her eski sevgilide aynı duyguyu hissettirmez. duyup da ‘çok mutlu olsun ya iyi bir insandı‘ diyebiliyorsanız sizin için çoktan bitmiştir. duyunca içinize bir taş oturuyorsa yarım kaldığına inandığınız birşeyler vardır. hayatta elinden geldiğini yapmanın rahatlığı diye birşey var. eğer gerçekten elinizden geleni yapmanıza rağmen sonuç buysa acı ama yolunuza bakmanız için net bir gerekçe olur. acaba kalmaz , mis . kimse kimse için hayati değildir. kader kısmet bazı şeyler. olmamışsa vardır bi sebebi. çok da takılmamak lazım.
devamını gör...

ve dövüşebilirim. doğru bulduğum, haklı bulduğum, güzel bulduğum her şey ve herkes için; yaşım başım buna engel değil!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gün geçmiyor ki beyin yakan bir cümle içeren parçayla karşılaşmayayım.
bu da lalalar'dan.
çok iyi başlıyor sonra şu cümle ile bitiyor. bu gece yattığında alarm kurma

cümleten merhaba
unutmadan buraya okkalı bi başlangıç noktası koyuyorum
ki daha sonra dönüp baktığımızda evin yolunu bulabilelim
başkasını bilmem ama ben nerde olursam olayım
oradan uzakları severim
kaybolmaya meyilliyim
hemen her yere gidebilir ve hiç bir yere dönmeyebilirim
zaten ucu açık bi boşluktaki
beş yüz milyar galaksiden yalnızca birinde yer alan
alelade bi sisteme bağlı yörüngesinde dönüp dururken
son süratle yaşlanan bu gezegende
ben kimim?
biz neyiz?
nası bi dümenin içindeyiz?
ihtimaller okyanusunda
çok bilinmeyenli denklemleriz
bişeye inananlar
başka bişeye inananlar
birilerini bunlara inandıranlar
ve bunların hiçbirine inanmayanlar
tarihte en çok satan kitaplar
giymesen de kokan çoraplar
hepimiz her an tehlikedeyiz
başkalarının mutsuzluğuyla beslenen canavarların
nesli tükenene kadar tekinsiz zamanlar
zaman bile insan icadı
vakit nakit karta taksit
kim bilir bugün kimlerin hedef kitlesindeyiz
dijital saatler vaatler saatli bombalar
başı sıkışınca bütün mahalleyi kundaklar
yangından ilk kurtarılacak adamlar
tabii her satıcının var bir alıcısı
kapitalizmin de payı büyük ama
müjdemi isterim arkadaşlar
kölelik evvela kafada başlar

nerde kalmıştık?
hepimiz bal gibi biliyoruz ki
aslında para o kadar da önemli bişey değildir
yine de sıralamada kıl payı farkla da olsa nefes almaktan sonra gelir
dile kolay vicdana zor
kulağa da hoş gelmeyebilir ama
doğan her yeni bebek gibi ölen de ekonomiye can verir
zaten doğuştan hakkımız olduğu halde
kapısından bile zor girilen
adına özgürlük denen bu müzayededeki mafiş parçaları
fahiş fiyatlara satın alabilme hakkına erişebilmek için
çalış baba çalış her gün
sürün anam sürün her an
boğul ruhum boğul
bir kaşık suya düşmeyi
borç içinde öğrendik yüzmeyi
hayatlarımıza kara sular indi
sabah sekiz akşam beş
hayallerinle helalleş
ağlamak sadece çocukken işe yarayabilirdi
yetti batır gemileri kaçır keçileri
sen yazmazsan
ben yazmazsam
değişmez kader keyfekeder
yalnız ölü balıklar akıntıyı takip eder

bu gece yattığında alarm kurma
devamını gör...

merak eden smooth criminal şarkısında görebilir. yürüyüş şekli, kaleografisi, yere eğilip düşüyor gibi yapıp sonra dikey pozisyona dönmesi ve ardından dans gösterisine başlaması...
çok ikonik hareketler bunlar.
devamını gör...

gitmek üzerine:

kaldırım taşlarının çizgilerine basmamaya dikkat ederim. sen geçerken yanımdan, sürekli yere bakışımın sebebi mahcubiyet değil; korkaklığımdaki acziyet. yoksa yemişim kaldırım taşlarını, asıl mesele çizgiler değil, içimdeki ruh hastası zihniyet.

hızla geçişinden alırım göz yaşının kokusunu, bir süre önce ağlamış kadın suratı tasvirine bayılırım. lakin herşey yüz yüze gelene kadar, bundan sonrası tamamen eziyet.

tiksinir miyim sanıyorsun, hayatta iğrenmem. iğrensem de bakmam kaldırıma, yüzüne bakarım şaşkınlıkla. sen de bak. aksi halde nasıl kurulacak dengeler?

bu arada havalar çok sıcak, beyinin buharlaşacak haberin yok; artistlik yapma, şapka tak kafana. ben de çekip gidersem ağlama bir daha, çünkü ben gitmeleri severim, dara gelince kaçar giderim.

velhasıl ben giderim gitmesine de sen kalma arkamda, durma öyle kaldırımlarda. hani lirizmin zirvelerinde gezinen bir şarkı sözü var belki bilirsin; aynen şöyle:

"bundan sonra böyle
empati mempati, zoraki sempati
durmuyor sahici bende
git diyorum yani özetten..." *
devamını gör...


feriştah: seni seviyorumm mükremin

mükremin: beni sevmenin nedeni, seni sevmemdir

feriştah: beni sevilesi yapan senin sevgindir

mükremin: sev seni seveni ki sevdiğin de sevsin seni.

feriştah: seni gidi sevilesi hınzır seni
devamını gör...

dünyanın en güzel animasyon film serilerinden. ilk filmi pixar'ın ilk uzun metrajlı filmi olarak 1995 yılında çıktı. 4 film de biraz bakmaya başladığınızda başından kalkamayacağınız kadar güzeldir. kaç yaşına geldim hala kardeşimi izlerken görünce yanına gidip izliyorum.
duyguları çok güzel hissettirir, karakterlerin üzüntüleri, korkuları, mutlu anları... hepsini yaşamış gibi hissedersiniz. bütün karakterler birbirinden tatlıdır.
söylemeden olmaz
-to infinity and beyond!
devamını gör...

sizi polis, asker veya savcıyım diyerek arayıp, hesap ya da kimlik bilgilerinizi isteyen dolandırıcılara itibar etmeyiniz.
devamını gör...

üstteki link patlamış yenisini bırakalım. neşet ertaş türkü söylerken ibrahim tatlıses sürekli araya girip neşet ertaş'ı kızdırıyor. videonun sonlarına doğru neşet ertaş ibo'ya adeta toprak atıyor.
devamını gör...

nizanim üstadım, sensiz yok tadım.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sabahattin ali'nin içimizdeki şeytan kitabından sonra emile zola nın içimizdeki hayvan anlamına da gelen bu kitabını okumanızı şiddetle tavsiye ederek başlamak istiyorum. çarpıcı bir roman, karanlık, vahşi ama ders niteliğinde.

başlarda çok durağan ilerleyen fakat sonlara doğru arap atı gibi açılan elinizden bırakamayacağınız bu romanın konusuna gelelim o hâlde;
raubaud kıskançlık nöbetleri geçirdiği vakit eşi, séverine'nin kötü anısından intikam almak isteyecektir. bir cinayet ile vuku bulacak bu olay beraberinde bir şahit bırakacaktır. bu kişi makinist jocques'dir. öldürme dürtüsü olan (hoşlandığı kadınları öldürerek sahip olma isteği) bu insan séverine olan bağından ötürü susacak ama lanetli olaylar zincirlerinin kapısını açacaktır. bu hikaye için bir lokomotif seçilmiş. kitaplarda dünyevi'nin en iyi sembolü bu trenlerdir.

kitaptaki herkes hasta. yazar, vahşi insan hep ister sloganıyla yola çıkıyor. doyumsuz istekler; hırs, intikam, kıskançlık, bastırılamayan arzu ve beraberinde getirdiği öldürme isteği, alkolizm, kumarbazlık, sefalet gibi korkunç sonuçlar yaratıyor.

ah, dünyanın dört bir yanından gelen, neyi ezip geçtiğini bilmeyen ve buna aldırmayan, cehennemin dibine gitmeye
çok hevesli şu sürekli insan seli!

insan, içgüdülerini dizginlenmezse, az ile yetinmeyi bilmezse hep daha fazlası için bağıran saldıraya geçen bir hayvana dönüşecektir. bastırılamayan iç güdüler için yalnızca hayvani kurallar geçerlidir. çünkü şiddet ve öldürme isteği hayvana özgüdür. peki bu sefalete sürükleyen duygulardan arınmak için ne yapmalı?
insan hiçbir zaman mantığı bir köşeye fırlatmamalı. sahip olma isteğini dizginlemeli. nerede durması gerektiğini bilmeli. bencilliğin, kıskançlığın ve intikamın sadece bireyin kendisine değil etrafında bulunan suçsuz insanlara da zararı vardır.

yalnızız! o kadar yalnızız ki, birbirimizin kolları arasında ölsek bile kimsenin ruhu duymaz!
devamını gör...

doğru düzgün bir başlık açılsa dahi saniyeler içinde sol framede aşağılarda kaybolmasından dolayı "ortalık bi sakinleşsin hele" diye bekleyen yazarlardan bahseden başlıktır.
devamını gör...

yine ben yalnız, yine ben damsız... bu şarkıda düet yapmak fikri, lütfen çıkar mısın çok azıcık aklımdan? * saygılar, bol sevgiler. sevgili imperactus, yine koskocaman bir teşekkür *
devamını gör...
(tematik)

an itibarıyla yazmaya başladığım rehber.

öncelikle para çok affedersiniz b** gibiyse gidin bir tane (bkz: fender dave murray stratocaster) alın. adam konsere bile bu gitarla çıkıyor.

değilse şundan, para daha da azsa şundan, daha da azsa şundan, daha daha azsa şundan, daha daha daha azsa şundan, daha da azsa şundan, hiç olmadı şundan alın.

anlayacağınız bu tona yaklaşmak için en az bir humbucker manyetik bulunduran bir fender stratocaster lazım. para fender'e yetmezse squier da olur işte. ne kadar oluyorsa tabii.

amfi olarak paranızın yettiği bir marshall amfi lazım. hele bir de lambalıysa süper olur.
devamını gör...

pek istemediğim bir bölümü tercih vermiştim günlerdir çektiğim stresten kurtuldum. bu kadar mı fark eder? gençleştim resmen
devamını gör...

çok alttan aldığım için hep kendini haklı sanması ve bir gün alttan almadığımda benden kötüsü olmadığı andı ve kalbimin kırıldığını resmen duyduğum andı.
devamını gör...

5 ilişkide ne var anlamadım. gayet normal olandır. benim hayat tarzımdan uzak ancak bana ne ki diye düşünürdüm herhalde.
devamını gör...

"sen ne kadar çok şey biliyorsun" demişti ünlü bir profesör hocam.
devamını gör...

“sizin alınız al inandım
sizin morunuz mor inandım
tanrınız büyük amenna
şiiriniz adamakıllı şiir
dumanı da caba

bütün ağaçlarla uyuşmuşum
kalabalık ha olmuş ha olmamış
sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
ama sokaklar şöyleymiş
ağaçlar böyleymiş
ama sizin adınız ne
benim dengemi bozmayınız

aşkım da değişebilir gerçeklerim de
pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
yangelmişim diz boyu sulara
hepinize iyiniyetle gülümsüyorum
hiçbirinizle dövüşemem
benim bir gizli bildiğim var
sizin alınız al inandım
morunuz mor inandım
ben tam kendime göre
ben tam dünyaya göre
ama sizin adınız ne
benim dengemi bozmayınız.”

bir turgut uyar şiirinin ismi.
devamını gör...

(bkz: teknolojik aletler)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim