roman / yeraltı edebiyatı
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

kitap kapağında deha ile delilik arasında seyreden bir hayat yazan hakan günday kitabıdır. hakan günday klasik bir hakan günday kitabı yazmıştır kasvetli üzücü derbeder bir hikaye okursunuz. ayrıca giriş cümlesi çok etkileyicidir. bakın şöyle başlar. "bu cümle yazmayı öğrendiğimin kanıtıdır . bu cümleyse okumaya devam ettiğinin kanıtı. birlikte iki kanıtı olan bir suç işleyeceğiz. bir hayata son vereceğiz." diye başlar bu tanımı okuyup da kitabı merak etmediyseniz yuh sözlük.
devamını gör...
her kitabıyla beni derinden sarsan hakan günday'ın bir başka kitabıdır. olay örgüsü olsun konusu olsun ana karakteri olsun insanı kendine hayran bırakır. okurken bir çok duyguyu aynı anda hissedersiniz. adeta bir başyapıttır.
devamını gör...
ah azil beni çok yordun..

deha ve delilik arasında seyreden bir hikaye..
hakan günday hep merak ettiğim bir yazardı. yazdıklarının bana hitap edeceğini düşündüğümden, tanışma olarak ilk kitap deneyimi azil' den yana kullandım. oysa ki aklım kinyas ve kayra'da yalan değil.

azil ilk olarak bana çok karmaşık geldi. adam kabus mu görüyor, rüyada mı, hasta mı, psişik güçleri mi var ciddi olarak çözümleyemedim. bu yüzden ağır ilerlediğim bir hikaye oldu. yazarla da bozuşmuş olabilirim 'ben seni böyle beklemiyordum' diye sızlanmış olabilirim.
günday okuyucularına bu kitabı sağlam bir kafa, sağlam bir psikoloji ile okuyun demek isterim. benim dikkat dağınıklığım ve uzun süredir kitap okuyamam zaten zor bir çözümleme gerektiren karakteri anlamamı oldukça zorlaştırdı. fakat şöyle bir durum var kesinlikle derinlik ve doluluk var. sayfalar ilerledikçe sırra vakıf olmaya çalışıyorsun. yazarın zekası, sevgi ve nefret çatışması oldukça şaşırtıcı. kafasının içindekini sanki canlı beyin ameliyatı yaparcasına aktarıyor. bir dünyaya giriyorsun ve o dünya çok yaratıcı, çok ürkütücü ama gerçeklik ile harmanlanmış. sanırım yavaş yavaş ilerlememdeki bir başka sebep bu kurgunun karmaşık olduğu kadar kusursuz ilerlemesi. benim alışık olmadığım bir dil ama önünde şapka çıkartılır.

azil ile sağa sola çarptım. çünkü o tuhaf biri. farkındalığı, suçluluk duygusu, kendisine yer edinememesi ama her şeye rağmen muazzam bir çaba göstermesi onu tuhaf olduğu kadar gerçek biri de yapar. o bir dahi ama hiçliğin ortasında gösterildi ve belki de bu yüzden deli de denildi.

tüm standartların dışına çıktığımız zaman kafamızın içinde neler oluyor? tahmin edemeyeceğimiz sıra dışı olaylar..

beni çok zorladı ama ilerleyen zamanlarda belki bir kez daha elim gider azil'in üzerine. çünkü beni arafta bıraktı tam bitiremediğim sonuna gelemediğimi hissettiğim bir duygu bıraktı.
daha seninle işim bitmedi..
devamını gör...
hakan günday romanı. öncelikle kurgusunu çok beğendim diyebilirim. içindeki kasveti, karamsarlığı ve herkes kötüdür fikrini sevmedim. bu yönüyle kinyas ve kayra'ya benziyor diyebilirim. hatta kitabın bir yerinde yolları kinyas ve kayra ile kesişse ne olur acaba diye düşünmedim değil ama o iki it asil'i öldürürdü muhtemelen.

kitap gerçekten etkileyici bir mektupla başlıyor. zihinsel engelli olan asil'in ilginç hayat hikayesi içine düşeceği enteresan yolu beraber yürüyorsunuz. kinyas ve kayra'da zihinsel ölüm saçmalığı vardı. azil'de ise yokavar safsatası: yaratarak yok olmak. neden çünkü bu kitapların karakterleri o kadar zeki ki beyinlerini durdurmanın yolu birinde zihinsel ölüm, öbüründe yaratarak yok olma, yan, yokavar. ama halbuki bu şahısların sadece sosyal zekalarının düşük olduğu, bir arada yaşamanın getirdiği kurallardan ve nezaketten yoksun oldukları, kendilerini özel ve her şeye layık diğer insanlarınsa birer böcek oldukları çünkü hepsinin kötü olduğu, iyilik diye bir şey olmadığı vs. vs türlü safsatalarla yaratılan suni bir kasvet var. yer yer haklı ve yerinde eleştiriler var. ama yer yer de sırf bu kitaba hakim genel kasvet duygusunu verebilmek için içten pazarlıklı ve zorlama bir ittirme hakim.

ha bu arada ben sadece bu kötülük duygusuna kıl oluyorum. onun dışında yazarın kurgusu, olayların başlangıçtaki haliyle geçtiği süreçler ve nihayetindeki finali fana gayet başarılı. anlatımı zaten süper bence. hakan günday kitaplarında en sevdiğim şey kendine has betimlemeleri, benzetmeleri. cümle yapılarını, ifade ediş şeklini seviyorum. oldukça zekice bence.

azil'de yazılan kitapların konuları, çekilen belgesel, para kazanma yöntemleri, yahya ile karşılaşması vs hepsi ayrı birer kitap ve film konusu. tek bir kitapta bu kadar çeşitliliği ele alabilmesi ve bunları başarılı bir kurgu ile kitapta yedirebilmesi büyük başarı. yine kitaptaki toplumsal eleştiriler ve ele alınış biçimleri de güzel.

başlarken çok beğendim. ilerledikçe bazı yerlerinde vay be dedim. bazı yerlerinde öffffffffffffffffffffffffffff be dedim. bazen hak verdim. bazen oha bokunu çıkartmış dedim.bazen üzüldüm. bazen ve genelde sinirlendim. genel itibariyle memnuniyetle bezeli bir olmamışlık, bir yarımlık hissettim. daha yeni bitirdim, belki de sindirmeliyim.

asil yaşayan, adil ölmez.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim