (!) kere yazdığım ve bir yazarın uyarısıyla silindiğini fark ettiğim, sebebi ise "tanımsız" olduğunu belirtilerek önermeyi harbiden doğruladığım durum.
biz görüş paylaşmak için yazmıyor muyuz? kaldı ki ben genelde yorum başlıklarına yazarım, burada tanımın silinmesi için sebep yoktur. çünkü görüş paylaşıyoruz o başlıklarda. buna gerçekten üzüldüm ve yazma hevesim kaçtı. bir sürü tanımım silinmiş. bu şu demektir, benim görüşlerimin bir önemi yok. ha madem öyleyse bende artık yazmam.
teşekkür ederim sanal alemde bile hevesim kursağımda kaldığı için. bir tek yazarak rahatlıyordum, artık onu da yapmam.
edit: bunu da silebilirsiniz sitem olduğu için. artık burada da durmam. fikirlerim hiçe sayılıyorsa bende hiçimdir.
biz görüş paylaşmak için yazmıyor muyuz? kaldı ki ben genelde yorum başlıklarına yazarım, burada tanımın silinmesi için sebep yoktur. çünkü görüş paylaşıyoruz o başlıklarda. buna gerçekten üzüldüm ve yazma hevesim kaçtı. bir sürü tanımım silinmiş. bu şu demektir, benim görüşlerimin bir önemi yok. ha madem öyleyse bende artık yazmam.
teşekkür ederim sanal alemde bile hevesim kursağımda kaldığı için. bir tek yazarak rahatlıyordum, artık onu da yapmam.
edit: bunu da silebilirsiniz sitem olduğu için. artık burada da durmam. fikirlerim hiçe sayılıyorsa bende hiçimdir.
devamını gör...
normal sözlük patreon hesabı
en kısa sürede katılıp destekleyeceğim hesaptır. anadolunun ücra köşesindeki bilmemne köyü derneği bile aidat alıyor, yok öyle bedaveden gülmek!(bkz: sısısısı)
devamını gör...
toplumsal bütünleşme
sosyoloji veya sosyal bilimlerde, etnik azınlıklar, mülteciler veya toplumları oluşturan ana akım dışında kalan, sosyal haklardan mahrum bırakılmış bir topluluğun veya azınlık gruplarının hareketlerine verilen isimdir.
bir toplumdaki çeşitli unsurların nasıl olup da bir araya geldiği ve birbirini destekler mahiyette çalıştığı özellikle auguste comte ve emile durkheim gibi ilk sosyologların anlamaya çalıştığı önemli sorunlardan biri olmuştur. buna göre bir toplumun devamı ve istikrarı toplumu oluşturan birey ve grupların bütünleşmesine bağlıdır. bütün toplumlar şu ya da bu şekilde bütün unsurlarıyla birlikte,içerdiği çatışmaları asgari düzeye indirgeme ve tolere etme kapasitesine sahiptir. sosyolojide bu durum toplumsal bütünleşme kavramıyla ifade edilmektedir.
bir toplumdaki çeşitli unsurların nasıl olup da bir araya geldiği ve birbirini destekler mahiyette çalıştığı özellikle auguste comte ve emile durkheim gibi ilk sosyologların anlamaya çalıştığı önemli sorunlardan biri olmuştur. buna göre bir toplumun devamı ve istikrarı toplumu oluşturan birey ve grupların bütünleşmesine bağlıdır. bütün toplumlar şu ya da bu şekilde bütün unsurlarıyla birlikte,içerdiği çatışmaları asgari düzeye indirgeme ve tolere etme kapasitesine sahiptir. sosyolojide bu durum toplumsal bütünleşme kavramıyla ifade edilmektedir.
devamını gör...

