orijinal adı: le maître ignorant
yazar: jacques ranciere
yayım yılı: 1987
eğitim üzerine yazılan eser, eğitimde devrimci bir model sunuyor. öğrenci ve öğrenme odaklı bu sistemde, öğrenciye ciddi anlamda bir özgürlük alanı sunuluyor. temel savlardan biri, öğrenciyi özgür bırakmadan zekası hakkında fikir yürütmenin saçma olduğunu savunan yazar, tarihsel örneklerle bu savı güçlendiriyor. özelikle eğitimciler için ilginç bir eser olduğunu belirtmekte fayda var.
yazar: jacques ranciere
yayım yılı: 1987
eğitim üzerine yazılan eser, eğitimde devrimci bir model sunuyor. öğrenci ve öğrenme odaklı bu sistemde, öğrenciye ciddi anlamda bir özgürlük alanı sunuluyor. temel savlardan biri, öğrenciyi özgür bırakmadan zekası hakkında fikir yürütmenin saçma olduğunu savunan yazar, tarihsel örneklerle bu savı güçlendiriyor. özelikle eğitimciler için ilginç bir eser olduğunu belirtmekte fayda var.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "ivanmilinski" tarafından 10.04.2021 04:45 tarihinde açılmıştır.
1.
jacques ranciere tarafından yazılmış kitaptır.
kitabı bir hocam derste tavsiye etmişti ve merakla okuyup bitirdim. son yıllarda okuduğum en öğretici kitap oldu.
özellikle eğitim veren kişilerin mutlaka okuması gereken kafa açıcı bir kitap.
kitap zekaların eşitliği kavramı üzerinde duruyor ve eğitim sistemini sık sık eleştiriyor.
yazar sürekli "bütün zekalar eşittir" diyor ve kitap boyunca bunu anlatmaya çalışıyor.
üstün bir zekayı aşağılayacak daha üstün bir zeka bulunur her zaman; aşağı bir zeka da tepeden bakacak daha aşağı bir zeka bulabilir. diyor mesela.
öğrenmek birinin size bir şeyi öğretmesine gerek olmadığında başlıyor. bir şeyleri sen aradığın zaman öğreniyorsun.
bir eğitimci sana bir şeyler öğretmek yerine nasıl öğrenmen gerektiğini öğrettiği zaman başarılı bir eğitimci oluyor.
yazar bütün zekaların eşit olduğunu kavrarsak özgür olacağımızı öne sürüyor ve bunu yaparken harika tespitlerde bulunuyor.
mesela şöyle bir şey söylüyor hayatım boyunca aklımdan çıkmayacak.
bir insanın kendisine cevap veremeyen bir başka insanla konuştuğu yerde akıl kaybolur
bence herkesin okuyup üzerine bol bol düşünmesi gereken harika bir eser.
birine bir şeyi açıklamak her şeyden önce, ona kendi başına anlamayacağını göstermek demektir.
bir zekanın başka bir zekaya tabi kılındığı yerde aptallaşma vardır.
öğrenciyi özgürleştirirsek, yani onu kendi zekasını kullanmaya zorlarsak, hoca bilmediğini öğretebilir. bir zekayı, ancak içinden çıkmayı kendi kendine zorunlu gördüğü takdirde çıkabileceği, keyfi bir çembere kapatandır hoca dediğimiz.
kitabı bir hocam derste tavsiye etmişti ve merakla okuyup bitirdim. son yıllarda okuduğum en öğretici kitap oldu.
özellikle eğitim veren kişilerin mutlaka okuması gereken kafa açıcı bir kitap.
kitap zekaların eşitliği kavramı üzerinde duruyor ve eğitim sistemini sık sık eleştiriyor.
yazar sürekli "bütün zekalar eşittir" diyor ve kitap boyunca bunu anlatmaya çalışıyor.
üstün bir zekayı aşağılayacak daha üstün bir zeka bulunur her zaman; aşağı bir zeka da tepeden bakacak daha aşağı bir zeka bulabilir. diyor mesela.
öğrenmek birinin size bir şeyi öğretmesine gerek olmadığında başlıyor. bir şeyleri sen aradığın zaman öğreniyorsun.
bir eğitimci sana bir şeyler öğretmek yerine nasıl öğrenmen gerektiğini öğrettiği zaman başarılı bir eğitimci oluyor.
yazar bütün zekaların eşit olduğunu kavrarsak özgür olacağımızı öne sürüyor ve bunu yaparken harika tespitlerde bulunuyor.
mesela şöyle bir şey söylüyor hayatım boyunca aklımdan çıkmayacak.
bir insanın kendisine cevap veremeyen bir başka insanla konuştuğu yerde akıl kaybolur
bence herkesin okuyup üzerine bol bol düşünmesi gereken harika bir eser.
birine bir şeyi açıklamak her şeyden önce, ona kendi başına anlamayacağını göstermek demektir.
bir zekanın başka bir zekaya tabi kılındığı yerde aptallaşma vardır.
öğrenciyi özgürleştirirsek, yani onu kendi zekasını kullanmaya zorlarsak, hoca bilmediğini öğretebilir. bir zekayı, ancak içinden çıkmayı kendi kendine zorunlu gördüğü takdirde çıkabileceği, keyfi bir çembere kapatandır hoca dediğimiz.
devamını gör...
