kahramandır.
devamını gör...

yoran insandır. kardeşim hayatın boyunca çözemediğin sorununu ben mi çözeceğim dedirtir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

(bkz: lateralus)

ayrıca blind guardian ve iced earth'ün de bir çok albüm kapağı.
devamını gör...

musee d' orsay ya da türkçe okunuşuyla orse müzesi. evet orsay yazılır ama orse okunur.
dış görünüşü:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

eğer "bu ne biçim müze, tren garına benziyor" diyorsanız haklısınız. müze ilk olarak 1898 yılında tren garı olarak inşa edilmiş ve 1939’a kadar gar aktif olarak kullanılmıştır. 2. dünya savaşı’nın başlaması ile birlikte posta merkezine dönüştürülmüş, savaş sonrasında film çekimleri için ve de müzayede salonu olarak kullanılmıştır. fakat müze haline dönmesi 1986 yılında gerçekleşmiştir. müzeden louvre müzesi, tulieries bahçesi ve montmarte tepesi'ni rahatlıkla görebilirsiniz.

müzede ağırlıklı olarak 1848-1915 yılları arası fransız sanat eserleri sergileniyor. sembolizm, realizm, natüralizm sanat akımlarını yansıtan eserler bulunsa da; eserlerin birçoğu empresyonizm ve post-empresyonizm akımlarının etkisiyle yapılmış. bu akımların temsilcilerinden olan van gogh, édouard manet, hilaire-germain-edgar degas, pierre auguste renoir, claude monet ve william-adolphe bouguereau gibi sanatçıların eserlerini görebilirsiniz.

bana göre en dikkat çekici eser dante ve virgil cehennemde'dir. müze aynı zamanda dünyanın en çok ziyaret edilen 10. müzesidir
devamını gör...

hem bu gündür, hemde çanakkale'de denizde yenilmesi imkansız görünen düşman kuvvetlerinin geri çekildiği zaferimizin günüdür.

savaşı tekrar farklı ağızdan tasvire ve önemini nitelemeye gerek yok mehmet akif kendine has üslubu ile muazzam bir şekilde açıklamıştır.
allah vatanı ve dini için can verenlere rahmet etsin.

şiiri dinlemek isteyenler için kaynak

şu boğaz harbi nedir? var mı ki dünyada eşi?
en kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
tepeden yol bularak geçmek için marmara’ya
kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.

ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
nerde -gösterdiği vahşetle- “bu bir avrupalı!”
dedirir: yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!

eski dünya, yeni dünya, bütün akvâm-ı beşer,
kaynıyor kum gibi… mahşer mi, hakikat mahşer.
yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
ostralya’yla beraber bakıyorsun: kanada!

çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
sâde bir hâdise var ortada: vahşetler denk.
kimi hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ…
hani, tâ’ûna da zuldür bu rezil istilâ!

ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil,
ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,
kustu mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.

maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz…
medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbâb,
öyle müdhiş ki: eder her biri bir mülkü harâb.

öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı;
bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.

yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,
atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam.
ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
o ne müdhiş tipidir: savrulur enkâz-ı beşer…

kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,
boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.
saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.

veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.
top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler…
kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!

ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?
hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
çünkü te’sis-i ilâhî o metin istihkâm.

sarılır, indirilir mevki’-i müstahkemler,
beşerin azmini tevkif edemez sun’-i beşer;
bu göğüslerse hudâ’nın ebedî serhaddi;
“o benim sun’-i bedi’im, onu çiğnetme” dedi.

âsım’ın nesli… diyordum ya… nesilmiş gerçek:
işte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.
şûhedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar…
o, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar…

vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
bir hilâl uğruna, yâ rab, ne güneşler batıyor!
ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhid’i…
bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
“gömelim gel seni tarihe” desem, sığmazsın.

herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb…
seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
“bu, taşındır” diyerek kâ’be’yi diksem başına;
ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;

sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyle,
kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
yedi kandilli süreyyâ’yı uzatsam oradan;

sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına;
uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;

tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana…
yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

sen ki, son ehl-i salibin kırarak salvetini,
şarkın en sevgili sultânı salâhaddin’i,
kılıç arslan gibi iclâline ettin hayran…
sen ki, islâm’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,

o demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın;
sen ki, a’sâra gömülsen taşacaksın… heyhât!
sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât…

ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
sana âguşunu açmış duruyor peygamber.

mehmet akif ersoy
devamını gör...

her şeyim var.
masumiyetim, hayallerim, abim, babam, hayvanlarla dolu bir bahçem (inek, koyun, keçi, tavuk, güvercin, kedi, köpek, hindi, ördek vsvs) yeşillikler içinde bir evim, yarına olan umudum, tertemiz bir kalbim, gülen gözlerim, umarsız gülüşüm...
devamını gör...

moderatörlerden başlığı "ilk buluşmada masaya kusmak" olarak değişirmesini rica ediyorum.
devamını gör...

insanların çoğunun kendi fikirleri dışındaki fikirleri pek önemsememesi nedeniyle ortaya çıkan sinir bozucu durum. önemsemedikleri için başlıklara sadece yazma odaklı giriyorlar. "benden önce yazan olmuş mu?" diye merak edip okumuyorlar. bu yüzden mesela yanlış bildikleri bir şey varsa ve birisi doğrusunu yazmışsa onu da okumadıkları için yanlış bilgi üzerinden yorum yapmaya devam ediyorlar.

can sıkıcı...
devamını gör...

bunu ateistler bu kadar düşünmüyordur. zira iyilik karşılık beklenerek yapılan bir şey değildir.

yaparsın ve kendini iyi hissedersin o kadar.

bunun ateisti, hristiyanı, yahudisi mi oluyormuş birde?
devamını gör...

jim jarmusch'un 1986 yılında izlenime sunduğu müthiş filmlerinden bir tanesi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

filmin kadrosuna bakacak olur isek, roberto benigni gibi gerek diğer jarmusch filmleri -night on earth ve coffee and cigarettes-, gerek la vita e bella'dan tanıdığımız müthiş bir yetenek, sadece müzikleriyle değil, rol yeteneğiyle de oldukça iç ısıtan tom waits ve jarmusch'un diğer gözdesi john lurie yer alıyor.

filme "vaay" diyeceğiniz bir biçimde tom waits'in harika sesiyle giriş yapıyoruz ve olaylar ilerliyor, bir anda suçsuz yere kendilerini hapiste bulan bu üç adamın birbirleri ile olan iletişimsizlikleri, ufacık olaylardan çıkardıkları büyük dersler, minimal hayat sorgulamaları ve tam anlamıyla dans edercesine eğlendikleri anlar ile film insanın zamanını değerli kılan bir içeriğe dönüşüyor.

filmin siyah beyaz olması da insanın gerçekten içini rahatlatan diğer bir detay, zira film tom waits'in leş gibi çoraplarının koktuğu koğuştan, insanın içine düştüğü zaman bir daha asla gün yüzü göremeyeceği bataklıklarda geçince, ister istemez o iç kararmasını siyah beyaz olması engelliyor.

dahası da var, filmi çekici kılan diğer bir detay da roberto abimizin konuştuğu birçok yerin aslında doğaçlama olduğu, kendi kendine o an uydurdukları ve en güzel kısımların da o kısımlar olması insanı gülümseten detaylardan bir diğeri.
devamını gör...

aslında bu çok uzun yazmış olduğum yazının son cümlesiydi. üç dört sayfalık bir şeydi. beni cümlelerimden tanıyabilir misin ? ile bitiyordu. o kadar çok entry okudum ki farklı fikirlere , kişiliklere, geçmişe, geleceğe sahip yazıların. okurken bir kaçının cümlelerinden kendimden bir şeyler buldum. aklımda takılı kalanlara cevap olanlarda oldu. bazı yazarların cümleleri geçmiş yaşamımdan izler taşıyor. yani okurken birinin cümlelerini onlarla tanışıyor ve yazılanı noktasına kadar okuyorum. hep karmakarışık yazıyorum cümlelerin sırlaması anlatmak istediğim şekilde olmuyor. süreklilik kazandı bu aralar. ayrıca entrylerini okurken karşımda duruyor bana anlatıyormuş gibi yazan yazarlara da teşekkür ederim var olun sayın yazarlar. mutlu yarınlara umutla adım atarsınız umarım.
devamını gör...

aileme düşkün biriyim ama konu babam olduğunda sanırım biraz fazla hassaslaşıyorum. çok esprili adamdır, bir gülmeye başlayınca karnımıza ağrılar girer. pek dertleşmeyiz. içimizi kaplayan kötü duyguları dile getirmek çok zor olur, bir bakışımız yeter. duygusal bağımız kuvvetli galiba.

yukarıdaki bazı yazar arkadaşlarımın yazdıklarını okuyunca gerçekten çok üzüldüm . yaşamayan anlamayacağı için ne hissettiğiniz hakkında ne yazık ki hiçbir fikrim de yok. keşke babamla paylaştığım duyguları makasla kesip hepinize pay edebilseydim.
devamını gör...

iki kişi arasında cereyan etmiş olay.

her ne kadar etik olmasa da olabilir düzeyde.

(bkz: sivas'ta 30 erkeğin grup seks yaparken basılması) gibi absürt bir olay değil neticede. çok şaapmamak lazım.*
devamını gör...

bi an sözlükten atılıp engellendim sandım...
devamını gör...

yoldaş benjamin franklin'in yazarlara feda olsun diyerek başlattığı kitap kampanyasıydı spotifydı udemydi derken iyice cüzdanın dibini gören yönetimden yazarların açtığı başlık başına mangır isteme durumu.
neyse ki bugün cuma. her bir mod bir cami önüne mendil açarsa bu sorunu da çözebiliriz. ben sahte bebek alıp cami aramaya gidiyorum.
devamını gör...

geç de olsa üç kitabını hayranlıkla bir solukta okumuş biri olarak söyleyebilirim ki; yazdıklarının her biri üzerine ayrı ayrı diziler, filmler çekilmis, tv programları, belgesel filmleri yapılmıs ve hala daha yapılan yüzyılımızın en vizyon sahibi bilim insanlarından biridir kendisi fikrimce.

bilim adamıyım diyen pek çok insan bu adamın söylediklerini tekrar edip duruyor ortalıkta. hem de insanlık tarihinde ilk kez söylemeye cesaret edebildiklerini...
devamını gör...

huzurdur.
devamını gör...

işi olduğu için değil seni önemsemediği için aramadığı, senden beklediği için değil iletişim kurmak istemediği için seninle konuşmadığı, seni sevdiği için değil beğendiği için seninle vakit geçirdiği, güzel sohbetin ya da arkadaşlığın için değil derdini tasasını sana atıp rahatlamak (seni kullanmak) istediği için seninle buluştuğu gibi durumları kabullenmek ve böyle konularda kendimizi kandırmamak gerekiyor. kendine "kimse beni sevmek zorunda değil" diyebildiğinde olgunlaşıyorsun.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mahlasıma yakışanı yaptım.dün yine kuzguncuğa daldım ve bu dünya güzeline rastladım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim