bir heideggeryen terim olarak dasein... kıtacılar tarafından yorumlandıkça yorumlanan, teist ve ateist felsefecilerin ucundan tutmaya çalıştıkları, heidegger hayattayken bile insanların net olarak konumlandıramadığı bir kavram. uğraşanlar kant'a kadar geri götürüyo bu kavramın tarihini ama böyle şeyler tamamen anakronik kanımca.

''being there''('burada'laşan varlık) olarak çevrilebilir. (bu tarz kelimelerin tercümeleri gerçekten çok problemli olmakta. varlık ve zaman kitabını okuyacaklar mümkünse aziz yardımlı çevirisi okusunlar) heidegger ''sein und zeit''* adlı kitabında batı metafiziğini ters çevirecek bir kavramı bize gösterir. modern felsefenin kurucu öğesi olan özne-nesne ayrımına, dolayısıyla epistemoloji-ontoloji ayrımına kuvvetli bi saldırıda bulunur. hatta hocası *husserl'ın fenomenolojisine de saldırır.* heidegger kendi dasein kavramını inşa ederken ilhamını frenz *brentano'nun, aristoteles'in metinlerinde geçen ''var olan'' kelimesine getirdiği farklı yaklaşımlardan alır.

bazıları için kabul etmek zor olsa da heidegger inançsız bi adamdı. kitaplarında ''kutsal olan''a pek çok atıf olması okur ve yorumcuları yanlış yönlendirse de, husserl'ın mantık araştırmaları kitabından çok etkilenmiş ve tanrısız bir dünyanın mümkün olabileceğine inanmıştı. heidegger'in dasein kavramını anlamak için bu kısım çok önemlidir kanımca. çünkü ben sartre'ın felsefesiyle heidegger felsefesi arasında pek bi fark görmüyorum.

varlık ve zaman'da bahsedilen dasein için öncelikli olarak bilinmesi gereken, dasein ile kastedilenin kozmoloji ve matematiğin uç noktalarında bulunan en 'ontolojik varlık' değil, gündelik varlıktır. pratik ilgiyle alakalı olandır. pratik ilgi, tefekkürden önce gelir ona göre. dünya kusursuz işleyen bir makine değildir. sürekli engel çıkartan ve bize ayak direyen şeylerle doludur. insan da tam bunun ortasında kalmıştır. heidegger okurlarına bu durumu yansıtmak ister. dasein böylesine bi mücadeleye 'fırlatılmışlık''tır aynı zamanda.

son olarak, heidegger das man kelimesini 'ben' *olarak karşılar. das man'ın belirli bir kimliği yoktur. das man hepimizizdir aslında. gaflete düştüğüm zamanlarda das man benim yerime karar alandır. düşünme edimindeki kusur, das man'ın bizim yerimize karar vermesini sağlar ki, heidegger'e göre sıradanlık budur. şayet ben das man'a karşı direneceksem, 'kendi' vicdanıma hesap verebilmem gerekir. dasein'de bu vicdanın sesi, hristiyan anlayışındaki gibi tanrı'dan gelmez, yine insanın kendisinden, varoluşun kaynağından gelir.
devamını gör...
dasein heidegger felsefesinin en temel kavramıdır ve ontolojik bir fenomendir. insani varoluşun kendi varlığının bilincine kavuşmuş halidir. ancak dasein'ın uyanışı vardır. bunu açıklamadan önce heidegger'in dasein'ın kimliği için kullandığı kavramları sıralayalım.

1- dünyaya-fırlatılmış-varlık
2- orada-varlık
3- kaygı-duyan-varlık
4- ölüme-doğru-varlık
5- otantik-varlık

peki bu kavramlar dasein'ın nasıl karakterini oluşturur?

insan günlük hayatın içinde bir yerde ölüm fenomenini fark eder. öleceğini anlar ve ölüm dolayımıyla belli bir zamansallığı olduğunu fark eder. ve bu da yapabileceklerini bir sınırı olacağı ve bu sınırın bilinmeyen bir zamana tabi olmasından ötürü kaygıyı ortaya çıkarır. yani insan öleceğini fark edip, zamansallığıyla yüz yüze gelince ben ne yapacağım kaygısına girer. işte o anda o artık dasein olmuştur. çünkü bu kaygı onun kendi varlığını kendine sorun etmesini sağlamıştır ona soru sordurmaya başlamıştır. ve dasein artık kendini kendine sorun edinirken nihai hedefi tam otantikliğine kavuşmaktır. ki heidegger'in burada tam otantikliğinden kastının insani varoluşun bütün yapısını kavrayıp ona göre şekillenmek olduğunu görüyoruz. ancak burada karşımıza küçük bir handikap çıkıyor. çünkü dasein tam otantikliğine ancak ölüm fenomeni ile kavuşabilir ama öldüğü zaman artık var olmayacağı için otantikliğinden söz edemeyiz.

yani aslında tek arzusu otantikliğine kavuşmak olan ve bütün hayatını buna göre yaşayacak olan dasein asla bunu başaramayacak olduğu halde bunu yapmaya devam eder. çünkü dünyaya fırlatılmışlığın bütün yükü kendisini eylemlerinden sorumlu kılar ve ölüm fenomeni ile gelen zamansallık farkındalığından sonra dasein, bu sürede tüm sorumluluğu kendine ait olan bir "ne yapacağım" kaygısı duymaya başlar. ve bu kaygının bir geri dönüşü yoktur. bu nedenle asla elde edemeyeceği ama oldukça yakın olabileceği otantikliğinin peşine düşer.
devamını gör...
alman filozof karl jaspers'ın önemli fikirlerinden olup; martin heidegger'in varlık ve zaman eserinde kullandığı bir sözcük olup almanca'da orada olmak/ varoluş gibi anlamlara gelir.


terim ilk kez alman filozof karl jaspers tarafından kullanılmıştır. jaspers'e göre insan varlığının iki farklı düzeyinden birincisini, onun mekansal ve zamansal boyutunu tanımlar. varlık veya nesneleşmiş insandır.

dasein toplum içindeki varlık, yerini başkasının alabileceği parçacıktır.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim