özlemek
"özlemek ne derin bir duygu böyle
özlemek ne uzun bir mesafe..."
cahit zarifoğlu söylemiş bu seferde derdimize derman olan sözleri. çok özledim ama nasıl böyle hudutsuzca, delicesine. hani içinizde bir yerlerde sürekli duran bazen çokluğunu hissettiğiniz, sizi sarıp sarmalayan. bir de bunu söyleyememek var bu sefer de özdemir asaf'tan gelmiş bu sözler
"sus be yüreğim!
ben de biliyorum özlediğimi
sus da, bilmesin özlendiğini"
ben de tam bunu diyorum sus be yüreğim! sus da bir kendime geleyim. nedir bu çektirdiğin ben ve özleyen bütün herkese. valla sözlük kusuruma bakmayın bugün biraz duygu yüklüyüm.
özlemek ne uzun bir mesafe..."
cahit zarifoğlu söylemiş bu seferde derdimize derman olan sözleri. çok özledim ama nasıl böyle hudutsuzca, delicesine. hani içinizde bir yerlerde sürekli duran bazen çokluğunu hissettiğiniz, sizi sarıp sarmalayan. bir de bunu söyleyememek var bu sefer de özdemir asaf'tan gelmiş bu sözler
"sus be yüreğim!
ben de biliyorum özlediğimi
sus da, bilmesin özlendiğini"
ben de tam bunu diyorum sus be yüreğim! sus da bir kendime geleyim. nedir bu çektirdiğin ben ve özleyen bütün herkese. valla sözlük kusuruma bakmayın bugün biraz duygu yüklüyüm.
devamını gör...
santur
görüntü olarak kanuna benzese de icrası farklılık gösteren iran kökenli bir enstrüman. yamuk bir dikdörtgen şeklinde (her iki kenarı birbiriyle eş uzunluktadır), tel sayıları farklılık gösterebilen santur, çekiç gibi kullanılan çubuklar yardımıyla çalınır.

sedat anar ile tanıdım santuru, keyifli bir dinletisi sonrasında hafızama kazınan bir enstrüman oldu. ilk kendisinden dinlediğim, daha doğrusu dinlediğim şeyin ne olduğunu ayırt edebildiğim için mi bilmem ama benim için tasavvufi müzikle özdeşleşmiştir. bir vakit, iran şahı tarafından 500 yıl boyunca kadın sesine benzediği gerekçesiyle yasaklandığına ilişkin gerçeklik payını bilmediğim bir iddia da söz konusu.
sedat anar ile tanıdım santuru, keyifli bir dinletisi sonrasında hafızama kazınan bir enstrüman oldu. ilk kendisinden dinlediğim, daha doğrusu dinlediğim şeyin ne olduğunu ayırt edebildiğim için mi bilmem ama benim için tasavvufi müzikle özdeşleşmiştir. bir vakit, iran şahı tarafından 500 yıl boyunca kadın sesine benzediği gerekçesiyle yasaklandığına ilişkin gerçeklik payını bilmediğim bir iddia da söz konusu.
devamını gör...
kitapyurdu
ne yazık ki kitapların stok adetleri konusunda manipülatif hareketlerde bulunarak kitapseverleri yanıltmakta olan bir online kitap satış sitesidir.
şöyle ki : hiç satmayan ya da çok az satan bir kitabın stok adedini genelde 1 maksimum 3 olarak gösteriyorlar.
hal böyle olunca insan refleks olarak ya zaten 15 lira dur alayım demek ki çok okunuyor diyiveriyor.
sen kitabı alıyorsun hoop 12 saat sonra yine aynı stok adedinde duruyor.
şöyle ki : hiç satmayan ya da çok az satan bir kitabın stok adedini genelde 1 maksimum 3 olarak gösteriyorlar.
hal böyle olunca insan refleks olarak ya zaten 15 lira dur alayım demek ki çok okunuyor diyiveriyor.
sen kitabı alıyorsun hoop 12 saat sonra yine aynı stok adedinde duruyor.
devamını gör...
yazarların uyumama sebepleri
düzensiz uyku düzenim sağolsun.
akşam 10 gibi gelen uykum yatağa girince kaçıyor. ağzım esnemekten kapanmıyor ama yok uyuşamıyoruz kendileriyle.uyku denilen hain sabahlatiyor beni. gece 3'den önce uyku zaten haram.semazen gibi dönüyoruz yatakta. sonrasında kulaklıkla müzik dinleyerek uyuyakalıyorum.
arada en büyük yandaşı reflü giriyor devreye. sonra yatağın içinde yar yine bana haram geceler şarkısını whisliyorum.
akşam 10 gibi gelen uykum yatağa girince kaçıyor. ağzım esnemekten kapanmıyor ama yok uyuşamıyoruz kendileriyle.uyku denilen hain sabahlatiyor beni. gece 3'den önce uyku zaten haram.semazen gibi dönüyoruz yatakta. sonrasında kulaklıkla müzik dinleyerek uyuyakalıyorum.
arada en büyük yandaşı reflü giriyor devreye. sonra yatağın içinde yar yine bana haram geceler şarkısını whisliyorum.
devamını gör...
keko
dağdan gelip bağdakini kovmacalar, siz çıkın burası bizim demeçleri, yazar öldürmeceler, aptal tanımlar, gereksiz taşlamalar, kuru hicivler, kimin ruhusun bilmiyorum. ama kaos çıkarmaya devam edersin zaten burada pek kalamazsın kekocum. bu arada nickiyle bu kadar benzeyen başka yazar görmedim... kendinin bile hatırlamadığın tanımlarında başarılar.
devamını gör...
üniversiteye girişte baraj puan uygulamasının kaldırılması
yetmediği gibi süreyi uzatmışlar.
şu anda sınava girmeden gözlerimi dolduran, bu kaygılara beni iten, elimi ayağımı birbirine dolaştıran hiç kimseye hakkımı helal etmiyorum. umarım ilahi adalet diye bir şey vardır ve bununla ilgisi olan her kim varsa hakkım söke söke çıkar.
şu anda sınava girmeden gözlerimi dolduran, bu kaygılara beni iten, elimi ayağımı birbirine dolaştıran hiç kimseye hakkımı helal etmiyorum. umarım ilahi adalet diye bir şey vardır ve bununla ilgisi olan her kim varsa hakkım söke söke çıkar.
devamını gör...
budist kadının öz saygısı var mıdır sorunsalı
müslüman kadının özsaygısı var mıdır sorunsalı ve ateist kadının özsaygısı var mıdır sorunsalına en iyi cevaptır.
budist kadının özsaygısı var mıdır sorunsalı başlığını görünce hissettiğiniz o anlamsızlık hissini, ne alaka, oha çok saçma duygusunu müslüman, ateist, seküler kadınlara, insanlara dair olan sorunsalların karşılığı olarak yerleştirin. tartışmanın fazlasıyla içinde olduğunuz için kaybettiğiniz perspektifi kazanmanıza ve olaya dışarıdan bakmanıza yardımcı olur.
aynı olaya taraf olarak değil ancak dışarıdan bakıldığında ortaya çıkan ironiyi sergileyen mükemmel başlık.
budist kadının özsaygısı var mıdır sorunsalı başlığını görünce hissettiğiniz o anlamsızlık hissini, ne alaka, oha çok saçma duygusunu müslüman, ateist, seküler kadınlara, insanlara dair olan sorunsalların karşılığı olarak yerleştirin. tartışmanın fazlasıyla içinde olduğunuz için kaybettiğiniz perspektifi kazanmanıza ve olaya dışarıdan bakmanıza yardımcı olur.
aynı olaya taraf olarak değil ancak dışarıdan bakıldığında ortaya çıkan ironiyi sergileyen mükemmel başlık.
devamını gör...
fleabag
kara mizah ve "mockumentary" severlerin kaçırmaması gerektiğini düşündüğüm, kendisini bir çırpıda izleten, adeta şeytan tüyüne sahip dizi.
künyesini pas geçiyorum. ne hakkında olduğuna dair sağda solda bir şeyler okumadan, direkt olarak balıklama dalınması gereken bir dizi bence fleabag. bunun birkaç sebebi var. ilki, derdini daha ilk birkaç dakikadan anlatabiliyor. olayların ve diyalogların akıcılığı kadar, izleyici olarak bizleri de birer karakter haline getirmesinden kaynaklı bence bu. dizi boyunca gerçek adını asla duymadığımız fleabag, kendisini sürekli takip eden izleyiciye olanı biteni anlatmak, kameraya ara sıra haylaz bakışlar atmak ya da hiçbir kelimesine gerek kalmadan ne hissettiğini anlamamızı sağlayacak şekilde mimikler kullanmak suretiyle bizi dizinin içine çekiyor. adeta orada olan ama fleabag hariç kimsenin bunu bilmediği bir avatar gibi dolanıyoruz etrafta.
ikinci sebep ise, sadece bir ya da birkaç konuya saplanıp kalmaması yahut gerçek hayata bir ya da birkaç konuyla özetlenemeyecek kadar fazla kökle bağlanmış olması. 12 bölüm boyunca kendimizi aşkı, seksi, aileyi, sanatı, kariyeri, dini, felsefeyi, sosyolojiyi, ekonomiyi, psikolojiyi aynı zaman parçacıklarında anlamlandırmaya, bunlara dair zincirleme sorgular yapmaya dalmışken buluyoruz. her bir karakter o kadar incelikli ve duyarlı yazılmış ki, sahnelerin birçoğu en az iki karakterin herhangi bir sebeple kutuplaşması üzerine kurulu olsa da, bir haklı ya da haksız atayamıyoruz çünkü her iki tarafı da anlayabiliyor, özümseyebiliyoruz. dizinin kurgusu ve mimarisi buna izin veriyor. başarılması çok zor bir şey bu: bir kurgu içinde gerçek hayatı, gerçek hayatı yaşayan birilerine anlatmak. hissetmesini, merak etmesini, düşünmesini, sorgulamasını, empati yapmasını sağlamak. özellikle bir mini dizi için, harikulade bir başarı.
birçok detay var hoşuma giden ama, fleabag ve claire arasındaki abla-kardeş ilişkisinde her iki tarafın da kendilerinden en beklenmedik anlarda özverili davranabilmesi, dizi boyunca herkesin elinden geçen heykelin fleabag'in karakter gelişimini yansıtır şekilde oradan oraya savrulması ve aslında fleabag'in annesinden esinlenilmesi, fleabag'in bizimle konuştuğunu bir tek aşık olduğu rahibin duyması çünkü fleabag'i gerçekten can kulağıyla dinleyen tek karakterin o olması, kredi başvurusu için mülakata girdiği bankacıyla sürdürdükleri sessiz sakin ama samimi dostluk sanırım hafızamda kalıcı yer edinenlerden.
künyesini pas geçiyorum. ne hakkında olduğuna dair sağda solda bir şeyler okumadan, direkt olarak balıklama dalınması gereken bir dizi bence fleabag. bunun birkaç sebebi var. ilki, derdini daha ilk birkaç dakikadan anlatabiliyor. olayların ve diyalogların akıcılığı kadar, izleyici olarak bizleri de birer karakter haline getirmesinden kaynaklı bence bu. dizi boyunca gerçek adını asla duymadığımız fleabag, kendisini sürekli takip eden izleyiciye olanı biteni anlatmak, kameraya ara sıra haylaz bakışlar atmak ya da hiçbir kelimesine gerek kalmadan ne hissettiğini anlamamızı sağlayacak şekilde mimikler kullanmak suretiyle bizi dizinin içine çekiyor. adeta orada olan ama fleabag hariç kimsenin bunu bilmediği bir avatar gibi dolanıyoruz etrafta.
ikinci sebep ise, sadece bir ya da birkaç konuya saplanıp kalmaması yahut gerçek hayata bir ya da birkaç konuyla özetlenemeyecek kadar fazla kökle bağlanmış olması. 12 bölüm boyunca kendimizi aşkı, seksi, aileyi, sanatı, kariyeri, dini, felsefeyi, sosyolojiyi, ekonomiyi, psikolojiyi aynı zaman parçacıklarında anlamlandırmaya, bunlara dair zincirleme sorgular yapmaya dalmışken buluyoruz. her bir karakter o kadar incelikli ve duyarlı yazılmış ki, sahnelerin birçoğu en az iki karakterin herhangi bir sebeple kutuplaşması üzerine kurulu olsa da, bir haklı ya da haksız atayamıyoruz çünkü her iki tarafı da anlayabiliyor, özümseyebiliyoruz. dizinin kurgusu ve mimarisi buna izin veriyor. başarılması çok zor bir şey bu: bir kurgu içinde gerçek hayatı, gerçek hayatı yaşayan birilerine anlatmak. hissetmesini, merak etmesini, düşünmesini, sorgulamasını, empati yapmasını sağlamak. özellikle bir mini dizi için, harikulade bir başarı.
birçok detay var hoşuma giden ama, fleabag ve claire arasındaki abla-kardeş ilişkisinde her iki tarafın da kendilerinden en beklenmedik anlarda özverili davranabilmesi, dizi boyunca herkesin elinden geçen heykelin fleabag'in karakter gelişimini yansıtır şekilde oradan oraya savrulması ve aslında fleabag'in annesinden esinlenilmesi, fleabag'in bizimle konuştuğunu bir tek aşık olduğu rahibin duyması çünkü fleabag'i gerçekten can kulağıyla dinleyen tek karakterin o olması, kredi başvurusu için mülakata girdiği bankacıyla sürdürdükleri sessiz sakin ama samimi dostluk sanırım hafızamda kalıcı yer edinenlerden.
devamını gör...
şanlıurfa patates izdihamı görüntüleri
benzer görüntüler dün gaziantep'ten geldi. izdiham sırasında çocuklar ezilme tehlikesi geçirmişler.
ülkede aç insan yok eheh avrupa bizi kıskanıyor diyenlere bu görüntüleri izletmek lazım.
insanlarımızın düştüğü duruma bak cidden rezillik!
ilgili haber
ülkede aç insan yok eheh avrupa bizi kıskanıyor diyenlere bu görüntüleri izletmek lazım.
insanlarımızın düştüğü duruma bak cidden rezillik!
ilgili haber
devamını gör...
yazarların hayatını değiştiren kitap
müthiş imreniyorum okuduğu kitapla hayat değiştirenlere, çekinmesem biraz zorlasam kıskanıyorum diyeceğim.nasıl oluyor yahu nedir bu işin esbab-ı mucibesi? bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti... ne cümle ama! ben de okudum o kitapları neyi esirgiyorlar benden de ele avuca sığmayan o hakikatleri serimlemiyorlar önüme. yoksa doğal ışıktan veya gönül gözünden mi yoksunum ben? ulan yoksa anormal miyim ben?
devamını gör...
normal sözlük'te kendi halinde yazan yazarlar
keşfedilmeyi bekleyen potansiyelli genç yetenek futbolcular gibidirler.
devamını gör...
vita sözlük
sadece meraktan soruyorum yazar kitlesi sadece burada mı var? her yeni sözlük açıldığında normal sözlüğe gelip reklam yapılıyor. hatta bazısının admini falan gelmiş burada propaganda yapıyordu. sfgfsfhsh ekşiye uluya da yazın tavsiyem. sdhhsslgjjskf
edi büdü: baksanıza uzun zamandır tanım girmeyenler sözlük reklamı yapmaya gelmiş ddhflshsf
edi büdü 2: yanılmamışım yine amdin gelmiş reklam yapıyore
edi büdü: baksanıza uzun zamandır tanım girmeyenler sözlük reklamı yapmaya gelmiş ddhflshsf
edi büdü 2: yanılmamışım yine amdin gelmiş reklam yapıyore
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
meh!
mod silmesin diye tanım: her hafta müdavimi olduğumuz program. ailecek dinliyoruz severektene!!
mod silmesin diye tanım: her hafta müdavimi olduğumuz program. ailecek dinliyoruz severektene!!
devamını gör...
rahatsız (yazar)
tanımları ve paylaştığı resimler ile sözlüğün mizah seviyesini bir kaç seviye yükselten yazar kişisi. ilgiyle takip ediyoruz .
devamını gör...
pakistanlı birinin 2 türk kadınını gizlice çekip insta'ya koyması
bu insanlara kızma aşamasından önce şöyle düşünün, cesaret edebiliyorlar.
farklı bir ülkeye giden biri başına dert açmamak için az çok kurallara uymaya çalışır.
ki bu kişiler büyük ihtimal turist değildir. çalışma izinleri dahi yoktur belki fakat hiçbir korku beslemeden böyle bir görseli çekip yayınlayabiliyorlar.
he suçsuzlar demiyorum insanlıkları zihniyetleri bozuk o ayrı.
fakat buna cesaret edebilmelerinin ardında yatan nedenleri de düşünmek lazım.
farklı bir ülkeye giden biri başına dert açmamak için az çok kurallara uymaya çalışır.
ki bu kişiler büyük ihtimal turist değildir. çalışma izinleri dahi yoktur belki fakat hiçbir korku beslemeden böyle bir görseli çekip yayınlayabiliyorlar.
he suçsuzlar demiyorum insanlıkları zihniyetleri bozuk o ayrı.
fakat buna cesaret edebilmelerinin ardında yatan nedenleri de düşünmek lazım.
devamını gör...
türklerin işgale fetih demesi
ikisi ayrı şeyler. işgal (occupation) geçici olarak bölgede kontrolü ele almak, fetih (conquest) bölgeyi kendi yönetim sistemine dahil etmek oluyor. işgal ettiğiniz bölgeyi kendi sisteminize resmen dahil etmek içinse ilhak (annex) etmeniz gerek. örneklerle açıklayalım:
yunanistan dünya savaşı sonrası izmir'i işgal etti. ama izmir yunanistan'ın olmadı. işgal komutanlığı yönetime el koydu. şehirdeki türkler ne yaptı? bu işgalin ilhakla sonuçlanacağını düşünerek redd-i ilhak cemiyetini kurdu. çünkü ilhak edilse izmir yunanistan'ın toprağı olacaktı. aynı durum istanbul'un işgali için de geçerli. uluslararası işgal güçleri şehre el koydu ama uluslararası bir güç istanbul'u almış olmadı. anlaşmalar sonucu bir ülkeye verilip verilmeyeceği veya uluslararası bir bölge olup olmayacağı kararlaştırılacaktı, avrupa'daki free city mantığı gibi yani.
diğer yandan özellikle batıda "istanbul'un işgali" deniyor. o da işgal değil. ikinci mehmed şehri kendi devlet aygıtına kattı, imar yaptı, iskan yaptı, sonunda şehri başkenti yaptı. işgal altında olan bir yeri başkent yapamazsınız.
kitap falan okumuyorsunuz bari europa universalis oynayın da öğrenin. anlaşmayla aldığınız toprak bile core province yapmadan tam anlamıyla sizin olmaz.
yunanistan dünya savaşı sonrası izmir'i işgal etti. ama izmir yunanistan'ın olmadı. işgal komutanlığı yönetime el koydu. şehirdeki türkler ne yaptı? bu işgalin ilhakla sonuçlanacağını düşünerek redd-i ilhak cemiyetini kurdu. çünkü ilhak edilse izmir yunanistan'ın toprağı olacaktı. aynı durum istanbul'un işgali için de geçerli. uluslararası işgal güçleri şehre el koydu ama uluslararası bir güç istanbul'u almış olmadı. anlaşmalar sonucu bir ülkeye verilip verilmeyeceği veya uluslararası bir bölge olup olmayacağı kararlaştırılacaktı, avrupa'daki free city mantığı gibi yani.
diğer yandan özellikle batıda "istanbul'un işgali" deniyor. o da işgal değil. ikinci mehmed şehri kendi devlet aygıtına kattı, imar yaptı, iskan yaptı, sonunda şehri başkenti yaptı. işgal altında olan bir yeri başkent yapamazsınız.
kitap falan okumuyorsunuz bari europa universalis oynayın da öğrenin. anlaşmayla aldığınız toprak bile core province yapmadan tam anlamıyla sizin olmaz.
devamını gör...
ilk mesaj nasıl atılmalı sorunsalı
hep turkcell atıyor. ben henüz cevap vermedim. ağırdan alıyom biraz.
devamını gör...
amon amarth
melodik death metal denildiği zaman akla gelen bence ilk grup amon amarth’dır şüphesiz ki. ulan adamlar aşırı coşkulu aşırı gaz şarkılar yapmışlar ya. melodik death yapmaları yanı sıra viking metal de yapmaktadır kendileri. grup adını j. r. r. tolkien′in orta dünya'sında bulunan hüküm dağı'nın sindarin dilindeki almıştır.
şarkılarında ahenk, akıcılık, gitar soloları, brutaller ve enstrüman yoğunluğu oldukça fazladır. ilginç ve de şahaneler ya. isveç’in çıkarmış olduğu harikulade metal gruplarından da birisidir. ulan o kadar güzel albümleri şarkıları var hangi birisini yazayım ben buraya? ama madem başlığa geldik birkaç favorim olan amon amarth albümlerini yazayım yapacak bir şey yok.
twilight of the thunder god, berserker, versus the world, the crusher, the pursuit of vikings gibi şahane albümlerinin ben de yeri hep başkadır. yahu hangi kafayla yaptılar bu güzel albümleri halen aklım almıyor. konserlerinde hayranları tipten tipe girip şarkılara acayip şekilde eşlik ediyorlar bi konser videosunda buna şahit olmuştum. kılıç kalkan kuşanıp savaşa gidilmelik şarkılar yapmışlar. grubun vokali olan johan hegg brutal atarken gırtlağı parçalanmıyor mu anlam veremiyorum. yalnız üstad çok şahane performans sergiliyor hiçbir zaman hakkını yiyemeyiz.
hatta mizah amaçlı, at avrat amon amarth bile diyebiliyorum bazen. ah ulan ah canlı canlı dinlemek vardı bunları be. hayallerimin arasında her zaman vallahi. saygılar sevgiler sunuyorum kendilerine. *
şarkılarında ahenk, akıcılık, gitar soloları, brutaller ve enstrüman yoğunluğu oldukça fazladır. ilginç ve de şahaneler ya. isveç’in çıkarmış olduğu harikulade metal gruplarından da birisidir. ulan o kadar güzel albümleri şarkıları var hangi birisini yazayım ben buraya? ama madem başlığa geldik birkaç favorim olan amon amarth albümlerini yazayım yapacak bir şey yok.
twilight of the thunder god, berserker, versus the world, the crusher, the pursuit of vikings gibi şahane albümlerinin ben de yeri hep başkadır. yahu hangi kafayla yaptılar bu güzel albümleri halen aklım almıyor. konserlerinde hayranları tipten tipe girip şarkılara acayip şekilde eşlik ediyorlar bi konser videosunda buna şahit olmuştum. kılıç kalkan kuşanıp savaşa gidilmelik şarkılar yapmışlar. grubun vokali olan johan hegg brutal atarken gırtlağı parçalanmıyor mu anlam veremiyorum. yalnız üstad çok şahane performans sergiliyor hiçbir zaman hakkını yiyemeyiz.
hatta mizah amaçlı, at avrat amon amarth bile diyebiliyorum bazen. ah ulan ah canlı canlı dinlemek vardı bunları be. hayallerimin arasında her zaman vallahi. saygılar sevgiler sunuyorum kendilerine. *
devamını gör...

