demlik denebilir mesela.
devamını gör...

hırçın, huysuz bir yanım var. bir anda huysuzluğum tutunca kendimi durduramıyorum ve sonuçları genelde kırıcı oluyor.
bari özür dilemeyi becerebilsem. o da yok. bunu yapamadığım için kendime karşı da hırçınlaşıyorum.
yaşlılığım da böyle olursa hiç çekilmem.
huysuz bir ihtiyar olmak istemiyorum, offf.
devamını gör...

bu saatte sözlüğe yazan insanlardır.
devamını gör...

otto rank, freud’un tilmizidir. viktoryen dönem psikanalistleri içinde, üniversitede eğitim almamış olan tek kişidir. freud, otto ile tanıştıktan sonra onu çok sevmiştir. otto rank’ın yoksulluğu, kent kültürüne tam olarak ayak uyduramayışı freud’u etkilemiştir. otto’ya ara ara maddi yardımda bulunmuştur. ancak yıllar içerisinde araları açılmıştır. otto’nun sapıttığını ve psikanalize yüz çevirdiğini düşünmüştür çünkü.
bu “doğum travması” meselesinin binlerce yıllık bir geçmiş vardır aslında. başka bir gün ayrıntılı olarak anlatırız belki.
devamını gör...

bence bir filmi tekrar tekrar izlemek çok gereksiz bir eylemdir. ikinci defa izleme isteği uyandıran tek film benjamin button oldu benim için.
devamını gör...

bir çeşit kaygı bozukluğu durumu. aşık olma korkusu deniliyor. filofobisi olan bir kişi, karşı cinsiyetten bir kişinin varlığında kaygı krizi benzeri bir şey yaşar. sebepleri değişmekte olup tedavisi diğer psikolojik tedaviler gibi korkunun üzerine gitmektir. tabii yüzleşme kısmı yine zorlayıcı bu noktada bir uzman'dan yardım alınması öneriliyor.

en belirgin filofobi belirtileri aşağıdaki listede;
aşk konularında endişeli ve sinirli olmak
evlilikten ve düğünlerden kaçmak
çiftlerin bulunduğu ortamlardan kaçmak
hislerini bastırmak
aşık olma ihtimaline karşı dış dünyadan uzaklaşmak
ileri seviyede filofobik olan kişiler aşk ve romantizm gibi konulardan bahsedildiği zamanlarda baş dönmesi, bayılma hissi ve terleme gibi fiziksel belirtiler gösterebilirler.

bu belirtilerden birden fazlasını taşıyorsanız sizde bu fobi'nin fertlerinden biri olabilirsiniz. korku'nun ecele faydası yok derler. geldi mi bayılma hissi?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ayy bana bir şeyler oluyor diyenlere gelsin..
devamını gör...

ev arkadaşlarım böyle kitap yazmayı nereden öğrendi?
devamını gör...

test olurken ikinci kere düşünmeye sebebiyet verebilecek haberdir*.

endonezya'da yaşanan koronavirüs skandalı dünya gündemine bomba gibi düştü. bir tıbbı ürün firmasının korona testleri için kullanılan nazal çubukları yıkayıp yeniden sattığı ortaya çıktı. havaalanındaki testler için kullanıldığı açıklanan bu çubukların 9 binden fazla yolcunun testinde kullanıldığı öğrenilirken, endonezya polisi skandalın geçtiğimiz aralık ayından beri devam ettiğini ve firma yetkilisi dahil 5 kişinin tutuklandığını açıkladı.

buradan
devamını gör...

insan biraz olsun akıllanmaz mı büyümez mi er geç?
devamını gör...

atakları geçirmemek için mükemmeliyetçi olmaktan vazgeçilmelidir.
yıllarca bu olayı çekiyorum. belki birazcık faydam dokunur diye yazıyorum. mümkün olduğunca az şeyiniz olsun. ve sahip olduğunuz şeylere çok fazla anlam yüklemeyin. bu çocuğunuz olabilir, eşiniz, anne ve babanız da olabilir eviniz, arabanız da olabilir. bu yaşam bir şekilde bitecek ve sizin sahip olduğunuz her şey bir gün artık sizin olmayacak. madem bir gün sizin olmayacak o zaman bu düşünceye kendinizi şimdiden hazırlayın. ve şöyle düşünmeye başlayın. benim gerçekte hiçbir şeyim yok. arabam yok eşim yok. o zaman gereğinden fazla bir şeyleri de önemsemeye gerek yok. işte böyle düşünmeye başladıkça bu mükemmeliyetcilik sorunu azalmaya başlıyor. haliyle ataklar da. umarım faydalı olur.
devamını gör...

franz oppenheimer; devlet denen aygıtın, göçebe hayduların yerleşik düzendeki toplumları haraca bağlamasıyla oluştuğunu iddia eder.

haraca bağlama işi zamanla sistematik hale geldiğinden, haydutlar sürekli git-gel yapmamak için yerleşik toplumun içerisine haraçların toplanacağı bir otağı kurarlar. bu otağıda haraçların düzenlenmesi işiyle uğraşan haydutlar (memurlar) çalışır. zaman içinde bu otağı, yerleşik halkın arasındaki hukuk problemlerini de çözmeye başlar. en sonunda da devlet dediğimiz ortak duygu oluşur.

tabii ben epey bir özet geçtim. sonuç olarak ortada simbiyotik bir ilişkisi var. devlet halkın hukuk ve güvenliğini sağlar, halk da devlete vergi öder. olması gereken budur. tabii bizim devletimiz hariç. bizimkinin hukuk ve güvenlik dışında yapmadığı iş yok. tiyato falan yapıyor, ne bileyim kafeterya neyin işletiyor. neyse besim tibuk'a bağlamadan bitireyim entryi en iyisi...

bu arada oppenheimer'ın devlet kuramına şu makaleden ulaşabilirsiniz.
devamını gör...

aşklarımı, hayal kırıklıklarımı, özlemlerimi, sevinçlerimi, üzüntülerimi, hayallerimi, olmazsa olmazlarımı, olduramadıklarımı, oldurduklarımı, öldürdüklerimi, coşkumu, en dibimi, en yükseğimi, korkularımı, nefretimi, vicdan azaplarımı şarkıların içine saklamak..

bir de sözlük içinde şifreli olarak çok ağır küfürlü tanımlar yazmak var ama onu saymıyorum.
devamını gör...

istanbul'da şişli ilçesinde bulunan bir semt. bu semtin ruhundan kaynaklı bir popülerlik söz konusu. kendine has yapısının bir kimlikle harmanlandığı bu semt, aynı ankara'ya özel olan gri rengin çok yakıştığı bir başka nadir yerlerden biri. semtin asıl dokusunu fabrikalar ve atölyeler oluşturuyor. rakımlı ve tepeli görüntüsünde rezidanslar buralara hakim olmaya başlasa da, mahalle, semt, komşuluk kültürünün canlılığını koruduğu kozmopolit mıntıkalardan biri. sanat, kültür, eğlence hayatı, farklı mekanlar, kafeler, üçüncü nesil kahvecileriyle entelektüel ruhunu yansıtıyor.
mimar sinan üniversitesi kampüs alanının varlığı ve 1800'lü yıllarda kurulan ünlü bomonti bira fabrikası binasının korunarak yeniden semte kazandırılması semtin markalaşmasında önemli katkıya sahip.
komşuluk dayanışması, bitişik nizam binalar, hayvansever insanlar sayesinde sokak hayvanlarının eksik olmaması, bu butik semti özellikli kılıyor. beyoğlu ve galata bölgesinin hemen arkasına düşen semt, alternatif bir sosyalleşme alanına dönüşerek beyaz yakalılar ve 2000 sonrası nesil olan z kuşağı için bir çekim merkezi olmuştur. yani, zamane ile eski zamanın ortak bir kültür oluşturması hususunda güzel bir örnek teşkil ediyor.
devamını gör...

başlık hadi ya olur mu öyle şey dedirtmiştir fakat profile bakınca gerçekten de hafiften mutlu eden bir durumla karşılaştım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

devamını gör...

babasına bile güvenmeyen insandır.
devamını gör...

farsça bir kelime. var olması gereken her şey, ihtiyaçlar anlamına geliyormuş. bense şu şarkıya vurulup anlamını merak edenlerdenim.
sen ki neler gördün, nelere direndin..
devamını gör...

kendi bestelediğim minik bir parçayı sizinle de paylaşmak istiyorum swh.
vocaroo.com/31WHMsDMNmy
devamını gör...

killa hakanı da alsınlar jüriye beğenmediği adama ta ta ta yapsın.
anan yani, anlamayana boru.

ortalıkta zilyon tane rap yaptığını düşünen arkadaş olduğu için tutacak olan formattır. eğer doğruysa.

(bkz: evet kaynak neydi kaynak emekti)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim