antipas
isa ve yahya zamanında israil kavmine krallık yapmıştır, antipas kavminin sefaletine kayıtsız kaldığı, romalılarla işbirliği yapıp ihanet ettiği, özellikle de kardeşinin karısı herodya ile evlendiği için vaftizci yahya olarak da bilinen hazreti yahya tarafından yoğun eleştirilere maruz kalmış, en sonunda hz.yahyayı hapse attırmış, sonra da öldürtmüştür.
antipas aslında yahudi dini yasalarının çürüdüğü ve değişmesi konusunda yahya ya da isadan farklı düşünmüyor, gençliğinde roma'da kaldığı ve roma kültürüyle büyüdüğü için bunun yolunun romalılaşmak, yani ''modernleşmek'' olduğunu savunuyordu.
antipas'a göre yakuboğulları kavmi ancak ne ancak ''büyük'', ''medeni'' ve ''büyüleyici'' romayı taklit etmekle düzlüğe çıkabilirdi.
bununla birlikte yahya ve isa gibi sıra dışı kişilikler dışında ayrıca bir de kendisini destekler görünseler bile israil ruhbanlarıyla başa çıkabilerek krallığını yaptığı ancak önemli bir kısmının kendisini yoldan çıkmış ve zina kar olarak suçlayan kavmini değiştirip dönüştürebilmesi imkansızdı, keza başaramadı da.
antipas aslında yahudi dini yasalarının çürüdüğü ve değişmesi konusunda yahya ya da isadan farklı düşünmüyor, gençliğinde roma'da kaldığı ve roma kültürüyle büyüdüğü için bunun yolunun romalılaşmak, yani ''modernleşmek'' olduğunu savunuyordu.
antipas'a göre yakuboğulları kavmi ancak ne ancak ''büyük'', ''medeni'' ve ''büyüleyici'' romayı taklit etmekle düzlüğe çıkabilirdi.
bununla birlikte yahya ve isa gibi sıra dışı kişilikler dışında ayrıca bir de kendisini destekler görünseler bile israil ruhbanlarıyla başa çıkabilerek krallığını yaptığı ancak önemli bir kısmının kendisini yoldan çıkmış ve zina kar olarak suçlayan kavmini değiştirip dönüştürebilmesi imkansızdı, keza başaramadı da.
devamını gör...
netflix içerik önerisi
eğer kafam dağılsın , 20-30 dk lık çerez gibi komedi izleyeyim diyorsanız kesinlikle modern family öneririm.
devamını gör...
disleksi
bir tür öğrenme bozukluğudur.
dislektik olarak son derece eğlenceli buluyorum bu bozukluğu. belki beceriksizliklere alıştım belki de mükemmel olmak zorunda hissetmekten kaçmamı kolaylaştırıyor. bilemiyorum. bir şekilde seviyorum.
her insanda değişir etkileri ama genel anlamda şu konularda zorlanır kişi.
- çarpım tablosu ezberlemek mesela. yemin ediyorum çarpım tablosu yazarken bile elim ayağım titriyor.
- kelimeleri karıştırmak. toplantı sırasında ve hatta günlük hayatta manipülasyon demek isterken mastürbasyon demişliğim oluyor. bu iki kelimeyi neden birbirine karıştırıyorum, nasıl bir sapık zihin yapısıdır bu, bilemiyorum. karışıyor. argüman yerine hep erguvan diyorum mesela. bazen kelimenin kendisi aklıma gelmiyor. tabu oynar gibi diyalog geliştiriyoruz. ben onlara ipucu veriyorum, onlar kelimeyi buluyor.
- sakarlık. düşüyorum ben. öylece dururken bile biri itmiş gibi düşerim. gülüyorum artık, yapacak bir şey yok çünkü.
- yol falan bilmiyorum. biniyorum taksiye, açık adresi veriyorum, o getiriyor. genellikle her yer birbirine çok benzediği için yanlış durakta iniyorum, tanıdıklar gelip alıyor ya da yoldan birine soruyorum adresi, bakıyor gözüme, salak herhalde diyip kendisi götürüyor.
- sağ ve sol yok. sağ neresidir bilemem mesela. solu yine bilmiyorum, evet.
- ezberim çok iyidir. genellikle bir konu hakkında araştırma yaparken o konu hakkında uzmanlaşacak şekilde öğrenmeye çalışırım ya da bir işe girdigim zaman 2 hafta maaş almadan çalışırım ki isleri en ince ayrıntısına kadar öğreneyim. buna rağmen bildiğim şeylerden çok kolay emin olamam ki her dislektiğin kaderidir. acaba doğru mu bu bilgi diye öncesinde sorup soruşturmak yüzünden çok zaman kaybediyorum.
bu zorluklarının yanında dislektik olmanın getirdiği iyi yönler vardır. mesela üç boyutlu düşünme konusunda bir yetenek verir ya da hayal gücü yüksektir bu kişilerde. bi de çocukluktan beri rezil ola ola iyice arsızlasmak vardır ki o çok ayrı bir konu tabii.
dislektik olarak son derece eğlenceli buluyorum bu bozukluğu. belki beceriksizliklere alıştım belki de mükemmel olmak zorunda hissetmekten kaçmamı kolaylaştırıyor. bilemiyorum. bir şekilde seviyorum.
her insanda değişir etkileri ama genel anlamda şu konularda zorlanır kişi.
- çarpım tablosu ezberlemek mesela. yemin ediyorum çarpım tablosu yazarken bile elim ayağım titriyor.
- kelimeleri karıştırmak. toplantı sırasında ve hatta günlük hayatta manipülasyon demek isterken mastürbasyon demişliğim oluyor. bu iki kelimeyi neden birbirine karıştırıyorum, nasıl bir sapık zihin yapısıdır bu, bilemiyorum. karışıyor. argüman yerine hep erguvan diyorum mesela. bazen kelimenin kendisi aklıma gelmiyor. tabu oynar gibi diyalog geliştiriyoruz. ben onlara ipucu veriyorum, onlar kelimeyi buluyor.
- sakarlık. düşüyorum ben. öylece dururken bile biri itmiş gibi düşerim. gülüyorum artık, yapacak bir şey yok çünkü.
- yol falan bilmiyorum. biniyorum taksiye, açık adresi veriyorum, o getiriyor. genellikle her yer birbirine çok benzediği için yanlış durakta iniyorum, tanıdıklar gelip alıyor ya da yoldan birine soruyorum adresi, bakıyor gözüme, salak herhalde diyip kendisi götürüyor.
- sağ ve sol yok. sağ neresidir bilemem mesela. solu yine bilmiyorum, evet.
- ezberim çok iyidir. genellikle bir konu hakkında araştırma yaparken o konu hakkında uzmanlaşacak şekilde öğrenmeye çalışırım ya da bir işe girdigim zaman 2 hafta maaş almadan çalışırım ki isleri en ince ayrıntısına kadar öğreneyim. buna rağmen bildiğim şeylerden çok kolay emin olamam ki her dislektiğin kaderidir. acaba doğru mu bu bilgi diye öncesinde sorup soruşturmak yüzünden çok zaman kaybediyorum.
bu zorluklarının yanında dislektik olmanın getirdiği iyi yönler vardır. mesela üç boyutlu düşünme konusunda bir yetenek verir ya da hayal gücü yüksektir bu kişilerde. bi de çocukluktan beri rezil ola ola iyice arsızlasmak vardır ki o çok ayrı bir konu tabii.
devamını gör...
uyumak için yapılanlar
ılık süt,
bir kaşık bal.
bir kaşık bal.
devamını gör...
don't look up
(bkz: barış özcan)
barış özcan başlığına mı yazsam daha çok okunur buraya mı bilemedim. sonra filmin başlığına yazmayı seçtim.
ara ara film analizleri yapan barış özcan bu sefer bu filmi yorumluyor diye sevinmiştim fakat filmden yola çıkarak öyle noktalara parmak basmış ki, bi saattir dayak yemiş gibiyim.
birilerini silkelemek isteyen veya biri beni silkelese diye bekleyen kim varsa gelsin bu değerlendirme videosunu pür dikkat izlesin.
barış abiyi hiç bu kadar sinirli görmemiştim. gerçekten ha filmdeki di'caprio ha barış özcan... birileri bi yerlerde insanları uyandırmak için bas bas bağırıyor ve çok büyük bir çoğunluk susuyor, takmıyor, tiiye bile almıyor.
izleyin izlettirin, ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız!..
barış özcan başlığına mı yazsam daha çok okunur buraya mı bilemedim. sonra filmin başlığına yazmayı seçtim.
ara ara film analizleri yapan barış özcan bu sefer bu filmi yorumluyor diye sevinmiştim fakat filmden yola çıkarak öyle noktalara parmak basmış ki, bi saattir dayak yemiş gibiyim.
birilerini silkelemek isteyen veya biri beni silkelese diye bekleyen kim varsa gelsin bu değerlendirme videosunu pür dikkat izlesin.
barış abiyi hiç bu kadar sinirli görmemiştim. gerçekten ha filmdeki di'caprio ha barış özcan... birileri bi yerlerde insanları uyandırmak için bas bas bağırıyor ve çok büyük bir çoğunluk susuyor, takmıyor, tiiye bile almıyor.
izleyin izlettirin, ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız!..
devamını gör...
kafatolog
dikkate alınmaması gereken bir yazar. mesajlarını engellemiştim çok önceleri, rahatsız etmişti zira.
ayrıca şeriat yaşamak istiyorsa yallah arabistana diyorum kendisine.
zaten kendisinden olsa olsa ahlak zabıtası olur.
ayrıca şeriat yaşamak istiyorsa yallah arabistana diyorum kendisine.
zaten kendisinden olsa olsa ahlak zabıtası olur.
devamını gör...
kahveperest_karşıyaka
izmir, karşıyaka’da bir esnaf abimiz, dükkanı çeviremeyince bu ekonomik ortamda, dükkanı çalışanlarına bırakmış... harçlıklarını çıkarsınlar bari çalışanlar diye... mesele artık hayatta kalmak. izmir ses ver? destek olak mı? ınstagram* kahveperest_karsiyaka
hadi izmir esnaflarımıza destek olalım *
hadi izmir esnaflarımıza destek olalım *
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
susturamassın nefretinle
güneşin ozanlarını
boyun eğmem asla sana
yaksan bile bedenimi
ben doğarım küllerimden
gücün varsa durdur beni!
her sene bu zamanlar bir ateş kaplıyor yüreğimi ancak
" incinsek de incitmeyiz, zulm ile
geldik size, dikensiz bir gül ile
can veririz, can almayız, biz canız. "
devamını gör...
erdal özyağcılar
türk sinemasının kadrolu kayınçosudur. yeşilçam'da kendisi kadar iyi kayınço rolü yapan adam var mıdır? sanmıyorum...
- kibar feyzo - evlenmek isteyen zülfo
- namuslu - uyanık kayınço
- postacı (film) - latifciğimm!
- çöpçüler kralı - anasını mı öldürsek baba?
- züğürt ağa - azmış kayınço
bir yerde kayınço rolü mü var? erdal özyağcılar'a teslim edin efendim.
- kibar feyzo - evlenmek isteyen zülfo
- namuslu - uyanık kayınço
- postacı (film) - latifciğimm!
- çöpçüler kralı - anasını mı öldürsek baba?
- züğürt ağa - azmış kayınço
bir yerde kayınço rolü mü var? erdal özyağcılar'a teslim edin efendim.
devamını gör...
enerji ve tabii lan manyak mısın bakanlığı
devamını gör...
arctic monkeys
fena şarkı sözleriyle yeri geldiğinde şiir okuyormuşsunuz hissi veren, yeri geldiğinde "ulan evet ya benim de aklımdan geçiyordu bu" dedirten ingiliz rock grubu. bambaşka kültürlere sahip olmamıza rağmen bazen anlattıkları hayatı öyle ince bir yerden tutuyor ki, evet, diyorsun; kime sorsan bilir herhalde bu hissi.
mesela birkaç örnek paylaşalım:
"last night, what we talked about; it made so much sense but now the haze has ascended it don't make no sense anymore." from the ritz to the rubble. (bkz: hep böyle olur zaten...)
"baby, we both know that the nights were mainly made for saying things that you can't say tomorrow day." do i wanna know. (bkz: bu ve bir üstteki sözü ilişki içerisinde görmeden edemeyeceğim)
"when she walks her footsteps sing a reckless serenade." reckless serenade. (bkz: benzetmenin güzelliği desem kaç kişi beğenir)
"somebody told the stars you're not coming out tonight and so they found a place to hide." black treacle. (bkz: tecahülüarif)
"as she walked away, well, her shoes were untied and the eyes were all red, you could see that we'd cried. and i watched and i waited till she was inside, forcing a smile and waving goodbye." do me a favour. (bkz: gözünüzün önünde canlanan veda sahnesinin hüznü...)
mesela birkaç örnek paylaşalım:
"last night, what we talked about; it made so much sense but now the haze has ascended it don't make no sense anymore." from the ritz to the rubble. (bkz: hep böyle olur zaten...)
"baby, we both know that the nights were mainly made for saying things that you can't say tomorrow day." do i wanna know. (bkz: bu ve bir üstteki sözü ilişki içerisinde görmeden edemeyeceğim)
"when she walks her footsteps sing a reckless serenade." reckless serenade. (bkz: benzetmenin güzelliği desem kaç kişi beğenir)
"somebody told the stars you're not coming out tonight and so they found a place to hide." black treacle. (bkz: tecahülüarif)
"as she walked away, well, her shoes were untied and the eyes were all red, you could see that we'd cried. and i watched and i waited till she was inside, forcing a smile and waving goodbye." do me a favour. (bkz: gözünüzün önünde canlanan veda sahnesinin hüznü...)
devamını gör...
kitap okumak
kendi dünyanda turlarken farklı dünyalara uğrayıp biraz soluklanmak. hayatının gerçeklerinden bir an olsun uzaklaşıp bir başka hayatın gerçeklerini iliklerine kadar hissetmek. kaliteli bir kitapta okuduğun karakterin her duygusunu yüreğinde hissederek yeri geldiğinde hıçkıra hıçkıra ağlamak, yeri geldiğinde sayfaları tebessümle çevirmek.
devamını gör...
normal sözlük moderatörlerinin kafalarına göre başlık taşıması
enteresan olay. ben ikinci abdülhamid başlığına yazmışım, adam benim yazdığımı sultan ikinci abdülhamid han diye saçma sapan tamamen hamaset dolu, tarafgir bir başlığa taşımış. ben abdülhamid'e sultanımız efendimiz devletlimiz hanımız demek istesem ona göre başlık açarım ama istemiyorum ki açmamışım tamamen tarih kitaplarında yazdığı gibi ve tarafsız olacak şekilde ikinci abdülhamid başlığına yazmışım. kafa sözlük moderasyonunu ve yönetimini bize zorla birilerinin şakşakçılığını yaptırdıkları için kınıyorum. enver paşa başlığını da şehid-i ala gazi-i namdar damad-ı hünkar enver paşa başlığı açıp oraya taşıyın olmadı.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
modern tıp vs geleneksel tıp
aslında ikisi de yüzlerce yıldır iç içeler. ancak bugün şarlatanlığa varan uygulamalar bu bağı ciddi anlamda zedeledi. bilimsel temeli olmayan bitki formülleri yarardan çok zarar getirdi hem de bilgi kirliliği oluşturdu.
devamını gör...
bertrand arthur william russell
third earl russell/üçüncü earl russell olarak da bilinen, dönem dönem kendisini farklı ideolojilerin kıskacında bıraksa da hiçbir zaman tam olarak bir ideolojiye bağlı olmayan 20. yüzyıl filozofudur. aynı zamanda matematikçidir. sokrates'e karşı cephe alan filozoflardandır diyebilsek de aslında bu cephe de bile yer almaz. lakin sokrates hakkında söyledikleri kayda değerdir. ve çokça anekdotu hak eden bir insandır.
--- alıntı ---
"platon'un sokrates'i daha sonraki çağlarda yaşamış olan filozoflar için bir örnek teşkil etmiştir. ahlaki açıdan bizler onun hakkında ne düşünmeliyiz? (beni burada alakadar eden yalnızca platon'un tasvir ettiği şekliyle sokrates'tir.) iyi yönleri aşikardır. dünyevi başarılarla ilgisi yoktur. korkudan o kadar aridir ki son dakikaya kadar sakin, kibar ve nüktedandır; çünkü en önem verdiği şey doğru olduğuna inandığı şeylerdir. ancak çok büyük kusurları da vardır. tartışmalarında dürüst olmayıp sofistvari bir tarzı izler. kendi düşünce dünyasında gerçeği aramaktansa, zekasını kendine hoş gelen sonuçlara ulaşmak için kullanmaktadır. insana kötü bir papaz tipini andıran kendini beğenmiş ve kaypak bir yanı vardır. ölüm karşısındaki cesareti, eğer ölümden sonra tanrılar arasında keyif süreceğine olan inancı olmasaydı muhakkak çok daha saygıya değer olurdu. bazı seleflerinin tersine düşüncesi bilimsel değildi ve onu kendi beğenisine uygun bir evrenin varlığını ispat için kullanıyordu. bu gerçeğe ihanettir ve felsefi günahların en büyüğüdür. bir insan olarak ona azizler arasında bir yer verebiliriz, ama bir filozof olarak bilimsel bir arafta epey bir vakit geçirmesi lazımdır." russell, b., 1946, history of western philosophy: george allen and unwin, london, s.164.
--- alıntı ---
ki dediklerine hak vermemek elde değil. sokrates'in felsefesi, sunmuş olduğu saik apaçık bir şekilde tüm dinlerin kökenindeki arayışı ve arzuyu sunar.
--- alıntı ---
"platon'un sokrates'i daha sonraki çağlarda yaşamış olan filozoflar için bir örnek teşkil etmiştir. ahlaki açıdan bizler onun hakkında ne düşünmeliyiz? (beni burada alakadar eden yalnızca platon'un tasvir ettiği şekliyle sokrates'tir.) iyi yönleri aşikardır. dünyevi başarılarla ilgisi yoktur. korkudan o kadar aridir ki son dakikaya kadar sakin, kibar ve nüktedandır; çünkü en önem verdiği şey doğru olduğuna inandığı şeylerdir. ancak çok büyük kusurları da vardır. tartışmalarında dürüst olmayıp sofistvari bir tarzı izler. kendi düşünce dünyasında gerçeği aramaktansa, zekasını kendine hoş gelen sonuçlara ulaşmak için kullanmaktadır. insana kötü bir papaz tipini andıran kendini beğenmiş ve kaypak bir yanı vardır. ölüm karşısındaki cesareti, eğer ölümden sonra tanrılar arasında keyif süreceğine olan inancı olmasaydı muhakkak çok daha saygıya değer olurdu. bazı seleflerinin tersine düşüncesi bilimsel değildi ve onu kendi beğenisine uygun bir evrenin varlığını ispat için kullanıyordu. bu gerçeğe ihanettir ve felsefi günahların en büyüğüdür. bir insan olarak ona azizler arasında bir yer verebiliriz, ama bir filozof olarak bilimsel bir arafta epey bir vakit geçirmesi lazımdır." russell, b., 1946, history of western philosophy: george allen and unwin, london, s.164.
--- alıntı ---
ki dediklerine hak vermemek elde değil. sokrates'in felsefesi, sunmuş olduğu saik apaçık bir şekilde tüm dinlerin kökenindeki arayışı ve arzuyu sunar.
devamını gör...
estetik yaptırmış sözlük kızları
böyle söyleyen erkekler genelde instada ful estetik kızları takip edip, alev emojisi falan atar. üzerine bu kadar düşünülecek bir durum olduğunu düşünmüyorum. yaptırmadım ama ilerde botoks yaptırmayı düşünüyorum. tercih meselesi.
devamını gör...


