geceye bir şiir bırak
hangi zaman aralığına düşse gözü,
bir dur ister dayandığı bacaklara...
güçtür elbet,
dalı yeşilden ayırmak
ve güç olmalıydı mecalsiz dudaklarını gözlerinle savaştırmak.
gününün akması artık,
yarınının damarlarında.
bir dinleyip,
bir susmak gibi birşey bu.
bir bir ölüp..yaşayabilmenin ta kendisi bu..
d.b
bir dur ister dayandığı bacaklara...
güçtür elbet,
dalı yeşilden ayırmak
ve güç olmalıydı mecalsiz dudaklarını gözlerinle savaştırmak.
gününün akması artık,
yarınının damarlarında.
bir dinleyip,
bir susmak gibi birşey bu.
bir bir ölüp..yaşayabilmenin ta kendisi bu..
d.b
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
izninizle ben biraz içimi dökeceğim buraya. geçenlerde hayatımda ilk defa çıkma teklifi ettiğimi ve reddedildiğimi söylemiştim ama söyleyemediğim çok şey var, özellikle de ona... şu an yazdıklarımı ona yazmak istedim ama beni anlamayacağını biliyorum.
ilk karşılaştığımızda gerçekten iyi bir arkadaş olacağımızdan emindim, sonuçta en yakın arkadaşımın sevdiği bir arkadaşıydın, o seviyorsa ben de severdim seni. nitekim öyle de oldu; iki sene çok iyi arkadaş olduk seninle ama en yakınımla ilişkiyi kesince seninle de aramız açıldı. bizi bir arada tutan o kızmış meğerse. üç yıl aradan sonra dikkatimi çekmek için her şeyi yaptın, yazmak dışında. daha konuşmuyorken bile arkadaşlarıma "çok iyi çocuk, birlikte olsak o kadar mutlu olurduk ki..." dedim, hayallere daldım ve en sonunda ben yazdım sana. arkadaş mıyız yoksa flört mü heyecanı içerisinde yedi ay geçirdim seninle, hayatımda en keyif aldığım zamanlardı belki de ve ben hala seninle ne kadar mutlu olacağımın hayallerini kuruyorum. yaptığımız ve gelecekte gerçekleşeceğini düşündüğümüz her planda daha çok bağlandım bu hayallere; ama herkesten uzaklaşmam gereken 3 haftalık süreçte seni tamamen kaybettim. yalnızlığa ihtiyacım vardı, kimseyle konuşacak gücüm yoktu benim ve kafamı toplar toplamaz ilk sana geldim ben. başlangıçta ne kadar anlayışlı davrandın bana, bir sorun yok sandım ama uzaklaştın benden, birden yabancıya dönüştün. konuşmak istedim, buluşmak istedim ama hep bahaneler sundun bana, bir şekilde reddettin ve ben hep seni haklı buldum. çekip gittiğimi, onu umursamadığımı düşünüyor, ne yapsa haklıdır dedim. ben seni geri kazanmaya çalıştıkça sen kaçtın benden; şimdi fark ediyorum, ben umurunda değilim senin. ne kadar üzüldüğüm, ne kadar kahrolduğum umurunda değil; en ufak bir değerim kalmamış senin gözünde ve ben bugün seni hayatımdan çıkarma kararı aldım. hayallerimin asla gerçekleşmeyeceğine inandırdım kendimi ve en kötü günümde "nasılsın, neden böyle oldun" diyemeyen birini hayatımda tutmama kararı aldım. "çok kötüydüm, kimseyle konuşmadım" dediğimde bile nedenini merak etmedin sen... gerçekten beni hiç mi sevmedin?
ben net bir insanım, bir şeyi istiyorsam istiyorumdur, oyunlarla ya da taktiklerle işim olmaz, belirsizlik sevmem. sen benim hayatımdaki en büyük belirsizliksin. ne geldin bana ne de gittin bu yüzden ben son veriyorum buna. ben gidiyorum.
ilk karşılaştığımızda gerçekten iyi bir arkadaş olacağımızdan emindim, sonuçta en yakın arkadaşımın sevdiği bir arkadaşıydın, o seviyorsa ben de severdim seni. nitekim öyle de oldu; iki sene çok iyi arkadaş olduk seninle ama en yakınımla ilişkiyi kesince seninle de aramız açıldı. bizi bir arada tutan o kızmış meğerse. üç yıl aradan sonra dikkatimi çekmek için her şeyi yaptın, yazmak dışında. daha konuşmuyorken bile arkadaşlarıma "çok iyi çocuk, birlikte olsak o kadar mutlu olurduk ki..." dedim, hayallere daldım ve en sonunda ben yazdım sana. arkadaş mıyız yoksa flört mü heyecanı içerisinde yedi ay geçirdim seninle, hayatımda en keyif aldığım zamanlardı belki de ve ben hala seninle ne kadar mutlu olacağımın hayallerini kuruyorum. yaptığımız ve gelecekte gerçekleşeceğini düşündüğümüz her planda daha çok bağlandım bu hayallere; ama herkesten uzaklaşmam gereken 3 haftalık süreçte seni tamamen kaybettim. yalnızlığa ihtiyacım vardı, kimseyle konuşacak gücüm yoktu benim ve kafamı toplar toplamaz ilk sana geldim ben. başlangıçta ne kadar anlayışlı davrandın bana, bir sorun yok sandım ama uzaklaştın benden, birden yabancıya dönüştün. konuşmak istedim, buluşmak istedim ama hep bahaneler sundun bana, bir şekilde reddettin ve ben hep seni haklı buldum. çekip gittiğimi, onu umursamadığımı düşünüyor, ne yapsa haklıdır dedim. ben seni geri kazanmaya çalıştıkça sen kaçtın benden; şimdi fark ediyorum, ben umurunda değilim senin. ne kadar üzüldüğüm, ne kadar kahrolduğum umurunda değil; en ufak bir değerim kalmamış senin gözünde ve ben bugün seni hayatımdan çıkarma kararı aldım. hayallerimin asla gerçekleşmeyeceğine inandırdım kendimi ve en kötü günümde "nasılsın, neden böyle oldun" diyemeyen birini hayatımda tutmama kararı aldım. "çok kötüydüm, kimseyle konuşmadım" dediğimde bile nedenini merak etmedin sen... gerçekten beni hiç mi sevmedin?
ben net bir insanım, bir şeyi istiyorsam istiyorumdur, oyunlarla ya da taktiklerle işim olmaz, belirsizlik sevmem. sen benim hayatımdaki en büyük belirsizliksin. ne geldin bana ne de gittin bu yüzden ben son veriyorum buna. ben gidiyorum.
devamını gör...
müslüman mıyız gençler
kim faşist, kimin elinde bira var, polis ne alaka, gençlerden ne istiyorsunuz alüminyum dediğim anlamsız başlık.
devamını gör...
çok fena cehaletin döndüğü düşünülen yerler
tv'de tartışma programı diye geçen saçmalıklar.
devamını gör...
suçluları öldüren seri katil
gerçek hayat dexter'ı.
adı pedro rodrigues filho ve brezilyalı. babasının, annesi hamileyken ona şiddet uygulaması nedeniyle kafatasındaki bir hasarla doğdu. tabii doğduktan sonra babasından şiddet de görmüş.
"işe" babasının çalıştığı okuldan kovulmasına neden olan bir belediye başkan yardımcısını öldürerek başladı. daha sonraki kurbanları ise artık insanlara bir şekilde zarar veren kişiler arasından seçmeye başladığı suçlulardı. hatta filho bu cinayetleri işlemekle meşgulken, babası da karısını yani filho'nun annesini öldürerek hapse girmiştir. filho bunu öğrenince, ziyarete gittiği babasını da hapishanede 22 yerinden bıçaklayarak öldürür.
19 yaşında tutuklandığında birçok kişiyi öldürmüş bir seri katildi filho. tutuklandığında da rahat durmadı ve cezaevlerindeki 47 kşiyi daha öldürdü. bu durumdan hoşlanmayan diğer tutuklular filho'ya saldırı düzenlediler ancak filho saldırganların 3'ünü öldürüp 2'sini de yaralayarak bundan da kurtuldu.
toplamda 34 yıl hapis yattıktan sonra, en son 2011 yılında 128 yıl hapis cezasına çarptırıldı. ancak brezilya'daki maksimum hapis cezası kanununun 30 sene ile sınırlı olması nedeniyle tahliye edildi. üstelik psikopatlara özel olan, ömür boyu hapiste tutulma cezası da yürürlükten kaldırılmıştı.

görselin kaynağı
adı pedro rodrigues filho ve brezilyalı. babasının, annesi hamileyken ona şiddet uygulaması nedeniyle kafatasındaki bir hasarla doğdu. tabii doğduktan sonra babasından şiddet de görmüş.
"işe" babasının çalıştığı okuldan kovulmasına neden olan bir belediye başkan yardımcısını öldürerek başladı. daha sonraki kurbanları ise artık insanlara bir şekilde zarar veren kişiler arasından seçmeye başladığı suçlulardı. hatta filho bu cinayetleri işlemekle meşgulken, babası da karısını yani filho'nun annesini öldürerek hapse girmiştir. filho bunu öğrenince, ziyarete gittiği babasını da hapishanede 22 yerinden bıçaklayarak öldürür.
19 yaşında tutuklandığında birçok kişiyi öldürmüş bir seri katildi filho. tutuklandığında da rahat durmadı ve cezaevlerindeki 47 kşiyi daha öldürdü. bu durumdan hoşlanmayan diğer tutuklular filho'ya saldırı düzenlediler ancak filho saldırganların 3'ünü öldürüp 2'sini de yaralayarak bundan da kurtuldu.
toplamda 34 yıl hapis yattıktan sonra, en son 2011 yılında 128 yıl hapis cezasına çarptırıldı. ancak brezilya'daki maksimum hapis cezası kanununun 30 sene ile sınırlı olması nedeniyle tahliye edildi. üstelik psikopatlara özel olan, ömür boyu hapiste tutulma cezası da yürürlükten kaldırılmıştı.

görselin kaynağı
devamını gör...
sigara alkol sözlük
çok tehlikelidir. ondan sonra '' yaa ben sana ne yazmıştım ? yaa o ben değildim, kardeşim yazmış '' falan gibi tuhaf diyaloglar geçebilir.
en iyi üçleme; good,bad,ugly'dir. gerisinden temkinli olmak lazım.
en iyi üçleme; good,bad,ugly'dir. gerisinden temkinli olmak lazım.
devamını gör...
ilk buluşmada neler konuşulur sorunsalı
lan bu sorunsal lafına da ayarım ama ben böyle açmasam naled yönetim edit eyliyor...
neyse efendim.
ilk buluşmada anangiller nasıl, babangiller hoş mu, sen en çok ıspanaklı börek mi yoksa peynirli börek mi seversin nevi şeyler konuşulmalı, birbirimizi tanımalıyızdır.
lütfen entelektüel hadiselere girmemeliyizdir.
ben mesala burcun ne ve burcunun özelliklerini taşıyor musun şeysine tavım.
hadi bana burcumun özelliklerini oku hadi ben de evet hayır diyeyim. hadi böyle olsun. hadi okusana.
neyse efendim.
ilk buluşmada anangiller nasıl, babangiller hoş mu, sen en çok ıspanaklı börek mi yoksa peynirli börek mi seversin nevi şeyler konuşulmalı, birbirimizi tanımalıyızdır.
lütfen entelektüel hadiselere girmemeliyizdir.
ben mesala burcun ne ve burcunun özelliklerini taşıyor musun şeysine tavım.
hadi bana burcumun özelliklerini oku hadi ben de evet hayır diyeyim. hadi böyle olsun. hadi okusana.
devamını gör...
oylayıp favlayıp mesaj atmayan yazar
favlana favlana ömrümden oldum
beni oyladıklarına pişman ettiler.
artık yeter. oylayıp favlayıp takibe alıp mesaç atıp selam tatlım... yazmayan terbiyesizler var.
beni oyladıklarına pişman ettiler.
artık yeter. oylayıp favlayıp takibe alıp mesaç atıp selam tatlım... yazmayan terbiyesizler var.
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
canlandırma bölüm-1
@revolversiz ittihatçı cebindedir belki revolver *

@yedinci dem göğe şiirler yazan kadın

@dragonkemal sağlığa sıhhate içsin, üflediği ateş bol olsun.

@dartvader yeni işyerine şu şekil bir giriş yapabileceğini düşünüyorum.

@evernevergreen editör ciddiyeti

@kaşkolnikov o bir cylon hem de 8 numara *

@4-3-3 oynatan aykut hücuma çıkmayın demedim mi size *

@lan bırak çayır çimen geze geze oyyy! *

@et voila tespit tanelerini itina ile dizerken *

@Turab rahatsız oldunuz mu? *
@revolversiz ittihatçı cebindedir belki revolver *

@yedinci dem göğe şiirler yazan kadın

@dragonkemal sağlığa sıhhate içsin, üflediği ateş bol olsun.

@dartvader yeni işyerine şu şekil bir giriş yapabileceğini düşünüyorum.

@evernevergreen editör ciddiyeti

@kaşkolnikov o bir cylon hem de 8 numara *

@4-3-3 oynatan aykut hücuma çıkmayın demedim mi size *

@lan bırak çayır çimen geze geze oyyy! *

@et voila tespit tanelerini itina ile dizerken *

@Turab rahatsız oldunuz mu? *
devamını gör...
günaydın sözlük
her sabah bu başlığa yazmak rutin haline geldi. daha önce hissetmediğim şeyler hissetmeye başladım. mani döneminden sonra ki düşüş devam ediyor. daha önce de oldu ama bu sefer gerçekten çok zorlanıyorum. sebepsiz yere acı çekiyorum. bazı ilaçların dozajı 2 katına çıktı. günlük hayatımı tam motivasyon ile devam ettirmek güçleşmeye başladı. sadece tek dert bu olsa. bipolar olmayıp bipolara benzer semptomlar ile mücadele etmek gerçekten çok zor. doktorum tekrar maniye yaklaştırmak için uğraşıyor. insanlara dert anlatmakta zor çünkü hiç bir şekilde anlamıyorlar. bütün gün rol yapmak zorundayım. sahte gülüşler insanlar ile zorla iletişim kurma çabası, ailenin üstüme zor gelmesi vs vs. bunlardan uzaklaşmak için çareyi alkol ve ot da bulmuştum ama kesin bir çözüm değil. en fazla 4 saat kafan rahat oluyor. bu yüzden tek başıma içmemeye karar verdim. sapıtan bir insan değilim ama cidden bu süreçte sınırı aşarsam yapmak istemediğim şeyleri yapabilirim. tüm yazar dostlarım gününüz dengeli ve güzel geçsin. bipolar ve borderline ile uğraşan dostlarım sizleri seviyorum. kötü hissederseniz bana ulaşın.
devamını gör...
mary and max
adam elliot'un yönettiği, avustralya'da yaşayan mary adında küçük bir kız ile new york'ta yaşayan kırklı yaşlarında max'ın mektuplaşmalarını ve bu mektuplaşmadan doğan dostluklarını anlatan; bolca güldürüp zaman zaman da ağlatan, en iyi stop-motionlardan biridir.
devamını gör...
eşinden bahsederken hanım veya bey diyenler
dedem ve anneannem.
biri fatma hanım der diğeri alaettin usta. benim de hoşuma gidiyor birbirlerine böyle hitap etmeleri. çok tatlılar.*
biri fatma hanım der diğeri alaettin usta. benim de hoşuma gidiyor birbirlerine böyle hitap etmeleri. çok tatlılar.*
devamını gör...
kendini ifade edememe kaygısı
bir derdim var ama anlatamıyorum kaygısı, ifade etsen bile yanlış bir noktadan anlatmaya başlamış olabilirisin bakışı.
genel olarak konuşma yapmadan önce planlar yapan kişilerin çoğunlukta olduğu fikrine güvenen zikrinde sıkıntı çeken insan sorunu.
genel olarak konuşma yapmadan önce planlar yapan kişilerin çoğunlukta olduğu fikrine güvenen zikrinde sıkıntı çeken insan sorunu.
devamını gör...
sözlükte gözlemlenenler
aga ben de uzun güzel bir analiz okuyacağız diye heyecan yaptım, otur sıfır.
devamını gör...
islam'ı bilmeyen yazarların islam'ı kötüleyici başlıklar açması
şimdi ben aşağıdaki naçizane tespitimle islamı kötülemiş mi oluyorum. bazıları din konusunda çok hassas olan ve hep mağduruz diyen kimseler için. buyurun : kimsenin kutsalına elbette dokunulmamalı. ama inanç hürriyeti de başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter. türban bürokratik anlamda bir dönem sorun olmuştur. ama bugün bu sorun yoktur. şimdi halk arasında bir türbanlı kadının tepki çektiğini görmedim ben. ama bir metalcinin yarı siyah - beyaz saçlarına tepki gösteren gördüm. oruç tutanların dayak yediğini görmedim, ama ramazanda sokakta simit yediği için dayak yiyeni gördüm. ( saygıysa mevzu, o karşıdakinin sorunudur. senin oruç tutmak adına aç-susuz kalma hakkın, kimsenin sokakta birşeyler yiyip içme hakkından üstün değildir. karşılıklıdır ) iki eşli olup tepki çekmeyen çok insan gördüm. ama cinsel tercihini korkudan açıklayamayan (bkz ltbg) kadın, erkeklerde tanıyorum. ve toplumda bırakın saygıyı linç tehdidi altındalar. sokakta, bırakın türbanlıyı, kara çarşaflıların bile tepki çektiğini görmedim. saygi duyuluyor. ama bir mini bile değil sadece dizüstü etekli yada hafif dekolteli bir kadına defalarca laf atıldığını çok gördüm. birisi çıkıp beş vakit ezan duymak istemiyorum rahatsız oluyorum hakkım dese, linç edilir ,yada çoğu yerde, mahallesine bir kilise açılıp çan çalınsa, o kiliseyi yakmaya kalkacak birçok insan var. biliyoruz hepimiz. ( hristiyan ülkelerde çan sesinden kimse rahatsız değil diyen için. orada ezan da okunuyor. saygı meselesi ve diyanet gibi kurumlar yok ) şimdi hak ve saygı içeren durumlar mı bunlar ?. ayrıca ; diyanetin bütçesi, milli eğitim dahil neden 5 bakanlıktan fazla, lüks makam araçları, israfları vs.. haddi hesabı yok. bu ülkenin % 20 sinden fazla olan bektaşi yurttaşların cemevleri neden camiler gibi inadethane statüsünde değil. hak mı bu ?. oysa adigeçen kurum onlarında vergilerinden pay alıyor. şimdi kim yada kimler mağdur acaba.
devamını gör...
robnaja
massive attack’ın efsane üyesi robert del naja sanatçı, müzisyen, şarkıcı ve söz yazarıdır. 3d olarak da bilinen bu müzik dehasına robnaja der bazı hayranları.
robnaja demek kalite demektir müzik dünyasında.
"sözlüğün kalitesi çok düştü" diyenlerin robnaja gibi kaliteli tanımları olan yazarları takip etmediği belli.
kalite birçok alternatif arasından bilgece olanın seçilmişliğini, takip edilen yazarı da ifade eder.
eğitimci olduğunu yapıcı eleştirilerinden belli eden robnaja, bilgi tohumu ekmeye devam et. iyi sözlükler dileriz değerli yazar.
robnaja demek kalite demektir müzik dünyasında.
"sözlüğün kalitesi çok düştü" diyenlerin robnaja gibi kaliteli tanımları olan yazarları takip etmediği belli.
kalite birçok alternatif arasından bilgece olanın seçilmişliğini, takip edilen yazarı da ifade eder.
eğitimci olduğunu yapıcı eleştirilerinden belli eden robnaja, bilgi tohumu ekmeye devam et. iyi sözlükler dileriz değerli yazar.
devamını gör...
şahsiyet
hakan günday’ın senaryosunu yazdığı haluk bilginerin harikalar yarattığı türk dizisi. en başarılı türk dizileri arasında rahat ilk 3 e girer öyle bir dizidir. tadında bitirilmesi müzik kullanımı falan harika ayrıntılardır.
devamını gör...
mahir ünal'ın çiftçiye akıllı telefonu çok görmesi
kendileri dışındaki herkes için yaşamı idame ettirecek temel şeyler* dışındakiler lüks zaten. kendileri milyonluk arabalara biner, son model telefon kullanırlar, çiftçi ya da halktan başka biri günümüzde neredeyse zorunlu hale gelen akıllı telefonu kullandığında ise lüks olur. tabi onlar da haklı; biz onlar için, onların zevkleri için hayatımızı yaşayamıyor, sürünüyoruz sonuçta.
devamını gör...

