bun kelimesinden türemiştir ve bun eski türkçe'de "sıkıntı" anlamına gelmektedir.

bunaldım; sıkıntı içindeyim.
devamını gör...

kadını aşağılayan trol başlıklar için tam gaz mücadele olayıdır.
(bkz: sen çok yanlış gelmişsin kardeş)
devamını gör...

bazı yazarların tanımlarında ve sohbetinde çok farklı güzel bir enerji var, o enerji insanı kendine çekiyor. *
devamını gör...

yalnız insana serin hava gider, yalnız olmayana da sıcak hava.

evde durmak çok koymaz hava kapalı/soğukken, dışarı çıksan senin gibi onlarca yalnız görürsün, paltonu çeker yürürsün yolda. ama bahar öyle mi? dışarıya adım attığın an binlerce insan cıvıl cıvıl, el ele, kol kola.

bir de "ulan herkes çift bir ben mi tekim şu dünyada" eşiği var ki o kötü işte :) yine de yalnız olunsa da sevmek lazım baharı, yeni insanlarla tanışmak, ya da en azından bir bankta, bir ağaç altında veya bir ağacın tepesinde oturup kitap okumak...güzel bahar aktiviteleridir.
devamını gör...

bir zamanlar çok düşündüm 6 ay falan tüm kıyafetlerimi çöp poşetlerine doldurdum. ailem benden sonra kolay atsın diye kıyafetlerimi çöp poşetlerinin içinden kullandım. aile içi şiddet yaşıyordum. kemiklerim falan kırılıyordu o derece, üzüntüden iki kere zona oldum ve bir sürü hastalığı yaşadığım iki yılın sonunda artık dayanacak gücüm de kalmamıştı.
sonra bir manevî ağabeyim * beni bırakmadı kendi halime... bırakmadı gecelerce telkin etti. ben o halden kurtuldum. ben niye ölüyorum ya, onlar ölsün kafasına geldim.
şimdi yine mutsuzum zaman zaman hayat zorluyor lakin her şeyi bir kazanç görüyorum. intihar çözüm değil bunu biliyorum. siz de bir şeylere sarılın, çok zor farkındayım lakin bunu sizden başka yapacak kimse yok. kendinize en kolay meşguliyetler bulun, ben karikatürlere sardım siz baska şeyle eğlenirsiniz bilemem ama pes etmeyin.
bu hayat sizin biricik hayatınız. elbette her an mutlu olamayız; küçük küçük mutlu anlar bile yetiyor bana.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hangi renkte hangi kıyafetleri giyeceğimiz bize kuşaklar boyunca dayatılan toplumsal cinsiyet normlarıdır diyeceğim ama çok itici bulduğum alman dayıdır. bu nedir allah aşkına ya?
devamını gör...

içinde tek tek isimlerin açıkça yazıldığı bir mektup yazmak istiyorum. her isme ayrı bir görev atfedilmiş olacak. herkes ayrı bir şeyden sorumlu tutulacak. öyle şeyler yazacağım ki en derin uykularından bile kabuslarla uyanıp saatlerce duvara boş boş bakacaklar. öyle şeyler yazacağım ki son nefeslerini verene dek en mutlu oldukları anda bile kalplerinde bir sızı gibi akıp geçeceğim. yaşıyorsam bir sebebi var, nefes alıyorsam hiçbiri plansız değil. bir gün gelecek, işte o zaman dünyada kafalarını vuracak taş bulamayacaklar, öyle kötü ve öyle felaket. bir mektup yazacağım ve onlarca hayata dokunacak, onları yakıp yıkacak. onları harap etmek istiyorum çünkü.

bir mektup yazacağım ve bu da son olacak.
devamını gör...

orta çağ cadı avlarına hoş geldiniz.

baba ceza evine konulduktan hemen sonra kıza yollu muamelesi yapacak kesim tarafından yapilan eylemdir. 2021 yılındayız ama bu gerzeklere hâlâ polis, jandarma, mahkeme,savcı,avukat ve adalet gibi terimleri öğretemiyoruz.
devamını gör...

sanırım sözlüğün çoğu benimle kavgalı.
devamını gör...

ne hayatlar var be, tuhaf. iki kere okudum, sigaramı yakıyorum. bravo gerçekten.
devamını gör...

bazen karşı tarafın şaka yaptığını sanıp laf sokmaya, ezmeye ya da küçük düşürmeye çalıştığının farkına varan insandır.
devamını gör...

franz kafka'nın kıymetli eserlerinden bir tanesidir.
dönüşüm basit bir kitap değildir. gregor samsa basit bir karakter değildir. dönüşüm'de kafkayı daha iyi anlayabilmek için babaya mektup adlı eserinden sonra okunması gerektiğini düşünüyorum.
devamını gör...

tiyatro oyuncusu olarak.
devamını gör...

sünger foo
devamını gör...

new person,same old mistakes
devamını gör...

neyseki son zamanlarda yağan yağmur sayesinde bir nebze de olsa yüz güldüren duruma ulaşmıştır. ama yine de sevgili yazarlar suyu bedavaymış gibi kullanmayın. *


istanbul'da doluluk oranları yüzde 20'nin altına düşen barajlardaki su seviyesi hızla yükselmeye başladı. iski'nin verilerine göre istanbul barajlarının doluluk oranı 30.10'a ulaştı.

buradan
devamını gör...

anne olan kadınlar için +-30 kilo bile olabilecek farktır. ben +- 13 kilo ile bunu deneyimledim.
devamını gör...

karşılıklı katlanmamak,
her an bitmeyen yüksek sesli fikir tartışmaları,
aralarında kültürel uçurum olan aileler,
hobilerin iki ayrı uçta olması.
devamını gör...

ölüm acısını pek tatmamış biri olarak bir zamanlar sıkça görüştüğüm, 44 yaşında, dünyalar tatlısı, bıcır bıcır bir kadının ölüm haberini aldım 2 gün önce. eski kocası öldürmüş. "televizyonda çıkan kadın cinayeti haberlerine üzülürdüm ama tanıdığım bir kadının böyle ölmesi beni çok sarstı." diyordum ki bir de baktım, bu saate kadar hiç hatırlamamışım onu. ateş düştüğü yeri yakıyormuş sahiden, onun 12 yaşındaki güzel kızını aklıma getirmedim bugün. işlerim olmasın, dışarı çıkmayayım, hayat devam etmesin mümkünse bugünlerde ve ben böyle suçlu hissetmeyeyim. özür dilerim meltem abla.
devamını gör...

anlamak için öncelikle neden gülüyoruz? neye güleriz? mizah neden var, nasıl oldu gibi sorulara cevap vermemiz gereken mefhum.

şöyle ki evrimbilimciler gülmemizi korkmamıza bağlıyorlar. peki neden korkuyoruz?

şöyle ki bir şeyi anlamlandıramayınca veya deneyimlediğimizde kötü olacağını bildiğimiz şeyin empatisini veya hâyâlini kurunca korkarız ve bu korkuyla hormonlar salgılayıp hayatta kalma olasılığımızı artıracak adaptasyonlarımızı hayata geçiririz.

şu veya bu nedenle korktuğumuz bir şey bize zarar vermeyecekse de güleriz.

şöyle düşünün, mesela bir yerimize iğne batınca elimizi hemen çekeriz. bu bir reflekstir fakat aşı olurken bunu yapmayız. refleksler beyinde de omurilikte de kodlanmış olabilir fakat beyin her zaman işin içine girip müdahil olabilir. korku refleksini de baskılar beyin ve bunun sonucu olarak da güleriz, dişlerimizi gösteririz.

bu açılardan bakınca da kara mizaha "sadece mizahın vurgulanmış hâli" diyebiliriz çünkü kara mizahta doğrudan korkutucu şeyler üzerinden güldürmek esas sayılabilir. bu anlamda "her şeyin mizahı olmaz"cı tayfa hiçbir şeye gülmediği sürece tutarsızlıktan öteye gidemez çünkü zaten korkunç şeylere gülüyoruz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim