1.
bilmek eyleminin olumsuzu.
neyi bilmediğini dahi bilemeyen insanın mahkum olduğu çıkmaz.
neyi bilmediğini dahi bilemeyen insanın mahkum olduğu çıkmaz.
devamını gör...
2.
talih. bilmenin sorumluluğunu taşımamak, hesapsızlık.
devamını gör...
3.
konuyla ilgili edebi bir eser arayanlar milan kundera'nın "bilmemek (l'ignorance)" kitabını okuyabilirler.
devamını gör...
4.
halk arasında ayıp olmayan bir durum.
dahası, farkında olunmaması daha da muhtemeldir.
dahası, farkında olunmaması daha da muhtemeldir.
devamını gör...
5.
sözlüğü ilk açtığında ne yapacağından haberdar olmamaktır.
devamını gör...
6.
herkesin her şeyi bildiği günümüzde, eşsiz bir erdemdir.
devamını gör...
7.
kabul etmekten çoğu kişinin kaçındığı bir durumdur. bazen bilmediğini de bilmez.
bilmediğini anlatmaya çalıştığında da kabul etmeyenler vardır ki en acısı da budur sanırım.
aksine bir de yanlış olana inandırma çabasına girer.
bilmemek bir erdem değildir ama her şeyi bilemeyeceğini bilmek tadından yenmez bir güzelliktir.
bilmediğini anlatmaya çalıştığında da kabul etmeyenler vardır ki en acısı da budur sanırım.
aksine bir de yanlış olana inandırma çabasına girer.
bilmemek bir erdem değildir ama her şeyi bilemeyeceğini bilmek tadından yenmez bir güzelliktir.
devamını gör...
8.
çok normaldir. çoğu şeyi bilmiyoruz, öğrenmek için yaşıyoruz.
devamını gör...
9.
inanmamakla esdegerdir.
devamını gör...
10.
20 yasindaki adamdan 40 yasin olgunlugunu ve bilgisini, 40 yasindakinden 60 yasindakini bekleyemezsin.
her yasin ve donemin kendi ritmi var.
biz uzaktan izleyici olup yaninda destekleyici olabiliriz kardeslerimizin.
dogru zamanda dogru bilgiye ulasacaktir.
ritim bozmanin manasi yok.
her yasin ve donemin kendi ritmi var.
biz uzaktan izleyici olup yaninda destekleyici olabiliriz kardeslerimizin.
dogru zamanda dogru bilgiye ulasacaktir.
ritim bozmanin manasi yok.
devamını gör...
11.
ayıp değildir.
fakat ben öğrenemiyordum da.
sözlüye kaldırmıştı biyoloji hocası. din kültürüyle beraber kafamın hiç basmadığı derslerden biriydi biyoloji. şu an bile dikotiledon, fagositoz, konjugasyon gibi basit terimler dışında hiçbir şey hatrımda değil.
arka arkaya soru bombardımanına tutulup bütün saldırıları kahramanca bilmiyorum diyerek geri püskürttüm. 1.50 boyunda, öğrencilerini doyasıya tokatlayabilmesi için genellikle çekirge gibi zıplama zahmetine soktuğumuz sevgili öğretmenim tembelliği benim kadar kronik bir öğrenciyle hayatı boyunca hiç karşılaşmadığından oturduğu yerde kalakalmış, birkaç saniye sonra "yarın annen veya baban okula gelsin" diye cızırdamıştı.
-yarın mı, bildiğimiz yarın? dedim.
+valla oğlum, sen onu da bilmiyor olabilirsin dedi.
fakat ben öğrenemiyordum da.
sözlüye kaldırmıştı biyoloji hocası. din kültürüyle beraber kafamın hiç basmadığı derslerden biriydi biyoloji. şu an bile dikotiledon, fagositoz, konjugasyon gibi basit terimler dışında hiçbir şey hatrımda değil.
arka arkaya soru bombardımanına tutulup bütün saldırıları kahramanca bilmiyorum diyerek geri püskürttüm. 1.50 boyunda, öğrencilerini doyasıya tokatlayabilmesi için genellikle çekirge gibi zıplama zahmetine soktuğumuz sevgili öğretmenim tembelliği benim kadar kronik bir öğrenciyle hayatı boyunca hiç karşılaşmadığından oturduğu yerde kalakalmış, birkaç saniye sonra "yarın annen veya baban okula gelsin" diye cızırdamıştı.
-yarın mı, bildiğimiz yarın? dedim.
+valla oğlum, sen onu da bilmiyor olabilirsin dedi.
devamını gör...