sözlük radyosunun yayına başlaması
kafasozluk.com/radyo
an itibarı ile gerçekleşmiş olaydır.
bir hafta test yayını olarak, yalnızca playlistler ile ilerleyeceğimizi bilmenizi isterim.
bu 1 haftalık süreçte program yapımcıları ile temasımız sürecek.
önümüzdeki hafta canlı programlar, podcastler vb yayınlarımız başlayacak.
keyifli dinlemeler dileriz.
an itibarı ile gerçekleşmiş olaydır.
bir hafta test yayını olarak, yalnızca playlistler ile ilerleyeceğimizi bilmenizi isterim.
bu 1 haftalık süreçte program yapımcıları ile temasımız sürecek.
önümüzdeki hafta canlı programlar, podcastler vb yayınlarımız başlayacak.
keyifli dinlemeler dileriz.
devamını gör...
kaybedilince bir daha asla eskisi gibi olmayan şeyler
yaşama sevinci. *
devamını gör...
mezar taşına yazılması istenen söz
merhumeyi az kazıklamadınız.
devamını gör...
eczacı
artık şu kavramı sadece esnaflık ve bakkallık olarak görmesek mi ya? o zaman eczacilik fakülteleri kapatılsın bakkallarda ilaç satilsin. ınsanlar boşuna 5 yıl boyunca yok farmasötik kimyaydı yok analitik kimyaydı bunların fizyolojisiydi toksikolojisiydi radyolojisiydi histolojisiydi kan biyokimyasiydi anatomisiydi ve daha bir sürü dersi boşa alıyorlar. önemli olan raftan ilaç verirken onun ne ise yaradığını bilebilmek, etken maddesinin diğer organlara yan etkisini ve faydasını bilebilmektir. sağlık alanında en çok kimya gören ve işin en ince ayrıntısını bilen kişilere bu yakıştırmaları yapmak yetti bence.
bu arada eczacilik yalnızca eczaneden ibaret değildir. şu anda almanya ' da %90 oranında başarı gösteren asiyi da bulan pfizer ilaç şirketidir. bunun ayrıca klinik eczacilik, hastane eczaciligi, ilaç yapımında bulunan arge gibi en az 50 alt başlığı vardır.
lütfen mesleğe gereken önemi veriniz. mahallede gördüğünüz 3 5 tane eczacının gazabına uğrayıp da tüm mesleği yakip yıkmayınız. yil olmus 2020 biraz arastiralim.
bu arada eczacilik yalnızca eczaneden ibaret değildir. şu anda almanya ' da %90 oranında başarı gösteren asiyi da bulan pfizer ilaç şirketidir. bunun ayrıca klinik eczacilik, hastane eczaciligi, ilaç yapımında bulunan arge gibi en az 50 alt başlığı vardır.
lütfen mesleğe gereken önemi veriniz. mahallede gördüğünüz 3 5 tane eczacının gazabına uğrayıp da tüm mesleği yakip yıkmayınız. yil olmus 2020 biraz arastiralim.
devamını gör...
yalnızlığın anlaşıldığı anlar
mutlu ve üzgün olunan anlarda hislerini paylaşacak insan bulamadığın andır.
devamını gör...
çaylak olduğu halde tanım girmek
bir bitmediniz alüminyum. yahu adam 3 gün önce kayıt olsa zaten yazardı, hem de 1. nesil. neyin cakası neyin tebriği bu sanırsın sözlüğü bu kurdu.
devamını gör...
olası bir savaşta muhalefete güvenilme meselesi
ıstiklal harbinde güvenilmeyen tarafın kimler olduğuna kimlerin hangi devletlerle "mandacılık" anlaşmaları yaptığını kendileri bilmiyorsa belki abilerinden akıl hocalarından öğrenebilir.
devamını gör...
sakinleştirici özelliği taşıyan şarkılar
birkaç örneğini aşağıdaki listede görebileceğiniz, şarkılardır. uzar gider..
nick cave - jubilee street
david bowie - lady grinning soul
roxy music - more than this
little red lung - fangs
zero7 - destiny / in the waiting line
joseph arthur - honey and the moon
cocteau twins - pandora
peppino gagliardi - che cos'è
elsiane - in the shadows
dum dum girls - baby don't go
nicknack - hurt you
terry jacks - if you go away
the troublemakers - get misunderstood
midlake - core of nature
tim buckley - song to the siren
woven hand - singing grass
vashti bunyan - train song
wilco - (bkz: how to fight lonelines)
victor démé - djon maya
moody blues - nights in white satin
daughter - candles
balthazar - the man who owns the place
russian red - tarantino
moby - the sky is broken
moby - wait for me
the xx - together
elsiane - morphing
*mantus vanitas
inkubus sukkubus witch hunt
eths animaexhalare
cremate self sacrifice
rammstein dalai lama
midnattsol open your eyes
fields of nephilim death to the world
tristania world of glass
nightwish wishmaster
sirenia at sixes and sevens
theatres des vampires dance with satan
velvetseal the one
betray my secrets shamanic dream
betray my secrets god and me
artrosis emerald dream
elis des lebens traum
heavenwood bridge to neverland
siebenburgen lorelia
revamp the trial
distorted one last breath
arkan sweet opium
aesma daeva atma
legenda spring realm
nick cave - jubilee street
david bowie - lady grinning soul
roxy music - more than this
little red lung - fangs
zero7 - destiny / in the waiting line
joseph arthur - honey and the moon
cocteau twins - pandora
peppino gagliardi - che cos'è
elsiane - in the shadows
dum dum girls - baby don't go
nicknack - hurt you
terry jacks - if you go away
the troublemakers - get misunderstood
midlake - core of nature
tim buckley - song to the siren
woven hand - singing grass
vashti bunyan - train song
wilco - (bkz: how to fight lonelines)
victor démé - djon maya
moody blues - nights in white satin
daughter - candles
balthazar - the man who owns the place
russian red - tarantino
moby - the sky is broken
moby - wait for me
the xx - together
elsiane - morphing
*mantus vanitas
inkubus sukkubus witch hunt
eths animaexhalare
cremate self sacrifice
rammstein dalai lama
midnattsol open your eyes
fields of nephilim death to the world
tristania world of glass
nightwish wishmaster
sirenia at sixes and sevens
theatres des vampires dance with satan
velvetseal the one
betray my secrets shamanic dream
betray my secrets god and me
artrosis emerald dream
elis des lebens traum
heavenwood bridge to neverland
siebenburgen lorelia
revamp the trial
distorted one last breath
arkan sweet opium
aesma daeva atma
legenda spring realm
devamını gör...
epistemofobi
bilgiden korkmak.
bu rahatsızlıktan muzdarip kişiler genel olarak herhangi bir konu hakkında bilgi edinmekten ya da endişe ettikleri bir konu ile ilgili bilgi edinmekten kaçınırlar. kulağa basit gibi gelse de, hastanelik olacak derecede ataklar gelişebilir kişide.
bu durumdaki kişiler, bilgi ile ilgili olarak düşünürken bile kaygılanabilir, yeni bir fikir ile karşılaştığında kaygılanabilir, bunun sonucunda gerginlik, titreme, panik atak gibi durumlar belirebilir kişide.
nedeni tam olarak bilinmemekle beraber, ailesinde akıl hastalığına sahip ya da fobi geliştirmiş birinin olması, kişideki bu fobi eğiliminde rol oynar. tek bir travma ile ortaya çıkabildiği gibi, uzun yıllar süren bir süreç ile de meydana gelebilir.
çeşitli ilaçlara ek olarak "maruz kalma terapisi" de denilen, korkuyla yüzleştirme, korkuya maruz bırakma seansları da etkilidir.
bu rahatsızlıktan muzdarip kişiler genel olarak herhangi bir konu hakkında bilgi edinmekten ya da endişe ettikleri bir konu ile ilgili bilgi edinmekten kaçınırlar. kulağa basit gibi gelse de, hastanelik olacak derecede ataklar gelişebilir kişide.
bu durumdaki kişiler, bilgi ile ilgili olarak düşünürken bile kaygılanabilir, yeni bir fikir ile karşılaştığında kaygılanabilir, bunun sonucunda gerginlik, titreme, panik atak gibi durumlar belirebilir kişide.
nedeni tam olarak bilinmemekle beraber, ailesinde akıl hastalığına sahip ya da fobi geliştirmiş birinin olması, kişideki bu fobi eğiliminde rol oynar. tek bir travma ile ortaya çıkabildiği gibi, uzun yıllar süren bir süreç ile de meydana gelebilir.
çeşitli ilaçlara ek olarak "maruz kalma terapisi" de denilen, korkuyla yüzleştirme, korkuya maruz bırakma seansları da etkilidir.
devamını gör...
dil geliştirmeye yardımcı öneriler
linkte bir çok dil için kaynak kitap bulunmaktadır.
bu da gayet güzel alıştırmaları olan bir site
kolay gelsin arkadaşlar.
bu da gayet güzel alıştırmaları olan bir site
kolay gelsin arkadaşlar.
devamını gör...
insanı yoran şeyler
kırıldığını anlatmak kıran kişiye
anlatmak
anlatmadan anlayan, yanında olan güzel arkadaşlara selam olsun
anlatmak
anlatmadan anlayan, yanında olan güzel arkadaşlara selam olsun
devamını gör...
öz güveni yüksek çocuk yetiştirmenin incelikleri
çocuk önce o ailede, o evde, bir "yer" inin olduğu, ihtiyaçlarının karşılanacağı, ve bunları onun "hak" kı olduğu için aldığını, bilecek, hissedecek.. şüphe duymayacak..
(anne babanın "verdiği" şeyleri telafuz etmesi çok sağlıksız, bence ahlaksız birşeydir, zaten çocuğun hakkıdır, o verilenler, çocuklar borçlu hissettirilmemelidir.. )
çocuğun "herşeyi" düşünmeye, fikrini söylemeye,,"sormaya" hakkı olduğunu, ona cevap vererek, bilgi vererek, anlamasını sağlayarak, gösterilmeli, hissettirilmeli.. yaşatılmalı.. aynı şekilde kendine ait alanın da onun hakkı olduğu, ve oraya onun izni dışında girilmeyeceğindende emin olmalı
çocuk varlığının görülür, ev halkı içinde +1 olarak eklenmiş, sayılan, değeri olan birşey olduğunu, hiçbirşey vermeden, ileride vermesi gerektiği ima edilmeden, zaten var olmakla hak ettiği, ve "hakettiğin" için, "bunlar senin hakkın" diyerek verilmiş imkanlarla büyüyor olmalı
bu imkanlar için çekilen sıkıntıları, istemeyerek yapılan mesaiyi "verilen" emeği anlatan anne baba da, çocuk yüzünden mutsuz olduğu mesajını, isteyerek/istemeyerek "verdiğini" bu durumdan memnun olmadıklarını, çocuğunun ihtiyacları için çalışmak zorunda kaldığını, yapılanların anne baba oldukları için değilde, isteyerek değilde, bir karşılığı olduğunu bilerek yaptıklarını, ve tabi bir beklentilerinin olduğunu da yerleştiriyorlar çocuğun kafasına bence..
komşumuzun 3. çocuğu olacak, tabiki önce diğer çocuklarla konuşulmadan.. varolan iki erkek çocuktan büyüğü demişki, 10 yaşında kendisi, üzülmüş filan, hatta ağlamış galiba, "ben şimdi babama birşey olursa bir kişiye daha nasıl bakacağım, ona birşey olursa hepinize benim bakmam lazım" demiş..
bu bakmak işi var ya..
yani çocuk ona bakıldığını düşünüyor, ona bakılmasının bir karşılığı olduğu öğretilmiş maşşallah, onu anlamış o güne kadar duyduklarından, karşılığını düşünmüş filan, borçlu hissediyor, onu nasıl yapacağının derdine düşmüş, yani annesini babasını kendine güvenen, kendine yetebilen, hayatını sürdürebilen birileri olarak tanımamış, ona ihtiyaç duyulacağı kesin ve o yükü bugünden taşımaya başlamış..
bilmiyorum bana normal gelmedi, 10 yaşındaki çocuğun bu yükle yaşıyor olduğunu böyle öğrenmek.. ama annesi çok duygulanmış... te allahım ya...
yıl olmuş 2020 dikkatinizi çekerim, evlerinde çocuklar için 1 oda var, her türlü teknolojik imkan var ama faydalı birşeye kullanacak zihniyet yok, vizyon zaten o apayrı bir konu...
varlığına "hakkı olduğu çin" saygı duyularak büyüyen çocuk, neye hakkı olduğunu, "görmüşse" öğrenmişse, haklarını rahatca almış ve kullanmışsa, başkalarının haklarınıda tanıyor, çalışınca o maaşı hakettiğininde farkında oluyor, yada zaten hakkettiği herhangi bir şey verildiğinde, hiçbirşey hakettiğini düşünmeyen insanlar gibi, aşırı teşekkür edip, sanki yaptığının bir değeri yokmuş gibi, ezik davranmıyor, işte bu özgüven buradan geliyor bence..
çocukken hiçbir hakkı karşılıksız verilmemiş biri, büyüyünce de hiçbirşey haketmediğini zannediyor, istemeyi bilmiyor, çünkü hiçbir hakkını görmemiş verilmemiş, zaten hakkı olduğu için verilmemiş hiçbirşey.. "
bunu sana ben veriyorum" ben "verdim" şu, şu kadar ediyor, bunun değeri bu kadar, bu kadarlık yere gönderdim diyerek veriliyor..
bir hesap bir muhasebe var, hesaplar çocuğa yansıtılmış.. işte bu yüzdendir, 50 yaşına gelmiş orda burada birşeyi başarsa bile buna inanamayan onu bile annesine veren güya hediye eden insanları görüyoruz, "niye sen almıyorsun kardeşim, niye kendine almıyorsun, karşılığında verdiğin senin emeğin, ödülüde senin hakkın" çünkü ödenmekle bitmeyen bir borcu var sanıyor" çünkü borçlu hissettirilmiş..
tabi kendi imkanlarını, şahsi ihtiyaçlarından vazgeçerek önceliği çocuğu olmuş ve çocuğuna kullanmış ve bunu yüzüne vurmamış anne babaları ayırıyorum..
(bihter ziyagilin meşhur "tabi siz... diye başlayam, uzun cümlesi gibi oldu :) bunlar özü iyi olan insanlar, hem çocuklarına hem çevrelerine karşı, heryerde iyiliği tercih eden insanlar..
ama imkanı olupta çocuğuna kullanmayan, kullandıklarınında, maddi karşılığını sürekli telafuz eden, ima eden, anne baba, çıkarcıdır, oportünisttir, bencildir, onlar heryerde öyledir, ve öyle herşeyde travmalar yüzünden olmuyor, bildiğin kötü olduğu için oluyor, anne baba olunca ne yaparsa yapsın o artık iyidir diye birşeyde yok bence, çocukları üzerinde psikolojik olarak egosunu tatmin etmek de sömürmektir, ben anneyim ben babayım diyerek, her istediklerinde susturmak kısıtlamak da haksız güç kullanmaktır, ve herşey cahillik de değildir, bazı şeyler "kötülük"tür...
birde, çocuğuna tapan her istediğini yapanlar var, onlarda çocuğa hak etmesede istediği herşeyi almayı/ alabileceğini öğretiyor, halbuki kendiside yapmak zorunda değil ama sevgisini gösterdiğini sanıyor, çook yakınımda bir örnek var çocukluk arkadaşım ve oğlu, resmen maymun ediyor annesini, çocukta zorba (yaşı 6), kalk diyor annesine vitrinde ne istediğimi bul, kadın tek tek veriyor, çocuk o arada boğulurcasına ağlıyor, çığlık atıyor, bir yandanda söylemiycem sen bulucaksın diyor.. anne tek tek o vitrindekileri eline alıp soruyor, bu bitince anne devam ediyor şimdi ne istiyorsun (şimdi haketmediğin ne istiyorsun? hakkın olmayan neyi alacaksın? neyi emredeksin? yaptıracaksın?) ben gittiğimde banada ordan kalk ben oturucam filan diyor, annesi babası diyorki istediğini yap nolur.. gerisini anlatmayım..
benim çocuğum yok bu arada.
bilinçli olarak çocuksuz olmak kararımdan sebep, yok. iyikide bugüne kadar olmamış, bunlar bugün bu yaşta (42) üzerine çok düşündüğüm için, kendi yaşadığım sorunları araştırırken farkettiğim şeyler, herşey bencil insanlardan duyduğum rahatsızlıkla başladı aslında, nasıl oluyorda diyordum herşeyi kendine hak görüyor, hakkı olmadığını bile bile istiyor birde, ve çekinmiyorda, haksızlık olduğunu biliyordur diyordum, sorun haksızlıktan, adaletsizlikten rahatsız olmayan insanlar, herşeyi kendine hak gören insanlar.. (bakınız rte)
özgüven değil bu, özgüvenin altı dolu olur, adil olur, hani karizmatik dediğimiz insanlar var ya, hani çok yakışıklıda değil, ultra güzelde değil ama çok karizmatik deriz, empatiymiş bu insanların ortak özelliklerinden biri, empatid ve adaletle ilgilidir, bence bu insanlardaki özgüven de farkındalıklarından geliyor..
inşallah sonuna kadar okumuş ve beni anlamışsınızdır .
(anne babanın "verdiği" şeyleri telafuz etmesi çok sağlıksız, bence ahlaksız birşeydir, zaten çocuğun hakkıdır, o verilenler, çocuklar borçlu hissettirilmemelidir.. )
çocuğun "herşeyi" düşünmeye, fikrini söylemeye,,"sormaya" hakkı olduğunu, ona cevap vererek, bilgi vererek, anlamasını sağlayarak, gösterilmeli, hissettirilmeli.. yaşatılmalı.. aynı şekilde kendine ait alanın da onun hakkı olduğu, ve oraya onun izni dışında girilmeyeceğindende emin olmalı
çocuk varlığının görülür, ev halkı içinde +1 olarak eklenmiş, sayılan, değeri olan birşey olduğunu, hiçbirşey vermeden, ileride vermesi gerektiği ima edilmeden, zaten var olmakla hak ettiği, ve "hakettiğin" için, "bunlar senin hakkın" diyerek verilmiş imkanlarla büyüyor olmalı
bu imkanlar için çekilen sıkıntıları, istemeyerek yapılan mesaiyi "verilen" emeği anlatan anne baba da, çocuk yüzünden mutsuz olduğu mesajını, isteyerek/istemeyerek "verdiğini" bu durumdan memnun olmadıklarını, çocuğunun ihtiyacları için çalışmak zorunda kaldığını, yapılanların anne baba oldukları için değilde, isteyerek değilde, bir karşılığı olduğunu bilerek yaptıklarını, ve tabi bir beklentilerinin olduğunu da yerleştiriyorlar çocuğun kafasına bence..
komşumuzun 3. çocuğu olacak, tabiki önce diğer çocuklarla konuşulmadan.. varolan iki erkek çocuktan büyüğü demişki, 10 yaşında kendisi, üzülmüş filan, hatta ağlamış galiba, "ben şimdi babama birşey olursa bir kişiye daha nasıl bakacağım, ona birşey olursa hepinize benim bakmam lazım" demiş..
bu bakmak işi var ya..
yani çocuk ona bakıldığını düşünüyor, ona bakılmasının bir karşılığı olduğu öğretilmiş maşşallah, onu anlamış o güne kadar duyduklarından, karşılığını düşünmüş filan, borçlu hissediyor, onu nasıl yapacağının derdine düşmüş, yani annesini babasını kendine güvenen, kendine yetebilen, hayatını sürdürebilen birileri olarak tanımamış, ona ihtiyaç duyulacağı kesin ve o yükü bugünden taşımaya başlamış..
bilmiyorum bana normal gelmedi, 10 yaşındaki çocuğun bu yükle yaşıyor olduğunu böyle öğrenmek.. ama annesi çok duygulanmış... te allahım ya...
yıl olmuş 2020 dikkatinizi çekerim, evlerinde çocuklar için 1 oda var, her türlü teknolojik imkan var ama faydalı birşeye kullanacak zihniyet yok, vizyon zaten o apayrı bir konu...
varlığına "hakkı olduğu çin" saygı duyularak büyüyen çocuk, neye hakkı olduğunu, "görmüşse" öğrenmişse, haklarını rahatca almış ve kullanmışsa, başkalarının haklarınıda tanıyor, çalışınca o maaşı hakettiğininde farkında oluyor, yada zaten hakkettiği herhangi bir şey verildiğinde, hiçbirşey hakettiğini düşünmeyen insanlar gibi, aşırı teşekkür edip, sanki yaptığının bir değeri yokmuş gibi, ezik davranmıyor, işte bu özgüven buradan geliyor bence..
çocukken hiçbir hakkı karşılıksız verilmemiş biri, büyüyünce de hiçbirşey haketmediğini zannediyor, istemeyi bilmiyor, çünkü hiçbir hakkını görmemiş verilmemiş, zaten hakkı olduğu için verilmemiş hiçbirşey.. "
bunu sana ben veriyorum" ben "verdim" şu, şu kadar ediyor, bunun değeri bu kadar, bu kadarlık yere gönderdim diyerek veriliyor..
bir hesap bir muhasebe var, hesaplar çocuğa yansıtılmış.. işte bu yüzdendir, 50 yaşına gelmiş orda burada birşeyi başarsa bile buna inanamayan onu bile annesine veren güya hediye eden insanları görüyoruz, "niye sen almıyorsun kardeşim, niye kendine almıyorsun, karşılığında verdiğin senin emeğin, ödülüde senin hakkın" çünkü ödenmekle bitmeyen bir borcu var sanıyor" çünkü borçlu hissettirilmiş..
tabi kendi imkanlarını, şahsi ihtiyaçlarından vazgeçerek önceliği çocuğu olmuş ve çocuğuna kullanmış ve bunu yüzüne vurmamış anne babaları ayırıyorum..
(bihter ziyagilin meşhur "tabi siz... diye başlayam, uzun cümlesi gibi oldu :) bunlar özü iyi olan insanlar, hem çocuklarına hem çevrelerine karşı, heryerde iyiliği tercih eden insanlar..
ama imkanı olupta çocuğuna kullanmayan, kullandıklarınında, maddi karşılığını sürekli telafuz eden, ima eden, anne baba, çıkarcıdır, oportünisttir, bencildir, onlar heryerde öyledir, ve öyle herşeyde travmalar yüzünden olmuyor, bildiğin kötü olduğu için oluyor, anne baba olunca ne yaparsa yapsın o artık iyidir diye birşeyde yok bence, çocukları üzerinde psikolojik olarak egosunu tatmin etmek de sömürmektir, ben anneyim ben babayım diyerek, her istediklerinde susturmak kısıtlamak da haksız güç kullanmaktır, ve herşey cahillik de değildir, bazı şeyler "kötülük"tür...
birde, çocuğuna tapan her istediğini yapanlar var, onlarda çocuğa hak etmesede istediği herşeyi almayı/ alabileceğini öğretiyor, halbuki kendiside yapmak zorunda değil ama sevgisini gösterdiğini sanıyor, çook yakınımda bir örnek var çocukluk arkadaşım ve oğlu, resmen maymun ediyor annesini, çocukta zorba (yaşı 6), kalk diyor annesine vitrinde ne istediğimi bul, kadın tek tek veriyor, çocuk o arada boğulurcasına ağlıyor, çığlık atıyor, bir yandanda söylemiycem sen bulucaksın diyor.. anne tek tek o vitrindekileri eline alıp soruyor, bu bitince anne devam ediyor şimdi ne istiyorsun (şimdi haketmediğin ne istiyorsun? hakkın olmayan neyi alacaksın? neyi emredeksin? yaptıracaksın?) ben gittiğimde banada ordan kalk ben oturucam filan diyor, annesi babası diyorki istediğini yap nolur.. gerisini anlatmayım..
benim çocuğum yok bu arada.
bilinçli olarak çocuksuz olmak kararımdan sebep, yok. iyikide bugüne kadar olmamış, bunlar bugün bu yaşta (42) üzerine çok düşündüğüm için, kendi yaşadığım sorunları araştırırken farkettiğim şeyler, herşey bencil insanlardan duyduğum rahatsızlıkla başladı aslında, nasıl oluyorda diyordum herşeyi kendine hak görüyor, hakkı olmadığını bile bile istiyor birde, ve çekinmiyorda, haksızlık olduğunu biliyordur diyordum, sorun haksızlıktan, adaletsizlikten rahatsız olmayan insanlar, herşeyi kendine hak gören insanlar.. (bakınız rte)
özgüven değil bu, özgüvenin altı dolu olur, adil olur, hani karizmatik dediğimiz insanlar var ya, hani çok yakışıklıda değil, ultra güzelde değil ama çok karizmatik deriz, empatiymiş bu insanların ortak özelliklerinden biri, empatid ve adaletle ilgilidir, bence bu insanlardaki özgüven de farkındalıklarından geliyor..
inşallah sonuna kadar okumuş ve beni anlamışsınızdır .
devamını gör...
evlenmek
kişiler birbirine uygunsa cennet, değilse cehenneme dönüşen bir çeşit resmi sözleşmeli birliktelik.
devamını gör...
spirometre
akciğer hacim ve kapasitelerini ölçmeye yarayan cihaza verilen isimdir.
önemli bir nokta olan rezidüel hacim ve bunun içinde bulunduğu akciğer kapasiteleri spirometre ile ölçülemez bu durumda helyum dilüsyon yöntemi kullanılır.
önemli bir nokta olan rezidüel hacim ve bunun içinde bulunduğu akciğer kapasiteleri spirometre ile ölçülemez bu durumda helyum dilüsyon yöntemi kullanılır.
devamını gör...
internetsiz yaşamak
ara ara detoks niyetine yapılması gereken eylem. birkaç gün uzaklaşın komple, ölmezsiniz korkmayın.
devamını gör...
mutmain
islam dini terimidir. inanmış, gönlü kanmış, emin olmuş anlamlarına gelir.
devamını gör...
tahammül edilemeyen durumlar
herhangi birinin başka birini aşağılayıp küçük görmesi. bu ortam beni alakadar etmese bile karışırım asla susamam.
devamını gör...
oktay kaynarca
ilk gençler dizisinde gördüğüm, güzel şiir okuyan, güzel türkü okuyan, mankenlik yapan, oyunculuk yapan, yaşlanmayan insan.
devamını gör...
