nickaltı yalakalığı
çok içerlediysen senin de nick altına güzel sözler yazarız yazar arkadaşım.
kimsenin kimseye yalakalık yapacağı bir durum yok ortada. tanımlarını sevdiği yazar hakkın da layık gördüğü düşünceler yazılıyor sadece, yani en azından benim gördüğüm o. ne güzel kimse kimsenin kalbini kırmadan, kişiyi onure edecek bir kaç cümle yazıyor, ne mutlu onlara. bari bundan kötü bir anlam çıkarmayalım.
kimsenin kimseye yalakalık yapacağı bir durum yok ortada. tanımlarını sevdiği yazar hakkın da layık gördüğü düşünceler yazılıyor sadece, yani en azından benim gördüğüm o. ne güzel kimse kimsenin kalbini kırmadan, kişiyi onure edecek bir kaç cümle yazıyor, ne mutlu onlara. bari bundan kötü bir anlam çıkarmayalım.
devamını gör...
goriot baba
honore de balzac'ın 1834'de aylık olarak yayınlanmaya başlayan ve 1842'de tam olarak yayınlanan romanı. sadece fransız realizminin değil, 19.yüzyıl fransız edebiyatının en meşhur örneklerinden biridir*. balzac'ın 100'e yakın eserden oluşan insanlık komedyası serisinin scènes de la vie privée (özel hayattan sahneler) bölümündedir.
romanın başkarakteri goriot baba değil, köyden paris'e hukuk okumaya gelen eugène de rastignac'tır. derslerinde başarılı olmanın haricinde, paris yüksek sosyetesine girme hayalleri kuran genç rastignac katıldığı balolarda goriot baba'nın iki kızı ile tanışır. romanın ana konusu mantıksız bir seviyeye çıkan baba sevgisidir. goriot baba, kızları için bütün serveti harcarken kızları damatlarının bahanesiyle onu terketmektedir. goriot baba da en sonunda vahından ölür*. aslını söylemek gerekirse sonsuza dek süren girişi ve klişe konusu ile sıkıcı gözükebilir. bundan mütevellit bu kitabın neden bu kadar meşhur olduğunu sorabilirsiniz. balzac, baba goriot'nun hikayesinin arka fonunda, paris sosyetesini ve şehrin bütün sosyal sınıflarını anlatmaktadır. hatta anlatmaktan çok betimelemek de diyebiliriz. en fakir proleteryadan, yüksek sosyetenin parçası yüksek burjuvazi ve büyük soylulara kadar paris sosyetesinin bütün sosyal gruplarını değinir balzac. bu anlatım da sonradan fransız realizminin imzası haline gelecek olan bir edebi stil ile yapılmaktadır: her sosyal grup kendi sosyal çevresine yerleştirilir yani her sosyal grup bir mekan ile özdeşleştirilir. o yüzden bir bakıma sadece paris halkının değil, paris'in kendisinin de bir betimlemesidir.
söylediklerim ile pek alakası yok lakin kitapta beni en çok etkilemiş söz söyledir:
« vous saurez alors ce qu’est le monde, une réunion de dupes et de fripons. ne soyez ni parmi ni parmi les autres. ». "o zaman dünyanın ne olduğunu bileceksiniz: saflarla dolandırıcıların bir buluşması. siz ne saf, ne de dolandırıcı olun."
romanın başkarakteri goriot baba değil, köyden paris'e hukuk okumaya gelen eugène de rastignac'tır. derslerinde başarılı olmanın haricinde, paris yüksek sosyetesine girme hayalleri kuran genç rastignac katıldığı balolarda goriot baba'nın iki kızı ile tanışır. romanın ana konusu mantıksız bir seviyeye çıkan baba sevgisidir. goriot baba, kızları için bütün serveti harcarken kızları damatlarının bahanesiyle onu terketmektedir. goriot baba da en sonunda vahından ölür*. aslını söylemek gerekirse sonsuza dek süren girişi ve klişe konusu ile sıkıcı gözükebilir. bundan mütevellit bu kitabın neden bu kadar meşhur olduğunu sorabilirsiniz. balzac, baba goriot'nun hikayesinin arka fonunda, paris sosyetesini ve şehrin bütün sosyal sınıflarını anlatmaktadır. hatta anlatmaktan çok betimelemek de diyebiliriz. en fakir proleteryadan, yüksek sosyetenin parçası yüksek burjuvazi ve büyük soylulara kadar paris sosyetesinin bütün sosyal gruplarını değinir balzac. bu anlatım da sonradan fransız realizminin imzası haline gelecek olan bir edebi stil ile yapılmaktadır: her sosyal grup kendi sosyal çevresine yerleştirilir yani her sosyal grup bir mekan ile özdeşleştirilir. o yüzden bir bakıma sadece paris halkının değil, paris'in kendisinin de bir betimlemesidir.
söylediklerim ile pek alakası yok lakin kitapta beni en çok etkilemiş söz söyledir:
« vous saurez alors ce qu’est le monde, une réunion de dupes et de fripons. ne soyez ni parmi ni parmi les autres. ». "o zaman dünyanın ne olduğunu bileceksiniz: saflarla dolandırıcıların bir buluşması. siz ne saf, ne de dolandırıcı olun."
devamını gör...
güne bir söz bırak
karşımda günün çehresi bir yaslı çatık kız, hüsnün o kadar taze ki sevgim yakışıksız
| cemâlî nâbedit
sözlerin zarifliğine bakın. günümüzde de iyi yazarların, keşfedilmemiş yetenekli şairlerin varlığına inanıyorum. ancak şöyle sözlerin varlığının sona erdiğini düşünüyorum.
| cemâlî nâbedit
sözlerin zarifliğine bakın. günümüzde de iyi yazarların, keşfedilmemiş yetenekli şairlerin varlığına inanıyorum. ancak şöyle sözlerin varlığının sona erdiğini düşünüyorum.
devamını gör...
15 mayıs 2021 israil'in haber ajansları binası vurması
bilerek nükleer reaktör vurmaya kalkan hamas ın olduğu yerde olabilecek kazadır.
(bkz: 12 mayıs 2021 hamasın nükleer reaktöre füze attığı iddiası)
edit: aşağıda bir tanesi 100 füze demiş 3 günde 1000 den fazla füze fırlattılar neyin kafasını yaşıyorsunuz. kuzey ıraktan bize füze gelse ne yapacağız girmeyecek miyiz? her devlet meşru topraklarını korumak zorundadır kardeşim bana ne gerisinden? filistin de allaha dua etmek yerine bilime, teknolojiye yatırım yapsaydı da üstünden geçmeselerdi. bunun yerine hamas a yatırım yaparsan olacağı bu başka bir şey de değil. adamlar nükleer reaktöre füze atmaya bir şey demiyor da sürekli israil e sallıyor islamcı ikiyüzlülüğü nedir tam olarak bu başlıklarda görüyoruz işte. o nükleer reaktöre bir şey olacağından değil de patlasa, sızıntı yapsa senin çocuğun dahil komple bir nesil ayvayı yiyip kanser ile sakat doğumla boğuşacak adam kalkmış bana haması savunuyor.
(bkz: nükleer serpinti)
(bkz: 12 mayıs 2021 hamasın nükleer reaktöre füze attığı iddiası)
edit: aşağıda bir tanesi 100 füze demiş 3 günde 1000 den fazla füze fırlattılar neyin kafasını yaşıyorsunuz. kuzey ıraktan bize füze gelse ne yapacağız girmeyecek miyiz? her devlet meşru topraklarını korumak zorundadır kardeşim bana ne gerisinden? filistin de allaha dua etmek yerine bilime, teknolojiye yatırım yapsaydı da üstünden geçmeselerdi. bunun yerine hamas a yatırım yaparsan olacağı bu başka bir şey de değil. adamlar nükleer reaktöre füze atmaya bir şey demiyor da sürekli israil e sallıyor islamcı ikiyüzlülüğü nedir tam olarak bu başlıklarda görüyoruz işte. o nükleer reaktöre bir şey olacağından değil de patlasa, sızıntı yapsa senin çocuğun dahil komple bir nesil ayvayı yiyip kanser ile sakat doğumla boğuşacak adam kalkmış bana haması savunuyor.
(bkz: nükleer serpinti)
devamını gör...
hz. muhammed
bana peygamberin nasıldır anlat deseler gönderildiği toplumu hayvaniyetten kurtarıp insaniyete kavuşturan, kadınların yaşama hakkının bile olmadığı yer ve zamanda onlara toplumda statü ve değer verip hiç kimsenin kimseden üstün olmadığını anlatan *, kendisini taşlayarak kan revan içinde bırakanlara bile bir zarar gelmesini istemeyen yeryüzüne gelmiş en güzel insan olan rahmet peygamberidir derim.
devamını gör...
geceye bir siyasetçi yalanı bırak
yerli uçağımız göklerde!
devamını gör...
kürtaj
hiçbir doğum kontrol yönteminin yüzde yüz koruma sağlamadığını bilmeyen kuş kafalıların, savunanları kuş kafalı olmakla itham ettiği bir cerrahi müdahale.
elbette her zaman öncelikli yapılması gereken korunmaktır ancak bunun işe yaramadığı zamanlarda ya da siz akıl edemeseniz de cinsel suç mağduru kadınlarda kürtaj en doğal haktır hatta ve hatta bir gerekliliktir. tüm bunlar olmasa bile, keyfekeder bir hayat sürüp sonunu düşünmeden ilişkiye giren bir kadından da bilinçli anne çıkması zor bir ihtimaldir. bir bebeğin istenmeyen anda, hazır olunmayan zamanda, bilinçsiz bireylerin avucuna bırakılmasının acısını günümüzün geri kafalı yahut psikopat insanlarında çok net gözlemleyebilirsiniz.
erkek olunca atıp tutmak kolay oluyordur eminim.
elbette her zaman öncelikli yapılması gereken korunmaktır ancak bunun işe yaramadığı zamanlarda ya da siz akıl edemeseniz de cinsel suç mağduru kadınlarda kürtaj en doğal haktır hatta ve hatta bir gerekliliktir. tüm bunlar olmasa bile, keyfekeder bir hayat sürüp sonunu düşünmeden ilişkiye giren bir kadından da bilinçli anne çıkması zor bir ihtimaldir. bir bebeğin istenmeyen anda, hazır olunmayan zamanda, bilinçsiz bireylerin avucuna bırakılmasının acısını günümüzün geri kafalı yahut psikopat insanlarında çok net gözlemleyebilirsiniz.
erkek olunca atıp tutmak kolay oluyordur eminim.
devamını gör...
çekilişle kitap kazanan insan
kitap okumayı seviyorsa, ondan mutlusu olmaz. hayattaki tüm şansını çekilişte kullanmış kişidir aynı zamanda.*
devamını gör...
normal sözlük’ün giderek ekşi sözlük’e dönüşmesi
her şeyden önce burası bir sözlük, önce bunu idrak etmemiz gerekiyor.
kimi yazarlarımız buraya bilgilerini tazelemek için geliyor, kimi yazarlarımız yorucu bir gün geçirip stres atmak için.
ermolettin gibi bir troll arkadaşımız var mesela, arada akıllıca eğlendiren troll başlıklar açıyor.
ve yönetim ne güzel katagorilere ayırdı, yukarıda görüyoruz işte, bilgi, kültür-sanat, gündem veya takip ettiğiniz kişiler.
sözlüğü oraya dönecek, burası gibi olacak şeklinde belli kalıplara sokmayı doğru bulmuyorum.
format dahilinde tabi cinsiyetçi ve ayrıştırıcı başlıklara vereceğim tepki saklı kalmak üzere, herkesin istediği gibi özgürce yazmasının doğru olacağını düşünüyorum.
kimi yazarlarımız buraya bilgilerini tazelemek için geliyor, kimi yazarlarımız yorucu bir gün geçirip stres atmak için.
ermolettin gibi bir troll arkadaşımız var mesela, arada akıllıca eğlendiren troll başlıklar açıyor.
ve yönetim ne güzel katagorilere ayırdı, yukarıda görüyoruz işte, bilgi, kültür-sanat, gündem veya takip ettiğiniz kişiler.
sözlüğü oraya dönecek, burası gibi olacak şeklinde belli kalıplara sokmayı doğru bulmuyorum.
format dahilinde tabi cinsiyetçi ve ayrıştırıcı başlıklara vereceğim tepki saklı kalmak üzere, herkesin istediği gibi özgürce yazmasının doğru olacağını düşünüyorum.
devamını gör...
normal sözlük tahmini ne zaman büyür sorusu
boşverin biz bize kalalım az ve öz.
devamını gör...
kadının beyanı esas olmalı mıdır sorunsalı
bu durum ülkemizde özellikle cesur birkaç hakimin kararları sebebiyle gündeme gelmiştir. benim farklı zamanlardaki araştırmalarımdan bulduğum kadarıyla öncelikle kadının beyanının esas alındığı ülkemizde bilinen ilk olay ve karara bakalım: olayın mağduru bir kadın avukat. mağdur avukat, yanında çalıştığı avukatın cinsel saldırısına maruz kaldığını iddia ediyor ve yerel mahkeme “suç kanıtı aramanın birçok olayın karşılıksız ve cezasız kalması gibi istenmeyen bir sonuca yol açacağı ve şikayetçinin başkasına zarar vermek için kendisine zarar vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı” gerekçesiyle sanığa ceza veriyor, yargıtay da bu cezayı onuyor. özellikle o dönemin şartlarında -karar 2002’de veriliyor- şöyle bir gerekçe belirtiyor mahkeme: “söz konusu olan olayda henüz avukatlık mesleğinin başlangıcında bekar genç bir bayan olup kendisiyle ilgili böyle bir iddiayı ortaya koymasında toplumumuzda hakim olan sosyal ve ahlaki değerler de gözetildiğinde, kişiliğinin ve mesleki saygınlığının zarara uğrayacağı muhakkaktır. başkasını zarara uğratmak isterken kendisini zarara uğratması insanın doğasına aykırı bir olgudur.”.
işte burdan hareketle cinsel suçların doğaları gereği kanıt bırakmayan suçlar olduğundan kadının beyanının esas alınmasının olağan olduğu sonucu çıkıyor. fakat özellikle yukarıda alıntıladığım ve ülkemizde ilk örnek olarak kabul edilen bu olaydaki gibi her somut olaydaki veriler de dikkate alınarak iftiraya kurban gidilmesinin önü kapatılmalıdır. ayrıca bu durumun masumiyet karinesi ile çelişmesi de ayrı bir sorun ancak en azından burdaki mahkeme gerekçesi bana haksız gelmiyor.
bu konuya ilişkin ilgilileri aydınlatacak bir makaleyi şöyle bırakalım:buradan
işte burdan hareketle cinsel suçların doğaları gereği kanıt bırakmayan suçlar olduğundan kadının beyanının esas alınmasının olağan olduğu sonucu çıkıyor. fakat özellikle yukarıda alıntıladığım ve ülkemizde ilk örnek olarak kabul edilen bu olaydaki gibi her somut olaydaki veriler de dikkate alınarak iftiraya kurban gidilmesinin önü kapatılmalıdır. ayrıca bu durumun masumiyet karinesi ile çelişmesi de ayrı bir sorun ancak en azından burdaki mahkeme gerekçesi bana haksız gelmiyor.
bu konuya ilişkin ilgilileri aydınlatacak bir makaleyi şöyle bırakalım:buradan
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
kontrollü pozitif dominasyon teorisi.

sabah yataktan çıplak bir rakun gibi fırlayıp kant kant hegel dansı yaparak duşa girdim. çıktığımda haydergerin nasıl yazıldığını neden anımsayamadığım üzerine derin derin düşündüm ve hayzenberginde nasıl yazıldığını unuttuğumu farkettim. şiletosundan yeni çıkardığım tazelerden harman, meksika baharatını statik zıvanasıyla tertipleyip makinayı yağlaması için ateşe verdim. pufff...her şey silikon dudaklı bir matematik problemine dönüşmeye başlamadan önce, jimmy matrixten asitli bir gayrımeşrubat açıp, fantastik moda geçtim. j-lo bongosu şeklindeki ağır vasıta direksiyonunu karpuzdan anlayan bir kozmonot edasıyla güney transilvanyaya doğru kırdım. devlet kara yolları biçimli ellerimi, psuedosu avalon çeliğinden dövülmüş excaliburun kabzasına herkül gibi geçirdim. estetik dikişleme yöntemlerini tercih etmeyen biri olarak kendime yakışanı yapmak için 7 yıl sonrasında streçlediğim hislerimi deep freezeden çıkarıp 180 santifahrenayt derecede ısıtılmış krematoryumda reanimasyona hazır hale getirmenin sabırsızlığıyla, benim için çifte kutsal olan bu günü kendime armağan, paket, süpriz geçiriyorum. sınırları yeniden çizmenin verdiği ivedilikle.

sabah yataktan çıplak bir rakun gibi fırlayıp kant kant hegel dansı yaparak duşa girdim. çıktığımda haydergerin nasıl yazıldığını neden anımsayamadığım üzerine derin derin düşündüm ve hayzenberginde nasıl yazıldığını unuttuğumu farkettim. şiletosundan yeni çıkardığım tazelerden harman, meksika baharatını statik zıvanasıyla tertipleyip makinayı yağlaması için ateşe verdim. pufff...her şey silikon dudaklı bir matematik problemine dönüşmeye başlamadan önce, jimmy matrixten asitli bir gayrımeşrubat açıp, fantastik moda geçtim. j-lo bongosu şeklindeki ağır vasıta direksiyonunu karpuzdan anlayan bir kozmonot edasıyla güney transilvanyaya doğru kırdım. devlet kara yolları biçimli ellerimi, psuedosu avalon çeliğinden dövülmüş excaliburun kabzasına herkül gibi geçirdim. estetik dikişleme yöntemlerini tercih etmeyen biri olarak kendime yakışanı yapmak için 7 yıl sonrasında streçlediğim hislerimi deep freezeden çıkarıp 180 santifahrenayt derecede ısıtılmış krematoryumda reanimasyona hazır hale getirmenin sabırsızlığıyla, benim için çifte kutsal olan bu günü kendime armağan, paket, süpriz geçiriyorum. sınırları yeniden çizmenin verdiği ivedilikle.
devamını gör...
cacığı bir üst noktaya taşıyan detaylar
sade maden suyu karıştırmak, cidden bir üst segment oluyor.
devamını gör...
eski sevgilinin evlenmesi
eğer içinizde hala ona karşı duygular varsa, mükemmel bir haberdir.
ayağınızdaki bir prangayı daha çözdünüz demektir. arasam mı aramasam mı, acaba bana geri döner mi, bir gün tekrar olur mu sorularından kurtulmaktır.
gece yatarken onu düşünerek, arada bir eski fotoğraflara denk gelip bakarak, eski mesajları okuyarak, boş boş hayaller kurarak geçireceğiniz zamanın artık size kalacağını gösterir.
şimdiye kadar çok boş vaktim oldu da ne oldu, daha mı mutlu oldum diye sorabilirsiniz. haklısınız da. ama böyle düşünmek zorundasınız. yoksa hayat geçmez.
ayağınızdaki bir prangayı daha çözdünüz demektir. arasam mı aramasam mı, acaba bana geri döner mi, bir gün tekrar olur mu sorularından kurtulmaktır.
gece yatarken onu düşünerek, arada bir eski fotoğraflara denk gelip bakarak, eski mesajları okuyarak, boş boş hayaller kurarak geçireceğiniz zamanın artık size kalacağını gösterir.
şimdiye kadar çok boş vaktim oldu da ne oldu, daha mı mutlu oldum diye sorabilirsiniz. haklısınız da. ama böyle düşünmek zorundasınız. yoksa hayat geçmez.
devamını gör...
sanki hiç sanalika'da sevgili olak mı dememiş gibi entel entel konuşmak
bildiğin geçmişe sünger çekip kendini nimetten sanma durumu.
ömrümde böyle tiplere çokça kez denk geldim halen de karşılaşıyorum şurada burada. bakıyorsun mesela herif gelmiş gev gev konuşuyor. neymiş jose saramago'nun kitapları yalnızlığı en iyi anlatan kitaplarmış, neymiş efendim chuck palahniuk'un da dediği gibi kaybedecek hiçbir şeyimiz yoksa özgürüz biz'ler falanlar filanlar.
bir de evgeny grinko'dan bir parça koyup yağmurlu camı fokuslayıp story atmaları yok mu aman allahım.
sizler değil miydiniz lan sanalika'da gördüğü karşı cinsin yanına gidip "sew olak mı. mrb ismn ne" diyen?
hiç unutmuyorum o zamanlar lisedeydik bir arkadaş vardı aynen böyleydi. hatta yanıma sokulup "batuhan kanka bir oyun buldum sanalika, aynı sims gibi ama gerçek insanlar var demişti. gta 5 istanbul'da geçecekmiş cümlesinden sonra gördüğüm en salakça cümle. girdik oynuyoruz ama benim internetim berbat. 56k modem kotalı modem ile oynamaya çalışıyorum kasa kasa gidiyor.kızın yanına geliyom mesela internette gecikme oluyor "slm" yazıyorum iki dakika sonra "slm. nerdsn. allah allah. sen görnmüosn ki yha xd" yazıyordu kızlar. hayalet gibi dolaşıyordum anasını sattımın oyununda. bu arkadaş da işte oradan kızların msn'ini almaya çalışıyordu.
geçenlerde instagram'dan gördüm böyle leonard cohen'nin plağını takmış post atmış falan. bunların böyle burjuvazi gibi hareket etmesi ne kadar komik lan. valla bak üzülüyom bunlara. şimdi de insan beğendiremiyoruz bu çapsızlara.
ömrümde böyle tiplere çokça kez denk geldim halen de karşılaşıyorum şurada burada. bakıyorsun mesela herif gelmiş gev gev konuşuyor. neymiş jose saramago'nun kitapları yalnızlığı en iyi anlatan kitaplarmış, neymiş efendim chuck palahniuk'un da dediği gibi kaybedecek hiçbir şeyimiz yoksa özgürüz biz'ler falanlar filanlar.
bir de evgeny grinko'dan bir parça koyup yağmurlu camı fokuslayıp story atmaları yok mu aman allahım.
sizler değil miydiniz lan sanalika'da gördüğü karşı cinsin yanına gidip "sew olak mı. mrb ismn ne" diyen?
hiç unutmuyorum o zamanlar lisedeydik bir arkadaş vardı aynen böyleydi. hatta yanıma sokulup "batuhan kanka bir oyun buldum sanalika, aynı sims gibi ama gerçek insanlar var demişti. gta 5 istanbul'da geçecekmiş cümlesinden sonra gördüğüm en salakça cümle. girdik oynuyoruz ama benim internetim berbat. 56k modem kotalı modem ile oynamaya çalışıyorum kasa kasa gidiyor.kızın yanına geliyom mesela internette gecikme oluyor "slm" yazıyorum iki dakika sonra "slm. nerdsn. allah allah. sen görnmüosn ki yha xd" yazıyordu kızlar. hayalet gibi dolaşıyordum anasını sattımın oyununda. bu arkadaş da işte oradan kızların msn'ini almaya çalışıyordu.
geçenlerde instagram'dan gördüm böyle leonard cohen'nin plağını takmış post atmış falan. bunların böyle burjuvazi gibi hareket etmesi ne kadar komik lan. valla bak üzülüyom bunlara. şimdi de insan beğendiremiyoruz bu çapsızlara.
devamını gör...
enver paşa
normal şartlarda enver paşa derim derken neyi kast etmiş acaba ? yani evet vatanseverliği sorgulanmaz ama enver paşa çok hayalperest bir adam gerçekten. atatürk ile zıtlaşmaları gayet normal çünkü o da aşırı hırslı bir adam. ama onun hırsı biraz daha egosal duruyor. yeri gelmiş atatürk’e “ abdülhamitleşme” demiş , yeri gelmiş atatürk için, “ ona paşalık verseniz padişah, padişahlık verseniz allah olmak ister” demiştir. sürekli atatürk’ün önünü kesmeye çalışmış ve başarılarını taktir etmek yerine görmezden gelmeyi ( çanakkale dahil ) tercih etmiştir. aslında bakıldığı zaman atatürk’ten 5-0 önde başlamıştır. atatürk taaa ataşemiliter iken, kendisi sarayların damatlığını yapıyordu. neyse çok uzatmayayım ve kısaca şöyle söyleyeyim.
benim naçizane fikrim şu : enver paşa kötü niyetli bir insan değil, ama çok aklı selim de değildir.
benim naçizane fikrim şu : enver paşa kötü niyetli bir insan değil, ama çok aklı selim de değildir.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
öhöm öhöm, kaptanınız konuşuyor.
uçakların sağ kanadında yeşil ışık, sol kanadında kırmızı ışık bulunur. arkalarında da beyaz ışık bulunur. bunlara navigasyon ışıkları denir. yeşil ve kırmızı, sağ ve soldan 110 derecelik, beyaz ışık 140 dereceyle arkadan görülebilir. gece uçuşlarında uçaklar, özellikle görerek uçuşta birbirinin yönünü bu şekilde tayin edebilir.
ek olarak iki uçak burun buruna geliyorsa iki pilot da sağ tarafa dönüş yapar, bu şekilde ölümcül bir kazadan son anda dönülmüş olur. gece görerek uçuşlarda size doğru yaklaşan bir uçak gördüğünüzde ışıklarına bakarak yönünü tayin edip aksiyon alabilirsiniz.
uçakların sağ kanadında yeşil ışık, sol kanadında kırmızı ışık bulunur. arkalarında da beyaz ışık bulunur. bunlara navigasyon ışıkları denir. yeşil ve kırmızı, sağ ve soldan 110 derecelik, beyaz ışık 140 dereceyle arkadan görülebilir. gece uçuşlarında uçaklar, özellikle görerek uçuşta birbirinin yönünü bu şekilde tayin edebilir.
ek olarak iki uçak burun buruna geliyorsa iki pilot da sağ tarafa dönüş yapar, bu şekilde ölümcül bir kazadan son anda dönülmüş olur. gece görerek uçuşlarda size doğru yaklaşan bir uçak gördüğünüzde ışıklarına bakarak yönünü tayin edip aksiyon alabilirsiniz.
devamını gör...
tanrıça kibele
bolluk-bereket tanrıçasıdır ve anadolu'da özellikle frigya döneminde oldukça yaygın olarak görülür.
bereket dışında doğurganlığın da sembolüdür.
bereket dışında doğurganlığın da sembolüdür.
devamını gör...
truman sendromu
ismini jim carrey filminden alan psikolojik bir durum.
filmdeki gibi kişi kendisinin hayatını sürekli kayıt altına alındığına inanır.
bütün hayatı ve yaşadığı her mekanı bir set olarak algılar.
çevresindekiler figürandır onlara göre.
filmdeki gibi kişi kendisinin hayatını sürekli kayıt altına alındığına inanır.
bütün hayatı ve yaşadığı her mekanı bir set olarak algılar.
çevresindekiler figürandır onlara göre.
devamını gör...
