bu insanların gerçekten tek dertleri egolarını tatmin etmek. en sinir olduğum nefret edilesi insan tipidir.

ilk zamanlar sadece arkadaşsınızdır ve asla aksini düşünmezsiniz. ama o nefret edilesi kişilik sizin peşinizden koşar ve sürekli size ilgi gösterir. zamanla onu tanır, iyi biri olduğuna karar verirsiniz. -ancak kesinlikle yanılıyorsunuzdur ve bunu maalesef hikayenin sonunda öğreneceksiniz- daha sonra siz de onunla konuşmaya, onun ilgisine alışır ve siz de ona değer verdiğinizi göstermeye başlarsınız. heh! işte burda hataların en büyüğünü yapmış olursunuz. bu tarz insanlara değer verseniz bile onlara asla bunu hissettirmemelisiniz. zaten hissettirdiğiniz an, sırasıyla önce mesajlaşma ve birbirinden haberdar olma sıklığı, değer görme ve sonrasında da size olan ilgi alaka azalır. zamanla da azalmakla kalmaz ve biter gider.

o kişinin amacı sizi kullanmak falan olmayabilir fakat bu tarz insanların aslında sizden değil egosunu tatmin etmekten hoşlandığı aşikâr. bu ilgi alakalı haller bittiğinde de muhtemelen siz sorup üstüne düştükçe size kendinizi suçlu hissettirecek ve hatta olanlar için sizi suçlayacak, onu daralttığınızı falan söyleyerek türlü bahanelere sığınacaktır. bu noktaya ulaştıysanız sakinleşin ve rahat olun. çünkü siz doğru olanı yaptınız demektir.

aynı zamanda, tabii ki bu tür davranışların cinsiyeti yoktur. yalnızca flörtleşmekten hoşlanan ve onun ötesine gitmek istemeyen zaman kaybı insanlar topluluğudur. zaman kaybı deme sebebim size kendinizi değersiz hissettirip bir yandan da cepte tutmaya çalışıyor olmaları, yoksa tabii ki flört ettiğiniz herkes sizinle evlenecek diye bir kural yok. onların gerçek yüzünü ne kadar erken görürseniz o kadar iyi, yol verin gitsinler. zaten zamanla 'iyi ki kurtulmuşum' farkındalığı yaşayıp rahatlayacaksınız.
devamını gör...

buyrunuz efenim :)..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insanları dinden soğutmak için uğraşan sapan,mide bulandırıcı zihniyete sahip imamlardan birinin ettiği söz.
siz sanıyor musunuz ki herkes bunun yanlış olduğunun farkına varsın.bunları dinleyen adamlar eve gidince sanki kendisi 5 vakit namazında içkiden kumardan uzak ve dört dörtlük bir müslümanmış gibi karısına kızına ahlaksız muammelesi yapıyorlar.ben ne kavgalar bilirim evde böyle sabaha karşı 5 gibi gelip bizi dövmeye kalkan babamın pişkin pişkin kendini haklı çıkarmalarını.yazık...
devamını gör...

eşimle yapmak istediğim ancak bir türlü yapamadığım şeydir.
o rus edebiyatı, klasikler, finans kitapları falan okurken ben fantastik, polisiye, tarih okuyorum. evlenirken kitaplıkları birleştirdik yaklaşık 500 kitap içinden aynı kitaptan hem onda hem bende olan çıkmadı * kendi okunacak kitaplar listemi bitirirsem onun kitaplığına da dalacağım.
devamını gör...

(bkz: ne saçma salak başlıklar)
devamını gör...



gördüğünüz gibi cumhurbaşkanımız döneminde kürtlerin her alanda önü açılmıştır.
var olsundur.
devamını gör...

genelde şehrin veya ilçenin rağbet gören cafe, pub tarzı yerleri .frekans tutmazsa en azından güzel bir kahve içmiş olursunuz.
devamını gör...

(bkz: başkası adına utanmak)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kızımın bebeği. küçük kardeşi tarafından üzerindeki janjanlı elbisesi yırtılmış ve bebek çıplak bırakılmıştı.

hemen olaya el atıp kızımla beraber ona eski bir çoraptan elbise yaptık. umarım durumu iyi kotarmışızdır…
devamını gör...

iyi gelmediği duygu durum yok ki.
ağla iyi gelir, gül iyi gelir, tatlı ye yakışır, tuzlu ye yakışır, kitap oku yakışır, sözlükde yaz yakışır vb.
her yere götürülür.
yok böyle bir kanka.
devamını gör...

ülke gerçeğinin sözlüğe de yansımış halidir. sözlüğe orta sınıf olarak giren yazar bir kaç haftaya fasfakir olarak devam ediyor zaten.
devamını gör...

ticarette şöyle bir deyim vardır!
her mal, sahibinin gözünde altın, alıcının gözünde ise değersizdir diye.
sen daha iyisini çekene dek en iyisi odur.
devamını gör...

ölüm dedigin nedirki gülüm ben senin icin yasamayi göze almisim.
devamını gör...

ben başlığı yazan yazar harici bir madde daha eklemek istiyorum: yetenek.

kitap okumak faydalı olabilir evet. yıllardır hemen her gün, hiç olmazsa 3-5 sayfa okuyan biri olarak diyebilirim ki, ben iyi yazamıyorum. hemen her türden kitap okuyorum ( yeni nesil dune serisi, aşk romanları,harry potter gibileri hariç). bilim, siyaset, roman,psikoloji, felsefe,klasik,… ama ne kadar okursam okuyayım duygularımı ifade ederken zorlanıyorum. aklımda her şey o kadar net ki, ama yazıya dökünce , aklımdaki o engin deryadan bir iki damla su tanesi kalıyor. yani demem o ki, bana göre başlıca faktör yetenek. o yeteneğe sahip kişiler, duyguları daha iyi ifade edebiliyor.

istisnası yazarın dediği gibi o olayı, o duyguyu çok içten bir şekilde yaşamak. kendi duygularının farkında olmak, kendine karşı objektif olabilmek.

ama dediğim gibi ilk faktör, yetenek. sonrası beraberinde geliyor zaten.
devamını gör...

yeteri kadar ilgi ile büyümemiş çocuklarda veya çevresi tarafından eleştirilen, kıyaslanan bireylerde fazlasıyla görülebilecek düşüncedir, farkındalık değildir.

bu tarz düşüncelerle insan, değerinin farkına varmadığından kendine haksızlık eder. kendine değer vermeyene ise ne yazık ki kimse değer vermez. ne demiş sabahattin ali:

dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karanlık bir ruha maliktir! niçin bunu anlamakta bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?
devamını gör...

kış ayında doğan ve kış ayına aşık olan biri olarak özellikle bu sıcak yaz gecelerinde soğuk , karlı zamanları çok özlüyorum. kat kat giyinip dona dona eve dönüp ısınmayı , ayağının altında ezilen karı hissetmeyi ve sıcak bir şeyler içmeyi aşırı ve aşırı özledim.
devamını gör...

insanlar saygı çerçevesinde her şeyi eleştirebilir hem de her şeyi. eleştirilere açık olunmalıdır. eleştirelere kapalı olanlar tarafsız olamaz ve önyargılıdır. din (inanç) de eleştirelemez değildir. bu eleştirilerden rahatsızlık duyanlar, yazarları engelleyebilir. her iki tarafta bundan memnuniyet duyar. sözlükte tanım engelleme özgürlüğü de sağlanmış, kullanınız. bu başlıkta da insanların düşüncesini karşı gelmektir hatta yaptıkları tanımları eleştirmektir. böyle basit konularla (dini eleştirenlerle) uğraşmak yerine dini amaçları/çıkarları uğruna kullananları eleştiriniz. uygulama da hep hata yapıyorsunuz. yanlış yerde anlamsız şekilde mahalle baskısı kurmaya çalışıyorsunuz. herkes sizin düşündüğünüz gibi düşünmek zorunda değildir.
devamını gör...

12 eylül öncesi bulgaristan'daki sigara fabrikasından kaçak ürünler türkiye'ye sokulurmuş. 12 eylül'den sonra "madem kaçak içiliyor, serbest bırakalım, vergisini alırız" diyerek kaçak sigaraya vize verilmiş.
devamını gör...

ınsanların dünyasının 'küçük ' olmasının bir sonucudur.
dünyadaki gelişmelerden bihaber halkın, yapılan sıradan olaylara gösterdiği tepki, belki de geri kalmışlığın dışa vurumudur.

afrikadaki elektrik su'dan bihaber köye, elektrik götürmek gibi bir durumdur sanki.

oysa bu tür ihtiyaçların 21. yy. dünyasında artık insanlığın temel ihtiyaçları olarak görülüp, bunu yapanlar için ekstra bir puana ihtiyaç durulmamalı, bunlar asli görev olarak görülmelidir.
devamını gör...

doğru harekettir. insan kendi depresyonundan sıkılır mı sıkılır. çünkü bayar bir süre sonra ağlak hal. bünye kaldırmaz. belki de tam ağır bir depresyonda olmadığınızın göstergesidir ki iyi bir şey. zira depresyon çok ciddi bir rahatsızlık. velhasıl... yok velhasıl melhasıl... kafam güzel.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim