yolu kazara ya da öpe öpe askeriyeye düşmüş anti militarist bir yurttaşın bile tüm savaş tekniklerine hakim, tam teşekküllü, donanımlı, pervasız bir bordo bereliye dönüşme evresinde tırmanacağı piramidin ilk basamağıdır.
ateşini ver demişti teğmen. acemilik, acemi bir asker olarak haliyle paçalarımdan akıyordu. buyrun efendim diyerek çakmağı uzattım. dudakları müstehzi bir tebessümle aralanıp teşekkür ederim deyince gayri ihtiyari rica ederim demiş bulundum. maşallah, pek de kibar şeymiş bu yahu deyip yanağımdan bir makas aldı. ip gibi sıralanmış onlarca erin kikirdediğini işittiğim an iş işten geçmişti. koca bölükte 1 ay eşcinsel muamelesi gördüm.
tamam mı ulan p*şt da deseler emredersiniz komutanım cevabını vermeyi elbette öğrendim. çarçabuk öğreniyorsun.
-hoca da durur mu, ya tutarsa diye gelişine yabıştırmış.
+dhşwqja...
-ya abi bırak allasen.
+pblymhkq...
-olmuyor gözünü seveyim, beceremiyorsun.
+şunu öğretmedin gitti. piç misin nesin...
-asdfghjklş.
+olm nasıl yapıyon lan?
masaya yumruğumu indirip herkesin şaşkın bakışları arasında sofrayı terk etmiş, o raddeye gelmeme sebep olan adama da "sen artık benim babam değilsin" diye bağırmıştım. fakat "sittir git lan o zaman bu evden" deyince biraz yumuşayıp kendisini affettim. yufka yüreciğimden kaybediyorum zaten hep.
dersi derste dinlemesinin yanı sıra evdeki ödev ve görevlerinden kaçmayan, sınıf arkadaşlarının gıpta ile takip ettiği, teneffüs vaktine kadar hiç inmeyen o parmakla gösterilesi çalışkan, örnek öğrenci.
kişinin, dört bir yandan kılıçlarını kuşanmış farkındalıkların ağırlığı altında can çekişirken son kurşunu atana dek kendi doğru ve gerçeklerini terk etmeme yetisidir.
metrobüste sırt çantalı üç lise talebesinin arasına düşmüştüm. birbirlerini sıkmadan, gücendirmeden tatlı tatlı sohbet ediyorlardı. sonra bir tanesinin telefonu çaldı. çocuk daha rahat konuşabilmek için az da olsa yanımızdan uzaklaştı fakat ne dediğini gayet net duyuyorduk.
-teşekkür ederim, iyidir abi ya nasıl olsun. bildiğin gibi. ha evet, araba aldı selçuk amcam. sorma, çok sükse yaptı valla.
sonra diğer ikisi kendi aralarında işittiklerini istişareye başladı:
güya bebişleri kaynaştırma ve onlara sorumluluk duygusu kazandırma amaçlı yürütülen bir faaliyetti.
fakat genellikle malum eşleşme yapıldıktan ve ilgili pazubent kola geçirildikten sonra konuya gösterilen önem giderek azalmaya başlardı.
kitaplık koluna mensup öğrencilere kitaplık taşıtılır, trafik kolu talebeleri teneffüslerde araba gibi sesler çıkarıp
birbirine korna çala çala oradan oraya koşturur, beslenme kolu çocukları yerli malı haftası için evden pasta börek getirmeleri üzerine sıkı sıkı tembihlenirdi.
annesi pencereden gel artık akşam oldu diye çağırana kadar sokaklarda tozup sürten sıra arkadaşım gezi ve inceleme koluydu mesela.
ben ise kızılay koluydum. görevim aşı sırasında gözyaşlarını tutamayan sabilere dil çıkarmak ve iğne korkusu yüzünden ağlaya ağlaya okuldan kaçan veletleri öğretmenlere şikayet etmekti.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.