düşük bütçeli hobi tavsiyeleri
evet biliyorum türkiye şartlarında hobi edinmek bile çok zor ama hâlâ umut var diyip başlıyorum:
(bkz: yemek yapmak) dünya mutfağından lezzetler deneyebilirsiniz, bu hem iyi hissettirir hem de yeni lezzetler tatmış olursunuz. meksika mutfağı denenebilir.
(bkz: fotoğrafçılık) udemy üzerinden 30 tl gibi bir rakamla gayet iyi bir kurs satın alınabilir. daha da ilerletmek isterseniz, photo play üzerinden 99 tl gibi bir ücretle yine süresiz kullanabileceğiniz bir kurs alınabilir. makina fiyatları çok pahalı olduğu için "mobil fotoğrafçılık" üzerinde yoğunlaşabilirsiniz.
(bkz: resim çizmek) youtube üzerinde başlangıç için sayısız video var. benim kadar beceriksiz değilseniz, siz de iyi kötü bir şeyler çizmeye başlayabilirsiniz
(bkz: amigurumi) çok düşük bir maliyetle, edinilecek en tatlı hobi olabilir. yine youtube üzerinden sayısız videosu var. amigurumi bebekler piyasada 250-300 civarı fiyatlarla satılıyor.
iyice öğrenip, bu hobinizden para bile kazanabilirsiniz.
(bkz: kalimba) 150 tl gibi fiyatlardan başlayıp, dilediğiniz kalimbaya göre değişiyor fiyatları. çalması kolay ve zevklidir. internette, youtube'da öğretici videolar var.
(bkz: dans etmek) tamamen ücretsiz, insan ruhuna iyi gelen, düzenli yapıldığı zaman form tutmanıza bile yardımcı olan müthiş bir şey. yine youtube üzerinde dilediğiniz dans türünün videolarını izleyip, üzerine yoğunlaşabilirsiniz.
(bkz: yabancı dil öğrenmek) yine udemy üzerinden ücretsiz kurslar bile var ama ben ücretsiz olanları tavsiye etmem. 30 tl'den başlayıp kursun kalitesine göre fiyatı değişiyor. yanında destekleyici olarak, duolingo türevi uygulamalar kullanılabilir.
(bkz: video oyunları) genelde erkekler tarafından tercih edilse de çok zevklidir, zaman kaybı olarak görülmesin. video oyunlarının bile kazanımları vardır. hele de sevgiliyle birlikte oynanınca. bunu hiç denemedim tabii ama eminim öyledir.
(bkz: kitap okumak) benim için hobi değil, hayatımın önemli bir parçasıdır. okuyun arkadaşlar, roman okuyun, şiir okuyun, deneme okuyun, makale okuyun. yeter ki okuyun, roman okuyanları küçümseyen insanları dikkate almayın, sizin ruhunuza iyi geliyorsa, bitmiştir. tesla'yı zamanında hastalığından kurtulmasını sağlayan, motive eden romanlar olmuştur.
(bkz: yürüyüş yapmak) bedava arkadaşlar bu. yanında temiz hava ve sağlıklı olmak da cabası.
(bkz: evde şarap yapmak) 4733 sayılı tapdk kanunu'nun 8. maddesi uyarınca evde üreteceğiniz şarap, yılda toplam 350 litreyi aşmamak kaydıyla yasaldır. youtube üzerinde, internette sayısız video var.
hiç denemedim tabii ama yapan arkadaşlarım var ve çok keyif alıyorlar bundan.
çok uzun bir entry oldu affola.
(bkz: yemek yapmak) dünya mutfağından lezzetler deneyebilirsiniz, bu hem iyi hissettirir hem de yeni lezzetler tatmış olursunuz. meksika mutfağı denenebilir.
(bkz: fotoğrafçılık) udemy üzerinden 30 tl gibi bir rakamla gayet iyi bir kurs satın alınabilir. daha da ilerletmek isterseniz, photo play üzerinden 99 tl gibi bir ücretle yine süresiz kullanabileceğiniz bir kurs alınabilir. makina fiyatları çok pahalı olduğu için "mobil fotoğrafçılık" üzerinde yoğunlaşabilirsiniz.
(bkz: resim çizmek) youtube üzerinde başlangıç için sayısız video var. benim kadar beceriksiz değilseniz, siz de iyi kötü bir şeyler çizmeye başlayabilirsiniz
(bkz: amigurumi) çok düşük bir maliyetle, edinilecek en tatlı hobi olabilir. yine youtube üzerinden sayısız videosu var. amigurumi bebekler piyasada 250-300 civarı fiyatlarla satılıyor.
iyice öğrenip, bu hobinizden para bile kazanabilirsiniz.
(bkz: kalimba) 150 tl gibi fiyatlardan başlayıp, dilediğiniz kalimbaya göre değişiyor fiyatları. çalması kolay ve zevklidir. internette, youtube'da öğretici videolar var.
(bkz: dans etmek) tamamen ücretsiz, insan ruhuna iyi gelen, düzenli yapıldığı zaman form tutmanıza bile yardımcı olan müthiş bir şey. yine youtube üzerinde dilediğiniz dans türünün videolarını izleyip, üzerine yoğunlaşabilirsiniz.
(bkz: yabancı dil öğrenmek) yine udemy üzerinden ücretsiz kurslar bile var ama ben ücretsiz olanları tavsiye etmem. 30 tl'den başlayıp kursun kalitesine göre fiyatı değişiyor. yanında destekleyici olarak, duolingo türevi uygulamalar kullanılabilir.
(bkz: video oyunları) genelde erkekler tarafından tercih edilse de çok zevklidir, zaman kaybı olarak görülmesin. video oyunlarının bile kazanımları vardır. hele de sevgiliyle birlikte oynanınca. bunu hiç denemedim tabii ama eminim öyledir.
(bkz: kitap okumak) benim için hobi değil, hayatımın önemli bir parçasıdır. okuyun arkadaşlar, roman okuyun, şiir okuyun, deneme okuyun, makale okuyun. yeter ki okuyun, roman okuyanları küçümseyen insanları dikkate almayın, sizin ruhunuza iyi geliyorsa, bitmiştir. tesla'yı zamanında hastalığından kurtulmasını sağlayan, motive eden romanlar olmuştur.
(bkz: yürüyüş yapmak) bedava arkadaşlar bu. yanında temiz hava ve sağlıklı olmak da cabası.
(bkz: evde şarap yapmak) 4733 sayılı tapdk kanunu'nun 8. maddesi uyarınca evde üreteceğiniz şarap, yılda toplam 350 litreyi aşmamak kaydıyla yasaldır. youtube üzerinde, internette sayısız video var.
hiç denemedim tabii ama yapan arkadaşlarım var ve çok keyif alıyorlar bundan.
çok uzun bir entry oldu affola.
devamını gör...
enteresan atasözleri
borç yiğidin kamçısıdır.
devamını gör...
forrest gump
robert zemeckis’in winston groom’un kitabından sinemaya uyarladığı ve tom hanks’in başrolde oynadığı dünyanın en güzel filmidir.

gökten bir tüy düşer alan silvestri’nin piyanosundan çıkan muhteşem ezgi ile salınarak ve biz ilk kez orada karşılaşırız forrest gump ile. ismi saçma bir isimdir ama annesi hayattaki saçma olayların farkına varsın diye seçmiştir bu ismi onun için.
önce ayakkabıları ile karşılaşırız forrest’ın ve biz biliriz ki ayakkabılar insanlarla ilgili çok şey söyler bize. biz de onlara bakarak tanımaya başlarız forrest’ı.
forrest, jenny’ye giderken hayatını ve geçmişini bir bavulda taşır. bavulun içine bakınca onun hakkında daha çok şey öğreniriz. hatta neden tevazu gösterelim artık forrest arkadaşımız sayılır bizim. bavulunu bile gördük.
artık tanıştığımıza göre onun hakkında daha uzun ve samimi konuşabiliriz. hatta istersek onunla bile konuşabiliriz. forrest annesini dinler ve yabancılarla konuşmaz ama biz yabancı sayılmayız artık.
jenny isimlerin en güzeli ve forrest’ın içinde büyütüp her yere dağılan bir kanser hücresidir ama yine de güzeldir. forrest nereye giderse gitsin jenny onunla birliktedir. jenny nereye giderse gitsin forrest’ı yanına almaz.
sonunda forrest jenny’ye kavuşur yine de. kendi ağaçlarının altında. ve jenny’nin çocukluk korkuları forrest’ın yanında kaybolup gider birbirlerine bir şeyler öğrettikleri ağacın gölgesinde.
film biter ama forrest koşmaya devam eder benim gibi bu filmin hayranı olan insanların zihninde. artık biraz dinlendiysen eğer koş forrest koş.

gökten bir tüy düşer alan silvestri’nin piyanosundan çıkan muhteşem ezgi ile salınarak ve biz ilk kez orada karşılaşırız forrest gump ile. ismi saçma bir isimdir ama annesi hayattaki saçma olayların farkına varsın diye seçmiştir bu ismi onun için.
önce ayakkabıları ile karşılaşırız forrest’ın ve biz biliriz ki ayakkabılar insanlarla ilgili çok şey söyler bize. biz de onlara bakarak tanımaya başlarız forrest’ı.
forrest, jenny’ye giderken hayatını ve geçmişini bir bavulda taşır. bavulun içine bakınca onun hakkında daha çok şey öğreniriz. hatta neden tevazu gösterelim artık forrest arkadaşımız sayılır bizim. bavulunu bile gördük.
artık tanıştığımıza göre onun hakkında daha uzun ve samimi konuşabiliriz. hatta istersek onunla bile konuşabiliriz. forrest annesini dinler ve yabancılarla konuşmaz ama biz yabancı sayılmayız artık.
jenny isimlerin en güzeli ve forrest’ın içinde büyütüp her yere dağılan bir kanser hücresidir ama yine de güzeldir. forrest nereye giderse gitsin jenny onunla birliktedir. jenny nereye giderse gitsin forrest’ı yanına almaz.
sonunda forrest jenny’ye kavuşur yine de. kendi ağaçlarının altında. ve jenny’nin çocukluk korkuları forrest’ın yanında kaybolup gider birbirlerine bir şeyler öğrettikleri ağacın gölgesinde.
film biter ama forrest koşmaya devam eder benim gibi bu filmin hayranı olan insanların zihninde. artık biraz dinlendiysen eğer koş forrest koş.
devamını gör...
doğum haritası
yıldızname, yıldız haritası ya da astroloji dünyasında kullanılan adıyla natal haritadır.
insanın doğduğu an, dünyada ilk nefesini aldığı o zaman diliminde bulunduğu yere göre (dünya merkez olarak kabul edilip), güneş sistemindeki tüm gezegenlerin konumlarını gösteren iki boyutlu diyagramdır. doğum horoskopu da denir.
doğum haritası kişinin bakışı, görünümü hatta duruşu başta olmak üzere yaşamı, hayat boyu başardığı başarabileceği mevcut ya da gizli güçleri, imkanları hakkında pek çok bilgi verir. horosko haritalar baz alınarak kullanılan bazı astrolojik tekniklerle birleştirilerek ve haritaya bakanın yorumuyla da harmanlanarak geleceğe yönelik bazı öngörümler yapılabilir. bu öngörüler özellikle belirli (doğum, iş başvurusu, evlilik tarihi hatta evlilik yapılacak kişinin seçiminde bile yardımcı olabilir.)tarihlerin önceden seçilmesinde, belirleyici olabilir. belirli dönemlerde beklenen astrolojik görünümler, astrolojik hareketlilikler ve bunların etkileri takip edilirse önceden hazırlıklı veya planlı olunması sağlanabilir. hedef belirlemek, yapılacak işte bir yol haritası çizebilmek astroloji haritalarının işinin erbabı kişiler tarafından okunması sayesinde çok daha kolay olabilir.
bir çok insanın ben inanmıyorum diyerek elinin tersiyle itmiş olduğu bu haritalar ülkeler, liderler, atılacak büyük adımlar, siyasi girişimler için bile kullanılmaktadır. bir çok devlet büyüğü attığı, atacağı adımları öncesinde olayın natal haritasına baktırarak sağlama alırlar.
`astroloji bilim mi ilim mi? ` tartışıla dursun bir çok insana ışık olmuş bir yol haritasıdır. içinde sanat, yorum, ilim ve bilim mevcuttur.
harita okumak bilgi, birikim, yorum kabiliyeti ve önsezi gerektirir.
haritanızı okuyan insana sizin hakkınızda bir çok sır verir. siz siz olun nasıl tc'nizi kimseye söylemiyorsanız. doğum tarih, saat ve yer bilgilerinizi kimseye vermeyin. (burası şaka verin gitsin.)
insanın doğduğu an, dünyada ilk nefesini aldığı o zaman diliminde bulunduğu yere göre (dünya merkez olarak kabul edilip), güneş sistemindeki tüm gezegenlerin konumlarını gösteren iki boyutlu diyagramdır. doğum horoskopu da denir.
doğum haritası kişinin bakışı, görünümü hatta duruşu başta olmak üzere yaşamı, hayat boyu başardığı başarabileceği mevcut ya da gizli güçleri, imkanları hakkında pek çok bilgi verir. horosko haritalar baz alınarak kullanılan bazı astrolojik tekniklerle birleştirilerek ve haritaya bakanın yorumuyla da harmanlanarak geleceğe yönelik bazı öngörümler yapılabilir. bu öngörüler özellikle belirli (doğum, iş başvurusu, evlilik tarihi hatta evlilik yapılacak kişinin seçiminde bile yardımcı olabilir.)tarihlerin önceden seçilmesinde, belirleyici olabilir. belirli dönemlerde beklenen astrolojik görünümler, astrolojik hareketlilikler ve bunların etkileri takip edilirse önceden hazırlıklı veya planlı olunması sağlanabilir. hedef belirlemek, yapılacak işte bir yol haritası çizebilmek astroloji haritalarının işinin erbabı kişiler tarafından okunması sayesinde çok daha kolay olabilir.
bir çok insanın ben inanmıyorum diyerek elinin tersiyle itmiş olduğu bu haritalar ülkeler, liderler, atılacak büyük adımlar, siyasi girişimler için bile kullanılmaktadır. bir çok devlet büyüğü attığı, atacağı adımları öncesinde olayın natal haritasına baktırarak sağlama alırlar.
`astroloji bilim mi ilim mi? ` tartışıla dursun bir çok insana ışık olmuş bir yol haritasıdır. içinde sanat, yorum, ilim ve bilim mevcuttur.
harita okumak bilgi, birikim, yorum kabiliyeti ve önsezi gerektirir.
haritanızı okuyan insana sizin hakkınızda bir çok sır verir. siz siz olun nasıl tc'nizi kimseye söylemiyorsanız. doğum tarih, saat ve yer bilgilerinizi kimseye vermeyin. (burası şaka verin gitsin.)
devamını gör...
varmış gibi görünen ama aslında var olmayan şeyler
müge anlı'ya çıkan kadının kocasının evi.. yok gerçekten yok tam çıldırmalık.
devamını gör...
at nalı yengeci
tachypleus tridentatus. nal yengeci.
adı yengeç olsa da gerçekte yengeç değildir bu canlı. çok ilginç özellikleri ve güçlü, dayanıklı yapısı şaşırtıcı değildir, çünkü bu canlının ilk ataları 450 milyon yıl önce ortaya çıkmış, yani dinozorlardan 220 milyon yıl önce dünyada varlıklarını sürdürüyorlarmış. karadede mübarek. kadim hayvanlardan. lakabı ise yaşayan fosil.





ek : limulus amebocyte lysate adı verilen mavi renkte bir kana sahiptir. bu kan, çeşitli serumların, aşıların ve tedavilerin geliştirilmesinde kullanılmaktadır.
adı yengeç olsa da gerçekte yengeç değildir bu canlı. çok ilginç özellikleri ve güçlü, dayanıklı yapısı şaşırtıcı değildir, çünkü bu canlının ilk ataları 450 milyon yıl önce ortaya çıkmış, yani dinozorlardan 220 milyon yıl önce dünyada varlıklarını sürdürüyorlarmış. karadede mübarek. kadim hayvanlardan. lakabı ise yaşayan fosil.





ek : limulus amebocyte lysate adı verilen mavi renkte bir kana sahiptir. bu kan, çeşitli serumların, aşıların ve tedavilerin geliştirilmesinde kullanılmaktadır.
devamını gör...
hilal kaplan'ın şevval sam'a twitter'dan sataşması
şevval sam'ı biliriz, tanırız, severiz de; hilal kaplan kim bilmiyorum. tarzından kendi zeka seviyesini ortaya koymuş şahsiyet. zira bir insanı alışverişte, tatilde ve tartışma ortamındaki tepkilerinden, adabından tanırız. merak edip ismini arattığımda, tanımadığım için de bir şey kaybetmememiş olduğumu hissettirdi.
devamını gör...
normal sözlük hunidaşlar kulübü
discord kullanamama gibi bir özelliğim var.
ponçik savar ve kıymetli ateist kaplumbağa hocamın öğretileri ile paranormal ve zihni iletişimde çok ilerledim. uğurlu sayım 4444 *
ben normalde melih bulu gibi progressive rock dinlerdim fakat iron maiden artık benim için vazgeçilmez bir gruptur. beni hayata bağladı, nasıl mı;
efendim çok üşümekten muzdarip olmamdan mütevellit doktora gittim ve demir eksikliğine tutulmuşum. bolca takı takmama rağmen doktorum bunun beyhude bir çaba olduğunu, mutlaka her gün en az 1 adet iron maiden konser kaydı izlememi tavsiye etti.
yaz sıcağında, yorgansız uyuyabilmenin keyfini yaşatan iron maiden benim için ilahtır ve ilaçtır.

başvurumun titizlikle incelenmesini arz ederim.
ponçik savar ve kıymetli ateist kaplumbağa hocamın öğretileri ile paranormal ve zihni iletişimde çok ilerledim. uğurlu sayım 4444 *
ben normalde melih bulu gibi progressive rock dinlerdim fakat iron maiden artık benim için vazgeçilmez bir gruptur. beni hayata bağladı, nasıl mı;
efendim çok üşümekten muzdarip olmamdan mütevellit doktora gittim ve demir eksikliğine tutulmuşum. bolca takı takmama rağmen doktorum bunun beyhude bir çaba olduğunu, mutlaka her gün en az 1 adet iron maiden konser kaydı izlememi tavsiye etti.
yaz sıcağında, yorgansız uyuyabilmenin keyfini yaşatan iron maiden benim için ilahtır ve ilaçtır.

başvurumun titizlikle incelenmesini arz ederim.
devamını gör...
youtube günlüğüm
çok samimi bi youtube kanalı hatta bu sözlüğü açma sebebimdir .kendisini izlemesem asla haberim olmazdı muhtemelen.bunh okuyorsan çok tatlısın göksu
devamını gör...
bütün zamanların en geçersiz bahanesi
bu gece olmaz başım ağrıyo.
devamını gör...
eski sevgili
sigarayı bırakmak gibi, beynimin bir köşesinde her an ‘uyudun mu’ mesajı atmaya hazır bir bölge var.
devamını gör...
kupalı tanımların olmaması
son birkaç gündür neredeyse hiçbir başlığın altında altın kupa işareti görmemem ile aklıma takılan sorunsaldır. madalyalı tanımları bulmak için uğraşan modlar, tanımlara kupa vermeyi ikinci plana mı attılar acaba dedirtti..
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ilk aşkları için yaptıkları
ilk sevgilimin babasının iş yerine bir kilo baklavayla gidip ''ben senin kızınla ciddi düşünüyorum'' demiştim. allah'tan baba anlayışlı biriydi de kan dökülmedi. ama ne gülmüştük yahu...
devamını gör...
manisa'da 4 gencin topluca intihar etmesi
televizyon'da veda videolarını gördüm, hepside genç delikanlı çocuklar. başlarına ne geldi, niye böyle bir şey yaptılar bilmiyorum ama normal bir şey yapıyormuş gibi konuşuyorlardı.
dünya gerçekten çok garip. kimileri dünyanın en kötü yerlerinde doğuyor, büyüyor ama kurtulmak için mücadele ediyor, uğraşıyor, çabalıyor. kimileri ise en ufak bir şeyde kurtuluşu ölümde görüyor.
dünya gerçekten çok garip. kimileri dünyanın en kötü yerlerinde doğuyor, büyüyor ama kurtulmak için mücadele ediyor, uğraşıyor, çabalıyor. kimileri ise en ufak bir şeyde kurtuluşu ölümde görüyor.
devamını gör...
boudica
m.s ilk yüzyılda yaşamış kelt ıceni kabilesinin kadın lideri. roma imparatorluğu'na karşı başlattığı isyan ile meşhurdur. roma himayesine girmek istemeyip kendi kabilesi ıceni ve diğer birkaç kabileyi birleştirip britanya'da bugünün modern londra'sı olan londinium da dahil olmak üzere birçok şehri yakıp, halkını çocuk veya kadın hiç kimseyi ayırt etmeden katletmiştir.
bunun bedelini ise sonrasında çok ağır ödemiştir. roma komutanı paulinus 10.000 kişilik ordusuyla 230.000 civarı disiplinsiz kelt isyancıyı watling street bölgesinde hezimete uğratmıştır. her ne kadar savaşı kaybetse dahi boudica bugün birleşik krallık'ın bağımsızlık sembollerinden birisi olarak kabul gören tarihi bir kadın figürdür.
bunun bedelini ise sonrasında çok ağır ödemiştir. roma komutanı paulinus 10.000 kişilik ordusuyla 230.000 civarı disiplinsiz kelt isyancıyı watling street bölgesinde hezimete uğratmıştır. her ne kadar savaşı kaybetse dahi boudica bugün birleşik krallık'ın bağımsızlık sembollerinden birisi olarak kabul gören tarihi bir kadın figürdür.
devamını gör...
xiii. ptolemaios
kleopatra'nın kardeşi ve kocası olan mısır kralı. * kleopatra ile evlenerek, kleopatra ile birlikte mısır'ı yönetmeye, yani bir imparator olmaya hak kazanmıştır. ha bu arada, kleopatra ve ptolemaios evlendiğinde, ptolemaios 11, kleopatra ise 18 yaşındaymış. şimdi tabi, düşünün siz, mısır'ın imparatoru, günümüzde yaşasa ortaokul veledi * olacak yaşta, 2300 yıl önce doğdu diye imparatorluk yapmış. tabii şimdi bu çocuk daha, koskoca mısır'ı nasıl yönetsin. yönetim de anlamış, bu yapamaz, ama tahtını da elinden alamayız, ptolemaios büyüyünceye kadar onun işlerini yapması için pothinus görevlendirilmiş. ama hala ptolemaios resmi olarak imparator yani. koskoca, şanlı imparator, 11 yaşında. biz, adam 40 yaşında başkan * olmuş diye, adama genç başkan diyoruz, çocuğun biri çıkıp 11 yaşında imparator oluyor. neyse.
daha sonra, zaman geçmiş, ptolemaios büyümüş. şaka yaptım elbette, kerata 14 yaşına gelmiş. kleopatra bu dönemde tabi, 21 yaşında. bir bakmışlar ana, kleopatra uçmuş. basbaya, 21 yaşında deha olmuş, halkın sevgilisi, gönüllerin sultanı haline gelmiş, bu yumurcak pardon ptolemaios ve pothinus da kıskanmış, kleopatra'yı (hani kraliçe ya) tahttan indirmeye çalışmışlar. hadi pothinus'u anlarım, ulan 14 yaşında ptolemaios neden pothinus'un "günah"ına ortak oluyor? sen imparatorsun zaten, hadi bunu geçtim, kraliçe senin ablan ve karın. *
kleopatra'nın resmini sikkelere basmışlar. yani kleopatra uçmuş gitmiş bildiğin. biliyorsunuz bizim bu yumurcak, küçük bülentimiz, yani ptolemaios daha 14 yaşında olduğu için mısır'ı aslında pothinus yönetiyor, bu yumurcak kıskançlık yapmış (bakın daha 14 yaşında kerata), demiş ki ben bu pothinus'u tahttan indirecem. iç savaş çıkıyor, kleopatra kaçıyor, ama daha sonra kendi ordusunu topluyor. bu sırada romalı general, behlülden, yani namıdiğer sezardan kaçarken mısır'a gelip sığınıyor. ptolemaios ve pothinus da diyor ki, sevaptır, kalsın burda. ama pothinus, sezarın gözüne girebilmek için generali öldürüyor. ve generalin kafasını alıyor, fantezi işte. sezar gelince, ptolemaios, generalin kafasını sunuyor. al diyor pişmiş kelle. *
fakat, bakın burası çok önemli, şöyle bir söylenti var, sezar, generalin ölmesine üzülüyor. bakın bu adam, sezar, king yani. düşmanının ölümüne üzülen bir adam, saygı duruşu. hatta cenaze töreni bile yapılıyor. sezar bu dönem tabi bihter yani kleopatra ile kaynaşıyor, kleopatra 21 yaşında, sezar da 52 yaşında. sezar ve kleopatra aşk yaşıyor. böyle olunca, sezar, pothinus'u idam ettiriyor ve kleopatra mısır'da yine eski haklarına kavuşuyor.
ptolemios veledi, hala diyor ki, yok ben kleopatra'yı tahttan indirecem. bunun üzerine 20 yaşındaki ablası arsinoe ile (bu arada türkiye'de ölmüştür bu kız) iş birliği yapıyor. bunlar da işte olaylar-olaylar ordu falan kurmuşlar ve savaş gerçekleşmiş. fakat sanırsam sezar ile kleopatra üstünlük sağlamış. bunun üzerine ptolemaios ve arsinoe de kaçmışlar.
bir söylentiye göre, ptolemaios veledi, nil nehrini geçmeye çalışırken boğularak ölmüş. yani şaşırmayın, 14 yaşında, ne beklersiniz. ayağı takılmıştır, düşmüştür ölmüştür işte. 14 yaşında imparator olmaya çalışırsan, olacağı budur işte. bunun üzerine kleopatra, diğer bir küçük kardeşi xiv. ptolemaios ile evlenmiştir. böylelikle ptolemaios ile birlikte mısır'ı yönetebilmeye hak kazanmıştır. bu arada, xiv. ptolemaios bu dönemde sanırım 14 yaşındadır.. yani kleopatra geniş bir kadın.
bu arada bazı araştırmalara göre kleopatra'nın gerçek yüzü böyleydi:

yani her şey bu kadın içindi. herhalde o dönem mısırlılar, "nefes alsın yeter" düşüncesindeymiş. kalın sağlıcakla..
daha sonra, zaman geçmiş, ptolemaios büyümüş. şaka yaptım elbette, kerata 14 yaşına gelmiş. kleopatra bu dönemde tabi, 21 yaşında. bir bakmışlar ana, kleopatra uçmuş. basbaya, 21 yaşında deha olmuş, halkın sevgilisi, gönüllerin sultanı haline gelmiş, bu yumurcak pardon ptolemaios ve pothinus da kıskanmış, kleopatra'yı (hani kraliçe ya) tahttan indirmeye çalışmışlar. hadi pothinus'u anlarım, ulan 14 yaşında ptolemaios neden pothinus'un "günah"ına ortak oluyor? sen imparatorsun zaten, hadi bunu geçtim, kraliçe senin ablan ve karın. *
kleopatra'nın resmini sikkelere basmışlar. yani kleopatra uçmuş gitmiş bildiğin. biliyorsunuz bizim bu yumurcak, küçük bülentimiz, yani ptolemaios daha 14 yaşında olduğu için mısır'ı aslında pothinus yönetiyor, bu yumurcak kıskançlık yapmış (bakın daha 14 yaşında kerata), demiş ki ben bu pothinus'u tahttan indirecem. iç savaş çıkıyor, kleopatra kaçıyor, ama daha sonra kendi ordusunu topluyor. bu sırada romalı general, behlülden, yani namıdiğer sezardan kaçarken mısır'a gelip sığınıyor. ptolemaios ve pothinus da diyor ki, sevaptır, kalsın burda. ama pothinus, sezarın gözüne girebilmek için generali öldürüyor. ve generalin kafasını alıyor, fantezi işte. sezar gelince, ptolemaios, generalin kafasını sunuyor. al diyor pişmiş kelle. *
fakat, bakın burası çok önemli, şöyle bir söylenti var, sezar, generalin ölmesine üzülüyor. bakın bu adam, sezar, king yani. düşmanının ölümüne üzülen bir adam, saygı duruşu. hatta cenaze töreni bile yapılıyor. sezar bu dönem tabi bihter yani kleopatra ile kaynaşıyor, kleopatra 21 yaşında, sezar da 52 yaşında. sezar ve kleopatra aşk yaşıyor. böyle olunca, sezar, pothinus'u idam ettiriyor ve kleopatra mısır'da yine eski haklarına kavuşuyor.
ptolemios veledi, hala diyor ki, yok ben kleopatra'yı tahttan indirecem. bunun üzerine 20 yaşındaki ablası arsinoe ile (bu arada türkiye'de ölmüştür bu kız) iş birliği yapıyor. bunlar da işte olaylar-olaylar ordu falan kurmuşlar ve savaş gerçekleşmiş. fakat sanırsam sezar ile kleopatra üstünlük sağlamış. bunun üzerine ptolemaios ve arsinoe de kaçmışlar.
bir söylentiye göre, ptolemaios veledi, nil nehrini geçmeye çalışırken boğularak ölmüş. yani şaşırmayın, 14 yaşında, ne beklersiniz. ayağı takılmıştır, düşmüştür ölmüştür işte. 14 yaşında imparator olmaya çalışırsan, olacağı budur işte. bunun üzerine kleopatra, diğer bir küçük kardeşi xiv. ptolemaios ile evlenmiştir. böylelikle ptolemaios ile birlikte mısır'ı yönetebilmeye hak kazanmıştır. bu arada, xiv. ptolemaios bu dönemde sanırım 14 yaşındadır.. yani kleopatra geniş bir kadın.
bu arada bazı araştırmalara göre kleopatra'nın gerçek yüzü böyleydi:

yani her şey bu kadın içindi. herhalde o dönem mısırlılar, "nefes alsın yeter" düşüncesindeymiş. kalın sağlıcakla..
devamını gör...
britomartis
britomartis, yunan mitolojisindeki karşılığı artemis olan girit dağ ve avcılık tanrıçasıdır. (peri olduğu da söylenir.) (artemis'in av arkadaşlarından biri olduğu da söylenir.) adının anlamı atlı bakire veya tatlı bakire olarak çevrilir.
zeus'un kızı olduğu da söylenen britomartis girit adasında yaşardı ve zamanın çoğunu avcılık ile geçirirdi. knossos'taki minos medeniyetinin mitolojik kralı minos, avcıya aşık olmuştu. britomartis ise ondan uzak kalmaya çalıştı, kaçtı ve en son çaresizlikten kendini bir yamaçtan denize atmıştı. mucize eseri balıkçıların ağına düşerek hayatta kaldı veya daha sonra soyadına ismini verecek dağdan atladı ve onu tanrıça yapacak artemis tarafından kurtarıldı.
sadece girit'te tanınmayan britomartis, aphaea adıyla da anılırdı. daha sonra kendine, balıkçı ağlarının kızı gibi bir anlama gelen dictynna (veya dictymna) soyadını aldı.
bir başka anlatıya göre britomartis yalnızlığına çok düşkündü ve ebediyen bakire kalmaya yemin etmişti. farklı yerlere uğrayarak geldiği girit'te yine minos tarafından kovalandı ve kaçtı. denizcilerin ağlarında sağ kaldı. bir denizci, andromedes, onu girit'ten aegina'ya taşıdığı zaman, kıyıya indiklerinde britomartis'e saldırdı. gemiden kaçan britomartis, artemis'in tapınağında kayboldu. daha sonra aegina'lılar onun adına bir tapınak inşa ederek ona taptılar.
bu aktarımlar ve efsaneler yunanistan yakınlarındaki deniz yerlerinde inançların kademeli bir şekilde yayıldığını gösterir ve bu efsane anlayabileceğiniz gibi iki kültürün sentezinden ortaya çıkmıştır. britomartis'in de artemis'in de tapınakları, benzer özelliklerinden de dolayı deniz kıyılarına yapılmıştır ve denizcilerin, limanların tanrıçaları, koruyucuları olmuşlardır. (bu özelliklerin britomartis'ten artemis'e aktarıldığı söylenebilir.)
ve artemis ay tanrıçası olduğu için britomartis'in ışıkta belirmesi, bazı eski dönem roma sikkelerinde dictynaa'nın hilal ile birlikte sembolize edilmesi gibi özellikleri de yine bir sentezin sonucudur. iki figürün de birbirini etkilediği söylenebilir.
kaynakça ve daha fazlası: theoi.com, wikipedia
zeus'un kızı olduğu da söylenen britomartis girit adasında yaşardı ve zamanın çoğunu avcılık ile geçirirdi. knossos'taki minos medeniyetinin mitolojik kralı minos, avcıya aşık olmuştu. britomartis ise ondan uzak kalmaya çalıştı, kaçtı ve en son çaresizlikten kendini bir yamaçtan denize atmıştı. mucize eseri balıkçıların ağına düşerek hayatta kaldı veya daha sonra soyadına ismini verecek dağdan atladı ve onu tanrıça yapacak artemis tarafından kurtarıldı.
sadece girit'te tanınmayan britomartis, aphaea adıyla da anılırdı. daha sonra kendine, balıkçı ağlarının kızı gibi bir anlama gelen dictynna (veya dictymna) soyadını aldı.
bir başka anlatıya göre britomartis yalnızlığına çok düşkündü ve ebediyen bakire kalmaya yemin etmişti. farklı yerlere uğrayarak geldiği girit'te yine minos tarafından kovalandı ve kaçtı. denizcilerin ağlarında sağ kaldı. bir denizci, andromedes, onu girit'ten aegina'ya taşıdığı zaman, kıyıya indiklerinde britomartis'e saldırdı. gemiden kaçan britomartis, artemis'in tapınağında kayboldu. daha sonra aegina'lılar onun adına bir tapınak inşa ederek ona taptılar.
bu aktarımlar ve efsaneler yunanistan yakınlarındaki deniz yerlerinde inançların kademeli bir şekilde yayıldığını gösterir ve bu efsane anlayabileceğiniz gibi iki kültürün sentezinden ortaya çıkmıştır. britomartis'in de artemis'in de tapınakları, benzer özelliklerinden de dolayı deniz kıyılarına yapılmıştır ve denizcilerin, limanların tanrıçaları, koruyucuları olmuşlardır. (bu özelliklerin britomartis'ten artemis'e aktarıldığı söylenebilir.)
ve artemis ay tanrıçası olduğu için britomartis'in ışıkta belirmesi, bazı eski dönem roma sikkelerinde dictynaa'nın hilal ile birlikte sembolize edilmesi gibi özellikleri de yine bir sentezin sonucudur. iki figürün de birbirini etkilediği söylenebilir.
kaynakça ve daha fazlası: theoi.com, wikipedia
devamını gör...
pretoria'dan kaçış
inside out: escape from pretoria prison ismiyle tim jenkin'ın kitabından uyarlanan, yapımcılığı david barron, neal h. moritz, toru nakahara tarafından yapılan, senaristliği francis annan ve l.h. adams'ın kaleminden çıkan, senaristliğinde gösterdiği yeteneğiyle yönetmen koltuğunda da francis annan'ın kameralarından seyrimize sunulan, başrollerinde daniel radcliffe (şu bizim harry potter canım inside out: escape from pretoria prison ismiyle tim jenkin'ın kitabından uyarlanan, yapımcılığı david barron, neal h. moritz, toru nakahara tarafından yapılan, senaristliği francis annan ve l.h. adams'ın kaleminden düzenlenen, senaristliğinde gösterdiği yeteneğiyle yönetmen koltuğunda da francis annan'ın kameralarından seyrimize sunulan, başrollerde daniel radcliffe (şu bizim harry potter canııım yabancı değil (: ), daniel webber, ıan hart gibi isimlerin seyrimize sunulduğu, orijinal adıyla escape from pretoria olan, dilimize ise pretoria'dan kaçış ismiyle çevrilen, eylül 2020 tarihiyle ülkemizde vizyona giren biyografi ve gerilim türündeki filmdir.
biraz da filmin içeriğinden bahsedecek olursak sayın kafa sözlük yazarları şöylece spoiler (alıntı) vermeden birazcık dökelim bildiklerimizi.
1979 yılında gizli operasyonlarda görevlendirildiği sıralarda yakalanan ve tutuklanan tim jenkin (daniel radcliffe) ile stephen lee'nin (daniel webber) hikayesini işleyen film avustralya ve güney afrika'da geçmektedir. apartheid (bir zamanlar güney afrika'da uygulanan ve yasalar çıkartılarak yasallaştırılan ırksal ayrımı savunan düşünce sistemi) karşıtı eylemler yaparken yakalanan güney afrikalı iki genç tabi ki kitaba da filme de adını veren yüksek güvenlikli pretoria hapishanesi'nde 12 yıl hüküm yerler. jenkin ve lee tabi ki dururlar mı her hapse düşün gibi bu ikili ve arkadaşları da başlarlar kaçmayı düşünmeye ve kaçmak için planlar yapmaya. her hapishaneden kaçış filminde olduğu gibi tabi ki bu filmde de ustaca ve zekice planlar yapılır ve bu planlarda da bizim jenkin, harry potter filminde tüm kadınları kendine aşık ettiği ve bu filmde de yine tüm kadın yazarlarımızı kendine aşık edeceği kurguladığı zekice kaçış planında, kaçışta kullanacakları tüm kapıların anahtarlarını tahtadan yapar.
daha da fazlasına girmeden ve spoiler vermeden özetle filmimiz budur a dostlar.
hepinize izlemenizi tavsiye eder ve tavsiyeme de uyduğunuzu düşünerek şimdiden iyi seyirler dilerim. (:
kaynakça:
(link: https://www.beyazperde.com/filmler/film-256405/::source1)
source2
source apartheid
biraz da filmin içeriğinden bahsedecek olursak sayın kafa sözlük yazarları şöylece spoiler (alıntı) vermeden birazcık dökelim bildiklerimizi.
1979 yılında gizli operasyonlarda görevlendirildiği sıralarda yakalanan ve tutuklanan tim jenkin (daniel radcliffe) ile stephen lee'nin (daniel webber) hikayesini işleyen film avustralya ve güney afrika'da geçmektedir. apartheid (bir zamanlar güney afrika'da uygulanan ve yasalar çıkartılarak yasallaştırılan ırksal ayrımı savunan düşünce sistemi) karşıtı eylemler yaparken yakalanan güney afrikalı iki genç tabi ki kitaba da filme de adını veren yüksek güvenlikli pretoria hapishanesi'nde 12 yıl hüküm yerler. jenkin ve lee tabi ki dururlar mı her hapse düşün gibi bu ikili ve arkadaşları da başlarlar kaçmayı düşünmeye ve kaçmak için planlar yapmaya. her hapishaneden kaçış filminde olduğu gibi tabi ki bu filmde de ustaca ve zekice planlar yapılır ve bu planlarda da bizim jenkin, harry potter filminde tüm kadınları kendine aşık ettiği ve bu filmde de yine tüm kadın yazarlarımızı kendine aşık edeceği kurguladığı zekice kaçış planında, kaçışta kullanacakları tüm kapıların anahtarlarını tahtadan yapar.
daha da fazlasına girmeden ve spoiler vermeden özetle filmimiz budur a dostlar.
hepinize izlemenizi tavsiye eder ve tavsiyeme de uyduğunuzu düşünerek şimdiden iyi seyirler dilerim. (:
kaynakça:
(link: https://www.beyazperde.com/filmler/film-256405/::source1)
source2
source apartheid
devamını gör...
haçlar tepesi
hill of crosses, kryzių kalnas.
litvanyanın kuzeyinde 150 bin nüfuslu 4. büyük sanayi şehri olan siauliai* kırsalında bulunan, hristiyanların inanç ve fedakarlık sembolü olarak gördüğü, yaklaşık 200 binin üzerinde haç ile doldurulmuş tepecik.
litvanyanın ulusal haç merkezi olarak anılan bu tepe barışçıl direncin en önemli örneklerinde kabul edilir. avrupada en son hıristiyan olan ülke olan litvanyanın sovyet rusyaya karşı göstermiş olduğu direncin sembolüdür.
şehir 1236 yılında kurulmuş ve 14. yüzyılda alman şövalyelerden oluşan teutonic şövalyeleri* tarafından işgal edilmiş sonrasında 1975 de rusyanın himayesine geçmiştir. 1918 yılında litvanyaya geri verilen şehir üzerinde rusyanın tacizerinin devam etmesinden dolayı 1931 yılında polonyalılar ve litvanyalılar ruslara karşı ayaklanmıştır. bu ayaklanmada ölen binlerce litvayalının mezarlarının bile olmaması sonucu, ölenlerin aileleri tarafından bu bölgedeki ufak tepeciğe haçlar dikilmeye başlanmış ve ölenler için gelip dua ettikleri bir yer haline gelmiş.
2. dünya savaşında almanya tarafından işgal edilen şehir savaşın sonunda tekrar rusyanın yönetimine geçti. bu süreçlerde sürekli yakıp yıkılıp zarar gören şehir litvanyalılar tarafından tekrar tekrar ayağa kaldırıldı. şehir rusyanın yönetimindeyken bu tepedeki haçlar üç kez talan edildi fakat hırs tepeciği haline gelen bu sembolik yeri yaşatmak adına litvanyalılar bu geleneği sürdürdüler.
1993 yılında papa 2. john paul tepeyi ziyaret etmiş ve litvanyalılara teşekkür etmiştir. papanın ziyaretinden sonra hristiyan cemaati tarafından daha fazla rağbet gören yer günümüzde halen popüler olan bir turizm yeri haline gelmiştir. gelenlerin geleneği devam ettirmesinden dolayı günden güne artan haç sayıları şimdilerde 400 bine yaklaşmıştır. 1,5 mt. ve daha büyük haçlar için özel izin alınması gerekmektedir.
litvanyanın kuzeyinde 150 bin nüfuslu 4. büyük sanayi şehri olan siauliai* kırsalında bulunan, hristiyanların inanç ve fedakarlık sembolü olarak gördüğü, yaklaşık 200 binin üzerinde haç ile doldurulmuş tepecik.
litvanyanın ulusal haç merkezi olarak anılan bu tepe barışçıl direncin en önemli örneklerinde kabul edilir. avrupada en son hıristiyan olan ülke olan litvanyanın sovyet rusyaya karşı göstermiş olduğu direncin sembolüdür.
şehir 1236 yılında kurulmuş ve 14. yüzyılda alman şövalyelerden oluşan teutonic şövalyeleri* tarafından işgal edilmiş sonrasında 1975 de rusyanın himayesine geçmiştir. 1918 yılında litvanyaya geri verilen şehir üzerinde rusyanın tacizerinin devam etmesinden dolayı 1931 yılında polonyalılar ve litvanyalılar ruslara karşı ayaklanmıştır. bu ayaklanmada ölen binlerce litvayalının mezarlarının bile olmaması sonucu, ölenlerin aileleri tarafından bu bölgedeki ufak tepeciğe haçlar dikilmeye başlanmış ve ölenler için gelip dua ettikleri bir yer haline gelmiş.
2. dünya savaşında almanya tarafından işgal edilen şehir savaşın sonunda tekrar rusyanın yönetimine geçti. bu süreçlerde sürekli yakıp yıkılıp zarar gören şehir litvanyalılar tarafından tekrar tekrar ayağa kaldırıldı. şehir rusyanın yönetimindeyken bu tepedeki haçlar üç kez talan edildi fakat hırs tepeciği haline gelen bu sembolik yeri yaşatmak adına litvanyalılar bu geleneği sürdürdüler.
1993 yılında papa 2. john paul tepeyi ziyaret etmiş ve litvanyalılara teşekkür etmiştir. papanın ziyaretinden sonra hristiyan cemaati tarafından daha fazla rağbet gören yer günümüzde halen popüler olan bir turizm yeri haline gelmiştir. gelenlerin geleneği devam ettirmesinden dolayı günden güne artan haç sayıları şimdilerde 400 bine yaklaşmıştır. 1,5 mt. ve daha büyük haçlar için özel izin alınması gerekmektedir.
devamını gör...
kitapların pahalı olduğu gerçeği
farkına varanın canını acıtan farkına varmayanın da banane deyip geçtiği. mutlu olmanın belli ekonomik şartlara bağlı olduğunu gösteren en net somut örnek.
devamını gör...