ismini her gördüğümde aklıma, bir twitter kullanıcısının “hz. isa’yı neden gerdiniz?” sorusuna verdiği “biz germedik moruk, 87’liyim ben” cevabı geliyor. eurovision şarkısını çok beğenmiştim, sanırım yanlışlıkla da ezberlemişim. sevdiğim bir sanatçıdır.
devamını gör...

bağımlılığa dönüştüğünü düşündüğüm eylem. bir ara bende de vardı. sonra bir arkadaşım* taslak kaydetmemi önerdi. çok mantıklı geldi. neredeyse tüm başlıklarda taslağım var şu an. hem tanım girdim hem de kimseler görmedi.
devamını gör...

li tey po veya li po veya li bai (701-762)
du fu veya tu fu (712-770)


çin'in komşu devletler üzerinde etkisinin çok olduğu, çeşitli devletleri vergiye bağladığı, göktürk kağanlığı gibi devletleri de egemenliği altına aldığı, han hanedanı'ndan bile parlak geçen ve altın çağ olarak anılan tang hanedanı zamanında yaşamış ve çin edebiyatının gelişmesine büyük rol oynamış iki şair.

li po uçarı, derbeder, içkiye düşkün bir şairdi. özellikle pirinç rakısına olan düşkünlüğü, patavatsızlığı gibi konular yüzünden sarayla arası açılmıştır. ölümsüz şair olarak anılan li po'nun günümüze ulaşan yaklaşık 1000 den fazla şiiri vardır. merkür üzerinde ismine verilmiş bir krater bulunan ve kendisi gibi şair olan çoğu kişiyi etkilemiş bu şair genellikle zamandan kaçma, dostluk, şarap gibi konularını işlemiştir.

du fu ise görece ağırbaşlı ve filozof bir kişilik idi. li po da dahil olmak üzere kendisini yaşamış en büyük çinli şair olarak tanımlayan çok kişi vardır. tarih şairi, şair bilgini, çinli shakespeare, çinli hugo vb. olarak tanınan şair ne yazık ki yaşadığı dönemlerde ve yakın zamanlarında çok etkili olmamıştır, değeri bilinmemiştir, takdir görmemiştir. oysa birçok edebi eleştirmen eserlerini tüm zamanların en büyükleri arasında görmektedir. kargaşa, savaş gibi konuları ele alan du fu ünlü sinolog william hung tarafından ''etkisi zamanla artan tek çinli şair'' olarak tanımlanmaktadır.

bu iki şair 744 sonbaharında, seyahat, av, şiir gibi etkinlikleri paylaştıklarında bir dostluk kurmuşlardır. ertesi sene tekrar bir araya gelen şairlerden geriye kalan eserlerde de bu etkiyi görmek mümkündür. birbirlerine yönelik yazdıkları, birbirlerini konu aldıkları şiirlere bu dostluk yansır.

li po'nun ölümü hakkında garip bir efsane de bulunur. kendisinin sarhoş halde bir sal üzerinde yangtze nehrinde seyir halindeyken ayın suda yapmış olduğu yansımayı öpmeye (kucaklamaya) çalışırken düşüp boğularak öldüğü anlatılır.

du fu ise son yıllarını diyabet ve tüberküloz ile geçirerek yangtze nehri üzerinde bir gemide hayatını kaybetmiştir.

daha fazlası için: poets.org - li po, wikipedia - li bai, wikipedia - du fu, poetryfoundation.org - du fu, belki bazı ansiklopediler
devamını gör...

herkes kafasına göre yazıp mezleke havasında kurtlarını döksün yeter. kaliteli kalitesiz ayrımına hiç girilmesin. öyle ki sözlükte bir kalite kontrol ekibinede rast gelmedim açıkcası. kimi kısır yapar kimi kısır döngüye girer kendi tercihi. ne edebiyat yapanı taşlarım ne goy goy yapanı. hepsinden yapılmalı * ama insanların hevesini kırmayın derim. adam alkışlama ve yerden yere vurma ölçüsünü kaçırmasak neredeyse harikayız. * sıfatlamalar, tanımlamalara inat yazın. sıkılıyorsanız bir hava alıp gelin.. (bkz: çıkın çıkın gelin) ister sokratı konuşun ister mahmut tunceri hepinize yetecek yer var. *..
felsefede yaparız ekibimizin içinde junior atakandan kant'a kadar geniş bir yelpaze var. ufak tefek trolleme çalışmalarıda yapıyoruz. toplanma aşamasında olduğumuz fiyonklu tsm grubu ile ağır metalci rock grubumuzda var*. herkes başka kafa kalite'yi bir çıkaralım aradan.
aramıza kimse girmesin
(bkz: kalan sağlar bizimdir)
devamını gör...

gezmek ve gittiğin yerlerde yöresel lezzetler tatmak
devamını gör...

bir ideoloji olarak değerlendirileceksek sadece muhafaza etmek manasına gelmez. çünkü 20. yüzyılın sonlarına doğru kendisine ilerici muhafazakar gibi tamımlar içerisinde değerlendiren kitleler mevcuttur. lakin muhafazakarlığı bir gelenek içerisinde değerlendirecek olursak herhangi bir şey muhafaza etmek olarak anlamlandırılabiliriz. bazen bu sadece gelenek ve görenekleri kapsamak yerine davranış biçimlerini de kapsar, bu tip durumlarda tam bir gericilik örneği olduğu düşünülebilir. postmodern yaklaşımlar içerisinde muhafazakarlığa yüklenen anlamlardan birisi de muhafazadan yola çıkarak dini ve milli şeyleri korunması gereken bir kültürel nuveye indirgeyerek koruma içgüdüsünü kapsar. bu bana göre yanlış bir şeydir. dini ve milli değerlerimiz günümüz şartları içerisinde de kendini güncelleyebilmeli günümüze ayak uydurmalıdır. örneğin bundan 1300 sene önce bilgisayar yok diye bilgisayar kullanmayacak mıyız? veyahut eski türkler zor zamanlarında at eti yiyorlar diye bugün o güzelim kuzuların, güzelim ineklerin etini yemeyecek miyiz? (burada beni vejeteryan arkadaşlar hoş görsün) artık muhafazakârlık da siyasi anlamının dışında tatlı su solculuğu haline gelmiştir. siyasi anlamı için de sunu net söyleyebilirimki günümüz atmosferinde kötü bir şey olarak algılanmaktadır. ölçüsünü kaçırmayınca, kesinlikle kötü olduğunu düşünmüyorum ama tadında bırakmak lazım onu kültürel değerlerle bezemeliyiz.
devamını gör...

yolculuk etmek, gidiş-geliş anlamlarında kullanılan arapça kökenli bir kelimedir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

merhaba efendim ben mahallenin yalnızlık koleksiyoncusuyum. doğal olarak yalnızlıklar biriktiririm. (bkz: ikinci el yaşamak) uzmanıyım.
devamını gör...

sen benim hiçbir şeyimsin
yazdıklarımdan çok daha az
hiç kimse misin bilmem ki nesin
lüzumundan fazla beyaz
sen benim hiçbir şeyimsin
varlığın yokluğun anlaşılmaz

galiba eski liman üzerindesin
nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
dudaklarınla cama çizdiğin
en fazla sonbahar otellerinde
üniversiteli bir kız uykusu bulmak
yalnızlığı öldüresiye çirkin
sabaha karşı öldüresiye korkak
kulağı çabucak telefon zillerinde

sen benim hiçbir şeyimsin
hiçbir sevişmek yaşamışlığım
henüz boş bir roman sahifesinde
hiç kimse misin bilmem ki nesin
ne çok çığlıkların silemediği
zaten yok bir tren penceresinde

sen benim hiçbir şeyimsin
yabancı bir şarkı gibi yarım
yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
hiç kimse misin bilmem ki nesin
uykumun arasında çağırdığım
çocukluk sesimle ağlayarak

sen benim hiçbir şeyimsin
devamını gör...

ilk defa yaşamaya başladığınızda o şehrin bir kaç yerini güzelce öğrendikten sonra rastgele bir otobüse, minibüse ya da varsa metro/tramvaya binip rastgele yerlerde inmek ve biraz dolaşmak. bir süre sonra istemsiz olarak birçok yeri görmüş, nasıl gidilir öğrenmiş olursunuz. çevredeki esnafa, taksicilere adres sormak, yol sormak olumlu sonuçlar verirse de güvenebileceğiniz bir çevre olduğunu düşündürtür insana.
devamını gör...

devamını gör...

hiç bilinçli alkol almamış biri olarak kısmen içine dahil oluyorum.
mezuniyet yemeğinde arkadaşlarım kolama bir şey katmışlardı. o gün bu gün kolada içmem.* şaka kaldırma özelliğimi test ettiler sorsan.
19'lu yaşlardan 26'lı yaşlara kadar, defalarca sigaraya başlamış, bırakmışlığım mevcut. benim bünye bağımlılığa meyyal değil. boşver köylü bu işleri der sürekli.
bu aralar, içen arkadaşları görünce bir heveslik geliyor, sonra geçiyor.
dibimde içene, arabamda içene ses etmem.
bir tek evimde içirmem.
balkonumda içebilirler.
can ciğer onların, bana ne.
devamını gör...

hiçbir şey kaçırmamıştır. her şeyin sonuna tip kelimesini ekleme iticiliğini bir kenara bırakıyorum. üçünü de okudum. martı ve küçük prens'i ortaokulda okumuştum. tutunamayanlar'ı farklı zamanlarda birkaç defa okudum. üzerine yazı yazdım, sunum hazırladım, türkiye'nin en kaliteli türkoloji fakültelerinin kantinlerinde çokça tartıştım. hâlâ tutunamayanlarla ilgili ahkâm kesmekten uzağımdır. çünkü zor kitaptır, çok katmanlı bir anlatıdır. anlatı diyorum çünkü klasik roman formlarının çok ötesindedir. neyse, uzun lafın kısası. bilmem hangi kitabı okumayanlar filan diye girişilen konuşmalara biz edebiyatçılar şekilcilik deriz. martı ve küçük prens'in üst düzey edebiyat metinleri sanılmasına diyecek bir şey yok. ciddiye alınmaya değecek bir algı değildir bu. ikisini de çok severim ama bu başka bir mesele. zikredilen üç kitabın çok dikkat çekici bir ortak noktaları vardır. maalesef üçü de twitter'a düşmüştür. yanında bir kahve fincanıyla çekilen fotoğrafların olmazsa olmaz metaları hâline gelmişlerdir. popüler kültürün şey'leri olmuşlardır. sözlüklerde forumsal başlıkların müdavimi olmuşlardır. kitaplarla ilgili bir inceleme yazısı var mı? yok. kişinin izlenimlerini paylaştığı başı sonu belli bir yazı var mı? yok. ne var bunlara karşılık? filanca kitabı okumayanlar bilmem ne. hakiki edebiyat tutkunu bütün yazarlara selam olsun.
devamını gör...

gayret gösterdiği halde amaca ulaşamamanın sebep olduğu ruhsal gerilim hali.
devamını gör...

gün içerisinde tükettiklerim;

- 660 ml filtre kahve
- 2 fincan türk kahvesi
- 500 ml kola
- 2 şişe sade soda
- öğleden sonra 3 saat ekstra uyku

gel de uyu!
devamını gör...

hastayım, yorgunum, uykusuzum, beklediğim bi haber var gelmedi, aşk meşk işleri desen bok gibi, ultra lüks gelecek kaygısından bahsetmeme gerek yok, ilgisizlik, kısmi asosyallik... başlığı paralama defteri olarak değiştirir misiniz?
devamını gör...

kendisi aynasızlara katılmış. kendisine kolay gelsin dileklerimi sunuyorum. fakat iş yoğunluğundan program yapmamaya başlarsa bozuşuruz. eylem yaparız. tüm aynasızları toplayıp gelse, isyanı bastıramaz.*
devamını gör...

diğer ismi ünsüz sertleşmesi olan dil bilgisi kuralı.

kelimenin sonu f, s, t, k, ç, ş, h, p ile biter ve b, c, d, g ile başlayan bir ek alırsa bu ekler p, ç,t, k'ya dönüşür.

örneğin;

simit-ci = simitçi
dolap-da = dolapta
devamını gör...

2021 başlayalı 12 gün oldu. kaybımız ise sayıyla 10..!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim