kemal kılıçdaroğlu’nun hülya avşar’a yalaka demesi
asıl hülya avşar kim demiş ya orası beni bitirdi arkadaş ya… ah başkanım ah, yine yapmışsın yapacağını.
döte döt demiştir ve haklıdır.
döte döt demiştir ve haklıdır.
devamını gör...
hiç bitmeyecek sanılan şeyler
kilo verme sürecim.
devamını gör...
dünyanın en muhteşem üçlüleri
at, avrat, silah
devamını gör...
ekşi sözlük'ten gelen yazarlar
ekşide 2013 den beri okuyucu 2018 den beri de yazar olan birisiyim.
kış aylarında yazacak, çizecek daha kaliteli daha sıcak bir ortam arıyorum.
burada bulunma amacım o.
bakalım, beraber göreceğiz.
kış aylarında yazacak, çizecek daha kaliteli daha sıcak bir ortam arıyorum.
burada bulunma amacım o.
bakalım, beraber göreceğiz.
devamını gör...
deliderviş
nickaltının neden bu kadar boş olduğunu merak ettiğim yazar ağabey. sesin tam da tahmin ettiğim gibi hocam. derinden, pes ama etkileyici.
devamını gör...
normal sözlük
ay bu ne biçim bir ortam ya!? beni buraya çağıran arkadaşımın evine ateşler salınsınnn *
şaka bir yana burası sözlük falan değil saçma sapan bi yer, forum bile değil ne bileyim, 4-a dan ali'nin karalama defteri daha mantıklı, seviyelidir yani.. sol frameye bak ! ergen ergen didişmeler falan. adamın biri yönetime isyan ediyo, ordan birileri çıkıp yok öyleydi böyleydi... inanılmazzzzzzz..
tanım desen yok, yaşanmışlık desen yok, yok yani hiçbir şey yok içerik falan sıfır.
edit: baktım da birisi sözlüğe atıp tutuyor, ki adam entrylerinden birinde kendinden bahsederken ( evet bu hatayı yaptım ahahsa) ben trolüm diyor. yönetimde çıkmış, o benim saçımı çekti tadında zırvalıyor.
tanımsal olarak; ilgi budalası kızlar ve abazalığını trollükle perdelemeye çalışan zavallı erkeklerin barındığı birrrr mecra diyeyim bari, ne diyeyim başka..
şaka bir yana burası sözlük falan değil saçma sapan bi yer, forum bile değil ne bileyim, 4-a dan ali'nin karalama defteri daha mantıklı, seviyelidir yani.. sol frameye bak ! ergen ergen didişmeler falan. adamın biri yönetime isyan ediyo, ordan birileri çıkıp yok öyleydi böyleydi... inanılmazzzzzzz..
tanım desen yok, yaşanmışlık desen yok, yok yani hiçbir şey yok içerik falan sıfır.
edit: baktım da birisi sözlüğe atıp tutuyor, ki adam entrylerinden birinde kendinden bahsederken ( evet bu hatayı yaptım ahahsa) ben trolüm diyor. yönetimde çıkmış, o benim saçımı çekti tadında zırvalıyor.
tanımsal olarak; ilgi budalası kızlar ve abazalığını trollükle perdelemeye çalışan zavallı erkeklerin barındığı birrrr mecra diyeyim bari, ne diyeyim başka..
devamını gör...
seni seviyorum sözüne karşılık verilebilecek cevaplar
bizde "seviyoz" denir, "aşırılı" diye cevap verilir.
devamını gör...
mesaja dönmeyen insan
bilebildin mi bari,bravo sana gibi ukala soru kalıplarıyla yanıt veren tip kadar kötü değildir.var böyleleri.herkesten uzak olsun.
devamını gör...
muhabbet kuşunun ölmesi
az önce, ikinci kez başıma gelen berbat olay. çok üzgünüm. ilk akla gelen, gördüğümde ve duyduğumda en çok üzüldüğüm şey; "nihayetinde bir kuş, bu kadar üzülecek ne var" yaklaşımı. çok üzülüyorsunuz, bildiğiniz eliniz ayağınız tutmuyor. şu an o kadar üzgünüm ki nefes bile almak zor geliyor bana.
çok yakın bir dostumdu kendisi. kıpır kıpırdı, heyecanlıydı. kuşlar, kediler, köpekler insan hayatında, bizim bildiğimiz insan ilişkilerinden; arkadaşlık, dostluk, sevgililikten farklı bir yerde konumlanıyorlar. güçlü değiller, seni kayıtsız şartsız seviyorlar. sabah uyandığınızda kafesinden kafalarını aşağı eğip ya da yukarı kaldırıp sana bakıyorlar. "hadi beni çıkar şuradan da azıcık oynayalım" diyorlar. güç sende, kudret sende.
işte bu kudret, her insana gelmiyor. ben bu hayvanlara sahiplik yapmanın ağırlığını taşıyamıyorum şahsen. kuşlarım hasta olma emaresi gösterdiği an veterinere koşarım; "bana yardım edin" diye. bu kuşumda da dört defa gittik, dört ayrı ilaç kullandık. olmuyor, hassas bir insansanız "elimizden geleni yaptık ne yapalım artık" diye içinizi soğutamıyorsunuz. "ne vardı da aldın, senin neyine ya" diyorsunuz. bir canlının sorumluluğunu almak demek, onun babası, annesi, kardeşi, her şeyi olmanız demek. sizin her şeyleri olduğunuzu da her an gösterdikleri için, bu ağır sevginin altında eziliyorsunuz.
bir hayvan beslemek isteyenler, bu ne olursa olsun, onun yokluğunun sizde büyük bir boşluk oluşturacağını unutmasınlar. hasta olmaya başladığından ölene kadar süren tüm süreçte uykusuzluklar, ağır üzüntü halleri, dibe batmalar yaşıyorsunuz. insanız biz, zayıfız, o hayvanların bize yüklediği kadar kudretli değiliz. canı alan da canı veren de değiliz. eğer bu yükün altında ezilmeyeceğinizi düşünüyorsanız ki bunu için taş kalpli bir ruh hastası olmanız lazım, beslemeye karar verirken iki kere düşünün.
çok üzgünüm can dostum, çok.
not: aşağıda gördüğüm "ölüm gerçek, antrenman yapmalı, alışın buna" yaklaşımı da yanlış değil ancak geçersiz bir yaklaşım. ben babamı kaybettim. ölümü bilmek, yenilerine olan üzüntünüzü hafifletmiyor. her kaybın hüznü, acısı, sızısı farklı.
çok yakın bir dostumdu kendisi. kıpır kıpırdı, heyecanlıydı. kuşlar, kediler, köpekler insan hayatında, bizim bildiğimiz insan ilişkilerinden; arkadaşlık, dostluk, sevgililikten farklı bir yerde konumlanıyorlar. güçlü değiller, seni kayıtsız şartsız seviyorlar. sabah uyandığınızda kafesinden kafalarını aşağı eğip ya da yukarı kaldırıp sana bakıyorlar. "hadi beni çıkar şuradan da azıcık oynayalım" diyorlar. güç sende, kudret sende.
işte bu kudret, her insana gelmiyor. ben bu hayvanlara sahiplik yapmanın ağırlığını taşıyamıyorum şahsen. kuşlarım hasta olma emaresi gösterdiği an veterinere koşarım; "bana yardım edin" diye. bu kuşumda da dört defa gittik, dört ayrı ilaç kullandık. olmuyor, hassas bir insansanız "elimizden geleni yaptık ne yapalım artık" diye içinizi soğutamıyorsunuz. "ne vardı da aldın, senin neyine ya" diyorsunuz. bir canlının sorumluluğunu almak demek, onun babası, annesi, kardeşi, her şeyi olmanız demek. sizin her şeyleri olduğunuzu da her an gösterdikleri için, bu ağır sevginin altında eziliyorsunuz.
bir hayvan beslemek isteyenler, bu ne olursa olsun, onun yokluğunun sizde büyük bir boşluk oluşturacağını unutmasınlar. hasta olmaya başladığından ölene kadar süren tüm süreçte uykusuzluklar, ağır üzüntü halleri, dibe batmalar yaşıyorsunuz. insanız biz, zayıfız, o hayvanların bize yüklediği kadar kudretli değiliz. canı alan da canı veren de değiliz. eğer bu yükün altında ezilmeyeceğinizi düşünüyorsanız ki bunu için taş kalpli bir ruh hastası olmanız lazım, beslemeye karar verirken iki kere düşünün.
çok üzgünüm can dostum, çok.
not: aşağıda gördüğüm "ölüm gerçek, antrenman yapmalı, alışın buna" yaklaşımı da yanlış değil ancak geçersiz bir yaklaşım. ben babamı kaybettim. ölümü bilmek, yenilerine olan üzüntünüzü hafifletmiyor. her kaybın hüznü, acısı, sızısı farklı.
devamını gör...
yazarların en sevdiği atasözü
zaman arkamızda, zaman önümüzde, zaman yanımızda değil.
-rus atasözü
-rus atasözü
devamını gör...
babanın sevgisini gösterememesi
kendi ailesinden çocuklara sevginin nasıl gösterildiğini göremeyen babadır.
çocukları sevmenin ayıp, şımartmak sayıldığı yerlerde babanın çocuğuna sevgisini göstermesi kadar abes bir şey yoktur. bırakın çocuğunu sevdiğini göstermeyi, bakışıyla korkutamazsa iyi bir baba olmasından şüphelenilir hala bazı yerlerde.
sevgili babalar, baba adayları; çocuklara sevginizi gösterin, özellikle kız çocuklarına. çünkü malesef babalarından görmek isteyip göremediği sevgiyi yanlış erkeklerde arıyorlar.
çocukları sevmenin ayıp, şımartmak sayıldığı yerlerde babanın çocuğuna sevgisini göstermesi kadar abes bir şey yoktur. bırakın çocuğunu sevdiğini göstermeyi, bakışıyla korkutamazsa iyi bir baba olmasından şüphelenilir hala bazı yerlerde.
sevgili babalar, baba adayları; çocuklara sevginizi gösterin, özellikle kız çocuklarına. çünkü malesef babalarından görmek isteyip göremediği sevgiyi yanlış erkeklerde arıyorlar.
devamını gör...
aztek maskeleri
azteklerin kafatasından yaptıkları maske. resmen kafatasındaki göz deliğine böyle taş gibi bir şeyi göze benzetip sokuyorlar göz deliğine. demirden burun falan yapıyorlar. bu ne oglum. bir insan bunları yapmak için ne kadar psikopat olmalı acaba? peki bu kafatasları kime ait? bu kafatasları katledilen savaşçılara, bir de azteklerin bunların haricindeki diğer seçkin üyelerine aitmiş. kafataslarının arkasını çıkarmış, boyamışlar. sonra göz ve burun kısımlarına taşlar koymuşlar.
ayrıca bu kafataslarının sahiplerinin hepsi, 30 ve 40'lı yaşlarındaki erkeklermiş. ayrıca hepsi de farklı yerlerden gelmişler.
ve işin korkunç kısmı: büyük ihtimalle bu erkekler, azteklerin başkentine kurban edilmek için getiriliyorlardı.. büyük ihtimalle, bu maskeler, fethedilen yerlerden tutsak alınan ya da yenilen savaşçıların kafataslarından yapılmış. ayrıca idam edilen soylu kişilerin de kafatasları kullanılmış. ama bunların çoğu alt sınıf insanlardı. çoğu savaş esirlerinden oluşuyordu veya haraç olarak alınmışlardı. ayrıca çoğu da toplu mezarlara atılıyordu.
ayrıca her öldürdüklerinin kafatasını modifiye etmemişler. sadece soylu kişilerin ve en seçkin savaşçıların kafatasları modifiye edilmiş.
aztekler yüzbinlerce kafatası modifiye etmişler.
buyrun

ayrıca bu kafataslarının sahiplerinin hepsi, 30 ve 40'lı yaşlarındaki erkeklermiş. ayrıca hepsi de farklı yerlerden gelmişler.
ve işin korkunç kısmı: büyük ihtimalle bu erkekler, azteklerin başkentine kurban edilmek için getiriliyorlardı.. büyük ihtimalle, bu maskeler, fethedilen yerlerden tutsak alınan ya da yenilen savaşçıların kafataslarından yapılmış. ayrıca idam edilen soylu kişilerin de kafatasları kullanılmış. ama bunların çoğu alt sınıf insanlardı. çoğu savaş esirlerinden oluşuyordu veya haraç olarak alınmışlardı. ayrıca çoğu da toplu mezarlara atılıyordu.
ayrıca her öldürdüklerinin kafatasını modifiye etmemişler. sadece soylu kişilerin ve en seçkin savaşçıların kafatasları modifiye edilmiş.
aztekler yüzbinlerce kafatası modifiye etmişler.
buyrun

devamını gör...
cep telefonunda normal sözlük okurken birisine yakalanmak
-sen kiminle mesajlaşıyorsun denildi.
-kuzguncuktaki vişne yazısını gören kuzenim ya bir gün gidelim mi kuzguncuğa diye ısrar etti. kimse sözlük olduğunu anlamadı.
-kuzguncuktaki vişne yazısını gören kuzenim ya bir gün gidelim mi kuzguncuğa diye ısrar etti. kimse sözlük olduğunu anlamadı.
devamını gör...
yazarların hayatta aldığı en doğru karar
açıktan liseyi bitirip üniversite sınavına girmek..
devamını gör...
normal sözlük’e girince bildirim görmek
sözlüğe her sabah girdiğimde bazen 10-20 arası ,bazen 0 olan güne motiveli başlama veya demoralize başlama durumudur. hiç böyle 230 lü bildirimleri görmedim nasıl bir ego patlaması yaşatır acaba.
devamını gör...
11 eylül 2021 önemli sözlük duyurusu
yoldaş sözlük olsun o zaman
ayrıca, ismi ne fark eder. bence hiçbir şey fark etmez.
ayrıca, ismi ne fark eder. bence hiçbir şey fark etmez.
devamını gör...
recep tayyip erdoğan
26 şubat 1954 kasımpaşa doğumlu siyasi...
1976 milli selamet partisi beyoğlu gençlik kolu başkanlığı yaparak siyasi hayatına başlamıştır.
daha sonrasında refah partisinde aktif görevler alan erdoğan, 1994 istanbul belediye seçimlerinde partisinden aday gösterilip, cüzi bir oy fark ile bu seçimi kazanarak belediye başkanı olmuştur.
ertesinde, üyesi olduğu fazilet partisi anayasa mahkemesi tarafından kapatıldıktan sonra adalet ve kalkınma partisi adı altında yeni bir oluşuma abdullah gül ile beraber öncülük etmiştir.
2002 genel seçimlerinde çoğunluğu sağlayıp hükümete geçmiş olup, o tarihten beri ülkeyi yönetmektedir.
1976 milli selamet partisi beyoğlu gençlik kolu başkanlığı yaparak siyasi hayatına başlamıştır.
daha sonrasında refah partisinde aktif görevler alan erdoğan, 1994 istanbul belediye seçimlerinde partisinden aday gösterilip, cüzi bir oy fark ile bu seçimi kazanarak belediye başkanı olmuştur.
ertesinde, üyesi olduğu fazilet partisi anayasa mahkemesi tarafından kapatıldıktan sonra adalet ve kalkınma partisi adı altında yeni bir oluşuma abdullah gül ile beraber öncülük etmiştir.
2002 genel seçimlerinde çoğunluğu sağlayıp hükümete geçmiş olup, o tarihten beri ülkeyi yönetmektedir.
devamını gör...
kitap alıntıları
yemin ederim size baylar, fazla bilinçli olmak bir hastalıktır. gerçek, tam bir hastalıktır. sıradan bir bilinç, insanın yaşamı için fazlasıyla yeterlidir.
| yeraltından notlar, fyodor dostoyevski
| yeraltından notlar, fyodor dostoyevski
devamını gör...


