eskiden böyleydi. artık umursamıyorum. çünkü benim yazma ihtiyacım var, yazdıkça içimdekini atıyor rahatlıyorum. üzerinden zaman geçince onları tekrar okumak da hoşuma gidiyor. kendimdeki, hayatımdaki, duygularımdaki, düşüncelerimdeki değişimi görmemi sağlıyorlar. anılara çok bağlı birisiyim. kendime böyle anılar bırakmak bu yüzden hoşuma gidiyor. yazdığım çok sıradan bir şey bile benim için özel ve benden izinsiz okunmamalı. ama ya okunursa korkusuyla da kendimi bundan mahrum bırakmak istemiyorum.
devamını gör...

iskoçya'nın başkentidir. bir şehir tarihi dokusunu nasıl koruyabilir sorusuna net olarak bir cevaptır. şehrin mimarisi, kaleleri, binaları gerçekten çok etkileyicidir. gezerken zaman zaman orta dünyada mıyım? acaba hissine kapılıyor insan. havasına kesinlikle güven olmaz. bir bakarsın güneşli, bir bakarsın dolu yağıyor, bir bakarsın fırtına var ama hepsi kendisine çok yakışıyor. gezmek için 2 gün ayırmanız yeterlidir. yaşamak için ise bir ömür diyelim.

circus lane sokağının güzelliklerini seyredip bir kahve içebilirsiniz. dean village bu köy gerçekten bu şehrin en güzel yanlarından birisidir. edinburgh kalesine gidip castle rock'da şehrin o eşsiz manzarası ile ruhunuzu dinlendirebilirsiniz. tabii ben ekstra olarak joint kullandım o başka :)) viski tutkunları için arcade bar'ı önerebilirim. yerli iskoç viskilerinin aromaları gerçekten damak çatlatıyor. onun haricinde frankenstein pub'da tercih edilebilir.

akşamları şehir çok fazla dinamik değil. mekanlar daha hızlı durumda kafanıza uyan mekanlar da eğlenebilirsiniz. iskoç halkı genel olarak kibar bir yapıya sahip. güvenle sokaklarında dolaşabilirsiniz. imkanı olanların gidip bu büyüleyici şehri doyasıya gezip ruhlarını dinlendirmelerini öneririm.
devamını gör...

düşünün ki bir tarafta hitler, diğer tarafta stalin, aslında sıfır noktasına ikiside aynı uzaklıkta uçtalar, biri politika olarak sağda, diğeri solda. ikiside aslında birbirinin aynı ; manyak, zalim, diktatör. kim kazanırsa eminim diğeri ötekinin eline geçmemek için intihar edecek, savaşı stalin kazanıyor, hitler intihar ediyor.

stalin tarihin gördüğü en manyak, en zalim diktatörlerden biridir. daha önce komünizm ile yönetilen bir ülkede bir süreliğine kaldım ve orada yaşadım. dolayısı ile o zamanları yaşamış halkla doğrudan iletişimim oldu. elbetteki stalin zamanını gören çok az kişi kalmıştı ben oradayken, ama o zamanları yaşayanlardan konuştuklarımın hiçbirisi (özelikle belirtiyorum hiçbirisi) bu adamı hayırla anmıyordu.

bu devirde hala bu adamı savunan stalinistler var. dolayısı ile daha önce hiç yemediği bir yemeği hiç tatmadan, o yemek hakkında fikir beyan edebilmek ne bileyim ne derece doğru? o yüzden bu adamın savunulacak bir tarafı yok.

not : ortanın solu, moskova yolu dünya görüşüne sahibim. üstelikte zamanında batum'dan gelmeyiz, hemşeriyiz bu adamla yani, ona rağmen ateşi bol olsun.
devamını gör...

albert einstein'a atfedilen yanlış bir yorumla, bunun sonucunda insanlığın sadece 4 yıl yaşayabileceği iddia edilen durum. doğru değil çünkü einstein'ın böyle bir şey söylediğine dair bir kanıt olmadığı gibi, araştırmalar da bu durumu tam olarak desteklemiyor.

evet, arıların tozlaşmaya katkısı çok yüksek ama dünya üzerindeki gıdaların yaklaşık %60'ı arıların tozlaşmaya etkisinden etkilenmiyor. yani bunlar arılar olmadan da üreyebilen bitkiler. bir araştırmaya göre 90'a yakın bitki var hayvanlar tarafından yapılan tozlaşmaya ihtiyaç duyan ki bunlardan da sadece 13 tanesi kesinlikle buna ihtiyaç duyuyor. diğerleri biraz daha dolaylı yollardan bağlı tozlaşmaya.

özetle, insanlar tamamen yok olmaz böyle bir nedenle ama gıda çeşitliliği azalır ve maliyetleri artar.
devamını gör...

kafa sözlük doğalı kırk günden fazla oldu ama henüz kırkı uçurulamadı. moderasyon uygun görürse pamdemiden sonra yaparız. yeni anne ve bebeklerin 40 gün dışarıya çıkmama adeti aslında annenin ve bebeğin doğumdan sonraki altı hafta boyunca bağışıklık sisteminin yeterince güçlü olmamasına alınmış bir önlemdir.
lohusalığın bitimiyle birlikte yenidoğan için kırk uçurma diye adlandırılan küçük bir seremoni yapılır.
asırlardır devam eden bir gelenek olması nedeniyle kuşaklar arası aktarım sırasında bu adet, yöreden yöreye farklılıklar gösterir. günümüzde kırk çıkarma olarak da bilinen bu adette bir aile büyüğünden ‘kırklama annesi’ olması istenir. bu kişinin, bilgisine, görgüsüne güvenilen; bilge birisi olması gerektiğine inanılır.
bu kişi tarafından anne ve bebeğe kırk banyosu yaptırılır. 40 fasulye veya buğday tanesi, temiz taş, altın, gümüş, çeşitli mevsim çiçekleri, gül yaprakları, nazar boncuğu atılır. suya atılacak tüm malzemelerin dezenfekte edilmelidir.
altın, güneşi;
gümüş: ayı temsil eder.
gül yaprakları ve mevsim çiçekleri bebek güzel koksun diye;
nazar boncuğu nazardan koruması için eklenir.
hazırlanmış sudan 40 tas su alınarak bebek yıkanır. yıkama sırasında çeşitli dualar da okunur. “su aşağı, boyu yukarı olsun. ömrü de su gibi uzun olsun’ gibi iyi dilekler söylenir.
ardından hazırlanmış aynı su ile 40 tas su da anneye dökülür ve kırklama işlemi sona erer. anne ve bebek yeni ve temiz kıyafetler giyerek hazırlanır. birkaç aile büyüğüne ziyarete gidilir.
bebeğe, ziyaret edilen evlerdeki kişiler tarafından yumurta, pirinç, un, şeker ve bozuk para gibi çeşitli hediyeler takdim edilir. anneye de çeşitli hediyeler verilir.
un uzun ömürlü olsun.
şeker tatlı dilli olsun.
yumurta yumurta gibi tok olsun.
pirinç bereketli olsun.
bozuk para zenginlik bolluk olsun.
kahve 40 yıllık hatrı olan dostlukları olsun.
kuran dini bütün bir insan olsun.
farklı ülkelere ait bozuk paralar çok gezen, çok kültürlü biri olsun.
sabun, tertemiz bir alın yazısı olsun.
ekmek ailenin elinin ekmek tuttuğu günleri görsün, gurur duysun.
çörek otu şans hep senden yana olsun.
nazar boncuğu nazarlardan uzak olsun diye verilir.
bazı adetlere göre, tüm aile yakınları eve çağırılarak kırk mevlidi de yapılmaktadır. kırk uçurmanın dini açıdan hiçbir geçerliliği yoktur. islâmda, bebeklerde 40 uçurma ile ilgili bir uygulama bulunmamaktadır.
göktürklerden kalma bir gelenektir. lohusalığın bitişini, bebek ve annenin sosyalleşmeye başlamasını temsil eder şamanizm kökenli türk adetleri dense de bir gelenek görenek olarak birçok yöremizde yapılmaktadır.
yurdumuzun güzel adetlerindendir.
devamını gör...

iki erkeğin kız kardeşlerini değiş tokuş edip ormanda tecavüz etmesi geleneğini öğrendim ya pes dedim gerçekten. bu arada çocuk damat yetişkin gelini konu alan sultan gelin filmiydi.
devamını gör...

çaysız bir hayat düşünemiyorum. kutlu olsun efendim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözde dindar liderin kendisi için yaptırdığı 350 milyon dolar tutarındaki saraydır.
asıl adı cumhurbaşkanlığı sarayıdır.
halk arasında ak saray diye, muhalifler arasında ise kaç-ak saray olarak geçer.

“ey muaviye! eğer bu sarayı kendi paranla yaptırdıysan israftır. eğer halkın parasıyla yaptırdıysan ihanettir ve haramdır. kul hakkına girer. bunu ancak firavunlar yapar”. hz. ebu zerri’-l ğıfari

allah ebû zer’e rahmet eylesin! o, yalnız yaşar, yalnız yürür, yalnız başına vefât eder ve yalnız başına haşrolunur.
işte iltifat-ı nebevi

dininiz bütün ise allah'tan korkuyor iseniz halk açlık ve sefalet içindeyken o halkın parasını kendi keyfiniz ve gücünüz uğrunda feda etmezsiniz.
devamını gör...

bununla ilgili çok kötü bir anım var. lazer ameliyatı bekleme alanında erken yapılan anestezi sonucu her şeyi hissederek ameliyat oldum. ve bunu ne kadar doktora söylesemde hatasını fark edip yinede ameliyata devam etti. benim için çok ağrılı bir süreçti ve bunun sebebiyle gözüm sıfırlanamadı. sizsiz olun buna dikkat edin.
devamını gör...

kıyamet kopacağı zaman dünyada hiç, iyi bir insanın kalmayacağını söylemişlerdi küçükken. ben de "ohhh, annem yaşadığı sürece kopmayacak o zaman." diyerek rahatlamıştım. küçücüktüm ama onun içindeki iyiliğin farkındaydım. hala da öyle düşünürüm. kötülük istemez benim annem, merhametlidir. herkes mutlu olsun ister.
bizi yetiştirirken de hep adil olmaya çalışmıştır iki evladı arasında. ne biliyorsa ne kadar öğrendiyse öğretmiş, hep gururla arkamızda olmuştur. tabii ki bizim de küçük sürtüşmelerimiz oldu ergenlikle gelen ama ailem benim dağım, en çok da annem. büyüdükçe kıymetini daha da çok anlıyorum.
eşim askere gittiğinde tatil olduğu için ailemin yanındaydım. acemilik dönemi bitince askerliğinin kalanını bir dağ karakolunda, terörün de yoğun olduğu bir yerde yapacağını öğrendiğim an çok korkmuştum ve yalnız kalmak istediğimi söyleyip odama kapanmıştım. kara kara düşünürken sessizce girdi içeri. bir an birbirimize baktık. benden önce, gözlerinden süzülen yaşları gördüm. hiç konuşmadı. sessizce aktı gözyaşlarımız. içimi çeke çeke sarıldım, kollarında uyudum. kaç yaşına gelirsem geleyim, ne kadar güçlü olursam olayım, o benim her şeyim.
devamını gör...

sağ kolon yerleşimli olan, malign transformasyona dönüşebilen polip türüdür.
kript bazalinde dilatasyon ve lateral büyüme paterni gösterir.
devamını gör...

bir aşçı olarak gireceğim entry sonucunda restoran sektörünü bitirebileceğimi düşünüyorum. ama bu işten para kazandığım için susacağım.

küçük bir tavsiye eğer bu konularda saplantılıysanız sadece mekan sahibini tanıdığınız yerlerde yiyin. ama tanıdığım mekan sahibi yok diyorsanız ateş görmüş ve iyi pişmiş bir yemekte virüs bakteri olmaz. yiyecek bozuk değilse tabi.
devamını gör...

"bu karanlık, puslu ve yeraltının hakim olduğu vadilerde" erkeklerin ne işi var acaba diye düşündürmüş sorunsaldır. kafes dövüşü yahut horoz dövüşü mü yapılıyor, hayırdır? tüm erkekler bu karanlık ve puslu yeraltı dünyasına aşırı meraklı yani bir yönüyle hepsi suça ha bulaştı ha bulaşacak ve bundan da zevk alan tipler mi demek isteniyor? buna itirazı olacak pek çok erkek olacaktır diye umuyorum. gariptir, niyet aksi olsa da erkeklere bir takım isnatlarda bulunulan bir başlık olmuş.
devamını gör...

bundan daha güzel bayram hediyesi olmazdı sanırım.

şarkı izmir karataş çocuğu dario moreno'ya ait, söyleyen hemşerim dediğim, ömrünün çoğunu urla iskele'de geçiren tanju baba, şarkı zaten adıma tam uygun..

çok teşekkürler!
devamını gör...

entry'nin uzunu kısası olmaz.
bilgiyi, gerektiği biçimde aktarma durumu söz konusudur.
önemli olan da bunu yapmaktır.

bugün nasılsın? sorusunun cevabı tek kelimeyle , hastayım da olabilir,
oram ağrıyor buram sızlıyor şeklinde sayfalarca süren yazı da.

önemli olan, nerede ne kadar yazılması gerektiğini bilmektir.
tıpkı nerede nasıl ne şekilde konuşacağını bilmek gibi.

tüm tanımları link verip, tek kelimeyle
buradan, şuradan şeklinde geçiştiren de olacak, gereksiz biçimde hikaye anlatan da.

önemli olan bunun dengesini sağlamak.

konu açılmışken, bununla bağlantı olarak şuna değinmek sanırım doğru olur.

burada, hiç tasvip etmediğim bir
800 tanıma kitap verme durumu var mesela. sözlüğün adeta altını üstüne getirten , bir an önce bitse de kurtulsak dediğim.

ben, uzun tanımlar girmeyi seven bir insanım, açıklayıcı bilgiyi önemli görüyor, mümkün olduğu kadar baymadan bunu yapmaya çalışıyorum.

benim bir tanımım, o kitap peşinde koşan adamın 50 tanımına bedel .
öyle ki, adam söylediğim gibi, 3 kelimeyle tanım yaptım diyor.
bu da sözlükte kirlilikten başka bir işe yaramıyor.

yani demem o ki, uzun kısa değil, gerektiği biçimde olması gereken bir durum ...
devamını gör...

mafya, kaçakçılık, uyuşturucu, acılı meksika sosu .
devamını gör...

havacılık alfabesi ingiliz latin alfabesi harflerinin belli kelimeler kullanılarak kodlanmasıdır. havacılıkta tarih boyunca yapılmış kazaların en büyük sebebi iletişim problemleridir. fonetik havacılık alfabesi bunun önlenmesi ve güvenli bir uçuş için önemlidir. havaalanı isimleri, havayolu firma ismi, uçak kuyruk adı gibi harf ve kelime içerikli sözleri kodlayarak ifade etmek, telsizde karşı tarafta bulunan kişiye hatasız şekilde iletmek mümkün olur. karışıklıkların önlenmesi için son derece önemlidir. tüm dünyada kullanılan kodların aynı olması sayesinde, farklı dillerde konuşan havacıların bile hava trafiği konusunda telsizde yaptıkları konuşmalar kolay anlaşılabilir hale gelir. aynı alfabeyi denizciler ve amatör telsizcilik ile uğraşanlar da bilmelidir. uluslararası nato fonetik alfabesinde harfler şu şekilde kodlanmıştır :

a : alpha
b : bravo
c : charlie
d : delta
e : echo
f : foxtrot
g : golf
h : hotel
i : india
j : juliet
k : kilo
l : lima
m : mike
n : november
o : oscar
p : papa
q : quebec
r : romeo
s : sierra
t : tango
u : uniform
v : victor
w : whiskey
x : x-ray
y : yankee
z : zulu.
devamını gör...

yazdıklarını, hayata ve meselelere bakış açısını sevdiğim ve okumaktan keyif aldığım bir yazar kendisi. aktif bir biçimde yazdığını bildiğim için de günlük doz profiline uğrayıp okuma yapıyorum. sabah dozumu alıp nickaltına koştum.

kendisi aynı zamanda iyi bir okur ve izleyici. çeşitli konularda yazıyor olduğundan benim adıma günün sürprizi oluyor yazdıkları *. sevgi ve mutlulukla uzun uzun aramızda olup yazmasını diliyorum.
devamını gör...

kahramanmaraş'ta yaşanan üzücü hadise.

türkoğlu ilçesine bağlı kırsal murat çakıroğlu mahallesi'nde aniden bastıran sağanakla hakan tepe'ye ait küçükbaş hayvanların üzerine yıldırım isabet etti.
tepe, yıldırım isabet eden 41 keçisinin telef olduğunu yetkililere bildirdi.


kaynak
devamını gör...

johnny depp.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim