gece balkonda sigara içmek
bir çok şeyden daha mutlu eden aktivite.
devamını gör...
normal sözlük evlenecek eş aranıyor ilanları
gençler eğleniyiirrr.
evlenmek isteyen yazarların cvlerini bıraktığı başlık gibi başlık.
arkadaşlar böyle başlıklara ihtiyacımız var ne o sabahtır kaos havası. hadi bakalım haberlerinizi bekliyoruz. çeyrek için söz veremeyeceğim ama bir 20'lik ateşlerim hahah.
evlenmek isteyen yazarların cvlerini bıraktığı başlık gibi başlık.
arkadaşlar böyle başlıklara ihtiyacımız var ne o sabahtır kaos havası. hadi bakalım haberlerinizi bekliyoruz. çeyrek için söz veremeyeceğim ama bir 20'lik ateşlerim hahah.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en büyük fobisi
boğulmak, bir yerde sıkışıp kalmak...
devamını gör...
sen beni oyla ben seni oylayayım
böyle saçma mesajlar atmanıza gerek yok. beğeni floodu yapsanız yeter biz mesajı anlayıp geri dönüş sağlıyoruz*
devamını gör...
old men never die
45 yıldır ölümün gelmediği iran'ın ücra bir köyünde köye tekrardan ölümü getirmek için intihar etmeye çalışan 100 yaşındaki bir adamın hikayesi. sıkıntılı bir konuda mizah yapan film, başarılı bir şekilde bu işin altından kalkabilmiş. güzel bir kara mizah örneği olmuş.
gençliğinde cellat olan, doğru veya yanlış hiç düşünmeden çok fazla insan öldüren aslan, 45 yıl önce köyünden ayrılarak şuan yaşadığı köye yerleşir ve bu 45 yılda köyde hiç bir ölüm gerçekleşmez. hic evlenmemiş, en genci 95 yaşında olan ve beraber yaşayan ekimiz ölmek için her yolu dener. fakat ölmelerinin önünde ki en büyük engellerden birisi ise köyün askerleridir. askerlerin neredeyse tüm vakti ihtiyarların intihar etmesini engellemekle geçiyor.
1,5 yıldır köyde askerliğini yapan ve yaşlıların intihar etmesini engelleyen ali'ye babasının çok hasta olduğu ve ölmek üzere olduğu bilgisi gelir. yaşlı ekibimizin de teşviki (köyde ölür de köye ölüm gelir umudu) ile ali babasını köye getirir. aslında ali köyde kimsenin ölmemesinin hurafe olduğunu düşünmektedir ama doktorların bile iyileşme umudunu kestiği babası için elinden başka bir şey gelmemektedir. çaresizlik insana inanmadığı şeyleri de yaptırıyor. ayrıca köye ölüm hiç beklenmedik bir yerden gelir.
95'lik delikanlımız cabbar amca "sare'nin kapısına gittim vermediler, yaşamak artık benim neyime" cümlesini kurmasından çok kısa bir süre sonra başkası ile evlenmeye karar vererek yüzümü gülümsetti.
infaz ettiği eşkıyanın öcünü almak için köye gelen eşkiyalar ile çıkan kavgada aslan'ın babasının bir eşkıyayı öldürdüğünü, aslan'ın idam cezası alan babasını infaz ettiğini ve haberi alan annesinin ise kalp krizi geçirdiğini öğreniyoruz. açıkçası filmde aslan'ın geçmişi ile köyde kimsenin ölmemesi arasında bir bağlantı kurulacağı beklentisindeydim. aslan'ın geçmişi ile yüzleşmesi sonrasında ölmesini bekliyordum ama film aslan'ın geçmişi ile yüzleşmesine fazla girmedi. film daha çok komedi unsuru ile ilerlemek istemiş ama daha fazla vicdan muhasebesi konularına gitmeliydi bence. film bitince bir şeyler eksik kalmış gibi hissettim.
aslan'ın ölümünün kendisini asarak gerçekleşeceğini tahmin ediyordum ama film muğlak bir son ile aslan'ın bu intihar girişiminin başarılı olup olmadığını göstermeyerek sonunu bize bırakıyor.
gençliğinde cellat olan, doğru veya yanlış hiç düşünmeden çok fazla insan öldüren aslan, 45 yıl önce köyünden ayrılarak şuan yaşadığı köye yerleşir ve bu 45 yılda köyde hiç bir ölüm gerçekleşmez. hic evlenmemiş, en genci 95 yaşında olan ve beraber yaşayan ekimiz ölmek için her yolu dener. fakat ölmelerinin önünde ki en büyük engellerden birisi ise köyün askerleridir. askerlerin neredeyse tüm vakti ihtiyarların intihar etmesini engellemekle geçiyor.
1,5 yıldır köyde askerliğini yapan ve yaşlıların intihar etmesini engelleyen ali'ye babasının çok hasta olduğu ve ölmek üzere olduğu bilgisi gelir. yaşlı ekibimizin de teşviki (köyde ölür de köye ölüm gelir umudu) ile ali babasını köye getirir. aslında ali köyde kimsenin ölmemesinin hurafe olduğunu düşünmektedir ama doktorların bile iyileşme umudunu kestiği babası için elinden başka bir şey gelmemektedir. çaresizlik insana inanmadığı şeyleri de yaptırıyor. ayrıca köye ölüm hiç beklenmedik bir yerden gelir.
95'lik delikanlımız cabbar amca "sare'nin kapısına gittim vermediler, yaşamak artık benim neyime" cümlesini kurmasından çok kısa bir süre sonra başkası ile evlenmeye karar vererek yüzümü gülümsetti.
infaz ettiği eşkıyanın öcünü almak için köye gelen eşkiyalar ile çıkan kavgada aslan'ın babasının bir eşkıyayı öldürdüğünü, aslan'ın idam cezası alan babasını infaz ettiğini ve haberi alan annesinin ise kalp krizi geçirdiğini öğreniyoruz. açıkçası filmde aslan'ın geçmişi ile köyde kimsenin ölmemesi arasında bir bağlantı kurulacağı beklentisindeydim. aslan'ın geçmişi ile yüzleşmesi sonrasında ölmesini bekliyordum ama film aslan'ın geçmişi ile yüzleşmesine fazla girmedi. film daha çok komedi unsuru ile ilerlemek istemiş ama daha fazla vicdan muhasebesi konularına gitmeliydi bence. film bitince bir şeyler eksik kalmış gibi hissettim.
aslan'ın ölümünün kendisini asarak gerçekleşeceğini tahmin ediyordum ama film muğlak bir son ile aslan'ın bu intihar girişiminin başarılı olup olmadığını göstermeyerek sonunu bize bırakıyor.
devamını gör...
sosyalizm
sosyal ekonomi demektir. serbest piyasa ekonomisini ve kapitalizmi reddeder. şimdi şöyle; devlet vatandaşlarının malına mülküne el koyuyor sonra bunu halka eşit miktarda dağıtıyor lakin bunu adaletli bir şekilde yapabilmek için devletin başında adam gibi bir yönetici olması gerekir. yani sosyalizmde kâr olmaz, sadece ihtiyacın olanla yaşamak zorundasın. bence mantıklı yani.
zaten şu an ülkemizde adaletli bi yönetim mi var? kapitalizm akp döneminde ciddi olarak çok şahlandı. fakir iyice fakirleşiyor, zengin de iyice zenginleşiyor ne anladım ben bu işten? işte sosyalizmde fakirlik zenginlik yok herkes eşit yaşayacak, kimsenin kimseden üstünlüğü olmayacak. ayrıca işçiyi emekçiyi de sosyalizm çok önemsiyor, kapitalizm ya da liberalizm’de bu pek yok.
ayrıca işçi sınıfının da üretim araçlarına sahip olmasını savunur. üretimi işçi yapıyorsa üretime neden olan şeyler de işçiye ait olmalıdır. bence sosyalizm ütopyadan ibaret değil, böyle bir şey gerçekleşirse milletin memnun kalacağından da adım gibi eminim.
ulan düşünsene türkiye’nin yarısından fazlası asgari ücretle çalışıyor, it gibi koşturuyorlar lakin hak ettiklerini alamıyorlar. sıradan bir müdür ise ayda en az 6000 lirayı cebe indiriyor adam gibi çalışmadığı halde.. işte bu durum tamamen ortadan kalkar da türkiye asla sosyalist bi ülke olmaz çünkü insanlar kapitalizmin altında ezilmekten memnun. acı ama gerçek!
zaten şu an ülkemizde adaletli bi yönetim mi var? kapitalizm akp döneminde ciddi olarak çok şahlandı. fakir iyice fakirleşiyor, zengin de iyice zenginleşiyor ne anladım ben bu işten? işte sosyalizmde fakirlik zenginlik yok herkes eşit yaşayacak, kimsenin kimseden üstünlüğü olmayacak. ayrıca işçiyi emekçiyi de sosyalizm çok önemsiyor, kapitalizm ya da liberalizm’de bu pek yok.
ayrıca işçi sınıfının da üretim araçlarına sahip olmasını savunur. üretimi işçi yapıyorsa üretime neden olan şeyler de işçiye ait olmalıdır. bence sosyalizm ütopyadan ibaret değil, böyle bir şey gerçekleşirse milletin memnun kalacağından da adım gibi eminim.
ulan düşünsene türkiye’nin yarısından fazlası asgari ücretle çalışıyor, it gibi koşturuyorlar lakin hak ettiklerini alamıyorlar. sıradan bir müdür ise ayda en az 6000 lirayı cebe indiriyor adam gibi çalışmadığı halde.. işte bu durum tamamen ortadan kalkar da türkiye asla sosyalist bi ülke olmaz çünkü insanlar kapitalizmin altında ezilmekten memnun. acı ama gerçek!
devamını gör...
albion
britanya'nin alternatif bir ismidir. genellikle eski ingiliz edebi literatüründe kullanılır. beyazlar ülkesi anlamına gelir. iron maiden'in coming home parçasında da to albion's land olarak geçer.
devamını gör...
sevgiliye karşı yapılan en büyük enayilik
birçok enayiliğim var da kendime en çok hakaret saydigim şey şudur:
üniversitede okulu uzatmak üzereydi. uzarsa okulu bırakacakti ki bölümünü de hiç sevmiyodu. benim desteklerimle hocalarıyla konuştu. ff olan derslerin hocaları final yerine geçecek ödev vermeyi kabul etti. biri de kendi kitabını satın alırsa geçirecekti. 5 6 dersin ödevini her şeyiyle ben yaptım. edebiyatçı olduğu için hepsi de çok uzundu. bir tanesi 24 sayfaydı mesela. hepsini kendim yazdım. bilgisayar çıktısı bile değil. bu arada kendi finallerim de var. osmanlıca yazılması gereken kısımları yurttan kızlara yazdırdım. kitabı da ben aldım. ödevlerin kapaklarını da ben hazırladım. hepsini teslim günü aldı ve bana "keşke güzel yazsaydın hiç özenmemişsin" dedi. o kadar üzülmüştüm ki, onun için harcadığım zaman emek hiç değerli değildi gözünde. zaten bu enayiliklerimin karşılığını beklendiği gibi aldatmayla aldım.
üniversiteyi sayemde bitirdiğini hep dile getiriyordu. annesi de diplomasını duvara asmış yanina da benim fotoğrafımı ilistirmisti. sebebi benim diye.
üniversitede okulu uzatmak üzereydi. uzarsa okulu bırakacakti ki bölümünü de hiç sevmiyodu. benim desteklerimle hocalarıyla konuştu. ff olan derslerin hocaları final yerine geçecek ödev vermeyi kabul etti. biri de kendi kitabını satın alırsa geçirecekti. 5 6 dersin ödevini her şeyiyle ben yaptım. edebiyatçı olduğu için hepsi de çok uzundu. bir tanesi 24 sayfaydı mesela. hepsini kendim yazdım. bilgisayar çıktısı bile değil. bu arada kendi finallerim de var. osmanlıca yazılması gereken kısımları yurttan kızlara yazdırdım. kitabı da ben aldım. ödevlerin kapaklarını da ben hazırladım. hepsini teslim günü aldı ve bana "keşke güzel yazsaydın hiç özenmemişsin" dedi. o kadar üzülmüştüm ki, onun için harcadığım zaman emek hiç değerli değildi gözünde. zaten bu enayiliklerimin karşılığını beklendiği gibi aldatmayla aldım.
üniversiteyi sayemde bitirdiğini hep dile getiriyordu. annesi de diplomasını duvara asmış yanina da benim fotoğrafımı ilistirmisti. sebebi benim diye.
devamını gör...
ahmet sezai karakoç'un hayatını kaybetmesi
mısralar, şiirler, kitaplar ve mona roza yetim kaldı...
allah rahmet eylesin.
allah rahmet eylesin.
devamını gör...
kadınların yatakta sertlik sevmesi
(bkz: yallah ekşi'ye)
devamını gör...
dorimogu daa
izlediğim ilk film olarak aklımda kalan çizgi dizi. sabah 6 da kalkardım izlemek için. heyecanla uyanıp tv nin fişini taktığımı ve şarkısı başladığında ellerimi yumruk yaparak mogu mogu diye. oynadığımı hatırlarım sadece. ingilizce mock and sweet türkçe iri ile tıfıl diye yayınlanmış. iki köstebek yeryüzünü merak edip yeraltından çıkıyorlar ve yardıma muhtaç masum insanları kötülerin ellerinden kurtarıyorlar. gerçek olsa ne güzel olur değil mi?
devamını gör...
türkiye’de eksikliği en çok hissedilen şey
empati
devamını gör...
saleen s7
amerikalı el yapımı spor araçlar üreten saleen tarafından 2000-2009 yılları arasında üretilen süpersport otomobil.. amerika menşeili 5. üretilmiş ortadan motorlu araç olarak da geçer.. motoru komple alüminyumdan saleen tarafından bizzat yapılmış, (ford'un kullandığı small block isimli motor serisinden) üst kapakta ciddi modifiyelerle 427 kübik inç (7.0 litre) olarak geliştirilmiştir ki, bu oldukça büyük bir başarıdır çünkü bu kadar yüksek hacimlerde genellikle ford fe-big block isimli büyük motor serisi kullanılır.. saleen bu modifiyelerle 7.0 litre gibi büyük bir hacime rağmen boyutları küçük bir motor geliştirmiştir ki, aracın ağırlı 1300 kg'dur.. 7.0 litre motordan turbosuz 550 hp güç elde edebilmişlerdir.. 2005 yılında, garrett marka ikiz turbo kullanarak, 750 hp gücünde s7 twin turbo modelini çıkarmışlardır..


aracın şase komple karbon fiber'den üretilmiştir.. aerodinamisi o kadar iyidir ki, saatte 160 mph yani 260 km/h'ın üstünde araç, kendi ağırlığı kadar yere basma kuvveti uygular.. yani teorik olarak bu araç, 260 km/h'ın üzerinde bir hızla, bir tünelin tavanında, yere düşmeden gidebilir..*
atmosferik motorlu modeli'nin 0-100'ü, 2.8 saniyedir.. son hızı ise 386 km/h'tır..
twin turbo'lu modelinin ise son hızı 400 km/h'tır..


s7 lm isimli çinli motor sporları ekibi jiangsu secco automobile technology corporation ile ortak olarak 2017 yılında geliştirilmiş bir modeli vardır.. aerodinamik güncellemeler, komple yarış odaklı iç kısım yapılmıştır.. (yarış koltukları dijital gösterge vs..) bu modelde 1300 hp güç alınmıştır.. 2019 yılında aracın gücünün 1500 hp'ye çıkarıldığı duyurulmuştur.. 0-100'ü 2.2 saniye son hızı ise 480 km/h olduğu iddia edilmektedir..

s7r isimli çeşitli motor sporları için yapılmış yarış odaklı modeli de vardır.. le mans gibi, gt yarışları gibi organizasyonlarda başarılar elde etmiştir..


aracın şase komple karbon fiber'den üretilmiştir.. aerodinamisi o kadar iyidir ki, saatte 160 mph yani 260 km/h'ın üstünde araç, kendi ağırlığı kadar yere basma kuvveti uygular.. yani teorik olarak bu araç, 260 km/h'ın üzerinde bir hızla, bir tünelin tavanında, yere düşmeden gidebilir..*
atmosferik motorlu modeli'nin 0-100'ü, 2.8 saniyedir.. son hızı ise 386 km/h'tır..
twin turbo'lu modelinin ise son hızı 400 km/h'tır..


s7 lm isimli çinli motor sporları ekibi jiangsu secco automobile technology corporation ile ortak olarak 2017 yılında geliştirilmiş bir modeli vardır.. aerodinamik güncellemeler, komple yarış odaklı iç kısım yapılmıştır.. (yarış koltukları dijital gösterge vs..) bu modelde 1300 hp güç alınmıştır.. 2019 yılında aracın gücünün 1500 hp'ye çıkarıldığı duyurulmuştur.. 0-100'ü 2.2 saniye son hızı ise 480 km/h olduğu iddia edilmektedir..

s7r isimli çeşitli motor sporları için yapılmış yarış odaklı modeli de vardır.. le mans gibi, gt yarışları gibi organizasyonlarda başarılar elde etmiştir..
devamını gör...
karşıt görüş belirten iki tanıma da artı oy veren yazar
neden yaptığını anlamadığım yazardır. artı oy konusunda cömert olan yazarın okumadan artı oy verdiğini düşünmek istemem.
edit : girilen tanımlardan sonra yeterince açık anlatamadım sanıyorum. fikirler tabii ki ifade edilebilmelidir ve saygı duyulmalıdır. fakat artı oy ben bu görüşe katılıyorum, destekliyorum demektir diye düşünen biri olarak ikisini de aynı anda savunamayacağınız iki tanıma da artı oy vermek mantık hatası olur.
ayrıca tanımımdan karşıt fikirlere kapalı olduğumu çıkarmak komik.
edit : girilen tanımlardan sonra yeterince açık anlatamadım sanıyorum. fikirler tabii ki ifade edilebilmelidir ve saygı duyulmalıdır. fakat artı oy ben bu görüşe katılıyorum, destekliyorum demektir diye düşünen biri olarak ikisini de aynı anda savunamayacağınız iki tanıma da artı oy vermek mantık hatası olur.
ayrıca tanımımdan karşıt fikirlere kapalı olduğumu çıkarmak komik.
devamını gör...
türkiye'de sağ
tek kelimeyle; varoşluk. bir kere aşırı aşağılık kompleksine sahipler. türk muhafazakarlarına bir şeyler anlatmaya çalışırken kendimi duvarla konuşuyormuş gibi hissediyorum. pür-i cehalet. devamlı ama devamlı bir takım mantık safsatalarıyla seküler veya solcu kesimden daha üstün olduklarını kanıtlamaya çalışıyorlar. hayır türk solcuları ve atatürkçüleri falan da çok iyi sayılmaz ama bunlar cidden aşırı varoş.
devamını gör...
black
(bkz: pearl jam)' in aşmış eseri. eddie'nin sesine sağlık.
mtv unplugged
albüm kaydı
konser dk 2.00 ye dikkat
bir kadına yazılabilecek en iyi şarkıyı yazmışlardır kendileri
mtv unplugged
albüm kaydı
konser dk 2.00 ye dikkat
bir kadına yazılabilecek en iyi şarkıyı yazmışlardır kendileri
devamını gör...
antalya limanı'nın katarlılara satılması
ooo bizim liman da gitti o zaman. şeyhin yatları sığar mı ki?
liman demişken, atatürk'ün o meşhur sözünü hepimiz biliriz.
"geldikleri gibi giderler"
o sözü bir limanda, haydarpaşa limanı'nda, yaveri cevat abbas'a söylediğini hatırladım birden, çağrışım yapıverdi nedense.
liman demişken, atatürk'ün o meşhur sözünü hepimiz biliriz.
"geldikleri gibi giderler"
o sözü bir limanda, haydarpaşa limanı'nda, yaveri cevat abbas'a söylediğini hatırladım birden, çağrışım yapıverdi nedense.
devamını gör...
eski tanımlarını okumak
kaçınılmaz biçimde kendimden utanmamla ve seri tanım silmeye çalışmamla sonuçlanacak olan olaydır...
devamını gör...
