sabretmek.
devamını gör...

zorba
nikos kazancakis
devamını gör...

mexico city'den los angeles'e, paris diskolarından moskova caddelerine kadar dünya zirvelerinde dolaşmış olan mega star.
devamını gör...

bir heykel, bir bina, sabitlenen bir an, bir giysi, bir hareket, değişim-dönüşüm, sonu olan-biten bir şey sanat eseri olabiliyorsa yaşamlarımız neden olmasın? yaşamımıza katacağımız; estetik, zarafet, farklılık, bilinç, özgünlük gibi katmanlarla onu sanatsal açıdan da değerli yapamaz mıyız? yaşam sürecimiz sanatsal olabilir mi?
devamını gör...

hem ne düşündüğü hem de diğer kedilerle ne konuştuğu tam bir muamma. o kavga öncesi yeri görü inleten hararetli tartışmalarını bir kenardan dinleyip anlamak cok isterdim. neyi paylaşamıyorlar, hangi sorunu çözemiyorler acaba?
devamını gör...

yaprak bitleri (afidler) ev ortamında yetiştirilen bitkilerde görülme ihtimali, yetiştirilen bitkinin cinsine göre oldukça yüksektir. ilk olarak yaprakların altına yerleşerek burada yumurta bırakma vasıtasıyla ürerler. yetişkin döneme ulaşan larvalar genç yaprakların üzerine konumlanarak burada nispeten ince yaprak duvarlarını delerek bitki özsuyu ile beslenmeye başlarlar. yüksek üreme kapasitesinde küçük bitki özsuyu emen böceklerdir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


başa bela olan canlılar olduğunu belirtmek gerekir. eğer bir bitkiye bulaştıysa çeşitli yöntemler ile temizlemek mümküntür. ancak sağlığa zararı olmayan yöntemler çamaşır yıkamak gibidir. tekrar tekrar uygulanması gerekir. en etkili ve zararsız çözüm kolay köpüren bir sıvı sabun ile (en çok kullanılan sıvı arap sabunudur) doğrudan yaprak bitinin üzerine püskürtmek ve solunum yolu olan trakeaları kapatarak ölmelerini sağlamaktır. ancak larvaları tamamen temizlemek mümkün olmadığından işlemin tekrarlanma ihtimali çok yüksektir. amaç kökten çözüm ise ddt gibi ilaçlar ile müdahale etmektir. bu gibi ilaçların sağlığa zararı çok üst seviyede olduğunda kapalı ortamlarda kullanılmaması gerekmektedir. tarım ilaçlarının meyveli bitkiler tarafından özümsenmesi nedeniyle solunum yoluyla etkisi 1 hafta kadar sonra azalsa da meyve üzerindeki birikimi nedeniyle haftalar sonra bile vücuda alınabilmesi mümkündür.


zararı:
türe bağlı olarak, afidler bitkilere farklı derecelerde zararlar verirler:
-bitki gelişimini engelleyen bir durum olan, bitkilerden besin maddelerini almaları, yaprak deformasyonu ve hatta solmasına neden olur.
absorbe ettikleri fazla şekeri salgı balı olarak salgılarlar, yaprakları ve meyveleri yapışkansı yaparlar. salgılanan salgı balında küf oluşabilir ve bitkiye zarar verebilir. fotosentez etkilenebilir. yapışkan, zarar görmüş bitki ve meyveler pazarlanamaz.
-büyüme uçlarında deformasyona neden olacak şekilde salyaları ile toksik maddeleri bitkelere aktarabilirler.
-hıyar mozaik virüsü gibi virüsleri taşıyabilirler.

yaşam döngüsü:
bahar ve yaz koşullarında, afid popülasyonu doğurdan dişilerden oluşur ve üremeleri sürekli olarak eşeysizdir. bu yavruların anneleri ile aynı olduğu ve yumurtadan çıkmak yerine doğdukları anlamına gelir. afidin doğmasından hemen sonra yavrunun gelişimi hemen başlar. bir dişi afid 100 kuşağa kadar üreyebilir. bu üreme karakteristiklerinin bir sonucu olarak, bir afid popülasyonu korkutucu yoğunluğa hızlı bir şekilde ulaşabilir.

türler:
aphis gossypii (pamuk afidi)
myzus persicae (yeşil şeftali afidi)
myzus nicotianae (tütün afidi)
macrosiphum euphorbiae (potato aphid)
aulacorthum solani (foxglove afidi)
devamını gör...

herkes çok iyi oynuyor yahu. bittik valla.*

1- bmia 277 - selective. 397
2- bmia 384 - selective. 348 *

3- bmia 256 - rastrel 358
4- bmia 241 - rastrel 380

5- bmia 250 - deliyim* 359
6- bmia 313 - deliyim* 282

7- bmia 290 - tırıs 312
8- bmia 232 - tırıs 378

9- bmia 270 - bengaripsengüzel 346
10- bmia 300 - bengaripsengüzel 295

11- bmia 294 - fuzzylee 350
12- bmia 307 - fuzzylee 283

13- bmia 239 - sulu sepken 268
14- bmia 318 - sulu sepken 273

az vurun artık lütfen.* kafa beyin kalmadı.

uzayda dolaşan güvercin diye bir kullanıcı yok şeklinde bir uyarı çıktığı için de sanırım hükmen yenik sayılıyor.

hepinizle oynamak çok çok keyifliydi. teşekkürler!
devamını gör...

bitmek, bitirilmek bilmeyen yangınlar hepimizi üzdü. bunlar yetmiyormuş gibi, birisi çıkıp “keşke benim de evim yansaydı diyeceksiniz” dedi. birisi, yangına dökecek bir damla su arayan halkın kafasına çay attı. rtük denen garabet kurum, yangın haberleri değil, söndürülen yerlerin haberlerini yapın dedi. bu süreçleri biliyorsunuz. ben bugün avrupa basınında çıkan haberlere bir bakayım dedim. sizler için aşağıya linkleri bırakıyorum. ingilizce ve almanca olan haberlerde uzmanların görüşlerine de yer verilmiş. italya, yunanistan ve türkiye’de çıkan yangınların, iklim değişikliği nedeniyle çıktığı ve almanya’da yaşanan sel felaketinin de bunun sonucu olduğu vurgulanıyor. özellikle akdeniz ülkelerinde yangın tehlikesinin artacağı haberlerde vurgulanıyor.

die welt
dw deutsch
guardian news
bbc news
sky news
devamını gör...

ders çalışıp sınavdan sonra dönecektim güya. çok geçmedem özledim sözlüğü, şöyle bir bakayım ne olmuş dedim ve en sevdiğim yazarlardan birinin kanatlanmış gittiğini görüyorum.
yolun açık olsun güzel yazar. günümü güzelleştirdiğin, güldürdüğün, neşelendirdiğin zamanlar olmuştu. karşına hep seni güldüren, mutlu eden insanların çıkmasını dilerim. özlersen kafa burada zaten, bir yere gittiği yok. sen iyi ol, mutlu ol*.
devamını gör...

herhangi bir rütbe alamamış olmam rezilliği..
devamını gör...

hollanda hükümeti de ne kadar alınganmış canım dedirten istifadır. bak bizimkilere yüzleri keçe gibi maaşallah.
devamını gör...

on birinci mektup

"korkuyorum. ölmekten mi? hayır, yokluktan. ölmek nihayet birkaç dakikalık mesele. yürümek, uyumak gibi basit bir şey. ama yokluk; ölüm. evet, ölmek ve ölüm ayrı şeyler bence. biri sonun başlangıcı biri de son ve yokluk. ölmekte şiir var, duygu var, anlam var. ölüm, sadece karanlık, boşluk, anlamsızlık.

doğmak başlangıcı yaşantımızın ve çilemizin. ölmek sonu. ölümse; öldükten sonraki zaman. o dizgin vuramadığımız at, o asla sahip olamadığımız kadın.

ölmek elimizde, ölüm tanrının sırrı, bedeli var oluşumuzun.

ölümsüz olmalıydı ölmek dünyada. insan dilediği anda ölmeli, dilediği anda yaşamalıydı.

ölümün gelmesini bekleyenler, ölmeyi bilmeyenlerdir. yaşamamız tanrının bileceği bir şey, zamana hükmeden o, ölüme hükmeden de o. yalnız ölmek bizim.

bu tek hakkımızı da suç saymış bizden önce gelenler. suç işlemişler, günah demişler. yaşatmışlar yaşamışız, öldürmüşler ölmüşüz. nerede kaldı bizim üstünlüğümüz? insanlığımız, zekâmız nerede kaldı?

bitkiler, hayvanlar diledikleri zaman ölemiyorlarsa insan olmadıkları içindir. ölmek asla şerefsizlik değil, hele korkaklık hiç değil. yalnız yaşamaktan korkanlar, yılgınlar mı ölmek isterler sanıyorsun?

cesaret başkalarına kötülük etme pahasına da olsa yaşamak mı? cesaret, sürekli bir aldanmaya boyun eğmek mi? durmadan aldatmak mı cesaret?

kötü, korkunç bir dünya üzerinde yaşıyoruz. bütün çabamız kendi kendimizi bitirmek ve son vermek insan nesline. öyleyse bir adam eksilmiş olsa bu şuursuz kalabalıktan ne çıkar?

hatırlıyor musun? bir şiirimde:

"bir yere kadar yaşamak güzel
ama bir yerde ölüm güzel oluyor"

demiştim.

işte bu gün, ölümün o güzel olduğu yerdeyim... *


seslendirme olarak da bulunca eklemek istedim...
buradan
devamını gör...

bir süreliğine istanbul'a veda ediyorum. inşallah bir gün temelli vedalaşırım, bu ayrı bir yerde dursun şimdilik.
bir heyecanım var az da olsa. o kendini biliyor.
bir süre yokum be istanbul.
devamını gör...

"bana bu sandalyenin olmadığını kanıtlayın," diyen hocaya "hangi sandalye?" diye cevap veren öğrenciden sonra en iyisi;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

*
devamını gör...

sütsüz filtre kahve.
çok yoğun be. sütlü olsa? şöyle güzel güzel yuvarlasak?
devamını gör...

iki kişinin arasını yapan. muhabbet telalı.

not : kavat olarak ihtiyaç durumunda (bkz: kavas) olabilirim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel john collier - the death of cleopatra (1890)
merkezde kleopatra'yı ve iki hizmetçisini görüyoruz, kleopatra ölmüş. kobrayla kendini kasıtlı olarak zehirlediği görüşü yaygın ama bu mümkün olamayacağı için sadece bir zehir karışımı kullandığı düşünülüyor. tabloda da yılan göremiyoruz.
iki hizmetçisi de onunla beraber ölmek durumunda. birisi çoktan ölmüş ama diğeri poz veriyor gibi görünüyor, pek de asil duruyor. aslında o da ölmek üzere. zehir çok yakın zamanda etkisini gösterecek.
ressam bu tablo için mısır'a gidip orada bir süre kalmış. arkaplanı, özellikle siyahın tonlarını çok başarılı resmetmiş. kompozisyon da göze pek hoş geliyor. kleopatra'dan çok ölmek üzere olan hizmetçi dikkatimi çekiyor bu eserde.
kaynak
devamını gör...

günaydın sözlük…

ama öyle, dünyanın en iyi ticari fikrini bulmuş gibi koştura koştura yanınıza gelip “çok para kırıcaz bilader, çok para kırıcaz” nidalarıyla, sizi onulmaz iflaslara sürükleyeceği çok açık bacanak gazı ile, coin piyasasına girmişsiniz de, ertesi gün uyanıp, borsa ekranını açtığınızda süleyman çakır’ın kumarhanesi gibi kıpkırmızı bir ekranla karşılaşmışsınız gibi bir günaydın değil elbette…

güzel bir yaz akşamı, çalan kapı zili ardından, kapıyı açtığınızda, elinde siyah poşette rakısı, koltuğunun altında kocaman bir karpuzla karşınızda dikilen bacanakla karşılaşmışsınız gibi sürprizli bir günaydın…

milenyumlu bir günaydın değil, 90’larlı bir günaydın…
devamını gör...

bir adamın uzay yolculuğuna çıkıp görevi bittikten sonra kızının babasından daha fazla yaşlı duruma düşmesi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim