acaba şair dönülmez akşamın ufkundayız derken bunu mu kast ediyordu? sonuç olarak bu bir şiir ve şiirlerde birden çok anlam çıkar. ben de böyle bir anlam çıkardım.
devamını gör...

başlık aklıma ağustos böceği ile karıncanın hikayesi getürmiştir. zaten hepinizin bildiği bir çocuk hikayesi olduğundan kıssadan hisse çıkartacağımız kısmı aşağıya iliştiriyorum.

“ — şeyyy, ben tüm yaz saz çaldım, şarkı söyledim. kış için asla hazırlık yapmadım. karınca oldukca sinirlenmiş bu cevabı duyunca;

— madem öyleki tüm yaz saz çalıp, şarkı söyledin şimdide oyna o süre, demiş karınca ve tak diye kapıyı ağustos böceğinin yüzüne kapatmış.”

güle güle harcasın.
devamını gör...

her defasında kim kimin nesiydi şimdi diye sordurtan beyin yakıcı dizi. bir o kadar güzelidir.
devamını gör...

ekmeği kesememek. alışmışız karnımızı ekmekle doyurmaya, diğer yiyecekler sadece ekmeğin tadını değiştirmek için var hayatımızda.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

eski van şehri - hüsrev paşa camii
devamını gör...

camın 600-650 santigrat dereceye ısıtılıp, hızla hava ile soğutulması ile elde edilir. böylece temperlenmiş cam normal cama karşı 5 kata kadar daha dayanıklı hale gelir. bu tip camlar parçalandığı zaman ufak ve kenarları keskin olmayan parçalara ayrıldığı için güvenlik camı olarakta geçerler.

tahmin edebileceğiniz gibi başta otomobil camlarında olmak üzere, fırın camları, bina dış cephe camları, sehpa ve masa camlarında kullanılır.
devamını gör...

çöp atmayın atana küfür edilir.
devamını gör...

kara oklar çetesi kitabı ile gönlümde taht kurmuş yazar. küçük yaşta okumuştum, hâlen elime aldığımda bir çırpıda okumak isterim.
devamını gör...

veterinerimizin dombikleri.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
birinin kucağına oturulacaksa o kucak her zaman benim kucağımdır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
3 bacakla bu koca göbeği nasıl kaldıyorsun sen kuzum benim?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

uzun ve yorucu bir günün sonunda kendini yatağın huzurlu kollarına bıraktığın andır.
devamını gör...

efil efil esiyor, arka fonda zeki müren çalıyor. ıssız bir adaya düşsem yanıma alacağım 3 şeyden 2 si yanımda. bir günden ancak bu kadar verim alınabilir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

masalların verdiği haz.
babamın iş çıkışı eve gelirken aldığı çikolatanın eşliğinde dizine oturup dinlediğim o masalların tadı, en güzel kitaplarda yok. o anın büyüsü de...
devamını gör...

bugün, yarın her daim aynı sebepledir aslında. geçti sanarız geçmez. bilinçaltına süpürülür ve gün gün açığa çıkar. hiç beklemedik bir anda yakalar bizi. sonra cebelleş dur.

şu görsel. ve bana anımsattıkları.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu tarz konular hakkında yazmak pek istemiyorum aslında. bırakın yazmayı gördüğüm an bile tüm vücudum reaksiyon gösteriyor.

evet geçen haftanın gündemi o zaman da yazmadım. yazamıyorum, konuşamıyorum bu konuları ben.

çevremde böyle şeylere maruz kalmış çok insan var. biri şuan 28 yaşlarında. 6 yaşındayken babasının arkadaşı yapmış bu rezilliği. şuan bu kadın çok farklı bir yapıda. tanısanız muhattap olmazsınız. insanları özellikle erkekleri kırmaktan zevk alıyor. onları kullanmak, kandırmak onun için bir sanat olmuş.

ben yapım gereği hep soğuk dururum insanlara. bir arkadaş grubu aracılığıyla tanıştım onunla da. çok neşeli gibi duran ama hayatı hep uçlarda yaşayan bir kadın. benim için hiç mahsuru yoktu. bir kulüp ortamında tanımıştık ve devamında sokak hayvanları olsun müzisyen camiası olsun bir şekilde çok fazla denk düştük. hep anlatıldı onun yaptıkları o ortamlarda. hep konuşuldu o yokken. ağızlarını yaya yaya eleştirdiler hep. bu gruplardaki eski nişanlım - kendileri gitar eğitmeni ve müzik dehasıdır- dışındaki herkesle seviyeli bir ilişki kurdum. neyse çok uzatmayalım işte. tam nasıl oldu bilmiyorum ama baş başa kaldık bir gün bu arkadaşla, biraz yürüyelim dedik. önce benden açıldı konu. aslında imreniyorum sana kimseyle sıkı fıkı değilsin ne güzel dedi. - ah ah bir bilsen ne zordur bu durum kuzu diyemedim.- sonra konu ona geldi. ağzından çıkanları duymak çaktı beni oraya. ben de bir yara bu dedi. neden bana anlattı bilmem belki de serinliğim ona güven verdi.

ara ara yine denk geldik ama hiç bir zaman yakın olmadık. aslında isterdim çok isterdim. şöyle kocaman bir sarılayım, bağrıma basayım, hiç ayırmayayım yanımdam ama olmuyor işte.

o yara şekillenmiş ve hayatına girecek giren her insana karşı bir silaha dönüşmüş. kimi zaman onların nefeslerini kestiğini gördüm bu silahla. bu bir savunmamı bilmiyorum? bu nedir adını koyamıyorum? hatta onu suçlayamıyorum bile. hayatının kıyısından yürüyüp gidiyorum.

acıları gözlerine oturmuş. hayata nefretle bakıyor. o kocaman gülümseyişinin ardında iğrenerek bakıyor dünyaya. zayıf buldumu birini söküp atıyor köklerinden bir tarafa. en çok onlarla eğleniyor en çok acılarına tuz bastığı insanlar onda bir haz uyandırıyor.

o işkence ediyor evet ama işkence edilen de keyif alıyor gibi görünüyor. önceleri hayretle izledim bu olayları. sonrasında üzülmenin ötesine geçemedim.

bakın bu yaraların tedavisi yok. bu acıların merhemi yok. bu insanların bir çoğu kayıp insanlar. hallerine üzülsenizde, acısanızda, eleştirsenizde, merhem olayım el uzatayım desenizde nafile.

bu sadece birinin hikayesi. o kadar çoklar ki. duydukça içime kaçıyor umutlarım.

'şimdi bu çocuğa ne olacak?'diyorum. bu çocukta kaybolacak hem de gözümüzün önünde. derin travmalar yaşayıp ne kendine ne çevresine huzur vermeyecek. huzur onun için artık sadece içi boş viran bir ev olacak. ruhunu kemiren bir acı olacak umut.
devamını gör...

cesur yeni dünya, 1984, fahrenheit 451, otomatik piyano, hayatta kalma güncesi, otomatik portakal ve 'uyandığında' kitapları distopik kitaplara verilecek en güzel örneklerdir.
devamını gör...

kusura bakmayın da sözlüğün mebus paltosu dışında güldürüp eğlendiren trol niteliğindeki yazarı mı var?

lucifer ve abdul sadece sekse olan düşkünlüklerini ve eleştirebilecekleri kadınları yazıyorlar. vay efendim süper ince siyah külotlu çorapmış. adamın en çok entry girdiği başlığa bakın yahu!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

''ağırlaştırılmış müebbed hapis cezası'', ''müebbed hapis cezası'' ve ''süreli hapis cezası'' şeklinde ceza kanunu'nda 3 bölüme ayrılmış, özgürlüğü bağlayan bir cezadır. ilk ikisi hayat boyu devam eden hapis cezaları olup, infaz kanunu'na göre koşullu salıverilme şartlarının oluşması bakımından aralarında fark vardır. ağırlaştırılmış müebbed hapis cezasına mahkum olan bir hükümlü, 30 yılını içerde iyi hal ile geçirmesi halinde, müebbed hapis cezasına mahkum olan bir hükümlü ise 24 yılını içerde iyi hal ile geçirmesi halinde koşullu salıverilir. üçüncü bölümde geçen süreli hapis cezaları ise ceza kanunu'nda 1 aydan az 20 yıldan fazla olamaz. süreli hapis cezasına mahkum edilmiş bir hükümlü ise yeni 2020 yılında yapılan düzenlemeye göre cezasının yarısını içerde iyi hal ile geçirmesi halinde koşullu salıvermeden yararlanır. ancak, süreli hapis cezası alanlar içinde herkese bu kural uygulanmaz. istisnâları vardır. şöyle ki; uyuşturucu veya uyarıcı madde imâl ve ticareti suçundan hapis cezası mahkumiyeti alan çocuklar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suç işleyip hapis cezası alan çocuklar hakkında ve kasten öldürme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, işkence, eziyet, tck.nın 102/2. fıkrası hâriç olmak üzere cinsel saldırı, tck.nın 104/2. ve 3. fıkralar hâriç olmak üzere reşit olmayanla cinsel ilişki ile cinsel tâciz suçları, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı işlenen suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında cezalarının üçte ikisini cezaevinde çekmek şartıyla koşullu salıvermeden yararlanabilirler.
devamını gör...

tütün kolonyası

dede evinde geçen bayramların sembolüdür benim için; tariş tütün kolonyası.
heybetli bir cam şişesi vardı. kokusu ağırdı, keskindi. bayram kahvaltısının hemen akabinde çıkardı sahneye ve bayramı bu koku başlatırdı.
devamını gör...

bundan 3 sene önce yıl sonu pikniği için çocuklar ve anneleriyle birlikte bünyesinde at çiftliği olan bir tesise gittik. çocukların midillilere binebileceği, çimlerde yatıp yuvarlanabilecekleri inanılmaz güzel bir yerdi.

her cins atın kendine ait bir bölmesi, her at için çocukların binmesine yardımcı olacak bir seyis vardı. büyük olan bazı atlar henüz yabani oldukları için yardımcılar tarafından yanlarına yaklaşılmaması konusunda uyarıldık. herkes kendisine gösterilen alanda atları beslemeye başladı.

her şey normal giderken birden olanlar oldu.

benim, aşırı tatlı olduğu kadar "yapma denileni yapmaktan keyif alan" canım öğrencim yanına yaklaşılmaması gereken atın yanına gidip ona şeker uzattı. kesme şekerlerden biri yere düşünce almak için eğildi. at, tam bu sırada öğrencimi omzundan tuttu ve havada sallamaya başladı.
şimdi rica ediyorum gözünüzün önüne getirin;

5 yaşında bir çocuk, kot ceketinin omzundan tutularak atın ağzında sallanıyor ve annesine bağırıyor " annee atın dişlerine bak ne kadar güçlü beni sallıyor baksanaa"

annesi ve seyisler hemen öğrencimi atın ağzından aldı. sonrasında çok kısa bir an duraklama oldu, çocukta hiçbir şeyin olmadığı atın sadece kot ceketi tuttuğunu anladığımız anda heepimiz kahkahaya boğulduk.
şimdi şu satırları yazarken bile gülüyorum.
öğrencimde bu olaydan sonra at fobisi olmadı diye biliyorum ancak beni her gördüğünde "öğretmeniiim, beni at nasıl ısırıp sallamıştı ama demi?" diyor. *
devamını gör...

sırlarını teslim ediyormuş hissiyatı yaratan durum.
kolay kolay yapmadığım eylem. benim için çok özel biri olmalı ve okadar iyi tanımalıyım ki ne okuduğunu ne okuyacağını bilmeliyim. beyninin, ruhunun koridorlarında dolaşabilmeyilim.

bilmem anlata bildim mi? daha sonra tekrar deneyiniz

#1086723 hiç hatırlamıyorum böyle bir şey? yoksa yoksa bunu bana nasıl yaparsın nelannn!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim