mini etek özgürlükse eşine giydirir misin sorunsalı
yaşadığı ülkeyi iyi tanıyan akıllı bir kadın nerede ne giyeleceğini iyi bilir. sizin müdahalenize fırsat tanımaz. asıl problem mini etek giymesi uygun olan zaman ve mekânda eşinize giymemesi için baskı yapmanızdır. başörtülü bir kadına başını açması için baskı yapmanız ile aynı kapıya çıkar.
devamını gör...
under
ingiliz şarkıcı-söz yazarı alex hepburn'ün 2013 tarihli together alone isimli albümünde son sırada yer alan duygusal ve nispeten umutsuz bir şarkıdır.
döngüye alıp kendisini sonsuz kez hiç sıkılmadan dinletebilen ender parçalardandır gerçekten under.
döngüye alıp kendisini sonsuz kez hiç sıkılmadan dinletebilen ender parçalardandır gerçekten under.
devamını gör...
libidosu yüksek kadın
eğer böyle bir kadınsanız "ben seni eskort sanmıştım" tepkileriyle karşılaşırsınız. evet, defalarca yaşandı.
devamını gör...
güzel olduğu halde açan yazar yüzünden başlığa yazmamak
kaytsz ukdesi
yazara göre hareket edersek ohooo, ne tanım kalır ne başlık, iş başka, arkadaşlık başka, düşmanlık yok ama o bile başka.
yazara göre hareket edersek ohooo, ne tanım kalır ne başlık, iş başka, arkadaşlık başka, düşmanlık yok ama o bile başka.
devamını gör...
gidiyorum bu
ah muhsin ünlü'nün, basımı sel yayıncılık tarafından yapılan şiir kitabıdır. hatırlat da haziranın sonlarında çocukluğumu yakalım der, sosyal medyanın dilinden düşmeyen o meşhur söz dizisini, ayakkabılarını kapımın önünde görmek istiyorum'u söyler. resulullah'la benim aramdaki farklar ismiyle bir şiiri vardır ki bu kitapta, beyti engin yorumuyla dinlemek yüreğimi dağlar.
ne çok şey söyler aslında bu kitapla. ben ah muhsin ünlü okurken yüreğimin sancıdığını hissederim. yıllar evvel bir blog aracılığıyla okumaya başlamıştım bu şairi, o zamanlar onur ünlü ile aynı kişi olduklarından dahi haberim yoktu. dizeleri öyle bir sıralıyor ki, okurken basamak basamak çıktığım bir merdivenden aniden itiliyormuş gibi hissediyorum kimi zaman. sonra yeniden tırmanıyorum, yeniden itiliyorum, tekrar tekrar. farklı bir tarzı var.
ayrıca,
yine sel yayıncılık'tan çıkan, onur ünlü ile ilgili okuma yapmak isteyenlere çok güzel bir kaynak olabilecek alper kırklar'ın yaptığı röportaj için, (bkz: onur ünlü: bir sürü endişe (kitap)).
ne çok şey söyler aslında bu kitapla. ben ah muhsin ünlü okurken yüreğimin sancıdığını hissederim. yıllar evvel bir blog aracılığıyla okumaya başlamıştım bu şairi, o zamanlar onur ünlü ile aynı kişi olduklarından dahi haberim yoktu. dizeleri öyle bir sıralıyor ki, okurken basamak basamak çıktığım bir merdivenden aniden itiliyormuş gibi hissediyorum kimi zaman. sonra yeniden tırmanıyorum, yeniden itiliyorum, tekrar tekrar. farklı bir tarzı var.
ayrıca,
yine sel yayıncılık'tan çıkan, onur ünlü ile ilgili okuma yapmak isteyenlere çok güzel bir kaynak olabilecek alper kırklar'ın yaptığı röportaj için, (bkz: onur ünlü: bir sürü endişe (kitap)).
devamını gör...
dünyayı kadınlar yönetseydi
erkeklerin yönettiği dünyayı da gördük biz.
bir de böyle denesek fena mı olurdu?
bir de böyle denesek fena mı olurdu?
devamını gör...
emoji kullanan insan
samimi , anlaşılma gibi bir derdi olan insandır.
n'apalım anlamsız random atmak yerine smile atıyoruz. zaten etkili iletişemiyoruz yazarken. jest yok mimik yok tonlama yok tavır yok. kuru kuru yazı. bir nevi emojiler ile ruh hali yansıtılabilir dimi? yoksa niye icat ettiler bu seveyimsonik şeyi..?
n'apalım anlamsız random atmak yerine smile atıyoruz. zaten etkili iletişemiyoruz yazarken. jest yok mimik yok tonlama yok tavır yok. kuru kuru yazı. bir nevi emojiler ile ruh hali yansıtılabilir dimi? yoksa niye icat ettiler bu seveyimsonik şeyi..?
devamını gör...
sayı olmayan sıfır sayısı
sıfır sayısının aslında olmayan yalnızca ve yalnızca hayal ürünü, fiktif bir sayı olduğunun aslında biraz üstünde düşününce anlaşılabilecek bir gerçek midir? evet öyledir.
sıfır aslında yoktur, elde olmayandır... ''yok'' ya da elde olmayanı bir rakamı, sayı düzeninin içine dahil etmiş olmak ise mantıksızlığın aslında en saf halinden başka bir şey değildir.
yukarıda yazılanlar okuyanlara son derece gülünç, eğlenceli gelebilir ancak asıl gülünç olan, aslında hiç var olmayan, var olmamış ve var olmayacak, düş ürünü bir sayıyla bize ilkokulun ilk günlerinden beri hesap/ölçüm yaptırılması değil midir?
aslında sayıların isimleri ya da okunuşları konusunda temelde bir sıkıntı yok, sıkıntı numaralandırmada.
şu aslında bildiğimiz sayı sistemi:
0-sıfır
1-bir
2-iki
3-üç
4-dört
5-beş
6-altı
7-yedi
8-sekiz
9-dokuz
10-on
11-onbir...
20-yirmi
21-yirmi bir.
eh... madem sıfır sayısı diye bir şey yok sayı sistemi nasıl olmalı peki?
bugünkü rakamsal simgelerle aynen şöyle efendim:(tabi aslında bu sayı sistemine göre rakam simgeleri oluşturmak gerek te, aman... kim uğraşacak şimdi... )
sayı: bugünkü karşılığı:
11... 1
21... 2
31... 3
41... 4
51... 5
61... 6
71... 7
81... 8
91... 9
12... 10
22... 11
32... 12
42... 13
52... 14
62... 15
72... 16
82... 17
92... 18
13... vs 19
tarih içinde insanın her şeyi basitleştirme içgüdüsünden doğan kolaycılığın, millattan sonra sıfır sayısının da devreye girmesiyle sayı sistemi tamamen başka mecralara girmiş, bu nedenle de kimbiir neleri yanlış hesaplanmış, sıfırlı sayı sistemi düşünce yapılarımızı (pozitif ya da negatif olduğuna bakmaksızın) kim bilir nasıl değiştirdi... kim bilir?
neyse, nasılsa kimse bildiğimiz sayı sistemini bir kenara bırakıp ta, bir yukarıdaki sayı sistemini kullanmaya yeltenecek değil fakat, böyle de bir şey olabileceğini hatırlatalım dedik.
sıfır aslında yoktur, elde olmayandır... ''yok'' ya da elde olmayanı bir rakamı, sayı düzeninin içine dahil etmiş olmak ise mantıksızlığın aslında en saf halinden başka bir şey değildir.
yukarıda yazılanlar okuyanlara son derece gülünç, eğlenceli gelebilir ancak asıl gülünç olan, aslında hiç var olmayan, var olmamış ve var olmayacak, düş ürünü bir sayıyla bize ilkokulun ilk günlerinden beri hesap/ölçüm yaptırılması değil midir?
aslında sayıların isimleri ya da okunuşları konusunda temelde bir sıkıntı yok, sıkıntı numaralandırmada.
şu aslında bildiğimiz sayı sistemi:
0-sıfır
1-bir
2-iki
3-üç
4-dört
5-beş
6-altı
7-yedi
8-sekiz
9-dokuz
10-on
11-onbir...
20-yirmi
21-yirmi bir.
eh... madem sıfır sayısı diye bir şey yok sayı sistemi nasıl olmalı peki?
bugünkü rakamsal simgelerle aynen şöyle efendim:(tabi aslında bu sayı sistemine göre rakam simgeleri oluşturmak gerek te, aman... kim uğraşacak şimdi... )
sayı: bugünkü karşılığı:
11... 1
21... 2
31... 3
41... 4
51... 5
61... 6
71... 7
81... 8
91... 9
12... 10
22... 11
32... 12
42... 13
52... 14
62... 15
72... 16
82... 17
92... 18
13... vs 19
tarih içinde insanın her şeyi basitleştirme içgüdüsünden doğan kolaycılığın, millattan sonra sıfır sayısının da devreye girmesiyle sayı sistemi tamamen başka mecralara girmiş, bu nedenle de kimbiir neleri yanlış hesaplanmış, sıfırlı sayı sistemi düşünce yapılarımızı (pozitif ya da negatif olduğuna bakmaksızın) kim bilir nasıl değiştirdi... kim bilir?
neyse, nasılsa kimse bildiğimiz sayı sistemini bir kenara bırakıp ta, bir yukarıdaki sayı sistemini kullanmaya yeltenecek değil fakat, böyle de bir şey olabileceğini hatırlatalım dedik.
devamını gör...
antibiyotik
başlanıldığında bitirilmesi gereken ve mümkünse 12 saat arayla alınması ayrıca gereksiz kesinlikle kullanılmaması gereken bir ilaç. antibiyotik direnci emin olun yaşamak isteyeceğiniz son şey olur. son 25 yıl içinde yeni bir antibiyotik keşfedilmedi çünkü. hem kendi sağlığınız hem toplum sağlığı açısından gereksiz antibiyotik kullanımında kesinlikle kaçının.
devamını gör...
narsisizm
yunan mitolojisine göre,ekho adında bir peri kızı narkissos'a aşıktır fakat narkissos onu umursamamaktadır.narkissos bir gün gölün kenarına su içmeye gider fakat yansımasına o kadar aşık olur ki ne su içer ne yemek yer.günlerdir kendi yansımasına baktığı için oracıkta erir ve nergis çiçeğine dönüşür.
bu yüzden yıllardır kendinden başkasını düşünmeyen,empati kuramayan kişilere narsist kelimesi kullanılır.
bu yüzden yıllardır kendinden başkasını düşünmeyen,empati kuramayan kişilere narsist kelimesi kullanılır.
devamını gör...
7 haftadır girilmeyen dersin notunu çıkartmak
seneye çıkartılır.
devamını gör...
sevgi ile ilgili söylenmiş klişe ama doğru olan sözler
aklıma teoman'ın şarkısı geldi.
"sevgi anlaşmak değildir, nedensiz de sevilir.
bazen küçük bir an için ömür bile verilir."
"sevgi anlaşmak değildir, nedensiz de sevilir.
bazen küçük bir an için ömür bile verilir."
devamını gör...
potuk
deve yavrusu. bazı bölgelerde domuz yavrusunada potuk deniyor.
devamını gör...
nickaltı
moralimin bozulduğu zamanlar açıp, baştan sona okuduğum ve gülümsediğim başlık.
devamını gör...
kaşınan yeri kanayana kadar kaşımak
"sineğin hiç mi suçu yok?" diye sordurur.
devamını gör...
uzaktan sevgililik
bu başlık için 3 adımlı bir merdiven hayal ettim ve 3 basamağa da şunları yazıyorum:
cemal süreya demiş ki:"ne çıkar yanımda olmasan /kalbim senden ibaret değil mi? /uzaktan sevmek zor demişsin /etme sevdam/görmeden sevmek ibadet değil mi?"
hatta bu diziler şairimize yetmemiş bir de şunu demiş:" uzaktan sevmediyseniz birini, hiç sevdim demeyin." burdaki uzaklık mesafe yani maddi bir şey mi yoksa manen uzaklık mı bilmiyorum.
son kalan yerimize de başta ben olmak üzere uzaktan sevenlerin gönlünü koyuyorum. sevginin gücüne inanıyorum. sevmek nimet adeta. ruhumun tatlısı. teşekkürler kalbim.
cemal süreya demiş ki:"ne çıkar yanımda olmasan /kalbim senden ibaret değil mi? /uzaktan sevmek zor demişsin /etme sevdam/görmeden sevmek ibadet değil mi?"
hatta bu diziler şairimize yetmemiş bir de şunu demiş:" uzaktan sevmediyseniz birini, hiç sevdim demeyin." burdaki uzaklık mesafe yani maddi bir şey mi yoksa manen uzaklık mı bilmiyorum.
son kalan yerimize de başta ben olmak üzere uzaktan sevenlerin gönlünü koyuyorum. sevginin gücüne inanıyorum. sevmek nimet adeta. ruhumun tatlısı. teşekkürler kalbim.
devamını gör...
salt maruz kalma etkisi
salt maruz kalma etkisi, farkında olmadan tercihlerimizi etkileyen bir süreçtir. şimdi içinde bulunduğumuz süreçte nefret ettiğimiz herhangi bir şeyi, zaman içerisinde sevebileceğimizi, fikirlerimizin maruz kalma ile değişebileceğini ifade eder. insanlar alışık oldukları şeylere daha çabuk bağ kurar ve kabullenirler. işte maruz kalma durumu ortaya çıktığında beğenmediğimiz bir şeyi bağ kurduğumuz için daha sonraları beğenmemize neden olduğunu açıklar.
devamını gör...
normal sözlük'te erkek olmak
valla ne bilim...
sosyal medya kaleminde kendine yer bulan, sözlük ve benzeri platformları çok fazla ciddiye alıp, günlerini, aylarını aksatmadan burada mesai yapan bir topluluğun günden güne manyaklaşan ruh hali için daha önce envai çeşit entry yazdık, çizdik. sosyal yaraları olan bu topluluğun kendine böylesine geniş hareket etme alanı sunan ortamlarda 'süpermen' edasıyla yazıp çizmesi olağandır. sosyal hayatı başarısızlıklarla dolu bu insanlar için şöyle ortamlar cennet niteliğinde.
sosyal çevresi başarısızlıklarla dolu olan bu düşük profilli heriflerin çoğu eğitilemez, tipler olduğu için, saldırgan tavır sergilemesi çok normal. neticede sosyal yetersizliğini doldurmaya çalıştığı bir platform burası. bu yarım akıllıların anlayamadığı şey ise, anonimliğin kendilerini kurtaramayacağı.
bu yarım akıllıların gün gün 'bir şeyler olabileceğini sanma' dürtüsünün doz şiddeti artar. aylar sonra internet üzerinden büründüğü karakteriyle yaşamaya başlar. çok uzatmaya gerek yok.
bu tipleri gerçekliğe hızlıca döndürmek için bir sözlük zirvesi ayarlanması elzemdi, geç kalındı.
sosyal medya kaleminde kendine yer bulan, sözlük ve benzeri platformları çok fazla ciddiye alıp, günlerini, aylarını aksatmadan burada mesai yapan bir topluluğun günden güne manyaklaşan ruh hali için daha önce envai çeşit entry yazdık, çizdik. sosyal yaraları olan bu topluluğun kendine böylesine geniş hareket etme alanı sunan ortamlarda 'süpermen' edasıyla yazıp çizmesi olağandır. sosyal hayatı başarısızlıklarla dolu bu insanlar için şöyle ortamlar cennet niteliğinde.
sosyal çevresi başarısızlıklarla dolu olan bu düşük profilli heriflerin çoğu eğitilemez, tipler olduğu için, saldırgan tavır sergilemesi çok normal. neticede sosyal yetersizliğini doldurmaya çalıştığı bir platform burası. bu yarım akıllıların anlayamadığı şey ise, anonimliğin kendilerini kurtaramayacağı.
bu yarım akıllıların gün gün 'bir şeyler olabileceğini sanma' dürtüsünün doz şiddeti artar. aylar sonra internet üzerinden büründüğü karakteriyle yaşamaya başlar. çok uzatmaya gerek yok.
bu tipleri gerçekliğe hızlıca döndürmek için bir sözlük zirvesi ayarlanması elzemdi, geç kalındı.
devamını gör...
basil poledouris
yunan asıllı amerikalı besteci. ömrü vefa etseydi, conan filmleri, mavi göl, kızıl ekim, robocop ve sefiller gibi kim bilir başka hangi filmlere, şahane besteleriyle dokunacaktı.
savaşçı ruhun çoşkuyla yükseldiği bazen karanlık ve tekinsiz, bazen neşeli ve aydınlık besteleriyle, epik müziğin sinemadaki en güzel örneklerden biri olan 1982 yapımı conan the barbarian filminin soundtrack’ i ile benim için özel bir yerdedir.
wheel of pain
theology / civilization
savaşçı ruhun çoşkuyla yükseldiği bazen karanlık ve tekinsiz, bazen neşeli ve aydınlık besteleriyle, epik müziğin sinemadaki en güzel örneklerden biri olan 1982 yapımı conan the barbarian filminin soundtrack’ i ile benim için özel bir yerdedir.
wheel of pain
theology / civilization
devamını gör...
