kişi en çok yalnız kaldığında büyüyor. başına gelenleri tek başına göğüslemeyi ,bir karar aldığında kendine güvenmeyi eğer aldığı kararda yanılırsa gidip kimseye ağlayamayacağını bildiği halde devam etmeyi öğrendiğinde büyüyor. insanlara aynı anda hem güvenip hem de güvenmemesi gerektiğini , her halini herkese anlatmaması gerektiğini, hayatta herhangi bir şey için öyle büyük beklentilere girmemesi gerektiğini ve ister mutluluk ister keder olsun ikisinin de geçici olduğunu, yaşadığı veya yaşayacağı şey her ne olursa olsun onu aşmak için gereken gücün içinde olduğunu öğrendiğinde büyüyor.
devamını gör...

ilk aklıma gelen murat boz 'un şarkısı oldu.
"...
gece yarıları ecel saatler
başımıza gelen kırık hayaller
hayat öpücüğüm dudaklarında
buna ölünürr."
devamını gör...

en başta şehrin su ihtiyacını karşılayan en önemli kaynaklardan biri olan terkos gölü'nü yok edecek olmasıdır. ekolojiye etkisi hakkında kesin bir yanıt verilemediği için onu dahil etmiyorum. ama hele bir kuraklık istanbul'u vursun da, o zaman kanal istanbul'un destekçileri "hani gölümüz?" diye ağlamasınlar sonra boş yere.
devamını gör...

çok uzun bir süredir, tedavisi bulunamamış olan virüs. fakat tedavi yöntemleri epey ilerlemiş bir durumda. aıds aşamasına geçmeden uzun süre yaşayabiliyor hastalar. sperm yıkama teknolojisi ile çocuk sahibi olabiliyorlar. abd'li eski basketbolcu magic johnson 1991 yılından beri hiv pozitif olarak yaşamaktadır.
devamını gör...

59 sayfacık olması ile üzen (bkz: ilhami algör) kitabıdır.

böyle çerez gibi, bir solukta okur bitirirsiniz hemencecik. dişinizin kovuğuna bile yetmez. öyle bir kitap…
öyle bir kitap ki; sade dilinden ötürü, kışın ortasında, mahalle arasında buz tutmuş dik bir yokuşta, poşetlerden kızak yapıp kayan çocuklar gibi kayıp gidersiniz içine doğru…

kimisi vardır, denk gelirim, vakit kaybı diye tanımlar bu kitabı.
kimisi vardır hayrandır, defalarca okur.
ben defalarca okuyanlardanım… çünkü bazı cümleleri var, inanın yüreğime dokunuyor…

mesela, ‘’kıvırmalardan haz etmez; bodoslama gidenlere sempati duyardım’’
ben söylemişim, hep de söylermişim gibi hissettim bu cümleyi okurken…

‘’nereye gidiyorsun çocuk’’ dedim içimden, ‘’büyümeye mi?’’
çok tuhaf bir yara gibi değil mi bu cümle gerçekten… böyle varlığından rahatsız eden bir yara, ama kaşımaya da heves ettiren bir yara, kanamayı arzulayan bir yara gibi cümle…

hayat gibi, garip bir kitap… yani okurken dışlanmışlık da hissettim, çekememezlik de hissettim, değersizlik, umut, daha bir sürü garip duygular hissettirdi bu kitap bana…

ayrıca kitap, başrollerini (bkz: erdal beşikçioğlu) ve (bkz: sezin akbaşoğulları)’nın paylaştığı (bkz: çiğdem vitrinel)’in yönettiği, 2014’te uyarlanan uzun metrajlı bir film olarak da karşımıza çıkmaktadır.
devamını gör...

bu kitabı elime alıp okumaya başladığımda, ilk defa bir kitabı okurken şaşırıp kalmıştım. kimsenin göremeyeceğini sandığım, beynimin en korunaklı, duvarlarla örülü mahzenlerinde sakladığım o gizil saplantılarımın ve insancıl -diğer bir ifadeyle zavallıca- duygu ve düşüncelerimin kağıda bir bir dökülmüş olduğunu görmem beni hayretler içinde bırakmıştı. hala okumanın verdiği hazzın, sanıyorum, en büyük hissî nedenlerinden birisi bu kitap. nasıl olurdu da birisi benim yaşamın acımasız ve bir o kadar gereksiz detaylarıyla uğraştığımı bilip bunu yüzüme karşı söyleyebilirdi? sıcak bir yaz günü -yüzümde gülücükler varken bile- bir bataklıkta saplanıp kaldığımı ve her saniye derinlere battığımı ben itiraf etmeden bilebilirdi? aynalara, apartman kapılarının camlarına ve hatta araba camlarına bile anlamasınlar diye gülerken, kim benim onlardan da, o gülen çehreden de nefret ettiğimi tahmin edebilirdi? fyodor mihayloviç dostoyevski... kendisinin ilk defa, bu kitabını okumaya başladığımda, onun bir çok insandan farklı olarak bazı şeyleri "fazla" hissettiğini anlamıştım. o, bütün o zihnî dünyasıyla bir şeyi ortaya koyuyordu. bu o kadar bîçâre bir ifadedir ki, bizim ne kadar da acınacak ve bir el atan olmasa kolayca yeraltına girecek bir varlık olduğumu gösteriyor.

"insan, sadece insandır."

zavallıca...
devamını gör...

ama bu süper *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

#1693900
yazılanlara hak vermekle beraber başka bir açıdan tekrar açıklama yapmak isterim.
türk ceza hukukuna göre kişi kendisine karşı suç işleyemez, dolayısıyla intihar edebilen kişilere karşı suç isnatı mümkün değildir.
bununla birlikte yaşam hakkı türk medeni kanunu kapsamı altına alınmıştır, bu açıdan kişinin yaşam hakkı açısından belirli haller dışında (ötanazi buna bir örnek) tasarruf edebileceği belirtilmiştir. ancak hukukumuzda felçli veya yaşamı boyunca hareket fonksiyonları çok kısıtlı hastaların yaşam hakları açısından tasarruf yapabilmeleri de ötanazinin ülkemizde yapılamaması sebebiyle kısıtlanmaktadır.
tabi ki tıp hukuku uyarınca bu işlemin doktor tarafından yapılması ve bu doktorun da hukuki güvencesinin sağlanması gerekmektedir ancak yaşam hakkı açısından yapılan tasarruf için de bakarsak intiharla özdeş ortak noktalara sahiptir denebilir.
ek not: aslında demek istediğim intihar açısından kişiye hukuken bir engel koymak ne kadar imkansız ise, ötanazi talebinde bulunan kişiye de engel koymak o derece imkansız olmalıdır. burada hukukun intiharı koruduğunu söylemek istemiyorum sadece önüne bir engel koyamadığından bahsettim kısaca.
devamını gör...

bu kalp, gönül işlerinde her zaman hislerimle hareket ettim. o an içimden nasıl geliyorsa, geleceği düşünmeden yaptım çoğu şeyi. hiçbir zaman da pişman olmadım, kalbim hep yüreği güzel adamlara tutuldu. he bazı şeyler yüreğinin güzel olmasıyla bitmiyor dostlar onu da söyleyeyim. sırf kalbi güzel diye diğer etkenleri görmezden gelmemek lazım. ama küçük bir tavsiye dostlar. hislerinizle hareket edin böyle durumlarda. kalbiniz kendisine eş olanı bulacaktır.
devamını gör...

bugün de rütbe alamayışımıza içelim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

laf ettiği yazara ırkçı diye giydirip kendisi ırkçı olan yazarın takıldığı başlık.

beyaz türk nedir lan?
devamını gör...

kesinlikle sadece erkeklere özgü olmayan kutu. bende de var o kutudan.

hatta bendeki küçük bir kutu değil. 75 litrelik kovalardan. aha da bu:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

içinde kablolar, ampuller, elektronik cihazlardan sökülmüş birtakım parçalar, havya, kıl testere, matkap, tornavida, yani aklınıza gelebilecek her şey var. gönül isterdi ki ben de makyaj malzemelerinin hepsini ezbere bileyim, örgü falan öreyim ama malzeme bu, ne yapalım...
devamını gör...

herkesin kendi evi olmalı.. misafir gibi gidilip gelinmeli.. yoksa evlilikten bir farkı kalmıyor..
devamını gör...

sürekli açtığı anlamsız başlıkları sadece 800 tanıma ulaşıp kitap hediyesini almak için açıyorsa, istediği kitabı hediye edebileceğim yazar.
devamını gör...


kitapta dış dünyaya karşı oluşan körlük yavaş yavaş iç dünyanın aydınlanması ile devam eder. yani yıkılış zannedilen olay uyanış olarak kitapta sürükleyici bir hal alır. okurken acaba gözümüzle değil de beynimizle mi görüyormuşuz diyeceksiniz.

okunulası bir kitaptır.
devamını gör...

hiçbir insani değeri, ahlaki kaygısı olmayan, adeta politik doğruculuğa tepki olarak doğmuş 4 gencin gündelik maceralarını anlatan sağlam bir komedi dizisi. gençler paddy’s adında başarısız bir irish pub işletmektedirler ve olaylar gelişir şeklinde özetleyebiliriz.

şimdilik 14 sezon 154 bölüm yayınlandı fakat 4 sezon daha onay aldı. bununla birlikte abd’de animasyon olmayıp en uzun süre yayınlanan sitcom özelliğini kazanmıştır.

bölümler 20’şer dakika, bir çırpıda bitiveriyor. etliye sütlüye karışmayan bir komedi olmadığını belirtmek isterim. friends vb tadında bir şey arıyorsanız size hitap etmez.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
saz delicesi.
devamını gör...

yoldaş çirkin olamaz,olmamalı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bi’ küçük sigara molası…

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim