yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi
güncelleme:
testim negatif çıktı, merak edip soran sevgili yazar arkadaşlarıma çok çok teşekkür ederim.
umarım hepimizden uzak olsun bu hastalık...
biraz önce pcr testi için örnek verdim, umarım negatif çıkacak ama üzgün, mutsuz ve halsizim...
testim negatif çıktı, merak edip soran sevgili yazar arkadaşlarıma çok çok teşekkür ederim.
umarım hepimizden uzak olsun bu hastalık...
biraz önce pcr testi için örnek verdim, umarım negatif çıkacak ama üzgün, mutsuz ve halsizim...
devamını gör...
yarıda bırakılan kitaplar
yarıda bıraktığım kitabı sorgulatan başlıktır. fakat asla bulamadım.
devamını gör...
tanımlarını okuyarak bir yazara aşık olmak
dün gece...hiç tanımadığım bir yazarı...seri oyladım sırf sana benziyor diye...
nickini öpüp de yatarsın. bazen imleci nickinin üzerinde gezdirip okşarsın sevdiceğini. aşk böyle bir şey çünkü...aşığım be sözlük.
nickini öpüp de yatarsın. bazen imleci nickinin üzerinde gezdirip okşarsın sevdiceğini. aşk böyle bir şey çünkü...aşığım be sözlük.
devamını gör...
bu mal yaptıysa ben de yaparım
(bkz: züğürt tesellisi)
devamını gör...
bizans tarihi
1. constantin'in m.s 330 yılında konstantinopolis'i kurmasıyla tarih sahnesine çıktığını bildiğimiz (ilk zamanlar m. s 7. yüzyıla kadar kültürel, sanatsal ve mimarlık bağlamında batı roma kültürü ve geçmişinden çok da uzak olmayan) daha sonraları modern araştırmacılar tarafından erken, orta ve geç bizans başlıkları altında tarihsel bir sınıflandırmanın yapıldığı bir araştırma konusudur.
-dünyada var olmuş devletlerin ve toplulukların kültürel özellikleri kendilerine özgüdür. her biri kendi içinde eşsiz ve farklıdır. (sanatları, mimarileri, yönetimleri, anlayışları, yeme içme alışkanlıkları..) 21. yüzyıl insanları olarak m.s 3-4. yüzyıla dönerek eleştirilerde bulunmak, o toplulukların dünyada ortaya koydukları her türlü mücadeleyi (sanat, mimarlık, yönetim) görmezden gelmek, hatta günümüzde fiziki olarak yıkmak, sırf bize* ters diye okul kitaplarında yeterince anlatmamak (nedense), yüzeysel geçmek bir hatadır. dünyada yaşıyorsak dünya insanıyızdır. aynı toprağa basıyor ve aynı oksijeni soluyoruzdur. eğitim ve öğrenimde objektif davranıp, bizden öncekilerin (hangi coğrafyada yaşamış olurlarsa olsunlar) neler yaptığını yargılamadan bilmek de bizim sorumluluğumuzdur.
-dünyada var olmuş devletlerin ve toplulukların kültürel özellikleri kendilerine özgüdür. her biri kendi içinde eşsiz ve farklıdır. (sanatları, mimarileri, yönetimleri, anlayışları, yeme içme alışkanlıkları..) 21. yüzyıl insanları olarak m.s 3-4. yüzyıla dönerek eleştirilerde bulunmak, o toplulukların dünyada ortaya koydukları her türlü mücadeleyi (sanat, mimarlık, yönetim) görmezden gelmek, hatta günümüzde fiziki olarak yıkmak, sırf bize* ters diye okul kitaplarında yeterince anlatmamak (nedense), yüzeysel geçmek bir hatadır. dünyada yaşıyorsak dünya insanıyızdır. aynı toprağa basıyor ve aynı oksijeni soluyoruzdur. eğitim ve öğrenimde objektif davranıp, bizden öncekilerin (hangi coğrafyada yaşamış olurlarsa olsunlar) neler yaptığını yargılamadan bilmek de bizim sorumluluğumuzdur.
devamını gör...
ölü kelebeklerin dansı
bir hüsnü arkan romanıdır.
hüsnü arkan hayranlık duyduğum bir müzisyendi her zaman. hala da öyledir ama sanırım artık yazar olarak daha çok seviyorum ben hüsnü arkan’ı.
ölü kelebeklerin dansını okuduğumda varmıştım bu konuya. sanki benim olmasından korktuğum şeyleri anlatıyordu yazar bu romanda. öldükten sonra ne olacak sorusunu sormadım kendime. umurumda da değil doğrusunu söylemek gerekirse. ama beni korkutan ya şu an ölüysem? ve bu içinde yaşadığım yer ölümden sonra gidilen o sonsuzluksa?
bir gün ölürsem, yani belki de dirilirsem size bir önceki alemde ne yaptığımı, ne gördüğümü anlatmak isterim. kelebeğin rüyasının kafa karıştıran etkisini şu an bile derinden hissediyorum. umarım dönüş yolunda kaybolmam.
ama eğer geri dönersem haldun gibi yapmayanı planlıyorum ben de. ölümümün ya da dönüşümün on altıncı gününde size bir tanım yazacağım ve her şeyi anlatacağım. siz gelmeyin ve dönmeyin diye.
bugün on üçüncü gün ve ben sabırla beklerken ölü kelebeklerle dans ediyorum.
c’est la vie!
hüsnü arkan hayranlık duyduğum bir müzisyendi her zaman. hala da öyledir ama sanırım artık yazar olarak daha çok seviyorum ben hüsnü arkan’ı.
ölü kelebeklerin dansını okuduğumda varmıştım bu konuya. sanki benim olmasından korktuğum şeyleri anlatıyordu yazar bu romanda. öldükten sonra ne olacak sorusunu sormadım kendime. umurumda da değil doğrusunu söylemek gerekirse. ama beni korkutan ya şu an ölüysem? ve bu içinde yaşadığım yer ölümden sonra gidilen o sonsuzluksa?
bir gün ölürsem, yani belki de dirilirsem size bir önceki alemde ne yaptığımı, ne gördüğümü anlatmak isterim. kelebeğin rüyasının kafa karıştıran etkisini şu an bile derinden hissediyorum. umarım dönüş yolunda kaybolmam.
ama eğer geri dönersem haldun gibi yapmayanı planlıyorum ben de. ölümümün ya da dönüşümün on altıncı gününde size bir tanım yazacağım ve her şeyi anlatacağım. siz gelmeyin ve dönmeyin diye.
bugün on üçüncü gün ve ben sabırla beklerken ölü kelebeklerle dans ediyorum.
c’est la vie!
devamını gör...
navigasyon
askeri amaçlar için geliştirilen ama genellikle yol, yön, adres bulmak gibi işlerde kullanılan sistem.
uydular aracılığıyla yer üzerindeki konumun belirlenmesi, bir yazılım aracılığıyla, alet üzerinden girilen adrese, yani gidilmek istenen noktaya varmanızı sağlayacak yolların gösterilmesi ve en uygununun seçilmesi esasına dayalı çalışır. ayrıca gidilecek yere kişiyi, sesli bilgi aracılığıyla da yönlendirebilir. eğer rotadan sapılırsa yeni bir rota çizilmek suretiyle güzergâh değiştirilir.
uydular aracılığıyla yer üzerindeki konumun belirlenmesi, bir yazılım aracılığıyla, alet üzerinden girilen adrese, yani gidilmek istenen noktaya varmanızı sağlayacak yolların gösterilmesi ve en uygununun seçilmesi esasına dayalı çalışır. ayrıca gidilecek yere kişiyi, sesli bilgi aracılığıyla da yönlendirebilir. eğer rotadan sapılırsa yeni bir rota çizilmek suretiyle güzergâh değiştirilir.
devamını gör...
her şeyi dalgaya alan insan
kendisini açıklamak yerine tiye almıyomuş gibi gösterip sorulardan kurtulan insandır..
devamını gör...
duş alırken duş başlığından birisinin araması
sıcak soğuk ayarı yaparken komşu ülke radyosunun sabah yayınına bağlanmışlığım var.
devamını gör...
ethem onur bilgiç
1986, inebolu doğumlu, illüstratör, grafik tasarımcı. mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi'nde grafik tasarım okudu. on parmağında on marifet. türkiye'de son yıllarda yetişmiş en büyük yeteneklerden biri kabul ediliyor.
birçok tiyatro, ajans, dergi ve yayınevi için içerik ve afiş üretmesinin yanında, ulusal ve uluslararası birçok festivale katıldı, dereceler, ödüller aldı. ilhamını, daha çok, antik gizemler, destan ve rüyalardan aldığını söyleyen sanatçının, ilk sergisi de tatlı kabuslar adını taşıyor.
onu belki de en çok radikal kitap eki için yaptığı 'illüstrasyon'larla hatırlayabilirsiniz. sadece radikal kitap eki için değil, ntv tarih, gq türkiye, notos, sabitfikir, bant mag., skylife, zero istanbul, tempo gibi dergiler için de çizimler yaptı. ithaki yayınları'nda ve bazı festivallerde sanat yönetmenliği de yaptı. ot dergisine hazırladığı kapak mediacat tarafından 2016 yılının en iyi dergi kapakları arasında gösterildi. büyük şirketlerin reklam kampanyalarında da çalışmışlığı var. 2014'te salkım söğüt ((gbkz: weeping willow)) adlı kısa filmin yönetmenliğini yaptı. bu kısa filmi, adana altın koza film festivali'nde en iyi canlandırma filmi olarak seçildi. aynı film, yine 2014'te, izmir kısa film festivali'nde ise en iyi animasyon seçildi.
izmirli olduğum için, geçtiğimiz yıl, onun, izmir büyükşehir belediyesi çizgilerle kemeraltı projesine hazırlamış olduğu illüstrasyonlar dikkatimi çekti (biraz tesadüfen). ve çok beğendim, onun hakkında yazma fikri de böylece çıktı:
buradan
buradan
buradan
onunla ilgili birkaç sayfa da derledim, belki ilgilenen, okumak isteyen olur diye:
buradan
buradan
buradan
buradan
birçok tiyatro, ajans, dergi ve yayınevi için içerik ve afiş üretmesinin yanında, ulusal ve uluslararası birçok festivale katıldı, dereceler, ödüller aldı. ilhamını, daha çok, antik gizemler, destan ve rüyalardan aldığını söyleyen sanatçının, ilk sergisi de tatlı kabuslar adını taşıyor.
onu belki de en çok radikal kitap eki için yaptığı 'illüstrasyon'larla hatırlayabilirsiniz. sadece radikal kitap eki için değil, ntv tarih, gq türkiye, notos, sabitfikir, bant mag., skylife, zero istanbul, tempo gibi dergiler için de çizimler yaptı. ithaki yayınları'nda ve bazı festivallerde sanat yönetmenliği de yaptı. ot dergisine hazırladığı kapak mediacat tarafından 2016 yılının en iyi dergi kapakları arasında gösterildi. büyük şirketlerin reklam kampanyalarında da çalışmışlığı var. 2014'te salkım söğüt ((gbkz: weeping willow)) adlı kısa filmin yönetmenliğini yaptı. bu kısa filmi, adana altın koza film festivali'nde en iyi canlandırma filmi olarak seçildi. aynı film, yine 2014'te, izmir kısa film festivali'nde ise en iyi animasyon seçildi.
izmirli olduğum için, geçtiğimiz yıl, onun, izmir büyükşehir belediyesi çizgilerle kemeraltı projesine hazırlamış olduğu illüstrasyonlar dikkatimi çekti (biraz tesadüfen). ve çok beğendim, onun hakkında yazma fikri de böylece çıktı:
buradan
buradan
buradan
onunla ilgili birkaç sayfa da derledim, belki ilgilenen, okumak isteyen olur diye:
buradan
buradan
buradan
buradan
devamını gör...
tefeci
ülkemizde yüksek kredi faizleri ve düşük maaşlar sebebiyle artmış olan ''meslek'' grubudur.
devamını gör...
brezilya denince akla gelenler
2002 dünya kupası ve baba ronaldo'nun über salak saç stili. aynı zamanda şenol güneşin berbat kıyafet seçimleri. *
devamını gör...
yazarların yaşamak isteyeceği kitaplar
alice harikalar diyarında
devamını gör...
kendime saygım yok davranışları
kendi fikirlerini yok sayıp bir başkasına göre yaşamak
devamını gör...
30 mayıs 2021 sedat peker'in 8. videosu
askeri danışmanlık şirketi adı altında kurulan, eski tuğgeneral ve cumhurbaşkanı danışmanı, finansal kaynaklarını söylememe gerek olmayan, (bkz: adnan tanrıverdi)'nin kurucu ve başkanlığını yaptığı (bkz: sadat)'tan yani, türkiye'den çıkan tırların türkmenlere karşı savaşan (bkz: el nusra)'ya gittiğini iddia etmiştir.
eğer böyle bir şey varsa resmen araplara türkmenleri katletmeleri için silah gönderilmiş. araplaşmış, kafayı mezhep uğruna sıyırmış orta doğu lağımı gibi, araplar diyarına çevrilmek istenen türkiye'den türkmenleri öldürmek için, d. türkistan'a, türk diyarında olan zulme ses çıkarmayan araplaşmış türkiyeden türkmenleri öldürmek için...
korkum sonumuzun iran gibi olması. iranlı bir dostumla konuşurken iran'ında devrimden önce (mollaların islam cumhuriyeti devrimi) türkiye gibi aynı süreçlerden geçtiği ve en sonra devrimin kaçınılmaz olduğunu söyledi. lakin şimdi tek farkla, burada devrimi bizzat mevcut rejim yapacak böyle bir şey olursa.
kolay mı sanıyorsunuz ya ülkenin kurucusu ya kurucusu (bkz: mustafa kemal atatürk)'e artık sarıklıların televizyonlar önünde hakaret ve küfre varan rahat rahat konuşmalarını. allah sonumuzu hayır etsin.
peki kim ve nedir bu adnan tanrıverdi ve sadat:
ordudan emekli olmuş askeri personellere istihdam sağlandığı söyleniyor.
kurucusunun adnan tanrıverdi'nin ''mehdiye ortam hazırlıyoruz'' dediği şirket. tek amacı da iktidarın devamını temin etmek. boşuna demiyorduk bu ülkeyi kolay kolay bırakmayacaklar diye.
adnan tanrıverdi hakkında ismail hakkı pekin: '' tsk'da görev yaptığı sürede dini kendi amaçlarına alet eden uygulamalar içinde olmuştur. istanbul maltepe'deki tugay komutanlığı sırasında kışlanın içerisine dini sokmuş, kendine oraya bir grup kurmaya çalışmış kışla içinde toplu namaz kıldırdığı bilgiler doğrultusunda kızak bir göreve çekilerek emekli edilmiştir. ''
adnan tanrıverdi hakkında emekli tümgeneral ahmet yavuz: '' atatürk düşmanı, cumhuriyet düşmanı bir adamla yoluna devam edenler bu ülkeyi bu felaketten kurtaramaz.''
eğer böyle bir şey varsa resmen araplara türkmenleri katletmeleri için silah gönderilmiş. araplaşmış, kafayı mezhep uğruna sıyırmış orta doğu lağımı gibi, araplar diyarına çevrilmek istenen türkiye'den türkmenleri öldürmek için, d. türkistan'a, türk diyarında olan zulme ses çıkarmayan araplaşmış türkiyeden türkmenleri öldürmek için...
korkum sonumuzun iran gibi olması. iranlı bir dostumla konuşurken iran'ında devrimden önce (mollaların islam cumhuriyeti devrimi) türkiye gibi aynı süreçlerden geçtiği ve en sonra devrimin kaçınılmaz olduğunu söyledi. lakin şimdi tek farkla, burada devrimi bizzat mevcut rejim yapacak böyle bir şey olursa.
kolay mı sanıyorsunuz ya ülkenin kurucusu ya kurucusu (bkz: mustafa kemal atatürk)'e artık sarıklıların televizyonlar önünde hakaret ve küfre varan rahat rahat konuşmalarını. allah sonumuzu hayır etsin.
peki kim ve nedir bu adnan tanrıverdi ve sadat:
ordudan emekli olmuş askeri personellere istihdam sağlandığı söyleniyor.
kurucusunun adnan tanrıverdi'nin ''mehdiye ortam hazırlıyoruz'' dediği şirket. tek amacı da iktidarın devamını temin etmek. boşuna demiyorduk bu ülkeyi kolay kolay bırakmayacaklar diye.
adnan tanrıverdi hakkında ismail hakkı pekin: '' tsk'da görev yaptığı sürede dini kendi amaçlarına alet eden uygulamalar içinde olmuştur. istanbul maltepe'deki tugay komutanlığı sırasında kışlanın içerisine dini sokmuş, kendine oraya bir grup kurmaya çalışmış kışla içinde toplu namaz kıldırdığı bilgiler doğrultusunda kızak bir göreve çekilerek emekli edilmiştir. ''
adnan tanrıverdi hakkında emekli tümgeneral ahmet yavuz: '' atatürk düşmanı, cumhuriyet düşmanı bir adamla yoluna devam edenler bu ülkeyi bu felaketten kurtaramaz.''
devamını gör...
pers ölümsüzleri
pers ordusunun saldığı dehşet bir yana, "pers ölümsüzleri" düşmanları için en büyük korkuydu. ordunun en seçkin savaşçılarından oluşan grubun bu takma adı almasının sebebi, savaşlarda hiç kimsenin onları görünürde öldürememesiydi. ölümsüzleri oluşturan 10.000 piyadeden bir tanesi bile düşse, hemen yerine birisi geçerdi ve birlikler sürekli aynı güce sahip sabit birimler olarak varlığını sürdürürdü. ölümsüzler, rütbelerine göre altın veya gümüş uçlu kısa mızraklar kullanan bir birlikti. kısa mızraklar dövüş mesafesini kısaltıyordu, ancak buna karşın hareket kabiliyetlerini artırıyordu. ölümsüzler, kısa yay ve okluk da taşıyorlardı. böylece çatışma menzilini istedikleri an hızlıca değiştirebiliyor, göğüs göğüse çatışmadan daha uzun menzilli bir çatışma pozisyonuna göz açıp kapayıncaya kadar geçebiliyorlardı.
all about history dergisi
all about history dergisi
devamını gör...






