zabıt katibi sonuna kadar haklıdır. sürülme olayı ise tamamen kendini üstün gören hakimenin yaptırımıdır.

adalet? hak? reform? yazık.
devamını gör...

hiv ve hepatit b tedavisinde kullanılan nükleozid revers transkriptaz inhibitörüdür.
yan etkisi en az olan antiretroviral ilaçtır.
ilaç etkileşimi yoktur.
devamını gör...

evet arkadaşlar hiç aram olmadığı halde işyerinde çay molasında uzuun aradan sonra yediğim 9 kat tat sonrası pes dediğim durumdur. sevgili yazarlar 9 kat bu değil bu olmamalı, bu 9 katın hormonlu gıdalarla beslenmiş torunu. tadını iyi hatırladığım bir atıştırmalıktır fakat adamlar resmen kakaoyu %90 azaltıp yerine şeker tadı veren artık neyse o ondan basmışlar. zam yapmamak için insanın ağız tadının içine etmekte yani bilemedim sözlük.
devamını gör...

üstad değil üstat.
kadir mısırlıoğlu değil fesli kadir.
tarihçi değil vatan haini.
ee tartışılacak başlık kalmadı yani.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

inceden nameler okuyan bir adet dedecik. efkarlandırdı beni. izlerken sigara yaktırdı.*
devamını gör...

o ye işte benim konum açılın hohoho

entry'yi yollamadan önceki son çıkış: liste biraz karışık ve uzun oldu kusura bakmayın. hepsi herkese hitap etmeyebilir ama en az birinin ilginizi çekeceğini düşünüyorum. o yüzden sonuna kadar bakın derim.

edit: imla hataları, yazım yanlışları.

academind - çeşitli programlama dilleri ve frameworkler ile ilgili güzel küçük kurslar

adam savage’s tested - hepimizin discovery channel'dan tanıdığı mythbusters'taki adam'ın kanalı. oldukça eğlenceli içerikler mevcut.

akmigone - çok hoş piano coverları var, bazı videolarında tabları da gösteriyor.

athlean-x - spor konusunda açık ara farkla bir numaralı youtube kanalı. kas yapılarını, geçtiği yerleri öğrendiğim, işi anatomisiyle ve bilimsel argümanlarla anlatan fizyonöroloji masterlı jeff cavaliere'ın kanalı. boyun ağrılarımın geçmesinin sebebi, spor programlarımın mimarı.

charlie robbins - flamenco inspired riffler ve şarkılar yazan gitarist. fazlasıyla ilham verici. başka örnek

corridor - filmler için özel efekt üzerine çalışmış kişilerin bir araya gelip satın aldıkları hangarda yaratıcılıklarını konuşturması üzerine çıkan komedi-aksiyon kısafilmleri.

corridor crew - corridor'un ekip olarak çektiği videolar/kamera arkaları/beraber eğlendikleri anlar/reactionlar.

dave2d - 1 numaralı laptop ve telefon inceleme uzmanı. kağıt üzerindeki bilgiyi değil, hissiyatı ve tecrübeyi aktarıyor. 5 dk'da hap bilgi.

matthew moniz - ikinci 1 numaralı telefon ve laptop inceleyen abimiz. eline cihaz ulaştıktan sonra dış görünüşünü incelediği videonun altında soruları toplar. daha sonra o sorulara tatmin edici cevaplar hazırlayarak ikinci bir video daha koyar.

dev ed - favori youtube eğitmenim. web teknonlojileri üzerine eğitim ve practice videoları çekiyor. hap bilgi verir. ezber anlatmaz, öğretir. "heyy there my gorgeous friends on the internet!!" diyerek videoya girişi yeter.

diy perks - günü kurtarmalık gibi duran değil, endüstriyel kalitede ürünler craftlar. tüm parçalar linklerle verilmiş ve çok temiz bir anlatımla gösteriyor. şuan sadece izlemekle yetiniyorum ama ileride akustik paneller ve laptop dock videolarını kesinlikle deneyeceğim. belki custom pc case'te denerim, çok güzel duruyor. ayrıca adamın aksanı çok güzel.

dj cummerbund - mush up kralı. rammstein ve beyonce mushapladı daha ne. olur olmadık yerlerde james hetfield'ın yeeaahhh sesini koyması güldürür.

dünyadan sesler - güzel türkçe şarkılar paylaşıp, hepsine özgün thumbnail koyar.

eiro nareth - kendine has şekilde akustik gitar coverları olan, annemin en sevdiği youtuber. ailecek dinliyoruz.

frog leap studios - dünya çapında meşhur şarkıların metal-rock coverlarını yapan, bazen kendi gibi müzisyen eşi ve çok tatlı küçük kızıyla kamera karşısına geçen müzisyen. videolarına gidip aramadan sevdiğiniz bir şarkıyı aratın hoşunuza gidebilir. mesela californication ya da the house of the rising sun

grissini project - kilise orgu ile interstellar çalmasıyla tanıdığım, oyun, dizi ve klasik müzikleri orkestral coverlayan ekip projesi.

hacksmith industries - filmlerdeki silahları, kılıçları, wolverine pençelerini, kaptan amerikanın kalkanını craftlar ve kullanır. plasma ile gerçek ışın kılıcı yapmaları top noktalarıdır. buradan

cas van de pol - animatör. kendi tarzı ile çizer. star wars parodisi en somurtuk arkadaşımı bile güldürmüştür

brackeys - unity oyun motorunu anlatır. ezberletmez mantık öğretir. 15 yaşında 4-5 arkadaşıyla giriştiği bu eğitmenlik işinde büyük başarılarla ilerlemiş, maalesef geçtiğimiz sene sonu youtuberlığı bırakmıştır. videolarını izleyerek erzurumdan çok çok daha güzel oyunlar yapmayı öğrenebilirsiniz*

bilgisayarkavramları - doktoralı bilgisayar mühendisi şadi evren şeker hocamızın kanalı. ismi gibidir. bilgisayar mühendisliğinde verilen derslerin içeriklerini anlatır. bazı sınavları geçmemde öncü olmuştur. buradan teşekkürler.

joe robinet - doğada tek başına kalır. ağaç yontar kulübe yapar, kilden fırın yapar tavuk pişirir. öyle bir abimiz.

kanada'ya göç - gördüğüm en samimi ve sevimli youtube çiftlerinden biri. insan izlerken mutlu oluyor.

kruzgesagt in a nutshell - ismi gibi. evren, dünya, yaşam, gibi konularda hap bilgiler verir. metaforik anlatımıyla anlattığı şeyin dışında filozofik çıkarımlar da yaptırır. türkçe altyazıları mevcuttur. kafa açar. görsel anlatımı şahanedir. addiction, loneliness ve optimistic nihilizm videolarını tavsiye ederim.

linus tech tips - teknolojinin şebeği linus ve forever virgin yoldaşlarının anakartlar, işlemciler ve çipler şelalesindeki serüvenleri. 2080ti'lı laptopun içini açıp işlemciye sıvı metal termal macunu sıkarken, "çok dikkatli olun, fazla sıkmamanız lazım, taşırırsanız diğer devrelere gelir ve laptop çöp olur" dedikten sonra bütün anakarta macun fışkırtır ve "bunu sizin için yaptık, eğer siz de bu sorunla karşılaşırsanız nasıl temizleyeceğinizi göstereceğiz der". buradan sponsorlu verilen reklamlarını tek izlediğim kanal. çok güzel sıkıştırıyor araya.

living big in a tiny house - ülke ülke gezip tiny house tanıtımları yaparlar. bizim evler genelde küçük olduğu için çok güzel iç dizayn fikirleri edinilebilir.

lowspecgamer - herkesin oynaması için yüksek grafikli oyunların ayarlarıyla oynayarak grafiklerini köreltir ve bunların nasıl yapılacağını gösterir. eski bir donanımınız varsa, buradaki yöntemlerle her oyunu kötü de gözükse akıcı bir şekilde oynayabilirsiniz.

luc bergeron - her sene sonu "best of web" isimli, o senenin en hit videolarının yer aldığı güzel müzikli bir kolaj yayınlar.

mrsuicidesheep - hoş beatler, coverlar. şarkı keşfetmek için güzel yer.

newretrowave - hani 80lerde üstü açık araba ile gün batımına giderken synth müzik çalar ya, o işte.

müebbet muhabbet - cenk&erdem ikilisinin goygoyları. bence kaliteli *. izlemeye dayanamayıp okumak isteyenler için şurada bir girdim mevcut.

nerzid - türkçe temel seviye programlama videoları. bir tanıdığımın kanalı. temiz anlatır.

ozzy man reviews - youtube komedyeni. videolar izleyip kendine has bir şekilde yorumlar. yurt dışında oldukça meşhurdur. gördüğü ilgi ve tarzıyla bir çok ünlüyle tanışıklığı vardır. herkes sevmeyebilir. biraz fazla boş. örnek

paul davids - gitar çalım teknikleri inceler ve öğretir. hiç antrenmanını yapmadım ama arada izlemesi hoşuma gidiyor.

postmodernjukebox - vintage coverlar yapar. gibi mesela

prof. dr. özgür demirtaş - türk ekonomist, sözü dinlenesi, ders çıkarılası, ekonominin başına getirilesi.

spacex - spacex

strange parts - kendi mini devre kartını tasarlayıp, kulaklık girişi olmayan iphone 7'ye 4 ayda kulaklık girişi yapan ve çalıştıran mühendis. sitesine gidip 30 dolara devreyi alabilir, açık kaynak kodlu yazılımı yükleyebilir ve yönergelerle iphone7'nize çalışan bir kulaklık girişi yapabilirsiniz. bu tarz projeleri vardır.

ted talks - açıklamaya gerek yok. tedx

the school of life - hayat hakkında öğretilerde bulunan görsel anlatımlı hap bilgili kanal. sıkıcı gibi duruyor ama ilginizi çeken bir başlıkta içine girince de çıkamıyorsunuz. öneri: how romanticism ruined love

smartereveryday - bir şeylerin nasıl çalıştığını anlatıyor. mesela sonarlar, ya da nükleer denizaltılar neden havasız kalmıyor gibi.

the slow mo guys - saniyede bir milyon kare çeken 100bin dolarlık bir kamera ile televizyonun nasıl çalıştığını yakın çekim görmek ister misiniz? buradan

twosetviolin - konservatuvar mezunu iki keman virtüözünün içerikleri. meşhur piyanistler ve virtüözler ile videoları var. meme kültürüne oldukça katkıları olmuştur. "if you can play it slowly, you can play it quickly" ve türevleri gibi artık kültleşmiş geyikleri çıkartan tayfa. ayrıca redditte en yetenekli insanların olduğu sub'a da sahiptirler.

wintergatan - ömrünü misketlerle müzik yapan makineler icat etmeye adamış birisi.

vsauce - tarski paradox'u gibi beyin yakan olayları bulur ve açıklar. merak edeni daha da meraklandıracak açıklama: tarski paradoxu: dolu bir küreyi çok sayıda parçaya bölerseniz, bu parçaları birleştirerek böldüğünüz kürenin birebir kopyasından iki tane üretebilirsiniz. matematiksel olarak ispatlanmış bir teoremdir. izleyin anlayacaksınız.

evrim ağacı - türkiye'nin bilim yuvası. maymundan geldiysek neden maymunlar hala var kadar olmasa da benzer sorularınız varsa doğru adres.

motivation2study - izlendiği an acayip gaza getirip ertesi güne geçen "yapabilirim" hissini uyandıran, motivasyon konuşmaları. o yüzden her gün izlemek gerekiyor * örnek

team fearless - aynısının başka kanalda olanı. örnek

explosmentertainment - cyanide and happiness serisi adındaki absürd skeçleri hazırlayan kuruluş. en sevdiğim skeçlerinden biri
devamını gör...

holokost üzerine çekilmiş en iyi film bu sanırım. tekrar izledim de, yapım yılına göre görüntü, müzik, oyunculuklar gerçekten harika.

hayat güzeldir ve piyanist'i ayrı tutarak söylemek gerekirse; bundan daha iyisi gelmeyecekse ki öyle görünüyor, almanları artık rahat bırakmak gerek fikrimce.
devamını gör...

şurada çıldırmış halde gelinliğim ve evde kalmışlığım ile koştururken 150 yaşında olduğumu ögrendigim başlık.

bir süredir 28 yaşındayım. çok ciddi söylüyorum yanıma selam vermek için yaklaşmadan önce sen 28 yaşındasın merhaba diyen gördüm. 2 senedir 28 yaşın kutlu olsun mesajları alıyorum. evde olaylar çıkarıyorum, gerçek yaşımı söyleyen olursa önce kavga edip sonra görüşmeyi kesiyorum. tüm sınıf arkadaşlarım benden daha yaşlı. hepsinden gencim. oh olsun.

şu an burada olan tüm yazarlar 20 yıl sonra yaşlanmış olacak ve ben yine 28 yaşında olacagım. hep en küçüğünüz olacagım.

ayrıca nikimi veren kişiyi bizzat cimer'e şikayet ettim. sayın cumhurbaşkanım diye attım başlığı, tak diye gönderdim. rte okusun o zaman göreceğim. pazartesi ayrıca hakaret davası açacağım. bu konuda ne kadar hassas olduğumu yeterli şekilde anlatabildiysem hoşşaçağalın.
devamını gör...

yaptığı hiçbir kek kabarmayan yeteneksiz beyden pek farkı yoktur. ikisinin de ortak noktası beceriksiz insan olmalarıdır.

püf noktalara gelince; hemen dolaptan çıkartılıp kullanılmamalı süt yumurta vs.
sonra şeker ve yumurtanın güzel çırpılması ve unun elenmesi gerek. mümkünse bir buçuk paket kabartma tozu kullanmayı adet edinsinler. kabartma tozu olmadığı durumda karbonat da olur ama aşırısı kekin tadını mahveder. son olarak hazırlanan harcı çok fazla bekletmeden fırına gönderin. hemen açmayın. afiyet olsun.
devamını gör...

metformin(antidiyabetik),proton pompa inhibitörleri (mide koruyucu ilaç),nitröz oksit(n2o) tarafından oluşabilir.
devamını gör...

yeni başlayanlar için protein tozu değerinde tavsiyelerdir.
ilk olarak amacınızı belirlemelisiniz.kilo verme ,kilo ve hacim kazanma,güç ve dayanıklılığı artırma,kardiyovasküler sistemi geliştirme gibi.genel olarak makarna bacaklı delikanlı kardeşlerimizin yapılı bir tosuncuğa dönüşmek için bu işe merak sardığını varsayarak dilim döndüğünce ,dağarcığım yettiğince bir kaç altın tavsiyede bulunmak isterim.elimden geldiğince kısa tutmaya çalışacağım.

1) oku.elinden geldiğince insan anatomisini, gelişme aşamasında kasın davranışını,temel compound(birleşik,aynı anda birden fazla kas grubunu aktive eden)egzersizleri ve yapılış biçimlerini öğren.okuma alışkanlığın yoksa veya üşeniyorsan youtube'da tonla içerik mevcut,izlemeni tavsiye ederim

2) ortalama yeterlilikte bir spor salonu ve antrenör bul. muhtemelen seninle ciddi anlamda ilgilenebilecek antrenör bulamayacağın için bir koyun olarak kendi bacağından asılacaksın.o yüzden oku ve öğren.tosun olmak kolay değil.

3)''tosun olmak kolay değil'' ,''senin genetiğin müsaade etmez'' gibi saçma salak konuşan tiplere kulak vermemelisin.(bana kulak ver, ben dilimin ucuyla şakasına söyledim).azmedip sabredersen her şekilde şimdiki halinin kat kat ötesinde olacaksın,hatta ağırlığının üstüne 20 kilo fazla koyacaksın.bırak süper genetikli goril arkadaşların kolu 50 cm,seninki 40 cm olsun.

4) sabırlı ve gerçekçi olmalısın.bunları zaten biliyorsun ancak asla ve asla sentetik hormon kullanan o devasa sporcular gibi olamayacaksın.hatta sentetik hormon alsan dahi muhtemelen olamayacaksın çünkü bu iş sandığımızdan daha karmaşık.

5) vücut geliştirme ve diğer tüm sporları hayatına entegre edebilmek bir disiplin işidir.zaman ve ekonomi yönetimidir.işin içine girince bunu daha iyi anlayacak ve kendi mücadele metodunu belirleyeceksin.

6) asla ama asla aceleci davranma ve salondakilerle kendini kıyaslama.

7) beslenme konusunda genel bir disiplin oturtmaya çalış.birden bire tam randımanlı bir beslenme programı uygulayamayabilirsin ama sabredersen, iştahın da mide hacmin de yavaş yavaş artacaktır,endişe etmemelisin.

8) makrolar mikrolar kalori hesapları vitamin hesapları vs bunlara fazla takılmamalısın.ilk etapta yiyebildiğin kadar sağlıklı karbonhidrat(pirinç,bulgur,makarna) ve protein(et ,yumurta ,balık ,tavuk, kuru ,baklagil) yemelisin.kilo sorunun çok fazlaysa antrenman öncesi ve gece uyurken delikanlı gibi birer kase cicibebe ve süt tüketebilirsin.ve tabi yiyebildiğin kadar kuruyemiş.

9) farklı antrenman metodları araştırmalısın.ve zamanla değişik varyasyonlarla bu programları tatbik etmelisin.gelişimini de takip ederek senin için en uygun olanını tespit edersin.vücudunu tanımaya başlamalısın.

10) ilk başta(en azından ilk iki ay) tüm vücut antrenmanı yapmalısın.böylelikle hem genel vücut postürün yerleşecek hem de motor ünitelerin daha fazla uyarılacak ve merkezi sinir sistemin strese daha iyi adapte olacaktır.

11)ağırlıkları bir setten diğerine geçerken değil de ,hafta hafta artırmanı tavsiye ederim.bu metod,kasın mevcut hacmini belleğine almasında çok önemli rol oynar.mesela bir hafta içinde antrenmanda bir bölgeyi yalnızca 10 kg ile çalışıp,diğer hafta aynı bölgeyi 12,5 kg la çalışmak gibi.elbette genel olarak hareketten harekete(her makinenin verimli sunabildiği ağırlık miktarı farklıdır) de aynı bölge için farklı ağırlıklar zorunlu olmaktadır.

12)herhangi bir bölgedeki kas grubunun güçsüz olduğunu anladığın an o bölgeyi düşük ağırlıkla çok yüksek tekrarlar çıkarmak suretiyle güçlendirebilirsin.kuvvet kazandıkça ağırlık artırabilirsin.

şimdilik aklıma gelen başlangıç tavsiyeleri bunlar kıymetli arkadaşım.
devamını gör...

şahitlik ettiği öpüşmelerle bilinen bir bitki. beyaz beyaz meyveleriyle yılbaşı ağacını anımsatır.

neden altında öpüşüldüğüne gelirsek:

odin ve frigg'in oğlu balder rüyasında öldüğünü görür ve bunu annesi frigg'e iletir. frigg panik halinde tüm canlılara balder'a zarar vermeyeceklerine dair kutsal yemin ettirir. bu iş hallolunca akşam festival düzenlenir ve diğer tanrılar balder'a bir şeyler fırlatıp balder'la eğlenirler. bu durumu uzaktan izleyen loki durumdan işkillenir ve ertesi gün yaşlı kadın kılığına girerek frigg'e bazı sorular yönetir.

-sahiden tüm canlılara yemin ettirdin mi?
-hayır, ökse otu zarar veremeyecek kadar güzel ve narindi, onu pas geçtim.

istediği cevabı alan loki hemen ökse otundan bir ok yapar ve bu okla balder'ı öldürür.

bu durum karşısında oldukça üzülen tanrılar loki'yi elleri bağlı, kafasına yılan zehri damlar biçimde mağaraya bağlarlar. loki ragnarok'a kadar o mağaradan çıkamayacaktır.

bu olayın ardından, frigg ökse otunun bundan sonra sadece iyi işler için kullanılacağına dair kendine söz verir ve tüm canlıları ökse otunun altında öperek bu sözünü gerçekleştirmek için elinden geleni yapar.

istiklal marşı ve kapanış.
devamını gör...

kendi kendime yazdığım başlığımdan yeniden merhabalar sevgili sözlük ahalisi *

günümüzde insanlar hatır bile sormaya üşenirken, en uzun kelimelerimiz kısaltmalardan ibaret olan slm, nbr ve en yoğun vakitlerimiz sosyal medya vs yerlerde cirit atmakla geçerken genel olarak, insanların sevdiklerine uzun uzun mektuplar yazdığı bir dönemi kaçırmış olmak ne kadar üzücü. herkes bizi sevsin istiyoruz ama sevmeye vaktimiz, daha da önemlisi gönlümüz yok gibi...

on sekizinci mektup
en güzel beraberlik seninle olmak diyorum, nasıl en korkunç yalnızlık sensiz olmaksa... biraz önce buradaydın, aradan geçen zaman henüz kokunu bile dağıtamadı. oturduğun koltukta ağırlığının izi duruyor. dokunduğun her yerde sıcaklığın var, baktığın her şeyde aydınlığın.

gittin mi? ben şimdi yalnız mıyım? duvarlar üzerime yıkılıyor, yüzümde parçalanıyor aynalar, resim çerçeveleri. tarifi mümkün olmayan bir boşluk içindeyim. gözlerim kapıda belki yine de gelirsin diyorum. uzaktan ayak sesleri geliyor. sen değilsin gelen biliyorum, ama yine de bir umut var içimde vazgeçemediğim.

bir sigara yakıyorum ve seni arıyorum dumanın havada çizdiği şekillerde. sonra ne yapacağını bilemeyen ellerime bakıyorum bir zaman. ellerim hala ayrılırken ellerine temas etmenin hazzı içinde şaşkın ve kararsız. oysa, o ellerle şimdi şiirler yazabilirim senin için, sana yokluğumun dayanılmazlığını anlatabilirim.

zaman hayli ilerledi. evine varmış olmalısın. kulağım telefon sesinde. beni aramanı bekliyorum. telefonun her çalışında umutla uzanıyor ellerim ahizeye. oysa hep bir başkası çıkıyor karşıma. kahroluyorum. senden başkasının varlığına değil, sesine bile tahammülüm yok artık. ağır, dayanılmaz saatler geçiyor.

nihayet senin sesin telefonda. beni anlayan, o özlemli, kısık sesin. ''nasılsın'' derken bile yüreğimi heyecanla dolduran, kanımı tutuşturan sesini işitmenin sevinci sarıyor her yerimi. hiç bitmesin istiyorum konuşmamız. senden başka bir şey düşündüğüm yok, dünya umurumda değil. konuşuyor, konuşuyoruz ve ''allahaısmarladık'' diyorsun. sana düşündüklerimi söyleyemiyorum. ''ne olur, yine gel ve hiç gitme artık'' diyemiyorum. boğazıma bir şeyler düğümleniyor. ellerimde soğuk, hissiz bir aletle yapayalnız kalıyorum. sesin yerine çıldırtan bir uğultu kulaklarımda. biraz önce sesini bana ileten telefona düşmanım şimdi. hırsla ve kinle bakıyorum bir zaman.

sonra sevdiğin bir plağı çalmak geliyor aklıma. birden seviniyorum. her şeye rağmen yine seninleyim, ne iyi. beşinci senfoniyi dinliyorum. odayı orkestranın güçlü, tanrısal sesi dolduruyor. hiç ayrılmadığımıza ve ayrılmayacağımıza inanıyorum. yüzyılların ardından bir beethoven sesleniyor, isyan ediyor zamana. ve sonra bir başka plakta schumann ağlıyor, ben ağlıyorum, uzaklarda sen ağlıyorsun. aşkın ve sanatın ölümsüzlüğüne bir kere daha inanıyorum.

artık seni sevdiğime pişman değilim... *
devamını gör...

yıllardır sahip olduğum korkudur.

bu korkunun latince bir adı var mı bilmiyorum, başkaları da aynı korkuya sahip mi onu da bilmiyorum ama ben de “ geç uyanma korkusu” var.

her zaman aniden saat altı olmadan uyanmamın nedeni bu. bu iyi bir şey de olabilir çünkü güne erken başlayınca zaman sıkıntısı yaşamıyor. 18 - 19 saatiniz olunca istediğiniz her şeye zaman ayırabiliyorsunuz.

korkunun nasıl bir şey olduğuna gelince; ben sabah uyuyakalırsam, ya da bir şekilde geç bir saatte uyanırsam sanki uyandığımda çok kötü şeyler olmuş olacak gibi geliyor bana. bir uyanacağım ve telefonumda 3400 arama olacak, seni uyandıramadık o yüzden moritanya’da iç savaş çıktı, sen uyanmayınca biz de 29 ilkokul çocuğunun idamını onayladık gibi.

ya da uyuyakalırsam bütün dünya çok eğlenecek, tarihi olaylara tanıklık edecek, toplanıp başka bir gezegene gidecek gibi geliyor. başucumda bir not bulacağım:
“ uyandırmaya kıyamadık, biz neptün’e koloni kurmaya gidiyoruz, sen de kahvaltını yap gel.”

çok korkunç bence, o yüzden herkesten önce uyanıp bekliyorum.
devamını gör...

virüs az bile başımıza taş yağsa dedirten hadise. hem sapıksın hem de çocuğunun önünde yapıyorsun. sapık herif 23 yıl 9 ay ceza almış ama yeter mi? asla.

--- alıntı ---

istanbul gaziosmanpaşa'da mert al (29) isimli sapık, evine temizliğe gelen kadına çocuğunun gözlerinin önünde tecavüz etti. kadının şikayetçi olduğu sapık mert al, mahkeme tarafından 23 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı.

--- alıntı ---

kaynak: www.tv100.com/temizlige-gel...
devamını gör...

(bkz: yuval noah harari)'nin hürriyet gazetesine yaptığı röportaj'dan enteresan satır başı cümle.

"covıd-19 insan doğasının temel özelliklerini değiştirmeyecek. veba değiştirmedi. 1918 salgını değiştirmedi. aıds değiştirmedi. bütün bu korkunç tecrübelerden sonra fiziksel teması seven sosyal hayvanlar olmaya devam ettik. seks, aıds’e rağmen hayatımızda kalmaya devam ettiyse sarılmak da covıd-19’a rağmen hayatımızda kalmaya devam edecektir."

röportaj
devamını gör...

t: şahsım devleti adına bugüne kadar bana en fazla keyif veren sitcom dizisidir. aslı u.k versiyonudur.
ilk sezon yayınlanınca pek beğenilmemiş diye okumuştum, hatta devam etmeyecekmiş bile. oysa ilk sezon da çok iyiydi. (örn. michael'ın, mil başına bağış yaptığı kendisine söylenince ağzı yarı açık donup kalması.)
birçok insana göre u.k versiyonu daha iyidir. ricky gervais etkisi olabilir.
peki, nedir diğer sitcomlardan ayrılan özellikleri?
1. gülme efekti olmaması (salakmışız gibi nerede güleceğimize karar verilmemesi de diyebiliriz.)
2. çekim yöntemi: çoğu zaman tek kamera üzerinden ve sahne geçişlerinin de ani kamera manevralarıyla çekilmesi
3. karakterlerin değişimi ve sürekli farklı olayların yaşanması: örneğin kevin'in değişimi.
4. karakterlerin tek tek seyirciyle teması olması.
daha da arttırılabilir.*
devamını gör...

reklam almıyor olması çok enteresan. ben ileriki yıllarda bu tarz girişimlerin artacağını düşünüyorum ve kafa sözlük ekibinin bir akıma öncülük ettiğine inanıyorum. her taraf yoğun grafik ve reklam bombardımanı altında. podcast gibi, sesli kitap gibi, netflix gibi mecralar bu grafik ve reklam bombardımanına karşı tepki olarak doğmuş, sessiz ve etkin oluşumlardır. gelecek, sadeliğin ve saygının olacak. inanıyorum, kafa sözlük' ün mayası tutacak.
edit: imla
devamını gör...


“dağın uykusuna, kuşun gözüne,
sabahın sesine, taşıdım seni.
kerem’in yaralı, ince dizine,
ırmağın yasına taşıdım seni.
canın içinden, canımı duyan,
canımın içine taşıdım seni.
elma kabuğunda, nar tanesinde,
gizlenen mermere taşıdım seni.
gecenin ördüğü, gün kafesinde,
dolaşan kedere taşıdım seni.
canın içinden, canımı duyan,
canımın içine taşıdım seni.
arının yazına, kışın otuna,
yaprağın güzüne taşıdım seni.
yürekten yüreğe mekik dokuyan,
sevginin göçüne taşıdım seni.
canın içinden, canımı duyan,
canımın içine taşıdım seni.”


bir ülkü tamer şiiri.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim