kadir gecesi
günü tam olarak belli olmayan ama diyanetin her yıl ramazan ayının 27.gecesi olarak kabul ettiği, kur'an'ın inmeye başladığı, 1000 aydan (83,3 yıl) daha hayırlı olan gece.
kadir gecesi olan gece, rüzgar olmaz, yaprak bile kipirdamaz ve gökyüzü açık olur. yıldızlar diğer günlere göre net görünür.
o yuzden bu gece olması çok yüksek ihtimal.
cebrail asm (ruh) yeryüzüne iner.
kadir geceniz mübarek olsun.
kadir gecesi olan gece, rüzgar olmaz, yaprak bile kipirdamaz ve gökyüzü açık olur. yıldızlar diğer günlere göre net görünür.
o yuzden bu gece olması çok yüksek ihtimal.
cebrail asm (ruh) yeryüzüne iner.
kadir geceniz mübarek olsun.
devamını gör...
kişisel ileti

500 karma puanıyla satın alınabilen ve kalıcı olarak kullanılabilen bir tür sözlük özelliği. bu sözlük özelliğiyle sözlük yazarları, kokpitten eriştikleri profillerinde takma adı ve [hakkında & istatistikler, en beğenilen, en çok favlanan, ukdeleri, nickaltı, bana özel] buton kümesi arasında italik formatta sıra dışı düşüncelerini paylaşabiliyorlar. kenardaki “kişisel iletiyi düzenle” butonuna basıldığında açılan metin kutusuna girdikleri metin, “kaydet” butonuna basıldığında görünür hâle gelmektedir. göze çarpan eksikliklerinden bahsedilseydi başlıklara tanım girerken kullanılan butonları ve butonlara ait kodları burada kullanamamak ve kişisel iletinin yayınlandığı tanımlarda da görülen gg.aa.yyyy ss.dd formatındaki zaman etiketinin olmaması denilebilirdi. isteğe bağlı sözlük yazarının kendine ait ve sevdiği bir tanımını buraya sabitleseydi nasıl gözükebilirdi diye düşünmeden edemedim.
devamını gör...
rebel in the rye
danny strong tarafından yazıp yönetilen, kenneth slawenski'nin ''j.d salinger a life raised high'' adlı eserinden uyarlanan amerikan yapımı filmdir. türkçe'ye çavdar tarlasındaki çocuklar olarak çevrilen catcher in the rye adlı romanın yazarı j.d salinger'in romanı yazma hikayesi ve devam eden süreci anlatmaktadır. filmin baş rollerinde nicholas hoult ve kevin spacey gibi ünlü isimler yer alıyor.
romandaki holden karakterini ve olayları kendisinden yola çıkarak yazdığını bilenler ve filmi bunu bilerek izlemeye başlayanlar ayrıntıları direk farkedecektir.(kibrit yakmayı sevmesi, parti ve davetlerdeki insanları sahtekar bulması vs.) bilmeyenler içinse önce kitabı okumalarını tavsiye ederim. film içerisinde kitaptan alıntılar ve çok ince anektodlar da mevcut. j.d salinger'i hiç tanımayan birisi filmi izleyerek hayatı hakkında fikir sahibi olabilir.
yazdığı gibi yaşayan çok fazla yazar-şair olduğunu sanmıyorum. dehanın ve bu dehanın getirdiği başarının sıradan karakterler için imkansız olduğunu düşünüyorum. tolstoy-kafka-bukowski-nietszche hiçbiri normal bir hayat sürüp aynı zamanda büyük şaheserler yaratmamışlardır. kimisi kumar kimisi alkol kimisi melankoli bağımlılığının pençesinde sürüklenip gitmişlerdir. bu noktada j.d salinger yolun henüz başında biraz da takınçlı bir şekilde tüm bu keşmekeşten ve şöhretten kaçarak inzivaya çekiliyor ve yayınlamayı bırakıyor. filmde özellikle bu kısımlarda empati yaparsanız baş role hak verirsiniz, en azından ben verdim.
genel olarak izlemekten keyif aldığım bir film oldu. ne çok sıkıcı ne çok akıcı bir şekilde ilerleyen 7/10 kalitede bir film olduğunu düşünüyorum. ama başta da bahsettiğim gibi bence filmi izlemeden önce kitabı mutlaka okumalısınız. aşağıya filmde geçen ve çok beğendiğim iki cümleyi bırakacağım. şahsi görüşüm olarak 1. cümle dehanın bir insanı nasıl gerçek bir yazara dönüştürdüğünü ispatlarken 2. cümle ise j.d salinger'in nasıl gerçek bir yazar olduğunun kanıtı.
elinde ister tüfek ister kalem olsun; zihnin hep hikayeler üzerinde çalışıyor.
editör-muzbalığını ayrı yazmamız gerekmez mi
salinger- hayır.
editör- neden
salinger- öyle yazarsak mantıklı olur çünkü.
romandaki holden karakterini ve olayları kendisinden yola çıkarak yazdığını bilenler ve filmi bunu bilerek izlemeye başlayanlar ayrıntıları direk farkedecektir.(kibrit yakmayı sevmesi, parti ve davetlerdeki insanları sahtekar bulması vs.) bilmeyenler içinse önce kitabı okumalarını tavsiye ederim. film içerisinde kitaptan alıntılar ve çok ince anektodlar da mevcut. j.d salinger'i hiç tanımayan birisi filmi izleyerek hayatı hakkında fikir sahibi olabilir.
yazdığı gibi yaşayan çok fazla yazar-şair olduğunu sanmıyorum. dehanın ve bu dehanın getirdiği başarının sıradan karakterler için imkansız olduğunu düşünüyorum. tolstoy-kafka-bukowski-nietszche hiçbiri normal bir hayat sürüp aynı zamanda büyük şaheserler yaratmamışlardır. kimisi kumar kimisi alkol kimisi melankoli bağımlılığının pençesinde sürüklenip gitmişlerdir. bu noktada j.d salinger yolun henüz başında biraz da takınçlı bir şekilde tüm bu keşmekeşten ve şöhretten kaçarak inzivaya çekiliyor ve yayınlamayı bırakıyor. filmde özellikle bu kısımlarda empati yaparsanız baş role hak verirsiniz, en azından ben verdim.
genel olarak izlemekten keyif aldığım bir film oldu. ne çok sıkıcı ne çok akıcı bir şekilde ilerleyen 7/10 kalitede bir film olduğunu düşünüyorum. ama başta da bahsettiğim gibi bence filmi izlemeden önce kitabı mutlaka okumalısınız. aşağıya filmde geçen ve çok beğendiğim iki cümleyi bırakacağım. şahsi görüşüm olarak 1. cümle dehanın bir insanı nasıl gerçek bir yazara dönüştürdüğünü ispatlarken 2. cümle ise j.d salinger'in nasıl gerçek bir yazar olduğunun kanıtı.
elinde ister tüfek ister kalem olsun; zihnin hep hikayeler üzerinde çalışıyor.
editör-muzbalığını ayrı yazmamız gerekmez mi
salinger- hayır.
editör- neden
salinger- öyle yazarsak mantıklı olur çünkü.
devamını gör...
normal sözlük tanıtım videosu
tanıtmayın ya. romantik olsun sadece bize kalsın.
devamını gör...
karışık çerez yeme adabı
yerli anneler gibi tabakta kalanları yemek.
yok ya ben leblebi yemeyi çok seviyorum.
yok ya ben leblebi yemeyi çok seviyorum.
devamını gör...
çatıda anten ayarlamış efsane nesil
doksanlı yılların efsane neslidir. bir kişi tv'nin başında bir kişi pencerenin önünde diğeri ise çatıda duran üç kişilik ekip aracılığı ile evrene mesaj gönderme ritüelidir.
evdeki: sağa çevir!
pencereki: çevir!
çatıdaki: tamam!
penceredeki: tamam!
evdeki: ulan sola değil sağa sağa! (nasıl görüyorsa artık)
penceredeki: daha daha...
evdeki: sağa çevir!
pencereki: çevir!
çatıdaki: tamam!
penceredeki: tamam!
evdeki: ulan sola değil sağa sağa! (nasıl görüyorsa artık)
penceredeki: daha daha...
devamını gör...
ekşi sözlük'ün normal sözlük'ü bitirme operasyonu
putin arkamizda siz kimsiniz!.. sakasi bir yana, ekside kendi iclerinde bir birini yiyen kitle var. buraya saldirayim derken iki dakika sonra birbirlerine girer bunlar. bizim toplumumuzun tam bir yansimasi gibidirler. zararsizlardir ama oyle uzaktan uzaktan saydirir dururlar ancak. operasyona luzum yok idare edilebilirler...
devamını gör...
genco erkal
28 mart 1938 doğumlu, aynı zamanda psikoloji bölümü mezunu tiyatro oyuncusu ve eğitmen. ne yazık ki değeri bilinmeyen sanatçılarımızdan biri kendisi. oysa gençliğinde diğer değerli oyuncularla katıldığı oyunları izlemeyi ne çok isterdim... yaşım yetmiyor orası ayrı*.
nazım oratoryosu'nda yer alan ''yaşamaya dair''i çok seviyorum, sizlerle de paylaşmak isterim.
nazım oratoryosu'nda yer alan ''yaşamaya dair''i çok seviyorum, sizlerle de paylaşmak isterim.
devamını gör...
erkeklerin kendine muhtaç kadınları istemesi
yalan yok aşırı zeki kadın demek disipline etmek demektir hayatı. sürekli bi memnuniyetsizlik-dırdır-açık arama mekanizması ıyy koşarak uzaklaşmalı.
eğlenceli ve basit bir hayatı arzulayan her aklı başında erkek gibi ben de aşırı zeki kadın yerine uyum sağlayan kadınlarla ilişki kuruyorum. zeka falan hikaye hayatı kolaylaştıran , bir olabilmenin zekayla değil de kalple olduğunu keşfedebilmiş kadınlarda iş var. birbirimize muhtaç olalım daha doğru olur. birbirimizden güç alalım. gerisi gelir.
enteller de sapseksüşş falan yazıp babayı alırlar genelde 10 iqlarıyla.
eğlenceli ve basit bir hayatı arzulayan her aklı başında erkek gibi ben de aşırı zeki kadın yerine uyum sağlayan kadınlarla ilişki kuruyorum. zeka falan hikaye hayatı kolaylaştıran , bir olabilmenin zekayla değil de kalple olduğunu keşfedebilmiş kadınlarda iş var. birbirimize muhtaç olalım daha doğru olur. birbirimizden güç alalım. gerisi gelir.
enteller de sapseksüşş falan yazıp babayı alırlar genelde 10 iqlarıyla.
devamını gör...
kafa izninde yerine ne söylenmeli sorunsalı
normalleşme sürecinde denmesi gerekir. *
devamını gör...
suzidilara
18 yy. sonlarında sultan iii. selim tarafından düzenlenen, çargâh ve mâhur makamlarının birleştirilmesinden meydana gelen ve rast perdesinde (sol) karar kılan bir birleşik makam(mış).
farsça;
sûz-->ateş
dil-->gönül
ârâ-->süsleyen
anlamlarına geliyor. gönülsüsleyen ateş olarak çevrilebilir.
bu eski tamlama, eski sözcüklerle yazmayı çok sevdiğini bildiğimiz attila ilhan'ın, işbankası kültür yayınları'ndan çıkan korkunun krallığı adını taşıyan şiir kitabının incesaz bölümünde yer alan şiirlerinden de birinin adıdır. (iş bankası kültür yayınları'ndan basılan kitabın ilk baskı tarihi 2004 ama şiirin içinde yer aldığı korkunun krallığı'nın ilk basımı bilgi yayınları'ndan ve 1987 tarihli.)
sûz-i dilârâ
sürün cezvelerde sürün kabarsın esmer kahveler
yakın yakın mumları büyüsün divanhaneler
çekip çekip coşmuştur mestane hanendeler
zil gibi titreşirler / aah / selatin meyhaneler
avare kuyrukluyıldız dillerde suz-i dil-ara
teşrin yağmurlarıdır simsiyah hicranım efendim
hanidir iftirakımızdan vallahi pişmanım efendim
yadınıza hiç gelmez mi aşkımız canım efendim
bulutlara ulaşmıştır ahım efganım efendim
avare kuyruklıyıldız dillerde suz-i dil-ara
-salah birsel'in de bu isimde bir şiiri var, küçük iskender'in de bu isimde bir kitabı bulunmakta.-
ve yahya kemal.
yahya kemal beyatlı'nın içinde sûz-i dilârâ geçen şiiri:
üsküdar vasfında gazel
sene 1219
firdevs bu şehrin şeb ü rûzunda ıyandır
her çeşmeden âb-ı şerefâbâd revandır
bir cûy-i bahârın negamâtiyle dolar gûş
dil farkına varmaz ki akan cûy-ı zamandır
her lâhzası bir zemzeme-î sûz-i dilârâ
her saati bir fasl-ı beyâtî arabandır
her bağına ziynet nice bir serv-i hırâman
her kasrına revnak nice bir şûh-i cihândır
amma yine hicranla kemâl andığım âfet
bağlarbaşı'nın goncası bir yosma civândır
farsça;
sûz-->ateş
dil-->gönül
ârâ-->süsleyen
anlamlarına geliyor. gönülsüsleyen ateş olarak çevrilebilir.
bu eski tamlama, eski sözcüklerle yazmayı çok sevdiğini bildiğimiz attila ilhan'ın, işbankası kültür yayınları'ndan çıkan korkunun krallığı adını taşıyan şiir kitabının incesaz bölümünde yer alan şiirlerinden de birinin adıdır. (iş bankası kültür yayınları'ndan basılan kitabın ilk baskı tarihi 2004 ama şiirin içinde yer aldığı korkunun krallığı'nın ilk basımı bilgi yayınları'ndan ve 1987 tarihli.)
sûz-i dilârâ
sürün cezvelerde sürün kabarsın esmer kahveler
yakın yakın mumları büyüsün divanhaneler
çekip çekip coşmuştur mestane hanendeler
zil gibi titreşirler / aah / selatin meyhaneler
avare kuyrukluyıldız dillerde suz-i dil-ara
teşrin yağmurlarıdır simsiyah hicranım efendim
hanidir iftirakımızdan vallahi pişmanım efendim
yadınıza hiç gelmez mi aşkımız canım efendim
bulutlara ulaşmıştır ahım efganım efendim
avare kuyruklıyıldız dillerde suz-i dil-ara
-salah birsel'in de bu isimde bir şiiri var, küçük iskender'in de bu isimde bir kitabı bulunmakta.-
ve yahya kemal.
yahya kemal beyatlı'nın içinde sûz-i dilârâ geçen şiiri:
üsküdar vasfında gazel
sene 1219
firdevs bu şehrin şeb ü rûzunda ıyandır
her çeşmeden âb-ı şerefâbâd revandır
bir cûy-i bahârın negamâtiyle dolar gûş
dil farkına varmaz ki akan cûy-ı zamandır
her lâhzası bir zemzeme-î sûz-i dilârâ
her saati bir fasl-ı beyâtî arabandır
her bağına ziynet nice bir serv-i hırâman
her kasrına revnak nice bir şûh-i cihândır
amma yine hicranla kemâl andığım âfet
bağlarbaşı'nın goncası bir yosma civândır
devamını gör...
öldürmeyip süründüren şeyler
belirsizliktir.
devamını gör...
morali bozuk olunca uyuyan insan
buna psikolojide regression yani geri çekilme diyoruz.
morali bozukken uyuyan kişi, kaygısız ve hayal kırıklığından uzak yaşam dönemine geri çekilir. bu zamanlarda cenin pozisyonunda uyumamız da bundandır. amaç, acı veren duyguları azaltmaktır.
morali bozukken uyuyan kişi, kaygısız ve hayal kırıklığından uzak yaşam dönemine geri çekilir. bu zamanlarda cenin pozisyonunda uyumamız da bundandır. amaç, acı veren duyguları azaltmaktır.
devamını gör...
kardeşi olanların bildiği şeyler
eğer bir şeyiniz varsa, o artık iki kişinin bir şeyidir.
devamını gör...
türklerin öğrenemediği şeyler
islamiyet ve arap yaşam tarzını ayırt edememeleri. öğrenemedikleri şeyler içinde bence başında gelir..
devamını gör...
gemerek'te çevirmişler deniz gezmişin yolunu
grup yorum'un şarkışla isimli parçasında geçen bir cümle. buyrun;
devamını gör...
de ki işte
bir oruç aruoba kitabıdır.
yürüme üçlüsünün ikinci kitabıdır. ilk kitabı için (bkz: yürüme) girdiğim tanım için ise #1108937 .
kitap oruç aruobanın felsefi söylemlerinden oluşur. sayfalarca şiirsel metinler. düşünmek için bırakılan boşluklar.
kitap 4 bölümden oluşuyor.
anlama-
rayış
ölüm (de )
yaşam (ki)
felsefe (işte)
genel olarak oruç aruoba tespitleriyle öne çıkıyor. şu şöyledir bu böyledir şeklinde yazıları okuyucuya düşündürtüyor. her bölümden büyük keyif aldım.
tabi yaşam ve felsefe bölümlerine ayrı parantez açmak istiyorum özellikle felsefe yani işte kısmı müthişti.
felsefe kısmı bizle oruç aruobayı ayıran kısım. diğer konularda en azından bilgi sahibiyiz. felsefe kısmında büyük usta nasıl bir felsefeci olduğunu göstermiş.
zaten daha önce dediğim gibi türkiye'de felsefe hakkında konuşabilecek en yetkin kişilerden biridir kendisi.
okurken cidden öyle dediğim ve canımı yakan bol bol tespitler vardı.
hoşuma giden başka kısım ise oruç aruobanın büyük düşünürlerin söylemleri hakkında yorum yapması oldu. mesela bazı sayfalarda bir düşünürün düşüncesi ile ilgili kendi yorumlarını yapmış ve altına o düşünürün adını yazmış.
tabi bol bol oruç aruobanın etkilendiği felsefecileri görüyoruz. özellikle nietzsche, kant ve wittgenstein ağırlıklı şekilde düşüncelerini okuyoruz.
felsefe hakkında nedir ne değildir nasıl yapılmalı gibi sorulara cevap getirmeye çalışıyoruz hem de oruç aruoba yardımıyla.
büyük felsefecilerin hakkında hikayeleri sayfa altında ufak yazılarla okuyup öğreniyoruz.
ölüm ve yaşam hakkında nefis analizleri bize ders oluyor.
ölüm nedir yaşam ne değildir görüyoruz.
bazen başımıza gelen olayları yazdığını görüyoruz ve yutkunuyoruz. altta örnek vereyim hemen.
yaşamında şunları da yaşayabileceksin:
1 birisini, ona söyleyecek bir şey bulamadığın için aramak.
2) birisini, onu artık görmeyeceğini söylemek için beklemek.
3) birisini, onu görmeye dayanamadığın için terk etmek.
neler yaşamayacaksın ki ! )
mesela bunların yazılı olduğu sayfa kalbime tornavida soktu. hepsini yaşamış biri olarak boğazım düğümlendi.
ölüm hakkında dedikleriyle ölüme sarıldım. ölümden korkmamayı gördüm. her bölümden ayrı ayrı keyif aldım. herkese yürüme üçlüsünü tavsiye ederim.
ha bu arada kitap metis yayınlarından yayınlanmıştır.
yürüme üçlüsünün ikinci kitabıdır. ilk kitabı için (bkz: yürüme) girdiğim tanım için ise #1108937 .
kitap oruç aruobanın felsefi söylemlerinden oluşur. sayfalarca şiirsel metinler. düşünmek için bırakılan boşluklar.
kitap 4 bölümden oluşuyor.
anlama-
rayış
ölüm (de )
yaşam (ki)
felsefe (işte)
genel olarak oruç aruoba tespitleriyle öne çıkıyor. şu şöyledir bu böyledir şeklinde yazıları okuyucuya düşündürtüyor. her bölümden büyük keyif aldım.
tabi yaşam ve felsefe bölümlerine ayrı parantez açmak istiyorum özellikle felsefe yani işte kısmı müthişti.
felsefe kısmı bizle oruç aruobayı ayıran kısım. diğer konularda en azından bilgi sahibiyiz. felsefe kısmında büyük usta nasıl bir felsefeci olduğunu göstermiş.
zaten daha önce dediğim gibi türkiye'de felsefe hakkında konuşabilecek en yetkin kişilerden biridir kendisi.
okurken cidden öyle dediğim ve canımı yakan bol bol tespitler vardı.
hoşuma giden başka kısım ise oruç aruobanın büyük düşünürlerin söylemleri hakkında yorum yapması oldu. mesela bazı sayfalarda bir düşünürün düşüncesi ile ilgili kendi yorumlarını yapmış ve altına o düşünürün adını yazmış.
tabi bol bol oruç aruobanın etkilendiği felsefecileri görüyoruz. özellikle nietzsche, kant ve wittgenstein ağırlıklı şekilde düşüncelerini okuyoruz.
felsefe hakkında nedir ne değildir nasıl yapılmalı gibi sorulara cevap getirmeye çalışıyoruz hem de oruç aruoba yardımıyla.
büyük felsefecilerin hakkında hikayeleri sayfa altında ufak yazılarla okuyup öğreniyoruz.
ölüm ve yaşam hakkında nefis analizleri bize ders oluyor.
ölüm nedir yaşam ne değildir görüyoruz.
bazen başımıza gelen olayları yazdığını görüyoruz ve yutkunuyoruz. altta örnek vereyim hemen.
yaşamında şunları da yaşayabileceksin:
1 birisini, ona söyleyecek bir şey bulamadığın için aramak.
2) birisini, onu artık görmeyeceğini söylemek için beklemek.
3) birisini, onu görmeye dayanamadığın için terk etmek.
neler yaşamayacaksın ki ! )
mesela bunların yazılı olduğu sayfa kalbime tornavida soktu. hepsini yaşamış biri olarak boğazım düğümlendi.
ölüm hakkında dedikleriyle ölüme sarıldım. ölümden korkmamayı gördüm. her bölümden ayrı ayrı keyif aldım. herkese yürüme üçlüsünü tavsiye ederim.
ha bu arada kitap metis yayınlarından yayınlanmıştır.
devamını gör...
macit flordun
yanıyosun fuat abiii repliği ile yeni neslin dahi bildiği oyuncu. oğluda kendisi gibi bir oyuncu olan tardu flordun'dur.devlet tiyatrolarında rejisör olarak da görev yapan oyuncu 1996 yılında 63 yaşındayken istanbulda vefat etti. meşhur videoyu da şöyle bırakalım efendim;
devamını gör...

