kendini ezdirmeyen ve silik tipler gibi sıkıcı olmayan birer değerli parça olmalarıdır.
ekstra olarak, yamuk yapmazlar.
devamını gör...

net insandır. uzun uzun konuşup kimseyi darlamaz.
devamını gör...

ta kendisiyim. açık havada kitap okumanın tadı bir başka. mis gibi hava ve kitap... daha ne olsun !
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

düşünüyorum o halde teröristim daha doğru geliyor.
devamını gör...

işte o kişi nevşehirde çekme köyde yaşayan ismail amca
şimdi ben şeyi merak ediyorum amca hepinizden tiksiniyorum ne haliniz varsa görün deyip köyde kendinin ve yanlızlığının krallığını mı kurdu
yoksa herkesi köyden kaçırıp yanlızlığın tadını mı çıkardı
hangi şekil bilmiyorum ama amca aradığım yanlızlığı bulmuş

türkiye'de de yalnızca 1 kişinin yaşadığı bir köy bulunmaktadır. nevşehir'in çekme köyünde yaşayanlar, son 10 yılda teker teker köyden ayrıldılar sadece 48 yaşındaki ı̇smail varol çekme köyünde tek başına yaşamını sürdürmektedir. 70 haneli köyün tek sahibi o ve koyunları olarak kalmışlar.
devamını gör...

sessiz, sakin gözüken insanların sinirlendiklerinde, üstlerine fazla gidildiğinde, haksızlığa uğradıklarında verdikleri tepkilerin bu görünüşlerine aykırı olarak beklenilenden daha sert ve yıkıcı olabileceğini anlatan atasözümüzdür.

bazı insanlar yaradılış itibari ile yumuşak huylu iken bazıları ise gönül kırmaktan çok korktukları için, huzursuzluk olmasın ,aman tadımız kaçmasın diye düşündükleri için insanlara karşı daha hoş görülü davranmaya çalışırlar.özellikle bu 2. grup sabırla sessizliğini, sakinliğini sürdürürken bir yandan da ister istemez kendisine karşı yapılanlarınların acısını, hırsını içinde biriktiriyordur.susması acizliğinden, korkaklığından değil sadece insanlara birçok kez şans vermek istemesindendir yoksa bu yapılanları görmezden geldiğini bunlardan rahatsızlık duymadığını göstermez.
yalnız karşıdaki kişi bu inceliği fark edemezse, ona karşı vur kafasına, al ekmeğini modundaki davranışlarına devam etmeyi kesmezse bu fırtınadan önce süt liman olarak gördüğü denizde, kategori 5 kasırgaya da hazır olmalıdır zira bu 2. gruptaki insanlar harekete geçtiklerinde artık kafalarında her şey bitmiş, gemiler,köprüler yanalı çok olmuş sadece karşıdakine bunu anlayacağı dilden konuşmak kalmıştır. işte o zaman bu yenen tekme öyle bir sert gelir ki bunu yiyen kolay kolay kendine gelemez.
devamını gör...

böyle bir yazara ben de denk gelmiştim. insan gibi muhatap alıyorsun, neymiş canı cevap vermek istememişmiş. ulan sen babana yap nazını.
devamını gör...

iki kuzeyli, çok ünlü yazarın (bkz: knut hamsun) ve (bkz: h.c andersen) imparatorluğun başkenti olan istanbul'u farklı zamanlarda olsa da aynı dönem içinde ziyaretlerindeki yaşadıkları ve izlenimlerini aktaran kitap (bkz: banu gürsaler-syvertsen) tarafından yapılan çeviri ile (bkz: yky) tarafından basılmıştır.

insanların zaman çizgileri dolup bu dünyadan çekilseler bile içinde yaşadıkları, bizzat kendilerinin oluşturduğu kültürün ne denli kuvvetli ve devamlı olduğunu çarpıcı bir biçimde görme imkanı sağlayan bu eser, istanbul anlatıları içinde müstesna bir yere sahip.

kitap bir solukta okunurken, "ya bu durum bana hiç yabancı değil" yahut " aa buna daha dün şahit oldum" gibi izlenimler uyandırıyor.

(bkz: knut hamsun)'un yazdığı eser 'hilalin altında', (bkz: h.c andersen) 'in yazdığı eser 'doğu' başlıkları altında. iki yazarın sahip olduğu farklı bakış açıları eser bittiğinde dünü bugünü ve yarını düşünme ve mukayese etme imkanı veriyor.


knut hamsun türkleri iki kuruş parada gözü olan, yüksek fiyat çeken kimseler olarak tarif ederken (tabi kapalıçarşıdaki bunalımlı alışveriş kısmı yazarımızı oldukça etkilemiş gözüküyor) andersen türkleri vakur, elinde olan tek şey bir üzüm bile olsa onu paylaşacak kadar bonkör, hoşgörülü bir millet olarak görüyor.
devamını gör...
(tematik)

yeryüzünün bir bölümünün ya da tamamının kuş bakışı görüntü ile düzleme aktarılmasıdır.
devamını gör...

#235
edit: galatasaraylı bir şey çıktı. fenerbahçeeliyimm beeenn.*
devamını gör...

türk sinema ve televizyon oyuncusudur. kardeşleri; erkan taşdöğen ve selahattin taşdöğen'dir.

kendisi aynı zamanda seslendirme sanatçısı olup, donald duck'ı efsane ve keyifli bir şekilde seslendirmiştir;

devamını gör...

çocukken rüyalarımda sık sık gördüğüm eylem. öyle kanat falan da olmazdı. kollarımı açıp dağların denizlerin üzerinde süzülürdüm. o hazzı veren başka hiçbir şey yoktur dünyada. gökyüzünde süzülürken tüm bedenine çarpan rüzgarı hissetmek, rüzgarla, gökyüzüyle bir olmak özgürlüğün iliklerine işlemiş halidir bence.
devamını gör...

yok.
ama beni engelleyen 1 yazar var.
yaptığım bir tanımla ilgili,
bana ciddi misiniz diye yazdı.
hayır ironi yaptım diye yazdım.
beni engelledi.
yoğun duygusal bir dönemindeydi herhalde yada ironi sevmiyor.
devamını gör...

sally rooney'nin aynı adlı romanından uyarlanan dizi. ortalamanın epey üstü bir iş nedense pek popüler olamamış.

hikaye, marianne sheridan ve connell waldron etrafında dönüyor. marianne mesafeli annesi ve erkek kardeşiyle yaşayan, varlıklı, zeki ama dışlanmış bir genç kız. annesi lorraine'in mariannelere temizliğe gittiği connell ise atletik ve popüler bir delikanlı. ikili lisedeyken tanışıyorlar, aşık oluyorlar, üniversite boyunca da birbirlerinden tam anlamıyla kopamayışlarını takip ediyoruz. bu süreçte ikisinin de hem iç dünyalarındakini dışarı yansıtmadaki acizlikleri hem de topluma ayak uydurma çabalarının yarattığı çatışma sebebiyle toksikliğe varan ilişkilerinin bir nevi çözülmesini izliyoruz.

oldukça sıradan gözüken bir hikayenin işlenişindeki özenle ne kadar duygusal ve özdeşleşilesi bir anlatıya dönüştüğünü keşfetmek isteyenleri kitabı okumaya ve/veya diziyi izlemeye davet ediyorum. bilhassa diziyi sevenlere romanını öneririm. öyle modern klasik olacak, aldığı ödülleri hak edecek ölçüde aşmış bir roman olmadığının altını çizmek lazım elbette. normal insanların toksik ilişkisini epey gerçekçi ve yalın bir dille aktardığından sürükleyiciliğiyle cezbedici bir roman diyebilirim. rooney'nin dilinin sadeliği ve dobralığı bazen öyle ağır ki sanırsınız böğrünüze öküz oturmuş. araya sıkıştırdığı politik görüşleri ve göndermeleri tam ayarında, karakterlerine söyletiyor ve düşündürüyor bunları fakat asla didaktik bir tarzda değil.

--- alıntı ---

“ıt was culture as class performance, literature fetishized for its ability to take educated people on false emotional journeys, so that they might afterward feel superior to the uneducated people whose emotional journeys they liked to read about.”

--- alıntı ---
devamını gör...

incelik sahibi insan görünce, onu japonlar gibi eğilerek selamlamak istiyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şahsımın da dahil olduğu burçtur. adımız takıntılı, psikopat ve temizlik hastası olarak çıkmış. kesinlikle katılmıyorum. düzeni severiz ama takıntılık ve psikopatlık derecesinde değil. her şeyin yerli yerinde olması size de çok mantıklı gelmiyor mu? ve temizlik konusu. bu konuda söylenecek pek bir şey yok, sadece pinti değiliz.

sevdiğimiz kişileri tam severiz, değer verdiklerimiz için tüm fedakarlıkları yapabiliriz. ince düşünürüz, bütünden çok detaylara bakarız. ve bu bizi sanıldığı gibi mutsuz yapmaz, aksine biz güzelliği detaylarda bulanlardanız. genelde duygusallıktan çok mantığımızı konuştururuz. ama içimizde her şeyden büyük bir merhamet duygusu vardır. yaptığımız çoğu şeyin gerekçesi de yine bu merhamet duygusudur.
devamını gör...

tanrının büyük bir tufanla "yarattığım insanları, hayvanları, sürüngenleri, kuşları yeryüzünden silip atacağım", "çünkü onlar gaflete düştü" diye geçiren ancak nuh'un sahsında insanoğlu ve diğer canlılara bir şans daha verme amacıyla yapmasını emrettiği efsanevi bir gemidir.
nuh'un gemisi'ni arama çalışmaları m.s. 263 yılından bu yana sürüyor. çalışmalar genel olarak türkiye'deki tendürek dağı, durupınar ve ağrı dağı'nda yoğunlaşmış durumdadır. yapılan çalışmalara rağmen nuh'un gemisi'ne dair bir iz henüz bulunmamıştır.
devamını gör...

neredeyse ahmet kaya'yi mezarindan diriltecek sahanelikteki ecem erkek versiyonuyla efenim, mutlu ziyan oluslar diliyorum.

"siz benim niye ictigimi nereden bileceksiniz?"

abla sesin titredikce bizi mahvettin be tukendik be, hayirli bicaklanmalar:
devamını gör...

sözlüğe gelişinin ilk yılını bugün itibariyle dolduran yazar.
az daha yoğunluktan kaçırıyordum bu aşırı önemli günü**.

güzel vakit geçirdim, kimi zaman sinirlendim veya anlam veremedim. ama hiç keşke demedim. ilk geldiğimde söylenmemişti ama..
hoş geldim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim