çocukken dünyayı görme şeklimiz
başlık "uykusuzkahve" tarafından 03.12.2020 16:32 tarihinde açılmıştır.
21.
dünya pembe bir toz bulutuydu..
pembesi gitti tozu kaldı..
üstüm başım toz içinde, önüm arkam pus içinde..
zambak zumbak dön arkana iyi bak..
anladım ki halen çocuk kalan bir tarafım var.
pembesi gitti tozu kaldı..
üstüm başım toz içinde, önüm arkam pus içinde..
zambak zumbak dön arkana iyi bak..
anladım ki halen çocuk kalan bir tarafım var.
devamını gör...
22.
onu tam tarif edemem ama hala ufuk çizgisine ulaşıp bulutlara dokunabilmiş değilim.
devamını gör...
23.
futbol sahası olarak.
devamını gör...
24.
çoğu şeyden büyüleniyordum. artık aşırı zor beğenen bir tipim. ahaha.
devamını gör...
25.
20li yaşlar çok havalı çok mük geçecek sanıyordum. bir an önce 20li yaşları yaşayayım istiyordum ancak gelmiyordu bi türlü o yaşlar. onun haricinde 30-40 yaşındaki insanları çok büyük çok yaşlı sanıyordum. oha diyodum 30 yaş ne. çok büyükler, ben 30 olana kadar ohooo.
şu an 30 bitmek üzere. 3-5 güne osbir olacağım. 20li yaşlarım fena değildi ama hayal ettiğim kadar iyi de değildi. 18 sonrasının geçiş hızı inanılmaz oldu.
şu an 30 bitmek üzere. 3-5 güne osbir olacağım. 20li yaşlarım fena değildi ama hayal ettiğim kadar iyi de değildi. 18 sonrasının geçiş hızı inanılmaz oldu.
devamını gör...
26.
dünyanın yuvarlak olduğunu bir şekilde anlamıştım. ancak gökkuşağının altından geçilemiyeceğini kimse bana söylememişti. deli gibi koşardım gökkuşağına doğru altından geçeceğim diye.
devamını gör...
27.
yetişkinler kent içi yerleşimlerde boş arazi-arsa gördüğünde "üff ulen şurası benim olacak ki müteahitte verip köşeyi döneyim" gözüyle bakardı. biz o arsayı top sahasına çevirirdik. türkiye gibi gelişmekte olduğu iddia edilen ülkelerde sürekli bir şeyler inşaat halindedir. biz de rengi beyaz ya da açık ne olursa olsun araklardık o inşaatlardan, o arsaya futbol sahası çizgileri çekerdik. gördüğümüz her mandalina ya da erik bahçesine dalardık, maymun gibi ağaçlara tırmanıp ceplerimizi doldururduk. anamız babamız da alıyordu bunları ama yaptıklarımızın heyecanı başkaydı.
*** *** ***
konuyla ilgili film isteyenler için, piano piano bacaksız:
*** *** ***
konuyla ilgili film isteyenler için, piano piano bacaksız:
devamını gör...
28.
benim çocukluğum -şanssızlık işte!- küçüklüğüme denk geldi, belki o yüzdendir..! düşünüyordum ki, yıllara bağlı olarak ben büyüsem bile, benimle birlikte çevremdeki herkeste o kadar büyüyeceğine, aramızdaki yaş farkı hiç kapanamayacağına göre "ben nası büyük adam olcam"
doğrusu, ölüm diye bir şeyde olduğunu sonradan öğrendiğimde de mutlu olduğumu söyleyemem.
doğrusu, ölüm diye bir şeyde olduğunu sonradan öğrendiğimde de mutlu olduğumu söyleyemem.
devamını gör...
29.
şu trafik canavarı resmi vardır bildiniz onu işte , onun gerçek olduğunu sanıcak kadar saf ve masum çocuklardık . ne hale geldik .
devamını gör...
30.
masum
çocukluğunda hissettiğin şeyler de masumdur. dünyanın yüklerinden uzak, her şeyin daha kolay olduğu zamanlar.
kedilerin kız köpeklerin erkek olduğu dönemler işte*
çocukluğunda hissettiğin şeyler de masumdur. dünyanın yüklerinden uzak, her şeyin daha kolay olduğu zamanlar.
kedilerin kız köpeklerin erkek olduğu dönemler işte*
devamını gör...
31.
çocukluk, yani küçük olmak.
küçük olduğu için bir çocuk her şeyi olduğundan daha büyük görür. oynadığı sokakları daha geniş, ebeveynlerini daha büyük ve hayallerini de daha büyüleyici sanar. büyüdüğünde fark eder ki ne o oynadığı sokaklar geniştir ne ebeveynleri o kadar uzundur ne de hayalleri mutluluk vericidir. her şey daha basit, daha sıradan ve renksizdir.
küçük olduğu için bir çocuk her şeyi olduğundan daha büyük görür. oynadığı sokakları daha geniş, ebeveynlerini daha büyük ve hayallerini de daha büyüleyici sanar. büyüdüğünde fark eder ki ne o oynadığı sokaklar geniştir ne ebeveynleri o kadar uzundur ne de hayalleri mutluluk vericidir. her şey daha basit, daha sıradan ve renksizdir.
devamını gör...
32.
beyaz guvercini melek saniyordum. hani gorunmuyorlardi diye çıldırıyordum.
devamını gör...
33.
tozpembe haliyle. daha renkli, daha canlı şekilde görüyorduk. çünkü biz kuşak olarak sokaklarda, bahçelerde büyüdük. cıvıl cıvıl, ufak şeylerden eğlenen çocuklardık onun için çokça hayal kurabiliyorduk, daha masalsı yaşıyorduk. ben kendi açımdan söyleyecek olursam yapmışlığım çok çocukken... şu anki yaşlarımı sıkça hayal ederdim, şunu yapacağım, şöyle olacak vs. diye çok fikir geçirirdim aklımdan. o fikirleri de uygulamak için elimizden gelen çabayı gösterdik ama tam anlamıyla başarılı oldum mu bilemiyorum.
ama yaşam gelip geçtikçe öyle olmadığını da gördük, yıpratıcı süreçler, sosyolojik bozulma bize o hayallerin gerçekten bir bulut gibi olduğunu gösterdi. tamamen hayal kırıklığına uğradık. gelinen noktada her şeyi daha minimize ederek daha realist süreçlerin içine girdik, maalesef bunu üzülerek söylüyorum ama var olduğumuz yer bizi buna itiyor, itti... her şeyin sonunda pişmanlıklar, yaşanmışlıklar, yaşanmamışlıklarla dolu bir düşünce sürecinin hakim olduğu, her şeyi daha fazla sorguladığım bir gençlik döneminin içine girdim.
ama yaşam gelip geçtikçe öyle olmadığını da gördük, yıpratıcı süreçler, sosyolojik bozulma bize o hayallerin gerçekten bir bulut gibi olduğunu gösterdi. tamamen hayal kırıklığına uğradık. gelinen noktada her şeyi daha minimize ederek daha realist süreçlerin içine girdik, maalesef bunu üzülerek söylüyorum ama var olduğumuz yer bizi buna itiyor, itti... her şeyin sonunda pişmanlıklar, yaşanmışlıklar, yaşanmamışlıklarla dolu bir düşünce sürecinin hakim olduğu, her şeyi daha fazla sorguladığım bir gençlik döneminin içine girdim.
devamını gör...
34.
hepinizi ananaslı jelibon olarak gorurdum;)
devamını gör...
35.
şimdikinden farksız. bütünüyle bana düşman olarak görüyordum ve görüyorum. nereye gidersen git, her gittiğin yerde kör tuttuğunu işte. bu dünya kadar eski bir hikayedir. sonunu herkes biliyor zaten. her yerde bir iktidar olma arzusu, tiksinç bir diş geçirme çabası, ahmakça rekabet. sonunda hepsi çöp. komik desen değil, hüzünlü bir yanı da yok. bunların hepsi algısal değişken. alışıyor insan.
devamını gör...
36.
dünya bana çok büyük gelirdi. babam kocamandı. o büyük dünyada zaman geçmek bilmezdi. çok oynardım, çok eğlendirdim, çok incelerdim, çok sıkılırdım. kimse bizimle etkinlik falan yapmazdı, temel ihtiyaçlarımız karşılanır, bakımımız yapılır ve çocukluğa salınırdık.
devamını gör...