hiçbir şeye yetmeyen zamandır.
devamını gör...

onlara gerektiği kadar geri bildirimde bulunmak, hayallerini öykülerini kesmemek, anlattıkları şeylerin, daha da önemlisi, onların bir şeyler anlatmasının zevkine varmak, gelecekte onların kelime dağarcığı yüksek, kendini ve başkalarını savunabilir, kendini doğru ifade edebilir bireyler olmasına neden olur.
çocukların konuşması, onların ileride doğru ve yapıcı iletişim kurabilir yetişkinler olmasının ilk adımıdır.
devamını gör...

kendisini affedemiyorum maalesef. öyle bir psikolojik baskı uygulardı ki hayatımda derin yaralar açtı. misal gözlerime bakıp bizim sınıfın en çalışkanı diğer okulların en tembelinden daha tembel derdi. niyesi de onlar geriye doğru dörder dörder sayabiliyorlarmış* o yaşta benim için gerçekten zordu bunları duymak. tamam seviyorum kendisini ama böyle de yapılmaz ki.
devamını gör...

bir zahmet fotoğraflarını da koysaydınız, 10 kişi yazmışsınız ben bir tek kıvanç tatlıtuğ' u maalesef bir de özcan deniz'i tanıyorum.
devamını gör...

önce kendinle ilgili hayal kırıklığı yaşarsın sonra yorgunluğunu üzerinden bir güzel atarsın.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ya bu çamaşırlar makineden çıkar çıkmaz nasıl tüylü olabiliyor? diye düşünürken görüp suçu tescillensin diye çekmiştim. yine de keyfinden ödün vermiyor hanım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benim de sorduğum bir soru bu.
bence değilsiniz. üç beş değişik girdiyle troll olunmaz.
bazen kendimi troll gibi hissediyorum sonra toparlanıyorum ve diyorum ki "kendine gel sen ice'sın."
devamını gör...

pasaport soran yok, vize soran yok, ama 30 milyon km² afrika kıtasında, sadece demokratik kongo cumhuriyeti'nde yaşıyorlar. bizim soy kütüğünde hep aynı köyde yaşayan dedeler gibi başka yere gitmemişler.
devamını gör...

2. palu ailesi vakası.

buradaki tuncer de ailenin eniştesi. tuncer de ailenin bütün fertlerine tecavüz etmişti.

bu aileye gelecek olursak da enişteyle evli olan abla 2 ay önce bahsi geçen enişteden ayrılmış. çünkü eniste ailenin saf ve evlilik vaadiyle kayınçosunu kandırmış. suriyeli bir kadın bulduğunu ve kızın düğün masrafları için önden 5.000 tl istemiş. tabi mağdur aile bu para istemelerin önüne geçememişler.
enişte, kayınçosunun motorunu, kıyıda köşede biriktirdiği 50.000 tl 'yi de alarak evlenme vaadiyle dolandırmış . sonra saf kayınçoyu bankaya götürüp, elinde avucunda biriktirdiği parasını zorla bankadan çektirmeye çalışmışlar. adam da önce kaçmış eniştenin elinden ama, sonra "beni önce yemeğe götürdüler sonra dövdüler" demiş. ormana götürüp tecavüz etmişler.

bununla da bitmiyor tabi eniştenin yaptıkları.
ailenin tüm fertlerini 6,7 saatlik büyücü bir herife götürüyor. aile istemese de kızını, karisini ve dolandırdığı kayınçosunu da götürüyor. hatta boşanan eş "bizi götürdüğü büyücü hiçbir şey yapmiyor anca taciz ediyordu " diyo.

bulduğu suriyeli kadinla da iliskisi varmış zaten. anlayacaginiz bu eniste hem hırsız, hem dolandirici, hem sapık hem de yürüyen suç makinesi.

edit1: bahsi geçen enişte ve 3 kişi daha tutuklanmış.
devamını gör...

okuduğum kitapları (kozmos, mesaj, soluk mavi nokta, tanrının kapısını çalan bilim, kozmik bağlantı) yeni bilgiler öğretmekle kalmıyor başka bir bakış açısı kazandırıyor daha çok merak ediyorsun. bildiğin hayranıymisim, çok fazla kitabını okumusum, yazarken fark ettim.

ayrıca mesaj kitabı sinemaya da uyarlanmıştır. jodie foster oyunculuğu her zamanki gibi harikadır,izlemeyen mutlaka izlemeli.

beni etkileyen sözlerinden biri;
"eğer tüm evrende yaşam sadece dünya'da varsa,bu çok büyük bir yer israfı olurdu" şeklindedir.
devamını gör...

döner döner canı sıkılmıştır.bir ara versin çok çalıştı burada maaş'ta vermedilerse ne yapsın.bir de zirve soğuk diyordu üşümüş de olabilir.
devamını gör...

mesajlarda sözlüğün kritiğini yapıp kah gülüp kah yakındığım, muhabbeti acayip saran yazardır. tanımları ve düşünceleri ayrıca değerlidir. var olsun.*
devamını gör...

asla yazar olamayacağını anladığın zamana denk gelir*

edit:oldum lan
devamını gör...

(bkz: lucifer) kendisini ateşli bir hanımefendi zannediyordum. şeytana uymak istiyorum diyordum. oteli ayarladık. şarabı ayarladık. jakuzi, köpük her şeyi ayarladık.
otele gittim. üzerimde bornoz ağzımda purom varken kapıdan heykel gibi bir herif girdi. yazıklar olsun böyle şeytana dedim.
devamını gör...

okuduğum, deist arkadaşımızın serzenişlerini haklı bulduğum dua. paylaşmak istedim.

bir deist'in kandil duası
sayın allah'ım, af kapılarının sonuna kadar açıldığı, mağfiretin adeta pike yaptığı, (hangi takvimin ayına göre olduğuna ilişkin kafamız azıcık karışık olsa da) günahların affedildiği bu mübarek gecede beni affetmesen de olur.

ciddiyim...

zira biliyorum ki bu gece çok yoğun olacaksın, kapında kuyruk oluşacak. yılın diğer ayları ve/veya günlerinde/gecelerinde istisnasız her boku yiyen ve yediklerinden aslında pek de pişman olmayan, ellerinde imkan olduğu sürece yine yine yine yiyecek olan kulların kapına gelip af dileyecekler senden.

onları affet sayın allah'ım.

onları affetmezsen eğer, işleri çok yaş; senin affın, rahmetin devreye girmez de nizam teraziye kalırsa yani işleri, sıçtılar valla.

sayın allah'ım;
şikayet ediyormuşum gibi düşünmeni istemem ama neler yapmadılar ki?

mesela;
15 yaşındaki çocuğu vurup öldürdüler; çocuk toprağa gömüldükten iki gün sonra on binlercesi bir olup çocuğun annesine yuh çektiler. valla...

soma'da 301 madenciyi katlettiler; sonra gidip yüreği yangın yerine dönmüş madenci yakınlarını dövdüler, sillelediler, tekmelediler, tehdit ettiler...

ermenek'te 18 madenciyi katlettiler; "sorumlu biziz" diyemediler, tek bir düğmelerinden bile vazgeçmediler.

sülalece uğraştıklarında bile sabahtan geceye dek sıfırlayamadıkları kadar çok para çaldılar; "gemi değil, gemicik" deyip milletle dalga geçtiler.

"insanca yaşamak istiyoruz" diyen taşeron işçiyi "nankörlük yapma!" diye azarladılar; tüyü bitmemiş yetimden dişi kalmamış nineye varana kadar, milyonlarca insanın hakkını "milletin a..na koyacağız" (küfür bana ait değil sayın allah'ım) diyen iş adamına peşkeş çektiler.

sabahtan akşama kadar imanı gevreye gevreye çalışan asgari ücretli işçinin bir aylık ücretinin açlıktan biraz fazla olmasının iş vereni zorlayacağını, bunun vatana ihanet sayılacağını söylediler; bahsettikleri iş verenlere ikinci katın balkonundan havuzun görünmeyeceği villalar sipariş ettiler.

her cuma twitter'dan bir ayet çakıp sana inananları keklediler; özel görüşmelerinde ise bakara-makara diye kitabınla dalga geçtiler.

can derdiyle kaçıp camiye, senin evine sığınan insanlara "camide bira içtiler" diye iftira attılar; o caminin, "ben bir din görevlisiyim, yalan konuşamam, bira içtiklerini görmedim" diyen müezzinini sürgün ettiler.

kendi kitlelerinden bir kadının linç edildiğini, bebeğinin tekmelendiğini, kadının üstüne çiş yapıldığını söylediler, toplumu birbirine düşman etmeye çalıştılar; yalan konuştukları ayan beyan ortaya çıktığında ise bir "yalan konuştuk, kusurumuza bakmayın" bile demediler, pişkinliğe devam ettiler.

milyar dolarlık sarayda yaşamayı itibar saydılar; bunu yaparken de kendilerine "maneviyatçı", bizlere ise "materyalist" dediler ve bundan daha fenası, o kadar ısrar etmemize rağmen, bunu diyebilmek için ne içtiklerini bize söylemediler.

kendi çocuklarını askere yollamayıp, garibanların çocuklarını cepheye sürüp şehit ettirdiler, bunu da matah bir şey gibi o şehitlerin alilerine arsızca yutturmaya kalktılar.

seçim yapıldı, milletin iradesini, hukuku, adaleti, ahlakı, vicdanı iğfal ettiler.

her iftar sofrasını iftira sofrasına çevirdiler, insanlara hakaret ettiler, kullarının arasına nifak soktular.

insanlar bu korona denilen hastalıktan kırılırken, herkese maske mesafe dediler, uymayana ceza kestiler ama kendileri kalabalık salonlarda maske mesafe olmadan lebaleb toplantılar yaptılar, göbek attılar, hastalığı yaydılar.

evet, bu gece kapına gelecek olanlar, bütün bu saydıklarımı ve çok daha fazlasını yaptılar ve/veya bütün bunları yapanları alkışladılar, el üstünde tuttular sayın allah'ım.

ihbar etmiş gibi olmayayım, şüphesiz sen bunların hepsini biliyorsun sayın allah'ım ama daha neler, hangi günahlarını sayayım...

lütfen affet onları, yoksa çok yanacaklar. affet, ama bir de ıslah et onları, lütfen, n'olur...

ıslah et ki bir daha yapmasınlar. lütfen sayın allah'ım...

bana gelince...
benimkiler ekseri şahsi meseleler sayın allah'ım; tütünün dumanı, kadının dudağı, üzümün suyu gibi şeyler yani...

affetmesen de olur; gelir, takdir ettiğin kadar paşa paşa yanar, cezamızı çekeriz evelallah...

kendim için yormak, uğraştırmak istemem seni. sözlerime burada son verirken berat gecenizi en kalbi duygularımla tebrik ediyor, saygılarımı sunuyorum sayın allah'ım...

-gariban kulun osman-
devamını gör...

kimseye kurmadığım ve kimsenin bana kurmadığı bir cümle türü.
haa, kedilerime kuruyorum , doğru.
devamını gör...

her tür sekreterya! (bkz: randevu almak, her türlü evrakı araştırıp anlayıp anlatmak) sanırım bu yüzden tıbbi sekreterlik okuttular bana. şimdi hem hastanenin hem evin sekreteryasına bakıyorum..
devamını gör...

ingiliz film ve televizyon sanatları akademisinin kendi dilindeki konsantre hali. bu akademi oscara eşdeğer gösterilen bir ödül de vermekte her yıl.
devamını gör...

kitap bittikten sonra birlikte yorumlamak inanılmaz keyifli bir durum. boş konuşmaktan sa kitap hakkında konuşmayı tercih ederim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim