sözlüğün on yün biz baloncuk yutma hadisesi.
devamını gör...

bir süre sonra napıyoduk biz diyerek eğleneceğimiz turnuva..
yaz benide badi dediğim organizasyon.
satranç, tavla, kelimelik varmı arttıran..
devamını gör...

“buzun sosyal bir hayatı var. değişebilirliği, yakınında yaşayanların kültürünü, dilini ve hikayelerini şekillendirir” der robert macfarlane. bazen bir çocuk bir kedi yavrusunu sahiplenince annesi "buz – ice" ismini koyarım der. iki canlı yavrusu da birbirlerine duydukları sevgiyle büyür, hayatları boyunca da sevgiyle çevrelerini şekillendirirler.
kafa sözlük’teki ice isimli yazar da hayvan sevgisini sözlüğe taşıyarak sözlüğü sevgiyle şekillendiriyor. sevmek için yürek, sürdürmek için senin gibi sevgi dolu yazarlar gerek sözlüğe sayın yazar.
devamını gör...

başakşehir belediyesi sosyal yardım işleri müdürlüğü’nde görev yapan bir personelin, 23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı’nda arkadaşları ile çektiği videodur.
kendi meşrebince komiklik yaptığını sanan videodaki o vicdansız genç kız 24 yaşını görmüş müdür acaba?
bak bir fidan intihar etmiş duymuş mudur acaba? zerre vicdanı sızlayıp düşünmüş müdür acaba niye böyle ? komik değilsiniz, sadece insanlarda tiksinme uyandırıyorsunuz..

antalya'da 24 yaşında bir genç, instagram hesabından, "diğer tarafta iki elim yakanızda akp hükümeti ve rte" diyerek intihar etti.

bana çürümüşlüğün videosunu çekebilir misin abidin?
buradan
devamını gör...

işsizlik, fakirlik, eğitim sisteminin yok edilişi, sosyal ve kültürel hayatın kasıtlı olarak yok edilmesi, insanların ayrıştırılması, haksızlık gibi gibi minnak toz tanesinden ibaret türkiye gerçekleridir.. ağlatmaz, göz yaşartır.
devamını gör...

sözlük hanfenilerini gaza getirip, foto bekleyen yazar beyanıdır. ilgili yazarlar beklerken temsili:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beyaz geceler dostoyevski'nin bir fırtınalı aşk, bir aklı beş karış havada, kararsız, sözde aşık, bir tane de gerçek aşık içeren kitabı.

burada bir yerde spoiler olabilir. ona göre.




baş kahramanımız bir köprüde genç bir kızla tanışıp muhabbete başlıyor. bir şekilde arkadaş oluyor, kız yaşadığı her şeyi bizim oğlana anlatıyor. birine aşıkmış da, görüşmeyeli uzun zaman olmuş da, tam o tarihlerde o köprüde buluşmak için sözleşmişler de, beklemiş beklemiş gelmemiş de...
kız bunları anlattıkça bizim saf kahraman kıza aşık oluyor. bence son derece samimi, güzel bir aşk. sevdiğini her şeyiyle kabul etmekten iyisi mi var?
kızımız beklediği adamın gelmeyeceğini görünce " e tamam bari ben de senin aşkına karşılık vereyim boşta kalmasın" diyor. tam el ele mutluluğa koşacakken alık kız, köprüde beklediği adamın karşıdan geldiğini görüyor. "kusura bakma baş kahraman bey benim aşkım yalanmış." diyerek bizim kahramanın elini bırakıp aylardır beklediği adam koşuyor.


kitapta beni en çok etkileyen kısım, baş kahramanımız aşka düşmeden önce, aşıkken ve aşktan sonra çevresine baktığında gördüğü manzara karşısındaki düşüncelerin farklılığı. gerçekten de bu kadar basit ve bu kadar karmaşık bir canlı insan.
devamını gör...

haluk bilginer
halit ergenç
devamını gör...

sevgili günlük; bugün mesaj kutumu tamamen kapatmayı düşündüm.
hala da düşünüyorum.

iyi geceler...
devamını gör...

iki kitap için sözlüğü boş tanıma boğmaya gerek var mı cidden
devamını gör...

ben bu sıcakta başörtüsü ve pardesü ile sokağa çıkan biri olarak boğuluyorum. daha giyinmeye başlarken fenalık geçiriyorum salonda klimanın karşısında giyiniyorum o derece. sanki kara kış var ve ben soğuğa karşı atkı bere ile karşı koyuyor gibiyim. eve gelir gelmez kıyafetlerimi makineye doldurup soğuk duş almadan kan basıncını normale döndüremiyorum. bir yere gideceğim zaman daha pardesümü ütülerken ütüle ütüle bitmeyen bu çadır benzeri şeyle cebelleşirken sinirlerim zıplıyor. ıki metrelik şalı da dolayınca alttan da kalın opak çoraplar. offfff!
yazarken fenalık geldi.

eskiden inanclıydım buna katlanıyordum. bu derece zor gelmiyordu. şimdi dinsiz olunca hepten zulüm haline geldi.
ya bir tanrı varsa bu sizi bu kadar sarıp sarmalamaz. ne olur az düşünün. erkek hür diz kapağı ve göbeği arasını kapatsa kâfi, bize gelince lahana gibi kat kat. külotlu çorap, etek ve eteğin astarı, üstüne pardesü ile 4 kat kıyafet. bone eşarp, gömlek üstüne pardesü offff! bu insanî değil.
koyu renk pardesü ve lahana gibi kat kat giyip sokağa çıkınca hava 30° ise o 45° hissediyor. nereden mi biliyorum? halihazırda dinsiz olmama rağmen ailemin zoru ile kapalıyım da ondan. bir hayal edin yazın en sıcak günlerinde, hatta tüm yil atkı bere ile sokağa çıktığınızı. ekşi sözlük'te bahsedilen "türbanlı kokusu" konusu tam da bunun ile alakalı... kapalı kadınlar giydikleri pardesüyu günlük olarak yıkamak zorunda olduklarının farkında değiller. bu yüzden kokuyorlar. ayrıca bu zamanın ürettiği süslüman pantolonlu kapalıların islam ile uzaktan yakından alakası yok. "erkeğe benzeyen kadina ,kadına benzeyen erkeğe lanet olsun" ve "basını deve hörgücüne benzeten kadına lanet olsun" hadislerine binaen tesettürlü degil kendileri "giyinik çıplak" yani munafiklardir. hiiiic öyle" ben bu kadarini yapiyorum" demesinler kurallar net!
aişe türk çadırı ile tavafta görülmüş özetle kendine bol içinde fiziksel özelliklerin gizli olarak bulunmak zorundasın.
yine de kimse kimseye karışamaz! o onun bedeni onun yahut çevresinin seçimi!



hac veya umre sırasında, kâbe'yi kadınla erkeklerin birlikte tavaf etmesi uygun mudur?

soran : anonim

tarih: 26.01.2007 - 23:12 | güncelleme: 09.08.2016 - 02:44

    

soru detayı 

hacdan dönenleri ziyaret ettiğimizde, bize, kabe'nin etrafında tavaf yapılırken mahşeri andıran kalabalıkta, kadın erkek karışık bir şekilde, kimi bayan kimi erkeğe kimi erkek kimi bayana ister istemez sürtünüyor, değiyor diye anlattılar. peki bu durum uygun mudur? ya da kâbe için allah (c.c) tarafından bir istisna var mı?

cevap

değerli kardeşimiz,

- ibnu cüreyc anlatıyor:
"ata, bana ibnu hişâm'ın kadınları erkeklerle karışık olarak tavaftan yasakladığı zaman dedi ki:
"o bunu nasıl yasaklar, resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın zevceleri bile erkeklerle birlikte haccettiler!" ben atâ'ya sordum:
"onların beraber haccları örtünme emrinden önce miydi, sonra mıydı?"
"(evet, kasem olsun) buna, ben örtünme emrinden sonra şâhid oldum!" diye cevap verdi. ben tekrar sordum:
"pekâlâ erkeklere nasıl karışırlardı?" şu cevabı verdi:
"erkeklere karışmazlardı, hz. aişe (radıyallahu anhâ) erkeklerden ayrı olarak tavaf ederdi, onlara karışmazdı." hatta bir kadın kendisine:
"ey mü'minlerin annesi, yürü (hacerü'l-esved'e elimizi değerek) istilâm edelim!" demişti de hz. aişe ona:
"sen dilediğin şekilde git!.." deyip kendisi gitmekten imtina etmişti.onlar geceleyin kim oldukları bilinmez halde çıkarlar, (erkeklerle beraber tavaf yaparlardı.)
beytullah'a girmek istedikleri zaman da, erkeklerin tamamen çıkarılmış olmalarına kadar durup beklerler, sonra girerlerdi. (atâ devamla):
"ben (mekke kadısı) ubeyd ibnu umeyr'le birlikte, müzdelife'deki sebir dağında mücâvir (yani ikamet eder) olan hz. aişe (radıyallahu anhâ)'nin yanına giderdim." dedi. ben hemen sordum:
"pekâlâ, hz. aişe'nin örtüsü ne idi?"
"keçeden yapılmış küçük bir türk çadırının içindeydi. çadırın bir perdesi vardı. aişe (radıyallahu anhâ) ile bizim aramızda bu perdeden başka bir şey yoktu. ben hz. aişe'nin üzerinde gül renginde bir zıbın gördüm." (buhârî, hacc 64)
kadınlarla erkeklerin beraber tavaf etmeleri caizdir. ancak kadınlarla erkeklerin birbirlerine değmemeleri için, kadınların seyrek olan yerlerde tavaf etmeleri gerekir.
(prof. dr. ibrahim canan, kütüb-ü sitte)


selam ve dua ile...
sorularla islamiyet



kaynak:!! geçersiz url !!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

doctor who'nun miko'yla imtihanı!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
miko beni doktor mu sanıyo'muş?
devamını gör...

rihanna yapınca bir şey yok gülşen yapınca auvv auvv
devamını gör...

okültizm:
farklı kimyasal malzemeleri geometrik şekillerle birleştiren ve elle tutulur sonuçlar alan metafizik öğretisi.

okültizm, büyü yapma, şeytan çağırma, çember açıp bir şeyler çağırma saçmalığı değildir. özellikle ilk çağlarda başlayan ve ortaçağda yaygınlaşan bu ilim, aslında çeşitli otların kimyasının keşfedilmesi ve insan vücudundaki tepkimeleri test etmesiyle başlandı. yani ilkel tıp önce okültizmle başladı.

bazı okült rahipler sadece bedensel değil, ruhsal olarakta insanın mükemmel bir forma ulaşabileceğini biliyorlardı. bunun için insandan daha üstün varlıklarla iletişime geçme yolunda yine okültizm kullanıldı. bazı rahipler ışığın yolunda bunu kullanırken, bazıları ise kolay güce erişmenin peşine düşüp bu bilgileri yeraltı krallığı için kullandı. ve kolay güce erişmek popüleritesini her daim koruduğundan okültizm karanlık sanatlarda daha çok kullanıldı.

diğer taraftan karanlık sanatların ilerlemesini engellemek ve bir savunma yaratmak için bir çok üstad okült tarafından kullanılan ve geliştirilen "sigillium dei aemeth" yapıldı. bu sigil, başmeleklerle ve yüksek enerjili varlıklarla iletişime geçmek için kullanılıyordu ve başmelekler haricindeki tüm ışık varlıkları üzerinde yönetici bir etkiye sahipti. okült rahipler bunu suistimal etmeden sadece iletişimde kalmak ve ruhun yükselişi için bilgi almak için kullandılar.

günümüzde fazlaca erozyona uğrayan bu ilimle ciddi anlamda ilgilenen kişilere rastlamak imkansızdır. okültizm bizim bilmediğimiz boyutlarda çalışan, ağır bir sistemdir. bu yüzden bu sanata gönül vermenizi de tavsiye etmem.

sevgilerimle
devamını gör...

birileri yazmış öğretmenler işte memlekette neden bu haldeyiz cevabı, yaklaşık 6 yıldır anadolum da öğretmenlik yapıyorum dokunabildiğim her çocuğa hayranım. öğrencilerin sorunlarını konuştuk hep meslek arkadaşları ile iş gözü ile bakmadık okullara keşke eğitime ve eğitim işçisine böyle bakılmasa. ama ülkede böyle bir kafa var cehalete pirim yaptırıp eğitim neferine düşman olan. ayrıca pandemi de evde olmamız ise sıkıntı ülkeyi yönetenler keşke turist gören herkes aşılanacak diyene kadar çocuk gören herkesi aşılasa idi bizde okullarımıza kavuşurduk.
devamını gör...

iyi adam meyhaneye gitse bozulmaz,kötü adam camiye gitse de düzelmez.
devamını gör...

aile yapısı bozulmasın falanmış bırakın bunları asıl niyet nedir onu iyi kavramak lazım. hergün laik devletten daha da uzaklaşıyoruz allah sonumuzu hayır etsin. bu gidişle onunda olacağını pek sanmıyorum çünkü bu kararın hayırlı bir tarafı olacağını sanmıyorum.
devamını gör...

ne dört bini be toplasan 30-40 kişi yazıyor.
devamını gör...

pazar günü doğdum. pazar günü ölmek isterim. hayatı da hep pazar günü gibi yaşadım zaten.*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim