iz bırakan kitap cümleleri
"dünya güzeldi, içim de güzel olsun istedim. içimde bir suçluluk, hatta kötülük yokmuş gibi yaparsam, yavaş yavaş kötülüğü unuturdum. böylece hiçbir şey olmamış gibi yapmaya başladım. hiçbir şey olmamış gibi yaparsanız ve gerçekten de hiçbir şey olmuyorsa, hiçbir şey olmaz sonunda."
kırmızı saçlı kadın, orhan pamuk
devamını gör...
teoman duralı
şaban teoman duralı.
inanılmaz bir birikim.
felsefe merakı olmayan arkadaşlar henüz tanımamış olabilir hocayı.
herhangi bir programını açıp sadece 5 dakika kulak vererek dinlemeniz, sevmeniz * için yeterli.
şu sıra trt2 de "felsefe söyleşileri" programının tekrarlarına denk gelirseniz mutlaka izleyin, inanılmaz genel kültür, her sözü ders, bilgi.
kendi hayat hikayesini anlattığı röportajı aşağı linke bırakıyorum. ilgilenenlere...
inanılmaz bir birikim.
felsefe merakı olmayan arkadaşlar henüz tanımamış olabilir hocayı.
herhangi bir programını açıp sadece 5 dakika kulak vererek dinlemeniz, sevmeniz * için yeterli.
şu sıra trt2 de "felsefe söyleşileri" programının tekrarlarına denk gelirseniz mutlaka izleyin, inanılmaz genel kültür, her sözü ders, bilgi.
kendi hayat hikayesini anlattığı röportajı aşağı linke bırakıyorum. ilgilenenlere...
devamını gör...
fakirliğini tek cümleyle anlat
bugün ayın 15'i.
maaş gününü dört gözle beklemek de fakirliğe dahil.
maaş gününü dört gözle beklemek de fakirliğe dahil.
devamını gör...
durduk yere insanı mutlu eden şeyler
düzenli yazı yazdığım siteye, yeni yazı atıp paylaşınca, bana yazılan çok beğendim, sanki bana yazdın sözleri.
devamını gör...
ching shih
dünyanın gelmiş geçmiş en güçlü korsanıdır, ve o korsan asyalı bir kadın. 1775 yılında çin'in oldukça fakir bölgelerinden biri olan guangdong'da doğduğu tahmin edilen ching shih, hayatına toplumun en alt olarak görülen tabakalarından birinde, bir seks işçisi olarak başlamıştır. ching shih hakkında bir diğer dikkat çekici bilgi ise, onun gerçek isminin ching shih olmamasıdır. ching shih, cheng'in dul kadını manasına gelmektedir ve onun lakabıdır.

1801 yılında çin'in en nam salmış filolarından birine sahip olan zheng yi, ching shih'in güzelliğinden etkilenmiş olsa gerek, onu yanında götürdükten sonra kendisine evlenme teklifi eder. ching shih ise bu teklifi zheng'in kendi servetininin ve filosundaki gemilerin yarısının denetimini kendisine bırakmak şartıyla kabul eder. seks işçiliği yaptığı yıllarda gizli kalmış büyük liderlik yeteneği ve güçlü karakteriyle kısa süre içinde tayfasının tam desteğini kazanan ching shih, sadece birkaç ayda 200 filoluk gemi satısını 1800'e çıkartarak gücünün doruklarına ulaşmış ve çin imparatoru jiaqing'i bile korkutacak düzeyde çin denizi üzerinde kendi egemenliğini kurmuştur.
erken hayatında bir seks işçisi olan ching shih'in filosunda kadınlarla ilgili bazı özel hassasiyet içeren kuralları bulunmaktaydı:
- çirkin olan kadın tutsaklar serbest bırakılır.
-güzel bir kadın tutsak ile başka bir korsan, onunla istediği takdirde evlenebilir. ancak kadına iyi davranmak zorundadır.
- korsanların kadın tutsaklara tecavüz etmesi kesinlikle yasaktır ve cezası kati suretde ölümdür.

ching shih'in filosundaki gemilerden bazılarına ait bir fotoğraf.

1801 yılında çin'in en nam salmış filolarından birine sahip olan zheng yi, ching shih'in güzelliğinden etkilenmiş olsa gerek, onu yanında götürdükten sonra kendisine evlenme teklifi eder. ching shih ise bu teklifi zheng'in kendi servetininin ve filosundaki gemilerin yarısının denetimini kendisine bırakmak şartıyla kabul eder. seks işçiliği yaptığı yıllarda gizli kalmış büyük liderlik yeteneği ve güçlü karakteriyle kısa süre içinde tayfasının tam desteğini kazanan ching shih, sadece birkaç ayda 200 filoluk gemi satısını 1800'e çıkartarak gücünün doruklarına ulaşmış ve çin imparatoru jiaqing'i bile korkutacak düzeyde çin denizi üzerinde kendi egemenliğini kurmuştur.
erken hayatında bir seks işçisi olan ching shih'in filosunda kadınlarla ilgili bazı özel hassasiyet içeren kuralları bulunmaktaydı:
- çirkin olan kadın tutsaklar serbest bırakılır.
-güzel bir kadın tutsak ile başka bir korsan, onunla istediği takdirde evlenebilir. ancak kadına iyi davranmak zorundadır.
- korsanların kadın tutsaklara tecavüz etmesi kesinlikle yasaktır ve cezası kati suretde ölümdür.

ching shih'in filosundaki gemilerden bazılarına ait bir fotoğraf.
devamını gör...
evli olup çocuk sahibi olmak istememek
çocuk bakmaya uygun hissetmiyor olabilirler kendilerini. saygı gösterilmesi ve her görüldüğü yerde 'ee çocuk ne zaman?' diye sorulmamalıdır.
devamını gör...
duygusal bağ kurulmuş nesneler
(bkz: gözlük)
devamını gör...
iki cümlelik korku hikayesi yaz
doğdu. kadın olarak.
devamını gör...
para mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı
para mutluluk getirmez. içinizde ne varsa onu arttırır sadece. mutluysanız mutluluğunuzu, doyumsuzsanız doyumsuzluğunuzu arttırır.
devamını gör...
ne zaman gitti tren (yazar)
mesaj alımını kapattığından beri sohbetini aradığım samimi,kıymetli yazar.
yaşadığı şehre gittiğimde de beni sıcak hoşgeldin ile karşılayıp onca işinin arasında zaman ayırmıştı,sağ olsun.
yaşadığı şehre gittiğimde de beni sıcak hoşgeldin ile karşılayıp onca işinin arasında zaman ayırmıştı,sağ olsun.
devamını gör...
tarlatan
eteğin istediğiniz kabarıklığa ulaşması için halkalarla sertlik verilmiş bir tür kumaş veya tülden etek.
daha çok gelinlik, nişan elbisesi gibi kıyafetlerin altına, duruş güzelliği sağlamak ve eteği istenilen kabarıklığa ulaştırmak-kaldırmak için kullanılır.
resimag.com/p1/e7d769fcdef1.jpeg
daha çok gelinlik, nişan elbisesi gibi kıyafetlerin altına, duruş güzelliği sağlamak ve eteği istenilen kabarıklığa ulaştırmak-kaldırmak için kullanılır.
resimag.com/p1/e7d769fcdef1.jpeg
devamını gör...
regl ağrısı
regl ağrısı simülasyon merkezi açacağım. merak edenler, eşine sevdiceğine al bak ben neler çekiyorum demek isteyenler için. sıkarsa gelmeyin.(bkz: sısısısı)
hadi ben zengin oldum sözlük kaçayım, kendi dijital platformumu kurunca görüşürüz.
kaymax! en kaymak dizi ve filmler!
hadi ben zengin oldum sözlük kaçayım, kendi dijital platformumu kurunca görüşürüz.
kaymax! en kaymak dizi ve filmler!
devamını gör...
11 ekim dünya kız çocukları günü
farkındalık oluşturmak için oluşturulmuş bir gün.
kızı oğlanı demeden, cinsiyet ayrımı gözetmeden adil,adaletli ,hoşgörülü bir dünyada buluşmak umuduyla.
ülkemiz içinse tek temennim çocuk yapıyorsanız bunun gerekliliklerini de yerine getirin . coğrafyanın dezavantajlarını kızınıza yansıtmayın. sevin. burdan başlayın. öyle bir sevin ki sevgiye doysun çocuk. sevgi çocuğun ham maddesidir.*
çocukların kahkahalarından kendi sesimizi duymadığımız bir türkiye hayaliyle.
kızı oğlanı demeden, cinsiyet ayrımı gözetmeden adil,adaletli ,hoşgörülü bir dünyada buluşmak umuduyla.
ülkemiz içinse tek temennim çocuk yapıyorsanız bunun gerekliliklerini de yerine getirin . coğrafyanın dezavantajlarını kızınıza yansıtmayın. sevin. burdan başlayın. öyle bir sevin ki sevgiye doysun çocuk. sevgi çocuğun ham maddesidir.*
çocukların kahkahalarından kendi sesimizi duymadığımız bir türkiye hayaliyle.
devamını gör...
agnostisizm
agnostisizm, tembellik degildir. aksine, bir insan uzun metafiziksel ve teolojik arayislardan sonra agnostik olabilir. agnostisizme göre, insan mantigi tanrinin olup olmadigini anlayabilecek kapasitede degildir. agnostik olabilmek için*insanin bir suru dini arastirip hicbir din tarafindan ikna olmamasina ragmen tanrinin yok oldugunu iddia eden dusunce bicimlerini de reddetmis olmasi gerekir.
bana kalirsa agnostisizm, din konusunda çok önemli bir noktaya parmak basar. ınsan mantigi tanrinin varolup olmadigini anlayabilecek kapasitede degildir cunku tanri metafiziksel bir seydir. mantik ile aciklanamaz. insanin tanriyi, tanrilari ya da herhangi bir maddeler uzeri bir konsepti anlamasi icin ruhu/kalbi ile bakmasi gerekir.
bana kalirsa agnostisizm, din konusunda çok önemli bir noktaya parmak basar. ınsan mantigi tanrinin varolup olmadigini anlayabilecek kapasitede degildir cunku tanri metafiziksel bir seydir. mantik ile aciklanamaz. insanin tanriyi, tanrilari ya da herhangi bir maddeler uzeri bir konsepti anlamasi icin ruhu/kalbi ile bakmasi gerekir.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
sen yoktun o zamanlar,
çocukluğumda en çok
yağmuru severdim ben...
ne zaman bir dert gelse bana
yağmur yağar dinler , dokunur
ve topraktan kalkan o kokuyu koklardım
ateşim sönerdi.
sonra büyüdüm...
gözlerini gördüm
yandım,
yağmur yağdı
ve ilk kez sönmedim...
ben yağmurdan daha fazla
bir seni sevebildim.
çocukluğumda en çok
yağmuru severdim ben...
ne zaman bir dert gelse bana
yağmur yağar dinler , dokunur
ve topraktan kalkan o kokuyu koklardım
ateşim sönerdi.
sonra büyüdüm...
gözlerini gördüm
yandım,
yağmur yağdı
ve ilk kez sönmedim...
ben yağmurdan daha fazla
bir seni sevebildim.
devamını gör...
emrah serbes
alkollü araba kullanırken bir aileyi trafikte katletmiştir. kazadan sonra sürücü olarak bir başkasını göstermeye çalışmıştır. yaklaşık 1 hafta kadar kaçıp (muhtemelen kanındaki farklı maddelerin izini kaybettirmek içindir) sonra abuk sabuk bir mektup yazarak teslim olmuştur.
yaklaşık 3 yıl yatıp hükümetin garabet af yasasıyla dışarı çıkmıştır.
bundan ötesi yoktur.
yaklaşık 3 yıl yatıp hükümetin garabet af yasasıyla dışarı çıkmıştır.
bundan ötesi yoktur.
devamını gör...
evli çiftlerin itici davranışları
yeni doğan çocuklarını sürekli instagramda paylaşmak.
devamını gör...
yarın anne olacağını düşünmeden yaşayan kadın
öncelikle; sözlük yönetimi göreve lütfen.
bu başlığa tanım falan girmekle uğraşmayacağım. insanların ekşi sözlük'ten buraya gelmesinin sebeplerinden biri de ekşi sözlük'te artan kadın düşmanlığıydı. bunu burada da görmek istemiyoruz zira bu ayrımcılık, nefret ve özel hayata müdahale durumları ile her dakika karşı karşıyayız halihazırda. ayrıca başka bir insanın hayatına karışmaya yönelik ifadeler, ifade özgürlüğü kapsamında değildir. bu saçmalığa bir an önce müdahale edilip önü alınmazsa yakında burası da ekşi sözlük gibi yozlaşmaya başlayacak benden söylemesi.
bu başlığa tanım falan girmekle uğraşmayacağım. insanların ekşi sözlük'ten buraya gelmesinin sebeplerinden biri de ekşi sözlük'te artan kadın düşmanlığıydı. bunu burada da görmek istemiyoruz zira bu ayrımcılık, nefret ve özel hayata müdahale durumları ile her dakika karşı karşıyayız halihazırda. ayrıca başka bir insanın hayatına karışmaya yönelik ifadeler, ifade özgürlüğü kapsamında değildir. bu saçmalığa bir an önce müdahale edilip önü alınmazsa yakında burası da ekşi sözlük gibi yozlaşmaya başlayacak benden söylemesi.
devamını gör...
cinci hoca (yazar)
nickini gördüğümde her an tacize uğrayacakmışım gibi hissetsem de sevdiğim bir cinci.
devamını gör...
yazar nicklerinden cümle kurmak
yaktın beni tayber doğan! resmen dadandım bu başlığa.
***
eşref_ruşen bey vestiyerden paltosunu ve şapkasını alıp kapıya yöneldi. 35 yıllık hayat arkadaşı arkasından seslendi:
- "daha vakit var eşref bey, nereye?"
- "erken çıkayım da pastirmalicoreklerden alayım biraz."
dışarı çıkınca mis gibi bahar havası doldurdu ciğerlerini. tertemiz anadolu çocuğu olarak istanbul'a adım attığı ilk günleri çağrıştırmıştı bu hava. çakı gibi bir gençti o zamanlar. hatırlayınca gülümsedi. köşedeki dükkâna girdiğinde radyodan yayılan deniz ve mehtap sordular seni sözcüklerinin ezgisi neşesine neşe kattı. en sevdiği şarkıydı bu.
- "3 tane sar hamdi efendi" dedi çörekleri işaret ederek. karamürselli deli hamdi derlerdi hamdi bey'e kendi aralarında. sakin bir adamdı ama sinirlendi mi gözü bir şeyi görmezdi. bu yüzden bazen de "sessiz firtina geliyor" derlerdi onu görünce.
- "ne o" dedi eşref bey "keyifsiz gibisin hamdi bey? bıktın mı yoksa çörek yapmaktan?"
- "bıksam ne olacak?" diye yanıtladı hamdi bey onu. "işimbu..."
dükkândan çıkınca sahildeki banklardan birine oturdu. denize doğru bakarak derin bir soluk aldı. vahşi ve kaotik bir şehirdi burası. sıradanbiri için sevilecek yanı yoktu fazla. küçük bir kasabada olmayı düşlemişti yıllardır.
- "belki de şimdi tam zamanıdır" diye düşündü. eşini geçirdi aklından. o ne derdi böyle bir şeye? o zaten dünden razıydı.
- "aaah mehpare hanım ah!" dedi kısık sesle. "bu yaşa geldik ama hâlâ bengaripsengüzeldünyaumutlu... insan kolay kolay değişmiyor"
oturduğu banktan kalkıp evin yolunu tuttu.
- "önce şu çörekleri eve bırakıp oradan geçerim" diye düşündü. sokağın sol yanındaki duvarda gördüğü cümleyi okumaya çalıştı:
- "seni seviyorum .ine"
bir harf silinmişti, iyi okunmuyordu daha doğrusu. mine miydi orada yazan, yoksa nine mi? sokağın köşesini dönerken kendi kendine söyleniyordu gülerek:
"n veya m ne fark eder? önemli olan sevda değil mi?
***
eşref_ruşen bey vestiyerden paltosunu ve şapkasını alıp kapıya yöneldi. 35 yıllık hayat arkadaşı arkasından seslendi:
- "daha vakit var eşref bey, nereye?"
- "erken çıkayım da pastirmalicoreklerden alayım biraz."
dışarı çıkınca mis gibi bahar havası doldurdu ciğerlerini. tertemiz anadolu çocuğu olarak istanbul'a adım attığı ilk günleri çağrıştırmıştı bu hava. çakı gibi bir gençti o zamanlar. hatırlayınca gülümsedi. köşedeki dükkâna girdiğinde radyodan yayılan deniz ve mehtap sordular seni sözcüklerinin ezgisi neşesine neşe kattı. en sevdiği şarkıydı bu.
- "3 tane sar hamdi efendi" dedi çörekleri işaret ederek. karamürselli deli hamdi derlerdi hamdi bey'e kendi aralarında. sakin bir adamdı ama sinirlendi mi gözü bir şeyi görmezdi. bu yüzden bazen de "sessiz firtina geliyor" derlerdi onu görünce.
- "ne o" dedi eşref bey "keyifsiz gibisin hamdi bey? bıktın mı yoksa çörek yapmaktan?"
- "bıksam ne olacak?" diye yanıtladı hamdi bey onu. "işimbu..."
dükkândan çıkınca sahildeki banklardan birine oturdu. denize doğru bakarak derin bir soluk aldı. vahşi ve kaotik bir şehirdi burası. sıradanbiri için sevilecek yanı yoktu fazla. küçük bir kasabada olmayı düşlemişti yıllardır.
- "belki de şimdi tam zamanıdır" diye düşündü. eşini geçirdi aklından. o ne derdi böyle bir şeye? o zaten dünden razıydı.
- "aaah mehpare hanım ah!" dedi kısık sesle. "bu yaşa geldik ama hâlâ bengaripsengüzeldünyaumutlu... insan kolay kolay değişmiyor"
oturduğu banktan kalkıp evin yolunu tuttu.
- "önce şu çörekleri eve bırakıp oradan geçerim" diye düşündü. sokağın sol yanındaki duvarda gördüğü cümleyi okumaya çalıştı:
- "seni seviyorum .ine"
bir harf silinmişti, iyi okunmuyordu daha doğrusu. mine miydi orada yazan, yoksa nine mi? sokağın köşesini dönerken kendi kendine söyleniyordu gülerek:
"n veya m ne fark eder? önemli olan sevda değil mi?
devamını gör...