burun
yüzün tam ortasında olduğundan güzel olup olmadığınıza karar veren organ. burun güzelliğiyle yüz güzelliği doğru orantılıdır.
devamını gör...
başlıkların dili olsa kuracağı cümleler
geldi yine tipini sevdiğim.
devamını gör...
domuz eti yemiş sözlük yazarları
yurtdışında bulgar bir arkadaşımın kendisi için hazırladığı etli yemekten tattırmak istemesi ile başlamıştı.sordugumda domuz eti olmadığını ifade etmesine rağmen ısırdığım anda kıkırdamaya başlaması ile anlayıp hemen ağzımdan çıkarmıştım. tabi ne tadı ne kokusu güzeldi o ayrı mesele ancak farklı bir lezzet olsun diye denemek istemiştim.
dini inancınıza göre yersiniz yemezsiniz lakin ben sağlık açısından çok sağlıklı olmadığını, domuzların gerçekten temiz bir florası olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. birçok enfeksiyon için risk oluşturduğu için normal zamanda da yememenizi naçizane tavsiye ederim.
dipnot: yabancı arkadaşlarınızın bu domuz eti değil demesine itibar etmeyiniz.
dini inancınıza göre yersiniz yemezsiniz lakin ben sağlık açısından çok sağlıklı olmadığını, domuzların gerçekten temiz bir florası olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. birçok enfeksiyon için risk oluşturduğu için normal zamanda da yememenizi naçizane tavsiye ederim.
dipnot: yabancı arkadaşlarınızın bu domuz eti değil demesine itibar etmeyiniz.
devamını gör...
türkiye'de demiryollarının az olması
1950'ye kadar demiryollarına ağırlık veriliyordu fakat marshall yardımıyla beraber karayollarının yapımı önem kazandı ve demiryolu yapımı geri plana atıldı.
2000'li yıllara kadar böyle devam ediyordu fakat son yıllarda demiryolundaki ağ uzunlukları artırılmaya çalışılıyor, çok yetersiz olsa da artması gerekiyor.
tabi ülkemizin yüksek ve engebeli olduğunu düşünürsek demiryolu yapımının daha maliyetli olması ağ uzunluklarının bir anda artmasına olanak sağlamıyor.
edit: karadeniz ve akdeniz bölgelerine birkaç şehir dışında demiryolu gidemez. kuzeyde kuzey anadolu dağları, güneyde ise toros dağları bu durumu engellemektedir.
edit2: günümüzde ankara ve konya'ya kadar gidebilen hızlı tren, hızlı trenin sivas'a kadar uzatılma çalışmaları yürütülüyor ve yapılıyor.
2000'li yıllara kadar böyle devam ediyordu fakat son yıllarda demiryolundaki ağ uzunlukları artırılmaya çalışılıyor, çok yetersiz olsa da artması gerekiyor.
tabi ülkemizin yüksek ve engebeli olduğunu düşünürsek demiryolu yapımının daha maliyetli olması ağ uzunluklarının bir anda artmasına olanak sağlamıyor.
edit: karadeniz ve akdeniz bölgelerine birkaç şehir dışında demiryolu gidemez. kuzeyde kuzey anadolu dağları, güneyde ise toros dağları bu durumu engellemektedir.
edit2: günümüzde ankara ve konya'ya kadar gidebilen hızlı tren, hızlı trenin sivas'a kadar uzatılma çalışmaları yürütülüyor ve yapılıyor.
devamını gör...
çocukluk arkadaşınla beraber büyüdükten sonra anlaşamamak
şimdilerde farkına vardığım, bu sebepten dolayı birkaç arkadaşım ile bağlarımı koparmak zorunda kaldığım durum. çocuk yaşlarda, bazen ergen yaşlarda tanışırsınız. ilgi alanlarınız ortaktır, sevdiğiniz, sevmediğimiz şeyler ortaktır, gamer tayfa için; beraber bir sürü oyun oynamışsınızdır vesaire.
fakat ikinizin de büyürken karşısına çıkan yol ayrımları, tercih etmek zorunda kaldığınız yaşam biçimi, yeni tanıdığınız farklı insanlar ve hayatınıza giren yeni ilgi alanları oldukça, farklı bir insana doğru evrilirsiniz.
artık tamamen farklı karakterler olduğunuzda, kişiliğinizi, kendinizi bulduğunuzda; eski çocukluk arkadaşınız artık o kadarda iyi anlaşabildiğiniz biri olmaktan çıkmıştır. belki çok iyi bir insandır, belki artık siz kötüsünüzdür, ama her ne olduysa; artık eski siz değilsinizdir. ve bu iki yeni insanın arasında artık uyum yoktur.
fakat ikinizin de büyürken karşısına çıkan yol ayrımları, tercih etmek zorunda kaldığınız yaşam biçimi, yeni tanıdığınız farklı insanlar ve hayatınıza giren yeni ilgi alanları oldukça, farklı bir insana doğru evrilirsiniz.
artık tamamen farklı karakterler olduğunuzda, kişiliğinizi, kendinizi bulduğunuzda; eski çocukluk arkadaşınız artık o kadarda iyi anlaşabildiğiniz biri olmaktan çıkmıştır. belki çok iyi bir insandır, belki artık siz kötüsünüzdür, ama her ne olduysa; artık eski siz değilsinizdir. ve bu iki yeni insanın arasında artık uyum yoktur.
devamını gör...
kitap okuyan sevgili
hayalini kurduğum ama hâlâ bulamadığım bir şeydir. sahi böyle sevgilisi olan varmı?
devamını gör...
güneş'in tayfı
geç de olsa* soruları yanıtlamaya çalışayım.
1- bu sorunun yanıtına ilişkin çok net bir cevabım yok açıkçası. birçok kaynağa baktım daha önce ama tam da aradığım yanıtı bulamadım. yine de kendimce bir yorum yapabilirim sanırım.
kirchhoff yasaları ışığında baktığımızda, arka planda yer alan sıcak bir ışınım kaynağı ve daha önde bulunan, görece olarak daha soğuk bir gaz kütlesinin ya da düşük basınç altındaki yüksek sıcaklıktaki bir gazın, bize yıldızların yapısını iyi kötü anlattığını görüyoruz. kara deliklere gelince... bunların elektromanyetik tayfın hiçbir bölgesinde ışınım yaymadıklarını söylüyoruz. yani ihtiyacımız olan sıcak arka plan cismi koşulunu sağlamıyorlar. hatta bazı kişilerin yanılgısının aksine, kara deliğin kendisi oldukça soğuktur ve sıcaklığı mutlak sıfıra yakındır.
kara deliğin kendisi soğuk olsa da etrafındaki birikim diskinde bulunan gazlar oldukça sıcaktır ve bölgenin sıcaklığı yaklaşık 1 milyon kelvini bulur. bu iki durumu birlikte göz önüne aldığımızda, klasik anlamda bir tayf görüntüsü beklemek pek de mümkün değil. yalnız kuantum spektrumu ya da termal spektrum denilen ve hawking ışınımı olayını yansıtıyor olabileceği tahmin edilen bir tayflarının olduğu kanıtlandı. yani her ne kadar, yukarıda olduğu gibi, tayfın hiçbir bölgesinde ışınım yaymadıklarını söylesek de bu durum %100 doğru değil. tek sorun, sıcak bir ışınım kaynağı olmamaları ve tayf konusunda bize zorluk çıkarmaları.
2- çift yıldızlar da güneş'ten pek farklı değil. sonuçta hepsi birer yıldız ve tayfları da temelde birbirine benziyor. yani bol bol soğurma çizgisi içeriyorlar.
3- içerik olarak tayfı değişen bir cisim duymadım * ama yıldızlarda tayf çizgilerinin yerleri, yıldızın hareketinden kaynaklı doppler kayması nedeniyle değişebilir periyodik olarak. bu özellik sayesinde çift yıldız sistemlerini yakalayabiliyoruz bazen. tayfsal çiftler diyoruz bunlara.
aşağıdaki şekil üzerinden daha iyi anlaşılır bu durum:

görselin kaynağı
sisteme tam karşısından baktığımızı düşünün. resimdeki gibi üstten baktığımızı değil. buna göre:
1. şekilde a yıldızı bize doğru gelirken b bizden uzaklaşıyor. bu durum tayf üzerinde a için maviye kayma, b için kırmızıya kayma olarak gözleniyor. bu da tayf üzerinde a çizgisinin maviye yakın, b çizgisinin kırmızıya yakın görünmesine yol açıyor.
2. şekilde yıldızlar yörüngeleri üzerinde, onlara tam karşıdan baktığımızı farz ettiğimiz için, birbirleriyle çakışıyorlar. bu durumda sanki tek bir çizgi varmış gibi görüyoruz tayfta. tabii yaklaşma ya da uzaklaşma durumu olmadığından, çizgi ortalama bir yerde ve toplam bir çizgi gibi davranıyor.
3. şekilde bu kez a uzaklaşırken b yaklaşıyor. ilk şeklin tam tersi olduğundan tayfta da tam ters yerlerde görüyoruz çizgileri.
4. şekilde ikinci şekildeki durumla aynı durumu görüyoruz.
tayfın normal şartlarda değişmesi çok olası olmasa da son soruyu bununla bağlantılı olarak cevaplayayım.
4- tayflar, üçüncü soruya verdiğim cevaptan bağımsız olarak, zaman içerisinde değişir.
kafa karışıklığını gidermek için şunu söyleyeyim; yıldızlar kütleleri ile bağlantılı şekilde evrim geçirirler. evriminin belirli bir aşamasındayken yıldızın tayfının durduk yere, olağanüstü bir durum olmadan değişmesi pek olası değil. örneğin güneş şu an anakol yıldızı ve tayf yapısı genel olarak aynı.
yıldız anakol evresinden çıkıp diğer evrelere geçtikçe kimyasal kompozisyonu da değişebilir. cisim, yıldız rüzgârları ile uzaya madde savurduğu için yıldızın iç bölgeleri ortaya çıktıkça daha önce görmediğimiz elementleri görmeye başlayabiliriz. bu durum tayf çizgilerinin de yerini değiştirebilir. zira o çizgilerin yerleri, elementlerin parmak izi gibidir. hepsinin yeri kesin bir şekilde bellidir ve birbirlerinden farkldır.
genel olarak soğurma çizgileri gördüğümüz bir tayf, süpernova geçiren bir yıldızda salma çizgileri de gösterebilir. özetle tayfın genel görünümü yıldızın evrimine ve kimyasal kompozisyonunun değişip değişmemesine göre farklılık gösterebilir.
1- bu sorunun yanıtına ilişkin çok net bir cevabım yok açıkçası. birçok kaynağa baktım daha önce ama tam da aradığım yanıtı bulamadım. yine de kendimce bir yorum yapabilirim sanırım.
kirchhoff yasaları ışığında baktığımızda, arka planda yer alan sıcak bir ışınım kaynağı ve daha önde bulunan, görece olarak daha soğuk bir gaz kütlesinin ya da düşük basınç altındaki yüksek sıcaklıktaki bir gazın, bize yıldızların yapısını iyi kötü anlattığını görüyoruz. kara deliklere gelince... bunların elektromanyetik tayfın hiçbir bölgesinde ışınım yaymadıklarını söylüyoruz. yani ihtiyacımız olan sıcak arka plan cismi koşulunu sağlamıyorlar. hatta bazı kişilerin yanılgısının aksine, kara deliğin kendisi oldukça soğuktur ve sıcaklığı mutlak sıfıra yakındır.
kara deliğin kendisi soğuk olsa da etrafındaki birikim diskinde bulunan gazlar oldukça sıcaktır ve bölgenin sıcaklığı yaklaşık 1 milyon kelvini bulur. bu iki durumu birlikte göz önüne aldığımızda, klasik anlamda bir tayf görüntüsü beklemek pek de mümkün değil. yalnız kuantum spektrumu ya da termal spektrum denilen ve hawking ışınımı olayını yansıtıyor olabileceği tahmin edilen bir tayflarının olduğu kanıtlandı. yani her ne kadar, yukarıda olduğu gibi, tayfın hiçbir bölgesinde ışınım yaymadıklarını söylesek de bu durum %100 doğru değil. tek sorun, sıcak bir ışınım kaynağı olmamaları ve tayf konusunda bize zorluk çıkarmaları.
2- çift yıldızlar da güneş'ten pek farklı değil. sonuçta hepsi birer yıldız ve tayfları da temelde birbirine benziyor. yani bol bol soğurma çizgisi içeriyorlar.
3- içerik olarak tayfı değişen bir cisim duymadım * ama yıldızlarda tayf çizgilerinin yerleri, yıldızın hareketinden kaynaklı doppler kayması nedeniyle değişebilir periyodik olarak. bu özellik sayesinde çift yıldız sistemlerini yakalayabiliyoruz bazen. tayfsal çiftler diyoruz bunlara.
aşağıdaki şekil üzerinden daha iyi anlaşılır bu durum:

görselin kaynağı
sisteme tam karşısından baktığımızı düşünün. resimdeki gibi üstten baktığımızı değil. buna göre:
1. şekilde a yıldızı bize doğru gelirken b bizden uzaklaşıyor. bu durum tayf üzerinde a için maviye kayma, b için kırmızıya kayma olarak gözleniyor. bu da tayf üzerinde a çizgisinin maviye yakın, b çizgisinin kırmızıya yakın görünmesine yol açıyor.
2. şekilde yıldızlar yörüngeleri üzerinde, onlara tam karşıdan baktığımızı farz ettiğimiz için, birbirleriyle çakışıyorlar. bu durumda sanki tek bir çizgi varmış gibi görüyoruz tayfta. tabii yaklaşma ya da uzaklaşma durumu olmadığından, çizgi ortalama bir yerde ve toplam bir çizgi gibi davranıyor.
3. şekilde bu kez a uzaklaşırken b yaklaşıyor. ilk şeklin tam tersi olduğundan tayfta da tam ters yerlerde görüyoruz çizgileri.
4. şekilde ikinci şekildeki durumla aynı durumu görüyoruz.
tayfın normal şartlarda değişmesi çok olası olmasa da son soruyu bununla bağlantılı olarak cevaplayayım.
4- tayflar, üçüncü soruya verdiğim cevaptan bağımsız olarak, zaman içerisinde değişir.
kafa karışıklığını gidermek için şunu söyleyeyim; yıldızlar kütleleri ile bağlantılı şekilde evrim geçirirler. evriminin belirli bir aşamasındayken yıldızın tayfının durduk yere, olağanüstü bir durum olmadan değişmesi pek olası değil. örneğin güneş şu an anakol yıldızı ve tayf yapısı genel olarak aynı.
yıldız anakol evresinden çıkıp diğer evrelere geçtikçe kimyasal kompozisyonu da değişebilir. cisim, yıldız rüzgârları ile uzaya madde savurduğu için yıldızın iç bölgeleri ortaya çıktıkça daha önce görmediğimiz elementleri görmeye başlayabiliriz. bu durum tayf çizgilerinin de yerini değiştirebilir. zira o çizgilerin yerleri, elementlerin parmak izi gibidir. hepsinin yeri kesin bir şekilde bellidir ve birbirlerinden farkldır.
genel olarak soğurma çizgileri gördüğümüz bir tayf, süpernova geçiren bir yıldızda salma çizgileri de gösterebilir. özetle tayfın genel görünümü yıldızın evrimine ve kimyasal kompozisyonunun değişip değişmemesine göre farklılık gösterebilir.
devamını gör...
kafa sözlük'ün kurulması
pek çoğumuz için "iyi ki" dedirten olay.
kafa sözlük nasıl kuruldu, merak etmekteyim...
kafa sözlük nasıl kuruldu, merak etmekteyim...
devamını gör...
her şey bitti derken çıkagelen insan
umuttur. yitirmediğin umudun sana teşekkürüdür...
devamını gör...
mon amie la rose
güzel yaprakları dökülen, nadide ömrünün sonuna gelen arkadaşı gül üzerinden, dillere destan güzelliklerin, büyük aşkların, kısacası her şeyin bir gün sona ereceği mesajını veren, 1964’ lerden bir françoise hardy şarkısı. hardy’ nin dingin melankolik yorumuyla güzeldir, evet... fakat natacha atlas yorumu bir başka vurur.
devamını gör...
öz
varlığın anlamlı parçası, duygusal yansıması.
devamını gör...
yüksek lise diploması
üniversite bitirmenin sıradanlaştığı ülkemizde kanımca üniversitelerin yeni adıdır. sen istediğin kadar üniversite aç ama istihdam yaratamazsan o diplomalar hikaye.
devamını gör...
rehberde babayı kaydetme şekli
bazen baba bazen babam bazen siliyorum numarasını. değişiyor yani.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
her başlık altına abidik gubidik tanım girdiğinde sözlükte popüler bir yazar olacağını zannetmeyen her yazar, en sevdiğim yazardır.
tanımsız tanımları olmayan, varsa da farkettiğinde editleyen her yazar, en sevdiğim yazardır.
geceye xxx bırak, xxx sorunsalı, sözlük yazarlarının xxx tarzı başlıklardaki girdi sayısı, tanım sayısından epey az olan yazarları da severim zamanla, tanımam lazım.
tanımsız tanımları olmayan, varsa da farkettiğinde editleyen her yazar, en sevdiğim yazardır.
geceye xxx bırak, xxx sorunsalı, sözlük yazarlarının xxx tarzı başlıklardaki girdi sayısı, tanım sayısından epey az olan yazarları da severim zamanla, tanımam lazım.
devamını gör...
boğa ferdinand
hayat bazen herkese çok zor, çok yorucu gelir, bazen pes ederiz. oysa bir boğanın bile özgürlüğü için nasıl da direndiğinin ispatıdır boğa ferdinand. azim ve dirayette onun gibi olsak yeter. * artık motivasyon kaynağımdır kendisi.
21 kasap, 11 polis, 24 zabıta, 6 kurban ortakları, ve yakınları ile beraber toplamda 323 kişinin elinden kurtulmuş. rizeden trabzon'a yüzmüş. karaya çıktıktan 12 saat sonra, yorgunluktan yakalanmış. yaralı sayısı 34.
sonuç; adı verilen bir çiftlikte mutlu mesut yaşıyormuş. ferdi adında bir de yavrusu olmuş. saygı duydum.
buyrun size boğa ferdinand, yoksa bay ferdinand demeliydim. *
21 kasap, 11 polis, 24 zabıta, 6 kurban ortakları, ve yakınları ile beraber toplamda 323 kişinin elinden kurtulmuş. rizeden trabzon'a yüzmüş. karaya çıktıktan 12 saat sonra, yorgunluktan yakalanmış. yaralı sayısı 34.
sonuç; adı verilen bir çiftlikte mutlu mesut yaşıyormuş. ferdi adında bir de yavrusu olmuş. saygı duydum.
buyrun size boğa ferdinand, yoksa bay ferdinand demeliydim. *
devamını gör...
zengin bir eş bulma hayali
zengin olmayı sağlayacak iş hayalinden önce geliyorsa büyük zarardır. insan hayatta sadece kendine dayanmalı. zengin olmak istiyorsa bile bunun kaynağı yine kendi olmalı.
devamını gör...
yazarların mahlaslarının bir üst seviyesi
atanabildim.
devamını gör...
uzak durulması gereken insanlar
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
sadece o değil, uykusu da nefes alıyordu artık, garip bir metafora dönüşmüş,
yeni bir yaşam formu kazanmıştı..
..
sıtması henüz geçmişti.
..
usulca araladığı kapıdan, şöyle bir sokağa baktı. ürktü ve içeri koştu.
minderin ucuna takıldı, sendeledi ve yere kapaklandı. takılmasaydı da kendini atacaktı zira, tansiyonu düşmüştü.
..
kendini orada öylece bıraktı birkaç saat. bilmem hastalıktan, bilmem yere kapaklanmaktan saatlerce öylece serili kaldı oracıkta.
halının izi yüzüne çıkmıştı. dededen kalma bir ısparta halısıydı, antikaydı. pahalıydı da. fakat umrunda değildi.
önemli de değildi şimdi.
şimdi önemli olan tek birşey vardı: o da, tansiyonunu düzene sokup, acilen kalkmaktı.
...
üşüyordu..
iliklerine kadar donmuştu..
bu kez serin bir rüyanın hatrına değildi katlandıkları....
- peki neydi? diye, iç bile geçirmedi. çünkü sıtması geri dönmüştü...
...
üzerini örtecek bir örtü aradı. ama gözleri, yeniden karardı.
bu soğuk, perdenin ardından kulaklarına doluyordu...
...
anladı, yerinden de kalkamayacaktı artık. uzanıp az evvel takıldığı mindere tutundu. yavaş yavaş onu, kendine çekti. çok ağırdı.. zorlandı biraz... ama en sonunda, çekip üzerine örtmeyi başardı..
en azından soğuk, kulaklarına fısıldamayacaktı artık.
omuzlarından bacaklarına doğru bir ılıma yayıldı.
derken uyku bastırdı ve o haliyle uykunun kollarına yeniden teslim oldu.
~
¶{buna bi'başlık bulmalı mıyım, bilmiyorum. devamını yazmalı mıyım, onu da bilmiyorum...
sadece uzun zaman sonra, yazma evrenime geri dönmeyi umuyorum, o kadar¶}
yeni bir yaşam formu kazanmıştı..
..
sıtması henüz geçmişti.
..
usulca araladığı kapıdan, şöyle bir sokağa baktı. ürktü ve içeri koştu.
minderin ucuna takıldı, sendeledi ve yere kapaklandı. takılmasaydı da kendini atacaktı zira, tansiyonu düşmüştü.
..
kendini orada öylece bıraktı birkaç saat. bilmem hastalıktan, bilmem yere kapaklanmaktan saatlerce öylece serili kaldı oracıkta.
halının izi yüzüne çıkmıştı. dededen kalma bir ısparta halısıydı, antikaydı. pahalıydı da. fakat umrunda değildi.
önemli de değildi şimdi.
şimdi önemli olan tek birşey vardı: o da, tansiyonunu düzene sokup, acilen kalkmaktı.
...
üşüyordu..
iliklerine kadar donmuştu..
bu kez serin bir rüyanın hatrına değildi katlandıkları....
- peki neydi? diye, iç bile geçirmedi. çünkü sıtması geri dönmüştü...
...
üzerini örtecek bir örtü aradı. ama gözleri, yeniden karardı.
bu soğuk, perdenin ardından kulaklarına doluyordu...
...
anladı, yerinden de kalkamayacaktı artık. uzanıp az evvel takıldığı mindere tutundu. yavaş yavaş onu, kendine çekti. çok ağırdı.. zorlandı biraz... ama en sonunda, çekip üzerine örtmeyi başardı..
en azından soğuk, kulaklarına fısıldamayacaktı artık.
omuzlarından bacaklarına doğru bir ılıma yayıldı.
derken uyku bastırdı ve o haliyle uykunun kollarına yeniden teslim oldu.
~
¶{buna bi'başlık bulmalı mıyım, bilmiyorum. devamını yazmalı mıyım, onu da bilmiyorum...
sadece uzun zaman sonra, yazma evrenime geri dönmeyi umuyorum, o kadar¶}
devamını gör...
pamuk şekerin bir dişçi tarafından bulunmuş olma ironisi
amerikanın nashville eyaletinde yaşamakta ve mesleği diş hekimliğinin yanı sıra birçok yeni icatın altına imzasını atmış olan william morrison 1897 yılında şeker üreticisi john c. wharton ile ortaklık kurup bugün kullanılmakta olan ve "fairy floss" yani sihirli ip olarak da bilinen pamuk şekeri üretecek elektrikli bir makineyi dünyaya sunmuşlardır. william morrison'ın kliniğe gelen hasta sayısını arttırmak gibi gizli bir planı olup olmadığı bilinmez ancak dişlerimizdeki çürük sayısının arttığı su götürmez bir gerçek.
devamını gör...