okabe rintaro hououin kyouma önderliğinde zaman makinesi icat eden bir grup gencin yaşadıklarını anlatan manga/anime serisidir. güzel bir bilim kurgu, distopik dizi. hem eğlenceli hem de gerilim dolu. özellikle okabe’nin çılgın bilim adamı gülüşü en sevdiğim sahnelerdir.*
(bkz: anime önerisi)
devamını gör...

46 yıldır yaşam mottom
bir zülfü livaneli sözüymüş.
ilginç.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

avrupa'da rönesanstan sonra aklın ve bilimin egemen olduğu dönemin anıldığı isimdir.
devamını gör...

evet özellikle son 4 senede bu tür iyice artış gösterdi. genelde gençler ve uslupları bakışları insanı tahrik eder nitelikte.

hani kimlik soruyolar al diyoruz, yetkisini sorgulamıyoruz falan ama inatla seni tahrik etmeye çalışmaları bak akıllı ol takarım kelepçeyi gibisinden lafları artık baymaya başladı. bir düğme kamerası falan alıp bu tipleri ifşa etmeyi ciddi ciddi düşünmeye başladım.

sırf böyle insanlıktan nasibini alamamış tipler yüzünden işini hakkaniyetle yapmaya çalışan birçok polisimize kötü gözle bakılabiliyor.
devamını gör...

ben genelde bahane kullanmıyorum. ağladın mı? diyorlar hıhım diyorum biraz daha ağlıyorum, sonra espri yapıyorlar, burnumu çekip, gülüyorum. elimde de genelde yiyecek bişeyler oluyor. aç acına ağlanmaz tavsiye ederim. anneannemin dediği gibi acıyan yer başka, acıkan yer başka.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kendimizi aptal saptal takıntılarla oyaladığımızı ve aslında her şeyin başı sağlık ve huzur olduğunu hatırlatan kapıdır
devamını gör...

filmin 10. dakikasından sonra bunu ilk çıktığında izlediğimi hatırladığım ama sanki hiç izlememiş gibi heyecanla tekrar izlediğim bir film oldu.

sam claflin mükemmel ötesi bir rol sergilediğine bir kez daha tanık oldum.

emilia clarke'ın kalbinin temizliğinin yüzüne yansıdığını da söylemeden edemeyeceğim. her gün farklı tatlılık ve rengarenk kıyafetleriyle güzel bir görsel şölen sunduğunu söylememek olmaz tabii..

gerçek hayatta da tanıdığım bu durumdan muzdarip birisinin olması ikinci kez empati gücümü yükseltti diyebilirim. çok zor, anlayabilmek mümkün değil ancak maalesef elinden bunu diyebilmekten başka bir şey de gelmiyor.

olayın geçtiği yer ve karakterler çok başarılı olmuş. ayriyeten british akşamına bayılan biri olarak keyifle konuşmalarını dinlediğim doğrudur.


öncekinde duygulandığım gibi bir kez daha filmin sonunda daha önceden konuştukları paristeki cafe, parfümcüye gittiği andaki okuduğu mektup içimi yaktı..


mükemmel bir film, şiddetle tavsiye ediyorum. keyifli seyirler.
devamını gör...

kek.
kekte gurme oldum.
başka bir alana geçmeye gerek yok.
devamını gör...

bu kadar kapsamlı bir dergi beklemediğimi itiraf etmeliyim. verdiğiniz tüm emeğe değmiş sevgili sözlük dergi ekibi. dijital de olsa şiirimi bir dergide yayınlama konusundaki çekincelerimi sayenizde aşmış oldum. orada ve burada olmaktan mutluyum. tüm bu güzelliklerin çoğalmasını dileğiyle.
devamını gör...

öz bilinci yerinde, öz eleştiri yapabilen nitelikli insan düşüncesi. insanlar böyle düşüne düşüne geliştirir kendini, yeterli sıfatını hak etmek için çabalarlar.
devamını gör...

1789-1834 yılları arasında yaşamış romantizm akımının temsilcilerinden, ingiliz ressam ve gravür sanatçısı. 1811'den itibaren kraliyet akademisi'nde eserleri sergilenmeye başlamış ve ünlenmiştir.
ressamın eserlerinde dini konular hakimdir. eserlerinde genelde insan figürlerinin önemsiz ve minicik kaldığı geniş heybetli manzaralar, bazen de sizi yutacakmış gibi görünen büyük dalgalar ve karanlık, korkunç bir gökyüzü destruction of tyre (1840), bazen de kırmızının en göz doyurucusuyla çizilmiş alevler karşınıza çıkar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
pandemonium (1825)

bu ressamın hangi eserini incelesem kendimi küçücük hissediyorum, çizilen manzaranın heybeti ve muhteşemliği karşısında kendimi eserin içinde buluyorum.

bir kaç eserini daha iliştireyim:
the destruction of pompei and herculaneum (c. 1821)
seventh plague of egypt (1823)
the destruction of pharaoh's host (1836)
the great day of his wrath (c. 1851)
devamını gör...

bir jean-louis fournier kitabıdır.

otobiyografik kitapların yazarıdır jean-louis fournier. babasını anlattığı kitaplar, annesini anlattığın kitap. hepsi muhteşemdi benim için. yazarın anlatım tarzına alışınca kitaplar akıp gidiyor. ama geçmiyor. yani insanın içinde mutlaka bir tortu, bir çizik, bir gölge bırakıyor. yani öyle bir yazı dili var ki jean-louis fournier’nin, batıyor ama acıtmıyor.

jean-louis fournier bu kitabı altmış yaşına bastığında yazmış. kitabın alt başlığı (bkz: ihtiyar delikanlılara bazı öğütler). yazar altmış yaşına girdiğinde bu yaşın ve bundan sonrasının da tadını çıkarmaya kararlı. bize altmış yaşında olmanın nasıl bir şey olduğunu ve bununla nasıl baş edileceğini anlatıyor yazar. hem de bunu öyle tatlı, öyle temiz, öyle sakin bir mizah duygusu ile yapmış ki insanın altmış yaşına basası geliyor.

jean-louis fournier lafı uzatmadan, gereksiz yere süslemeden, en çarpıcı ve yalın haliyle öyle güzel getiriyor ki anlatmak istediği noktaya. son siyah saçı ile vedalaşma anınızı düşünmek zorunda kalıyorsunuz, bir aynanın karşısında ve altmış yaşında.
devamını gör...

(bkz: ne teyzesi be)?
devamını gör...

kim kay-li la li.
devamını gör...

bu tür cümleler düşünen insanda işe yarar. tartışmada, kavgada değil normal sohbette laf sokarken kullanılır. yoksa hararetli bir tartışmada karşındaki sana hakaret ederken sen akıl oyunları içeren cümleleri tonla kursan noolur. şöyle ağzını doldura doldura yüreğinden kopup gelen bir "gerizekalı" kadar etkisi olmaz.
devamını gör...

bu tarz şeylere üzülmekten, o insanlardan utanmaktan artık çok bunaldım. kalbi olan insan için bu ülke çok zor olmaya başladı.
devamını gör...

insan olmanın en berrak halidir. su katılmamış doğruluktur. kaybedeceğini bile bile doğrudan taraf olmak ; yeri geldiğinde kazanmak yerine göz göre göre kaybetmeyi kabul etmektir.
devamını gör...

- bir davete katıldıysanız ve masanın üzerinde yan yana dizilmiş çeşit çeşit bıçak, çatal ve kaşık varsa kullanmaya dıştan içe doğru başlayabilirsiniz. onlar yemeğin sırasına göre dizilmiştir.

- hesabı davet eden öder. bu nedenle ıkinci buluşma davetini kadının yapması gerekir ki ödeme konusunda ödeşmiş olsun.

- bazı mekanlarda garson sipariş için kadına soru sormaz, direkt erkeğe sorar. sebebi yazılı görgü kurallarında siparişi erkeğin vermesidir. kadın siparişi beraber geldiği erkeğe iletir, erkek siparişi almaya gelen garsona iletir.

- merdivenden önce erkek çıkar, kadın onu takip eder. merdivenden inme sırasında öncelik erkeğindir. yani merdivenin başında kadına öncelik verme konusunda ısrarcı olmayın. kıyafeti uygun değildir, orası burası görünür diye düşünün. 9 dakika boyunca merdivende kim önce çıkacak tartışması yapmaya gerek yok bence.
devamını gör...

bir sana bir de bana / kadıköy vapuru / 2017

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir kişi veya olayın gündemde olduğu tarih dönemine devrin denir. kafa sözlük’ün en çalışkan yazarları derken akla devrin nickli yazar da gelir. tanımları keyifle okunur, sevdiğim çizgi filmleri de anlatır. daha ne olsun güzel tanımların daim olsun çalışkan yazar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim