arap süsleme üslubu. orijinali fransızca "arabesque" şeklinde olan terimi, haçlı seferleri döneminden itibaren islam sanatını çok daha yakından tanıma fırsatını elde eden avrupalılar, geç orta çağ'da (14. yy.) islam sanatını belirtmek için kullanmaya başlamışlardır. islam görsel sanatlarında iç içe geçmiş bitkisel figürleri ifade eder. osmanlı türkçesi'ne fransızca okunuşundan "arabesk" olarak geçmiştir (daha önce osmanlıda arap sanatı için arapkari (arapişi), şamkari (şamişi) kullanılıyordu).

üslup olarak ise osmanlı’ya 18. yy ikinci yarısı görsel sanatlarda girmeye başlar. 19. yy.da etkisi artar. 20. yy başlarında türk müziğinde de arabesk motifler görülmeye başlar. istanbul’da gösterime giren mısır filmlerinin arapça müzikleri atılarak yerine sadettin kaynak gibi ustalar yeni müzikler yapmıştır. bu müziklerde arap motifleri görülür. örneğin leyla ile mecnun filmindeki “leyla bir özge candır” şarkısı. 50’lerde doğu ve güneydoğudan istanbula göçlerle arabesk müzik istanbulda daha çok dinlenir olur. arabesk diğer müzik türlerine de sirayet eder. çünkü arabesk talep görüyordur. bir rock müzik sanatçısına “neden rocktan arabeske geçtiği” özel bir sohbette sorulunca “çünkü rock dinlenmiyordu, arabesk dinleniyordu” diye cevap verdiğini birinci ağızdan duydum.
devamını gör...

henüz 20 yaşındaki fransız genç yetenek mäelle'in, kendi ismini taşıyan 2019 çıkışlı albümünde yer alan ve 'akran baskısı' anlamına gelen şarkısıdır. mäelle'in kendine özgü sesinin yanında modern dans sahneleriyle süslediği klibi, pek de yabancısı olmadığımız bir konuyu daha ilgi çekici ve duygusal kılmış.



sözleri ise şöyle ;
o benim sınıfımdaydı, senin sokağında yaşadı
ıl était dans ma classe, il vivait dans ta rue

yolun karşısındaki oydu, evet, daha önce gördün
c'était celui d'en face, oui, tu l'as déjà vu

o kötü sabahlarda kalbini açtı
ıl partageait ton cœur dans les matins méchants

ona güldün çünkü o farklıydı
tu riais de lui car il était différent
bugün hala aynı hikaye
aujourd'hui, c'est toujours la même histoire

hayatta veya koridorda sesler
dans la vie ou dans les bruits de couloir
güzel camdan bürolarında
dans les beaux bureaux en glace

okul koridorlarında olduğu gibi
comme dans les couloirs d'école

her zaman akran baskısı
c'est toujours l'effet de masse

bizi kıran ve izole eden
qui nous casse et nous isole

ekranlarda, maskelerin altında
sur les écrans, sous des masques

gülümseyen bakışlarında
dans des regards qui rigolent

her zaman akran baskısı
c'est toujours l'effet de masse

bizi kıran ve izole eden
qui nous casse et nous isole

o benim sınıfımdaydı, senin sokağında yaşadı
ıl était dans ma classe, il vivait dans ta rue

geçen kişi oydu ama onun adını artık bilmiyorum
c'était celui qui passe mais son nom, je sais plus

daha ne kadar aptal olabiliriz
qu'est-c'qu'on peut être idiot quand on est plus nombreux

ağır bir vicdanla itiraf ediyorum evet onlarla güldüm
je l'avoue le cœur gros, oui, j'ai ri avec eux
bugün hala aynı hikaye
aujourd'hui, c'est toujours la même histoire

hayatta veya koridorda sesler
dans la vie ou dans les bruits de couloir
güzel camdan bürolarında
dans les beaux bureaux en glace

tüm okul bahçelerinde olduğu gibi
comme dans toutes les cours d'école

her zaman akran baskısı
c'est toujours l'effet de masse

bizi kıran ve bize çarpan
qui nous casse et nous cogne

ekranlarda, maskelerin altında
sur les écrans, sous des masques

gülümseyen bakışlarında
dans des regards qui rigolent

her zaman akran baskısı
c'est toujours l'effet de masse

bizi kıran ve izole eden
qui nous casse et nous isole
o uzaktaydı ve birkaçımız vardı
ıl était à l'écart et on était plusieurs

daha iyi hissetmek için iddia etmen gerekli*
ıl faut un faire-valoir pour se sentir meilleur

o benim sınıfımdaydı, senin sokağında yaşadı
ıl était dans ma classe, il vivait dans ta rue

tam tersiydi, onu bir daha hiç görmedik
c'était celui d'en face, on n'l'a plus jamais vu
devamını gör...

vücut dili ile aslında karşı tarafa istemeden de olsa bir çok sinyal göndermemiz ve kimi zaman bunun işin ehilleri tarafından kolayca çözümlenmesi durumudur.

en çok bilinen ve acemilerce yapılan hareket; yalan söylerken gözlerin kaçırılması ya da başka bir tarafa doğru bakılmasıdır.

birkaç örnek vermek gerekirse; konuşma esnasında kollarınızı bağlıyorsanız ( çiçek oluyorsanız (u: swh) ) aslında o an konuşmaya kapalı olduğunuzu ve daha fazla fikir beyan etmeyeceğinizi söylemiş oluyorsunuz.

diyelim ki üç arkadaş ayakta sohbet ediyorsunuz. eğer ayak uçlarınız oluşturulan çemberin merkezine doğru bakıyorsa, konu ve kişiler sizin için önemli demektir. ancak, ayak uçları çemberin dışını işaret ediyorsa, konudan uzak olma ve o anki kişileri pek de tınmadığınız çok büyük bir olasılık.

özellikle iş görüşmelerinde, birçok profesyonel bu hareketleri gözlemleyerek içinde bulunduğunuz ruh halini ve söylemlerinizin tutarlılığını değerlendirebilir.
devamını gör...

evet herkese madak'lı geceler.
intihar kimisi için bir çare gerçekten. elbette bir loser olarak herkes kadar bende heveslendim. her heveslendiğimde de bi buruk - bi yarım kaldım.
intihar edeceğim için değil hee- yarım kalacağımı bildiğim için..
ondandır başaramadık sanırım. ve ondandır "boğazımızda" düğümleniyor yaşayacağımızı sandığımız her sabah.
intihar nhr kökünden gelen arapça bir kelimedir.
(bkz: nahr) boğazın alt kısmındaki çukura denir. bu da her nefes alışımızda bize nefes kadar yakın olan ölüm kadar çekicidir.
peki ölüm diyorum erdal. intihar edeni ilgilendirir. ya ettiren, ettirenler?
devamını gör...

nazım'ın en güzel şiiri.betimlemeleriyle benzemetleriyle insanın içini paramparça eder.genco erkalın sesi ve fazıl sayin piyanosuyla hala dinlemediyseniz çok şey kaçırıyosunuz."boğazlanan bir çocuğun kanı gibi akti zaman". bunu yazabilmek müthiş bir hayal gücü ve zeka gerektirir.
devamını gör...

yanlış yere gelmiş olabileceği esprisiyle sabahımı mahveden yeni yazar. ılk nickaltı benden. hoş mu geldin acaba ve acaba...? tamam tamam hadi hoşgelmiş.
devamını gör...

ulan ayı deyin..
cevap: haaa...
devamını gör...

benim gibi yıllardır dünyaya kan kusturan 'amerikan'ın yerin dibine batmasını isteyen yazardır. beter olsunlar efendim. çok daha beter olsunlar. kızılderili soykırımı üzerine kurulmuş ve hala aynı şekilde soykırıma devam eden bir devletten ne beklenir? yıkıldığını görmek nasip olur inşallah.
devamını gör...

1973'te tanımlanan kraliçe arı sendromu, otorite pozisyonundaki kadınların, kendi altında çalışan diğer kadınlara karşı daha eleştirel tutumlarda bulunması olarak tanımlanmıştır. bu sendroma sahip kişiler genellikle kariyerinde başarılı ve sosyal ilişkileri kuvvetli insanlardır. çevrelerindeki diğer kadınların eşit derecede başarılı olmalarını istemezler. bunun en önemli nedeni "rekabet" duygusudur. birazcık kıskançlıklar birazcık çekemezlilik de denebilir.
devamını gör...

kural dışı pek* bir eylemde bulunmuyorum. tanım girmek ve başlık açmak dışında da pek bir eylem yok zaten. ama sözlükte bazen erişim problemi olduğunda aklıma gelen ilk şey "aha uçtum!" oluyor. bir de bazen üstte gelen bildirime tıklayınca "al kırdın kırdın" ekranı çıkıyor ve çıkış yapmış görünüyorum. o zamanlarda da uçtum sanıyorum. lütfen bir gün beni uçuracak olursanız haber verin olur mu? hı? aniden uçurmayın. mesajla kovun beni. yani mesela.
devamını gör...

hala eksiklerin kaldığı kampanya, ilk buluşmada masaya passat anahtarı koyangiller nerelerdesiniz?
devamını gör...

benim adım ezgi. normalde mahlasım ezgûlî, hatta bu aslında fuzûlî göndermesi çünkü lisede ezgûlî mahlasıyla esprili divan şiirleri yazıp arkadaşlarımla paylaşırdım, samimiyetine güvendiğim hocalarımla paylaştığım bile oldu. fakat lise bittikten sonra kullanmaya devam ettiğim bu nick/mahlas zamanla esguliye döndü. hem yazması daha kolay hem daha anonim gibi hissettiriyor.

ol medet devâsuz derdi can u yârdan
sen kârını seyr itmeyen gördün mü ezgûlî
devamını gör...

her derde devadır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

toplum olarak yaşamak insanın hayatta kalmasını kolaylaştırdığı için bunu destekleyen mekanizmalar gelişmiştir. örneğin toplum içinde kabul görmek, saygınlık insanı mutlu eder, reddedilmek toplumdan dışlanmanın (dolayısıyla ölüme yaklaşmanın) bir basamağı olduğu için bizi üzer. bu üzüntü ve mutluluk duygularını hissettiren kimyasal süreçler o şekilde evrimleştiğimiz için kendiliğinden olur, sonuçlarını düşündüğümüz için gerçekleşmez (ayrıca sonuçlarını düşünebilme kapasitemiz de var bu yüzden sıradan insan için saf bencildir diyemeyiz, toplumla karmaşık bağlarımız var. sosyopatlar belki öyle değil.

başka örnek vereyim. anneler oksitosin hormonuyla bebeklerine bağlanır. çünkü bebeğin hayatta kalması için buna ihtiyacı vardır. anne sadece o duyguyu hissederek hareket eder. ben bakmazsam bu bebek ölür, bu bebek benim genetik devamlılığımı sağlayacak, yaşlanınca bana bakacak gibi şeyler düşünmez, gerçek bu olsa bile.

hayat sadece devam etmeye çalışır ve bu da bireylerin hem kendilerini koruması, hem yavru yapması ve toplumları için katkıda bulunmalarıyla olur. bireyler olarak birbirimizden bağımsız değiliz. bizi birbirimize bağlayan bağlar ve fedakarlık davranışına sebep olan mekanizmalar genlerimizde kayıtlı kimyasal süreçlerle oluyor.
devamını gör...

fenomenlige dogru yol almis, yazarin on numara montajidir. uc saatlik montaj bile olsaydi gozumu kirpmadan izlerdim, oyle orjinal bir sey olmus. tadi damagimda kalmistir, devami mumkunse gelmelidir...
devamını gör...

aynı zamanda ilgili diziye de adını veren, izlanda'da bulunan ve bildiğim kadarıyla patlamaya hazır bir yanardağdır.
devamını gör...

türkçe karşılığı olarak işyerinde yapılan psikolojik taciz. psikolojik taciz de bir insanlık suçu. tüm dünya bunu böyle kabul ediyor. türkiye'de mobbing ile ilgili kanun yok, yalnız başbakanlık genelgesi bulunuyor.
devamını gör...

iyi ki 29 şubatta olmadı. 4 senede bir kutlamak zorunda kalırdık.
devamını gör...

ister islamcı olsun, ister ateist olsun hatta sağcı-solcu olsun hiç fark etmez. kurallar çerçevesinde başlıklar açıldığı ve tanımlar girildiği sürece sorun olmayacaktır. belli bir kitleye hitap eden yönetim anlayışı diğer sözlükler de olmadığı gibi burada zaten olması imkansızdır. bu sözlüğe yönetim dahil hiç bir yazar sözlük islamcı, sözlük ateist gibi genellemeler yapamaz, çünkü böyle ortamlar da her anlayıştan insanlar bir araya gelir. bu da belli bir kitleye hitap edemeyeceğiniz anlamına geliyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim