çiçekler akla gelince her zaman insanın zihninde ilk bahar yaz ayları gelir. çiçekler baharla özdeşleşmiştir.
oysa en güzel çiçekler kışın doğada var olanlardır.
kışgeofitleri çekim çalışmalarımızdan çok eski iki foto paylaşalım.

<a href="ibb.co/bJs2zX5"><... src="
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel; alt="n" border="0" /></a>


<a href="ibb.co/821N2HS"><... src="
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel; alt="b" border="0" /></a>
devamını gör...

sevgili eraa'ya katılıyor ve arttırıyorum.
türklerin bilinen ilk edebi eseridir.
çünkü dilindeki harikulade üslup türk yazı dilinin başlangıcını miladın ilk asırlarına çıkarabilecek bir delildir. yalın ve keskin bir dil kullanılmıştır.
içerik olarak da milli istikameti göstermesi, göktürk devletinin tarihini, yönetim şeklini, uluslar arası ilişkilerini anlatması açısından oldukça önemlidir ve de türk ordusunun kuruluşunun günümüzden 1250 yıl kadar öncesine götüren bir kaynak niteliğindedir.

tatlı sözüne, yumuşak ipek kumaşına aldanıp çok çok, türk milleti, öldün; türk milleti öleceksin!
devamını gör...

türkiye'de belki de ilk techno eurodance parçaydı.
devamını gör...

merhabalar sevgili kafa sözlük ailesi,
sözlük bünyesinde etkinliklerine hız kesmeden devam eden aşağıdaki kulüplerimiz için eş başkana ihtiyacımız vardır. bu kulüplere ilgisi olan, katkıda bulunabileceğini düşünen eş başkan adaylarımızın görüşme için mesaj atmaları yeterlidir.
(bkz: kafa sözlük oyun kulübü)
devamını gör...

erkeklerin yönettiği dünyayı da gördük biz.
bir de böyle denesek fena mı olurdu?
devamını gör...

kısırlaştırma, belediyelerde sadece sahipsiz hayvanlara yapılır. kısırlaştırmayı belediyeden istemek de etik değildir. ama oradan bir canı sahiplendiğinizde kısırlaştırılmış ve aşıları yapılmış şekilde alıyorsunuz. ücret ödemeden.
devamını gör...

sen sor diye?
al işte koca burunlarını insanların hayatından çekmeyi bilmiyorlar. inandığı dini yaşıyor kime ne?
benzer sorular;
çarşaflı kadının ekonomiyi eleştirmesi
neden şort giyiyorsun?
chp'li teyze neden saçını kızıla boyuyorsun?
neden bu saatte dışarıdasın?
o saatte orada ne işin vardı?
bu konular hakkında defalarca başlık açıldı.
hoşunuza gitmeyen bir şey gördüğünüz de başınızı önce sağa sonra sola çevirin.
kimse kimsenin hoşuna gitmek zorunda değil.
devamını gör...

1 saat önce tek başıma denize girdim. hava kararmıştı çoktan. iskeleden yükselen müzik sesleri içinde yüzdüm biraz. geçen (bkz: gece denize girmek) başlığına "ölmeden önce yaşamak istiyorum ama korktuğum için yanımda biri olursa iyi olur." gibisinden bir şey yazmıştım. yine bir hayalimi tek başıma gerçekleştirdim. tam gerçekleştirme sayılmasa da gerçekleştirdim. ve ben bir korkumu daha geride bıraktım. yalnızlığımla her şeyi başarıyorum yavaş yavaş!
devamını gör...

show haberden sonrasını okumadım. saçma sapan haberlerinden sadece bir tanesi.
devamını gör...

günaydın köfffffffffffffffffteeeeeehooorrrlaaar !!!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dün dündür, bugün bugündür.
devamını gör...

tam da bu cümleyi kurmuşken, bu başlığı görmek...

ya rabbim neyle sınanıyorum...

gerçekten rahatsız etmek istememiştim ama ben ya....
devamını gör...

yin kötülüğü yani siyahı, yang ise iyiliği yani beyazı temsil etmektedir. siyahın içindeki beyaz bölge; her kötülüğün içerisinde bir iyiliğin olduğunu, beyazın içerisindeki siyah bölge ise; her iyiliğin içerisinde bir kötülüğün olduğunu ifade eder. tüm sembol aslında evrenin dengesini simgeler. iyi ve kötü bir aradadır, düşünmeye gerek yok aslında; şu an yaşadığımız dünyayı anlatıyor bize. tabi bir denge var mı bu konuda süpheliyim ben. artık yavaş yavaş grileşmeye, siyahlaşmaya başladı bu sembol benim için...

bu sembol bana hep aynı sözü ve hikayeyi hatırlatır;

--- alıntı ---

yaşlı kızılderili reisi ve torunu kulübelerinin önünde oturmuşlar, az ötede birbirleriyle boğuşup duran iki kurt köpeğini izliyorlardı.
köpeklerden biri beyaz, öteki siyahtı ve on iki yaşındaki çocuk kendisini bildiğinden bu yana o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı. dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki kurt köpeğiydi bunlar. çocuk kulübeyi korumak için bir köpeğin yeterli olduğunu düşünüyor, dedesinin neden ikinci köpeğe gereksinim duyduğunu ve renklerinin neden illa da siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu artık. torununun bu yöndeki sorusunu, yaşlı reis bilgece bir gülümsemeyle yanıtladı: "onlar benim için iki simgedir yavrum." dedi; "biri iyiliğin, öteki kötülüğün simgesidir. aynen bu köpekler gibi, iyilik ve kötülük de içimizde sürekli bir savaş içindedir. onları seyrettikçe ben hep bunu düşünürüm. onun için sürekli yanımda tutarım onları." çocuk sözün burasına bir nokta koydu; "onların arasında bir savaş varsa, kazananı, kaybedeni de olmalı" dedi; yeniden sordu: "dede, sence hangisi kazanıyor bu savaşı?" reis, şu yanıtı verdi:

"ben, hangisini daha çok beslersem, savaşı o kazanır."

--- alıntı ---
devamını gör...

forum başlıklarıyla sol frame'i coşturan yazarlar için kullanabileceğimiz haklı yakarış nidasıdır.

(bkz: yapmayın etmeyin)
devamını gör...

sezen aksu-ne ağlarsın.
devamını gör...

hayatim da bir kereliğine mahsus yazdığım not. dilerim niceleri de gelmez.

yillar yillar önceydi aynen. lise 2. siniftayim. 1 bölüm dersi + 1 de tarih dersinden kalmışım. bölüm dersinin saati fazla olduğu için üstüne bir de tarih dersi piyangodan cikar gibi çıkmış başıma. sinifta kalacağım, okul uzayacak. deliriyorum tabi o zamanlar.
üstelik tarih ders notlarim da iyiydi ama selda bağcan tipli hocam sözlü notuma 10 girmiş. derse katılımın da iyi whis. diyorum nasil olabilir bu ? sivas yollarında mi girdi bu notu? diye düşünüyorum.

göz göre göre sınıfta kalacaksın. bittin mahvoldun. kalk git evde ne kadar hap bulursan iç, azrail suprayzz demeden sen bitir işini. bu kez arap şükrü bile kurtarmaz seni.

okuldan çıktım, otobus camından dışarıyı izleyerek kafamda kurdum planı. eve gidip tüm hapları içip intihar edeceksin dedim. hocayla gidip konuşup sözlü notumu düzeltmesini de isteyebilirdim ama aksam 5'e kadar e okul kapanacaktı ve hocayı okulda bulamam diye düşündüm. mecbur intihar edecegiz.

guzelce de bi intihar mektubu yazacağım sonra sizlere ömür olacağım. sanki diğer tarafa badem sütü kreması almaya gidiyorum rahatlığa bak. lanet whis.

neyse pembiş kare bir kağıt çıkarttım koydum çalışma masamın üstüne, önce yaptığım ufak tefek yaramazliklardan, sonra derslerimden bahsettim. sizleri çok seviyorum canım ailem beni affedin tarzı cümleler yazdim. ev halkından gizli gizli yediğim atıştirmaliklarin yerinden de bahsedip kağıdı rastgele bir kitabin içine koydum.

mutfaga gidip başak burcu annemin binbir özenle hazırlamış olduğu ilaç kutusunda ne kadar hap varsa kaptığım gibi odama geçtim.
içime bir kurt düştü tabi o sira . tutuştu bir yerlerim anlayacağınız. kolay mi öyle 15,16 yasinda intihar etmek? belki simdiki kafam olsa bu kadar zorlanmazdim. ama o zamanki intihar edeceğim derdi düşündükçe kahkaha atıyorum şimdi bunlari yazarken.
neymis 2 zayıfı varmış, neymis okul uzayacakmis. neymis azraile suprayyz diyecekmiş. ah seni vizyonsuz whiss ahhh.

gir son kez e okuldaki notlarına bak diyor icimden bir ses. hani sanki biri böyle whisliyor (fısıldıyor) kulağıma. kalktım girdim ben de e- okula. bir de ne göreyim benim tarih dersimin ortalamasi 85 olmaz mi? selda bağcan tipli hocam kafamin içinde türkü çığrıyor. bölüm dersimden de ortalamam sayesinde geçmişim,sistemde öyle görünüyor. yanimda olsa elinden tutar "selvi boylum salında gel ayirmadi bizi bak zalim kader" diye düet yapardım ona.

jet hızıyla ilaç kutusunu aldığım yere koydum. ama gelin görün ki o heyecanla,mutlulukla intihar mektubunu yırtıp atmamışım. tam 5 yıl boyunca kimse okumadı o kitabın içindeki mektubu . ben de dahil. hala kitaplığımda ki herhangi bir romanın içinde durur. alasım da yok kalsin orda öyle.

yaaa anlayacaginiz sözlük az daha b*k yoluna gidiyordum. içimdeki o whis'e binlerce kez şükürler olsun.
devamını gör...

çok değerli, her eseri güzel olan yazarımız.

--- alıntı ---
"aaah, yılanı öldürseler, yılanı öldürseler hasan.. aah, hasan.."
--- alıntı ---
devamını gör...

bazı canlıların göğsünün üzerinde iki kanat arasında bulunan ve adını bir oyuna da veren v şeklindeki yapıdır.
devamını gör...

yeraltı edebiyatını neden seviyorum…

çünkü toplumun dayattığı, bireyin kendi kendisine içinde büyütmediği, kendiliğinden inanmadığı, geliştirmediği, aklamadığı tüm değerlere karşıyım… bu türde okuduğumuz tüm kötü şeyler, ya da dışarıda gezerken tiksinerek bakılan tüm b*ktan şeyler sonuna kadar gerçektirler. vardırlar. bizim kafalarımızı çevirmemiz, görünce midelerimizin bulanması, onlar yokmuş, olmuyormuş gibi davranmamız onları yok etmediği gibi, sorun teşkil eden her bir problemi çözüme vardırmaya da engel oluyor zannımca…

yazarlığı ile ilgili emrah serbes’e okurlardan gelen -kendi okurları değil, genel bir okur kitlesinden bahsediyorum- en fazla eleştiri küfür ve argo kullanımı yüzündendir. ama bu eleştiriyi yapan insanlara hatırlatmak istiyorum, bu küfür dediğimiz hakikat sokakta, caddede, trafikte, her yanımızda, hayatın içinde yok mu?

mesela, ayak serçe parmağını sehpa yahut koltuk ayağına çarpan biri olarak verdiğiniz sesli ilk tepki küfür yahut argo değil midir?

yeraltı edebiyatı da işte böyledir. sadece, ilgi alanı toplumun dışladığı o ‘’kötü (!)’’ çocuklardır.

işte emrah serbes bu kitapta birkaç farklı kötü çocuktan bahsettiği, birkaç hikaye ile karşımıza çıkıyor. (fakir köpek, bombacı, hoca, platin, son balonlar)

betimlemeleri, zaman döngüsü ve kurgusunu bu kitapta yeterince tatmin edici bulmasam da, kalemini sevdiğim, beğendiğim bir yazardır emrah serbes. elbette bir hakan günday değildir, ama ilgili türle hiç tanışmamış olanlarınız için bir basamak olarak bu kitabı önerebilirim.

naçizane tanımımı kitaptan bir alıntı ile nihayetlendireceğim:

‘’

-hani doğa boşluk tanımaz, doldurur diyorlardı?
-insan tanır. dolduramaz…

‘’
devamını gör...

merhabalar sevgili portakallar!
fırından yeni çıkan taze mi taze* neşeli mi neşeli eğlenceli mi eğlenceli yazarlarından oluşan gecenin yıldızlarının afişini sizlerle paylaşmaya geldim efendim!
inanılmaz eğlenceli şarkılarla yerimizde duramayacağımız bir yayına umuyorum ki hazırızdır! zilleri, tefleri, halay mendillerini hazır edip lütfen radyo başındaki yerinizi alınız, 22.00'da başlıyoruz.
o zaman gelsin yıldızlar!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ps: afiş için sevgili gomercan'a on yüz milyon kez teşekkürler efendim!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim