türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu
şener şen.
devamını gör...
calabi - yau manifold
kıvrılarak iç içe geçmiş yüksek boyutlu şekil. calabi - yau uzayı olarak da bilinir.
sicim teorisi evrendeki bazı konuları açıklamak için ek boyutların gerekliliğinden bahseder. ancak bu boyutların nerede olduğuna ilişkin bir açıklaması yoktur. parçacıklara ilişkin "sağ veya sol elli olma" durumu ile ilgili bir simetrinin korunmasına yönelik çalışmaları, gözlemlerle uyuşmamaktadır. calabi-yau manifoldları bu noktada teorinin imdadına koşmuştur. bunlar hem bahsi geçen simetrinin korunmasına uygundur, hem de süpersimetriyi koruyorlardı.
yalnız teoris bu konuda da başka bir sorunla karşılaştı. tam da istediği gibi 6 boyut için geçerli bu şekiller ama on binlerce calabi-yau manifoldu var ve bunlardan hangisinin evreni açıklayan manifold olduğunu bilmiyoruz. üstelik bunu bilmenin bir yolu da yok şu an için. bu nedenle de işe yaramak konusunda şimdilik hedeften çok uzaklar.
sicim teorisi evrendeki bazı konuları açıklamak için ek boyutların gerekliliğinden bahseder. ancak bu boyutların nerede olduğuna ilişkin bir açıklaması yoktur. parçacıklara ilişkin "sağ veya sol elli olma" durumu ile ilgili bir simetrinin korunmasına yönelik çalışmaları, gözlemlerle uyuşmamaktadır. calabi-yau manifoldları bu noktada teorinin imdadına koşmuştur. bunlar hem bahsi geçen simetrinin korunmasına uygundur, hem de süpersimetriyi koruyorlardı.
yalnız teoris bu konuda da başka bir sorunla karşılaştı. tam da istediği gibi 6 boyut için geçerli bu şekiller ama on binlerce calabi-yau manifoldu var ve bunlardan hangisinin evreni açıklayan manifold olduğunu bilmiyoruz. üstelik bunu bilmenin bir yolu da yok şu an için. bu nedenle de işe yaramak konusunda şimdilik hedeften çok uzaklar.
devamını gör...
sözlüğe fazla gelen yazarlar
bu ne kendini beğenmişlik yiğidim? demezler mi adama? ben derim.
aramızda gerçek kitap yazarları bulunurken, sen ben biz kimiz allasen? bi silkelen istersen. gidiyormuş, hadi yaa. çıkışlar sağdan.
aramızda gerçek kitap yazarları bulunurken, sen ben biz kimiz allasen? bi silkelen istersen. gidiyormuş, hadi yaa. çıkışlar sağdan.
devamını gör...
durduk yere insanın aklına gelen replikler
aman ali rıza bey, ağzımızın tadı kaçmasın!
devamını gör...
politikacı
siyasetçi de denmektedir.
devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleyip, gerçekleştirme aşamalarını yürüten kişilerdir.
ülkemizde geneli yalancı olarak bilinmektedir.
devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleyip, gerçekleştirme aşamalarını yürüten kişilerdir.
ülkemizde geneli yalancı olarak bilinmektedir.
devamını gör...
başlık hortlatmak
rastgele butonu kullanılarak yapılması olası eylem.
başlıklar arasında dolaşmak bence çok güzel; özellikle bilgi içerikli olanlar. onların başlıklarının her dakika hortlatılması gerektiğini düşünüyorum. hadi bakalım, yüzümüzü kara çıkarmayın. *
başlıklar arasında dolaşmak bence çok güzel; özellikle bilgi içerikli olanlar. onların başlıklarının her dakika hortlatılması gerektiğini düşünüyorum. hadi bakalım, yüzümüzü kara çıkarmayın. *
devamını gör...
saldıray abi
bir demet tiyatro ile hayatımıza girmesinin yanında o zamanın geç nesline ''sevişmeyi bir yaşam felsefesi'' haline getiren karakter.
devamını gör...
kimse görmez diye yırtık çorap giymek
genelde maksadına ulaşamayan eylemdir. sanki tüm evren yırtık çorap giymenizi bekliyormuş gibi tam da o gün ayakkabılarınızı çıkarmanız gereken bir ortama girebilirsiniz. bu evrenin size senden gıcık alıyorum deme şeklidir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
suyduk, kıyıya soyunuyorduk
hiçbir şeye benzemiyordu gelişimizin ayak izleri
ve hiç’liği gidişimizin
militan bir duruşla küllenirken taze gece
yorgunduk
ölüyorduk hiç durmadan
ne kötü bir alışkanlıkla
her saç telimizde ihtiyar bir bayrak
beyaza sürüyorduk ellerimizi
secdeye duran esmer kentin
bitli kaldırımlarında çoğalırken sular
mutluyduk
ıslanıyorduk hiç durmadan
her çukurda biraz daha
akşamları arşınlayan sancılarla
kaygılı
kaygan düşlerde yıkılıyordu köprülerimiz
tüm sesleri elerken
hasta
sarhoş suskunluğumuzdan
sürgündük
ölüyorduk mütemadiyen
hiçbir şeye benzemiyordu gelişimizin ayak izleri
ve hiç’liği gidişimizin
militan bir duruşla küllenirken taze gece
yorgunduk
ölüyorduk hiç durmadan
ne kötü bir alışkanlıkla
her saç telimizde ihtiyar bir bayrak
beyaza sürüyorduk ellerimizi
secdeye duran esmer kentin
bitli kaldırımlarında çoğalırken sular
mutluyduk
ıslanıyorduk hiç durmadan
her çukurda biraz daha
akşamları arşınlayan sancılarla
kaygılı
kaygan düşlerde yıkılıyordu köprülerimiz
tüm sesleri elerken
hasta
sarhoş suskunluğumuzdan
sürgündük
ölüyorduk mütemadiyen
devamını gör...
korkusuz
hürriyet demirören'e geçtiğinden beri günlük takip ettiğim gazete.mükemmel mi değil ama 1.25 liraya bu kadar olur.her gün 4 sayfa bulmaca eki olması da,almak için bir diğer sebep.sayfa sayısı az olsa da içeriğini doyurucu buluyorum.
devamını gör...
eski sevgiliyle arkadaş olmak
karşılıklı güzel duygularla bir ilişki yaşadıktan sonra herhangi bir sebeple yollar ayrılıyorsa tekrardan arkadaş olarak kalmak istemek, doğru bir davranış değildir diye düşünüyorum. insan, bir zaman tutkuyla bağlı olduğu bir kalbi artık duygusuz bir hisle kabul etmeye tahammülü olabilir mi? birçok insan için zordur, olamaz.
devamını gör...
narsist anne
annemdir. şu zamanda bile hala kız-erkek evlat ayrımı yapar. beni ve kız kardeşimi adeta kendisine bir tehdit olarak görür. hiçbir başarım ona yetmez dünyayı önüne serseniz yine beğenmez. biri bana iltifat ettiğinde sinirlenir beni biri sevse sinirlenir. ciddi ciddi kendi kızını kıskanıyor yani.genel olarak sorumsuz biridir onun yapması gereken şeyleri ben yaparım ama yine beğenmez. hayatımda gördüğüm en bencil insandır ayarıca. tüm özel ve mutlu günlerimi baltalar. arkadaşlarımla ya da sevgilimle olan ilişkilerimi bozar o yüzden çevremdeki herkesi ondan uzak tutuyorum. beni kendisine hizmet edecek bir şey olarak görür bildiğin bana baksın diye çocuk yapan biri. ve tüm bunlara rağmen gayet aklı başında olgun biri olmam bence benim dirayetim ve sabrım sonucunda.
devamını gör...
yalıda oturmanın da zorlukları var
mesela sürekli dalga sesinden uyuyamıyorsun.
devamını gör...
çok pis dedikodu döndüğü düşünülen yerler
mutfak abi net ya. o mutfak masasında neler konuşulmadı, hangi akrabalar çekiştirilmedi, ne marka sigaralar yakılmadı ki..
devamını gör...
ehemmiyet
genellikle hukuki bir terim olarak kullanılan kelimedir.
devamını gör...
normal sözlük - yedikule hayvan barınağı yardım kampanyası
yine yeniden muthis bir yardim kampanyasi daha...sozlugumuzun en en sevdigim yani da bu sanirim. sadece iki yazip cizmeden ote bir de bir seylere el uzatma gibi bir gayemiz var. bu seyler de cocuklar ve hayvanlar olunca ozellikle,insanin sol yanini eksta bir celp etmiyor degil hani. bu arada "uykusuzkahvem" bu yardimlarda emegin oldukca buyuk iyi ki varsin.
devamını gör...
hoşlanılan yazarın profil fotoğrafını mouse ile okşamak
touchpad'im aşındııı. sol baş parmağım ve orta parmağım nasır tuttu, sürekli yakışıklı çocuğun fotoğrafını büyütüp duruyorum.
eldivenle yapmayı denedim, olmuyor fakat doktor eldiveni işe yarıyor arkadaşlar.
malum dolar 1.7 olmuş bilgisayar alınmaz bu zamanda
eldivenle yapmayı denedim, olmuyor fakat doktor eldiveni işe yarıyor arkadaşlar.
malum dolar 1.7 olmuş bilgisayar alınmaz bu zamanda
devamını gör...
san sebastian cheesecake
doğrusunun taifini veriyorum, not alın lütfen.
malzemeler
5 yumurta
3 paket labne (200g x 3)
1 paket sürülebilir taze peynir (200g)
4 yemek kaşığı (silme) un
2 paket krema
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı pudra şekeri
1/2 yemek kaşığı (silme) mısır nişastası
2 paket vanilin
26cm kelepçeli kalıp ve pişirme kağıdı
püf noktalar
*** bütün malzemeler oda sıcaklığında beklesin. yoksa bazı sorunlar yaşıyorsunuz. mesela krema löpç diye düşüyor yarısı kutusunda kalıyor. erisin diye ocak açıp üstünde eritmek gerekiyor falan. boşuna iş.
* labne ve taze peynir miktarını değiştirebilirsiniz. 400-400 ayarlarsanız da olur. hepsini taze peynir, ya da hepsini labne de kullanabilirsiniz. maksat 800g peynir olsun. markayı miktarı falan damak tadına göre ayarlarsınız. taze peynir daha saf bir tat, vanilya koyacaksanız taze peynir çok olsun. labne daha tuzlu ve biraz daha yoğun kıvamlı olur kekiniz. yoğurt gibi sevenler taze peynirci, daha sert sevenler labneci olsun. deneyin işte ağzınıza göre.
* toz şeker-pudra şekeri konusunda şöyle bir şey var, pudra şekerinde zaten nişasta bulunur. eğer sadece pudra şekeri kullanacaksanız yarım yemek kaşığı nişasta iptal. sadece toz şeker kullanacaksanız nişasta 1 tam yemek kaşığı olsun. daha yoğun kıvam istiyorsanız 1.5 yk olabilir ama bu gerçek bir kek değil unutmayın. biraz lömbür lömbür olmalı. şekerleri de değiştirebilirsiniz yani. sadece oynadığınız zaman nişastasıyla da oynamayı unutmayın (ya da yumurtayı artırın).
* 5 yumurta yerine 4 yumurta+1 yk nişasta olabilir. ya da 6 yumurta girip nişastayı komple iptal de edebilirsiniz. yumurta ve nişasta arttıkça kıvam artar, daha koyu bir kek olur. aklınızda olsun. ayrıca fazla yumurta, eğer düzgün pişiremezseniz çiğ kokar. fazla yumurta her zaman risktir.
* vanilin koymayabilirsiniz. ilk kez koyuyorum ama muhteşem bir kokusu var. yarın yeneceği için henüz tadını bilmiyorum. her zamanki tarifime sadece vanilin ekleyerek yaptım bugün. ben koymam kardeşim derseniz de başım gözüm üstüne.
* ölçüler 26cm kalıba göre verilmiştir. daha büyük ya da daha küçük kalıbınız varsa ne yaparsınız bilmiyorum. kalıbı ağzına kadar dolduruyorum ben bu ölçüyle yaptığımda. her yapışımda da "aha bu sefer taşacak" diye korkuyorum. henüz taşmadı.
* yağlı kağıt olmazsa olmaz. tabanına bir tane serip kelepçeyi kapatın. dışarıdaki fazlalıkları kesin (yoksa yanar). kalıbın iç duvarları çıplak mı kalacak? tabii ki hayır. bir başka kağıdı da içine yerleştirin. yani taban için ekstra 1 kat daha atmış olduk işte. tek kat kağıda güvenmiyorum ben taban için. siz tek kağıtla da yapabilirsiniz. kağıdınız yoksa kalıbı tereyağ ile yağlayıp da karışımı koyabilirsiniz belki, ama hiç denemedim çalışır mı bilmiyorum.
nasıl yapılır
1. peynirlerin hepsini ve şekeri büyük ve derin bir karıştırma kabına boşaltın. şekerin kıtırlığı gidene kadar mikserden geçirin. traş köpüğü kıvamına gelecektir, bu noktada durabilirsiniz (tahmini olarak 2-3 dakika). kıvam tutmasa da sorun değil, şekerin kıtırlığını yok etseniz yeter. sadece pudra şekeri kullanıyorsanız böyle bir derdiniz zaten yok. 3dk mikserden geçirin bitti gitti.

2. artık mikseri bırakın. bu aşamadan sonra işimiz yok. yumurtaları tek tek karışımın içine kırın. biri karışmadan diğerini eklemeyin. çırpma teli, kaşık, kepçe, silikon spatula, mutfakta ne varsa iş görür. karıştırın güzelce. 5 yumurtanın hepsini tek tek kırıp ayrı ayrı karıştırmalısınız.
3. yumurtaları da karıştırınca kremayı ekleyin. un, nişasta, krema vs bunları da ekleyip karıştırın güzelce. un yok olana kadar iyice karıştırmanız lazım. unu, nişastayı ve vanilini süzgeçten/elekten geçirip eklerseniz daha güzel olur topaklanmaz. o topakları açmakla uğraşmayın diye diyorum. açamazsınız da zaten çoğu zaman. yerken insanın ağzına gelir. hoş değil. neyse.
4. kalıbı hazırlayın (yağlı kağıt falan). karışımı kalıba dökün, kenarlarından tutup yere 3-4 kez vurun ki içinde hava kalmasın.

5. 210 derece fırında en üst rafta 20-25dk pişirin. fırından fırına değişiklik gösterir ama isterseniz 200 derece fırında üstünü yakana kadar (10dk), sonrasında 180 dereceye indirip bi 15-20 dakika daha da pişirebilirsiniz. böyle daha çok pişeceği için daha katı ve yoğun olur. tek seferde pişirirseniz içi yoğurt gibi kalır, kaşıkla yersiniz (olması gerektiği gibi).
*** çok önemli bir bilgi daha. pişirdikten sonra asla fırında bırakmayın, dışarı alın soğusun oda sıcaklığına gelsin. sonra buzdolabına atın 1 gece bekletin. eğer gevşek kıvamlı seviyorsanız yemeden önce buzdolabından çıkartıp oda ısısında bekletin (mesela 1 saat önce). yok ben sert seviyorum çatal batırıcam diyorsanız çıkarttığınız gibi kesip servis edin. dolaptayken katılaşır, bekleyince kendini salar yani. sonra vay efendim tarifine uydum ama benimki daha katı oldu, efendim çatal batırdım dişlerinin arasından aktı falan demeyin.
afiyet olsun.
streamable.com/efygxr
malzemeler
5 yumurta
3 paket labne (200g x 3)
1 paket sürülebilir taze peynir (200g)
4 yemek kaşığı (silme) un
2 paket krema
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı pudra şekeri
1/2 yemek kaşığı (silme) mısır nişastası
2 paket vanilin
26cm kelepçeli kalıp ve pişirme kağıdı
püf noktalar
*** bütün malzemeler oda sıcaklığında beklesin. yoksa bazı sorunlar yaşıyorsunuz. mesela krema löpç diye düşüyor yarısı kutusunda kalıyor. erisin diye ocak açıp üstünde eritmek gerekiyor falan. boşuna iş.
* labne ve taze peynir miktarını değiştirebilirsiniz. 400-400 ayarlarsanız da olur. hepsini taze peynir, ya da hepsini labne de kullanabilirsiniz. maksat 800g peynir olsun. markayı miktarı falan damak tadına göre ayarlarsınız. taze peynir daha saf bir tat, vanilya koyacaksanız taze peynir çok olsun. labne daha tuzlu ve biraz daha yoğun kıvamlı olur kekiniz. yoğurt gibi sevenler taze peynirci, daha sert sevenler labneci olsun. deneyin işte ağzınıza göre.
* toz şeker-pudra şekeri konusunda şöyle bir şey var, pudra şekerinde zaten nişasta bulunur. eğer sadece pudra şekeri kullanacaksanız yarım yemek kaşığı nişasta iptal. sadece toz şeker kullanacaksanız nişasta 1 tam yemek kaşığı olsun. daha yoğun kıvam istiyorsanız 1.5 yk olabilir ama bu gerçek bir kek değil unutmayın. biraz lömbür lömbür olmalı. şekerleri de değiştirebilirsiniz yani. sadece oynadığınız zaman nişastasıyla da oynamayı unutmayın (ya da yumurtayı artırın).
* 5 yumurta yerine 4 yumurta+1 yk nişasta olabilir. ya da 6 yumurta girip nişastayı komple iptal de edebilirsiniz. yumurta ve nişasta arttıkça kıvam artar, daha koyu bir kek olur. aklınızda olsun. ayrıca fazla yumurta, eğer düzgün pişiremezseniz çiğ kokar. fazla yumurta her zaman risktir.
* vanilin koymayabilirsiniz. ilk kez koyuyorum ama muhteşem bir kokusu var. yarın yeneceği için henüz tadını bilmiyorum. her zamanki tarifime sadece vanilin ekleyerek yaptım bugün. ben koymam kardeşim derseniz de başım gözüm üstüne.
* ölçüler 26cm kalıba göre verilmiştir. daha büyük ya da daha küçük kalıbınız varsa ne yaparsınız bilmiyorum. kalıbı ağzına kadar dolduruyorum ben bu ölçüyle yaptığımda. her yapışımda da "aha bu sefer taşacak" diye korkuyorum. henüz taşmadı.
* yağlı kağıt olmazsa olmaz. tabanına bir tane serip kelepçeyi kapatın. dışarıdaki fazlalıkları kesin (yoksa yanar). kalıbın iç duvarları çıplak mı kalacak? tabii ki hayır. bir başka kağıdı da içine yerleştirin. yani taban için ekstra 1 kat daha atmış olduk işte. tek kat kağıda güvenmiyorum ben taban için. siz tek kağıtla da yapabilirsiniz. kağıdınız yoksa kalıbı tereyağ ile yağlayıp da karışımı koyabilirsiniz belki, ama hiç denemedim çalışır mı bilmiyorum.
nasıl yapılır
1. peynirlerin hepsini ve şekeri büyük ve derin bir karıştırma kabına boşaltın. şekerin kıtırlığı gidene kadar mikserden geçirin. traş köpüğü kıvamına gelecektir, bu noktada durabilirsiniz (tahmini olarak 2-3 dakika). kıvam tutmasa da sorun değil, şekerin kıtırlığını yok etseniz yeter. sadece pudra şekeri kullanıyorsanız böyle bir derdiniz zaten yok. 3dk mikserden geçirin bitti gitti.

2. artık mikseri bırakın. bu aşamadan sonra işimiz yok. yumurtaları tek tek karışımın içine kırın. biri karışmadan diğerini eklemeyin. çırpma teli, kaşık, kepçe, silikon spatula, mutfakta ne varsa iş görür. karıştırın güzelce. 5 yumurtanın hepsini tek tek kırıp ayrı ayrı karıştırmalısınız.
3. yumurtaları da karıştırınca kremayı ekleyin. un, nişasta, krema vs bunları da ekleyip karıştırın güzelce. un yok olana kadar iyice karıştırmanız lazım. unu, nişastayı ve vanilini süzgeçten/elekten geçirip eklerseniz daha güzel olur topaklanmaz. o topakları açmakla uğraşmayın diye diyorum. açamazsınız da zaten çoğu zaman. yerken insanın ağzına gelir. hoş değil. neyse.
4. kalıbı hazırlayın (yağlı kağıt falan). karışımı kalıba dökün, kenarlarından tutup yere 3-4 kez vurun ki içinde hava kalmasın.

5. 210 derece fırında en üst rafta 20-25dk pişirin. fırından fırına değişiklik gösterir ama isterseniz 200 derece fırında üstünü yakana kadar (10dk), sonrasında 180 dereceye indirip bi 15-20 dakika daha da pişirebilirsiniz. böyle daha çok pişeceği için daha katı ve yoğun olur. tek seferde pişirirseniz içi yoğurt gibi kalır, kaşıkla yersiniz (olması gerektiği gibi).
*** çok önemli bir bilgi daha. pişirdikten sonra asla fırında bırakmayın, dışarı alın soğusun oda sıcaklığına gelsin. sonra buzdolabına atın 1 gece bekletin. eğer gevşek kıvamlı seviyorsanız yemeden önce buzdolabından çıkartıp oda ısısında bekletin (mesela 1 saat önce). yok ben sert seviyorum çatal batırıcam diyorsanız çıkarttığınız gibi kesip servis edin. dolaptayken katılaşır, bekleyince kendini salar yani. sonra vay efendim tarifine uydum ama benimki daha katı oldu, efendim çatal batırdım dişlerinin arasından aktı falan demeyin.
afiyet olsun.
streamable.com/efygxr
devamını gör...
