eğitim veya eğitim bilimleriyle ilgilenen herhangi bir kulüp kurulursa beni direk alın. aramızda öğretmen ve öğretmen adayları fazlaysa sözlüğe öğretmenler odası kuralım hatta.

tutar bu.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

izin vermek. seni etkileyeceğini düşündüğün olumsuz olan durumlara, insanlara, inançlara izin vermek. bunlara izin verdiğin sürece gerçek potansiyeline ulaşamamış oluyorsun.
devamını gör...

(bkz: karayemiş)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görsel şahane, gölgesi on numara, şekere neyim faydası varmış ama o tat ne öyle tövbeler olsun. kuşlar falan yemiyor bunu. öyle ağaçta seyretmelik sadece.
devamını gör...

selamlar. geldik dördüncü yayına, evet. vay be.

bu akşam ne yapacağız? bir konumuz var mı? yok! spontane'den emprovizeye geçiş mi yapacağız peki? neden olmasın. bir takım sorularımız var, sizlere soracağız. sizler bizlere soracaksınız, biz birbirimize soracağız. benim uzaylıyla birebir soruşan arkadaşım var onu da getireceğim, öbürünü de getireceğim ve burada bir sinerji yaratacağız.

her hafta olduğu gibi, bu akşam da 21.00'da sözlük radyosunda görüşmek üzere.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şu muhteşem şarkının sözlerini yazmıştır.
sertab erener - yara
devamını gör...

bi baktım airbus üstüme doğru geliyor!aman tanrım didiim!.
devamını gör...

(bkz: pareto kuralı) 'nı uygulayan kişilerdir. çabanın %20'sinin başarının %80'ine sebep olduğunun farkındalardır.
devamını gör...

80'ler hard rock sound'unun konsantre hali. esasen slade grubuna ait, '73 tarihli.

90'larda oasis de söylüyor, kendi tarzlarına yakın.

ancak kimse kusura bakmasın en iyi yorumu, çoğu insanın da hemfikir olduğu üzere quiet riot'a ait.


beybi beybi beybi beybi.
devamını gör...

höst dede senin babandır. doğru konuş edepsiz.

t: teşekkür ederim dediğim tanımdır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

''çince'' dendiğine aklımıza gelen dil. putonghua denen bir dilin pekin ağzından gelmektedirç. abd'de ve kanada'da, özellikle çinli diasporasının yaşadığı yerlerde, çinceye nadiren ''chinese'' denir (örn: 'i'm learning mandarin''). çin ve tayvan'ın resmî dili olup malezya'da, singapur'da, filipinler'de , tayland'da; ezcümle tüm güneydoğu asya yaygın bir şekilde konuşulur ve bu bölgelerin lingua franca'sıdır. abd'de, kanada'da ve arnavutluk'ta da konuşuru çoktur.

''çince'' dendiğinde akla gelen bir diğer dil ise kantonca'dır. ancak mandarin ile kantonca ingilizce ile almanca gibi, italyanca ile ispanyolca gibi farklı iki dildir ve birini konuşan diğeriyle anlaşamaz. zaten kantonca pek yaygın dil değil, yetmiş milyon civarında insan konuşuyor. hon kong'un anadili kantonca'dır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"procrastination"
erteleme hastalığı ilginç bir konudur.
bu hastalığa sahip kişiler tembel değildir. verilen işleri mutlaka yaparlar. yapmamazlık etmezler.
tembel insan ; verilen işi yapmaz veya yarım bırakır.
bu hastalığa sahip kişiler aptal ve cahil değildir. verilen işi harfiyen, eksiksiz yaparlar.
tembeller ise işi yarım, yamalak yaparlar. işi yaptırdığına pişman ederler.
gelelim hastalığın tanımına...
bu ; istenilmeyen durumları psikolojik bir reddediştir.
psikolojinin yapılacak işler arasındaki seçiciliğidir.
---------------------------------
kişinin önünde bu gün 1-2-3 numaralı işler var.
kişi 2 numaralı işi sevmiyor.
kişi bu gün 1 ve 3 numaralı işleri yapar. 2 numara yarına kalır.
kişinin önünde yarın 2-4-5-6 numaralı işler var.
kişi yarın 4-5-6 numaralı işleri yapar ve 2 numara yine bir sonraki yarına kalır.
bir gün gelip 2 numaralı işi yapmak zorunda kaldığı gün yapar. hemde eksiksiz yapar.
----------------------------------
öğrenci milletinde bu hastalık pek çoktur.
koskoca dönem boyunca ; yarın çalışırım, yarın çalışırım diyerek ; dönemi bitirirler.
ve son iki günde ; dönem boyunca ötelediği kitabı ; okuyup bitirirler. ve o dersten geçerler.

çokda korkulacak bir hastalık değildir.
adamın iki ayağını ; son iki günde ; bir pabuca sokar.
devamını gör...

mahmut tuncer-mendil
devamını gör...

inanılmaz saçma bir ülkede yaşıyoruz. her defasında nasıl sanki bu ülkede başörtüsü sorunu varmış gibi provokasyon yapıyorlar anlamıyorum. halkın ve medyanın ise her defasında buna sazan gibi atlaması da ayrıca saçmalık. bu ülkede başörtülü veya başörtüsüz kadınlar sorunu yok . var olan gerçek sorunlar kadın cinayetleri , taciz ,tecavüz, hak ihlali, yozlaşma , politic kutuplaşma, çocuk istismarı , hırsızlık, ekonomik kriz , işsizlik böyle uzar gider liste.
devamını gör...

bana da oluyor ama demek ki dökülmemeleri gerekiyormuş diye düşünüyorum.
devamını gör...

efendim, uzun zaman olmuştu şirinler köyünden ayrılalı. geri döndüğümde gördüm ki, bizim bengarip yine nokta atışı bir tema ile radyo yayınına devam ediyor. konu; “anısı olan şarkılar olunca” bülbülün güle avazı kıvamında olan ses tonum ile programa katılmak istedim. perşembe akşamı buluşmak üzere…

frekanslarınıza kuşlar konsun, notalarınız havalarda uçuşsun.

iyi yayınlar.
devamını gör...

özgüvenimin az biraz yükselmesi için kayda değer başarı isteyen zihnim, düşmesi için en ufak rüzgarı yeterli görüyor.
ama rüzgardan bol ne var ki şu hayatta? stabil bir özgüvenle dümdüz yaşayıp gitmek için ne olması lazım? mucize mi bekliyorsun, gelmeyecek. seni çekip çıkaracak insan mı bekliyorsun? gelmeyecek.
gel sevgili özgüvenim sen gel.. düşme bu kadar kolayca, sen düştükçe yaşamak nasıl da zorlaşıyor. gereksiz olsun yükselişin, manasız olsun, hatta isterse kibirlice olsun ama yüksel... yeter ki düşme.

yüksel, yüksel ki iyi kötü idame ettireyim şu hayatı. yüksel ki bir yerlere dikiş tutturayım. yüksel ki insanlara katlanabileyim, aralarına karışıvereyim sanki hep aralarındaymışımcasına.

sen varoluşuna anlam ararsın, bu bilmediğin yolculukta da kendine yoldaşlar ararsın. kim bilir belki de varoluş amacın çöp tenekesinde ağzı kapalı poşetten çıkamayan arı için elini çöpe sokup poşedi yırtmaktı, veya otobüste telefonuna dalmış taklidi yapmaktan vazgeçip yorgun adama yer vermekti.
kendine büyük misyonlar yüklemek.

kim dedi ki var oluş anlamın kitleleri etkileyecek diye? sen de devasa çarkların yanında küçük dişlisindir belki de.
minik eylemler, anlık işe yarayışlar gene de yadsınamaz küçük etkiler.

düşme sevgili özgüvenim bakma sen ne geçmişe ne geleceğe ne mistik anlamlara. oralardan almak zorunda değilsin motive edicini, ellerin ayakların beynin de yeterli. küçük dişli ol, olmayıversin ulvi amaçların, büyük şeyler başaramayıver, sen de günü kurtar. ve doğanın bir parçası olarak kalabildiğin kadar hayatta kal.
devamını gör...

aziz augustinus'un on yedi yaşındayken gayri meşru bir ilişkiye girmesi sonrası doğan çocuğudur. oğluna tanrının armağanı anlamına gelen adeodatus adını verdi. augustinus'un hıristiyanlığı aramak için çıktığı roma ve milano yolunda, yasak ilişki yaşadığı kadın ve oğlu adeodatus da ona eşlik etti. augustinus yasak ilişki yaşadığından o dönemde bunu tam bir evliliğe çevirmesi uygun görülmüyordu(şu anki hıristiyanlıkta nasıl görülüyor, bilmiyorum). bu sebeple augustinus'un annesi ona evlilik çağında olan yeni bir kadın arayışına geçince, yasak ilişki yaşadığı kadın(augustinus, yazılarında kadının adından bahsetmemiştir) memleketine dönmek zorunda kaldı. adeodatus ise babası ile milano'ya taşındı. daha sonra augustinus ve adeodatus birlikte vaftiz edildiler. adeodatus'un babasıyla olan kişisel ve ruhsal ilişkisi üst düzey boyutlardaydı. gençlik yıllarında adeodatus babası augustinus'un gururu ve umuduydu, olağanüstü bir zihinsel kapasiteye sahip olduğu biliniyordu. babası onun hayranlık uyandırıcı bir kişiliğe sahip olduğunu, o denli saf bir hayat yaşadığını söylüyordu ki, kimsenin adeodatus'un ebedi hayatı için endişelenmesine gerek yoktu. babası, itiraflar kitabında adeodatus hakkında şöyle bahsediyor:

"günahımın meyvesi olan genç adeodatus'u da bize kattık. henüz on beş yaşındaydı ama, daha şimdiden birçok akıllı ve bilgili kişiyi kafaca geçiyordu. bu çocukta, benden, günahımdan başka, geçmiş bir şey yoktu. onu her ne kadar senin yolunda yetiştiriyorduksa da, bu bizim değil ama onu esinleyen senin eserindi. efendi adlı kitabımda adeodatus ile konuşmalar gerçekleştirdim. kendisiyle konuştuğumda ifade ettiğim düşüncelerin hepsi kendine ait düşüncelerdi. bu düşüncelerin sahibi de o sıralar on altı yaşlarındaydı. bu kadar akıllı olması beni ürkütüyordu. böyle bir mucizeyi senden başka kim gerçekleştirebilir ki? kısa bir süre sonra onu bu dünyadan aldın (adeodatus on sekiz yaşına girmeden vefat etmiştir); ne çocukluğu, ne ergenlik çağı ne de insanlığı konusunda kuşku duydum, içim rahat(augustinus burada oğlunun ahiret hayatının iyi bir şekilde geçeceğini vurguluyor).



(bkz: confessions) )
(bkz: aziz augustinus) )
devamını gör...

no context kafa sözlük twitter adresi açma planını aklıma sokan başlıktır.
sonunda fenomen olacağım gazamız mübarek olsun.
devamını gör...

1995 yılında kurulan alternatif rock grubudur. grup üyeleri; harun tekin, alper tekin, derin esmer ve kerem kabadayı’dır. grubun mimarı bunlardır. mor ve ötesi güzel şarkıları olduğu kadar rock camiasında saygın bir gruptur aynı zamanda. ideoloji olarak, sanat olarak on numara beş yıldızdır. fazla etliye sütlüye karışmadan işlerini yaparlar, kimseye öyle gündemde olmak için saldırmazlar. sadece rock ile ilgilenirler. buraya kadar her şey mükemmel zaten. neyse.

ilk albümleri şehirdir, bu albümle kendileri tanıttılar sonra da sevildiler. yalnız benim pek favori albümüm olmasa da rock camiasına adımlarını bu şekilde atmışlardır. bırak zaman aksın albümünün yeri ayrıdır zira o albümün içindeki her şarkı değerlidir, severek de dinlerim. zaten bu albümle yükselmeye başladılar. ardından; gül kendine albümüyle de tamamen mor ve ötesi olmuşlardır. daha çok hayran kitlesine sahip olmuşlardır. sonrasında da çok albüm yaptılar, rock camiasında sevildiler.

grubun üyesi olan harun tekin’in sesine gerçekten hayranım. şarkı söylerken adeta şarkıyı yaşatıyor bizlere öyle de şahane adamdır kendisi. misal cambaz şarkısında şarkıyı söylememiş yaşamış adeta, enerjisini insan çok rahatlıkla oturduğu yerden alabiliyor. bir derdim var şarkısıyla hüzünlendirseler bile o şarkının da yeri ben de çok ayrıdır. zamanında az dinlemedik be.. kendilerine sevgiler saygılar olsun, rock camiasından hiçbir zaman eksik olmasınlar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim