kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nasa'nın erkek astronotlar için ürettiği giysilerde, idrar yapmak için penisin konduğu, small, medium ve large olarak sınıflandırılan kondomvari (nasıl kelime ama) şeyin astronotlar tarafından hep large olanının seçilmesi, bu yüzden large penisi olmayan astronotların penisinin bu kondomdan sıyrılması ve zavallının idrarının uzay giysisine yayılması bilgisidir.

nasa bu soruna dahiyane bir çözüm bulmuş. isimleri large, gigantic (devasa) ve humongous (haşmetli) olarak değiştirmiş. böylece erkeklik gururuna halel gelmeden astronotlarımız kendine uygun kondomu seçebilmiş.

bir kaç ingilizce kaynağa baktığımda bu bilgiyi yalanlayan bir yazı bulamadım. hatta ingilizce "teyit.org" gibi bir sitede de teyit edilmiş.

link
devamını gör...

gereksiz iştigal. burada sayıp, sövdüğünüz, sataştığınız insanlar size sadece kısmi rahatlama sağlar. geçicidir yani. zaten o yüzden sataşma isteğiniz, bitip tükenmek bilmiyor. oysa gerçek yaşamınızda dişlerinizi gıcırdattığınız, yumruklarınızı sıkıp kıpkırmızı kesildiğiniz ama bir şey söyleyemeyip, sonrasında ''diyemedim ya la!'' diyerek etrafında gezindikleriniz var ya! onlarla hesaplaşın. o daha kalıcı çözüm. sizi rahatlatır. ama biraz paça istiyor tabi. burada ekrana karşı, say, söv, uğraş. bu işin kolay kısmı. bir insanın gözlerinin içine bakarak, içinizdekileri bir dökün hele, bunların hiç birine gerek kalmaz. yani sözün özü boşa lakırdı edip, iki dakika rahatlamak için bu kadar kendinizi kasmanıza gerek yok. asıl mevzular burnunuzun dibinde, onlara odaklanın. kurtuluş gerçek yaşamda *
devamını gör...

kendi kasığın için karar verme yetin yok mu dediğim açıklama. illa kocanın müdahale etmesi mi gerekiyor? sen rahatsız oluyorsan oluyorsundur, olmuyorsan olmuyorsundur. "illa birileri beni kısıtlasın, yoksa ben akıl edemiyorum" tavrı kadının kendini aşağılamasıdır.
yanlışsa, yanlış yapmışlar de. nedir bu, illa başımda çoban olsun tavırları.
devamını gör...

kendini pazarlamak, okuduklarını, yazdıklarını, giydiklerini hatta yardımlarını bile pazarladığın platform. beğeniyle orantılı da kendini tatmin hissini sağlar. özellikle şu devirde artık sevemediğim uygulama.
devamını gör...

aynı su, aynı güneş, aynı emek.. isteyen bir şekilde hayata tutunuyor, direniyor..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yaralı tepeden tırnağa herkes yaralı
alışılmıyor acıya yok kaidesi kuralı
kanayıp ne kadar tutabilirsin gül uğruna dikeni
ne gelen anladı ne giden olanı biteni…
devamını gör...

belki bu zamana kadar karşısına çıkmadım diye düşünüyorum.
yani en azından ben öyle yapıyorum, beğeni ile sayfaya girip okuduklarımı beğeniyorum.
çok ciddi de yaklaşıyor olabilirim*
devamını gör...

başka bir mecradan tanıdığım oldukça sağlam karakterli adamdır. tanımlarıyla alakalı söylenecilecek her şey söylenmiş zaten, kişiliği de aynı şekilde pırlantadır.

keyifli sözlükler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yalan söyler. çünkü dışını sevmezsen içini merak etmezsin.
devamını gör...

her hangi bir evcil hayvan sahibi olmak.
ıs yogunlugumdan oturu sadece bir gun kedilerimin kumunu temizleyemedim kabin onundeki paspasa kakisini yapmis benim oglan. sen misin islere dalip beni unutan? keserim cezani
devamını gör...

büyük büyük atası george frideric handel'in "1727'de büyük britanya ve irlanda krallığı kralı, brunswick-lüneburg dükü ve kutsal roma imparatorluğu elektörü 2. george'un taç giyme töreni için bestelediği"* zadok the priest adlı eserdir.
marş, 1992 yılında ingiliz besteci tony britten tarafından bestelenir.
britten, handel'in bestesinde değişiklikler yaparak esere son şeklini vermiştir.
sözleri ise uefa'nın resmi dilleri olan ingilizce, fransızca ve almanca dillerinde yazılmıştır.

marşın hikayesi şöyle;
bir reklam ajansında çalışan britten'dan coşkulu bir marş yazması istenir. britten da marşı bestelemek için birçok müzik türünde parçalar dinler fakat bir türlü aradığını bulamaz.
bunun üzerine elindeki klasik müzik plaklarını dinlemeye başlar. zadok the priest'ın çalmaya başlaması ile büyük bir coşkuyla 'işte bu!' der, aradığını bulmuştur.
uefa yetkililerinin de beğenmesiyle marş ingiltere kraliyet filarmoni orkestrası tarafından çalınır ve st. martin akademisi korosu tarafından seslendirilir.

çoğu futbolsever tarafından tüyler ürpertici olarak nitelendirilen marşın sözleri şöyledir:

"ceux sont les meilleures equipes - onlar en iyi takımlar (fransızca)
sie sind die allerbesten mannschaften - onlar en iyi takımlar (almanca)
the main event!- büyük etkinlik (ingilizce)

die meister - futbolun efendileri (almanca)
die besten - futbolun en iyileri (almanca)
les meilleurs équipes - en büyük takımlar (fransızca)
the champions! - onlar birer şampiyon (ingilizce)

une grande réunion - büyük bir topluluk (fransızca)
eine große sportliche veranstaltung - büyük bir spor olayı (almanca)
the main event! - büyük etkinlik (ingilizce)

ıls sont les meilleurs - onlar en iyisi (fransızca)
sie sind die besten - onlar en iyiler (almanca)
these are the champions! - bunlar şampiyonlar! (ingilizce)"



marşın büyük büyük atası olan zadok the priest:

internet kaynağı için buradan, * işaretli alıntı için buradan.
devamını gör...

sözleri cemal safi'ye ait bir orhan gencebay şarkısı.
astrolojinin popüler olduğu*, şarkılar yazıldığı tarihten çok önce bestelenmiştir. biraz platonik, biraz da melankolik hava vardır sözlerde:

"seninle burcumuz tutsaydi keske
aslanlar bir baska yengec bir baska
yarini olmayan hayirsiz aska
ayrilik nikahi kiyalim gitsin "

burdan
devamını gör...

1842-1910 yıllarında yaşamış müzeci, arkeolog, ressam. istanbul arkeoloji müzesi (müze-i hümayun) ve mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi'nin (sanayi-i nefise mektebi) kurucusu. türk müzeciliğinin kurucusu ve ilk arkeolog kabul edilir.
jean-léon gérôme'dan resim eğitimi almıştır.
ab-ı hayat çeşmesi (1904)
iki müzisyen kız (1880)
mihrap (1901)
kur'an okuyan kız (1880)
devamını gör...

halkların afyonu, ruhsuz dünyanın ruhudur.
devamını gör...

düzelmese bile daha tahammül edilebilir bir düzeye geliyor, en azından doğada daha çok vakit geçirince insanın kalbine umut doluyor, denizin mis gibi iyot kokusu, sahilde ıslak kumlarda yürümek, yüzmek, bisiklete binmek, kamp yapmak, ateş yakmak, ormanlarda yürüyüş yapmak, keçilere vs. yiyecek vermek, yeni insanlar tanımak, balık tutmak, sahile masa sandalyeyi atıp dalga sesleri arasında çay/kahve içmek vs. hiç iyi gelmez mi insana?
devamını gör...

nereye giderseniz gidin,neyi değiştirirseniz değiştirin kendi içinizdeki sorunları çözmedikçe huzura erişemezsiniz :')
devamını gör...

james'in riflerini lars gibi davulcudan başkası tamamlayamaz. efsane olmuş ikililer. herkes değişti onlar değişmedi grupta. yılları geçti sektörde. bir balon diyorsunuz insaf ya. yahu memlekette laf attığınız şeylerin yanindan yöresinden geçemiyor oluşunuz ne kadar komik ha. beğenmeyen vatandaşlar da sanki daha sağlam grupları var müzik duayenisiniz he heee. hee tamam hee. her konserde 50 bin kişiyi stada dolduran grup balon, başlık açıp laf atmak duayenlik. tam bir müzik ekolusün bro.
devamını gör...


beni sorarsan
ben de iyi değilim pek
kalmadı eski neşem hiç
tadım tuzum yok pek
dar dar dar geliyor
ruhuma bedenim
har har yanıyorum
küle dönmek üzereyim

bi suyun akışındayım
bi gidiyorum tersine
bi arkadaşım ümitle
bi aram açık kaderle
lakin sabrın sonu selamettir beklerim
gün doğmadan neler doğar bilirim

ben çok beğendim. tarkan her türlü gider zaten.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim