ghajini.
yıldızlar arası.
yeşil yol.
forrest gump.
leon.
incir reçeli
delibal
7. koğuştaki mucize.
hunger games.
esaretin bedeli.
hacker.
uyumsuz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

o kadar güzeller ki patilerini ısırmak istersiniz.
devamını gör...

dardanel'in trollük yapmaya çalıştığı reklam şeysidir. anlaşılan dardanel'i de engelleyeceğiz.

italya'nın bugün ki manşetleri 'koyun dediniz koyduk' şeklinde olacaktır herhalde. yani bizde olsa öyle olurdu.

hiç şaşırmadım ve garipsemiyorum. canım ülkemin son yıllarda her köşesine sirayet etmiş elitliği bu. böyle bir güruh var artık içimizde. bakın güruh diyorum.
devamını gör...

kendisiyle pek de barışık olmadığım gündür. bir türlü denk gelmiyor efendim.
devamını gör...

kill bill vol 1

devamını gör...

evet kesinlikle okuyup oy vermeyen çok yazar olduğunu düşünüyorum,

bu tip yazarlar hem okuyor, hem beğeniyor, birde içinde bir şeye takılıyor, çünkü bu karakterler böyle, yemeyip içmeyip mesaj yazacak kadar ilgileniyor aslında yazdıklarınızla, sonra da diyorki mesela, yazıda bi açık yakalamış kendince, onu söylüyor, "ay o kadar öyle şeylermi yaşadınız" ya da "orda onu yapamadınızmı ahahahah, ehe ühe... "

ben oraya bütün olarak bir hikaye yazıyorum, adam bana parmağıyla düştüğüm yeri gösterip gülüyor, ben sanki bilmiyorum ne yazdığımı, ama o anlatmak istediğimi değilde, güya benim üzüleceğim, belki utanacağım kısımdan konuşmak istiyor... çünkü oralardan beslenen insanlar bunlar...
bence hayatta kendine yer edinememiş, kendi eksikliklerini, başkalarının güya eksikliklerinin yaygarasını yaparak bastıran, egosunu tatmin eden insanlar,
bu şekilde kendini önemli hisseden insanlar...

beğeni yapmıyor ama, mesaj yazmaya üşenmiyor, iyi niyetle okumuyorlar çünkü, ben yine de kendisini anlamak için soruyorum, "beğeni yapmamışsınız, beğenmediğiniz bir tanım için, neden bana mesaj yazıyorsunuz? beğenmediyseniz, neden üzerine düşünüyorsunuz? yorum yapıyorsunuz? öyleyse de eyvallah, neye katılmıyorsunuz filan diye soruyorum...
aldığım cevap şu;
ben herkese, her tanıma beğeni yapmıyorum, zor beğeniyorum...

okuyup, gülüp eğlenip, öğrenip, beğeni yapmıyorsun, yapılan şey tam olarak budur, aslında ayıptır da, bu da o yazarın karakteriyle alakalıdır, kibirdir bu, yapacak bir şey yok, çünkü maalesef bunlardan çok var...

benim önerim, watsup daki durum gibi, diğer uygulamalardaki hikayeler gibi, profile yada tanımlara girenler, bir şekilde teknik olarak mümkünmü onu bilmiyorum ama, ziyaretçi trafiği açık açık görülsün, sayfada kalma süresi filan, sayı olarak görülsün, bence yazarları çok motive edecektir,

okuyorlarsa görünsünler... öyle hem okuyup, hemde günahını vermeyenlerin, mecburen yazısını okuduğu yazara katkısı olsun...

yoldaşcım bunu bir düşünün derim nacizane, çünkü ben gerçekten iyi bir yazıyı sadece 20 kişinin, yada 50 kişinin okuduğuna ve beğendiğine inanmıyorum,

birde beğeni yapanların durumu var,
ben birkaç kez yaşadım, her ne kadar yazdıklarını seri olarak okuyup beğensemde, kendisini tanıyamadığım için, sanırım 3 kişinin filan nickaltı için yazdığı yazıyı "sadece beğeni yapmamdan" bahsettiği için silmelerini rica ettim,

ben seri beğeni aldığım zaman, telefondan kaçıyorum, mahcup oluyorum, tabiiki çok memnun oluyorum, ne biliyim o kişiyi gördüğümü belli etmek istemiyorum, rahat rahat okusun diye, daha sonra bende iadeyi ziyaret yapıp, onun yazdıklarını okuyorum, ve gerçekten beğenmezsem beğeni yapmıyorum yazdıklarına, ve "okuduğu için" teşekkür ettiğim bir mesaj yazıyorum, kendisi ile ilgili bir fikrim oluşursa da, nickaltı na yazıyorum, bu iş böyle olmalı,

profilinize girip yazdıklarınızı okuyan kişiyi, koşa koşa nickaltı na yazıp, anons etmek nedir, bu benim bütün tanımlarımı okudu, üst üste beğendi diye ilan edince ne oluyor, he çok beğendi seni, söyledin herkese, ne oldu, başın göğemi erdi, yazacak başka bir şeyin yok demekki...

maalesef bu yazarlar, hemen şaşırıyorlar, arkadaşım, hiçmi kimse yüzüne bakmadı senin, hiçmi takdir edilmedin hayatında, mesajları da bir tuhaf oluyor, sanki ben okuduğum için değilde, onun dikkatini çekmek için yaptım filan sanıyorlar, böyle bir üstüne alınmak yok yani, o zaman insan düşünüyor, bu yazıları yazan akıl, bu akıl olamaz diye, insanı düşündürüyorsunuz yani...

yoldaş bu nicaltı na da bi sınır bişey gerekiyor kesinlikle...
daha önce de önermiştim, takip ettiklerimiz, takip edenler, yada ne biliyim okuyorlarsa, burdan yazarlara söyliyim, yazarı anlayanlar, nickaltı yazsın,
bence bu da etkiliyor beğeni yapmayı,

birde bütün bunlarla ilgili sözlüğün girişinemi asarsınız, kabul ediyorum kısmınamı eklersiniz, başlığınımı sabitlersiniz artık bilemiyorum,
sanırım bu okumak, beğenmek, sözlük neydi, nasıl kullanılır gibi konuları, bi tabela şeklinde bir yerlere asmak lazım,

çünkü bir başlığa giriyorum, 150 tanımdan 35 tanesi farklı tanımlar, diğerleri hep aynı, bakıyorumki benim yazacağım yazılmış, uslu uslu çıkıyorum, evet ben de "eksik kalıyım" diyorum, çünkü birinin bana yada tabelaya yazıp duvara asması gerekmiyor...

"lütfen önce, beğendiğiniz başlıktaki birbirinden farklı kafaların yazdığı, birbirinden değerli yazarların, orjinal yorumlarını okuyunuz, çünkü 85 defa yazılmış bir tanımı 86. kez yazan kişi olabilirsiniz :)"

bu da okumayı azaltıyor, dolayısıyla okumadan yazanlar, başlıkların, bir sürü birbirinin aynı tanımla dolmasına sebep oluyor,

benim ilk yazarlığım olmasına rağmen, kişisel olarak sözlüğü böyle kullanıyorum, ama bazılarının, hem sözlük, hem genel ahlak kurallarını, girişte, akışta, bir yerlerde görmeye, öğrenmeye ihtiyacı var, maalesef.

edit : sadece kendi rekorumu değil, sözlükteki en uzun tanım rekorunu da kırdım galiba :)
devamını gör...

dışardan gaita bilimi gibi gözükse de bu bilimin asıl amacı, her konuda ışık hızında fikir üretebilme yetisi ve ürettiği fikrin doğruluğuna tüm tezleri çürüterek inanmak üzerinedir.
devamını gör...

kahkaha atmama vesile olan büyük fenerbahçeli taraftar.

x: bir yakınımın durumunu öğrenecektim de
y :yakınınız kimdi?
x :dimitri pelkas


buradan
devamını gör...

türkiye'nin genel manada girmiş olduğu sendromdur.
devamını gör...

çeşitli üniversiteler bu imkanı sunuyor. hadi bakalım diyerek başvurdum. benim tercihim anadolu üniversitesi insan hakları uzaktan eğitim tezsiz yüksek lisans oldu hadi hayırlısı diyerek başvurdum. dua edin güzel enerji gönderin sözlükdaşlar lüttffeeeen
devamını gör...

çatalca, kabaklı mahallesi ( köyü) .
devamını gör...

hollanda, peru gibi ülkelerde şamanlar tarafında karışımı hazırlanan ve vücuttaki dmt (gördüğümüz rüyalar da bu hormonun salgılanması sayesindedir) hormonunu yükselterek halüsinasyon görülmesini sağlayan bitki.

günümüzde bu dmt hormonunun normal miktarda salgılanmasını engelleyen şey diş macunundan yiyeceklere kadar içine katılmış "flörür" maddesidir. ayahuasca bir uyuşturucu değildir. ama yasaktır. bu bitkinin vücutta harekete geçirdiği dmt hormonunun diğer adı ruh molekülüdür.

ayahuasca kullanan insanlar 15 dakika içerisinde evrenin bir ucunda yıllar geçirdiklerinden, hayatın anlamını bulduklarından, zaman kavramından bağımsız olduklarından, yaratılıştan ve buna benzer şeylerden bahsetmişlerdir.

ilgilenenlere bir dmt belgeseli:

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
saat 23.00 civarı misafirlerin bir bölümü gitti ve ben yavaştan odama kaçayım moduna girdim. derken abim gel şunu bir tut banu dedi. kendisine gündüz tadilatlık bir iki iş var yardım edersin demiştim. o da duşa kabinin kopan parçasından başlayayım demiş. evet o saatte. çağırdı henüz daha beş dakika olmamıştı ki duşa kabinin bir kanadı tuzla buz. banyo içi dışı her yer ama her yer. ben tabi ani bir refleksle kendimi geri attım abim benim kadar şanslı değildi. eli, kolu, ayak parmakları kesilmiş. yerdeki kanları görmemle kendimden geçmem bir oldu. tabi çok fazla geçemedim malum her yer cam, kontrollü bir geçiş oldu.

bu saate kadar bilin bakalım ne yaptık?
o kan ben ter içinde duşa kabinin cam kırıklarını topladık. nalet kürek sen kaybol. aradığın nesne hele ki böyle bir durumdaysa asla bulunmaz. evdeki iki kürekte yer yarılmış ay ne hoş az gidekte mağmada sıcak sıcak tatil yapak demiş.

banyoyu temizleme çabamız bir yana sürekli üst üste gelen terslikler bir yana benim durdurak bilmeyen şapır şapır akan terlerim bir yana. o an şunu yapmak istedim. dedim banu ne kaybedersin gir buzdolabına kapa kapağı kimse de bulamasın seni yaşa git. bakarsın evdekilerde bıkar ve durulur.

uykumun olması, yorgun olmam dışında sürekli evde birilerinin banu şu nerde banu bu ne olacak banu onu getir sözleri vsvs bilmiyorum ulan diye bağırıp buzdolabının serin kollarına kendimi teslim etmek istedim. eve hala tam yerleşmedim hala açılmamış kutularım var ve açılmış olanların bile tam olarak nereye açılmış olduğunu o kafayla idrak edemiyorum.

adama diyorum ki bak ayağın özellikle bayağı kanıyor çık pansuman yapalım yok arkadaş inat etti çıkmıyor. şarzlıyı getir, pense getir. hala bir şeyleri sökme derdinde neymiş duşa kabinin altına cam parçaları gitmiş onlar yarın su çarptıkça dışarı çıkar ayağa batarmış. hayır neden anlamak istemiyorsun bu duşa kabin öldü zaten ben en geç bayramdan sonra onu değiştireceğim. inat etti ve beni başında yarım saat öncesine kadar tuttu. dur demedi hoş ama ben durmadığım an evde bir kaos hakimdi.

benim bugünlük dramım bu kadar.
herkeslere iyi geceler...
devamını gör...

yerde değil de denizde sürekli bir şeyler bulurum. daldığımda hiç boş çıkmam. genelde deniz malzemesi, bir de plajdaki almancıların yoğunluğuna bağlı olarak tl ve euro. bilirsiniz, denizde bulduğun senin olur, ganimettir.
devamını gör...

ışınlanma ve zihin okumayı tercih ederdim.
devamını gör...

bakıştır, iyi niyettir, kredidir.
kimi insan tanıdıkça sever,
kimi insan önce sever sonra tanır.
devamını gör...

henüz bu ben değilim. vefat etmedim. edince editlerim.
devamını gör...

dedemin ölmesine bir iki gün kala, evde yer yatağında yatarken bı akşam odada kısa süre baş başa kaldik. konusamayacak bir vaziyette olduğu için bana el sallayıp yanına çağırdı. halsizligi her zerresinde belliydi. yandaki ayrana bakış atıp gösterdi gozleriyle. ağzına bir kaşık döktüm. sonra bir kaşık daha. yeter diye eliyle işaret yaptı. koca bir sürahi ayranı içen dedem iki kaşığı zor içmişti..
ertesi gün okula gitmem gerekiyordu. gitmeden ondan hakkını helal etmesini istedim. o son nefeslerinde, ölümü bekler şekilde gözü açık etrafa bakarken bana kafa sallamisti. evet dercesine. bunu da unutamıyorum.
rüyalarda görüşüyoruz sadece artık.
devamını gör...

tüm kafa sözlük ahalisine sevdikleriyle beraber geçirecekleri huzur, mutluluk ve sağlıkla dolu nice bayramlar dilerim.

bayramımız kutlu olsun.
devamını gör...

insanlığımdan utandım, bu cümleleri okurken utandım. sen nasıl bir varlıksın bunu yapabilecek kadar nasıl gözün dönmüş olabilir. diyecek söz bulamıyorum senin ben cibilliyetini mikeyim. ülke değil nerden baksan bok çukuru ...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim