öğretmenlik mesleğini geliştirmek adına çabalayanların ödüllendirildiği bir puanlama sistemi getirilmişti. ama maalesef bu teşvik de uzman öğretmenlik gibi çok uzun sürmedi. hak önce verildi puanım 195 oldu, şimdi ise geri alındın. puanım 71.
iddia ediyorum ki blbir insanın çalışma motivasyonunu nasıl yok ederiz diye ugraşsalar bu kadar yaratıcı olamazlar.
üzerinde düşündükleri her şey çürüyor.
hiçbir şey düzgün ve hakkıyla yapılmıyor.
bundan sonra neden çalışmıyorsun diye soranlara en güzel hareketler benden gelsin.





öğretmenlerin hizmet puanı
(yargı kararı uygulaması)

"(9) öğretmenlerden;
a) doktora mezunu olanlara 90,
b) tezli yüksek lisans mezunu olanlara 50,
c) ortaöğretim alan öğretmenliği tezsiz yüksek lisans eğitimi hariç olmak üzere; tezsiz yüksek
lisans mezunu olanlara 30,
ç) ikinci bir dört yıllık yükseköğrenim mezunu olanlara 10,
d) uluslararası bir hakemli dergide makalesi yayımlananlara en fazla üç makale olmak üzere her
bir makale için 5,
e) ulusal bir hakemli dergide makalesi yayımlananlara en fazla üç makale olmak üzere her bir
makale için 3,
f) en fazla bir adet olmak üzere başarı belgesi alanlara 3,
g) en fazla bir adet olmak üzere üstün başarı belgesi alanlara 4,
ğ) en fazla bir adet olmak üzere ödül alanlara 5,
h) etwining programı kapsamında sertifikası bulunanlara 15,
ı) türk patent ve marka kurumundan patent tescili alanlara her bir patent tescili için 30,
i) türk patent ve marka kurumundan faydalı model tescili alanlara her bir faydalı model tescili
için 20,
j) türk patent ve marka kurumundan tasarım tescili alanlara her bir tasarım tescili için 10,
hizmet puanı verilir.

bu bağlamda; ilgi (a) yönetmeliğin 40'ıncı maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında yer alan hizmet puanları yargı kararları gereği geri alınmış olup bu doğrultuda hizmet puanı verilmesine ve onaylanmasına ilişkin kullanıcı yetkileri pasif hale getirilmiştir.
devamını gör...

aynı anda birileri doğuyor, birileri ölüyor, kimisi mutlu kimisi de asla mutlu olmayacağını düşünüp hayatın kendisine ayrılan sürenin sonuna gelmesini bekliyor.
devamını gör...

kabuğundaki mikroplar içine atlamasın diye.
devamını gör...

sadaka kültürü nedir sorusunun cevabı olan yardım.
devamını gör...

400 kişinin eğlendiği bir ortamda kendi kendini eğlendirmektir. bazen gereklidir bazen sırf eğlence içindir.
devamını gör...

şahap bey boş yapmayın ve soruya cevap verin dediğim başlıktır. 128 milyar dolar nerede lan neredeee ?
devamını gör...

sıradan bir yazar, okuyucunun şu anda bilgisayarının başında oturmuş, bir eli farede diğerini dizine yaslamış bir halde, bazı yerlerinde sıkılıp atlayarak, bazı yerlerinde ekrana biraz daha yaklaşarak, yine de yüzeysel bir ilgiyle bu yazıyı okurken, bir yandan da içten içe yazıyla değil birazdan bu yazıya yazacağı yorumla ilgilendiğini ve bunun zamanın şartları açısından uygun bir durum olduğunu düşünebilir.

ancak bu yazıyı yazan kişi kendini sıradan biri olarak görmediği ve geleceğe dair kesin bilgiler elde etmenin mümkün olmadığına inandığı için böyle bir düşünceyi aklının ucundan bile geçirmeden, okuyucuyu kendi geleceğiyle başbaşa bırakarak yazısını yazacak.

jose saramago’nun her romanını okuduktan sonra başyapıtının o son okuduğum roman olduğuna karar veriyorum ve bu sefer de benim için gelenek bozulmadı. şu anki kararıma göre saramago’nun başyapıtı kopyalanmış adam’dır. bu romanda tertuliano maximo afonso ismili tarih öğretmeninin bir video kasette film izlerken kendine çok benzeyen, hatta ikizi kadar benzeyen, hatta ikizin de bile çok benzeyen, hatta ve hatta kendisi olan bir adamla kaşılaşmasının hikayesi anlatılır.önemli bir alıntı kitabın gidişatını açıklayabilir. “…kaderle asla armut tartışmasına girme, çünkü kader bütün olgun armutları yiyip hamları senin eline verir.”

bu adam afonso’dan farklı olarak bir tarih öğretmeni değildir, ilk cümleden de anlaşılacağı gibi bir aktördür. küçük rollerde oynayan bu aktör, mesleğinde yükselme eğilimindedir. bunu da yavaş yavaş da olsa başarmaktadır. afonso ona telefon edip birbirlerinin aynısı olduklarını söyleyene kadar da hayatı normal seyrinde devam etmektedir. afonso’nu telefonu her şeyi değiştirir. ancak aktörün evini afonso’dan önce arayan bir adam daha vardır ki bunun kim olduğu kitabın sonunda ancak ortaya çıkacak ve romana yeni bir yön verecektir.

afonso ve antoino claro buluşmaya karar verir ve iş çığrından çıkmaya başlar. bu iki adamın doğum tarihleri bile aynıdır. ancak tertuliano yarım saat kadar sonra doğmuştur ve bu da onun aktörün kopyası olduğunun şaşmaz bir kanıtıdır. ikili arasındaki benzerlik bir düşmanlığa dönüşmeye başladığında bundan sadece kendileri değil maria de paz ( tertulano’nun uzatmalı, genç sevgilisi) ve helena ( antonio’nun karısı) da etkilenir. kitapta neden hammurabi kanunlarından bahsedildiği ise fazla keskin bir zekaya gerek duyulmadan çözülecek kadar açıktır.

kitap, saramago’nun her zaman yaptığı işi tekrar eden bir yapıt. kimlik bunalımlarının aşılamadığı günümüz toplumuna ciddi bir eleştiri. saramago dehası ve kaleminin keskinliği ile bize ölümsüzlüğünün bir başka göstergesini de bırakmış.
devamını gör...

sözlüğe yeni bir renk getirecek mis gibi bir yazar.
alıp karşıma uzun uzun anlatasım,
sonra da uzun uzun dinleyesim var.
sanırım biraz cinsiyetçiyim. hele kendini ifade etmeye çalışan,
kendince ifade etmeye çalışan hemcinsime,
ayrı bir itibar ediyorum.
aramıza hoş geldin.
keyifli yazmaların, keyifli okumaların olsun.
devamını gör...

insanlar artık güzel ya da en mutlu anlarını bir şekilde kayıt altına almak istiyorlar. sonuçta bu iş belirli talepler doğrultusunda doğuyor.
devamını gör...

bile bile bir yanlışı savunan. bir de üstüne bunu marifetmiş gibi anlatan kişilere karşı duyduğum histir.
devamını gör...

başka bir insanın inancına saygı duymayıp kendisine saygı duyulmasını bekleyen yazar beyanı.
devamını gör...

sözlüğün derinliklerinde saklandığı yerden çekip çıkarttığımız çiçek gibi* modumuzdur. muazzam tatlı ve sakinleştirici biridir.* gartic oynarken tüm hile girişimlerini göz ardı ederek hakkıyla oynaması ile de beni kalbimden tekrar tekrar vurmuştur.** daha fazla saçmalayıp sevgili çiçeğimin nickaltını kirletmeyeceğim. son söz olarak çoookça kalpler yolluyor ve sabahları bana yoldaş olduğu için teşekkürlerimi iletiyorum. iyi ki varsın cnm. *

not: 75 tane * kullanarak nickaltında yıldız tarlası kurduğum için de özür dilerim.**
devamını gör...

bir filmin en güzel sahneleri genellikle kesilmiş sahnelerdir, şeklinde örneklenebilecek yasalar bütünü.
devamını gör...

yaşım 20. halen üniversite eğitimime devam etmekteyim. okula gidebildiğim süreçte part-time olan zaman zaman full time da dahil olmak üzere birçok farklı işte çalıştım. şimdi bu başlığı açan arkadaşın anlamadığı şey şu öğrencilik yıllarında bu işler problem değildir günü kurtarmak adına çalışırsınız ama mezun olduktan sonra neden anketörlük yapmaya devam edeyim? yıllarca bir alana bağlı eğitim aldıktan sonra neden yani neden?

hadi bunları geçtim şuan memleketimdeyim. iş yok arkadaş burada iş. fabrikada çalışamam malum askerliğe daha çok var. ee diğer işler desen her yer kapalı zaten küçük bir ilçe, yasak olmasa da iş yok. köyde zeytinlik ile damda bulunan birkaç koyun ile oyalanıyorum işte ne yapabilirim başka? çiftçilikte benim öğrenim gördüğüm alanın dışında bir meslek lakin babam topraktan ve hayvandan anlar. çocukluğundan beri çobanlık yapıp zeytin ağaçlarıyla uğraşmış adam. yaşamak için. ondan öğrendiklerim ile beraber çiftlik kurmayı hayal etmeyi denedim ama olmuyor edemiyorum. bunun sebebini uzun uzadıya yazmaya hacet yok. sadece şunu bilin devletten destek istemiyorum vergiler ile köstek olmasın yeterli.

uzaktan bakıp gençler hakkında atıp tutmak kadar kolay bir şey yok. konuşun bol bol konuşun. orhan veli'nin dediği gibi "hava bedava su bedava" konuşmakta bedava bundan sonra. *

başlık için tanımı şöyle bırakayım.
(bkz: bir yeni nesil söylencesi; boş yapmak)
devamını gör...

özgüvenini kaybetmesine sebep olmaktır. bir insan özgüvenini kaybederse toplumdan uzaklaşır, yalnızlaşır, bunalıma girer.
devamını gör...

aa bu listede varım sanırım. **
devamını gör...

1960'ta resmiyet kazanan ve fransızca ismi olan système international d'unités'in baş harfleri olması nedeniyle, kısaca si birim sistemi olarak da bildiğimiz sistem. hani şu fizik derslerinde hocaların "es ay birim sistemi" deyip durduğu şey yani.

***

çok eski zamanlarda ölçüm sistemlerinde bir standart yoktu. her insanda farklı olan adım, karış, kol uzunluğu gibi birtakım özellikler ölçü olarak kullanıldığından sorunlar çıkabiliyordu.

1790 yılının mart ayında, bazı bilim insanları paris'te toplanır ve dünya üzerindeki meridyenlerden birini (dunkirk - barcelona üzerinden geçeni) yeni referans uzunluk olarak kabul ederler. birimi ise yunancada "ölçmek" anlamına gelen metron kelimesinden alınarak metre olarak belirlenir.

bu sistem yaklaşık 80 yıl sonra başka ülkeler tarafından da kabul görür. böylece kütle için de bir standart belirlemek için çalışmalara başlanır. o mesele de 1879'da çözülür. metre için ise yeniden bir standart ölçü belirlenir.

ilerleyen yıllarda zaman için de bir standart ölçü birimi oluşturmak amacıyla saniyenin tanımı yapılır. buna göre sezyum-133 atomunun 9.192.631.770 kez titreşmesi için geçen süre saniye olarak adlandırılır.

***

bu şekilde, temel büyüklük olarak kabul edilen bazı nicelikler için, zaman içerisinde belirli standartlar oluşturuldu ve birimler belirlendi.

- kütle için kilogram
- uzunluk için metre
- zaman için saniye
- madde miktarı için mol
- ışık şiddeti için candela
- sıcaklık için kelvin
- elektrik akımı için amper


bu liste dışında, aklınıza gelen her birim türetilmiş büyüklük olarak geçer fizikte.

***

her ne kadar yerleşmiş bir sistem gibi görünse de, bu birimler hâlâ, modern ölçüm sistemlerinin daha kesin ölçümleri neticesinde elde edilen bazı fiziksel niceliklere göre yeniden tanımlanabiliyor. örneğin metrenin tanımı, standart fiziksel cisimler üzerinden değil, ışığın birim zamanda aldığı yol üzerinden yapılıyor artık. aynı şekilde akım, sıcaklık, kütle gibi bazı niceliklerin tanımları da zaman içerisinde değişti. önceden özellikle fiziksel cisimler üzerinden yapılan birçok tanım, artık fiziksel sabitler üzerinden yapılıyor.
devamını gör...

italyanca'da bir belirli artikel (l'articolo determinativo). ingilizce'deki the ifadesini karşıladığını söyleyebiliriz ancak italyanca'da the anlamını 8 farklı artikel karşılıyor. gli, çoğul ve maskülen isimlerde kullanılan artikellerden biri.*

lo tekil maskülen artikeli çoğul isimlerde gli artikeline dönüşür:
s+sessiz harf ve z-, y-, ps-, gn- ile başlayan sözcüklerin çoğul halinde kullanılır.
örnek: lo studente >>>> gli studenti

l' tekil maskülen artikeli de yine çoğul halde gli artikeline dönüşür. bu artikeldeki kural ise söz konusu maskülen ismin sesli harfle başlamasıdır:
örnek: l'amico >>>> gli amici

ayrıca güzeller güzeli bir kedinin ismidir. ölüm sebebinin ise aşırı ilgiye bağlı stres sonucu olduğu söyleniyordu.
devamını gör...

iyi bir insan olacağımıza dair söz verdiklerimiz gidince ne yapıyorduk? ben hiç çalışmadım buraya.
tam kırk gün oluyor bugün. seni görmeyeli, sesini duymayalı, mesajını almayalı. varlığıyla anlam bulduğun insanın varlığından bihaber olmak nedir, bunu bilir misin? bir zamanlar veya belki halen belki yüzyıl sonra da eline batan dikeni dünyanın en tehlikeli nesnesi sayan ben için elini kırk gün göremeyişimin derin sancısı nedir, ya bunu?
giden gitmiştir diye başlayan afili ve vurdumduymaz cümlelerle büyüdüm. gidenin benden de bin parça alıp götüreceğini bana söylememişlerdi. dönüp hangi parçamı nerde bıraktın acaba diye düşünüyorum. bin yolda bin parça bulsam ve yine şen kahkahalar atsam diye.
tam kırk gün oluyor bugün. ben artık asla ben olmayan biriyle yaşamaya alıştım sanıyorum artık. yalnız ve sadece bir nebze de olsa yokluğuna alışmak dilerdim. cehennemin öbür adı, dipsiz bir uçurum, bir gayya kuyusu. ne kadar kötü ne kadar korkunç ne kadar berbat şey varsa o şair gibi tuttum yokluğuna tamamladım.
tam kırk gün oluyor bugün. kırk gün geçince güzel şeyler yazacağım ve şen kahkahalarımı yeniden atacağım diye söz verdim kendime. ancak artık güzel şeylere ve şen kahkahalara kırk yıl daha erişemeyecek sanıyorum kendimi. giderken beni tüm güzel duygulardan uzakta bir köşede bırakacağını da söylemedin, buna da aşk olsun. tüm güzel şeylerle beraber yollardan bin parçamı alıp da aynı köşeye dönersen beni bulamayacaksın. o köşede artık bir boşluk var. günleri sayan bir boşluk. bugün kırkı bitirdi, birden farkı yok.
devamını gör...

ince bıyıklı bir artist vardı kimdi o?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim