marcus antonius yazar profili

marcus antonius kapak fotoğrafı
marcus antonius profil fotoğrafı
rozet
karma: 847 tanım: 137 başlık: 44 takipçi: 5

son tanımları


ağlayan bebeğin toplu taşımada verdiği rahatsızlık

toplu taşımanın ufacık bebeğe verdiği rahatsızlığın yanında koca bir hiçtir.
devamını gör...

cristiano ronaldo

kendisine penaldo, domaldo gibi çirkin yakıştırmalarda bulunmak ağır ahmaklıktır. messi* ile kıyaslamak ise en büyük ahmaklık.
devamını gör...

üniversitede kızların teklif etmesi

su götürmez bir realitedir. daha ilk derste bir psikoloğa görünmemi teklif etmişlerdi.
devamını gör...

deniz göktaş vs cem yılmaz

göktaş demokrattır. yılmaz hipokrat.
devamını gör...

aziz nesin

türk edebiyatı'nın yüz akıdır.
devamını gör...

pirinç ayıklayan sözlük erkeği

mercimeği fırına vermek içün pusuya yatmıştır.
devamını gör...

29 yaşındayım hiç sevgilim olmadı

(bkz: otuz bin kadınla nasıl birlikte oldum)
devamını gör...

mahkemede entrylerinin okunması

-tanıkların ifadeleri ve olay yerinden alınmış delillerle birlikte suçu sabit olduğu görülen sanığın...
+vay anam vay neler dönmüş serhat ya?
-idamını talep ediyorum!
+diego dur allahını seversen zaten ortalık karışık.
-beyanının aksine sanık, bütün planı tek başına yapıp bu suçu işlemiştir.
+ulan hepiniz oradaydınız be.
-bu adam, toplumdan arındırılması gereken azılı bir mikroptur.
+yav he he.
-sayın yargıç!
+ne diyon lan değişik?
-kararınızı bekliyor, adalete güveniyoruz.
+yaz kızım 200 torba çimento 20 kamyon çakıl...
devamını gör...

artık destan yazılmıyor olması

songül hanımın özel dikim gelinliğinden bihaber olduğunuzu gösterir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yazarların itiraf köşesi

ilkokul 4. sınıfa geçebilmek için iki sene sınıf tekrarı yaptım.

ve sözlük dumanaltı...

(bkz: üçe gidiyorum gizli bir görev için oradayım)
devamını gör...

sigarayı bırakmak

rastgele silkelediğim kül birikintisi, içinde henüz sönmemiş bir miktar köz partikülleri ile birlikte o an bacaklarımın arasında dolanan üç yaşındaki yeğenimin çıplak ensesine düştü. neyse ki saniyenin bilmem kaçta kaçı gibi bir sürede tehlikeyi savuşturmayı başardım. yavrucağıza hiçbir şey olmadığı gibi hissettiğim derin korkunun farkına bile varmadı. fakat ya hızlı davranmasaydım? aptalca bir alışkanlığın izlerini ömrünün sonuna kadar vücudunda taşımak zorunda kalsaydı o güzel çocuk? dünya başıma yıkılmaz mıydı?

işte bu hadise vesilesiyle sigarayı temelli bıraktım demeyi çok isterdim. heyhat. iradem sadece birkaç saate izin verdi. hâlâ içiyorum. b.k var çünkü.
devamını gör...

karısına erkek paraşütçüyle paraşüt yaptıran erkek

(bkz: seni zevkten usurazayim madam)
devamını gör...

sözlüğe fotoğraf atan insan zekası

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

erkek tacizine uğramamak için erkek taklidi yapılan erkeğin gay olduğu anlaşılması şoku

gılgamış destanı gibi başlık mübarek.
devamını gör...

orhan gencebay'ın hülya avşar'ın poposuna tokat atması

orhan bey bu nezih hareketi ile hülya avşar tarafından pandik harekatına maruz kalıp büyük mağduriyet yaşayan ricky martin'in öcünü almış, hemen herkesin artık nefretle yaklaştığı avşar kızının cezasını kesmiştir.

(bkz: kimse bilmez ancak ceza nefretten de eskidir)
devamını gör...

birine taparcasına deli gibi aşık olmak istiyorum

hakkı bulut isimli beyefendinin seneler önce hakkını ziyadesiyle verdiği uğraş.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

evde kalsın kızlar ne olur reis

hiçbir gerzeklikte görmüyor beis,
zikrinde nefret var, fikrinde yeis.
topunun köküne kibrit suyunu
döküver bir zahmet, ne olur reis...

ozanımıza armağan olsun.
devamını gör...

suça sürüklenen çocuk

suça bile isteye, güle oynaya, dört nala koşan küçük iblislerle dolu ortalık. bir şeylere sürüklenen birileri varsa o da bizleriz. adım adım deliliğe, çıkmaza, bataklığa doğru sürükleniyoruz. günahsız nice canın pırıl pırıl geleceğine kabus gibi çöken bu tehdit yığınını yerle bir etmeyen yasamanın, yürütmenin ve yargının da canı cehenneme...
devamını gör...

helikopterden helikoptere atlarken şarjör değiştirmek

aramıza alt devrelerden bir tanesi teşrif etmişti. dışa dönük, girişken ve ağzı laf yapan biri olduğunu kısa zamanda hissettirmiş, hemen her akşam etrafına topladığı askerlere başından geçen *enteresan olayları ballandıra ballandıra, bire bin katarak anlatır olmuştu.

işin daha egzantrik tarafı, hayatın ağır yükleri altında ezilmemek adına yegane kurtuluş yolunun budizm'den geçtiğini savunuyor, babadan oğula azılı birer budist olmakla övünüyordu. biz uhud'da, bedir'de şehit düşen müminlere ağlarken o, çektiğimiz bunca azabı acıyı dindirmenin sekiz dilimli yolu olan doğru anlayıştan, doğru niyetten, doğru sözden, doğru davranıştan, doğru geçimden, doğru çabadan, doğru farkındalıktan ve doğru konsantrasyondan uzak olmamıza bağlıyordu.

neye inandığı, kime taptığı hiç umrumda değildi fakat çok atıp tutuyor, fena sallıyordu yahu. sırf tatlı tatlı anlattığı için kimse kendisini bozmuyor, zaman geçsin şafak atsın diye herkes öylece, sessizce onu dinliyordu.

lisedeyken okullar arası basketbol turnuvası yapılmış, finalde de bütün takım arkadaşları rahatsızlanınca bizimki tek başına sahaya çıkıp kupayı müzesine götürmüş.

bir oturuşta iki tepsi baklava yer, bana mısın demezmiş. yine bir keresinde buzdolabını sırtladığı gibi on ikinci kata hiç duraksamadan taşımış.

bir gece, yatağıma uzanıp nöbet vaktimin gelmesini bekliyordum. ranzasını çevreleyen erlere yirmi kişiye karşı nasıl kahramanca mücadele ettiğini, alayıyla nasıl göğüs göğüse vuruştuğunu zırvalamaya başladığında tepem attı. kafamı uzatıp aşağı doğru seslendim:

-yeter be, amma sıkıyorsun bu gece.
+yalanım varsa şurdan şuraya...
-sen kim yirmi kişiyi dövmek kim oğlum?
+ister inan, ister inanma.
-lan tükürüğümle boğarım seni.
+peki neden kandırayım sizi söyler misin?

atışma uzadı da uzadı. ne dese tersliyor; uyduruyorsun, hayal aleminde yaşıyorsun, ruh hastasısın lan diyerek iyice köşeye sıkıştırıyordum. koğuştakiler bir ona bir bana bakıyor, muhtemelen içten içe hararetli tartışmamızın okkalı bir kavgaya dönüşmesini umuyordu.

bay doğru, titrek bir sesle birdenbire kur'an çarpsın yalan söylemiyorum diye bağırıp ortamı terk etti. arkasından bakakaldık. helikopterden helikoptere atlarken şarjör değiştiren aslan parçası hikayelerini çok duymuştum ama yalandan yalana atlarken din değiştirenine kanlı canlı ilk defa orada rastlamıştım.
devamını gör...

fetösaray

başucundaki astlarına pişmiş kelle misali sırıtarak "apo da gassaraylı deel miydi yau" gibi muhteşem bir soru soran komiseri anımsadım durup dururken. alelade bir gbt sırasında hangi takımı tuttuğuma dair derin merakını giderdikten hemen sonra cereyan eden müthiş bir sualdi sahiden.

kaşları en az ibrahim tatlıses'in bıyıkları kadar kalın, bıyıkları ise cilalı ibo'nunkinden hallice, eşşek kadar adamdı komiser. fakat işte, kuş kadar beyni yoktu malesef.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim