çocukluk
devamını gör...

(bkz: yabancı)
camusun ilk ve en çok bilinen yapıtıdır. camus burada genç kahramanı meursaultun kendisine, dış dünyaya ve yaşadığı topluma karşı yabancılaşmasını ele alır.


- akşam, marie beni görmeye geldi, kendisiyle evlenmek isteyip istemediğimi sordu. benim için fark etmediğini, eğer o istiyorsa evlenebileceğimizi söyledim. o zaman da, onu sevip sevmediğimi sordu. ben de yine daha önceki gibi cevapladım, bunun bir anlamı olmadığını ama elbette onu sevmediğimi söyledim. " öyleyse neden evleneceksin benimle?" dedi. ben de ona bunun bir önemi olmadığını, ama o arzu ediyorsa evlenebileceğimizi anlattım. zaten bunu isteyen oydu, bana düşen de evet, demekti. o da evliliğin ciddi bir iş olduğunu belirtti. ben " yoo" diye cevap verdim. bir an sustu, ses çıkarmadan yüzüme baktı. sonra konuştu. bilmek istediği tek bir şey vardı.; aynı şekilde başka bir kadına bağlı olsam ve aynı teklif ondan gelse kabul eder miymişim. ben de " tabii!" dedim. o zaman, kendisinin beni sevip sevmediğini sorguladı, ben bu konuda bir şey bilemezdim. sy 43

yabancıda boşvermişlikten ziyade uzlaşamama ve başkaldırı vardır. camus vebada absurde ve başkaldırıyı toplum üzerinden ele alırken yabancıda bunu meursault karakteriyle birey üzerinden yapar.
devamını gör...

aşk bir rüyaymış, uyandık
adı kaldı dilimizde.
devamını gör...

çok uzun yıllardır renklilerini kullandığım kozmetik ürün. severim. özellikle gri ve turkuaz olanları...

yalnız, lasik göz ameliyatı olmadan önce, kornea kalınlığımın tam sınırda olduğunu söylemişti doktor. neden o kadar ince olduğunu sorduğumda, uzun süreli lens kullanımının da neden olabileceğini söylemişti. yani eğer ileride ameliyat olurum diyeniniz varsa, bunu bir düşünsün ve araştırsın derim. sonra geç kalmış olmayın.

"doğal durmuyor" diyenlere de bir çift lafım var efendim. siz hiç doğal duran kolye gördünüz mü mesela? işte bu da doğal durmak zorunda değil. sonuçta sadece bir aksesuar...
devamını gör...

kim demişti onu merak ediyorum. geçen nejat işler de dedi bunu.

(bkz: rus edebiyatı the beginning)

edit:

--- alıntı ---

“hepimiz gogol'ün palto'sundan çıktık!” bu cümleyle dostoyevski, memur akaki akakiyeviç'in hikâyesinin anlatıldığı palto adlı öyküye göndermede bulunarak rus ve dünya edebiyatında önemli yer tutan gerçekçilik akımının köklerini gogol'e dayandırır.

--- alıntı ---
devamını gör...

eli silah tutan ağzı bozuk adamlar siyaset konuşur, eğitim konuşur ne günlere kaldık ne acı. parmak sallarlar ateş püskürürler tehtid ederler. peki neden hep gözümüzün önüne koyarlar? bizi bunlarla muhattap edenler asıl suçlu değil midir? ülkede işsizlik, intihar haberleri her geçen gün artarken gençler herşey'e küsmüşken gövde gösterileri gerim gerim gerilmeler kimin umrunda. siz cebinize girecek parayı düşünüp kendi çıkarlarınız doğrultusunda birbirinize diklenirsiniz halk bir lokma ekmek derdinde sizi anlayamaz bile. bütün haberlerde mafya görüyoruz artık elini kolunu sallayan çekiyor video'yu yazıyor mektubu.inanın hülya avşar gülben ergen çekişmesinin olduğu zamanlar bile daha kaliteliymiş en azından eğlenceliymiş.öfkeden şiddetten bıktık.
bu topraklar akıllı vicdanlı sorgulayan ve sevgi eken gençler yetiştirecek inadına. güller dikeceğiz her bir yana çocuksu duygularımızı kaybetmeyeceğiz. siz umudumuzu kaybettirdiniz bize ama kazanan yine iyilik olucak. size benzemeyen insanlar yetistirilse belki biraz olsun iyileşebiliriz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
turgut zaim'in "yörükler köyü" isimli tablosu. gastronomiyi yansıtan bir görsel sanat eseri.
devamını gör...

her yerin renkli olduğu, capcanlı, hayvanların konuşabildiği bir dünya koyuyorlar önümüze. bazen de öyle espriler dönüyor ki sanki yetişkin izleyicilere ithafen. sadece çocuklar icin olduğunu asla düşünmüyorum. bir film izleyeceksem ve animasyonu varsa orijinalinden bile vazgeçebiliyorum. o tatlı dünya her zaman içine çekiyor insanı. madem bu kadar övdük birkaç da örnek vermeden olmaz.

köfte yağmuru
2009'da yapılmış 34 sayfalık bir çocuk kitabından uyarlamadır.

lilo & stitch
2002 çıkışlı bu filmde küçük bir kız ve minik uzaylısı maceralar yaşıyor.

wall-e
bayılırım kendisine. 2008'de andrew stanton‘un sıcacık filmidir.

ters yüz
yine çok bilindik ama sıkmayan bir tanesi bu da. 2015'te cıkmış neşe ve mutsuzluk gibi duyguları bizimle konuşturmustur.

alice harikalar diyarında
1951 yapımı amerikan animasyon ve müzikal macera filmidir. kitabına aşina olduğumuz bu eseri disney'in gözünden de izleyebiliyoruz.

notre dame'ın kamburu
fransız yazar victor hugo'nun ölümsüz eserini konu alır. 1996 yılında disney stüdyolarında hazırlanmış harika bir filmdir.
devamını gör...

bereketi, birliği, çoğalmayı sembolize eden meyvedir. bu sebeple osmanlı döneminde beyler evlenmek istedikleri kızlara nar verirlermiş.

sezen aksu'nun seslendirdiği "yalnız kullar" şarkısında da söz yazarının bu olaydan ilham aldığı anlaşılıyor.
"şu gelen yâr olaydı, elinde nar olaydı..."
devamını gör...

mona lisa ve kaplumbağa terbiyecisi.
devamını gör...

tdk tarafından anlamına bakıldığında umutsuz olma durumudur.
-suz ve ardından -luk yapım eklerini alarak umut kelimesinden türemiştir. türemiş bir kelimedir.
umut kelimesi de eski türkçeden olan -um kökünden gelir. fiilden isim yapan yapım eki alarak umut olmuştur.
umut ile ümit ya da ümitsizlik ile umutsuzluk aynı dil kökünden gelmez ama benzerlikleri vardır. ümit, farsça kökenli bir kelimedir.

umutsuzluğa dair:
“umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.” mustafa kemal atatürk.

(bkz: betonu yarıp çıkan bitkiler)
devamını gör...

en sevdiğim bayram, z kuşağı nin , asla ne kadar güzel , kutlandığını, yapılan spor ve gösteri hareklerini, tekrar göremeyeceği bayram, bu konuda bizler şanslıyız, çok güzel bayramlar kutladık..
19 mayıs gençlere kutlu olsun, tek dileğim bütün gençlerimizin ,istedikleri hayatı yaşamaları, hepsine çok güzel bir yaşam diliyorum..
devamını gör...

şehir dışındaki oğlumu aldım.
tembellik yapıyorum.
devamını gör...

uyuyamayan kişi için en stres dolu saatlerdir.
sınava hazırlanan kişi için s**tın saatleridir.
bilerek uyanık olan insan içinse en keyifli saatlerdir.
devamını gör...

ölmüş.
devamını gör...

"kuduz bir köpek kadar yalnızım. "
devamını gör...

canım çay istedi yerine, çaysadım diyerek kullandığımız kelime. bazen çaysıradım da diyorlar. anneannemlerden duyarak öğrendim ben de. yöresel bir fiil sanırım.


sa eski türkçe’de istemek anlamına gelmektedir. çaysamak da bu bağlamda çay istemek anlamına gelmektedir. aynı susamak filindeki gibi. oradan türetilmiştir.
devamını gör...

sayfa alttan ve üstten daralmış, karışık bir görüntü var. ben pek beğenmedim. söylenmiş ama bildirimler de okunmasına rağmen sönmüyor.
devamını gör...

neler neler geçmedi ki...
devamını gör...

günaydın sözlük…

ama öyle, serin bir yaz akşamı, güneş ağır ağır batarken gökyüzünü kızıla boyamış, çiçekli, tiril tiril kısa elbisesini giyinmiş güzel bir kadın, sevdiceğinin elini tutmuş sahilde yürürken, levent yüksel’in “beni benimle bırak giderken” şarkısını mırıldanıyormuş da; o yanındaki mizah yeteneği gelişmemiş, mel’un cinse mensup beyefendi, “tamam” diyip gitme şakası yaparak tat kaçırmış gibi bir günaydın değil elbet…

yaz gecesi, partnerinizle kafi miktarda demlenilmiş, güzelleşilmiş bir şekilde, ellerinizde cila niyetine soğuk biralarla biraz da yalpa vurarak tenha bir kumsala inilmiş, ateş etrafında bira içip şarkı söyleyen kalabalık bi gruba dahil olunmuş da, nazan öncel’in “gidelim buralardan” şarkısına bağıra bağıra, hoplaya zıplaya eşlik edilmiş gibi bir günaydın…

müthişli bir günaydın…
can çektiren, dip düşüren bir günaydın…
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim