psg (yazar)
sensiz iyiydik, neden geri döndün, dönmeseydin keşke, demek istediğim yazar.
o kadar şov yaptın elveda gidiyorum, modlar işlerini iyi yaptığını düşünsün falan...
o psg sözlüğe veda ediyor başlığındaki tanımını silince bu şovunu unutacağız mı sanmıştı acaba*
o kadar şov yaptın elveda gidiyorum, modlar işlerini iyi yaptığını düşünsün falan...
o psg sözlüğe veda ediyor başlığındaki tanımını silince bu şovunu unutacağız mı sanmıştı acaba*
devamını gör...
uludağ sözlük
kaliteli yazarlarını bir bir çaylak ve silik yapıp, trolleri ev sahipliği yapan sözlük olup online sayısı her geçen düşüyor. ortalama 20-30 online yazarı ıle yok oluşa direnmeye çalışıyor. bu 30 kişininde 20'den fazlası zaten troll yazarlardan oluşuyor. sözlükte son zamanlarda tanım içeren hiç bir içeriğe ulaşamazsınız. sözlük konuları cinsellik ve kadın üzeri kuruludur.
devamını gör...
istavroz
pek yaygın olarak bilinmese de; istavroz çıkarırken yapılan hareketlerin bir diğer anlamı da; inanışa göre isa'nın babasız dünyaya gelmesinden mütevellit; meryem'in insanlara seslenişidir. şöyle ki; sağımdaki solumdaki melekler şahittir ki; karnımdaki çocuk alnımın akıdır.
devamını gör...
apartman boşluğunun yayından kaldırılması hakkında
çok uzadı artık bence. başta konu özelden çözülebilecekken sırf kaos için başlık açılması saçmaydı bir kere. umalım da bu son başlık olsun konuyla alakalı. ben bile sıkıldım.
devamını gör...
celebrant sorularınızı yanıtlıyor
sana niye soru soralım peki?
sözlük güzel de sanki çok kasıyorsunuz be çocuklar ha?
sözlük güzel de sanki çok kasıyorsunuz be çocuklar ha?
devamını gör...
3 aylık kızını döverek öldüren kişinin ölü bulunması
devlet asmaz millet asar olmuş.
devamını gör...
biraz soluklan yiğidim
az önce karşıma çıkan tatlı bir uyarı bildirimidir.
devamını gör...
sözlük yazarlarının şu ana kadar ağladığı en saçma şey
üniversiteye giriş sınavında çuvalladığımı düşünmek.*
bu üzüldüğüm en saçma şeydi; muhtemelen öyle de kalacak. puanım yüksek falan da değildi aslında. üzüntümü saçma bulmamın sebebi de öyle, "alt tarafı sınav yiaa, dünyanın sonu değil bu sonuçta." mantığı değil. bazen sizin için en iyi olan şey, hiç beklemediğiniz bir yerde açılan bir kapıdan geçince karşınıza çıkar.
bu da öyle oldu sanırım. ilk defa, "başarısızlık" benim için yepyeni ve hiç beklemediğim bir fırsat yarattı. üstelik daha önce hiç tanıma fırsatı bulamadığım bir alanda şaşırtıcı derecede başarı potansiyeli görüyorum kendimde.
her şeyden önemlisi, şuan önümde istediğim gibi şekillendirebileceğim bir hayat var.
bu üzüldüğüm en saçma şeydi; muhtemelen öyle de kalacak. puanım yüksek falan da değildi aslında. üzüntümü saçma bulmamın sebebi de öyle, "alt tarafı sınav yiaa, dünyanın sonu değil bu sonuçta." mantığı değil. bazen sizin için en iyi olan şey, hiç beklemediğiniz bir yerde açılan bir kapıdan geçince karşınıza çıkar.
bu da öyle oldu sanırım. ilk defa, "başarısızlık" benim için yepyeni ve hiç beklemediğim bir fırsat yarattı. üstelik daha önce hiç tanıma fırsatı bulamadığım bir alanda şaşırtıcı derecede başarı potansiyeli görüyorum kendimde.
her şeyden önemlisi, şuan önümde istediğim gibi şekillendirebileceğim bir hayat var.
devamını gör...
4 luni 3 saptamani 2 zile
türkçesi ''4 ay 3 hafta 2 gün'' olan altın palmiye ödüllü roman yapımı film.
öncellikle filmi beğendiğimi ve önerdiğimi belirtmeliyim. kendimi realist bir insan olarak tanımlarım. genel olarak kurgu filmleri pek dikkatimi çekmez. bu filmde de kamera açısından mıdır, oyunculuklardan mıdır bilinmez, kendimi bir anda filmin içinde buluverdim.
uzun zamandır ilk defa bir filmi beğeniyorum. 2 kızın yarım günde yaşadıklarından 1.30-2 saatlik bir film çıkarmışlar ve film boyunca gerginliği, hissedilen hisleri diri tutmayı başarmışlar. bence asıl başarı budur.
film hakkında spoiler nitelikli düşüncelerim de var. onları en sonda anlatacağım. şimdilik o dönemin romanya'sı hakkında bilgi vereyim.
1969 yılında romanya hükümeti nüfus arttırma politikasıyla kürtajı yasaklamıştır.
25 yaşını geçmiş ve hâlâ çocuk sahibi olmayan kadınlara (kısırlar da dahil) %10-20 arası ek vergi koydurtmuş, 5 çocuk annesi kadınlara özel ayrıcalıklar tanımış, 10 çocuk ve fazlası için anneye madalya vermiştir. bu 1989'daki devrime kadar devam etmiştir. bu filmde de 1987 romanya'sına şahit oluyoruz.
özellikle dr. bebe'yle olan sahnede 3. arkadaş bendim. otilia erkek arkadaşının annesinin doğum gününde masada otururken bizzat ben de orada oturuyordum.
film boyunca gerildiğimi de itiraf etmeliyim. hep bir şey çıkacak diye bekledim. çıkmadı. bu da bana hayatın içinden geldi. sonuçta kaçımız filmlerde beklediğimiz şeyleri gerçek hayatta yaşıyoruz ki? üstelik film -evet aslında özellikle o masadaki konuşmada birçok mesaj içerse de- bu amerikan filmlerinde sonda karakterin hayatı tamamen değişir, yeni bir dünyada bulur ya kendini (hiç realist olmayan biçimde)... bu filmde o da yoktu ama sarsmayı başardı, gerçek hayatın ta kendisiydi çünkü.
öncellikle filmi beğendiğimi ve önerdiğimi belirtmeliyim. kendimi realist bir insan olarak tanımlarım. genel olarak kurgu filmleri pek dikkatimi çekmez. bu filmde de kamera açısından mıdır, oyunculuklardan mıdır bilinmez, kendimi bir anda filmin içinde buluverdim.
uzun zamandır ilk defa bir filmi beğeniyorum. 2 kızın yarım günde yaşadıklarından 1.30-2 saatlik bir film çıkarmışlar ve film boyunca gerginliği, hissedilen hisleri diri tutmayı başarmışlar. bence asıl başarı budur.
film hakkında spoiler nitelikli düşüncelerim de var. onları en sonda anlatacağım. şimdilik o dönemin romanya'sı hakkında bilgi vereyim.
1969 yılında romanya hükümeti nüfus arttırma politikasıyla kürtajı yasaklamıştır.
25 yaşını geçmiş ve hâlâ çocuk sahibi olmayan kadınlara (kısırlar da dahil) %10-20 arası ek vergi koydurtmuş, 5 çocuk annesi kadınlara özel ayrıcalıklar tanımış, 10 çocuk ve fazlası için anneye madalya vermiştir. bu 1989'daki devrime kadar devam etmiştir. bu filmde de 1987 romanya'sına şahit oluyoruz.
özellikle dr. bebe'yle olan sahnede 3. arkadaş bendim. otilia erkek arkadaşının annesinin doğum gününde masada otururken bizzat ben de orada oturuyordum.
film boyunca gerildiğimi de itiraf etmeliyim. hep bir şey çıkacak diye bekledim. çıkmadı. bu da bana hayatın içinden geldi. sonuçta kaçımız filmlerde beklediğimiz şeyleri gerçek hayatta yaşıyoruz ki? üstelik film -evet aslında özellikle o masadaki konuşmada birçok mesaj içerse de- bu amerikan filmlerinde sonda karakterin hayatı tamamen değişir, yeni bir dünyada bulur ya kendini (hiç realist olmayan biçimde)... bu filmde o da yoktu ama sarsmayı başardı, gerçek hayatın ta kendisiydi çünkü.
devamını gör...
süngerbob'da patrick'in geçimini nasıl sağladığı sorunsalı
bikini bottom belediyesinde kadrolu çalışan olarak görünüyor ve hiç işe gitmeden maaş alıyor.
devamını gör...
numberpi
aktroll, #874528 numaralı entrysinde dini siyasete alet etmenin, 1920 yılından sonra yapılmış olan inkılapları iyileştirmek amacıyla yapıldığını iddia ediyor. diğer başlıklarına da ufak bir göz gezdirdim, chp ve tecavüz konusunda birden fazla entry girmişken akp ve tecavüz, kadın cinayetleri ve tecavüz konusunda entrysi yok. klasik bir akp zihniyeti örneği: riyakarlık.
devamını gör...
sözlük yazarlarının saçları
ay siz nazar değdirirsiniz millete şimdi mazallah.
edit: patagonyalı kaç kişinin saç hakkı sende dostum ne güzel ya.
edit: patagonyalı kaç kişinin saç hakkı sende dostum ne güzel ya.
devamını gör...
olmuyorsa zorlama
hep tavsiye edilen budur.niye çırpın,pes etme, istediğin için mücadele et diye destek verilmez ki?
kimsenin gücü yok sanırım artık ne mücadele etmeye ne de yüreklendirmeye..
yok oluyoruz azizim.
bir rahatsızın bunalım ukdesi.
kimsenin gücü yok sanırım artık ne mücadele etmeye ne de yüreklendirmeye..
yok oluyoruz azizim.
bir rahatsızın bunalım ukdesi.
devamını gör...
kız yurdunda yaşanan tuhaf olaylar
yurt müdürünün odasında körebe oynamıştık güzeldi
devamını gör...
nevşin mengü
nevşin mengü diyince aklıma tayyip ve trump görüşmesine yaptığı yorum (girdisi çıktısı 23 dk) geliyor ama herkesin sessiz kaldığı çoğu konuda çok yerinde eleştirileri ve tepkileri de var. açıkçası bu yönü ile kendisi bende hayranlık uyandırıyor.
devamını gör...
babayla olan ilişki
sık sık rüyalarıma geliyor. rüyamda, sanki sekiz ay önce yaşama veda bile edemeden göçüp gitmemiş, bir yerlerde saklanmış sonra ortaya çıkıvermiş. öyle kırgın öyle deli bir hasretle sarılıyorum. hatta bir keresinde ankara'ya gittiğimizde, o gittikten aylar sonra satılan çok sevdiği arabasını tam da evinin önünden geçerken görmüştüm de kalbim göğsüme sığmamıştı. meğer alan kişi de o civarda oturuyormuş. fakat rüyama göre o arabayı da hep o kullanıyormuş. neden kaybolup gittin, diye soruyorum durmadan. yüzünü çeviriyor sadece...
öyle işte, gündüz aklımda, gece düşümde...
öyle işte, gündüz aklımda, gece düşümde...
devamını gör...
küçük yatırımcılar çarpıldı
yani işin özeti; fakirden aldık, zengine verdik
devamını gör...
örnek vatandaş (yazar)
sözlüğün örnek yazarlarındandır, kalemine nazar değmesin.
devamını gör...
pazartesi diyete başlamak
kilosunda artış fark edenlerin bir nevi kutsal gün ibadeti. pazartesi gününe kadar yenilir içilir. o kutsal gün geldiğinde diyet başlar.
devamını gör...
uzun süreli ilişkinin sırrı
anlamak bence. ama karşılıklı anlamak. istediğin gibi anlamak değil tabi. karşıdakinin istediği gibi anlamak. yoksa olmaz.
devamını gör...