sürekli sevildiğini bilmek isteyen insan
yorucudur,boğucudur,sıkıcıdır..gerek yoktur böyle insanlara herkes sevilmek ister ama karşısındakini kimse harcamamalı.yetişkin bir birey bunlarla uğraşmamalı.
devamını gör...
dinlemekten bıkmayacağınız şarkılar
bıkmıyorum, her gün dinliyorum...
devamını gör...
akasya kokulu sabahlar
her dinlediğimde burnuma, nisan yağmurlarında ıslanan akasyaların kokusunu getiren şarkı.
akasya ağaçları arasında geçti çocukluğum. yağmurda ıslanınca akasya çiçekleri, biz de yerdik. hafif tatlı tadı, mis kokusu vardı. bir tek yiyen biz değildik umarım. yoksa öyle miydik?
akasya ağaçları arasında geçti çocukluğum. yağmurda ıslanınca akasya çiçekleri, biz de yerdik. hafif tatlı tadı, mis kokusu vardı. bir tek yiyen biz değildik umarım. yoksa öyle miydik?
devamını gör...
yazarlar youtuber olsalar tercih edeceği içerikler
toplum sağlığı, mutluluğu,
verimli yaşam, çocuk hakları, insan hakları,
bu konularda insanların anlayacağı şekilde,
günlük hayat içerisinde bilmedikleri, farkında olmadıkları haklarını, bilmeden ihlal ettiğimiz hakları, etkili kişilerle birlikte anlatmak isterdim,
ve özellikle yaşlıların, cahillerin saygı adı altında, din adı altında, yaşını kullanarak, yaptıkları fırsatçılığı, ahlaksızlığı, sömürüyü, böyle hemde kuran dan bilgilerle, anayasa dan kanunlarla, matematikle, tatlı tatlı, öğrenmek zorunda kalacakları şekilde, kendi hatalarını gün gibi görecekleri şekilde anlatmak isterdim.
verimli yaşam, çocuk hakları, insan hakları,
bu konularda insanların anlayacağı şekilde,
günlük hayat içerisinde bilmedikleri, farkında olmadıkları haklarını, bilmeden ihlal ettiğimiz hakları, etkili kişilerle birlikte anlatmak isterdim,
ve özellikle yaşlıların, cahillerin saygı adı altında, din adı altında, yaşını kullanarak, yaptıkları fırsatçılığı, ahlaksızlığı, sömürüyü, böyle hemde kuran dan bilgilerle, anayasa dan kanunlarla, matematikle, tatlı tatlı, öğrenmek zorunda kalacakları şekilde, kendi hatalarını gün gibi görecekleri şekilde anlatmak isterdim.
devamını gör...
tam kapanmanın bir hafta daha uzama ihtimali
asıl merak edilenin tam kapanmanın ne zaman yapılacağı.
zira ben tam kapanan görememekteyim.
zira ben tam kapanan görememekteyim.
devamını gör...
türkiye’nin girişine yazılması gereken söz
welcome to hell!
devamını gör...
geleceğe gitmek vs geçmişe gitmek
douglas burton un bir sözü geldi aklıma.
"bugünün değerini anlamadan yarını bekleyen insanlar, dünün geçtiğini ve yarının belki de hiç gelmeyeceğini düşünemiyorlar.”
"bugünün değerini anlamadan yarını bekleyen insanlar, dünün geçtiğini ve yarının belki de hiç gelmeyeceğini düşünemiyorlar.”
devamını gör...
mide bulantısına iyi gelen şeyler
kusmaktır.
devamını gör...
efsane kopya anıları
ingilizce sınavında arkadaşıma kopya vermiştim. ben 96 aldım o 24 aldı. meğer kitapçık varmış...
devamını gör...
kürtlerin ana dilde eğitim hakkı
kürdüm ve ne yazık ki okula başladığım zaman kürtçe konuşmam yasaklandı ailem tarafından. çünkü okulda öğretmenlerim dışlayabilir, amcam ve dayımlar gibi ben de siyasi sıkıntılarla karşılaşabilirsiniz. büyüdüm. anlayan ama konuşamayan bir kürt oldum. okul derslerini o kadar çok benimsedim ki kürtler in bir tarihi edebiyatı kültürü olabileceğini düşünemedim bile. çünkü hiçbir yerde biz yoktuk. kürt teali islam dışında kürt yoktu. ama evde babaannem kürtçe konuşur ben türkçe cevaplardım. biraz daha büyüyünce biz neredeyiz, neden bu çok kıymetli kitaplarda biz de yokuz, neden babaannemin kıyafetleri, bizim düğünler, çiroklar(masal), dengbejler yok dedikçe anladım ki kültürümü bana yabancılaştıran başka bir dile kapılmışım. keşke kendimi bana yabancılaştırmadan türkçe öğretselerdi. bu nedenle her dil, eğitim dili de olabilir savındayım.
devamını gör...
çubuklu yaşar
ezhel rumuzlu rapçi arkadaşın rap'in pavyonunda olduğunu iddia ettiği kişi.
ekleme: işbu başlık sevgili yazar lol'ün ukdesidir.
ekleme: işbu başlık sevgili yazar lol'ün ukdesidir.
devamını gör...
normal sözlük'ün 1 milyon entryi geçmesi
hepimizin eline sağlık arkadaşlar. biz büyük bir kafayız ve her birimiz bu kafanın nöronlarıyız. yey!
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
• sabah uyanırken zorlanmak; uykuya olan ihtiyacımızdan dolayı değildir, uyanınca aklımıza sorumluluklarımız geldiği için kalkmakta zorlanırız. tatil günlerinde daha rahat uyanmamız buna kanıttır.
• köy evlerinin pencereleri mavi renge boyanır. çünkü akrepler mavi rengi kırmızı olarak algılarlar. kırmızı renk onlara ateşi çağrıştırdığı için evlerden uzak dururlar.
• oxford üniversitesi öğrenciler üzerinde bir deney yapmış ve deney sonucunda saat 10'dan önce öğrenilen bilgilerin kolaylıkla unutulduğunu kanıtlamıştır. asıl bilgi alma saati 10-11 arasıdır.
(bkz: yürü be oxford)
• köy evlerinin pencereleri mavi renge boyanır. çünkü akrepler mavi rengi kırmızı olarak algılarlar. kırmızı renk onlara ateşi çağrıştırdığı için evlerden uzak dururlar.
• oxford üniversitesi öğrenciler üzerinde bir deney yapmış ve deney sonucunda saat 10'dan önce öğrenilen bilgilerin kolaylıkla unutulduğunu kanıtlamıştır. asıl bilgi alma saati 10-11 arasıdır.
(bkz: yürü be oxford)
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
çok yaşlı olmasına karşın saçları yapılı makyajlı bir kadın deniz kenarındaki yürüyüşünden dönerken yolun karşısına geçmek için kaldırımın kenarında durduğunda yalnız olduğunu görünce yanına yaklaşıp “bugün hoş bir hanımefendi koluma girip bir kaç adımda olsa zerafeti ile günümü güzelleştirdi diyebilmem için koluma girip karşı kaldırıma bana eşlik edermisiniz efendim?”
gülümseyerek “sizin gibi centilmenler kaldı mı?” deyip koluma girdi,araçları durdurup yolun karşısına geçince elime hafifçe vurdu,ben “rica ederim benim için zevkti” dediğim de gülüp “bunun teşekkür etmek olduğunu bilen kalmış bu devirde” dedi.
yardım ettiğiniz yaşlı bir insan elinize hafifçe vurur ise o teşekkür anlamına gelir bu,ülkemizde ve yurt dışında saraylı diye tabir edilen soylu insanlara has bir özelliktir.
aklnızda bulunsun.
gülümseyerek “sizin gibi centilmenler kaldı mı?” deyip koluma girdi,araçları durdurup yolun karşısına geçince elime hafifçe vurdu,ben “rica ederim benim için zevkti” dediğim de gülüp “bunun teşekkür etmek olduğunu bilen kalmış bu devirde” dedi.
yardım ettiğiniz yaşlı bir insan elinize hafifçe vurur ise o teşekkür anlamına gelir bu,ülkemizde ve yurt dışında saraylı diye tabir edilen soylu insanlara has bir özelliktir.
aklnızda bulunsun.
devamını gör...
insan olmasaydın ne olmak isterdin sorunsalı
keşke nane şeker gibi mentollü bir buluttan doğaydım
.
.
.
keşke gölgesine razı bir fesleğen olaydım.
-didem madak-
.
.
.
keşke gölgesine razı bir fesleğen olaydım.
-didem madak-
devamını gör...
clara (yazar)
kitaplardan alıntılar bırakarak kendisini tanıma fırsatı sunduğu için teşekkür ettiğim yazar. altını çizdiğimiz cümlelerin düşüncelerimiz ve nihayetinde karakterimiz hakkında da fikir verdiğini düşünüyorum da ben.
bir de beklenen gün geldi, amacıma ulaştım, çok sevgili yazarcığımın 200. takipçisiyim ehehehe. *
bir de beklenen gün geldi, amacıma ulaştım, çok sevgili yazarcığımın 200. takipçisiyim ehehehe. *
devamını gör...
masumiyet
gerek oyunculuk, gerek sahne geçişleri, gerek renkler ve gerek diyaloglar ve olay örgüsü ile benim için overrated kelimesinin ete kemiğe bürünmüş halidir bu film.
f. w. murnau'dan georgiy daneliya'ya kadar birçok yönetmenin filmleri ile ilgilendim... izledim, eleştirmeleri okudum, kendim yorumlamayı denedim ama bu 1997 yapımı filmin neden bu kadar abartıldığını anlamıyorum. ayrıca, yok dostoyevski'nin budala ve suç ve ceza yapıtlarından beslenmiş... yok efendim, samuel beckett'ın alıntısıyla değerlenmiş falan... oyunculuklardan sahne geçişlerine ve hatta o leş renklere kadar böyle kötü bi film izlemedim demek istiyorum. sonuna kadar 3 kez öldüm filmi izlerken, anlayabiliyorum çekimlerin nostaljik bir havada olmasını az çok, yeşilçamın altmışların sonu ve seksenlerin ortasına kadar olan o süreçteki hissiyatı vermek istemesine de eyvallah ama bunu bu kadar kötü başka nasıl dile getirebilir ki insan? nasıl önümüze koyabilir? benim 1997 yapım bu filmden beklentim böylesine bir şey değil ki?!
8.2 alması hele, elinizi vicdanınıza koyun, bu film gerçekten 8.2 olacak bir film mi?
neyse, çok kafam estikçe gelip bu filme kusup gideceğim
f. w. murnau'dan georgiy daneliya'ya kadar birçok yönetmenin filmleri ile ilgilendim... izledim, eleştirmeleri okudum, kendim yorumlamayı denedim ama bu 1997 yapımı filmin neden bu kadar abartıldığını anlamıyorum. ayrıca, yok dostoyevski'nin budala ve suç ve ceza yapıtlarından beslenmiş... yok efendim, samuel beckett'ın alıntısıyla değerlenmiş falan... oyunculuklardan sahne geçişlerine ve hatta o leş renklere kadar böyle kötü bi film izlemedim demek istiyorum. sonuna kadar 3 kez öldüm filmi izlerken, anlayabiliyorum çekimlerin nostaljik bir havada olmasını az çok, yeşilçamın altmışların sonu ve seksenlerin ortasına kadar olan o süreçteki hissiyatı vermek istemesine de eyvallah ama bunu bu kadar kötü başka nasıl dile getirebilir ki insan? nasıl önümüze koyabilir? benim 1997 yapım bu filmden beklentim böylesine bir şey değil ki?!
8.2 alması hele, elinizi vicdanınıza koyun, bu film gerçekten 8.2 olacak bir film mi?
neyse, çok kafam estikçe gelip bu filme kusup gideceğim
devamını gör...
norveç deyince akla gelenler
kapalı hava, bunu takip eden soğuk daha sonrasında kar, bunları takip eden depresyon hali ve sonuç olarak intihar etme düşünceleri.
devamını gör...
kadın olmak bu kadar zor olmalı mı sorunsalı
kadın olmak zor mu? kesinlikle evet. sırf kadın olduğumuz için zorbalığa, aşağılamaya uğradığımız oluyor. bir erkek için gurur olabilecek bir eylem kadın yapınca namus yoksunluğuna dönüşüyor mesela. emek yok sayılıyor, daha az dikkate alınıyor. herkesin penceresinin baktığı perdesiz bir ev gibi çoğu kez kadın olmak. topluma açık, insanlar dahil olma hakları olmadığını bilse de durdurmuyor kendini. peki zor olan tek şey kadın olmak mı? kesinlikle hayır. bütün cinsiyetlerin, canlıların maruz kaldığı pek çok haksızlık var. erkekler de başkalarının rezilliğinin, suçunun bedelini ödemek zorunda kalıyor kim bilir kaç kez, kaç farklı alanda. bir kadına basit bir konuda yardım etmek isterken bile önce zararsızlığını ispatlamak zorunda kalıyor çoğu erkek. kadın tehdit sanmasın diye hızlıca yürüyüp önüne geçmeye çalışıyor sokakta. bir ilişki yaşamak istediğinde önce başka erkeklerin oluşturduğu o devasa duvarı yıkmaya çalışıyor. faili erkek olan her yeni olayda bir yük daha biniyor omzuna erkeğin, onun da tersini kanıtlamak zorunda kalıyor. nasıl kadın başka kadınların davranışından sorumlu tutuluyorsa erkek de sorumlu oluyor. nasıl kadına "kadındır ağlar." deniyorsa erkeğe de "erkek adam ağlamaz." deniyor. eşitsizliklerin, zorbalıkların, suçlamaların şiddetti tartışılabilir ama her şeyin tek mağduru kadın değil, kadın olmak değil.
devamını gör...

