yazarların gününü özetleyen fotoğraf
yollarda ziyanlığımızın fotoğrafıdır. anam ağladı mı bilmiyorum ama ben biraz ağlamış olabilirim. fazlaca yorulduk. minnak kızın polipleri büyümüş. ben zaten fark etmiştim ama veteriner beyanı biraz canımızı sıkmış olabilir. tedaviye kaldığımız yerin biraz gerisinden bir süre daha devam edeceğiz. ameliyat ertelendi tabi haliyle. geç olsun güç olmasın diyor ilginiz ve alakanız için teşekkür ediyoruz. bety kız hepinizin ellerinden öper herhalde emin değilim çünkü bana küstü kendileri. evde köşe bucak benden kaçıyor geldiğimizde beri. zor bir günün ardından vitaminimi alıp sınavlara adıyorum şuan kendimi. herkeslere huzurlu, güzel akşamlar. biraz günlük gibi mi oldu ne? püfff aman ne yapayım bee bu ara ya kendi kendime konuşuyorum ya da çiçek ve kedilerle idare edi verin artık. sevgiler.
devamını gör...
doğru insanı bulmak
gerçekten beklediğim, istediğim, umut ettiğim durum. insan o tür birini bulmadan eksik yaşıyor bence. istediğin kadar zengin ol, ünlü ol, çevrende senden hoşlanan insanlar olsun. doğru kişi olmadıktan sonra hiçbir şeyin anlamı yok. insanın özünde paylaşmak var. insan mutluluğu paylaşamadıktan sonra mutluluğun bir anlamı var mı ya da mutluluğu paylaşamayınca gerçekten mutlu olabilir mi? işte ben de ruhen işsiz biri olarak bu derde sahibim. çok şükür aç değilim açıkta değilim. ama insan bu hayatta bir kez yaşıyor. ee dolu dolu yaşayayım istiyor. şimdi bazı insanlar bu tür bir olaya inanmıyor. doğru kişi diye bir şey yok diye. yahu olması lazım. aşkın en derin hali yoksa bu günlere kadar gelen hikayeler nasıl var olabiliyor? demek ki o derinliğe kavuşan insanlar var.
devamını gör...
mutlu olma yolunda en büyük engel
sürekli geçmişi özlemek ya da geleceği düşlemek. şimdi iş bulsam ofiste kahve içsem süper olurdu ya da lisede ne çok arkadaşım vardı şeklinde düşünmek. kısaca anın içinde yaşamamak. geçmişin tatlı anıları, geleceğin şaşalı hayallerinde kaybolup gitmek.
devamını gör...
kitap satın alma hastalığı
kitap almak, aldığım kitabı koklamak* ve o kitabın sayfalarında kaybolmak benim için çok büyük bir mutluluk sebebi. bu yüzden zevkle sahip olduğum hastalıktır. ama kitaplar anlamlandıramadığım bir pahalılıkta. en ucuz şeylerin kitaplar olması gerekirken bu pahalılık bana saçma geliyor. keşke daha ucuz olsalar da kitaplığımızı rahatlıkla doldurabilsek.
devamını gör...
kendini artılayan yazar
böyle bir özellik mi varmış?, diye şaşırdığım başlık ve/veya eylemsi.
devamını gör...
gogol bordello
konser sırasında yaptığı hareketlerle akıllara kazınan adam.
devamını gör...
en sevilen duman şarkısı
(bkz: manası yok)
/ gönülden geçen yolu gömmüşler
ben geçer miyim yok
ah bu diyarda kimi kesmişler
haberin var mı koç /
/ gönülden geçen yolu gömmüşler
ben geçer miyim yok
ah bu diyarda kimi kesmişler
haberin var mı koç /
devamını gör...
kınamak
t: eski türkçe kın veya kıın veya kıyn veya kıny köküne dayanan kelimedir.
kın sözcüğü "ceza" anlamındadır. kıyın şeklinde de geçer. kıymak fiili ile kökdeş olması muhtemeldir.
kelimenin ilginç bir anlam daralması serüveni var. nişanyan'ın aktardığı örneklere göre şu aşamalardan geçmektedir: *
1000'li yıllardan önce ve daha sonrasına kadar olan anlamı "işkence etmek",
1300'lerden sonra "cezalandırmak",
osmanlı döneminde "alay etmek ve ayıplamak",
günümüzde ise yalnızca "ayıplamak"
şiddetle kınamalarıyla meşhur olan bir devlet yöneticisinden cümle içinde kullanım örneği:
kın sözcüğü "ceza" anlamındadır. kıyın şeklinde de geçer. kıymak fiili ile kökdeş olması muhtemeldir.
kelimenin ilginç bir anlam daralması serüveni var. nişanyan'ın aktardığı örneklere göre şu aşamalardan geçmektedir: *
1000'li yıllardan önce ve daha sonrasına kadar olan anlamı "işkence etmek",
1300'lerden sonra "cezalandırmak",
osmanlı döneminde "alay etmek ve ayıplamak",
günümüzde ise yalnızca "ayıplamak"
şiddetle kınamalarıyla meşhur olan bir devlet yöneticisinden cümle içinde kullanım örneği:
devamını gör...
yaşından küçük göstermek
yaşıtım olan insanları geçtim benden küçük olanlar tarafından bile ciddiye alınmadığım için lanet ettiğim özellik, keşke herkes yaşında gösterse ve dünya çok daha iyi bir yer olmaya başlasa. bir de buna minyonluk eklendiğinde, sinirlendiğiniz zaman bile elinde bıçakla gezen civcive dönüşüyorsunuz ve ciddiye alınma oranı eksilere düşüyor.
devamını gör...
güzellik
platon'a göre güzellik ideadır, mutlaktır "güzel kadın ölür gider ama güzellik ideadır, mutlaktır" der.
aristoteles güzelliği "bir orantıyı ve belirli bir sınırlılığı gösteren bir düzen" olarak tanımlar
platinos güzellik tanrısal aklın evrendeki ışıması; hegel ise "mutlak ruhun nesnelerde görünüşe gelmesi" der.
"güzellik bir insanın iç dünyasının kendine göre bir nesneyi algılamasıdır."
yanisi: siz kendinizi ne kadar "güzel"leştirirseniz güzellik algınız da o kadar "güzel"leşir demek istiyor.
aristoteles güzelliği "bir orantıyı ve belirli bir sınırlılığı gösteren bir düzen" olarak tanımlar
platinos güzellik tanrısal aklın evrendeki ışıması; hegel ise "mutlak ruhun nesnelerde görünüşe gelmesi" der.
"güzellik bir insanın iç dünyasının kendine göre bir nesneyi algılamasıdır."
yanisi: siz kendinizi ne kadar "güzel"leştirirseniz güzellik algınız da o kadar "güzel"leşir demek istiyor.
devamını gör...
zümrüd-ü anka (yazar)
gene nickaltına yazmadığımı fark ettiğim mahlası asil yazar. halbuki tanımlarını çok severim, beğenisini de eksik etmez. profil resmi mahlası ile uyum içinde olan müdavim yazar. bugüne kadar burayı boş bıraktığım için af diliyorum kendisinden.
devamını gör...
bir kadını kırmadan ona şişman olduğunu söylemek
yas yas yas gley yas gley cürübbübbbüüü
devamını gör...
200 tl ile sigara yakan ablalar
eminim gerçek bir emekle kazanılmış, hakkaniyetli bir çalışmanın ürünü bir para değildir. çünkü tüm milli değerleri bir yana insan, ne kadar cahil ya da aptal olursa olsun kendi emeğini unutmaz.
devamını gör...
takipçi sayısının artmamasının nedenleri
demek ki seni sevmiyorlar beni de sevmiyorlar sevilmiyoruz bak yine üzüldüm ben ağlamaya gidiyorum
devamını gör...
vizontele
ikinci serinin başındaki türkçe öğretmeninin repliğine bittim doğrusu :
"demek ki ne yapamıyormuş? yazamıyormuş
ne yapamıyormuş ? yazamıyormuş. "
"demek ki ne yapamıyormuş? yazamıyormuş
ne yapamıyormuş ? yazamıyormuş. "
devamını gör...
fazla ciddiye alınan şeyler
düğün.
devamını gör...
domestic hıyar
ne ara, kim kimi küstürüyor?
hep kaçırıyorum ben.
ne güzel neşeli tanımları vardı.
fedon gibi taverna havası atıp duruyordu.
benim jenerasyondandı.
gitme deseydim keşke. *
hep kaçırıyorum ben.
ne güzel neşeli tanımları vardı.
fedon gibi taverna havası atıp duruyordu.
benim jenerasyondandı.
gitme deseydim keşke. *
devamını gör...
altı çizilesi kitap satırları
"eğer ne istediğini bilmezsen" diyor kapıcı, "bir bakarsın istemediğin bir sürü şeyin olmuş."
hiçbir zaman tamamlanmış olmayayım, ne olur.
hiçbir zaman halimden memnun olmayayım.
hiçbir zaman kusursuz olmayayım.
kurtar beni, tyler, kusursuz ve tamamlanmış olmaktan kurtar.
chuck palahniuk (dövüş kulübü), s.47
hiçbir zaman tamamlanmış olmayayım, ne olur.
hiçbir zaman halimden memnun olmayayım.
hiçbir zaman kusursuz olmayayım.
kurtar beni, tyler, kusursuz ve tamamlanmış olmaktan kurtar.
chuck palahniuk (dövüş kulübü), s.47
devamını gör...
daddy (yazar)
sözlüğe bazı dargınlıkları olan yazar tanesi.
kendisiyle ilişkimiz benim bu yazar kardeşime olan nefretimle başladı. tam bir ilgi müptezeli. hiç tahammül edemem bu karaktere. dayanamayıp kendisiyle ilgili son derece alaycı bir enrty girdim nick altına. direk fiziksel özellikleriyle dalga geçtim. #483440 bana saniyesinde mesaj atıp teşekkür etti. inanmayacaksınız ama kendisi bu övgülerimi ciddiye aldı. evet bende inanamadım ama durum bu. gerçekten ironi olduğunu anlamadı. işte tam bu noktada kendisi hakkında bir kırılma yaşadım. hemen bahsedeyim.
kendisi herkesin bildiği üzere beğeni almak için her şeyi yapan bir yazarımız. tamam bir çoğumuz için bu durum çok itici. ama daddy ruhu çocuk olan bir insan. seviyor göz önünde olmayı. yazdıkları insanlar tarafından beğenilsin, okunsun istiyor. ben bunun kimseye zarar vereceğini düşünmüyorum. adam böyle takılmayı seviyor ve bizde sevmiyoruz. ama binlerce girdisi var. saatlerini harcamış bu sözlüğe. burayı hayatının bir parçası haline getirmiş. niyetinin kötü olduğunu düşünmüyorum. hatta burası için en büyük emekleri veren insanlardan biri. biliyorum hala sözlükte. sadece hesabına giriş yapmıyor. üzülmüş biraz.
kimseyi suçlamak için yazmıyorum, sadece bir şeylerin sebebini göstermek istiyorum. bu adamı kimse zorla göndermedi. kendi isteğiyle küstü gitti. gittiği gün benim onunla dalga geçtiğim gün. onunla dalga geçtiğim entryi 4 kişi favorilerine ekledi. lucifer, daddy ve iki moderatör favoverilerine ekledi. iki moderasyon ve bir troll. tekrar söylüyorum kimseyi suçlamıyorum zaten yapamam bende dalga geçmeye gelmişim. isteyen istediğini favoriler, beğenir, dalga geçer. sözlük yönetimi de istediği kararı alır kimseye de hesap vermek zorunda değiller tabi ki. ama iki moderatörün yazarla dalga geçtiğim entryi favorilemesi daddy'e garip hissettirmesini normal buluyorum. kendisi bu olayın üstüne bana özelden ''herkes eleştirdiğini dalga geçtiğini düşünüyor'' yazdı. *
tam bunların üstüne entryme süperlike atan moderasyon #484460 söyle bir girdi paylaştı. tabi ki karardır sözlüğün iyiliği içindir vs. oraları sorgulamak bunları düşünmek bana düşmez. ama daddy bunu üstüne alındığını düşünüyorum. kendisi ile ilgili bu konuda mini bir konuşmada yaptık. tekrar söyleyeyim bu adama şöyle yaptık böyle yaptık o yüzden gitti demiyorum. kendisinin burada istenemediğini hissetti sadece.
daddy senden hoşlanmıyorum. seni yapmacık buluyorum. bu benim şahsi fikrim. yazdıklarını hiç bir zaman okumayacağımı düşünmüyorum. sözlük sen olmadan da eksiksiz devam eder. ama her gün girdiğim şu sözlükte emeğinin olduğunu düşünüyorum. burada bir çoğumuz yokken emek harcamışsın yazarlarla sıkı bağlar kurmuşsun bir çok insanın sevgisini kazanmışsın. ben okumuyor olsam da severek takip eden bir çok insan var gördüğüm kadarıyla. buradan gitmiş olmana üzüleceğimi hiç düşünmezdim ama küçücük üzüldüm. eğer gitmende minicik bir payım varsa beni de affet.
moderasyon varlığından rahatsız mı oluyor. olsunlar. biz yazarlar senden rahatsız mı oluyoruz. olalım. sen pizza değilsin ki herkesi mutlu edesin. dön ve yaz!
kendisiyle ilişkimiz benim bu yazar kardeşime olan nefretimle başladı. tam bir ilgi müptezeli. hiç tahammül edemem bu karaktere. dayanamayıp kendisiyle ilgili son derece alaycı bir enrty girdim nick altına. direk fiziksel özellikleriyle dalga geçtim. #483440 bana saniyesinde mesaj atıp teşekkür etti. inanmayacaksınız ama kendisi bu övgülerimi ciddiye aldı. evet bende inanamadım ama durum bu. gerçekten ironi olduğunu anlamadı. işte tam bu noktada kendisi hakkında bir kırılma yaşadım. hemen bahsedeyim.
kendisi herkesin bildiği üzere beğeni almak için her şeyi yapan bir yazarımız. tamam bir çoğumuz için bu durum çok itici. ama daddy ruhu çocuk olan bir insan. seviyor göz önünde olmayı. yazdıkları insanlar tarafından beğenilsin, okunsun istiyor. ben bunun kimseye zarar vereceğini düşünmüyorum. adam böyle takılmayı seviyor ve bizde sevmiyoruz. ama binlerce girdisi var. saatlerini harcamış bu sözlüğe. burayı hayatının bir parçası haline getirmiş. niyetinin kötü olduğunu düşünmüyorum. hatta burası için en büyük emekleri veren insanlardan biri. biliyorum hala sözlükte. sadece hesabına giriş yapmıyor. üzülmüş biraz.
kimseyi suçlamak için yazmıyorum, sadece bir şeylerin sebebini göstermek istiyorum. bu adamı kimse zorla göndermedi. kendi isteğiyle küstü gitti. gittiği gün benim onunla dalga geçtiğim gün. onunla dalga geçtiğim entryi 4 kişi favorilerine ekledi. lucifer, daddy ve iki moderatör favoverilerine ekledi. iki moderasyon ve bir troll. tekrar söylüyorum kimseyi suçlamıyorum zaten yapamam bende dalga geçmeye gelmişim. isteyen istediğini favoriler, beğenir, dalga geçer. sözlük yönetimi de istediği kararı alır kimseye de hesap vermek zorunda değiller tabi ki. ama iki moderatörün yazarla dalga geçtiğim entryi favorilemesi daddy'e garip hissettirmesini normal buluyorum. kendisi bu olayın üstüne bana özelden ''herkes eleştirdiğini dalga geçtiğini düşünüyor'' yazdı. *
tam bunların üstüne entryme süperlike atan moderasyon #484460 söyle bir girdi paylaştı. tabi ki karardır sözlüğün iyiliği içindir vs. oraları sorgulamak bunları düşünmek bana düşmez. ama daddy bunu üstüne alındığını düşünüyorum. kendisi ile ilgili bu konuda mini bir konuşmada yaptık. tekrar söyleyeyim bu adama şöyle yaptık böyle yaptık o yüzden gitti demiyorum. kendisinin burada istenemediğini hissetti sadece.
daddy senden hoşlanmıyorum. seni yapmacık buluyorum. bu benim şahsi fikrim. yazdıklarını hiç bir zaman okumayacağımı düşünmüyorum. sözlük sen olmadan da eksiksiz devam eder. ama her gün girdiğim şu sözlükte emeğinin olduğunu düşünüyorum. burada bir çoğumuz yokken emek harcamışsın yazarlarla sıkı bağlar kurmuşsun bir çok insanın sevgisini kazanmışsın. ben okumuyor olsam da severek takip eden bir çok insan var gördüğüm kadarıyla. buradan gitmiş olmana üzüleceğimi hiç düşünmezdim ama küçücük üzüldüm. eğer gitmende minicik bir payım varsa beni de affet.
moderasyon varlığından rahatsız mı oluyor. olsunlar. biz yazarlar senden rahatsız mı oluyoruz. olalım. sen pizza değilsin ki herkesi mutlu edesin. dön ve yaz!
devamını gör...
5 kiloluk ipek şampuan
beyaz hacı şakir sabunundan sonra terfi ettiğimiz ilk şampuan.
90'lı yılların başındayız. hamam usulü su ısıtma sisteminden elektrikli şofbene terfi etmişiz. annem her pazar akşamı bizi kalıp sabunla yıkıyor. sabun gözlerimizi yakıyor ağlıyoruz, annem ağladığımız için bize kızıyor yine ağlıyoruz. sanırım duygularımı gizlemeye başladığım yıllar...
okulda tülin var. saçları dümdüz ve ipeksi. benim ise bonus reklamına koy oynasın sırıtmaz kadar kıvırcık saçlarım.
ama ben tülin'e başka bir reklamdan aşırma soru soruyorum:
- bu ipeksi saçların sırrı ne*
- tabi ki "ipek şampuan" diyor.
o zamanlar köyümüzün bakkalı olan muhittin amca bu şampuanı çok yeni satışa sunmuş. daha sonra muhittin amcadan ilham alarak kedime "muhittin" ismini koymuştum bilen bilir.
eve gider gitmez anneme bu şampuandan bahsediyorum. "sabun gibi temizlemez, kız o *ok senin saçından arınmaz" diyor ama sonunda şampuanı alıyor. bizim evde bir dönem kapanıyor.
bu şampuan sayesinde saçlarım daha bonus, daha hoyrat ve daha karşı konulamaz olarak * )uzun bir dönem geçiriyorum. ta ki bir gün kendi şampuanımı kendim seçene dek.
90'lı yılların başındayız. hamam usulü su ısıtma sisteminden elektrikli şofbene terfi etmişiz. annem her pazar akşamı bizi kalıp sabunla yıkıyor. sabun gözlerimizi yakıyor ağlıyoruz, annem ağladığımız için bize kızıyor yine ağlıyoruz. sanırım duygularımı gizlemeye başladığım yıllar...
okulda tülin var. saçları dümdüz ve ipeksi. benim ise bonus reklamına koy oynasın sırıtmaz kadar kıvırcık saçlarım.
ama ben tülin'e başka bir reklamdan aşırma soru soruyorum:
- bu ipeksi saçların sırrı ne*
- tabi ki "ipek şampuan" diyor.
o zamanlar köyümüzün bakkalı olan muhittin amca bu şampuanı çok yeni satışa sunmuş. daha sonra muhittin amcadan ilham alarak kedime "muhittin" ismini koymuştum bilen bilir.
eve gider gitmez anneme bu şampuandan bahsediyorum. "sabun gibi temizlemez, kız o *ok senin saçından arınmaz" diyor ama sonunda şampuanı alıyor. bizim evde bir dönem kapanıyor.
bu şampuan sayesinde saçlarım daha bonus, daha hoyrat ve daha karşı konulamaz olarak * )uzun bir dönem geçiriyorum. ta ki bir gün kendi şampuanımı kendim seçene dek.
devamını gör...