aynı bankın iki ucunda değil de tam ortasında, omuzların birbirine değip değmemeyi tartışırken oturmak gibi bir şeydir konuşmadan yan yana durmak... kelimeler devre dışı kalınca insanın bütün acemiliği ortaya çıkar sanırsın halbuki tam tersi olur. dil susunca, insanın asıl ana dili başlar.

birinin ayakkabısının ucuyla yerde anlamsız çizgiler çizmesi, diğerinin o çizgileri fark edip bozmak istememesi… bunlar küçük şeyler gibi görünür ama aslında tam orada kurulur cümleler. iyiyim demeden iyi olunduğu, gitme demeden kalındığı yer tam olarak o banktır.

arada bir geçen insanlar, uzaktan gelen bir korna sesi, rüzgarın yaprakları sürükleyişi… hepsi sizin yerinize konuşur biraz. siz susarsınız, dünya arayı doldurur. ama garip olan o gürültünün içinde bile en net duyduğun şey, yanındaki insanın sessizliğidir.

ve insan fark eder ki bazılarıyla saatlerce konuşsan da anlaşamazken bazılarıyla tek kelime etmeden bütün hikayeyi paylaşırsın. o bank, işte tam olarak o hikayenin yazıya dökülmemiş halidir.

kalkarken de bir şey söylenmez genelde. çünkü gerek yoktur. zaten konuşulması gereken her şey, çoktan susarak anlatılmıştır.
devamını gör...
çekirdek çitliyorumdur. çekirdek yerken büyük bir odakla sadece bütün çekirdekleri bitirmeyi düşünürüm. konuşamam. arada yanımdakine bakar ve bakışlarımla bir şeyler anlatırım. ağzımdan çıkan tek ses dudağıma yapışan kabuk parçasından kurtulmak için onu uzaklaştıran o tü! sesidir.

bunun haricindeki durumlarda mümkün değildir. olamaz!
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"bir bankta konuşmadan yan yana oturmak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim