youtube’a giriyorsunuz. bilimsel verilerle, saatlerce, günlerce hatta aylarca vakit harcadığı çalışmayı 10 dakikada anlatmış. emek harcamış. yanlış bilgi yok çünkü kanıta dayalı bilgi. ama nasılsa beğenmeyen yine de çıkıyor. beğenmeme tuşuna basan mutlaka oluyor. olacaktır da. insanlık mükemmelliğe erişemedi.

yani bu özellik aslında faydasız. bir tanım çok beğenilmiş de olabilir ama bu o tanımı doğru ve gerçek yapmaz. beğeni butonları aslında anket gibidir. anket sonuçları da kültüre, toplumun bilgi seviyesine, coğrafyaya göre değişiklik gösterir.

bu sebeple benim açımdan en mantıklısı en fazla sadece “beğen” tuşu olmasıdır.
devamını gör...

berkin elvan
ali ismail korkmaz
ethem sarısülük
ahmet atakan
medeni yıldırım
abdullah cömert
unutursak kalbimiz kurusun.
devamını gör...

muhtemelen yenilgiyi kabulenemeyen malum kişinin, kendinden olanları galeyana getirip sokaklara dökeceği ve demokrasi'nin katledileceği gece.
devamını gör...

aynı anda hem telefon hem de zil çalıyordu. önce diyafondan "alo" diye seslendim. sonra telefonu "kim o?" diye açtım.
devamını gör...

dünya tarihinde üretilmiş en estetik yoksunu giysinin mucidi. bunu siyasal islamcı mümine üniforması olarak tasarlamıştı. köy köy gezdi ama tutmadı. akp döneminde türbanlıların oranı bir hayli artsa da geleneksel bağlama biçiminin henüz yanına bile yaklaşabilmiş değil. icat ettiği bu tuhaf giysiyle bir kez daha çomaristan halkının dünyanın en estetik yoksunu insanlar olduğunu kanıtladı. haliyle dünyada da tutmadı tabii. pakistan, lübnan, tunus ve daha pek çok ülkenin müslüman kadınları bizim çomaristan kadınlarından daha iyi giyiniyor.

ayrıca pek anlatılmaz ama kendisi kocasından yıllarca, sistematik biçimde gördüğü şiddeti sırf mümineliğine halel getirir gerekçesiyle gizlemiştir. tecavüze uğrayan kadını suçlayan, çarpık yetiştirilmiş hastalıklı zihniyetin yoz ürünüdür. işin tuhafı modern türkiye tarihi, muhafazakar cenahın bu yoz celebritilerinden geçilmiyor.
devamını gör...

tutun kollarımdan düşerim şimdi.
devamını gör...

hayatın acımasızlığı karşısında pes etmiş yazardır. inanılmaz güzel bir kalemi vardır. arkasında bir intihar notu bırakmıştır
--- alıntı ---

özgür iradem ve açık bir bilinçle bu yaşamdan ayrılırken, son bir sorumluluk yerine getirilmeyi bekliyor: bana ve işimi yapmama huzurlu bir ortam sunan harika ülke brezilya’ya içten teşekkürlerimi sunmak. her yeni günle bu ülkeyi daha çok sevmeyi öğrendim, ruhsal anavatanım avrupa kendi kendini yok ettikten ve ana dilimin dünyası yok olduktan sonra, dünyanın hiçbir yerinde hayatımı bu kadar severek yeniden kuramazdım. ama altmışıncı yaştan sonra tam anlamıyla yeniden başlamak çok özel bir güç gerektiriyor. ve benim gücüm yıllar süren vatansız yolculuklardan sonra iyice tükendi. bu nedenle hayatımı doğru zamanda ve doğru bir şekilde sonlandırmamın iyi olacağına inanıyorum. ki hayatım boyunca tinsel uğraşım en büyük haz kaynağım ve kişisel özgürlüğüm en yüce değerim oldu. bütün dostlarımı selamlarım! hepsine uzun geceden sonra gelen tanın kızılllığını görmek nasip olsun! ben, her zamanki sabırsızlığımla önden gidiyorum.”

--- alıntı ---
buradan
devamını gör...

başlığı açan yazar işe ejderha mızrağı serisi ile başlamış, bende başlangıç noktası olarak onu baz alıp, bir kaç şey yazayım.

netice olarak ejderha mızrağı serisi ana olay örgüsü dışında, fazlaca yan kitap ve yan yazar barındırıyor. margaret weis ve tracy hickman'ın başlattığı serüven bu yüzden pek çok okuyucu için bir yerden sonra karmaşıklaşıyor. bu sebeple de kronoloji ve okuma sırası burada önem arz ediyor.

yan kitapları bir kenara bırakırsak, işe her şeyin çıkış noktası olan, ''ejderha mızrağı destanı'' ile başlamak lazım. bu seri 3 kitaptan müteşekkil;

güz alacakaranlığın ejderhaları
kış gecesi ejderhaları
ilkbahar şafağı ejderhaları

sonrasında ''efsaneler üçlemesi''ne yönelmek mantıklı. ilk seriyi tamamlayıcı bir nitelik arz ediyor. raistlin majere ve caramon majere kardeşleri odak noktasına koysa da, diğer mızrak kahramanlarına ilişkin bilgileri ve tamamlayıcı olayları bu seride bulabiliyorsunuz. adı üzerinde bu seri de 3 kitaptan müteşekkil;

ikizlerin zamanı
ikizlerin savaşı
ikizlerin sınavı

bu serinin arkasından ben ''raistlin tarihçeleri''ni okumuştum. zira bana göre kurgunun ruhu olan bu özel karakter üzerine daha fazla bilgi edinmek elzem olmuştu. burada da karşımıza iki kitap çıkıyor;

ruhdöveni
silah kardeşliği

fakat ''raistlin tarihçeleri''ni atlayıp, ''ruhlar savaşı'' serisine de direkt geçebilirsiniz. bu seride 3 kitaptan müteşekkil;

batan güneşin ejderhaları
kayıp yıldızın ejderhaları
yitik ayın ejderhaları

ondan sonra ''yaz alevi ejderhaları'' ve ''ikinci nesil''i okumak suretiyle pek çok şeyi sonuca bağlıyorsunuz, biraz da hüzünleniyorsunuz. tasslehoff amca olmuş daha ne olsun.

takiben karşımıza karanlık havari serisi çıkıyor. bu seri bende diğer serilerin bıraktığı etkiyi bırakmadı. özellikle ''yaz alevi ejderhaları''dan sonra biraz usulen yazılmış gibi geldi. belki de ''yaz alevi ejderhaları'' işin pik noktası olduğu için de öyle hissetmiş olabilirim. yine de okunur mu ? elbette okunur. yine 3 kitaptan müteşekkil;

amber ve küller
amber ve demir
amber ve kan

bundan sonrasıysa size kalmış. burada bırakabilirsiniz. lakin bu zehir vücuda bir kere zerk edince, insan diğerlerini de merak etmiyor değil. yan kitapların bazısından bir hayli zevk aldım. bazılarını ise çok vasat buldum.

weis ve hickman ile işe başlamışken, başka kurgulara girmeden ''ölüm kapısı serisi''ne doğru yola çıkın derim. tek kelimeyle muhteşem. hatta benim gözümde bugüne kadar yazılmış en iyi fantastik kurgu eserlerden biridir. elbette ''yüzüklerin efendisi''nin fantastik kurgu edebiyata gönül verenler için yeri ayrıdır. onu çok fazla kıyasa tabi tutmayız.

birbirlerine bir o kadar yakın, aynı zamanda da düşman iki karakter olan haplo ve alfred'in ilişkilerinin işleniş biçimi çok çarpıcıdır.

bu seri 7 kitaptan müteşekkil;

ejder kanadı
elf yıldızı
ateş denizi
yılan büyücüsü
kaosun eli
labirentte
yedinci kapı

bu dönemeci de döndüğümüze göre, başka bir seriye meyledebiliriz. karşımızda ''unutulmuş diyarlar'' ve fantastik kurgu evreninin en büyük silahşörü drizzt do'urden... r.a salvatore tarafından yazılan ana hikayenin listesini de şöyle yapabiliriz.

kara elf üçlemesi

anayurt
sürgün
göç

buzyeli vadisi üçlemesi

kristal parçası
gümüş damarları
buçukluğun mücevheri

drizzt do’urden’in maceraları serisi

miras
yıldızsız gece
karanlığın kuşatması
şafağa geçit

bu 10 kitap sizi kesmez ise, unutulmuş diyarlarda kalmak isterseniz. tıpkı ''ejderha mızrağı'nda olduğu gibi yan kitaplara yönelebilir ya da salvatore'nin yazdığı ''ruhban'' serisine göz atabilirsiniz.

bu da bitti ne yapsak ? e tabi bir de ''david eddings'' e bakmak lazım. akıcı bir dili vardır. başlarsınız ve serilerin ne ara bittiğini bile anlamazsınız. tolkien'den esintiler bulmanızda cabası.

genel olarak çoğunluk ''belgariad serisi'' ve ''malloryon'' serisine ağırlık verse de bende elenium ve tamuli üçlemelerinin yeri ayrıdır. şövalye sparhawk'ın askerleyiz diye slogan attırabilecek bu seri, ursula k. l guin'e de gönderme yapması sebebiyle bende ayrı bir sempati uyandırır.

evet, biraz vites düşürelim kafa dağıtalım diyorsanız da, ''shannara efsanesi''ne göz gezdirebilirsiniz. fazla yorucu değildir. işin aslı biraz ''yüzüklerin efendisi''ni andırır. druid allanon tıpkı gandalf'ın baggins'lere sıkıntılı durumlarda uğraması gibi, ohmsford sülalesine uğramaktadır.. karabüyücü lord ise biraz sauron'u hatırlatır. yine de beklentiyi çok yüksek tutmaz iseniz keyifli zaman geçirebilirsiniz.

bu seride toplam 10 kitap ile karşılacaksınız. bunun sebebi shannra'nın kılıcı'nın 3 kitap olarak basılmasıdır. sonrasında durum değişti mi onu bilemiyorum.

neyse nefeslendik, yorucu olmayan bir seri okuduk. hala fantastik kurgu kitap okuma isteğiniz varsa bir ''fantastik kurgu'' efsanesi olan melnibonelu elric ve kılıcı ''fırtına yaratan'' ile tanışma vaktiniz geldi demektir. micheal moorcok'un bu karakteri yaratmış olması dahi ''fantastik kurgu edebiyat'' için önemli bir mihenk taşıdır. farklı bir yol farklı bir karakter... işin büyüsünü kaçırmamak için çok fazla ayrıntıya girmek istemiyorum. okuyun ve görün denilesi bir eserdir. yalnız seriyi önerdiğim bazı arkadaşlarım türkçe basımlarını bulamadılar. o sorun halen devam ediyor mu bilemiyorum. tek bildiğim ne yapıp edip, bulup okumanız gerekliliğidir.

baktık kaptırdık gidiyoruz. zebellah gibi bir seriyi okuyacak gücümüz ve inancımız var demektir. robert jordan imzalı ''zaman çarkı'' bunun için biçilmiş kaftan... 14 kitaplık dev bir seri...

ursula k. l guin ve tolkien'den bahsetmeye gerek bile yok. zaten okudunuz ya da okuyacaksınız.

benden bu kadar. keyifli okumalar.
devamını gör...

peki kek aşkımdan bahsetme vakti gelmiş. okulda her sabah istisnasız yediğim kek gibi kek idi kendisi. şu anda satılandan bahsetmiyorum ama. kakaolu, muzlu, çilekli, karamelli çeşitleri vardı.
artık üretilmiyor zaten, değeri bilinmedi. unutmayalım, unutturmayalım.
devamını gör...

sadece ağzımi açsam yine iyi. ben bir de çiğneyip yutuyorum olmayan yemekleri. *
devamını gör...

katılmadığım başlık. elbette zevkler ve renkler tartışılmaz ama, bence kilolu olup göze hitap eden çok güzel kadınlar var. bence her şey yakışanı giymekle alakalı. fiziğin bir önemi olmamalı.

(bkz: tess munster)
devamını gör...

kesinlikle öğreniliyor ben bizzat denedim ancak pratiğe muhtaç bir öğrenme. düşünün kek yapmak için bütün malzemeleri hazırladınız, karıştırdınız ama pişirmedikten sonra kek olmuş olmadı. *
devamını gör...

devamını gör...

(bkz: başkası adına utanmak)
30 yaşında olmak, işsiz olmak, bir mal sahibi olmamak, kenarda paranın olmaması, borcunun olması gibi şeylerin hiçbiri utanılacak şey değildir. annenin, ablanın bile çalıştığı yerde hiç hak etmediğin şeylere sahip olmak, babanın avucuna bakmak, sana bu imkanları veren insanlar uykusundan feragat edip sabah işe giderken kazık kadar adamın kasesini devirip yatması, bu düzeni değiştirmek için en ufak gayrete girmeyip üstüne pişkin pişkin bununla övünmesi bence utanç verici.
bir sonraki level ne, evlenip evde yatıp eş parası yemek mi?
devamını gör...

herşeyin temelini oluşturan fizik ve fizik kurallarıdır. adaletli olan bu kurallar herkes için aynıdır. erkek ,kadın, hayvan, yaşlı, genç vs. herhangi biri uçurumdan atlarsa fizik kuralları gereği ölür. ne kadar etki ederseniz, o kadar tepki alırsınız. bilim dallarının en ağır abisidir.
devamını gör...

en kısa tanımı uyum sağlayan olan uyum sağlayamayanı yer ve hayatta kalır olan teoridir. oldukça mantıklıdır.

ipkobaco isimli yazar arkadaşımızın uyarısı üzerine 'güç' kavramını 'uyum sağlayan' olarak değiştirdim.
devamını gör...

diyafram kasının ani ve istemsizce kasılması sonucu oluşan, vücudumuzun bizimle oyun oynama şekli olan komik durum.


çok güldüğümüzde ya da hızlı yemek yediğimizde denk geliriz genelde bu arkadaşa, bir saatten fazla devam ederse insanı hayattan soğutur. beynimizin bize "yemeğini doğru düzgün yesene yahu, bak kafam karıştı şimdi bu gırtlağındaki kapakçığı zamansız açıp kapatayım da gör gününü." demesiyle başlıyor süreç de.

kendilerinin geçmesi için en bilinen yöntem nefes tutmak olsa da bence bir tatlı kaşığı limon suyu içince hemen geçiyor. bir de bu zamana dek kayıtlara geçmiş en uzun süreli hıçkırık 68 sene sürmüş, felaket bir şey.
devamını gör...

hayatı çok seven, kıpır kıpır, gerçekte tanımasam da çok güzel pozitif bir enerjiyle dolu olduğunu düşündüğüm, iyi niyetli kimseyi kırıp incitmeyen, ve sözlükte herkes tarafından çok sevilen tatlış yazarımızın doğum günüsü kutlu olsun o zaman.* nice mutlu yaşlara* dilerim çok huzurlu, mutlu bir yıl geçirir, yeni yaşı hayırlı olsun diyelim.*
devamını gör...

çingeneler zamanı (time of the gypsies) filminin meşhur müziklerini, ve yine bayılarak izlediğim underground yani yeraltı filminin de müziklerini besteleyen; vaktiyle sezen aksu'nun kendisi ile bir albüm yapmak için peşinden koştuğu inanılmaz yetenekli müzisyen. ben az önce saydığım gibi emir kustirica filmleriyle tanıdım kendisini ama araştırdığımda birçok eserinin türkler tarafından çalındığını, aslında birçok eserini çoktan dinlediğimizi keşfettiğim, ısrarla dinlemenizi tavsiye ettiğim bosnalı besteci-müzisyen.
devamını gör...

bebeğin kendini tanımasını kolaylaştırmak için kullanılır, çünkü bebek bir buçuk yaşına kadar kendini tanımaz. yalnızca dışarıdan haz alan, alamadığında haykıran, evrenin kendisi için olduğunu sanan, ne olduğu belirsiz, daha doğru, 'ben' kavramı olmayan şeydir bebek.
şu mükemmel yazıya bakınız.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim