x kuşağının oyları ile ülkenin kalitesini düşürmesinden daha kötü olmayan söylemdir. **
devamını gör...

depresyonla başa çıkmanın yolu ilaçlar değildir arkadaşlar ben 3 kere intihar ettim bakırköyde 1 ay yattım ful sabah öğlen akşam ilaç verip sizi uyutuyorlar günlük 10 dakika görüşme yapıyorsın onda da seni dinlemiyorlar kendi soracaklarını sorup gönderiyorlar ben şuan çıkalı 1 sene oluyor 2 ay önce ilaçları bıraktım şuan gayet iyiyim birşeyim yok ilaçlar sizi mal yapıyor haberiniz olsun iyi akşamlar
devamını gör...

çocukluğunda daha çok annesi yada babası tarafından çok kandırılmış, ihanete uğramış veya yarı yolda bırakılmıştır, ihanet derken bu çok küçük birşey de olabilir ama çocuğun tanıdığı duygu, güvendiği kişinin güvenini kırmasıdır, mesela "kendisine söz veren annesinin hiçbir açıklama yapmadan, sözünde durmaması" ve bunuda önemsememesi olabilir, çocuk ona kırılır, ama o duyguyu anlayamaz, insani olarak telafi bekler, o da olmazsa öyle açık kalır o dosya, kafada bir anne kavramı hala vardır, ve güvenilecek kişiye bu bilgiler kaydedilir...
güvenilecek kişi = yalan söyler, sözünde durmaz, ortaya çıkınca da utanmaz..
gibi..

çocukluğundan başlayarak, ilk öğrendiği ilişki türü bu olduğu için, ileriki hayatında bu duyguyu bulduğu yerde tanıyacaktır, ve hep kendisini kandıran insanları bulup bulup yapışacaktır, ayrılamayacaktır, çünkü onu öğrenmiş ve onu tanıyor sadece...

o kariyerli, parası olan, akıllı başarılı kadınların, gidip gidip at hırsızı gibi, sahtekar adamlara aşık olmasının sebebi de budur, babanın annenin modern olmasıyla, eğitimli olmasıyla, yetişilen muhitle filan hiç alakası yok bu işlerin arkadaşlar,

bu konu doktora gitseniz, doktorun bile zor anlatacağı, zor düzelecek bir konu, o kadar çok alt başlığı varki, kişinin kendisinin düşünüp çözeceği, sadece kendisinin kendisini ikna edeceği, farkedeceği bir konu, o yüzden insanların kendini dinlemesi çok önemli, mesela, mutlu olduğu bir anda, yada hoşlanmadığı bir durumda, ben böyle olunca neden hep bunu hissediyorum diye, kendini dinlemesi gerekir, birşey hissediyorsanız kesin bir sebebi vardır, kendinizi dinleyin ve anlayın, kendinize kulak verin, inanın çok güvendiğimiz doktorlar bile ezberledikleri teşhisleri yapıp, ezberledikleri tedavileri uyguluyorlar, hepsinin anlattıkları da doğru değil...

ben bu konuda tuna tüner, agah aydın ı tavsiye ederim, okuyup izledikten sonra kendinizde sorgulayın, her paylaşılan bilgi doğrudur diye bir şey yok, ama tuna tüner en iyisi, bir de birşeyi öğrenmek için izlemek çok etkili değil, sadece dinlemek bir derece daha iyi, ama okumak en etkilisi, eğer araştırdığınız bir konu varsa mutlaka ilgili bilgileri önce okuyun, merak ederek okuduğunuz herşeyi öğrenme ihtimaliniz çok daha yüksek, okuyarak başlayın derim ben.
devamını gör...

eğer aklınıza takılan her sorunun cevabı kur-an'da bulunsaydı, zannımca kitap'ın kalınlığı atmosfer tabakasına ulaşırdı.

"allah'ın peygamberi'ne uyun, onda güzel örnekler vardır."

ahzâb / 21
devamını gör...

işsiz kalmanın en kötü yanı kendini değersiz, yetersiz hissetmektir. insan itiraf edemese de içten içe acaba ben problemli miyim, ben salak mıyım, dışardan acaba anormal mi gözüküyorum diye sorarmış. bir diğer kötü yanı da etraftaki insanların sana söylediği acı sözlermiş. bunları geçen gün abim sohbetimiz sırasında itiraf etti. bir mühendisin neredeyse iki yıllık işsizliği biteli daha çok az zaman oldu.

genç yaşta bir insanı bu kadar üzen sırtına taşıması bu kadar zor bir yükü bu ülke gençlerinin çoğuna yüklüyor ne yazık ki!

daha öğrenci olduğum için işsizlik ne demek yaşamadım. ​ama abimden ne kadar acı bir olay olduğunu gördüm.
çevredeki insanların eee sen de mühendislik yapmasan da olur marketlerde kasiyer aranıyor laflarına bile maruz kalmak bırakın onu kırmayı beni bile kırdı. kimse anlamak empati yapmakla uğraşmıyor onun yerine hor görmek küçümsemek sen de evde yatmaya alıştın galiba rahatlık seviyosun gibi laflara maruz kalmak, ben olsaydım ne yapardım bilmiyorum. son zamanlarda o kadar psikolojisi bozulmuştu ki bir kelime etsek bağırmaya başlıyordu sürekli kavga ediyoduk. şimdi işe başlayalı 3 hafta oldu. pamuk gibi oldu jscbdbxbcxxn...
allah kimseyi bu duruma düşürmesin. bizde türklerde bir atasözü var ya hani "düşene bir tekme de sen vur" işte bu söz bizim milletimizin karakterini yansıtıyor. biz güce tapıyoruz, makam mevki sahibi veya çok para kazanan birini görünce ahlakı kültürü umurumuzda değil saygıda kusur etmeyiz. ama düşen gördüm mü empati nedir bilmeyiz dur kıçına bir de ben vurayım diye sıraya gireriz.

velasımı kelam işsiz kalmak insanın hayatta sınanabileceği en zor sınavlardan birisidir. hele hele ülkemizde siyasetçi çocuklarının inanılmaz zeki olup onlarca gemiciklere onlarca sirkete 20'li yaşlarında ultra girişimci parlak zihinleri ile sahip olduğu yerde ben salak mıyım yetersiz miyim ben problemli miyim sorularını sordurur insana!!!
devamını gör...

ivan petroviç pavlov rus fizyolog, psikolog ve hekim.
devamını gör...

para harcamaktır.
en zoru ise para kazanmaktır.
devamını gör...

malum gündem halay gibi, ritmi kaçırınca bir daha tutturamıyorsun. bu yüzden dikkatimizden kaçan, unutulayazan bir sürü ülke sorunu var. sedat peker hadisesinden önce, ülkede çözülemeyen, skandal yaratan hangi sorunlar vardı? ben aklıma gelenleri sıralıyorum:

- 128 milyar doların nerede olduğu
- dolarla maaş almayan berat albayrak'ın nerede olduğu
- atanamayan öğretmenler + atanamayıp intihar eden öğretmenler
- kafelerin ve barların hala kapalı oluşu + esnafa 'yapılıyormuş' gibi gösterilen ancak asla yapılmayan yardımlar
- hafta sonları hala içki alamadığımız gerçeği
- eski ticaret bakanı ruhsar pekcan'ın kendi bakanlığını dolandırması + araştırma önergesinin akp ve mhp oylarıyla reddedilmesi
- aile bakanı derya yanık'ın 23 nisan'da koltuğunu çocuk evinde kalan bir çocuğa devretmesi ve çocuğa 1 çikolatayı "ramazanmış" diye çok görmesi + kameraların önünde çocuğun yetiştirme yurdunda kaldığını söylemekten hicap duymaması + ülkenin kanayan yarası kadın şiddetini "tolere edilebilir" düzeyde görmesi
- boğaziçi üniversitesi protestolarının 138 küsür gündür devam etmesi ve melih bulu'nun hala istifa etmemesi
- istanbul sözleşmesinden bir gece yarısı kararıyla çıkılması ve beraberinde katlanarak artan kadın şiddeti ve cinayetleri

daha unutulan ne var? aklına gelen arkadaşlar yazsın lütfen. yazın ki, unutmayalım.
devamını gör...

senaryolarda sıkça başvurulan yöntemlerden biridir.
seyircinin tahminlerini başka bir yöne çekerek, iyice şaşırtmak amacıyla başvurulan senaryo hilesidir.

örneğin
; kendi halinde bir karakteri, senaryo yazarı kuşkulu ve karanlık bir karakter olarak gösterir. seyircinin dikkatini bu karakter üzerine toplar. olayda, seyircinin gözünün önündeki başka bir karakterin parmağı vardır.
devamını gör...

beni her zaman duygulandiran bir agactir. cocukluk donemimde cok sevdigim bir arkadasimin bahcelerinde bulunurdu bu agac. arada sirada agaca cikar oyun oynardik, hatta hayal meyal babasina salincak kurdurup sallandigimizi da hatirliyorum. ve bir gun annesi vefat etti, bakacak kimsesi de yoktu, babasi gelene kadar tek basina evde kalirdi. evde yalniz kalmasin diye de yanina giderdim (yas 8-9) evde oyun oynamak yerine can sikintisindan bu agaca cikar incir topardik, meyvesinin olgunlasip olgunlasmadigini hic onemsemeden. sevmezdim de inciri, toplamisken tadina bakalim ama der bir isirik alip yere atardik...bu agac bana o kizi hatirliyor, kizin adini bile unuttum ama annesinin yoklugunun onu nasil mahsunlastirdigini hala hatirliyorum....
devamını gör...

barutu ilahiden hallice ahmet kaya mermisi.

"ben çürümüş bir asayım
zindanlara yol eyledi dert beni
çarmıha gerilmiş bir isa'yım
çivilere zapteyledi dert beni

pir sultanı darda gördüm
darağaca vur eyledi aşk beni
hacı bektaş'ı kırda gördüm
bir ceylana pir eyledi aşk beni

her yangına, her ataşa
köz eyledi dert beni
bu dağlara, bu yollara
toz eyledi aşk beni

her yangına, her ataşa
köz eyledi dert beni
bu dağlara, bu yollara
toz eyledi aşk beni

ben yanarım aşk için
ben yanarım gül için
bu ateş sönmesin diye
ben yanarım kim için

ben yanarım sen için
bari sen yanma diye
ben yıkılmış bir ozanım
yangınlara kül eyledi dert beni

kerbela çölünde, bir hüseyin
damla suya kul eyledi dert beni
ben yunus'u nurda gördüm
dergahına gül eyledi aşk beni

ol mecnunu firarda gördüm
bir leyla'ya deleyledi aşk beni
her yangına, her ataşa
köz eyledi dert beni


bu dağlara, bu yollara
toz eyledi aşk beni
her yangına, her ataşa
köz eyledi dert beni

bu dağlara, bu yollara
toz eyledi aşk beni
ben yanarım aşk için
ben yanarım gül için

bu ateş sönmesin diye
ben yanarım kim için
ben yanarım sen için
bari sen yanma diye"


spotify

youtube
devamını gör...

yargılama faaliyeti adalet duygusunun dışında hiçbir duyguyla ilişkili olmamalıdır, ne aktörleri ne de seyircileri açısından.
(bkz: hiç kimse)
devamını gör...

“ne içindeyim zamanın, ne de büsbütün dışında;
yekpâre, geniş bir ânın parçalanmaz akışında"
-a. hamdi tanpınar
devamını gör...

ışınlanarak gitmeyi becerdiğimiz yerde neden toplantıya gidiyoruz diye düşünmeme sebep olan açıklamalardır. yahu kardeşim ben ışınlansam toplantıya mı giderim ulan.
devamını gör...

günümüz devletleriyle osmanlı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benimdir. cidden durduk yere mutlu oluyorum ama biraz yavaş olun bilgisayar kasıyor.*
devamını gör...

suyun verdiği huzur ve özgürlük hissiyle harika bir deneyimdir. karanlık o kadar da korkutucu değilmiş gibi bir hisse kapılmışken sıcaktan bunalan bir köpeğin patileriyle çarpışıp kuduz iğnesi yemek zorunda kaldığım nadide bir anı bırakmıştır bende bu yaza dair. acile gittiğimizde gece denize giren bir başka arkadaş da deniz anasından mütevellit bir deri reaksiyonu sonucu soluğu hastanede almış . iyidir hoştur ama tedbirli davranılması gereken bir etkinliktir.
devamını gör...

18. yüzyılda ingiltere’de yaşamış bir mobilyacıdır ancak sıradan bir mobilyacı değildir. yaptığı dolaplarda kullandığı tasarımlarla neredeyse iki buçuk yüzyıldır etkisini sürdürmektedir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
thomas chippendale 36 yaşındayken yazdığı bir kitaba borçludur aslında kazandığı ünü. döneminin en büyük mobilya ustası olmasa da yazdığı gentleman and cabinet-maker’s director isimli kitapla ve bu kitabın birkaç baskı yapmasıyla ün kazanmıştır.

yazdığı bu kitapta 18. yüzyıl ingiliz mobilya sanatının bütün örneklerini hem anlatım hem de çizim olarak paylaşan ve ölümsüzleştiren thomas chippendale hem mobilyacı olarak hem de başkan bir şekilde ölümsüzlüğü yakalamıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
rokoko ve gotik tarzları kendi tarzında yorumlayarak mobilyalar yapan chippendale ingiliz tarzı rokoko’nun da babası sayılmakta hala.

bunun dışında ölümsüzlük kazanmasına neden olan bir başka konu ise bir başka sanat dalındaki bir esere de isim babası olmasıdır. walt disney tarafından yaratılan iki sevimli ve yaramaz sincap olan ve nutty tales serilerinde gördüğümüz chip and dale ismini bu mobilyacıdan almıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
dolaplar ve sincaplar ölümsüzlük kaynağı olabilir.
devamını gör...

yahya kemal beyatlı, tarafından mondros mütakeresi yıllarında* kurulan edebiyat dergisi.
derginin kadrosunda ahmet hamdi tanpınar, nurullah ataç, ahmet kutsi tecer, abdülhak şinasi hisar gibi değerli isimler de yer almıştır. derginin kurulduğu yıllardaki asıl amacı halihazırda devam etmekte olan milli mücadeleye destek verip istanbul'da kuvayi milliye ruhunu canlı tutmak olmuştur.

1990 yılında tekrar kurulan derginin yönetmenliği ezel erverdi editörlüğünü ise mustafa kutlu* yapmıştır. 90'lı yıllarda ismet özel ve ismail kara'nın mensur yazılarından ötürü dergi sadece belirli bir kesime seslenmeye başlamıştır. günümüz şairlerinden ibrahim tenekeci, süleyman çobanoğlu, hakan arslanbenzer gibi isimler de bu dergide yetişmiştir.
devamını gör...

1-) başlat: ready player one (bilim kurgu/macera)
2-) aşk ve canavarlar( bilim kurgu/fantastik/komedi)
3-) akıl oyunları (biyografi)
4-) kingsman: gizli servis (aksiyon/komedi)
5-) pokémon: dedektif pikachu (animasyon/macera)
6-) bugün aslında dündü (romantik komedi)
7-) umudunu kaybetme (dram)
8-) focus (romantik/suç)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim