normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
son gittiğim sergide çektiğim iki fotoğrafı buraya bırakmak istiyorum.
(link: resimyukle.link/i/zoCW6
resimyukle.link/i/zoKZX )
(link: resimyukle.link/i/zoCW6
resimyukle.link/i/zoKZX )
devamını gör...
v for vendetta
2005 yapımı mükemmel bir epik hikaye. yayınlandığı dönemden beri anarşistlerin adeta kahramanı haline gelmiş, kullanılan maske bir sembol olmuştur. adeta bir anti kahraman yaratılmış beyaz perdede ve gerçekten bu anti kahraman sadece sinemada kalmamış bir çok insanın hayatında idol olmuş ve harekete geçmesine yol açmıştır. "bu maskenin altında bir fikir var ve fikirlere kurşun işlemez" sloganı duyulduğunda insanların tüylerini diken diken eden bir slogandır. natalie portman'ı ben leon'dan sonra ilk kez bu filmde izlemiştim. mükemmel ötesi bir oyunculuğu vardı. film 2020 ingiltere'sinde geçiyor. iktidarın halkına zulüm ettiği bir dönemi anlatıyor. adeta bir korku imparatorluğunda yaşayan halk direnmeye ya da kaçmaya başlıyor. anarşist bir grup ve bu grubun başındaki kahramanımız (aslında anti kahraman) v bu kargaşada başı hükümetle belşada olan genç bir kızı (natalie portman) kurtarıyor. ve bu direniş ve kurtarma hikayesi genişleyip büyüyüp bir halk kurtuluş savaşına dönüşüyor. o dönemde izlediğim en iyi filmler arasına hemen girmişti. ve ben dahil bir çok kişiyi gaza getirmişti. hala daha evde v maskem vardır.
devamını gör...
200 milyon dolarlık mirasın varislerinden kedi choupette
chanel'in yaratıcı direktörü karl lagerfeld hayatını kaybedince kedisi choupette 200 milyon dolarlık mirasa ortak olmuştu. “bir kediye aşık olabileceğimi hiç düşünmemiştim" diyen lagerfeld'in büyük aşkı olan choupette, ünlü modacıyla beraber özel jetlerde uçuyor ve binlerce dolarlık elmas kolyeler takıyordu. sevimli kedi sahibi öldükten sonra da lüks hayatına devam ediyor. dünyanın en zengin kedisi ve moda kampanyalarının tanınmış yüzü olan choupette iki bakıcı ve korumayla paris'te yaşamakta.
choupette'in karakteri oldukça kokoş bir hanımefendiyi andırıyor. kendi zevkine özel olarak tasarlanmış beş adet ipad'i var. karl lagerfeld'in 2017 yılında kendi markası tarafından piyasaya sürülen kedili koleksiyonun tamamı choupette'ten ilham alınarak tasarlanmıştı. 2014 yılında karl lagerfeld imzalı choupette adlı bir kitap piyasaya sürülmüş, aynı yıl shu uemura adlı japon kozmetik markası shupette adı altında güzel ürünleri serisi çıkarmıştı. choupette reklam çekimleri ve güzellik ürünleri markasından bugüne dek 4 milyon dolar civarında para kazandı.

ınstagram'da yüzbinlerce kişinin takip ettiği choupette “kendi ayakları üzerinde durabilen özgür bir kız” olarak tanınıyor. lagerfeld'in gözde erkek mankenlerinin de, brad kroenig başta olmak üzere bu güzel kıza çok düşkün olduğu biliniyor.
choupette'in karakteri oldukça kokoş bir hanımefendiyi andırıyor. kendi zevkine özel olarak tasarlanmış beş adet ipad'i var. karl lagerfeld'in 2017 yılında kendi markası tarafından piyasaya sürülen kedili koleksiyonun tamamı choupette'ten ilham alınarak tasarlanmıştı. 2014 yılında karl lagerfeld imzalı choupette adlı bir kitap piyasaya sürülmüş, aynı yıl shu uemura adlı japon kozmetik markası shupette adı altında güzel ürünleri serisi çıkarmıştı. choupette reklam çekimleri ve güzellik ürünleri markasından bugüne dek 4 milyon dolar civarında para kazandı.

ınstagram'da yüzbinlerce kişinin takip ettiği choupette “kendi ayakları üzerinde durabilen özgür bir kız” olarak tanınıyor. lagerfeld'in gözde erkek mankenlerinin de, brad kroenig başta olmak üzere bu güzel kıza çok düşkün olduğu biliniyor.
devamını gör...
kafa sözlük
yok arkadaş * ben yönetimle oturup çay içmeden, beraber vakit geçirmeden, bizzat tanışmadan bu hesaba dahil olmam.
hee, hepsiyle birebir tanışırım o zaman da burada kimsenin almayacağı seviyeyi seçerim
ama canlı kanlı görmek kırmızı çizgim. *
hee, hepsiyle birebir tanışırım o zaman da burada kimsenin almayacağı seviyeyi seçerim
ama canlı kanlı görmek kırmızı çizgim. *
devamını gör...
biyolojik silah
sözlükte bugün epeyce bal temalı başlık/entry görünce bende tarihte kullanılan ilk biyolojik silah olan deli bal'ın nasıl kullanıldığını yazmak istedim.
karadeniz bölgesinin yüksek rakımlı dağlarında yetişen dağ gülü olarak bilinen bitkiden üretilen bir halk arasında tutan bal olarak bilinen deli bal bir grup tarihçi tarafından bilinen ilk biyolojik silah kabul ediliyor. bulantı, kusma, kalp ritim bozuklukları, tansiyon problemleri ve halüsinasyonlara sebep olabilen bu bal farmakaloglarca ilaç yapımında kullanılabilsede kişilerin yüksek dozda tüketmesi zehirlenmeye ve ölümcül tabloların oluşmasına sebebiyet verebiliyor.
m.ö 67 yılında karadeniz bölgesinde hüküm süren 6. mithridates'in toprakları karadeniz fethine çıkan roma imparatorluğu generali pompey tarafından işgal edilmek ve roma topraklarına katılmak isteniyor. pompey, tarihin ilk biyolojik silahına maruz kalacağından habersiz ordusu ile karadeniz üzerine yürüyor. 6. mithridates ise savaş alanında doğrudan başarılı olunamayacağını ön görerek askeri dehasını konuşturuyor ve pompey'in ilerlediği yolların üzerine kovan kovan deli bal bıraktırıyor. pompey'in deli baldan habersiz ordusu lezzetli balı tükettikçe bulantı,ishal ve halüsinasyon şikayetleri ile yola devam edemeyecek hale geliyor ve tam bu sırada kral 6. mithridates'in ordusu pompey'in ordusunu esir alıyor.
karadeniz bölgesinin yüksek rakımlı dağlarında yetişen dağ gülü olarak bilinen bitkiden üretilen bir halk arasında tutan bal olarak bilinen deli bal bir grup tarihçi tarafından bilinen ilk biyolojik silah kabul ediliyor. bulantı, kusma, kalp ritim bozuklukları, tansiyon problemleri ve halüsinasyonlara sebep olabilen bu bal farmakaloglarca ilaç yapımında kullanılabilsede kişilerin yüksek dozda tüketmesi zehirlenmeye ve ölümcül tabloların oluşmasına sebebiyet verebiliyor.
m.ö 67 yılında karadeniz bölgesinde hüküm süren 6. mithridates'in toprakları karadeniz fethine çıkan roma imparatorluğu generali pompey tarafından işgal edilmek ve roma topraklarına katılmak isteniyor. pompey, tarihin ilk biyolojik silahına maruz kalacağından habersiz ordusu ile karadeniz üzerine yürüyor. 6. mithridates ise savaş alanında doğrudan başarılı olunamayacağını ön görerek askeri dehasını konuşturuyor ve pompey'in ilerlediği yolların üzerine kovan kovan deli bal bıraktırıyor. pompey'in deli baldan habersiz ordusu lezzetli balı tükettikçe bulantı,ishal ve halüsinasyon şikayetleri ile yola devam edemeyecek hale geliyor ve tam bu sırada kral 6. mithridates'in ordusu pompey'in ordusunu esir alıyor.
devamını gör...
sarıkamış faciası
bembeyaz bir kar çölünün içinde, kış ayazında 90.000 genç donarak kırıldı. derler ki; bölgedeki köpekler insan eti yemekten domuz gibi olmuştu.
enver paşa açısından durum şundan ibaretti: "bunlar nasıl olsa bir gün ölecek değiller miydi?"
hatıralarının önünde saygıyla eğiliyorum.
bir kar yağar ince ince, yatan şehitler ışılar
sarıkamış altın bulak
soğanlı’ yı biz nerden bilek
bizim uşak göycek gezer
ağca zıbın kara yelek
yüzbaşılar binbaşılar
tabur tabur karşılar
bir kar yağar ince ince
yatan şehitler ışılar
gözünü sevdiğim eşe
tekerin dayandı taşa
seferberliği durdur
elin öpem enver paşa
enver paşa açısından durum şundan ibaretti: "bunlar nasıl olsa bir gün ölecek değiller miydi?"
hatıralarının önünde saygıyla eğiliyorum.
bir kar yağar ince ince, yatan şehitler ışılar
sarıkamış altın bulak
soğanlı’ yı biz nerden bilek
bizim uşak göycek gezer
ağca zıbın kara yelek
yüzbaşılar binbaşılar
tabur tabur karşılar
bir kar yağar ince ince
yatan şehitler ışılar
gözünü sevdiğim eşe
tekerin dayandı taşa
seferberliği durdur
elin öpem enver paşa
devamını gör...
kaybedilince bir daha asla eskisi gibi olmayan şeyler
uyku düzeni.
devamını gör...
sır katibi
bir kimsenin gizli yazılarını yazan veya bütün gizli işlerini paylaştığı kişi.
devamını gör...
alttaki yazara bir şarkı bırak
barış manço - bal böceği*
devamını gör...
ülkenin geri kalmışlık belirtileri
hemen hemen her platformda, başkalarını çekemeyen deli gibi kıskanan ve hep çamur atmaya çalışan insanlar olması. eğer bu insanlardan etrafta çok fazla görüyorsanız, orası fazlası ile taş devrinde kalmış bir ülkedir denilebilir.
devamını gör...
evde pijama ile dolaşan köylü
''pardon ingiltere prens/prensesi siz misiniz? '' dediğim başlık. özür dileriz, insan kendi evinde de rahat kıyafetler giymemeli hatta çıplak gezmelidir. aksini iddia eden dağdan inmiş ayıdır!
(şaka şaka, gül diye.)
(şaka şaka, gül diye.)
devamını gör...
anti-hero
anti-hero, edebi eserin veya sinematik bir eserin içinde ideal kahraman özelliklerini taşımayan bir çeşit ana karakterdir diğer bir deyişle protagonisttir. ancak anti-hero karaktere tamamen kötü adam diyemeyiz, çünkü kötü denebilecek özellikleri olsa bile doğru veya cesurca davranabilirler ama onların motiveleri farklıdır. mesela split filmindeki ana karakterimiz kevin anti-hero için güzel bir örnek olabilir çünkü seyirci ondan nefret de etmez, sevmez de, gri bir noktasıdır filmin. devamı olan glass filminde daha çok anti-hero özellikleri gösterdiğini görüyoruz, zaten glass filminin genel amacı da bu gibi kahraman olmayan kahramanlar. bir eserde, dizide, filmde, tiyatroda anti-hero olması bence bir yemeğe kararında baharat katmak gibi, tadını olduğundan daha güzel bir noktaya çekiyor. anti-hero aslında o hayal dünyasında bir gerçekliği savunuyor olabilir, çünkü hayat gridir, öyle siyah-beyaz uçları yoktur, bazı insanlar iyi şeyler bile yapsa, motiveleri aslında o kadar iyi olmayabilir ama bu onları ne kadar kötü biri veya iyi biri yapar, o da kişiye kalmış bir şey.
devamını gör...
güne iyi başlatan şeyler
pencereden iceri bakan bir karga.
devamını gör...
kamil
argoda, saf salak anlamında kaaamil şeklinde uzatılarak söylenen bir sıfattır aynı zamanda.
devamını gör...
sakarya türküsü
etkileri çok olmuştur ve türkiye'de her kesim tarafından sevilir
insan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
bir yanda akan benim, öbür yanda sakarya.
su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
fakat sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
hey sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
sırtına sakaryanın, türk tarihi vurulur.
eyvah, eyvah, sakaryam, sana mı düştü bu yük?
bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük! ..
ne ağır imtihandır, başındaki, sakarya!
binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
insandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,
yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.
şimdi dövün sakarya, dövünmek vakti bu ân;
kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
hani yunus emre ki, kıyında geziyordu;
hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
nerede kardeşlerin, cömert nil, yeşil tuna;
giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
bulur mu deli rüzgâr o sedayı: allah bir!
bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
sakarya, kandillere katran döktü geceler.
vicdan azabına eş, kayna kayna sakarya,
öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
insan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
sakarya, sâf çocuğu, mâsum anadolunun,
divanesi ikimiz kaldık allah yolunun!
sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;
rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
sen kıvrıl, ben gideyim, son peygamber kılavuz!
yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, sakarya! ..
insan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
bir yanda akan benim, öbür yanda sakarya.
su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
fakat sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
hey sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
sırtına sakaryanın, türk tarihi vurulur.
eyvah, eyvah, sakaryam, sana mı düştü bu yük?
bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük! ..
ne ağır imtihandır, başındaki, sakarya!
binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
insandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,
yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.
şimdi dövün sakarya, dövünmek vakti bu ân;
kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
hani yunus emre ki, kıyında geziyordu;
hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
nerede kardeşlerin, cömert nil, yeşil tuna;
giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
bulur mu deli rüzgâr o sedayı: allah bir!
bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
sakarya, kandillere katran döktü geceler.
vicdan azabına eş, kayna kayna sakarya,
öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
insan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
sakarya, sâf çocuğu, mâsum anadolunun,
divanesi ikimiz kaldık allah yolunun!
sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;
rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
sen kıvrıl, ben gideyim, son peygamber kılavuz!
yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, sakarya! ..
devamını gör...
yazarların olmak istedikleri dizi karakterleri
yanlışım varsa düzeltin ama cennet mahallesi selim olmak isterdim.
devamını gör...
görülen her güzel kıza aşık olmak
devamını gör...


