öleceğine ihtimal vermediğimiz insanlar
3 yil önce bu düşüncemi yıktım dostlar. birgün herkesin öleceğini düşünerek yaşıyorum. tavsiye ederim.
devamını gör...
kadın yazarın nick altında pusuya yatmış çakal erkek yazar
sözlük sırtlanı diyoruz biz ona. güya kadın yazarların nikaltına, kalemi kuvvetli, yazıları okunası mislenesi falan yazacak sonra kadınlar da buna tav olacak öyle mi? siz ancak tecrübesiz yazarlara yutturursunuz bunları bize değil.
alın bunları pistten kardeşim fazla boş yapmasınlar.
alın bunları pistten kardeşim fazla boş yapmasınlar.
devamını gör...
sosyoloji
sosyoloji toplum bilimidir. toplumsal anlamda her hareket; değişim, gelişim, toplumsal gruplar, cinsiyet, tarih, psikoloji, bilim, medya, din, suç, vb. sosyolojinin alanına girer. koca bir derya denizdir yani.
eğitim süreci kişiye farklı bakış açıları kazandırmayı hedefler ve sistemli düşünebilmeyi öğretir. fakat özellikle yaşadığı toplumu anlamak isteyen kişi için sosyoloji eğitimi almış olmak yeterli değil maalesef.
temellerini saint-simon'un attığı ve modern anlamda comte ile başlayan, durkheim, marx, weber, spencer, j.s. mill, ve günümüze kadar yaşamış daha bir çok sosyoloğu okuyup anlamak tabiri caizse hatmetmek gerek.
aynı zamanda iyi bir gözlemci olmak, günü gündemi iyi okuyabilmek, tarihi de iyi bilmek gerekir.
yani ilgi duymayan, merak etmeyen de okur bitirir bir şekilde ve bir diploma sahibi olur fakat sosyolog olmak bambaşka bir şey.
eğitim süreci kişiye farklı bakış açıları kazandırmayı hedefler ve sistemli düşünebilmeyi öğretir. fakat özellikle yaşadığı toplumu anlamak isteyen kişi için sosyoloji eğitimi almış olmak yeterli değil maalesef.
temellerini saint-simon'un attığı ve modern anlamda comte ile başlayan, durkheim, marx, weber, spencer, j.s. mill, ve günümüze kadar yaşamış daha bir çok sosyoloğu okuyup anlamak tabiri caizse hatmetmek gerek.
aynı zamanda iyi bir gözlemci olmak, günü gündemi iyi okuyabilmek, tarihi de iyi bilmek gerekir.
yani ilgi duymayan, merak etmeyen de okur bitirir bir şekilde ve bir diploma sahibi olur fakat sosyolog olmak bambaşka bir şey.
devamını gör...
19.00 civarında sözlüğün sessizleşmesi
akşam rehaveti gençler...
devamını gör...
türklerin hesap ödeme takıntısı
şu ülkede en nefret ettiğim durumdur herhalde. nasıl gelişti bu kültür, kimler sebep oldu bilmiyorum ama tam bir saçmalık olduğu kesin. arkadaşınla veya aile yakınlarınla market kasasına gidersin "ben öderim" diyince, "ya ben ödüyorum işte" dersin", sonra karşı taraf " olmaz öyle şey gücenirim bak" vs. şeklinde şeyler söyleyip insana öf çektirir. sevgiliyle buluşmaya gidersin yok efendim ilk erkeğin ödemesi gerekiyormuş hesabı. aile yemeğine gidersin yok hesap 3'e 4'e bölünürmüş de falan filan. kardeşim, ne yediysen öde işte, bu kadar zor mu ya? diye sormak istiyorum. cidden niye bu kadar gereksiz üzerinde tartışılıyor bu konu. gayet basit yani, eğer iddia kaybetme veya ısmarlama gibi bir durum söz konusu değilse adam gibi kendi yediğin kadarını öde işte yahu!
devamını gör...
fantastik canavarlar nelerdir nerede bulunurlar
j. k. rowling'in aynı adlı kitabından esinlenilerek çekilen filmdir. film 2016 yılında vizyona girmiştir ve harry potter evreninde geçmektedir.
2016 yılında ilk 20 dakikasını izleyip kapatmıştım. beğenmemiştim. sonra şu fantastic beasts: the secrets of dumbledore muhabbeti çıkınca tekrar izlemeye karar verdim. işin içine dumbledore falan girince izlemek şart oldu. abi izledim ve beğendim filmi. yani gerçekten hoşuma gitti. o evrende geçen olayları izlemek büyüler, sihirler, asalar, göndermeler hoşuma gitti.
ha harry potter evreninde filmi veya hikayesi yapılacak başka konu mu kalmadı düşüncesine hala sahibim. o konuda çok kırgınım rowling ablaya.
yahu sen daha iyi bilirsin rowling ama koskoca harry potter evreni ya bir sürü malzeme var neden canavar falan uğraştırıyorsun bizi. hagrid izlesin diye film mi yapıyorsun bize ne lan canavarlardan.
eleman 30 sayfalık canavar hakkında kitap yazmış bir yazar. bunun muhabbetini neden biz çekiyoruz.
bak hogwarts tarihi hakkında film yap okey. lily snape hakkında film yap okey. voldemort ve gençlik yılları hakkında film yap okey. dumbledore nasıl öğretmen oldu veya gençliği hakkında film yap okey. bu yaptığın bence saçmalık. zaten saçmalık olduğunu anladın ama geç oldu. *
neyse bütün bu saçmalık olarak düşündüğüm şeylerden sonra filmi izledim ve beğendim. bir serinin ilk filmiydi ve ilk film için gayet iyiydi. 5 film olacakmış ve güzel başladı. yarın ikinci filmi izleyeceğim ve ilk film bittikten sonra ikinci filmi izleme arzusu oluştu içimde. ikinci film bittikten sonra artık nisan 2022 tarihinde sinemaya gidip 3. filmi izleyeceğim.
fragman ve yeni grindewald ilgimi çekti. zaten işin içine dumbledore girdiği için mecbur izleyeceğiz.
filmi tavsiye ederim. beklenti içinde olmadığım için mi bilmiyorum beğendim. 10 üzerinden 7 veririm. karakterlere ısındım. evreni zaten seviyorum. kostümler, mekanlar falan gayet mutlu etti.
en sevdiğim karakter jacob karakteri oldu. onun o yanaklarını sıktırırım. izlerken bu istek oluştu içimde.
2016 yılında ilk 20 dakikasını izleyip kapatmıştım. beğenmemiştim. sonra şu fantastic beasts: the secrets of dumbledore muhabbeti çıkınca tekrar izlemeye karar verdim. işin içine dumbledore falan girince izlemek şart oldu. abi izledim ve beğendim filmi. yani gerçekten hoşuma gitti. o evrende geçen olayları izlemek büyüler, sihirler, asalar, göndermeler hoşuma gitti.
ha harry potter evreninde filmi veya hikayesi yapılacak başka konu mu kalmadı düşüncesine hala sahibim. o konuda çok kırgınım rowling ablaya.
yahu sen daha iyi bilirsin rowling ama koskoca harry potter evreni ya bir sürü malzeme var neden canavar falan uğraştırıyorsun bizi. hagrid izlesin diye film mi yapıyorsun bize ne lan canavarlardan.
eleman 30 sayfalık canavar hakkında kitap yazmış bir yazar. bunun muhabbetini neden biz çekiyoruz.
bak hogwarts tarihi hakkında film yap okey. lily snape hakkında film yap okey. voldemort ve gençlik yılları hakkında film yap okey. dumbledore nasıl öğretmen oldu veya gençliği hakkında film yap okey. bu yaptığın bence saçmalık. zaten saçmalık olduğunu anladın ama geç oldu. *
neyse bütün bu saçmalık olarak düşündüğüm şeylerden sonra filmi izledim ve beğendim. bir serinin ilk filmiydi ve ilk film için gayet iyiydi. 5 film olacakmış ve güzel başladı. yarın ikinci filmi izleyeceğim ve ilk film bittikten sonra ikinci filmi izleme arzusu oluştu içimde. ikinci film bittikten sonra artık nisan 2022 tarihinde sinemaya gidip 3. filmi izleyeceğim.
fragman ve yeni grindewald ilgimi çekti. zaten işin içine dumbledore girdiği için mecbur izleyeceğiz.
filmi tavsiye ederim. beklenti içinde olmadığım için mi bilmiyorum beğendim. 10 üzerinden 7 veririm. karakterlere ısındım. evreni zaten seviyorum. kostümler, mekanlar falan gayet mutlu etti.
en sevdiğim karakter jacob karakteri oldu. onun o yanaklarını sıktırırım. izlerken bu istek oluştu içimde.
devamını gör...
aniden başının belaya girmesi
lisedeki dil ve anlatım hocam sınıfta kendince komik bir fıkra anlatırken, fıkranın bitim esnasında* arkadaşın dediği cümleye "çok komik" diye çemkirmem, hocanın bunu üzerine alınması ve kara liste diye adlandırılan defterine girmem,
yine lise zamanları selahattin demirtaş'ın mitinginin üzerine türk bayrağı açan arkadaş yüzünden sınıfı polisin basması şeklinde gerçekleşen belalardır. istemeden olur, bazen elden hiçbir şey gelmez.* istisnasız herkesin başına gelebilir. bu olaylar sonunda kendinizi anlatmaya çalışmayın, bu çaba boşuna olup her şeyi daha da kötü yapabilir. bu da size naçizane tavsiyem.*
yine lise zamanları selahattin demirtaş'ın mitinginin üzerine türk bayrağı açan arkadaş yüzünden sınıfı polisin basması şeklinde gerçekleşen belalardır. istemeden olur, bazen elden hiçbir şey gelmez.* istisnasız herkesin başına gelebilir. bu olaylar sonunda kendinizi anlatmaya çalışmayın, bu çaba boşuna olup her şeyi daha da kötü yapabilir. bu da size naçizane tavsiyem.*
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
sözlük için ikinci kafa sözlük döneminin başladığını söyleyebilirim. bu iz bırakan bir gelişmedir. bal porsuğu haklı ya da haksız bilemiyoruz ancak yokluğu beni üzmüştür.
devamını gör...
sigarayı bırakmak
yirmi küsür yıldır içtikten sonra yaptığımdır.
sadece başlarken bu kadar düşünmediğimi farkettim.
kesinlikle gözde büyütmemek gerek. ne kitap, ne tavsiye, ne video vs hiçbir şeye ihtiyacınız yok.
oluyor, yeter ki karar ve niyet olsun.
sadece başlarken bu kadar düşünmediğimi farkettim.
kesinlikle gözde büyütmemek gerek. ne kitap, ne tavsiye, ne video vs hiçbir şeye ihtiyacınız yok.
oluyor, yeter ki karar ve niyet olsun.
devamını gör...
mağazaya adım atar atmaz yanımızda biten görevli
pek çok türü bulunan görevli tipidir.
turnusol olarak "sadece modellere bakmaya geldim" derseniz bu tipleri birbirinden ayırabilirsiniz.
bunu dedikten sonra sizi iplemiyorsa tok satıcıdır, ya da maaşını prim usulü almıyordur.
ısrarcılığa devam ediyorsa muhtemelen patron ensede çalışıyordur.
sonuç olarak, sizin başınızda boşu boşuna beklemiyordur. ya "ekmeği" size bağlıdır, ya da ekmeğin yanına alacağı tatlının parasını çıkarmaya çalışıyordur. kimse hayrına bu devirde "aynısını ben de kullanıyorum, üzerinizde çok yakıştı" demez.
o yüzden elinizden geldiğince bu arkadaşların babanızın hayrına başınızda beklemediğini bilin. stok sayımında eksik çıkan ürünlerin kendi
maaşlarından kesiliyor olabileceğini de hesaba katarak, dibinizde dolaşıyor diye gereksiz yere tribe bağlamayın. avm'de etikette yazan sabit fiyata bile indirim isteyen müşteriler olduğu, bu devirde satış yapmanın ne kadar zor olduğu aklınıza gelsin ve kendinizi nimetten sayıp alışverişe gönül rahatlığıyla devam edin.
turnusol olarak "sadece modellere bakmaya geldim" derseniz bu tipleri birbirinden ayırabilirsiniz.
bunu dedikten sonra sizi iplemiyorsa tok satıcıdır, ya da maaşını prim usulü almıyordur.
ısrarcılığa devam ediyorsa muhtemelen patron ensede çalışıyordur.
sonuç olarak, sizin başınızda boşu boşuna beklemiyordur. ya "ekmeği" size bağlıdır, ya da ekmeğin yanına alacağı tatlının parasını çıkarmaya çalışıyordur. kimse hayrına bu devirde "aynısını ben de kullanıyorum, üzerinizde çok yakıştı" demez.
o yüzden elinizden geldiğince bu arkadaşların babanızın hayrına başınızda beklemediğini bilin. stok sayımında eksik çıkan ürünlerin kendi
maaşlarından kesiliyor olabileceğini de hesaba katarak, dibinizde dolaşıyor diye gereksiz yere tribe bağlamayın. avm'de etikette yazan sabit fiyata bile indirim isteyen müşteriler olduğu, bu devirde satış yapmanın ne kadar zor olduğu aklınıza gelsin ve kendinizi nimetten sayıp alışverişe gönül rahatlığıyla devam edin.
devamını gör...
türkiye’nin girişine yazılması gereken söz
hiçbir şey yasadışı değildi, çünkü artık yasa yoktu!
devamını gör...
sinir bozan şeyler
odanın bir ucunda şarjda olan telefona mesaj gelmesi tam da uyku ile uyanıklık arasındayken.
devamını gör...
soygun şakası yapmaya çalışırken öldürülen youtuber
ilgi çekmek uğruna canından olan akılsız kişi. 3-5 tık fazla alacaksınız, belki 3-5 kuruş fazladan kazanacaksınız diye nedir bu aptalca hareketlerin kurbanı olma durumu?
bir süre önce para uğruna sosyal medya üzerinden takipçisi ile yaptığı anlaşma ile kız arkadaşının ölümüne neden olan rus geldi aklıma. (bkz: stas reeflay)
insanlığın gittiği yön cidden düşündürücü. okullarda okutulması gereken çok fazla ders var bence, bu konularla ilgili olarak. insanlara matematiği, coğrafyayı falan anlatırken belli ki hayatın, internetin ne olduğunu ve nasıl yaşanması/yaşanmaması, kullanılması/kullanılmaması gerektiğini de anlatmak gerekiyor. yine bildiğini okuyanlar olur ama en azından belki sayı biraz azalır.
bir süre önce para uğruna sosyal medya üzerinden takipçisi ile yaptığı anlaşma ile kız arkadaşının ölümüne neden olan rus geldi aklıma. (bkz: stas reeflay)
insanlığın gittiği yön cidden düşündürücü. okullarda okutulması gereken çok fazla ders var bence, bu konularla ilgili olarak. insanlara matematiği, coğrafyayı falan anlatırken belli ki hayatın, internetin ne olduğunu ve nasıl yaşanması/yaşanmaması, kullanılması/kullanılmaması gerektiğini de anlatmak gerekiyor. yine bildiğini okuyanlar olur ama en azından belki sayı biraz azalır.
devamını gör...
yaşlı adam ve deniz
normal sözlük kitap edebiyat kulübü ile toplantısını gerçekleştirdiğimiz yanlış hatırlamıyorsam 4. kitap*.
doğrusunu söylemek gerekirse ilk okuduğumda hem anlatım hem de konu itibariyle basit gelen bir kitap olsa da toplantı esnasında birçok konuya değinip birbirimize sorular sorarak daha doğrusu kitapta anlatılanları sorgulayarak ilerlediğimiz için müthiş keyif duydum ve kitap anlamlı bir hâl aldı.
ernest hemingway sade, akıcı, süslemelerden uzak fakat aslında yoğun bir roman ortaya çıkarmış.
kitap, zamanında çok başarılı olan bir denizcinin aylarca oltasına dikkate değer bir balık takılmamasını konu alıyor. fakat yaşlı balıkçının yanında çalışan küçük çırağı, yaşlı balıkçıya olan hayranlığını ve özellikle inancını hiç kaybetmiyor. burada inner child/ içimizdeki çocuk mesajı olabileceğini düşünüyorum. kitabı okurken fark etmemiştim. sanırım hayatta bir kişi yeter, sana inanan ve sana güvenen tek bir kişi olması yeter. işte yaşlı adamın hayatındaki o kişi, küçük çırağı oluyor.
fakat yaşlı denizci aylarca başarısızlıkla sonuçlanan girişiminin ardından büyük umutlarla yol aldığı denize tek başına çıkıyor. hayatımızda bize inanan insanlar olsa da bazı zorlukları tek başımıza aşmamız gerektiği gibi.
yaptığı işe saygı ve sevgi duyan insanların sayısı az olduğundan yaşlı adamın bu bağlılığı (hırsı değil) kalbime dokundu. kitaptaki deniz'i hayata, yakaladığı kılıç balığını amaçlarımıza, ve dönüş yolunda zor anlar yaşatan diğer balıkları ise yaşamımızdaki zorluklara benzetenler olmuş fakat ernest hemingway ne okuduysanız o demiş. deniz, deniz. kılıç balığı, kılıç balığı, ve diğer balıklar sadece denizdeki diğer balıklar.
keyifli okumalar.
doğrusunu söylemek gerekirse ilk okuduğumda hem anlatım hem de konu itibariyle basit gelen bir kitap olsa da toplantı esnasında birçok konuya değinip birbirimize sorular sorarak daha doğrusu kitapta anlatılanları sorgulayarak ilerlediğimiz için müthiş keyif duydum ve kitap anlamlı bir hâl aldı.
ernest hemingway sade, akıcı, süslemelerden uzak fakat aslında yoğun bir roman ortaya çıkarmış.
kitap, zamanında çok başarılı olan bir denizcinin aylarca oltasına dikkate değer bir balık takılmamasını konu alıyor. fakat yaşlı balıkçının yanında çalışan küçük çırağı, yaşlı balıkçıya olan hayranlığını ve özellikle inancını hiç kaybetmiyor. burada inner child/ içimizdeki çocuk mesajı olabileceğini düşünüyorum. kitabı okurken fark etmemiştim. sanırım hayatta bir kişi yeter, sana inanan ve sana güvenen tek bir kişi olması yeter. işte yaşlı adamın hayatındaki o kişi, küçük çırağı oluyor.
fakat yaşlı denizci aylarca başarısızlıkla sonuçlanan girişiminin ardından büyük umutlarla yol aldığı denize tek başına çıkıyor. hayatımızda bize inanan insanlar olsa da bazı zorlukları tek başımıza aşmamız gerektiği gibi.
yaptığı işe saygı ve sevgi duyan insanların sayısı az olduğundan yaşlı adamın bu bağlılığı (hırsı değil) kalbime dokundu. kitaptaki deniz'i hayata, yakaladığı kılıç balığını amaçlarımıza, ve dönüş yolunda zor anlar yaşatan diğer balıkları ise yaşamımızdaki zorluklara benzetenler olmuş fakat ernest hemingway ne okuduysanız o demiş. deniz, deniz. kılıç balığı, kılıç balığı, ve diğer balıklar sadece denizdeki diğer balıklar.
keyifli okumalar.
devamını gör...
seneye görüşürüz esprisi kimden gelecek gerginliği
seneye bu konu hakkında muhabbet yaparız. bu sene bilet aldım ya onun heyecanı var üstümde. parayı bulduktan sonra yazacağım. şimdilik ön giriş ile konuyu kapatıp mutlu yıllar dilerim sözlük ailesine.
devamını gör...
insanın ne ile ilgileneceğini şaşırması
entry'nin sahibi biraz haklı olsa da bence insan hayatında mecbur olduğu şeyler kadar istediği şeyleri de yapmalı -yani tabiki yaşamak için paraya, çalışmaya ve eğitim görmeye ihtiyacımız var ama günün 10 saati bunları yapıyorsak 3-4 saati de kendimize ayırmalıyız. bu zamanı dinlenerek,müzik dinleyerek,hobilerimize ya da sevdiklerimize zaman ayırarak geçirebiliriz ama hayatta dengeyi bulmak, planlı ve mutlu olmak için kendimize zaman ayırmalıyız. böylece ne yapacağımıza şaşırmak yerine nasıl bu kadar mutlu olduğumuza şaşırma aşamasına geçebiliriz bence.
devamını gör...



