1.
iktisat ilminde sıklıkla kullanılan latince bir tabir olup, anlamı bir değişken durum incelenirken diğer değişkenlerin sabit olduğu, incelenen duruma etkilerinin hesaba katılmadığı varsayımıdır. mikro iktisadın konusuna giren analizlerde bu ilke caridir.
devamını gör...
2.
anlamı all else equal, yani geri kalan her şey eşit demek olan latince tabir. evet genelde ekonomi iktisat amfilerinde söylenir bu tabir ancak temelde bilimsel metod denen şeyin tüm uygulama alanlarında bu ilke görülür. basitçe bir parametre değiştirilebilir olup diğer parametreler sabit tutulurken değişken parametrenin son değere, sonuç fonksiyonuna, yani y kümesine olan etkisi incelenir. ceteris paribus dünyaca kabul görmüş tüm hipotez adımlarının temelindeki fikirdir.
devamını gör...
3.
iktisatta bir ihtimal üzerine giderken "diğer tüm veriler sabit iken" anlamı taşır.
devamını gör...
4.
tr. diğer tüm değişkenler sabitken
"ceteris paribus, hızlı koşan at yavaş koşan attan daha iyidir." denilebilir örnek olarak.
ya da başka bir örnek: "para basarsanız, ceteris paribus, paranız değer kaybeder."
ya da biraz fantezi yapmak icap ederse; "ceteris paribus, ziyaretin kısası makbuldür" de diyebilirsiniz fakat bu yanlış anlamalara yol açabilir. çünkü doğrusu, ziyaretin kısas'ı, yani karşılıklı olanı makbüldür olacaktır. tabi bu yanlışlık ceteris paribus'tan kaynaklanmaz.
ceteris paribus'u anlayan kişi, aslında zihinsel bir sıçrama yaşar. (bkz: leap of faith). tartışmalarda ortak bir sonuca ulaşamayışımızın sebebi işte o seviyede olmayışımızdır. çünkü hep "sana katılıyorum ama şu da var", "haklısın ama buna ne diyorsun" gibi argümanlarla tartıştığımız şeyden uzaklaşır, başka konulara yelken açarız. yaptığımız tartışma, bir açıdan sesli düşünme mastürbasyonu haline gelir. (bkz: beyin fırtınası). özeleştiri yapanlar tartışmalardan zevk alır. ama aşk, bir sahip olma aktivitesine dönüşmüş ise, her zaman objeleştirilen bir taraf da olacaktır. yani tartışmalarda aşağılık duygulara kapılıp seslerini yükseltenler... en sonunda karşıdakine "abi ceteris paribus diyorum anlamıyor musun" serzenişleriyle karşı çıkmak icap etse de, gerçekliğin önüne geçen önyargıların dünyasında hayatta kalmak için sesi çok çıkanın söylediğine katlanarak yaşamaya devam ederiz.
sonuç olarak ceteris paribus önemlidir. severiz kendisini. ama hayatı o denli bilimselleştirdiğimizde rengini kaybeder mi? diye de sormamak, ceteris paribus, hiç de hoş olmayacaktır. o yüzden yaşasın delilik.
"ceteris paribus, hızlı koşan at yavaş koşan attan daha iyidir." denilebilir örnek olarak.
ya da başka bir örnek: "para basarsanız, ceteris paribus, paranız değer kaybeder."
ya da biraz fantezi yapmak icap ederse; "ceteris paribus, ziyaretin kısası makbuldür" de diyebilirsiniz fakat bu yanlış anlamalara yol açabilir. çünkü doğrusu, ziyaretin kısas'ı, yani karşılıklı olanı makbüldür olacaktır. tabi bu yanlışlık ceteris paribus'tan kaynaklanmaz.
ceteris paribus'u anlayan kişi, aslında zihinsel bir sıçrama yaşar. (bkz: leap of faith). tartışmalarda ortak bir sonuca ulaşamayışımızın sebebi işte o seviyede olmayışımızdır. çünkü hep "sana katılıyorum ama şu da var", "haklısın ama buna ne diyorsun" gibi argümanlarla tartıştığımız şeyden uzaklaşır, başka konulara yelken açarız. yaptığımız tartışma, bir açıdan sesli düşünme mastürbasyonu haline gelir. (bkz: beyin fırtınası). özeleştiri yapanlar tartışmalardan zevk alır. ama aşk, bir sahip olma aktivitesine dönüşmüş ise, her zaman objeleştirilen bir taraf da olacaktır. yani tartışmalarda aşağılık duygulara kapılıp seslerini yükseltenler... en sonunda karşıdakine "abi ceteris paribus diyorum anlamıyor musun" serzenişleriyle karşı çıkmak icap etse de, gerçekliğin önüne geçen önyargıların dünyasında hayatta kalmak için sesi çok çıkanın söylediğine katlanarak yaşamaya devam ederiz.
sonuç olarak ceteris paribus önemlidir. severiz kendisini. ama hayatı o denli bilimselleştirdiğimizde rengini kaybeder mi? diye de sormamak, ceteris paribus, hiç de hoş olmayacaktır. o yüzden yaşasın delilik.
devamını gör...
5.
iktisatçıları krize sokan bu terim, aynı zamanda bilim felsefecilerinin de odak noktalarındandır.
deneysel araştırmalardaki bağımlı değişken dışında sabit olan bütün değişkenler, yani bağımsız değişkenlerdir. birden çok değişkenin var olduğu ve bu birden çok değişkenin etkilediği olay hakkında araştırma yaparken, inceleneni etkileyen tüm değişkenleri kullanarak bi sonuca ulaşmanın imkansız olması sebebiyle, bir değişken dışında diğer tüm değişkenlerin sabit tutulduğu varsayımlardır. bilimsel teori, hipotez ve araştırma böyle yürüdüğü için, bilim felsefecileri ortaya çıkar ve der ki : ''hoop hemşerim nereye.... bu işte bir irrasyonellik var birader bu iş böyle olmaz, siz bize bilim dediniz, ilim irfan dediniz, paradoks yok metafizik yok inanç yok dediniz. bu ne len o zaman köftehorlar'' diyerek konuya müdahil olmuşlardır. bilimciler(scientism) ve naiv bilim adamları bilimin objektifliğine zarar geleceği refleksiyle gerekçeler sıralandırsa da, bilim felsefeci abilerimiz, bilimin metafizikle yapılabileceğini, hatta bilimin dayanağının metafizik olduğunu, hatta ve hatta bilimin, dünyayı anlayabilmek için üretilmiş teorik bir dil olduğunu söylemişler. nerden bakılsa çok şık harekettir. alnından öpülesi bir cesarettir zamanının en büyük otoritesine kafa tutabilmek.
deneysel araştırmalardaki bağımlı değişken dışında sabit olan bütün değişkenler, yani bağımsız değişkenlerdir. birden çok değişkenin var olduğu ve bu birden çok değişkenin etkilediği olay hakkında araştırma yaparken, inceleneni etkileyen tüm değişkenleri kullanarak bi sonuca ulaşmanın imkansız olması sebebiyle, bir değişken dışında diğer tüm değişkenlerin sabit tutulduğu varsayımlardır. bilimsel teori, hipotez ve araştırma böyle yürüdüğü için, bilim felsefecileri ortaya çıkar ve der ki : ''hoop hemşerim nereye.... bu işte bir irrasyonellik var birader bu iş böyle olmaz, siz bize bilim dediniz, ilim irfan dediniz, paradoks yok metafizik yok inanç yok dediniz. bu ne len o zaman köftehorlar'' diyerek konuya müdahil olmuşlardır. bilimciler(scientism) ve naiv bilim adamları bilimin objektifliğine zarar geleceği refleksiyle gerekçeler sıralandırsa da, bilim felsefeci abilerimiz, bilimin metafizikle yapılabileceğini, hatta bilimin dayanağının metafizik olduğunu, hatta ve hatta bilimin, dünyayı anlayabilmek için üretilmiş teorik bir dil olduğunu söylemişler. nerden bakılsa çok şık harekettir. alnından öpülesi bir cesarettir zamanının en büyük otoritesine kafa tutabilmek.
devamını gör...
6.
iktisadi analizleri grafiğe dökebilmek için, bağımlı değişkeni etkileyen bağımsız değişkenlerden biri hariç tümünün sabit kabul edildiği varsayımdır.
tersi için: (bkz: mutatis mutandis)
tersi için: (bkz: mutatis mutandis)
devamını gör...
7.
devamını gör...
8.
sadece iktisatta değil her bilim dalında kullanılır. elektrik mühendisliğinde tasarım yaparken mevcut değişkenlerin hepsini aynı anda göz önüne alsak işin içinden çıkamayız. o yüzden "diyelim ki gerilim sabit kalsın sıcaklık artıyor" diye bakarız olaya.
gerek iktisatta, gerekse elektrikte, eminim ki diğer mühendislik dallarında da analizlerin yanlış olmasına neden olan bir yaklaşımdır.
gerek iktisatta, gerekse elektrikte, eminim ki diğer mühendislik dallarında da analizlerin yanlış olmasına neden olan bir yaklaşımdır.
devamını gör...
9.
esasında bir ekonomi terimi olsa da felsefede kişilere bir fikir sezdirilmek istenildiğinde anlatılan olay örgüsünün değişmez ve bu şekilde kaldığı taktirde ancak anlamlı olduğunu belirten ilkedir. "örneğin bir sınıfta öğretmensiniz ve öğrencilerinizden birisi gerçekten de size hayatın sırrını vereceğini ancak tek bir şartı olduğunu söylüyor" diye bir düşünce deneyi gerçekleştirirken, cevap olarak "iyi de ben öğretmen olamam ki hiç sevmem" ya da "benim öğretmen olduğum sınıfta hangi öğrenci bana şart koyacak" tarzı karşı çıkışların anlamsız olduğunu, lütfen uyum sağla demeyi hatırlatır.
devamını gör...