orijinal adı: le philosophe ignorant
yazar: voltaire
yayım yılı: 1766
fransız felsefecinin ömrünün sonuna geldiğinde yazmış olduğu eserdir. yaşam, sonsuzluk, kader gibi konularda hiçbir şey bilmediğini anlattığı metin elli altı bölümden oluşmaktadır.
yazar: voltaire
yayım yılı: 1766
fransız felsefecinin ömrünün sonuna geldiğinde yazmış olduğu eserdir. yaşam, sonsuzluk, kader gibi konularda hiçbir şey bilmediğini anlattığı metin elli altı bölümden oluşmaktadır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "insan olun biraz" tarafından 13.08.2021 18:23 tarihinde açılmıştır.
1.
bir voltaire kitabıdır.
voltaire’in ölmeden on iki yıl önce, yetmiş iki yaşında yazmış olduğu kitaptır. sanki bu kadar zamandır yaşadıklarını, düşündüklerini, yazdıklarını ve yanıldıklarını anlatmak istemiş yazar ölmeye yaklaştığını düşünerek.
tanrının varlığı ya da yokluğu, özgür iradenin ne işe yaradığı, sonsuzluğun algılanabilir olup olmadığı ve insan ruhunun çözümlenmesi üzerine pek de uzun olmayan ve okurken insanı yormayan parçalar var kitabın içinde.
dünya üzerinden bu kadar uzun sayılabilecek bir zaman dilimi geçirmiş olan ve birçok insanı etkileyen yapıtlar ve fikirler ortaya koyan bir yazarın hala emin olmadığı bazı şeylerin olması ve yazarın bunları dürüst bir şekilde anlatması kitabı çok daha anlamlı bir hale getirmiş.
kitapta spinoza’ya ayrılmış üç tam sayfa olması da beni cezbeden noktalardan biri açmak spinoza ile ilgili yazarın yaptığı teknik bir hata biraz tat kaçırıyor.
bunun dışında ise benim edebiyat da en sevdiğim şeylerden biri olan kalem savaşlarını filozoflar arasında görmek de heyecan verici idi. bu biraz tek taraflı bir savaş olmuş dönem farkından dolayı ama voltaire’nin kitap boyu dönüp durup descartes’e sallaması kitabı eğlenceli bir hale getirmiş.
ne kadar cahil olduğumu anlamam için bunu bana cahil bir filozofun anlatması gerekti.
voltaire’in ölmeden on iki yıl önce, yetmiş iki yaşında yazmış olduğu kitaptır. sanki bu kadar zamandır yaşadıklarını, düşündüklerini, yazdıklarını ve yanıldıklarını anlatmak istemiş yazar ölmeye yaklaştığını düşünerek.
tanrının varlığı ya da yokluğu, özgür iradenin ne işe yaradığı, sonsuzluğun algılanabilir olup olmadığı ve insan ruhunun çözümlenmesi üzerine pek de uzun olmayan ve okurken insanı yormayan parçalar var kitabın içinde.
dünya üzerinden bu kadar uzun sayılabilecek bir zaman dilimi geçirmiş olan ve birçok insanı etkileyen yapıtlar ve fikirler ortaya koyan bir yazarın hala emin olmadığı bazı şeylerin olması ve yazarın bunları dürüst bir şekilde anlatması kitabı çok daha anlamlı bir hale getirmiş.
kitapta spinoza’ya ayrılmış üç tam sayfa olması da beni cezbeden noktalardan biri açmak spinoza ile ilgili yazarın yaptığı teknik bir hata biraz tat kaçırıyor.
bunun dışında ise benim edebiyat da en sevdiğim şeylerden biri olan kalem savaşlarını filozoflar arasında görmek de heyecan verici idi. bu biraz tek taraflı bir savaş olmuş dönem farkından dolayı ama voltaire’nin kitap boyu dönüp durup descartes’e sallaması kitabı eğlenceli bir hale getirmiş.
ne kadar cahil olduğumu anlamam için bunu bana cahil bir filozofun anlatması gerekti.
devamını gör...
2.
yaşlı bir adamın kendini ikna etme çabası ve sanrıları. bazı ilkel toplumlarda dahi görülebilen benzer ahlak kuralları çerçevesinde hareket etme durumunu iç dinamiklere değil de dışarıdan gelen bir itici güce bağlayan voltaire açık ara sayfalar boyunca durmaksızın saçmalıyor. bir noktaya kadar kendimce mantık çerçevesinde değerlendirmeye çalışsam bile bu hususta kal geldi artık. pek çok sanatkârın, yazarın ve filozofun geç dönem eserleri şüphesiz şaheser niteliğindedir zira bunca yılın yetkinliği ve birikimi ama haklı ama haksız kendi ekollerinin güçlü örneklerini vermelerini sağlar -elbette bu bir genelleme ve aksinin görüldüğü durumların da epey yaygın olduğunu kabul etmem gerekir- meyve artık ham değil, olgunlaşmıştır. gel gelelim voltaire eser boyunca huysuz yaşlı bir adam gibi kolayca çürütülebilecek düşüncelerine yalnızca kendi kendini inandırmaya çalışıyor gibi görünüyor. en anlamsız eylemlerimize ve fikirlerimize bile onlar üzerine yeterince düşünürsek kendimizce makul sebepler bulabileceğimiz gerçeğine ve hatta tuzağına, bu kadar yetkin bir filozofun kapılması talihsizlik mi yoksa bu durum olağan mı bilemiyorum.
tarafsızca baktığım zaman; filozof ve toplum ilişkisi hakkındaki görüşlerini kısmi bir gerçeklik ve gözlem ürünü olarak kabul edebilirim ki bu düşüncemde etkin rol oynayan şey; feuerbach üzerine tezler'de marx'ın üzerinde durduğu: filozofların dünyayı çeşitli biçimlerde yorumladığı ama esas meselenin onu değiştirmek olduğu düşüncesine yakın bir görüşte duruyor olmam. voltaire'nin kendine has iğnelemelerinin ve tespitlerinin yer yer güldürdüğünü de inkar edemem fakat hepsi bu.
tarafsızca baktığım zaman; filozof ve toplum ilişkisi hakkındaki görüşlerini kısmi bir gerçeklik ve gözlem ürünü olarak kabul edebilirim ki bu düşüncemde etkin rol oynayan şey; feuerbach üzerine tezler'de marx'ın üzerinde durduğu: filozofların dünyayı çeşitli biçimlerde yorumladığı ama esas meselenin onu değiştirmek olduğu düşüncesine yakın bir görüşte duruyor olmam. voltaire'nin kendine has iğnelemelerinin ve tespitlerinin yer yer güldürdüğünü de inkar edemem fakat hepsi bu.
devamını gör...
3.
cahil filozof.
voltaire kitabı.
pek cok filozoftan alıntılarla tadımlık dusunceler.
yeni bir sey ogrendim mi? hayır. cok okuduk zaten bunları.
ama keyifli bi toplama.
voltaire kitabı.
pek cok filozoftan alıntılarla tadımlık dusunceler.
yeni bir sey ogrendim mi? hayır. cok okuduk zaten bunları.
ama keyifli bi toplama.
devamını gör...
"cahil filozof" ile benzer başlıklar
filozof
28
