dram / gizem / yerli / gain dizisi
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

başrollerinde yiğit özşener ve rıza kocaoğlu'nun yer aldığı, rosenhan deneyi'ni tekrar canlandırmaya çalışan mert güngel isminde bir psikiyatristin yaşadıklarını konu alıyor.

konu ilgi çekici ve güçlü bir konu. senaryo ve kurgu olarak altından kalkabilirlerse ortaya çok iyi bir iş çıkar. özşener ve kocaoğlu beğendiğim oyuncular. psikolojik gerilim türünde iyi bir dizi ortaya çıkar umarım.

yönetmenliği murat can oğuz yaparken, senaryoyu murat can oğuz ve ayberk çınar yazıyor. ilk bölüm 29 eylül'de gain'de olacak.

ilk bölümü izleyeceğim. izledikten sonra güncellerim burayı. dizinin fragmanı için buradan

rosenhan deneyini merak edenler için buradan
devamını gör...
bu başrol oyuncularına ve bu senaryoya rağmen başarılı olamamış bir dizi. kanımca. başrol oyunculuklar da dahil bütün oyunculuklar başarısız geldi bana. kara komedi gibi bir tarz benimsenmiş ama ortaya çıkan iş ne kara ne komedi.
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


cezailer, most production imzalı, ilk bölümü 29 eylül 2022 tarihinde yayımlanan, yönetmenliğini murat can oğuz'un üstlenip senaryosunu ayberk çınar'la birlikle yazdığı, başrollerini yiğit özşener ve rıza kocaoğlu'nun paylaştığı dram türündeki türk internet dizisidir.


niye olumsuz yorum aldığını anlayamadığım, " yav siz çıtayı nereye koymuştunuz da bu kadar yıkıldınız?" diyesim gelen, gain'de yayınlanan türk dizisi; diyerek başlıyormuşum ben de gömmeye *. hayır gömmeyeceğim; tamam tamam ben de gömeceğim ama öveceğim de çünkü böylesi işleri görmeyi, sürekli aynı konuların lacivertini işleyip duran, psikolojik dramın dibini sıyırıp milletin ruh sağlığına göz diken ve diğer tüm çarpık ilişkili türk dizilerini görmeye yeğlerim.***

her ne ise efenim, konusu güzel, konusu alıştığımız türk dizilerinden farklı, oyuncu kadrosu güzel, oyunculukları da ayrıca beğendiğimi söyleyebilirim ki gözüme batan birkaç sahne, birkaç abartı hal haricinde gayet de aktı gitti. evet, bazı sahneleri fazla zorlamaydı* ama o kadar kusur kadı kızında da olur. ayrıca "belgeselciler" paslaşmasıyla, the office tadını da almadım değil, geçti o tat bana, sizi bilemiycim. dizi boyunca kullanılan müzikler ve seçilen renkleri de ayrıca beğendim. insanı yormayan, çıtır çerezlik bir dizi ve bence göz atmaya değer yerli dizilerimizden.

konusunu şey edeyim hemen:
şimdi bir tane psikiyatrımız var ve kendisi rozenhan deneyi yapmak için, bir ruh sağlığı hastanesine, hasta kılığında girmeye karar veriyor. deneyi uzun uzun okuyamam diyenleriniz için hemen amacı özetleyeyim; "acaba hastalara koyulan tanılarda ne kadar isabetliler, hasta-sağlıklı ayırımını yapabiliyorlar mı bakalım" diyerek ortamı gözlemleyecek işte bu psikiyatr arkadaşımız kağıt üzerinde bir teşhisle girip, içeride sağlıklı davranarak. ancak işler bir noktada, bir sebepten ters gidiyor efenim; psikiyatr mert, kliniğin kendi halinde hastaları arasına yatışını beklerken, kendisini suça karışmış, tehlikeli mental hastaların tutulduğu, tam kapalı bir binanın içinde buluyor.

neden o bölümde olduğunu anlayamayan psikiyatr mert sorgulamaya başlıyor; gerçekten bir deney için içeri girdi de bir yanlışlık mı oldu, yoksa söylenenler gibi bir psikozu sırasında hatırlayamadığı, ağır bir suç işlediği için mi bu bölümdeydi ve gerçekte, kendini psikiyatr sanan bir akıl hastasıydı da düzenli ilaç kullanmaya başladıkça mı kendine geliyordu?

şimdi accık eleştireyim:

şimdi, içeri giren bir psikiyatrdan bahsediyoruz ki ben daha dirençli olmasını umardım kendisinin. donanımlı olacağı için mental sağlığını korumada daha başarılı bir duruş sergileyeceğini düşündüm ve fakat bizim mert çok çabuk çözüldü. herhalde -cezailer'den biri gece uykumda gözümü neyim oyar- diye mi korktu noolduysa, bi kafayı yedi bizimki çabucak. tabii vurulan ilaçlar da çabuk çözmüş olabilir, bilemedim.

kafa karıştırmaya çok oynamışlar gizemli kalsın diye, "kendini psikiyatr mı zannediyor, gerçekten hasta herhalde?" demeniz için vermişler gerilimi ve fakat daha dizinin en başında belli adamın sağlam kafa girdiği içeri. biraz dikkatli bir izleyiciyseniz, üzerine atılan suçla yatışı gerçekleşecek birinin, arkadaşının arabasından inip sallana sallana hastaneye girişine müsaade edilmeyeceğini yakalarsınız ve üstelik bu video kaydı arkadaşının gözünden aktarılıyor. polis eşliğinde girmesi gerekirdi efenim ya da mert'in kendi gözünden bir giriş verilmeliydi ki "psikoz mu?" demeliydik. demeliydim yani... demedim, diyemedim. en baştan açık bir gizemi(!) izledim ancak cezailer muhabbeti sardı, kapatamadım.

polis sorgusu sahneleri nasıl klişe, nasıl yapaydı, nasıl bilindikti anlatamam. zorlama birkaç espri ile de birleşince, bir miktar cringe olduğumu itiraf edebilirim. amerikan polisi mi bu?

tamam über gerçekçi bir dizi beklemiyordum da efenim (içeride belgeselciler geziyor, ne über gerçekçiliği ahsh) ama yani haber bülteni sahneleri; yapmayın. valla yapmayın öyle haber bülteni sahnesi bir daha, diziye geri odaklanana kadar zorlandım. polislerin baskın yapacağı haberini vermek nedir? bu nasıl bir iştir? baskın yapılır, ters kelepçe birileri götürülürken suratları buzlu muzlu çekersiniz ya da öyle bir şeyler anca. ayrıca büyük bir uyuşturucu çetesine filan eş zamanlı operasyona gidilmiyor ki sizin de haberiniz olsun da devasa devasa ilan edin, kıçı kırık iki psikiyatrı gözaltına almaya gidiyor polisler... ne bu tantana? neyse, izlerseniz görürsünüz zaten, gözüm kanadı efenim gözüm.

şimdi psikozlu hastalardan bahsediyoruz, cezai ehliyeti yok, 7 cinayet işlemişine kadar aynı mekandalar; efenim ortalıkta kalemler, künt cisimler, sabitlenmemiş dolaplar, cam bardaklar filan var efenim. nasıl yani? yürek mi yediniz siz? ayna mayna var ki zaten bir sahnede o aynayı kırıp kendisini yaralamayı deneyecek esas oğlanımız. yani... bilemedim bu noktada da kafam karıştı ve dizinden gerçekçilik beklemeyi iyice bıraktım.

psikiyatr mert, kendi el yazısını tanıyamıyor efenim. onun adına klinik şefi, not defterini dolduruyor ki kendisini 3 aydır yatılı hasta zannetsin kafayı iyice kırsın mert garibi diye ama bizim mert, kendi yazısı ile farklı birinin yazısını ayırt edemiyor, bir haftada o hale geliyor. neyse, adama hayvan gibi ilaç verdiler, olur o kadar bulanık görmeler, kafa karışıklıkları dedim, bir mantığa oturttum sonra. ama az sorgulayaydı be; hemen kabul etmeyeydi, eyiydi.



dram yazmışlar türüne de, siz yüzeysel bir kara komedi gibi bakarsanız diziye, keyif alırsınız. karikatürize edilmiş "deli" halleri ve aralarındaki sohbetler fena değildi.
tanıtımı da şuraya iliştireyim:


keyifli seyirler.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim