dostoyevski nasıl o kadar iyi bir yazar oldu sorunsalı
çünkü yazar olmak için ya da ün için çabalamadı hiçbir zaman. kendi maddi ve manevi sıkıntılarından kurtulmak için ya da onları eline somut bir şekilde alıp bir de bu açıdan bakmak için yazdı. yeteneği ve çabasını orta bir noktada bileştirmeyi başardı ki artık onun için yazmak yemek içmek gibi bir ihtiyaca dönüştü.
devamını gör...
sait faik abasıyanık
-şimdi sevişme vakti-
çıplak heykeller yapmalıyım,
çırılçıplak heykeller
nefis rüyalarınız için
ey önümden geçen ak sakallı kasketli,
yırtık mintanından adaleleri gözüken
dilenci
sana önce
şiirlerin tadını
aşkların tadını
kitaplardan tattırmalıyım
resimlerden duyurmalıyım, resimlerden...
(canım abasıyanık'ın ilk ve tek şiir kitabıdır "şimdi sevişme vakti" başka bir mümkün'e yerleşmeden bizlere yaptığı son kıyak. eyvallah fötr şapkalı deli çay. 67 yıl geçti, şeftali ağaçları çiçek açtı ve marikula doğurdu).
(bkz: sait faik abasıyanık)
çıplak heykeller yapmalıyım,
çırılçıplak heykeller
nefis rüyalarınız için
ey önümden geçen ak sakallı kasketli,
yırtık mintanından adaleleri gözüken
dilenci
sana önce
şiirlerin tadını
aşkların tadını
kitaplardan tattırmalıyım
resimlerden duyurmalıyım, resimlerden...
(canım abasıyanık'ın ilk ve tek şiir kitabıdır "şimdi sevişme vakti" başka bir mümkün'e yerleşmeden bizlere yaptığı son kıyak. eyvallah fötr şapkalı deli çay. 67 yıl geçti, şeftali ağaçları çiçek açtı ve marikula doğurdu).
(bkz: sait faik abasıyanık)
devamını gör...
kızılderili öğretileri
bir kere "al şunu" demek, iki kere "ben vereceğim" demekten iyidir.
devamını gör...
deniz görmeden yaşayamam insanı
sanki denizi olan illerde yaşayanlar her gün deniz görüyor, benim denizi görmem, karşıyaka tünellerin i bornova ya doğru geçerken bayraklı'dan tepeden gördüğüm deniz bu, en son sahile ne zaman indim hatırlamıyorum, herkes iş güç peşinde, kim düşünür denizi.
devamını gör...
23 nisan'da isteyen yazar mahlas rengini değiştirebilsin kampanyası
kafa sözlük yönetimi'ne açık çağrı.
23 nisan 2021 günü 24 saatliğine olmak üzere isteyen yazar mahlasının rengini değiştirebilsin, kimi mor, kimi sarı, kimi mavi, kırmızı, yeşil, scala'da ne varsa??
madem ki çocuk bayramı, madem ki eşşek kadar da olsak hâlâ ölmeyen bir çocukluk var içimizde, olsun işte.
istemeyen hiç kalkışmaz, isteyen tüm gün bukalemun gibi renk değiştirir.
oynayalım ve oyalanalım biraz.
teklif benden, gerisi yönetimden.
not : teknik olarak olabilirliği konusunda zırnık fikrim yok ama olabilir bir şey ise önümüzde 10 günlük bir süre de var, sanırım yetişir.
23 nisan 2021 günü 24 saatliğine olmak üzere isteyen yazar mahlasının rengini değiştirebilsin, kimi mor, kimi sarı, kimi mavi, kırmızı, yeşil, scala'da ne varsa??
madem ki çocuk bayramı, madem ki eşşek kadar da olsak hâlâ ölmeyen bir çocukluk var içimizde, olsun işte.
istemeyen hiç kalkışmaz, isteyen tüm gün bukalemun gibi renk değiştirir.
oynayalım ve oyalanalım biraz.
teklif benden, gerisi yönetimden.
not : teknik olarak olabilirliği konusunda zırnık fikrim yok ama olabilir bir şey ise önümüzde 10 günlük bir süre de var, sanırım yetişir.
devamını gör...
kafa bank karma kredisi
çok istediğim bir rozet var fakat kafacoinlerim yetmiyor, kafa banktan uygun faiz oranlarıyla 500 karmacoin kredi çekmemiz mümkünse eğer. profilime yatırım yapmak istiyorum. karma kasıcam diye sözlüğü gereksiz ve kişisel bilgi çöplüğüne çevirmek istemiyorum. sadece ilham geldikçe yazarım.
devamını gör...
bu devirde bilgisayar alınıp alınmayacağı
hüzünle hayır diye cevaplıyorum. 10 yıllık laptopumla ders veriyorum, elim kolum olduğu için bozulup beni yarı yolda bırakmasın diye kendisine çok iyi davranıyorum.
devamını gör...
the matrix
benim burda tek yapacağım bu fişi çekmek ama orda sen apoc'un ölümünü izleyeceksin!
devamını gör...
yazarların çocukluk anıları
küçükken geceleri korktuğum zaman annemlerin yatak odasına gidip yanlarında olmayı çok isterdim. ama onlar bunun çok ayıp olduğunu saçma olduğunu söyleyip beni reddederlerdi. fakat öyle korktuğum zamanlar olurdu ki kapılarını sessizce açar onların uyudugunden emin olduktan sonra yataklarının ucuna kıvrılırdim. ayaklarına değmeden olduğum yere top böceği gibi kıvrılır uyurdum. gece yarısı beni farkettiklerinde uyandırıp yerime gonderirlerdi. fakat ben her korktugum gece bunu yapmaya devam ederdim. o yatağın ucunda üstüm açık yatmak benim için o kadar güvenli olurdu ki, çıt çıkarmadan orada uyuyabilmek beni çok huzurlu hissettirirdi.
devamını gör...
sözlükte yaşlılara saygının kalmamış olması
yaşlı olduğu için kendini tanrı statüsüne koyup önüne gelenden saygı dilenen güruhun savunduğu bir görüş.
saygı hak edilen bir davranıştır. kimse kimseye sırf yaşından dolayı saygı göstermek zorunda değil. kaldı ki saygı, sadece büyüklere gösterilmesi gereken bir şey değil. hepiniz ergenlere, gençlere fütursuzca saldırıyorsunuz. yok saygı, yok terbiye yine aynı terane. hep sizden sonraki nesile laf söylüyorsunuz? onları et beyinli ilan ediyorsunuz? her türlü hakareti ediyorsunuz? bu mudur saygı?
bir de utanmadan saygı bekliyorsunuz. çok beklersiniz! sizin saygı anlayışınızı da iyi biliyorum ben, size boyun eğmemizi, susup oturmamızı, kafamızı sizin gibi kuma gömmemizi bekliyorsunuz değil mi? sizin saygı anlayışınız bu. siz git deyince biz gideceğiz; gel deyince geleceğiz. siz bize her türlü lafı söyleyeceksiniz, biz sesimizi çıkarmayacağız.sürekli sizden korkarak geçireceğiz hayatımızı. size itaat edeceğiz. neden? çünkü siz büyüksünüz, siz yaşlısınız değil mi? ne yapsanız yeridir.
her yerde saygı dinlenmeyi bırakın da saygıyı hak etmek için çaba gösterin. her fırsatta yeni nesili kötülemeyin. biraz gençlerin halinden anlayın.
buraya da dadandınız sonunda ya, kendimizi özgürce ifade etmeye çalıştığımız bu yere de dadandınız, helal olsun!
not: bu gönderi, her fırsatta sözlükte ya da diğer mecralarda yeni nesile tü kaka muamelesi yapan insanlara hitaben yazılmıştır.
saygı hak edilen bir davranıştır. kimse kimseye sırf yaşından dolayı saygı göstermek zorunda değil. kaldı ki saygı, sadece büyüklere gösterilmesi gereken bir şey değil. hepiniz ergenlere, gençlere fütursuzca saldırıyorsunuz. yok saygı, yok terbiye yine aynı terane. hep sizden sonraki nesile laf söylüyorsunuz? onları et beyinli ilan ediyorsunuz? her türlü hakareti ediyorsunuz? bu mudur saygı?
bir de utanmadan saygı bekliyorsunuz. çok beklersiniz! sizin saygı anlayışınızı da iyi biliyorum ben, size boyun eğmemizi, susup oturmamızı, kafamızı sizin gibi kuma gömmemizi bekliyorsunuz değil mi? sizin saygı anlayışınız bu. siz git deyince biz gideceğiz; gel deyince geleceğiz. siz bize her türlü lafı söyleyeceksiniz, biz sesimizi çıkarmayacağız.sürekli sizden korkarak geçireceğiz hayatımızı. size itaat edeceğiz. neden? çünkü siz büyüksünüz, siz yaşlısınız değil mi? ne yapsanız yeridir.
her yerde saygı dinlenmeyi bırakın da saygıyı hak etmek için çaba gösterin. her fırsatta yeni nesili kötülemeyin. biraz gençlerin halinden anlayın.
buraya da dadandınız sonunda ya, kendimizi özgürce ifade etmeye çalıştığımız bu yere de dadandınız, helal olsun!
not: bu gönderi, her fırsatta sözlükte ya da diğer mecralarda yeni nesile tü kaka muamelesi yapan insanlara hitaben yazılmıştır.
devamını gör...
un helvası
uzuuuun bir aradan sonra az önce yapıp çay eşliğinde yedim.
-kim mi öldü?
-duygularım *
-kim mi öldü?
-duygularım *
devamını gör...
yazarların en sevdiği yabancı şarkı
the cranberries - zombie
what's up ? - 4 non blondes
what's up ? - 4 non blondes
devamını gör...
bir kızım olursa
ayakları yere basan, çalışmaktan gocunmayan, kendine güvenli ama saygısız olmayan bir birey olmaya çalışırken en yakınındaki adamlar olan baba, arkadas, sevgili üçgeninde ölüm korkusu yaşamadan nefes alabilsin isterim.
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı
bal özümlemeyi görev bilmeyerek reçel kaynatan koca yürekli arı, o hem nur*la pîrüpâk hem kurtuluşa erenlerden bir eren ancak ve ancak.
devamını gör...
kleopatra
''eğer kleopatra’nın burnu biraz daha kısa olsaydı tüm dünyanın yüzü değişmiş olacaktı.''
blaise pascal (1623-1662)
bir burun nasıl böyle etkilere sahip olabilir diye düşünmeden önce bilinmesi gerekiyor ki kleopatra'nın burnu büyüktü.

görsel kaynağı: buradan
sadece büstlerde değil kleopatra adına basılan sikkelerde de büyük ve karakteristik burnu vurgulanırdı.

görsel kaynağı: buradan
öncelikle kendisinin tam adı cleopatra thea philopater vıı'tür. kendisi makedonya kökenli bir yunanlıdır. güzel olmadığı ancak çok zeki olduğu ve 9 dil bildiği kayıtlarda geçer. bu bilgi birikimini de iskenderiye kütüphanesine borçludur. döneminin çok etkili bir karakteriydi. hem caesar hem de marcus antonius ile münasebetleri vardı ve her ikisinden de çocukları olmuştu. aynı anda değil elbette, sezar öldükten sonra antoniusla yakınlaşır. kleopatra mısır'ın roma topraklarına geçmesini istiyordu ancak mısır'ın hükümdarı olmak istiyordu. bu uğurda da hem sezar hem de antonius'la yakınlaştı. ancak işler istediği gibi gitmedi önce sezar öldürüldü sonra da antonius actium savaşında yenilgi aldı. esasen antonius roma adına mısır'a gönderilmişti ancak o kleopatra'nın etkisine girerek asıl amacını unuttu. bu durum roma'yı rahatsız etmeye başladı.
peki blaise pascal neden böyle bir laf etti. günümüzde artık böyle bir anlayış az olsa da eskiden büyük ya da belirgin bir burun haşmet, iktidar güç simgesiydi. insanları ihtişamlı burun etkilerdi. dolayısıyla bu bakış açısından dolayı kleopatra'nın karşısındakileri etkilediğini düşünmüş olacak pascal beyimiz. elbette sadece burunla olacak iş değil zira kleopatra'da şeytan tüyü vardı bunu kimse inkar edemez. bu bakış açısıyla pascal'ın sözünü yorumlayacak olursak kleopatra'nın burnu küçük olsaydı etkili olamazdı ve tarihte bu kadar etkili bir karakter olamazdı diyor.
blaise pascal (1623-1662)
bir burun nasıl böyle etkilere sahip olabilir diye düşünmeden önce bilinmesi gerekiyor ki kleopatra'nın burnu büyüktü.

görsel kaynağı: buradan
sadece büstlerde değil kleopatra adına basılan sikkelerde de büyük ve karakteristik burnu vurgulanırdı.

görsel kaynağı: buradan
öncelikle kendisinin tam adı cleopatra thea philopater vıı'tür. kendisi makedonya kökenli bir yunanlıdır. güzel olmadığı ancak çok zeki olduğu ve 9 dil bildiği kayıtlarda geçer. bu bilgi birikimini de iskenderiye kütüphanesine borçludur. döneminin çok etkili bir karakteriydi. hem caesar hem de marcus antonius ile münasebetleri vardı ve her ikisinden de çocukları olmuştu. aynı anda değil elbette, sezar öldükten sonra antoniusla yakınlaşır. kleopatra mısır'ın roma topraklarına geçmesini istiyordu ancak mısır'ın hükümdarı olmak istiyordu. bu uğurda da hem sezar hem de antonius'la yakınlaştı. ancak işler istediği gibi gitmedi önce sezar öldürüldü sonra da antonius actium savaşında yenilgi aldı. esasen antonius roma adına mısır'a gönderilmişti ancak o kleopatra'nın etkisine girerek asıl amacını unuttu. bu durum roma'yı rahatsız etmeye başladı.
peki blaise pascal neden böyle bir laf etti. günümüzde artık böyle bir anlayış az olsa da eskiden büyük ya da belirgin bir burun haşmet, iktidar güç simgesiydi. insanları ihtişamlı burun etkilerdi. dolayısıyla bu bakış açısından dolayı kleopatra'nın karşısındakileri etkilediğini düşünmüş olacak pascal beyimiz. elbette sadece burunla olacak iş değil zira kleopatra'da şeytan tüyü vardı bunu kimse inkar edemez. bu bakış açısıyla pascal'ın sözünü yorumlayacak olursak kleopatra'nın burnu küçük olsaydı etkili olamazdı ve tarihte bu kadar etkili bir karakter olamazdı diyor.
devamını gör...
yazarların en sıkıcı özelliği
gitmek.
elim hep kapıdadır benim. kırıldığımda söylemeden giderim. mutsuzsam giderim. huzursuzsam giderim. düzeltmeye çalışmaya mecalim yok, o yüzden giderim.
elim hep kapıdadır benim. kırıldığımda söylemeden giderim. mutsuzsam giderim. huzursuzsam giderim. düzeltmeye çalışmaya mecalim yok, o yüzden giderim.
devamını gör...
sahibinin güzel olduğu hissi veren kadın isimleri
selvi
kesinlikle sülün gibi bir kız ya da kadındır.
kesinlikle sülün gibi bir kız ya da kadındır.
devamını gör...
aptallık üzerine
robert musil’in muazzam kitabıdır.
dünyanın en tanınmış biliminsanlarından biri olan einstein “ aptallık aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemektir” demiş. insanoğlu yüz yıllardır aynı şeyleri, aynı muhteşem hataları yapıp dünyayı güzelleştireceğine, adaletli bir yer yapacağına ve barış getireceğine inanmaya devam ediyor.
“ yoksulluktan utanmak aptallıktır. aptallıktan utanın.” dostoyevski yoksulluk içinde yaşamaya mahkum edilen milyonlarca insana başınızı dik tutun derken bize kimlerin aptal olduğunu da işaret etmiş ama bize anlamamakta ısrarcıyız.
adını yüzümde bir gülümseme olmadan yazamadığım üstat moliere “ bilgili bir aptal, cahil bir aptaldan daha aptaldır” diyerek dünya insanlarını yönetenlere bir selam çakmış sanki ama biz hala aynı tutkuyla bağlı olmaya devam ediyoruz siyasi yanılsamalara.
mutlu olmak istediğimde açıp tekrar tekrar izlediğim, canım forrest “ sadece aptallık yapanlar aptaldır” diyordu annesinden alıntı yaparak. kimler aptal o zaman? durup bir düşünsek mi?
musil okumak zordur, emek ister ama nazilerin zirveye oynadığı utanç döneminde aptallık üzerine bir kitap yazmak biraz kolaycılık ( ! ) olmamış üstat?
dünyanın en tanınmış biliminsanlarından biri olan einstein “ aptallık aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemektir” demiş. insanoğlu yüz yıllardır aynı şeyleri, aynı muhteşem hataları yapıp dünyayı güzelleştireceğine, adaletli bir yer yapacağına ve barış getireceğine inanmaya devam ediyor.
“ yoksulluktan utanmak aptallıktır. aptallıktan utanın.” dostoyevski yoksulluk içinde yaşamaya mahkum edilen milyonlarca insana başınızı dik tutun derken bize kimlerin aptal olduğunu da işaret etmiş ama bize anlamamakta ısrarcıyız.
adını yüzümde bir gülümseme olmadan yazamadığım üstat moliere “ bilgili bir aptal, cahil bir aptaldan daha aptaldır” diyerek dünya insanlarını yönetenlere bir selam çakmış sanki ama biz hala aynı tutkuyla bağlı olmaya devam ediyoruz siyasi yanılsamalara.
mutlu olmak istediğimde açıp tekrar tekrar izlediğim, canım forrest “ sadece aptallık yapanlar aptaldır” diyordu annesinden alıntı yaparak. kimler aptal o zaman? durup bir düşünsek mi?
musil okumak zordur, emek ister ama nazilerin zirveye oynadığı utanç döneminde aptallık üzerine bir kitap yazmak biraz kolaycılık ( ! ) olmamış üstat?
devamını gör...
biontech aşılı türkler almanya’ya turist olarak gelebilir
sinovac aşısı olanlar niye üzülüyor ki? zaten normal şartlarda da gidemiyorduk.
devamını gör...
