(cehennem için olmazsa olmaz şart günahtır.
sonra insan günahı icat eder. böylelikle cehennem işlerlik kazanır.
sonrası ise şöyle gelişir.)

insan çok zaman önce bazı şeylere günah dedi. söylediği şeylerin günah olduğuna inandı.
günahları insan çok önemsedi. onları beyninin en karanlık odalarına soktu. kapıları üzerlerine kilitledi.
önceleri kendini güvende hissetti insan. günahlardan uzak durunca cennete gideceğini umdu. mutlu ve huzurluydu insan.
sonraları kapalı kapılar ardındaki günahlar tıkılı kalmaktan çok sıkıldı. odalarında rahat durmadılar. hoplayıp zıplamaya başladılar. onlar hareketlendikçe insan da kendi deyimiyle rahat durmamaya başladı. kendi inandığı günahları işlemeye başladılar.
günah işledikçe cehennemde yanacağını düşündüler. düşündükçe yandı insanlar.
kendi cehennemine odun kömür attı insan.
attığı odunlar ateşi kızdırdı iyice. en karanlık odalarda tutulan günahlar bu ateş sayesinde kapılardan sızmayı başardı.
(o günahlar karanlık odaları boşaltıp yavaş yavaş insanın tüm ruhunu elegeçirir.)
insan artık günahtan kaçamaz oldu. günah işledi sürekli insan. cehennem korkusundan dolayı işlediği günahlar için azap çekti. bir taraftan da acı çekmek tarifi mümkün olmayan bir zevk vermeye başladı insana. korktukça günah işledi insan, günaha battıkça acı çekti. en kısırından bir döngüye girdi insan.
devamını gör...

yanlıştır.
kendisi rockçı değil rokçudur.
devamını gör...

yabancı bir kelime* 'yeşil' demek. yeşil rengi cok seviyorum. canlının, doğanın, huzurun rengi.
devamını gör...

türk'üm ve türk olmaktan gurur duyuyorum. ne mutlu türküm diyene !
başka ırkları da asla aşağılamam, küçük görmem, saygısızlık yapmam, yapamam.
insanlar doğarken ırklarını seçemez. ama sevmek de haklarıdır, gurur duymak haklarıdır.
ırkçılık gibi aşağılık, insanlık dışı olan davranış ise coğrafi ve vicdani dünyada büyük bir suçtur.
devamını gör...

dünyanın en yüksek sesli bir böceği.
seslerinin sayısı üzerinden hava durumu hesaplandığı için doğal termometre diye de adlandırılırlar
devamını gör...

bir atasözüdür.

aptallığın neler yaptırabileceğini anlatır. sahip olamayacağını bile bile bir çıkar beklentisinin zavallılığıdır bu.
devamını gör...

dünyanın en iç açıcı çiçeğini nick almış, keyifle okunası, iç açıcı tanımları olan, fikrini fikrime yakın bulduğum, ne zamandır nick altına yazmak istediğim yazarım. geç oldu kusuruma bakma.*
devamını gör...

unutama beni
devamını gör...

dövme insanoğlunun keşfetmiş olduğu en eski iletişim yollarından biridir aslında. dünyanın en eski dövmesi günümüzden tam 5270 yıl önce yaşamış olan buz adam ötzi'ye aittir. dolayısıyla tarihi bu kadar önceye dayanan bir eylemin birçok sebebi olabilir.

terapi: geçmişte yapılan yanlışları yinelememek, insanlara ve düşüncelere olan bağlılığı güçlendirmek ve olumsuz hisleri uzaklaştırmak için dövme yaptırılabilir. öte yandan hayatımızda dönüm noktası olan anılarımızı ve mutluluklarımızı da vücudumuzda dövme olarak taşımak isteyebiliriz.

kendini ifade etmek: her dövmenin bir anlamı vardır aslında. dövmeleri, konuşan çizimler olarak tanımlayabiliriz. söylemek istediklerimizi ve dünya görüşümüzü vücudumuza kazımak çok da tuhaf bir eylem olmasa gerek.

koleksiyon: bizim için bir anlam ifade eden dövmeleri vücudumuzda biriktirmek güzel bir tutku.

isyan: otoriteler, okullar, dinler hatta pek çok ebeveyn... tüm bunların dövme karşıtı olduğu bilinen bir gerçek. bu yüzden dövmelerin bireyler tarafından başkaldırışı ve farklılığı simgelemek amacıyla tercih edilmesi normal bir durum.

aidiyet: genel tanımıyla aidiyet duygusu, canlıların içinde yaşadıkları zorlu doğa koşullarında ayakta kalabilmesi için içgüdüsel olarak gösterdiği birlik ve beraberlik içinde yaşama dürtüsüdür. dövme, ait olduğumuz toplumu, kültürü, zümreyi ya da düşünce oluşumunu dışa vurmak ve ona olan aidiyetimizi simgelemek amacıyla da yapılabilir.
devamını gör...

1949 malatya doğumlu, kıbrıslı türk ressam.
liseyi limasol'da okudu.
1974'te istanbul güzel sanatlar akademisinin yüksek resim bölümünden mezun oldu.
buradaki eğitimini devrim erbil atölyesi'nde gördü; mezuniyetinin ardından çalışmalarını bir süre viyana'da devam ettirdi.
1972-73 yılında ankara ve istanbul'daki "beş kıbrıslı genç ressam" sergisinde eserleri sergilendi.
ilk kişisel sergisi olan "çocukça 79", 1979'da lefkoşa'da gerçekleşti.
1989'da ankara'da gerçekleşen uluslararası asya-avrupa bienalinde kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti temsilcisi olarak yer aldı.
devamını gör...

sadece ve sadece senin kafandaki düşüncelerdir.
devamını gör...

arkadaş zekai özger'e selam olsun.

aşkla sana
alnını
dağ ateşiyle ısıtan
yüzünü
kanla yıkayan dostum
senin
uyurken dudağında gülümseyen bordo gül
benim kalbimi harmanlayan isyan olsun
şimdi dingin gövdende
uğultuyla büyüyen sessizlik
birgün benim elimde
patlamaya sabırsız mavzer olsun
başını omzuma yasla
göğsümde taşıyayım seni
gövdem gövdene can olsun
söyle bana ey
ölümün açıklayıcı pervanesi
hangi yavru tek başına yiğittir
hangi yangın bir başına söndürülür
ah herkes susuyor
hiçkimse bilmiyor içimin yangınını
ah herkes mi susuyor
kalbimi kalbine bağladım dostum
ah herkes mi susuyor
kalbi kalbimize benzeyen dostlar
bir çarmıh gibi bırakıyorken kendini dünyaya
hayatın ateş renkli kelebekleri
bir bir tutuluyorken korkunç koleksiyonlar için
ah herkes mi susuyor
bağırsam içimdeki dehşeti
hırsım deler mi toprağı
beni
acısıyla onduran
dostumu
aşkla vurduran hayat
sana
yaşananla harlanan bağrımın sevdasını akıttım
dünyanın yeni baharına
çatlarken kadim güneş
bağrım delinirken fidanların kanıyla
anamın doğurgan karnıdır diye
sevgilimin sütlenecek göğsüdür
diye
dostumun üretken gülüdür diye
sana bağlandım
sana sarıldım
beni umutsuz koma
tarihle avutma beni
çünki aşkla sınanmışım sana
sana yangınla, suyla, ateşle
ölümle, yaprakla, şiirle sınanmışım
ey yaşarken kanayan acı
şimşekli gök, tufan, kan fırtınası
uçurum kıyısında hızla büyüyen ot
yapraksız bir ölümün anısı için
körpecik kuzuların derisi için
beni tarihle avutma
umutsuz koma beni
akıtsam deliren sevdamı
köpürür mü hayatı besleyen su
ey benim
yedi başlı kartalım
her başını
bir dağ başlangıcında koyanım
senin
böyle diri bir akarsu gibi kıvrılan gövdendir
bizim aşkımızı solduranların korkusu
çünki elbette bir su
kendi akacağı toprağın sertliğini bilir
ve suyun gövdesiyle yırtılınca toprak
artık ırmak mı ne denir
işte devrim
ona benzer bir akışın hızına denir
yarın ne olur bilirim ben
bahar gelir, otlar büyür
ölüm de yapraklanır
bir dağ bulur uzun uzun bakarım
bir çam ağacı gölgesi
güzel kokular veren
bir damla güneş görünce
sana da gülümseyeceğim yarın
şimdi senin uzanıp yattığın otlarda
yarın yeni bir yeşillik büyüyecek

devamını gör...

temel durum enerjisi olarak da bilinen ve bir kuantum sisteminin sahip olabileceği en düşük enerji seviyesi. sanal parçacıklar dışındaki hiçbir parçacık, bu noktanın altında bir enerjiye sahip olamaz.
devamını gör...

emperyalistlerin; analarının sütünden emdiği sütü memelerinden emdiği sütü. burunlarından getiren partidir(k. kılıçdaroğlu)

iktidara tekrar hevesleniyor; yoğsa 6 milyon işsazın işsızın işansız(d, bahçeli)


sevgili; zondulla zonduklar zonduk eheh zonduklalar. niye böyle oldu!!!!
(rte)
devamını gör...

arabada 6 kişi uzun yolculuk yaparken otobanda sigara içmeye çalışıyordum. diğer yolculara eziyet ederek sigaramı içtim,* daha sonra izmariti dışarıya attım* ve sol elim hala camın dışındayken, sağ elimle; camı kapama tuşuna basılı tuttum ve 4 parmağımı cama sıkıştırdım. 3 gün parmağım sızladı.
devamını gör...

show tv haber spikeri ece üner kerimcan durmazın müstehcen haberini yaparken o kadar iyi konuşmuştu ki hayran kalmıştım o kadına ve kerimcan durmazı kimse bu kadar rezil gösteremedi. ve ece üner şöyle demişti:
" güzel günler göreceğiz diye diye en sonunda kerimcan durmazın en müstehcen yerini bile gördük. bir derginin kapağındaki karikatürde eline hortum anlamış bir adam herkes dışarı çıksın da bir ülkeyi yıkıyalı pislik içinde kaldı ortalık diyordu. gerçekten yıkıyalım ülkeyi yoksa bu kerimcanlar durmaz."
.
devamını gör...

tam müslümanlara ithafen söylenmiş bir söz.
ah bunu bir yapabilse islam dünyası...
devamını gör...

ülkede yaşananlar için bolca kullanılan tabir.
ama artık bu kadarı çok fazla.
uzun süre maruz kalındığında alışma evresi ile devam ettiren tabirdir.
devamını gör...

bu sansasyonel kitabı okumadan önce yılmaz özdil’i çok severek okuduğumu itiraf etmeliyim.
ama işte, ne yazık ki bu kitaba kadardı…

sayfa sayısına bakıldığında en fazla 2 günde okumam gerekirdi, 10 günde okuyabildim. kitabı yarım bırakmamak için kendimle çok mücadele verdim. nihayetinde bitirebildim. yılmaz özdil 8-10 senelik bir araştırmanın-çalışmanın ürünü olduğunu söylediğinde merakla almıştım ama, kitap benim için tam anlamıyla fiyaskodur.

neden?

birincisi kitapta beni en çok rahatsız eden şey; gazi öldükten 27 yıl sonra doğmuş bir adamın, -di’li -du’lu zaman yani “görülen(!) geçmiş zaman” kipi ile yazması. buram buram her satırında yılmaz özdil kibri kokuyor.

ikincisi, ömrünün %60'ı cephede geçmiş bir adamın biyografisini yazıyorsun sonundaki bonus 40-50 sayfayı çıkardığında 498 sayfa atatürk anlatıyorsun ama savaşlar bunun 20 sayfası etmiyor. şaka gibi...

kaç tane zeytin yerdi, kaç fincan kahve içerdi, ekmekleri nasıl lokma lokma ayrana batırıp yerdi hepsini yazmışsın, savaş yazmamışsın kardeşim. nedir bu?

üçüncüsü, öyle detaylar var ki kitapta; okurken çıldıracak raddede düşünmeye sevk ediyor “yahu nasıl öğrendin be adam” diye. böyle düşünüyoruz sevdiğimizden ama, kaynak yok kitapta abiler, ablalar. seviyoruz diye gördüğümüz bir sıkıntıyı ört bas mı edelim ? neye dayanarak bu bilgileri bilgi diye sunuyor acaba diye düşünmekten kitabı anca 10 günde okuyabildim.

daha bir çok şey var, saatlerce konuşup bu kitabın nasıl 8-10 senelik çalışma ürünü olduğunu sorgulayabilirim ama sinirlerim o 10 günde yeterince yıprandı.

koleksiyon muhabbetine hiç girmedim bile. bu kitabın koleksiyon serisi değil 2500; 250000 e de satılsa, kaynak göstermeden sunulan bilginin tarih açısından hiçbir ehemmiyeti yoktur. öykü kitabıdır. öyle kalacaktır.
devamını gör...

çok kötüsünüz. yaptığınız mizah! batsın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim