1.5 aydır hayatımı yerle yeksan eden rahatsızlık.erken yatsam da bir şey değişmiyor.uyusam da muhakkak uyanıyorum.
tamamen kurtulduğum gözaltı morluklarım geri gelmeye başladı.mutlaka düzene sokmalıyım artık.aksi halde gidişat kötü.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bir garip hüznü var,
yol arıyor gibi.
ışığı yanıp sönüyor,
ben buradayım ama korkuyorum der gibi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
metruk, o kadar.
devamını gör...

ninja kaplumbağalar. dört karakterde olur.

fazla seçeneğim yok zira tosbağalara genellikle ya yan rol ya da figüranlık reva görülüyor.

hazır dört başrolü bir arada bulmuşken, hepsine talibim.

ekleme: bu arada değerli arkadaşımız evernevergreen sağolsunlar bana kırmızı kaplumbağa da başrol ayarlayabileceğimi söyledi.

birde kaplumbağalarda uçar filmini farklı şekilde yeniden çekecekmiş, orada da kaptım başrolü.

sonunda keşfettiler beni, kafama yatacak yeni projelere de açığım ama önce içime sinmesi lazım. *
devamını gör...

kafası hariç 17 cm

film repliği değil ama gora'da erşan kuneri'nin arka tarafında yer alan, film posterinin üzerindeki yazı.
devamını gör...

aşırı tatlı, neşe dolu, cıvıl cıvıl, canlı ve heyecanlı bir yazar. sohbet etme imkanım oldu kendisi ile. öyle heyecanlı ki, hayatımda bu kadar heyecanlı birine rastlamadım.
devamını gör...

ellerin istem dışı hareketi olarak tanımlanabilir. altındaki birçok neden olabilmekle birlikte; mutlaka doktor kontrolünden geçmekte fayda vardır. önemsiz bir sebebi de olabilir; altında yatan çok farklı bir durum da olabilir.

vitamin eksikliği, kansızlık, parkinson, tansiyon düşmesi vb.gibi bir sürü nedeni olabilir.
devamını gör...

koluma dövmesini yaptıracak kadar çok sevdiğim (bkz: pink floyd) şarkısı. bilinenin aksine bir aşk şarkısı değildir. grup kurucusu syd barret'e ithafen yazılmış, aşırı özlem içeren bir şarkı. adeta mektup. dostluğun ve arkadaşlığın (bizim buralarda ahiretlik denir böyle dostluklara) ne denli önemli olduğunu, kan bağıyla değil can bağıyla bağlı olmanın ne demek olduğunu bize bu ingiliz adamlar anlatıyor bunu şarkıyla. wish you were here albümü 1975 yılında yayınlandı. albümdeki tüm şarkıların sözleri roger waters tarafından yazıldı. albümdeki başta wish you were here olmak üzere bütün şarkılar, uyuşturucu kullanımı (lsd) ve buna bağlı psikolojik rahatsızlık yaşayan, artık sahneye çıkamayan syd barret'e adanmıştır.
hatta bir anıda şöyle bahsedilir: albümün kayıtları yapılırken (sanırım shine on you crazy diamond olması lazım) stüdyoya yaşlı, kel, şişman bir adam girer ve şarkı söylemek ister. roger waters önce tanımaz ve arkadaşlarına kim bu adam diye sorar ve kovmak ister. ancak sonrasında rick wright bu adamın syd barret olduğunu anlar. ve grup üyeleri şaşkınlık içinde ağlamaya başlar. syd barret o zamanlar 20'li yaşların sonunda genç bir adam olmasına rağmen, tanınmayacak hale gelmiş, şişman, kel, öz bakımına dikkat etmeyen ve tanınmaz halde bir adam haline gelmiştir. bu olay grup üyelerinin syd barret'i gördükleri son gün olmuştur.
şimdi ben ne zaman bu şarkıyı dinlesem bu konu gelir aklıma ağlarım. kaldı ki koluma da kocaman bir dövmesini yaptırdım.
tanım: tüm zamanların en iyi şarkısı..
devamını gör...

feridun abi kazanan isim oldu, kendisini tebrik ederim.
devamını gör...

durun! kimse kimseyi öldürmesin. bu bir pazar akşamı için film önerisidir.

1996 amerika yapımı film. ne ettim filliks bu filmi bana yüzde 98 eşlemiş. dedim böyle eşleşme, sevgilide bile bulunmaz. bu filmi bu zamana kadar neden izlememişim, bu da benim ayıbım olsun.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

çok sağlam bir kadro var. başrollerinde sandra bullock, samuel l. jackson, matthew mcconaughey, kevin spacey, donald sutherland, kiefer sutherland. tür olarak drama gerilim ve imdb puanı 7.5 verilmiştir. bu sinema eleştirmenlerini de hiç anlamıyorum. 7.5 ne ü’len? babalar gibi 8’lik filmdir.

konusu; amerikanın güneyinde yakın tarihlere kadar devam eden ırkçılık. ancak bu önemli meseleyi iki beyazın, küçük bir siyahi kıza tecavüz etmeleri üzerinden anlatır ki, işin dram kısmı buradadır.

bol ödüllü bir film. samuel l. jackson bu filmde adeta döktürmüş. altın küreyi de sonuna kadar hak etmiş ve almış. yönetmeni joel schumacher.

siyahi bir ailenin kızları için verdikleri mücadele ve o dönemin ırkçılık boyutu, adalet sisteminin taraflılığı filmde iyi işlenmiş. orijinal adı “a time to kill” olan film 2 buçuk saatlik süresiyle, sizleri bir yargılama süreci içerisine alarak sürekleyici bir seyir sağlıyor.

spoiler vermeden tanım yaptım. şuraya fragmanı da bırakayım.



iyi seyirler.
devamını gör...

bir şey var adını koyamadığım
kırılmaktan öte parçalanmak gibi
toplamaya çalıştıkça dağılıyor
dağılıyorum
bir şey var halledemiyorum..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ispanya sevilla
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

genetik diye biliyorum. benim içi öyle en azından.
devamını gör...

bir sadık yalsızuçanlar kitabıdır.

bu kitap hakkında yazacak çok şeyim var. ve hepsini de yazacağım. öncelikle kitabın içeriğinden biraz bahsedip sonra yazarın kendisi hakkında söyleyeceklerimi söyleyip sonra da yazarla karşılaşmamdan bahsedeceğim ve bunların hepsini yaparken içimdeki devrim ateşi ile okuyan herkesi kucaklamaya devam edeceğim, sadık yalsızuçanlar dahil.

bu tanımı yazıp yazmamakta çok tereddüt ettim aslında ama sonunda yazmaya karar verdim. bu minicik kitabı ilk okuduğumda o kadar sevdim ki hemen kütüphanemdeki yeniden okunacak kitaplar arasına koydum kitabı. ve yıllar sonra yeniden okudum. etkisini kaybetmemişti. kitap adı üstünde gözaltı öykülerini anlatmaktaydı ve benim gözümde devrimci bir yazar canlandı okurken. ama değilmiş. ve bu benim hiç umrumda olmadı.

yazarın bu kitabını okuduktan sonra elbette her zaman yaptığım şeyi yaptım ve bütün kitaplarını aldım. ve çevremde edebiyat sever geçinen bazı arkadaşların ama o nurcu eleştirileri ile boğuşmak zorunda kaldım. her eleştiriye “ şu kitapları bir okuyun, sonra konuşalım” dediysem de olmadı. ama ben okumaya devam ettim. görüşlerimizin tamamen farklı olması bu yazarın çok iyi bir yazar olduğunu değiştirmedi, değiştirmeyecek.

yazarla karşılamam ise çok daha değişik bir andı benim için. üç entel insan üsküdar’da bir çay bahçesinde oturmuş, sıkıcı sıkıcı edebiyat konuşmaları yaparken konu sadık yalsızuçanlar’a geldi birden. üçümüz de hayranmışız yazara. birbirimize şu kitabı, o denemesi, bu öyküsü diye anlatırken yazar birden oturduğum açık hava çay bahçesine geldi ve bir iskemleye oturup çay söyledi.

tabii ki bizim aramızda hararetli bir tartışma çıktı yazarla konuşup konuşmama konusunda. onlar gidip konuşmaktan yana iken ben buna şiddetle karşı çıktım. çünkü yazarın umduğumuz gibi biri çıkmama ihtimali benim korkutuyordu. ve eğer düşündüğüm gibi olursa yazarı bir daha okuyamayacağımı da biliyordum. bir murat menteş vakası olabilirdi. biz kendi aramızda uzun uzun tartışırken yazar çayını içip gitti zaten. hala düşünürüm keşke gitse miydik yanına diye .

demem o ki aslında yazarın kim olduğu belki önemlidir ama neye inandığı iyi bir yazar olduğu sürece benim için mesele bile değildir ve bu bir tarafsızlık masalıdır.
devamını gör...

pastörize sütse sonsuza kadar yaşayabilir.
çünkü, sütü pastörize ederken, canlı ne varsa hepsini öldürdükleri için, sütte bozulacak bir şey kalmıyor.
ben, iki ay evde olmadığım zaman, dolapta kalan pastörize sütün aynı olduğuna şahit olduğumdan beri, pastörize süt almamaya özen gösteriyorum.
kapıya gelen sütlerden alıp kaynatıyorum.
onların ömrü tam 1 hafta.
devamını gör...

grand orient de france (g∴o∴d∴f∴) tarafından tanınan ve çalışma yapılan büyük locanın da godf büyük doğusuna bağlı olduğu masonik yapıdır. fransa'da doğmuştur. kıta masonluğu, avrupa masonluğu ve adogmatik masonluk olarak da adlandırılır. türkiye'de özgür masonlar büyük locası ve kadın masonlar büyük locası liberal masonluğu temsil etmektedir. liberal masonluk anlayışına göre, kadınlar da mason olabilmektedir. ayrıca mason olabilmek için adayın, herhangi bir dini inanca sahip olması gerekmez. kişinin beyaz kitap üzerine yemin etmesi, erdemli olması, iyi insan olması yeterlidir. fransa ve bazı diğer ülkelerde karma localarda kadınlar ve erkekler bir arada masonik çalışmalarını gerçekleştirebilirler. le droit humain karma localara verilebilecek en iyi örnektir. türkiye'de ö∴m∴b∴l∴ sadece erkeklerin, k∴m∴b∴l∴ ise sadece kadınların bir arada çalışma yaptıkları büyük localardır. liberal masonluk, dogmalardan uzak, masonluğun çağa ayak uydurması gerektiğini, masonluğun değişmez prensiplerine bağlı kalmak koşuluyla, yeniliklere açık bir masonluk anlayışıdır. 1966 yılı öncesi türkiye'deki mason cemiyetinde ayrılık olmadan önce, türkiye büyük mason mahfili, çalışmalarını osmanlı devleti'nde masonluğun yayılmasından bu yana, türk masonluğunda öteden beri benimsenmiş olan liberal masonluk anlayışı doğrultusunda yürütmüştür. 1966 yılında ise türkiye'deki masonluk liberal masonluk ve anglo-sakson masonluk anlayışlarına bağlı olmak üzere, özgür masonlar büyük locası ile hür ve kabul edilmiş masonlar büyük locası olarak iki farklı obediyansa bağlı çalışmalarını yürütmektedir.
devamını gör...

''_yılbaşının da sence hiçbir hususiyeti yok mudur ?'' diye sordum.
''_hayır'' dedi. ''_senenin diğer günlerinden ne farkı var sanki ? tabiat onu herhangi bir şekilde ayırmış mı? ömrümüzden bir sene geçtiğini göstermesi bile o kadar mühim değil; çünkü ömrümüzü senelere ayırmak da insanların uydurması... insan ömrü doğumdan ölüme kadar uzanan tek bir yoldan ibârettir ve bunun üzerinde yapılan her türlü taksimât sun'îdir.''
kürk mantolu madonna - sabahattin ali
devamını gör...

kürtaj için randevu alırım. planlarımda çocuk yok çünkü. en azından şimdilik.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

cem karaca-tamirci çırağı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim