başarısız yemek yapma anısı
10 yaşındaydım, kuzenim, ikizim ve ben evde tek kaldık. dolma vardı yemekte cacık ne güzel olur diye düşünüp cacık yapalım dedik. yapıyordum hiçbir sorun yoktu fakat yoğurdun kaymaklı olduğunu öğrenene kadar. * yarım saat kendimizi zorlaya zorlaya bitirmiştik dalga geçmesinler diye. bir cacık ne kadar kötü olabilir demeyin, oluyor.
devamını gör...
herkesin kötü insanlardan şikayet etmesi
hepimiz iyiysek bu kadar kötülüğü/haksızlığı kim yapıyor demek istediğim insanlar. hep düşünmüşümdür iyi insan,zararsız insan kime /neye göre klasik. çünkü sana iyi olan bana en büyük kötülüğü yapmış olabilir. *
devamını gör...
mor ve ötesi
şarkılarının kalitesi kadar sözlerinin güzel olduğu gruptur. deli ve daha mutlu olamam favorimdir.
devamını gör...
iz bırakan kitap cümleleri
insan kendini bir şeye zincirleyerek yaşadığı sürece, bu şey bir tarla da olsa hapishaneye dönüşüyor. nerede ve ne için yaşadım, h. d. thoreau
devamını gör...
tff 2. lig
2010 yılından beri kırmızı ve beyaz olmak üzere 2 ayrı grupta oynanan 3. klasman futbol ligidir.
güncel profesyonel liglerimizi yazalım:
süper lig >1. klasman
tff 1. lig > 2. klasman
tff 2. lig (2 ayrı grupta) > 3. klasman
tff 3. lig (4 ayrı grupta) > 4. klasman
(liglerin adları sponsorlara göre yıllar içinde değişebiliyor; spor toto- turkcell- misli.com-ptt gibi)
2. lige geri dönenim. şimdiki güncel sponsoru ile misli com 2. lig
beyaz grupta 19 takım var.
kırmızı grupta 20 takım var ve şu takımlardan oluşuyor:
eyüpspor
van bbsk
sakaryaspor
kırklarelispor
kırşehir bld
bodrumspor
etimesgut
turgutluspor
serikspor
karacabey birlik
tarsus idman yurdu
pazarspor
pendikspor
sivas belediye
bayburt göi
anadolu selçuklu
kastamonuspor
bugsaş
elazığspor
karabükspor
peki üst lige yükselme nasıl oluyor?
2. ligten tolam 3 takım 1. lige yükseliyor.
kırmızı grup birincisi
beyaz grup birincisi
yükselecek 3. takım şöyle belirleniyor. her grubun 2. 3. 4. ve 5. si kendi arasından tek maç eleme oynuyor.
2. ile 5.
3. ile 4.
buradan finale çıkan diğer grubun finalisti ile yine tek maç oynuyor. kazanan üst lige yükselen 3. ve son takım oluyor.
peki alt lige düşme nasıl oluyor?
her grubun son 3 takımı, toplamda 6 takım alt lige düşüyor.
bir düzenleme gerekiyor mu?
tff yöneticilerinin burayı okumadıklarını biliyorum ama yine de yazalım.
radikal bir değişiklik ile (son dakika değil ama kulüplere duyurularak ve fikirleri alınarak) grup uygulamasının kalkması gerekiyor.
bir sene kırmızı grupta olan takım, diğer sene beyaz grupta olabiliyor. iki grubun güç dengesi kesinlikle ayarlanamıyor. çünkü her iki gruba her bölgeden takım koymaya gayret ediyorlar. tamam deplasman uzaklıkları çok önemli ama öncelik güç dengesinde olmalı. bunun için de kırmızı grup - beyaz grup uygulaması kalkmalı ve şöyle olmalı:
kırmızı grubu ilk 10'da bitiren takımlar ve beyaz grubu ilk 10'da bitiren takımlar gelecek sene 2. ligi oluşturmalı.
kırmızı grubu son 10'da bitiren takımlar ve beyaz grubu son 10'da bitiren takımlar gelecek sene 3. ligi oluşturmalı.
böylece çok daha adil bir durum olur ve düşme ve klasman yükselme-düşme hesapları kolaylaşır.
üçüncü lig ise otomatikman artık dördüncü lig oluyor. istenirse yine 4 grupta devam edebilirler.
spor yöneticileri arasında spordan gelenlerin ve profesyonel yöneticilerin artması,
gençlerin spor yapma ve rekabet etme imkanlarının artırılması,
genç takım sporcularına kazanmaktan çok doğru yaşam ve doğru spor alışkanlıklarının kazandırılması dileklerimiz ile.
atamızın dediği gibi; sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını seviyoruz.
güncel profesyonel liglerimizi yazalım:
süper lig >1. klasman
tff 1. lig > 2. klasman
tff 2. lig (2 ayrı grupta) > 3. klasman
tff 3. lig (4 ayrı grupta) > 4. klasman
(liglerin adları sponsorlara göre yıllar içinde değişebiliyor; spor toto- turkcell- misli.com-ptt gibi)
2. lige geri dönenim. şimdiki güncel sponsoru ile misli com 2. lig
beyaz grupta 19 takım var.
kırmızı grupta 20 takım var ve şu takımlardan oluşuyor:
eyüpspor
van bbsk
sakaryaspor
kırklarelispor
kırşehir bld
bodrumspor
etimesgut
turgutluspor
serikspor
karacabey birlik
tarsus idman yurdu
pazarspor
pendikspor
sivas belediye
bayburt göi
anadolu selçuklu
kastamonuspor
bugsaş
elazığspor
karabükspor
peki üst lige yükselme nasıl oluyor?
2. ligten tolam 3 takım 1. lige yükseliyor.
kırmızı grup birincisi
beyaz grup birincisi
yükselecek 3. takım şöyle belirleniyor. her grubun 2. 3. 4. ve 5. si kendi arasından tek maç eleme oynuyor.
2. ile 5.
3. ile 4.
buradan finale çıkan diğer grubun finalisti ile yine tek maç oynuyor. kazanan üst lige yükselen 3. ve son takım oluyor.
peki alt lige düşme nasıl oluyor?
her grubun son 3 takımı, toplamda 6 takım alt lige düşüyor.
bir düzenleme gerekiyor mu?
tff yöneticilerinin burayı okumadıklarını biliyorum ama yine de yazalım.
radikal bir değişiklik ile (son dakika değil ama kulüplere duyurularak ve fikirleri alınarak) grup uygulamasının kalkması gerekiyor.
bir sene kırmızı grupta olan takım, diğer sene beyaz grupta olabiliyor. iki grubun güç dengesi kesinlikle ayarlanamıyor. çünkü her iki gruba her bölgeden takım koymaya gayret ediyorlar. tamam deplasman uzaklıkları çok önemli ama öncelik güç dengesinde olmalı. bunun için de kırmızı grup - beyaz grup uygulaması kalkmalı ve şöyle olmalı:
kırmızı grubu ilk 10'da bitiren takımlar ve beyaz grubu ilk 10'da bitiren takımlar gelecek sene 2. ligi oluşturmalı.
kırmızı grubu son 10'da bitiren takımlar ve beyaz grubu son 10'da bitiren takımlar gelecek sene 3. ligi oluşturmalı.
böylece çok daha adil bir durum olur ve düşme ve klasman yükselme-düşme hesapları kolaylaşır.
üçüncü lig ise otomatikman artık dördüncü lig oluyor. istenirse yine 4 grupta devam edebilirler.
spor yöneticileri arasında spordan gelenlerin ve profesyonel yöneticilerin artması,
gençlerin spor yapma ve rekabet etme imkanlarının artırılması,
genç takım sporcularına kazanmaktan çok doğru yaşam ve doğru spor alışkanlıklarının kazandırılması dileklerimiz ile.
atamızın dediği gibi; sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını seviyoruz.
devamını gör...
içilen en kötü içecek
rakı.
devamını gör...
bakkaldan alışveriş yapmayan insan
para üstünü hiç sakız olarak almamıştır.
devamını gör...
helios (yazar)
helios ile bizim bizzat tanışmamız, hepsi grubunun klip çekimlerinde yaşandı.
genç, gürbüz helios arkadaşımız kamera arkasında, ben makyöz olarak görev aldım ekipte. ekibin kaşını gözünü yaparken devamlı birbirleri ile atışmalarından gelecek bir depremin artçıları yaşanıyordu sanki. helios dedim, bu iş patlar. "parasını alalım da patlarsa da patlasın" lafları hâlâ kulaklarımda çınlıyor, 12 sene olmuş bak olay olalı.
aralık 2008'deyiz, 2019'un başında çıkacak klip için etilerdeki stüdyoda işlerim bitti, kızları pirüpak bir şekilde çekime gönderdim. zaten birbirleri ile devamlı tartışma içerisindeler, çiğdemimi * alıp kenara geçtim ben. aksiyon var sonuçta, kaçırmam.
önce yasemin, cemre'nin yanlış bir hareket yapmasına tutuldu, baştan aldılar, ama gerginlik had safhada, herkes terliyor, ben devamlı makyaj tazeliyorum. sanki sette tüp patlamış, ben bir oraya bir buraya. zannedersin ki 4 kadının birisinin kına gecesi. tam bir saçmalık.
sonra ne oldu? helios'un telefonu çaldı abi. bildiğin telefonu çaldı, cebinde de değil, geride bırakmış. zil sesi de şimdi, çok rencide etmek istemiyorum, söylemeyeceğim neyse.
zaten kibrit görmüş kız kaçıran gibi tüm grubun üyeleri, yine çekime ara verildi, bu sefer bir önceki olaydan suçlu cemre parladı, yok öyle şey olur muymuş, yok kaç saattir sıcaktan pişmişler falan. dostlar, aralık ayı, etilerde, sıcacık çekimdeler. sigara içerken titriyorlar ama. neyse çok gömmeyeceğim.
tabi helios'a gülçin arka çıktı. zaten ben setin başından beri bir kıpırtı, bi kelebeklenme, bi bıngıl durumu seziyordum. gülçin helios'un çalan telefonunu savununca, "ne var canım, az önce de eren'in telefonu çaldı kimsenin sesi çıkmadı" şeklinde durumu normalleştirmeye çalışınca gerilen ipler toptu, kapı açıp kaldı, cereyan yaptı.
çekim bitti ama bir de bize sorun nasıl bitti. hayatımın en zor günü. şu anda gel bana önce 4 kızın, sonra ajda pekkanın makyajını tamamlayacaksın desen, yaklaşmam bile.
demem o ki hepsi grubunun dağılmasının asıl nedeni, helios'un yakışıklılığıdır. bunu birçok platformda anlatasam da, teklifleri reddedip zamanında magazin programlarına çıkmasam da, açıklamak bugüneymiş.
inanmayanlar aha şuradaki şarkıya bakıp ikili arasındaki sıkıntıyı görebilir. hangisi hangisi diye sormayın, çok zaman oldu hatırlamıyorum inanın.
seviliyorsun helios, çok sıkıldım it işinden, en yakın zamanda setlere dönüyorum. umarım daha sık görüşürüz.
edit: heyecandan isimleri karıştırmışım editi.
genç, gürbüz helios arkadaşımız kamera arkasında, ben makyöz olarak görev aldım ekipte. ekibin kaşını gözünü yaparken devamlı birbirleri ile atışmalarından gelecek bir depremin artçıları yaşanıyordu sanki. helios dedim, bu iş patlar. "parasını alalım da patlarsa da patlasın" lafları hâlâ kulaklarımda çınlıyor, 12 sene olmuş bak olay olalı.
aralık 2008'deyiz, 2019'un başında çıkacak klip için etilerdeki stüdyoda işlerim bitti, kızları pirüpak bir şekilde çekime gönderdim. zaten birbirleri ile devamlı tartışma içerisindeler, çiğdemimi * alıp kenara geçtim ben. aksiyon var sonuçta, kaçırmam.
önce yasemin, cemre'nin yanlış bir hareket yapmasına tutuldu, baştan aldılar, ama gerginlik had safhada, herkes terliyor, ben devamlı makyaj tazeliyorum. sanki sette tüp patlamış, ben bir oraya bir buraya. zannedersin ki 4 kadının birisinin kına gecesi. tam bir saçmalık.
sonra ne oldu? helios'un telefonu çaldı abi. bildiğin telefonu çaldı, cebinde de değil, geride bırakmış. zil sesi de şimdi, çok rencide etmek istemiyorum, söylemeyeceğim neyse.
zaten kibrit görmüş kız kaçıran gibi tüm grubun üyeleri, yine çekime ara verildi, bu sefer bir önceki olaydan suçlu cemre parladı, yok öyle şey olur muymuş, yok kaç saattir sıcaktan pişmişler falan. dostlar, aralık ayı, etilerde, sıcacık çekimdeler. sigara içerken titriyorlar ama. neyse çok gömmeyeceğim.
tabi helios'a gülçin arka çıktı. zaten ben setin başından beri bir kıpırtı, bi kelebeklenme, bi bıngıl durumu seziyordum. gülçin helios'un çalan telefonunu savununca, "ne var canım, az önce de eren'in telefonu çaldı kimsenin sesi çıkmadı" şeklinde durumu normalleştirmeye çalışınca gerilen ipler toptu, kapı açıp kaldı, cereyan yaptı.
çekim bitti ama bir de bize sorun nasıl bitti. hayatımın en zor günü. şu anda gel bana önce 4 kızın, sonra ajda pekkanın makyajını tamamlayacaksın desen, yaklaşmam bile.
demem o ki hepsi grubunun dağılmasının asıl nedeni, helios'un yakışıklılığıdır. bunu birçok platformda anlatasam da, teklifleri reddedip zamanında magazin programlarına çıkmasam da, açıklamak bugüneymiş.
inanmayanlar aha şuradaki şarkıya bakıp ikili arasındaki sıkıntıyı görebilir. hangisi hangisi diye sormayın, çok zaman oldu hatırlamıyorum inanın.
seviliyorsun helios, çok sıkıldım it işinden, en yakın zamanda setlere dönüyorum. umarım daha sık görüşürüz.
edit: heyecandan isimleri karıştırmışım editi.
devamını gör...
sözlükte bol beğeni alma yolları
niye ki? bol beğeni almak hoş bir şey de bunun için taktik geliştirmek falan biraz şey değil mi? influencer mı olacaksınız büyüyünce youtuber mı?
devamını gör...
telegram
o kadar da güvenli olmayan sohbet uygulaması. insanların takım tutar gibi şirket, uygulama tutmalarının sebebini anlamıyorum. para mı veriyor bunlar size?
telegram'ın privacy policy'ine direkt ana sayfadan erişemiyorsun. görünürde değil. bunu ilk fark ettiğimde epey kıllanmıştım, footer'a bir yere koy arkadaşım zor değil. google'a "telegram privacy policy" yazdığınızda erişebilirsiniz, uğraşmak istemiyorsanız buraya tıklayın. "what personal data we use" kısmına geldiğinizde fark edeceksiniz. sohbetleriniz, görselleriniz, dosyalarınızın hepsi bulutta saklanıyor. cloud chats bölümüne indiğimizde göreceğiz ki şöyle bir cümle var "this way local engineers or physical intruders cannot get access to user data." yani şahıslar erişemez ama algoritmaları napacağız, onlar erişebiliyor yani. hep üstü kapalı konuşmuşlar.
telegram abbbiğ yaa güvenlik abiğ diye dolaşmanın lüzumu yok. açtık baktık az önce, ha kullanılmasında bir sakınca var mı bence yok. illa ben whatsapp kullanmayacağım diyorsan signal kullan. eğer bu kadar abartırsanız kafayı yersiniz sonuç olarak, dataların dünyasında yaşıyoruz artık.
telegram'ın privacy policy'ine direkt ana sayfadan erişemiyorsun. görünürde değil. bunu ilk fark ettiğimde epey kıllanmıştım, footer'a bir yere koy arkadaşım zor değil. google'a "telegram privacy policy" yazdığınızda erişebilirsiniz, uğraşmak istemiyorsanız buraya tıklayın. "what personal data we use" kısmına geldiğinizde fark edeceksiniz. sohbetleriniz, görselleriniz, dosyalarınızın hepsi bulutta saklanıyor. cloud chats bölümüne indiğimizde göreceğiz ki şöyle bir cümle var "this way local engineers or physical intruders cannot get access to user data." yani şahıslar erişemez ama algoritmaları napacağız, onlar erişebiliyor yani. hep üstü kapalı konuşmuşlar.
telegram abbbiğ yaa güvenlik abiğ diye dolaşmanın lüzumu yok. açtık baktık az önce, ha kullanılmasında bir sakınca var mı bence yok. illa ben whatsapp kullanmayacağım diyorsan signal kullan. eğer bu kadar abartırsanız kafayı yersiniz sonuç olarak, dataların dünyasında yaşıyoruz artık.
devamını gör...
teardrop
vokalde cocteau twins'in elizabeth fraser ablası yer alır bu güzel şarkıda.
devamını gör...
kız çocuklarını üniversiteye gönderen babalar cehennemliksiniz
yeter hortlatmayın şu başlığı, aklınızı kullanın; ilim öğrenmek müslümana farzdır diyip geçin
devamını gör...
özlem bastıran șeyler
mümkünse özlenilen kişinin sesini duymak en güzeli bence.ama eğer olmuyorsa da mesajları okumak,onunla ilgili aklınızda kalan güzel şeyleri hatırlamak da özlem gidermeye yetmese bile mutlu eder insanı.
devamını gör...
eduardo galeano
galeano muhalif bir yazar, hem de en ateşlisinden. galeano aynı zamanda uzlaşma bilmeyen bir yazar. onu ikna etmek mümkün değil. dik başlı. karşı çıkmaya karar verdiyse birine ya da bir şeye karşısında durmak mümkün değil. ne korku tanıyor ne de aman dileyene merhamet ediyor. galeano acımasız bir muhalif. ama bilenmesi gereken nokta şu ki galeano saçmasapan ideolojik düşünceler ya da siyasi çekişmeler peşinde değil. onun derdi bambaşka.
galeano, zulmetme heveslilerinin karşısında ama sadece kendin kanından olanlara yapılan zulmün değil genel anlamda zulüm kavramının karşısında. latin amerika’yı yerle yeksan eden barbar ispanyol be portekizlilerin de karşısında, bir zamanların mazlumu şimdinin zalimi yahudilerin de karşısında onlara zamanında zulmeden nazilerin de. doğaya işkenceyi yetenek bilen, hayvanları kendinden aşağı gören insanın da karşısında; insanları ezen, onları süründüren tanrılarında karşısında. sömürülen kara kıtanın, fakirlerin, zavallıların, kadınların, çocukların, bitkilerin, böceklerin, madencilerin, hayvanların yanında galeano.
galeano, zamanın ruhu. galeano, gezegenin vicdanı. galeano bir yazardan çok fazlası, o bizim abimiz, kardeşimiz, babamız, canımız, ciğerimiz. bizim yerimize acı çeken bir yalvaç o.
galeano, zulmetme heveslilerinin karşısında ama sadece kendin kanından olanlara yapılan zulmün değil genel anlamda zulüm kavramının karşısında. latin amerika’yı yerle yeksan eden barbar ispanyol be portekizlilerin de karşısında, bir zamanların mazlumu şimdinin zalimi yahudilerin de karşısında onlara zamanında zulmeden nazilerin de. doğaya işkenceyi yetenek bilen, hayvanları kendinden aşağı gören insanın da karşısında; insanları ezen, onları süründüren tanrılarında karşısında. sömürülen kara kıtanın, fakirlerin, zavallıların, kadınların, çocukların, bitkilerin, böceklerin, madencilerin, hayvanların yanında galeano.
galeano, zamanın ruhu. galeano, gezegenin vicdanı. galeano bir yazardan çok fazlası, o bizim abimiz, kardeşimiz, babamız, canımız, ciğerimiz. bizim yerimize acı çeken bir yalvaç o.
devamını gör...
uçmak varken neden kök salıyorsun
uçmak için önce kök salmak lazım.
ironi? gerçek dışı? saçma?
sanmıyorum,
uçabilecek kadar cesur insanlar öncelikle bir yere sıkı sıkı bağlı olmanın her halini bilmelidir, toprağa, bir insana, bir yeryüzü sabiti kokuya, bir veya binbir toprak acısına, yer çekimi yüzünden yere değdiğine şahit olduğu gözyaşına vs vs.
insanoğlu bunları tatmadan uçamaz. kanatlanamaz, süzülemez, mavi bilmez, mavinin kıymetini bilmez, anca uçar gibi yapar.
kökünü bilip, koparmayı da beceren uçar anca tadını bilerek, hakkını vererek.
gerisi yalan, bana göre, bak burada yandı devreler, olur o kadar, gittim.
ironi? gerçek dışı? saçma?
sanmıyorum,
uçabilecek kadar cesur insanlar öncelikle bir yere sıkı sıkı bağlı olmanın her halini bilmelidir, toprağa, bir insana, bir yeryüzü sabiti kokuya, bir veya binbir toprak acısına, yer çekimi yüzünden yere değdiğine şahit olduğu gözyaşına vs vs.
insanoğlu bunları tatmadan uçamaz. kanatlanamaz, süzülemez, mavi bilmez, mavinin kıymetini bilmez, anca uçar gibi yapar.
kökünü bilip, koparmayı da beceren uçar anca tadını bilerek, hakkını vererek.
gerisi yalan, bana göre, bak burada yandı devreler, olur o kadar, gittim.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
ama benim memleketimde bugün
insan kanı sudan ucuz
oysa en güzel emek insanın kendisi
kolay mı kan uykularda kalkıp
ninniler söylemesi
ruhi su
devamını gör...
nikola tesla
"nefretiniz elektriğe dönüştürülebilseydi bütün dünyayı aydınlatmaya yeterdi."
(nikola tesla)
(nikola tesla)
devamını gör...
youtube'un komplo teorilerini silmesi
youtube son 1 yıldır komplo teorileri ile ilgili videoları silmeye başladı. buna dünya dışı yaşam, ufo fenomeni ve düz dünya teorisi ile ilgili içerikler dahil. yani bunun mantığını anlamış değilim sırf siz istemiyorsunuz diye neden insanların hakları kısıtlanıyor ne gizlenmeye çalışılıyor. şimdi girin youtube a doğru düzgün uzaylılarla ilgili video bulamazsınız kanıt niteliğinde sunulan. bilimsel olarak ortaya atılan her şey temelde teoriydi. komplo teorisi diye bir tabir bulmuşlar beğenmedikleri şeye yapıştırıyorlar.
artık insanlar bakmalı sormalı neden bu kurumları dünya dışı yaşam fikri bu kadar rahatsız ediyor.
artık insanlar bakmalı sormalı neden bu kurumları dünya dışı yaşam fikri bu kadar rahatsız ediyor.
devamını gör...
can yakan cümle
çoğunlukla beklenilmeyen bir anda, beklenilmeyen bir kişiden sarf edilen ve insanın en derin, en hassas yarasına iğneler batıran cümle.
devamını gör...
