tabi ki 10 farklı kişiden gelen birer beğeni daha kıymetlidir.
geçen sözlüğü bi açtım bisürü beğeni var oha dedim bi sürü insan yazdıklarımı okumuş hem de beğenmiş. sonra bi baktım birisi seri beğenmiş okuyup okumadığı bile belli değil. hayal kırıklığı oldu.
devamını gör...

mısır hanedanı'nın 18. firavunu olan tutankamon’un mezarındaki hiyeroglif yazısında şöyle der: “''firavunun mezarına her kim dokunursa ölümün kanatları onu saracaktır.” kehanet gerçekleşir ve mezara dokunanlar gizemli bir şekilde ölür. her kim kutsal değerlere zarar verip, başkalarını rahatsız edecek hareketler yaparsa lanetleneceği rivayet edilir. kafa sözlük’e dadanan troller tutankamonun laneti nickli yazarı biraz endişe ile okur, trollükten vazgeçmezlerse kaçınılmaz sonlarına doğru adım adım yaklaşacaklarını anlarlar. hem bilgi hem de neşe veren yazıları ile son günlerin dikkat çeken yazarlarındandır.
devamını gör...

gayet güzel bir yaşamı olmuş olabilir, arkada neslini devam ettirecek bir çocuk bırakmaması mutlu olmaması için bir sebep değildir.
devamını gör...

beni hemşerisi sanan yazar.
devamını gör...

bir kişi ile ilgili bir izlenimde bulunup o kişinin düşündüğünüz gibi çıkması durumudur. buna insan sarraflığı denir.
devamını gör...

ne demiş shakespeare

"kaybettiğin yerde bekleme, güçsüzler öyle yapar.
sana kapanan kapıyı bir daha çalma,
kapanan kapıyı acizler çalar."*
devamını gör...

bu vatan için canını feda etmiş şehitlerimiz.
devamını gör...

yusuf abinin aylak adamda anlattığı gibidir benim gözümde ruh eşi muhabbeti.

yarımsındır, yarım olduğunu bilirsin. yarın olduğunu da bilirsin, hissedersin. içten içe beklersin, hatta bazen harekete bile geçersin.
bulmak istersin. ama kimseye söylemezsin, belki kendine bile.
çünkü iyi bilirsin, anlamazlar.

“sustu. konuşmak gereksizdi. bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. biliyordu; anlamazlardı.”
devamını gör...

öğrenci şehri
devamını gör...

sevda kuşun kanadında open.spotify.com/track/5jIU...
devamını gör...

eğlenceli bir aktrolldü ama sıktı. ben de bastım engeli.
devamını gör...

1- doğal kaynakların korunması,
2- mimari yapıların ve şehir estetiğinin korunması,
3- her sektörde kalite standartları olması.
4- iş güvenliği kanunları ve işçi hakları,
5- iş geliştirmeye çok değer vermeleri,
6- halkın örgütlenme ve protesto haklarını sonuna kadar kullanıyor olması,
7- basın özgürlüğü
8- en az iki dilde okur-yazar olmaları ve üç/dört dilde iletişim kurabiliyor olmaları
9- avrupa birliği tarım politikaları
10- ulusal kalkınma planları
11- siyasi krizlerde istifa edilmesi ve siyasi partilerin ideolojilerine bağlılığı
12- desteklenen her bilimsel projede halkla ilişkiler ayağı olması; böylece projede yer alan araştırıcılar bilgilerini halkla rahatça paylaşacakları platformlar buluyor. türkiye'de ise daha üniversitede hocayla öğrencisi arasında duvar var.
devamını gör...

galatasaray'ın eh işte diyeceğimiz bek oyuncusudur. ulan amerika'dan futbolcu çıkar mı söylemini akıllara getiren bir isim.

bek oyuncusuna benzeyen tek özelliği tempolu ve dirençli olması. bence kenar ortalarında ve asist anlamında kötü bir futbolcu.
28 yaşında sağ bek oyuncusu olan yedlin milli takım forması giyiyor. siz düşünün amerikalılar ne kadar kötü futbol oynuyorlar. yedlin çok kötü demiyorum ama o seviyelere çıkması bilmiyorum garip geliyor.

kariyerinde tottenham, sunderland, newcastle united gibi takımlarda forma giydi. premier lig görmüş bir futbolcu o yüzden çok tempolu. fizik ve dayanıklılığı belirli seviyenin üstünde.

futbolculuğunun dışında adamı tip olarak çok beğeniyorum. saçları, dövmeleri, giyinişi mükemmel. sevgilisiyle ikisi moda ikonu gibi dolanıyorlar. çok tarzlar.

hızlı oyun oynayan takımlar için aslında iyi bir oyuncu ama oyunun her yönünde ve her anlamında var olamıyor. oyun ve futbol değişken bir oyun sürekli değişiyor duruma göre kendi tarzının dışında kalabiliyor. oyun doldur boşalta dönüyor. pas oyununa dönüyor. yedlin bazen oyuna eşlik edemiyor. yaptığı kötü ortalar ve pas hataları galatasaray taraftarını çileden çıkarıyor.

iyi bir dribling özelliği var. geriye dönüşlerde büyük avantaj sağlıyor ama ikili mücadelelerde eziliyor. fatih terimin düşüncesi geriye dönüşlerde rakibi yedlin ile beraber yakalamak. atağa çıkarken sağ koridoru doldurmak ve hızlı geçmek. yedlin bunları ne kadar yapabiliyor orası soru işareti. ilk geldiği süreçte çok iyi bir oyuncu gibi göründü ama sonra pek etkili olamadı. umarım yakın zamanda daha etkili bir oyuncu olur. lig uzun bir süreç ve kendisine ihtiyaç var.
devamını gör...

çocukluktan beri muzdarip olduğum sorundu bu.

doktorlar tarafından bile şımarıklık olarak görülüyordu bu durum. hiç olmazsa bazı doktorlar tarafından diyelim. hap yutamıyorum şurup yazar mısınız dediğim zaman panikle beyaz kod veriyorlardı. hatta bizzat hastane polisinin beni alıp kabataş meydanına götürüp çığlıklar eşliğinde zincirlemişliği vardır. üstüme şuruplar döküp ellerimi arkadan bağlayıp üstü çıplak deri eldivenli 40-50 kediye kuşa yalattılar beni. çok utanıyorum, lütfen öyle bakmayın.

eski erkek arkadaşım bir gün hap yutamıyor olmamı bağırsaklardan kaynaklı bir sorun olarak görmüştü. benim bu tür konularda takıntılı olup kesinlikle kabul etmiyor olmam nedenli adam uzman görüşünü korkmadan belirtemiyordu ama ucundan kıyısından bilgiyi veriyordu. çocukken bağırsaklarımda yarattığı rahatsızlık hissi nedeniyle kendimi hap yutamadığıma inandırmış olabilirdim ona göre.

o bu görüşü sunduktan sanıyorum 2 sene sonra üzerine düşündüm. belki 1.5 sene. çocukluğu düşündüm. karnımın sürekli ağrımasını, günün nerdeyse 16-17 saatinde uykusuz kalmamı, huzursuzluğumu, daha önemlisi doğduktan sonra hiçbir şekilde 1 sene boyunca uyumayıp ağlamış olduğumun şikayetinin hâlâ yapılıyor olmasını ve neden çocukken tek tip beslenmeye başladığımı düşündüm, sonuçta kendisine hak verdim. resmen çocukken bağırsaklarımda yarattığı sorunlar nedenli ilaç kullanmayı bırakmıştım ve kendimi korktuğuma inandırmıştım. buralarda ise kendisini çok öpüyorum, hep nokta atışı tespitler yapıyordun minik poğaçam.

ben bu durumu anlayınca ne oldu? hapı ağzıma attım ve şak diye yuttum. hatta pozitif çıkınca intihar eder gibi 8 ilacı birden yuttum. hap dilimin altına kaçmadı, boğulur gibi olmadım, daha önemlisi boğulma korkum olmadı. öyle bir anda hap yutmaya başladım yani.

bu uzun yazının özeti şu bebeksiler. çocukken antibiyotik kullanımı bağırsak florasını bozduysa ve siz de buna bağlı olumsuzluklar yaşadıysanız hap yutmayı bırakmış olabilirsiniz. o yüzden bir an bu durumun bağırsak ile ilgili yaşadığınız bir tartışmanın sonucu olduğunu düşünün ve deneyin. çünkü ben denedim sahiden boğulmuyor insan. ha boğaza takılıyor mu? ben şuncacık ekmeği yutarken ve hatta çoğu zaman tükrüğü ile boğulan bir insan olarak hapı boğazın oraya takmayı başardım. lan dedim sahiden hap yüzünden ölüyorum bu nasıl iş diye bile düşündüm ama su içtim ve çok ilginç bir şey oldu. hap su ile birlikte oradan kaydı gitti.

inanılmaz bir bilgi değil mi? bence öyle. öpüyorum hepimizi.

not: bazı ilaçları kırıp içmek çok ciddi sorunlar beraberinde getiriyormuş. öyle şeyler yapmayın.
devamını gör...

markete gidilebilen sokağa çıkma yasağıdır. aslında haftasonu nasılsa yine aynı. marketler saat 10 gibi açılıp 5 gibi kapanmak zorundaymış.

evet, sigarasız kaldım anne..
devamını gör...

3 büyük şehir tiplemesinin son halkası olan izmirin başına gelmeyen hadisesi durumu. akşam istanbula kar düştü. şimdi de ankaradan haberleri alıyoruz. e hani izmire? adamlar yağmur bombasını bile yağmur yağmayan istanbula düşündüler. bizim başımız kel mi kardeşim? biz babası belli olmayan çocuk muyuz hı?
devamını gör...

bu görselden bir hikâye çıkar be.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

habib baba, 4.murad devrinin gizli, kimsenin bilmediği allah dostlarındandır. yaşlıdır,fakirdir, gariptir. fakat rabbinin katında da alemlere denk bir değerin sahibidir.
yaşlı habib baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda istanbul'a gelmiştir.yolculuğ unun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gider... niyeti, şöyle iyice bir keselenip, paklanmak... bedenini de ruhuna denk kılmaktır.
fakat hamamcı habib babayı içeri sokmak istemez.
'bugün' der, 'sultan murad'ın vezirleri hamamı kapattılar, dışarıdan müşteri alamıyoruz.'
habib baba üzülür... rica, minnet eder, yalvarır...
'ne olursun' der, 'kimseye varlığımı belli etmem, aceleyle yıkanır çıkarım.bu tozlu bedenle rabbime ibadet ederken utanıyorum.binbir dil döker.hamamcı ehl-i insaftır... dayanamaz... kabul eder... hamamın en sonundaki odayı göstererek ...

'baba şu odada hızla yıkanıp çık, parada istemem. yeter ki vezirler, senin farkına varmasınlar.'
habib baba sevinerek kendine gösterilen yere girer. yıkanmaya başlar... ve bu arada hamamcının karşısında yeni bir müşteri belirir. boylu, poslu, genç, yakışıklı biridir bu gelen. onunda görünümü fakirdir... ama sadece görünümü... ikinci müşteri kılık değiştirmiş, 4.murad'dır. o gün vezirlerinin topluca hamam alemi yapacaklarından haberdar olan padişah merak etmiştir.
'hele bir bakalım' demiştir, 'bizim vezirler, hamamda benden uzakta, kendi başlarına ne yaparlar, nasıl eğlenirler?'
ve bu merak padişahı, tebdil-i kıyafet ettirerek, hamama getirmiştir.

az önce yaşananlar bir kez daha tekrarlanır.. .
hamamcı vezirler der almak istemez... padişah ise, ne olursun der, bastırır ve padişah galip gelir... habib babanın yıkanmakta olduğu odayı göstererek, genç padişahın kulağına fısıldar:
'şu odada bir ihtiyar yıkanıyor. sende sar peştemali beline gir yanına... beraber sessizce yıkanın, bir an evvel çıkın... ve ekler: 'aman ha! vezirler varlığınızı bilmesinler.'
sonra 4.murad da habib babanın yanına süzülür. beraber sessizce yıkanmaya başlarlar. bu arada, hamamın büyük salonundan gelen tef, dümbelek, şarkı, türkü sesleri ortalığı çınlatmaktadır...

habib babanın gözü, genç hamam arkadaşının sırtına takılır. biraz kirlenmiş gibi gelir ona... allah hikmeti gereği dostuna, o yanındakinin tedbil-i kıyafet etmiş padişah olduğunu ilham etmemiştir...
ve yanındakini, görüntüsüne uygun, kendi gibi fakir bir delikanlı zanneden habib baba yumuşak bir sesle konuşur:
'evladım' der, 'sırtın fazlaca kirlenmiş, müsade edersen bir keseleyivereyim.'
padişah aldığı bu teklif karşısında şaşkınlaşır ve bü yük bir haz duyar...
haz duyar, çünkü ömründe ilk defa biri ona, padişah olduğunu bilmeden, sırf bir insan olarak, karşılık beklemeksizin bir iyilik yapmayı teklif etmektedir.
memnuniyetle habib babanın önünde diz çökerken: 'buyur baba' der, 'ellerin dert görmesin'
bu arada içerideki alemin sesleri hamamı çınlatmaya devam etmektedir. habib baba, 4.murad'ın sırtını bir güzel keseler... fakat padişah kuru bir teşekkürle yetinmek istemez.. ne de olsa insandır ve o da her insan gibi kendine yapılan iyiliklerin kölesidir.

'baba' der, 'gel bende senin sırtını keseliyeyim de ödeşmiş olalım.' habib baba, teklifin kimden geldiğinden habersiz, tebessümle;
'olur evlad' deyip, sultanın önünde diz çöker. bu arada, sultan murad kese yaparken bir yandan da habib babayı yoklar, ağzını arar...
'baba' der, 'görüyormusun şu dünyayı... sultan murad'a vezir olmak varmış...

bak adamlar içerde tef,dümbelek hamamı inletiyorlar, sen ve ben ise burada iki hırsız gibi...'
habib baba sultan murad'ın cümlesini tamamlamasına fırsat bile bırakmaz, kendi hükmünü söyler... sultan murad'ın habib babadan duydukları, ağzı açık bırakıp, keseyi elden düşürten cinstendir:
'be evladım' der, habib baba, 'sultan murad dediğin kimdir? sen asıl alemlerin sultanına kendini sevdirmeye bak ki, o seni sevince sırtını bile sultan murad'a keselettirir.
devamını gör...

erişkinlerde görülen d vitamini eksikliği veya direncine bağlı kemikte mineralizasyon defekti ile karakterize tablodur.çocuklarda görülen bu duruma raşitizm adı verilir.
bu hastaların kemik kitlesi genellikle normaldir.
en sık nedeni d vitamini eksikliği olmakla beraber şikayet olarak genellikle yaygın ağrı,kas güçsüzlüğü görülür.

laboratuvar bulgularında 25-oh vitamin d düzeyi düşük belirlenir.d vitamini düşüklüğüne bağlı hipokalsemi ve hipofosfatemi görülür.bu iyonların düşüklüğünü düzeltmek için parathormon(pth) düzeyi artar ve kalsiyum atılımını azaltırken fosfor atılımını arttırır.

radyografide yalancı fraktürler ve bunun bir özel formu olan milkman fraktürü tipik bir bulgudur.

tedavisi d vitamini takviyesidir.
devamını gör...

tut şunun ucunu döşeyelim abi mutfağa banyoya ulaşalım abi.
(bkz: fırat boru reklamı)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim