fraktür
kemik veya kıkırdak dokularda oluşan çatlaklar, ufak kırıklar veya bozulmalara verilen isim.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
-sence hangisini alayım?
+oratadakini al
-ortada bir şey yok altan, sağdaki mi soldaki mi?
+ya ben ne anlarım defterden?
-he ben çok anlıyorum sanki
+ya git 2,5 liraya kareli defter al geç. bi deftere 50 tl verilir mi?
ve evet, içim acısa da o parayı verdim. peki hangisini aldım? tabii ki ortadakini**. karalama defterim bugün elime ulaştı. ulaşmasıyla karalanması bir oldu o ayrı konu.
he bir de akşama bulgur pilavı yaptım. misss gibi.
+oratadakini al
-ortada bir şey yok altan, sağdaki mi soldaki mi?
+ya ben ne anlarım defterden?
-he ben çok anlıyorum sanki
+ya git 2,5 liraya kareli defter al geç. bi deftere 50 tl verilir mi?
ve evet, içim acısa da o parayı verdim. peki hangisini aldım? tabii ki ortadakini**. karalama defterim bugün elime ulaştı. ulaşmasıyla karalanması bir oldu o ayrı konu.
he bir de akşama bulgur pilavı yaptım. misss gibi.
devamını gör...
gökhan semiz
"inanki teksin" isimli şarkısıyla beni benden alan grup vitamin solisti..
23 yıl geçti, halen hatırlarım o elim kazayı. ışıklar içinde uyu gökhan semiz..
23 yıl geçti, halen hatırlarım o elim kazayı. ışıklar içinde uyu gökhan semiz..
devamını gör...
kabullenildiğinde olgunlaştıran acı gerçekler
anne ve babanın yaşlandığı gerçeği.
devamını gör...
izmirli kadınlar
kiskanilan sehirimin, bok atilan kadinlaridir. en guzel sehir, en guzel insanlarla guzel olmustur.
devamını gör...
seni aldattım diyen sevgiliye söylenecek ilk söz
hiçbir şey söylemezdim herhalde. sessizce giderdim. bağırıp çağırıp, ortalığı yıkacak bir yapıya sahip değilim. o anda o enerji de gelmez zaten.
devamını gör...
coğrafya kader midir sorunsalı
kesinlikle kaderdir demek istediğim başlıktır.
hatta aile de kaderdir. hakan günday daha kitabında insan kaçakçısı bir adamın oğlunu anlatıyordu. o kitabı okuduktan sonra coğrafyanın da ailenin de kader ve keder olduğunu anladım.
hatta aile de kaderdir. hakan günday daha kitabında insan kaçakçısı bir adamın oğlunu anlatıyordu. o kitabı okuduktan sonra coğrafyanın da ailenin de kader ve keder olduğunu anladım.
devamını gör...
kendine başkasının gözünden bakmak
insanın kendisine dışardan bir göz şeklinde bakabilmesi olgun bir ruhsal örgütlenmeye sahip olduğunun göstergesidir. böyle kişiler kişisel gelişmeye yatkındır, açıklayıcı psikoterapiden faydalanabilirler.
devamını gör...
olgun insanın özellikleri
olgun: bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı kimse. olgunun sözlük manası budur.
cemil meriçe göre “ olgunlaşmak kalbin daha hassas, kanın daha sıcak, zekânın daha işlek, ruhun daha huzurlu olması demek.”
cemil meriç çok kapsamlı bir tanım yapmış.
bana göre de olgunlaşan insan kin gütmeyip affeden, farklılıklara saygı duyan, farklı fikirlere ve yaşantılara açık olan, ön yargılarından büyük oranda kurtulmuş, mutluluğu içinde bulabilen, ailenin kıymetini anlayıp gereken önemi gösterebilendir.
cemil meriçe göre “ olgunlaşmak kalbin daha hassas, kanın daha sıcak, zekânın daha işlek, ruhun daha huzurlu olması demek.”
cemil meriç çok kapsamlı bir tanım yapmış.
bana göre de olgunlaşan insan kin gütmeyip affeden, farklılıklara saygı duyan, farklı fikirlere ve yaşantılara açık olan, ön yargılarından büyük oranda kurtulmuş, mutluluğu içinde bulabilen, ailenin kıymetini anlayıp gereken önemi gösterebilendir.
devamını gör...
elimde belgeler var konuşursam sözlük karışır
(bkz: sen bir arkaya gelsene hele)
devamını gör...
yazarların an itibarıyla düşündüğü şey
kara kara düşünmeye iten sinir bozucu olayların toplamı.
ev taşıma işleri yetişecek mi?
evin masraflarına artık yetişemiyorum. astarı yüzünü geçti. ne olacak bu böyle?
bety'e veteriner bulamadım. bulduklarıma güvenemedim. şehir dışındaki uzmana gidene kadar başına bir şey gelmese bari.
hasan abinin kliniğini boşaltmaya başlamışlar onun gamı kasvetide çöktü üstüme değme artık keyfime.
bugün baya depresifim sizin gününüz, akşamınız güzel olsun cancağızlar.
ev taşıma işleri yetişecek mi?
evin masraflarına artık yetişemiyorum. astarı yüzünü geçti. ne olacak bu böyle?
bety'e veteriner bulamadım. bulduklarıma güvenemedim. şehir dışındaki uzmana gidene kadar başına bir şey gelmese bari.
hasan abinin kliniğini boşaltmaya başlamışlar onun gamı kasvetide çöktü üstüme değme artık keyfime.
bugün baya depresifim sizin gününüz, akşamınız güzel olsun cancağızlar.
devamını gör...
fıstıklı sarma
her yerde yenmemesi gereken efsane tatlılardan biridir.
tavsiyem karaköy güllüoğlu'nda yemenizdir. biraz pahalıdır ama kesinlikle değer.
tavsiyem karaköy güllüoğlu'nda yemenizdir. biraz pahalıdır ama kesinlikle değer.
devamını gör...
kendini pazarlama
yaa bu işte benim en anlamadığım ve eksikliğini çok yaşadığım bir şey. on kere dünyaya gelsem beceremem öyle sanıyorum ki...
biz kendimize yakıştıramadık, kibirlenmiycez, mütevazı olcaz derken çok ucuz insanlara malzeme olduk ya ona yanıyorum en çok da.
tesellim o ki; ''zaman en büyük müfessirdir.''
biz kendimize yakıştıramadık, kibirlenmiycez, mütevazı olcaz derken çok ucuz insanlara malzeme olduk ya ona yanıyorum en çok da.
tesellim o ki; ''zaman en büyük müfessirdir.''
devamını gör...
türbanın islamda olmadığı gerçeği
vay be ateistler artık islamı anlatıyor ne günlere geldik.
devamını gör...
blok evren teorisi
evrenin, tüm olayların herhangi bir zaman ve yerde gerçekleşen her şeyden oluştuğunu ileri süren teori.
hayatlarımız bir yere doğru bir "akış" içerisinde ve biz bunu engelleyemiyoruz yahut geriye dönüp bir hatamızı düzeltemiyoruz. ancak acaba gerçekten bizim sandığımız gibi mi işliyor, bu "zaman" denen olgu? bir defterin her sayfasının kenarına her defasında bir parça daha farklı bir adam çizip *, sayfaları hızlıca bıraktığınızda adamın hareket ettiği yanılgısına kapılırsınız. oysa adam aslında tüm karelerde hiçbir şey yapmadan durmaktadır. bu karelerin hepsi bir araya geldiğindeyse onun hareket ettiğini görürüz.

yaşadığımız hayatların ileri yahut geri alınamayan, durdurulamayan böyle karelerin bir bileşimi olduğunu düşünün. bu her şeyi kökünden değiştirirdi. bu durumda gerçek olan şey zaman değil sadece değişim olurdu.
ünlü teorik fizikçi max tegmark şöyle der: "evreni, bir şeylerin gerçekleştiği 3 boyutlu bir uzay olarak görebiliriz ya da hiçbir şeyin gerçekleşmediği 4 boyutlu bir uzay olarak..."
eğer bu 2. durum doğruysa, gerçekten evrende değişen, "zamanda ilerleyen" ya da "geride kalan" hiçbir şey yok demektir. göreliliği düşünün: hareketi ya da hızı, herhangi bir şeyi referans aldığımız zaman doğru olarak tanımlayabiliriz. bir referans noktasının olmadığı yerde bu kavramlar anlamını yitirir. insan da hafızası olduğu sürece bir "geçmiş algısı"na sahiptir. hafızamız bizim geçmiş ya da şimdiyi belirlerken kullandığımız bir referans noktasıdır. eğer böyle bir noktamız olmasaydı, geçmiş diye bir kavramımız olur muydu sizce?
***
entropi sürekli olarak artış eğilimi gösterir çünkü evrende düzensizlik sürekli olarak artar. bu nedenle zamanı geriye alamayız. şöyle düşünün; bir bardak sağlamken bu düzenli ve kararlı bir durumdur. onu kırdığınızda artık düzensiz bir evreye geçer ve bunu geri alıp tekrar düzenli hale getiremezsiniz. burada işin içine nedensellik ilkesi de girer.
"entropi, bilinçli varlıkların var olduğu bir evrende bu şekilde ilerlemek durumundadır" der alan guth. ona göre, bilgi, entropinin artışına neden olur. zaman okunun geriye döndürülemiyor oluşunun nedeni de budur. ancak bir başka evrende bu tersine işliyor da olabilir.
***
kuantum mekaniği ya da göreliliğe ait yasalar, blok evren teorisine izin verir. fakat yine de bu kesin olarak kanıtlanana kadar doğru kabul edilemez.
bu arada, hollandalı bir astronom ve ekibinin yaptığı bir çalışmaya göre, birbiri etrafında dönen 3 adet kara delik simülasyonu gösteriyor ki geçmiş hiçbir şekilde geri alınamaz. yani zamanın oku, yukarıda da dediğim gibi, entropinin tersi yönde işleyemiyor. önümüzdeki yıllarda bu konu hakkında daha fazla araştırma görebilmeyi umuyorum.
konuyla ilgili ayrıca (bkz: zaman bir algı mıdır yoksa gerçek mi sorunsalı)
hayatlarımız bir yere doğru bir "akış" içerisinde ve biz bunu engelleyemiyoruz yahut geriye dönüp bir hatamızı düzeltemiyoruz. ancak acaba gerçekten bizim sandığımız gibi mi işliyor, bu "zaman" denen olgu? bir defterin her sayfasının kenarına her defasında bir parça daha farklı bir adam çizip *, sayfaları hızlıca bıraktığınızda adamın hareket ettiği yanılgısına kapılırsınız. oysa adam aslında tüm karelerde hiçbir şey yapmadan durmaktadır. bu karelerin hepsi bir araya geldiğindeyse onun hareket ettiğini görürüz.
yaşadığımız hayatların ileri yahut geri alınamayan, durdurulamayan böyle karelerin bir bileşimi olduğunu düşünün. bu her şeyi kökünden değiştirirdi. bu durumda gerçek olan şey zaman değil sadece değişim olurdu.
ünlü teorik fizikçi max tegmark şöyle der: "evreni, bir şeylerin gerçekleştiği 3 boyutlu bir uzay olarak görebiliriz ya da hiçbir şeyin gerçekleşmediği 4 boyutlu bir uzay olarak..."
eğer bu 2. durum doğruysa, gerçekten evrende değişen, "zamanda ilerleyen" ya da "geride kalan" hiçbir şey yok demektir. göreliliği düşünün: hareketi ya da hızı, herhangi bir şeyi referans aldığımız zaman doğru olarak tanımlayabiliriz. bir referans noktasının olmadığı yerde bu kavramlar anlamını yitirir. insan da hafızası olduğu sürece bir "geçmiş algısı"na sahiptir. hafızamız bizim geçmiş ya da şimdiyi belirlerken kullandığımız bir referans noktasıdır. eğer böyle bir noktamız olmasaydı, geçmiş diye bir kavramımız olur muydu sizce?
***
entropi sürekli olarak artış eğilimi gösterir çünkü evrende düzensizlik sürekli olarak artar. bu nedenle zamanı geriye alamayız. şöyle düşünün; bir bardak sağlamken bu düzenli ve kararlı bir durumdur. onu kırdığınızda artık düzensiz bir evreye geçer ve bunu geri alıp tekrar düzenli hale getiremezsiniz. burada işin içine nedensellik ilkesi de girer.
"entropi, bilinçli varlıkların var olduğu bir evrende bu şekilde ilerlemek durumundadır" der alan guth. ona göre, bilgi, entropinin artışına neden olur. zaman okunun geriye döndürülemiyor oluşunun nedeni de budur. ancak bir başka evrende bu tersine işliyor da olabilir.
***
kuantum mekaniği ya da göreliliğe ait yasalar, blok evren teorisine izin verir. fakat yine de bu kesin olarak kanıtlanana kadar doğru kabul edilemez.
bu arada, hollandalı bir astronom ve ekibinin yaptığı bir çalışmaya göre, birbiri etrafında dönen 3 adet kara delik simülasyonu gösteriyor ki geçmiş hiçbir şekilde geri alınamaz. yani zamanın oku, yukarıda da dediğim gibi, entropinin tersi yönde işleyemiyor. önümüzdeki yıllarda bu konu hakkında daha fazla araştırma görebilmeyi umuyorum.
konuyla ilgili ayrıca (bkz: zaman bir algı mıdır yoksa gerçek mi sorunsalı)
devamını gör...
hrant dink
delik ayakkabısıyla işine giderken tüm derin ve yüzeysel güçlerin işbirliği sonucu katledilen ermeni. o ermeniyi sokak ortasında alçakça katlettiklerinden beri hepimize daha hukuksuzca zulmediyorlar.
bu derin ve yüzeysel güçler evet çok güçlüler. ama güçleri işine giden silahsız yaşlı bir ermeniyi iş birliğiyle öldürmeye yetti. zira bu güçler çok korkaklar. katlettiklerini sandıkları yaşlı bir ermeni değil hakikatti. ben betontan başverip fışkıran nice çiçekler görmüşüm. o günden beri yaşamın her yerden fışkırdığına şahidim. hakikatte tam böyle bir somut yaşam nesnesidir.
"güvercinim uyur mu,
çağırsam uyanır mı?"
bu derin ve yüzeysel güçler evet çok güçlüler. ama güçleri işine giden silahsız yaşlı bir ermeniyi iş birliğiyle öldürmeye yetti. zira bu güçler çok korkaklar. katlettiklerini sandıkları yaşlı bir ermeni değil hakikatti. ben betontan başverip fışkıran nice çiçekler görmüşüm. o günden beri yaşamın her yerden fışkırdığına şahidim. hakikatte tam böyle bir somut yaşam nesnesidir.
"güvercinim uyur mu,
çağırsam uyanır mı?"
devamını gör...
the office
izlemeye yeni yeni başladığım ve dördüncü sezona geçtiğim dizi. günlerimi eğlenceli geçirmemi sağlıyo evet ama bazı bölümlerde hüznü de tadıyosun. bir kaç bölümden fazlasını bir günde izlemiyorum. dizi kamera nasıl bir karakter olurun adeta örneği. michael seninle ortak yanlarımız var, seni hem seviyorum hem de eh ama bunu da yapma diyorum utanç duyuyorum ama gülüyorum da... geçen gün mutfakta tost makinesini alırken önünde olan eşyalar, alttakı örtüden kaya kaya öne gelmiş. o sırada tostun iç malzemelerini hazırlıyodum. yanımda da annem vardı. onlar tam düşeceği an öyle bi koşmuştu ki tutmak için buna normalde gülerim ama kısa sürer. zihnimde dizinin kamera hareketleri işte yüze yapılan zoomlar belirdi anlık ofisin mutfağında bi bölüm çekmişim gibi dakikalarca güldüm. güldüm de bi kendim güldüm. sonra da gerçekliğe döndüm, paşa paşa yaptım yedik tostu. ha gün içinde gülmeye de devam ettim o ayrı. kadına anlatsam izlemeden tam olarak da anlamaz.
velhasıl sanki o ofistesin ve o ofistekiler senin evinde. bitmesini hiç istemeyerek izlemeye devam.
velhasıl sanki o ofistesin ve o ofistekiler senin evinde. bitmesini hiç istemeyerek izlemeye devam.
devamını gör...
kapatınca kafa ütülüyormuş denilen şeyler
aspiratör
süpürge
çamaşır makinası
süpürge
çamaşır makinası
devamını gör...

