kişinin kendini en özgür hissettiği an
alarm kurmadan uyuduğu an.
devamını gör...
bizim evin halleri
2000-2008 yıllarında tülay eratalay, cafer özgül, tarık alpagut yönetmenliğinde
tolga aydoğan, aynur ulusoy,
erkan bir gören, ayşem özge yoldaş, senaristliğinde çekilen aile, duygusal, komedi ve dram türlerinde dizidir.
başrollerinde
beyhan saran
meral niron
emel göksu
burak demir
ayşe nil şamlıoğlu
şahap sayılgan
nusret çetinel
pervin ünalp
ozan şenozan
berfu öngören
murat demir
hülya gülşen ırmak
dilara yalçın
trt1, kanal 1 ve atv kanallarında yayımlandı.
bu dizide benim dikkatimi çeken rüzgar (burak demir) ve misket'in (berfu öngören) aşkıdır. o kadar insan karşı çıkmıştı, aralarına bir çok insan girmişti ve başkalarıyla evlenmişlerdi. tüm zorlukları yenip tüm karşı çıkanları susturdular derken misket hayatını kaybetmişti. nasıl sinir bozucu. rüzgar'ın evlendiği sinir bozucu şeyda ay aklıma gelince hala sinirimi bozuyor o kadın. yahu adam seni istemiyor başkasını seviyor bu nasıl mide bu nasıl gurursuzluk, onursuzluktur.
nemide hanım (beyhan saran) ve çocukları, akrabaları, konu komşuları aralarındaki ilişkiler, entrikalar, kavgalar, aşklar üzerine yazılmış bir dizidir.
dizi 10 sezon devam etmiştir. kimler kimler girdi çıktı. o kadar karışık olaylar oldu ki bir süre sonra takip etmekte zorlandım. 1705 bölüm sürerek türkiye'de ki en uzun dizisi oldu. bir son yapılmadı dizide bir anda yayından kaldırıldı.
tolga aydoğan, aynur ulusoy,
erkan bir gören, ayşem özge yoldaş, senaristliğinde çekilen aile, duygusal, komedi ve dram türlerinde dizidir.
başrollerinde
beyhan saran
meral niron
emel göksu
burak demir
ayşe nil şamlıoğlu
şahap sayılgan
nusret çetinel
pervin ünalp
ozan şenozan
berfu öngören
murat demir
hülya gülşen ırmak
dilara yalçın
trt1, kanal 1 ve atv kanallarında yayımlandı.
bu dizide benim dikkatimi çeken rüzgar (burak demir) ve misket'in (berfu öngören) aşkıdır. o kadar insan karşı çıkmıştı, aralarına bir çok insan girmişti ve başkalarıyla evlenmişlerdi. tüm zorlukları yenip tüm karşı çıkanları susturdular derken misket hayatını kaybetmişti. nasıl sinir bozucu. rüzgar'ın evlendiği sinir bozucu şeyda ay aklıma gelince hala sinirimi bozuyor o kadın. yahu adam seni istemiyor başkasını seviyor bu nasıl mide bu nasıl gurursuzluk, onursuzluktur.
nemide hanım (beyhan saran) ve çocukları, akrabaları, konu komşuları aralarındaki ilişkiler, entrikalar, kavgalar, aşklar üzerine yazılmış bir dizidir.
dizi 10 sezon devam etmiştir. kimler kimler girdi çıktı. o kadar karışık olaylar oldu ki bir süre sonra takip etmekte zorlandım. 1705 bölüm sürerek türkiye'de ki en uzun dizisi oldu. bir son yapılmadı dizide bir anda yayından kaldırıldı.
devamını gör...
hastası olunan sözler
hayat kısa ama geniş.
devamını gör...
4-3-3 oynatan aykut
sözlüğün kalitesini arttıran, bilgili, tanımlarını beğendiğim kafa sözlük yazarı. keyifli sözlükler dilerim efendim. ilk nickaltınız hayırlı uğurlu olsun.*
devamını gör...
est sularus oth mithas
ejderha mızrağı kurgusunda yer alan solamnia şövalyeleri'nin kurucusu vinas solamnus tarafından söylenmiş ve solamnia şövalyelerinin düsturu olmuş söz öbeği. şövalyelerin ölçü adı verilen kural kitabının ruhunu oluşturur. bütün şövalyeler bu kurallara uymak zorundadır.
bu sözleri duyduğumda/okuduğumda benim aklıma her daim sturm brightblade gelir. zaten krynn üzerinde yürüyen en has adam da kendisidir. kâh caramon majere'de bu konularda az buz değildir lakin sturm'un eline su dökemez. sturm delikanlılığın kitabını yazmak şöyle dursun onu direkt kutsal kitap haline getirmiştir. şövalye olmadığı halde kurallara bu kadar sıkı sıkıya bağlanmış bir erdem timsali bulamazsınız. ölmeden önce şövalye olması ise tek tesellimizdir. tabi raistlin majere'e göre sturm hayatı boyunca gerçek bir şövalyeydi. onun şövalyeliği için ritüellerin bir anlamı yoktu. ağanın lafının üzerine laf söylemekte bize düşmez. raistlin bu! adamı eciş bücüş eder maazallah.
böyle güzel abiler kalmadı artık. ''o iyi insanlar o güzel atlara binip çekip gittiler. demirin tuncuna, insanın piçine kaldık.'' diyor ya yaşar kemal, hah işte romanlarda bile halimiz ahvalimiz bu oldu. olması gerektiği gibi davranan sıradan insanları bile özler olduk. siliniyorlar çünkü. şeytana pabucunu ters giydirmek ve sıçanı incelikle yemek asrın yeni umdesi. bak laf lafı açıyor. asrın yeni umdesi deyince de aklıma neyzen geldi. ne diyordu;
asrın yeni bir umdesi var, hak kapanındır.
söz haykıranın, mantık ise şarlatanındır.
geçmez ele bir pâye, kavuk sallamayınca,
kürsî-i liyakat muhabbet tellalı , puşt olanındır!
muhabbet tellalı yazınca tam oturmadı sanki ama biraz yumuşattı gibi. aslını bilen zaten biliyor. dörtlüğün ayarları ile oynamaya gerek yok. sahi ne diyorduk. hah sturm... güzel adamdı. doğrunun peşinden koştu. bugün aramızda dolaşıyor olsa, saf, salak, enayi yaftası yerdi kesin. zira dönem sinsiliğe övgü dönemi. elbet bir gün bu omurgasızlıklara da sövülecek bir dönem gelir. ara ara oluyor öyle. bakalım hangi ara olacak?
ışıklar içerisinde yat sturm... ya da yatma bunlar ışıkları bile kapatır abicim!
bu sözleri duyduğumda/okuduğumda benim aklıma her daim sturm brightblade gelir. zaten krynn üzerinde yürüyen en has adam da kendisidir. kâh caramon majere'de bu konularda az buz değildir lakin sturm'un eline su dökemez. sturm delikanlılığın kitabını yazmak şöyle dursun onu direkt kutsal kitap haline getirmiştir. şövalye olmadığı halde kurallara bu kadar sıkı sıkıya bağlanmış bir erdem timsali bulamazsınız. ölmeden önce şövalye olması ise tek tesellimizdir. tabi raistlin majere'e göre sturm hayatı boyunca gerçek bir şövalyeydi. onun şövalyeliği için ritüellerin bir anlamı yoktu. ağanın lafının üzerine laf söylemekte bize düşmez. raistlin bu! adamı eciş bücüş eder maazallah.
böyle güzel abiler kalmadı artık. ''o iyi insanlar o güzel atlara binip çekip gittiler. demirin tuncuna, insanın piçine kaldık.'' diyor ya yaşar kemal, hah işte romanlarda bile halimiz ahvalimiz bu oldu. olması gerektiği gibi davranan sıradan insanları bile özler olduk. siliniyorlar çünkü. şeytana pabucunu ters giydirmek ve sıçanı incelikle yemek asrın yeni umdesi. bak laf lafı açıyor. asrın yeni umdesi deyince de aklıma neyzen geldi. ne diyordu;
asrın yeni bir umdesi var, hak kapanındır.
söz haykıranın, mantık ise şarlatanındır.
geçmez ele bir pâye, kavuk sallamayınca,
kürsî-i liyakat muhabbet tellalı , puşt olanındır!
muhabbet tellalı yazınca tam oturmadı sanki ama biraz yumuşattı gibi. aslını bilen zaten biliyor. dörtlüğün ayarları ile oynamaya gerek yok. sahi ne diyorduk. hah sturm... güzel adamdı. doğrunun peşinden koştu. bugün aramızda dolaşıyor olsa, saf, salak, enayi yaftası yerdi kesin. zira dönem sinsiliğe övgü dönemi. elbet bir gün bu omurgasızlıklara da sövülecek bir dönem gelir. ara ara oluyor öyle. bakalım hangi ara olacak?
ışıklar içerisinde yat sturm... ya da yatma bunlar ışıkları bile kapatır abicim!
devamını gör...
yeni bir ilişkiye başlamanın önündeki en büyük engel
bir ilişkiye başlamak istememek olabilir. ne kadar sürerse sürsün her biten ilişki insanın yüreğinde acı bir tat bırakır. bazen ilişki yaşamamak yaşamaktan daha iyi gelir insana.
devamını gör...
hayatının aşkını normal sözlük'te bulmak
hayatımın aşkını kafa sözlüğe getirdim, o sayılır mı?
devamını gör...
komedi filmi
mizah barındıran, güldürmeyi ve eğlendirmeyi amaçlayan, izleyenin stresini alan, tek yan etkisi gülmekten karna ağrılar sokmak olan kurtarıcıdır.
devamını gör...
çayın yanında en güzel giden gıda
eğer ki çayı şekersiz içiyorsanız browni - negro ikilisinden birisini diyorum.
devamını gör...
ofsayt
futbolla ilgilenen kadınların da tanımını gayet iyi bildiği, galatasaray'da oynarken ümit karan'ın sık sık düştüğü pozisyon.
devamını gör...
içmek istemek ama yarın iş olmak
yazarı üzmek.
zarhoş olunca uyuyamayanlardan olmak.
gerçekten çok kötü olmak.
derin bir elem ve tarifi imkansız kederle dolmak.
arka fonda ali ekber çiçek çalmak.
zarhoş olunca uyuyamayanlardan olmak.
gerçekten çok kötü olmak.
derin bir elem ve tarifi imkansız kederle dolmak.
arka fonda ali ekber çiçek çalmak.
devamını gör...
bu kadar online yazar sadece okuyacaksa neden yazar oldu sorunsalı
hiç okumayanlardan, başka fikirleri umursamayanlardan daha iyi olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
beğeni borcu
bir sevgi seli.. borç değil..
aman bana neymiscilerden değilim.. evime ziyarete gelenin bende ziyaretine giderim..
kimse gelmek zorunda değil ama bir davete icabetten daha fazlası benimkisi..
aman bana neymiscilerden değilim.. evime ziyarete gelenin bende ziyaretine giderim..
kimse gelmek zorunda değil ama bir davete icabetten daha fazlası benimkisi..
devamını gör...
sözlükçülerin en büyük başarısı
üniversitede istatistik dersinden 100 almıştım hem de not ortalamasının 36 olduğu bir sınıfta, bence başarı.
devamını gör...
amazon
paketlemeleri oldukça iyi olan bir firma arkasındaki isim jeff bezos.
devamını gör...
bülbülü öldürmek
kanaatimce "kralın giyinik olmadığı" kitaplardan biri. herkesin sözleşmiş gibi öve öve bitiremediği söz konusu romanı okumaya başladığımda "bu nedir arkadaş?" demekten kendimi alamamıştım ve aklıma yıllar önce berna laçin'in sunduğu çocuktan al haberi programı gelmişti. hani o programda büyümüş de küçülmüş yumurcaklar kendilerine sorulan soruları yanıtlar, bazen doğaçlama öyküler uydururlardı. bülbülü öldürmek de işte o çocuklardan birinin anlattığı hikâyenin yazıya geçirilmesiyle meydana gelmiş sanki. ben, öz yeğenimin yaptığı yaramazlıkları, komşu çocuklarıyla maceralarını, mahallesindeki peri masallarını can kulağıyla dinleyemiyorum. işim yok 355 sayfa boyunca ne kültürüne ne adetlerine aşina olduğum bir kız çocuğunun anlattığı öyküyü mü dinleyeceğim? üstelik ne şeker portakalı'ndaki zeze'nin -görece- samimiyeti ne de küçük prens'in felsefesi mevcut. "sonra beti'yle duvardan atladık. o sırada coni dizini çarptı ve laf aramızda canı çok yandı ama belli etmek istemedi. bana sorarsanız bayım, ağlamak üzereydi fakat dişlerini sıktı. o kadar sıktı ki gıcırtısını rahatça duyabilirdiniz ihihi." nasıl, iyi uydurdum mu?
ha, ırkçılığa değiniyormuş. abd'de siyahlara yapılan kötü muameleyi bülbülü öldürmek'ten öğreneceksek vay hâlimize. amerikan edebiyat ve sinema tarihinde siyahlara uygulanan ayrımcılık ve ırkçılıkla alakalı eserlere "geçin la sıraya" desek, bülbülü öldürmek "sen beni öne al, bir onluk veririm" diyerek ancak ortalarda yer alabilir. ayrıca "sakın bülbülü öldürme, ama saksağan öldürmek serbest" demek de nedir arkadaş? ankara demetevler'de "krriiikk" diye her sabah 6'da uyandıran hariç hiçbir saksağanı öldürmeyi düşünmedim. hiç unutmam, askerdeyken yağmurlu bir günde nöbet tutuyorum. bir baktım, saksağanın teki dala konmuş gagasındaki cevizi aşağı bırakıyor. sonra aşağı inip cevizi alıyor ve aynı hareketi defaatle tekrarlıyor. cevizi kırmayı başarana kadar devam etti. gerek zekasını gerekse azmini daha nasıl ispatlasın? üstelik gayet tatlı, siyah ve beyazın zarafetini üzerinde taşıyan, yeşil-mavi tonda göz alıcı bir kaşeyle damgalanmış hayvancağızları niye öldürmeyi salık veriyorsun, hayırdır. ekinleri yiyor diye mi? yesin ulan. hatta fabrikatör fehmi bey'in deyimiyle "hepiniz ölün be!"
not: 1962 yapımı sinema uyarlaması gayet iyiydi. zaten filmin güzel olması yukarıda bahsettiğim üslup ve anlatım probleminin düzeltilmesinden kaynaklanıyor. (ayrıca gregory peck'in oynadığı bir film kötü olabilir mi?)
ha, ırkçılığa değiniyormuş. abd'de siyahlara yapılan kötü muameleyi bülbülü öldürmek'ten öğreneceksek vay hâlimize. amerikan edebiyat ve sinema tarihinde siyahlara uygulanan ayrımcılık ve ırkçılıkla alakalı eserlere "geçin la sıraya" desek, bülbülü öldürmek "sen beni öne al, bir onluk veririm" diyerek ancak ortalarda yer alabilir. ayrıca "sakın bülbülü öldürme, ama saksağan öldürmek serbest" demek de nedir arkadaş? ankara demetevler'de "krriiikk" diye her sabah 6'da uyandıran hariç hiçbir saksağanı öldürmeyi düşünmedim. hiç unutmam, askerdeyken yağmurlu bir günde nöbet tutuyorum. bir baktım, saksağanın teki dala konmuş gagasındaki cevizi aşağı bırakıyor. sonra aşağı inip cevizi alıyor ve aynı hareketi defaatle tekrarlıyor. cevizi kırmayı başarana kadar devam etti. gerek zekasını gerekse azmini daha nasıl ispatlasın? üstelik gayet tatlı, siyah ve beyazın zarafetini üzerinde taşıyan, yeşil-mavi tonda göz alıcı bir kaşeyle damgalanmış hayvancağızları niye öldürmeyi salık veriyorsun, hayırdır. ekinleri yiyor diye mi? yesin ulan. hatta fabrikatör fehmi bey'in deyimiyle "hepiniz ölün be!"
not: 1962 yapımı sinema uyarlaması gayet iyiydi. zaten filmin güzel olması yukarıda bahsettiğim üslup ve anlatım probleminin düzeltilmesinden kaynaklanıyor. (ayrıca gregory peck'in oynadığı bir film kötü olabilir mi?)
devamını gör...
kendi hayallerini çocuğu üzerinden yaşatmaya çalışan anne baba
"ben yapamadım bari evladım yapsın" cümlesini çok duyduğumuz ebeveyn türüdür. peki size soruyorum sayın ebeveynler, ya çocuğunuz istemiyorsa? onun isteklerini göz önünde bulundurdunuz mu? ilgisinin, yeteneğinin olduğu konuları fark ettiniz mi? yoksa sadece kendinizin gerçekleştiremediği o hayale zorla itiyor musunuz onu?
devamını gör...
doğumu 2000 ve sonrası gençler
birçok felaketle yüzleşmiş gençlerdir. sanırım ki, bu onları daha dayanıklı bireyler yapar, elbette ki bu zorluğun üstesinden kaçarak değil de savaşarak gelirlerse. fakat bir çok yetişkin gözünden niteliksiz olarak görülürler, ki bu da yaptıkları birçok şeyin sosyal medya platformlarında göz önünde olmasındandır. medya artık bize insanları daha rahat tanıtıyor, doğrudur. ancak insanları tek bir gruba yerleştirip çuvaldaki tüm elmalara çürük demek oldukça mantıksızdır.
devamını gör...
yürünen en uzun mesafe
buraya bir gün likya yolu* yazmayı o kadar çok istiyorum ki.
devamını gör...
bir normal sözlük yazarına yürümek
hemen hemen herkesin başına geldiğini tahmin ettiğim olay. yürüyen var, yürünen var. sıradan olaylar bunlar. hele bizim kadar uçkur düşkünü bir ülkede kimseye yürünmese şaşarım zaten.
yalnız kaçak güreşmemek gerek. sadece bir kişiye yürüyün, adam gibi yürüyün. öyle herkese yürüyüp de "hangisinden geri dönüş olursa artık. ya nasip!" diye takılmayın. bak geçen başka bir başlıkta da yazdım, sonra en güzel yazar, en seksi yazar, en ıvır zıvır yazar başlıklarına nick yazamıyorsunuz foyanız çıkacak diye korkudan. delikanlı olun, ciğerimi yiyin!
yalnız kaçak güreşmemek gerek. sadece bir kişiye yürüyün, adam gibi yürüyün. öyle herkese yürüyüp de "hangisinden geri dönüş olursa artık. ya nasip!" diye takılmayın. bak geçen başka bir başlıkta da yazdım, sonra en güzel yazar, en seksi yazar, en ıvır zıvır yazar başlıklarına nick yazamıyorsunuz foyanız çıkacak diye korkudan. delikanlı olun, ciğerimi yiyin!
devamını gör...