1.
"ah, nişancı! gailesiz uyan şeytana. namluya sür sihirli mermini zira cehennem kapısının önünde mükerreren geleceğiz bir araya."
libretto'su johann friedrich kind tarafından august apel'in korku antolojisi gespensterbuch'daki ilk hikaye olan -ve operaya ismini veren- der freischütz'den uyarlanarak 1810-1817 yılları arasında yeniden yazılan ve prömiyeri 1821 yılında schauspielhaus'da yapılan üç perdelik carl maria von weber operası. mevcut janr karmaşası, operanın uyarlama sırasında geçirdiği değişimler ve germen folklorunun bu türün üzerindeki etkisini der freischütz ekseninde sırasıyla inceleyelim.
öncelikle belirtmek gerekiyor ki opera her ne kadar romantik opera olarak geçse de aslında burada ufak bir karmaşa var gibi görünüyor. kritik bir önemi olmasa da opera ile ilgilenenler bunun bariz bir hata olduğunu direkt fark edeceklerdir. tüm bu janr karmaşasının temeli; alman, italyan, fransız ve ingiliz operasının tam olarak aynı şartları karşılamasa bile pek çok türe benzer isimler vermesinden ve dilimizde bu konuda yeterli bir terminoloji oluşturulmamasından ileri geliyor. konuyu çok dağıtmak ve olayı bulandırmak istemiyorum lakin konusu açılmışken ufak da olsa bahsetmek gerekir. müzik eleştirmeni john hamilton warrack'ın 1992 yılında basılan the oxford dictionary of opera'sına göz gezdirmek bunun basit bir cevabını veriyor esasında ki yanılmıyor isem konuyla ilgi wikipedia sayfasında da aynı örnek üzerinden ilerlenmişti fakat kaynak belirtilip belirtilmediğine dair ya da benzeri bir hususta bir bilgim yok.
aslında komedi bu örneklem için biçilmiş kaftan sayılır. italyan geleneğinin komedi janrı divertimento giocoso ya da başka bir deyiş ile opera buffa/opere buffe üzerinden ele alalım bu janr karmaşasını. opera buffa, sıklıkla fransız geleneğinin bir parçası olan opéra bouffe/opéras bouffes ile karıştırılır oysa fransız geleneğinde opera buffa'nın karşılığı opéra bouffon'dur ancak isimler öylesine benzerdir ki birbiri ile alâkalı olup olmamasına bakılmaksızın bu türler birbirinin yerine kullanılır. ki yine fransız geleneğinin bir parçası olan comédie en vaudevilles ya da başka bir ifade ile vodvilli komedi olan opéra comique ile opera buffa sıklıkla birbirinin başka dilin terminolojisindeki karşılıkları olarak görülür oysa ki aralarında katı farklılıklar mevcuttur. düşünün ki bu karmaşa gelişmiş terminolojilere sahip dillerde yaşanan bir problem. oysa ki dilimizde daha da sadeleşip birbirine karışıyor ve yalnızca komedi, trajedi gibi sınıflandırmalarla sınırlandırılıyor. bundan ötürü yalnızca trajedi, komedi yahut romantik gibi tanımlar yetersiz geldiğinden janrlar orijinal dillerinde ifade edilme gereği duyarlar. bu yüzden bu kabil durumlarda romantik opera yerine alman geleneğindeki orijinal janr ismi tercih edilerek romantische oper kullanılmalıdır çünkü ne yazık ki dilimizde bu türleri kesinkes ayıracak bir terminoloji oluşturulmamıştır. esasında işin özü düşünüldüğü gibi snobluk yapmaktan ziyade kavram karmaşasının önüne geçmektir.
gelelim 19. yüzyıl erken romantische oper janrının en kesin örneklerinden biri olan der freischütz'e. weber ve kind'ın daha doğrusu apel'in üzerine eğildiği 'büyülü mermiler kullanan nişancı/atıcı' teması; gotik korku, okültizm ve gotik romantizm ile ilgilenenlerin az çok bildiği gibi apel'in onu kağıda dökmesinden çok daha öncesine dayanan yerel efsanelerden biri. daha önce bu janrlar hakkında bilgi sahibi olmayanlar için ise kısaca göz atmak lazım geliyor.
freischütz efsanelerinin temeli freikugeln'e dayanır. her varyasyonda farklı motifler tercih edilse de freikugeln, efsanenin ana öğesidir. tam çevirisi ne yazık ki mümkün değil ama biz şimdilik freikugeln'i sihirli mermiler olarak çevirelim. kaynak olarak orta çağ avrupa bilimi hakkında çalışmalar yapmış olan ulrich müller dolayısıyla elke maria loenertz ve erzählforschung lutz röhrich'in derlemelerini esas alacağım. erzählforschung'un tam bir karşılığı dilimizde -benim bildiğim kadarıyla- yok o yüzden basit bir tanım yapmak gerekirse yerel efsane, folklor ve masallar üzerinde araştırma yapan uzman diyebiliriz sanıyorum. ki yine alman halkbilimci rolf wilhelm brednich'den de alıntılar yapacağız.
freischütz efsanesi basit bir mantık ile açıklanabilir. ana tema; şeytanla yapılan anlaşma sonucunda sihirli mermiler elde ederek attığı her şeyi vurabilen farazi bir nişancı ile ilintilidir. yalnız, son mermi daima şeytana hizmet eder ve nişancı bu mermiye yön veremez. şeytan -kimi kaynaklarda şeytanın hizmetkârı bir iblis- ile yapılan anlaşma bu sihirli mermileri elde etmek için koşul olarak sunulsa da farklı anlatılar da mevcut fakat ilk olarak bu anlaşma koşullarına bir bakalım. daha sonra tarihsel düzlemde bu efsanenin kökenini oluşturan olaylara da göz atacağız.
bu anlaşma, standart demonic ayinler ile benzer bir çerçevede ilerliyor. yerel efsaneler; hayvanlara ait hayati önem arz eden sakatatlar, insan kanı ve bir dizi dini materyaller kullanılarak kutsal günlerde bu anlaşmanın yapılabileceğinden söz eder. elbette bu anlaşma illa ki sihirli kurşunlar dökmek üzerine de şekillenmemiştir. burada biraz soluklanalım çünkü orta çağ alman hukukuna giriş yapacağız.
frevel terimini açıklayarak başlayalım. frevel, esasında kasıtlı işlenen suçları ifade etmek için kullanılsa da dini değerlere karşı işlenen suçları ifade ediyordu. yani bir bakıma 'küfür' ve 'günah' olarak nitelendirilen bir davranışı ifade etmek için kullanılan hukuk terimi ve işlenen suçun sonucunda kefaret ödemek yeterli geliyor. elbette bunu kefaret teolojisi, soteriyoloji ve kurtuluş doktirini hakkında daha geniş bilgi birikimi olan biri daha farklı ve ayrıntılı yorumlayacaktır. ne yazık ki benim bilgim bu hususta oldukça kısıtlı. devam edelim. esas aldığımız metinlerde frevel terimi açıkça kullanılıyor ancak ungericht terimi ile karıştırılması ve yanlış yorumlanması da oldukça yaygın bir yanlış anlaşılma durumu. ungericht'in cezası kati ve kesin olarak uzuv kesilmesi veyahut infazdır, bu noktada frevel'den ayrılır. temel farkı açıkladığıma inanarak ana konuya tekrar dönmem gerekirse eğer; birinin freischütz'e dönüşmesi için frevel terimini karşılayan suçlar işlemesi de kabul gören bir yöntemdi.
bunlar basitçe; sıradan mermiler ile haç veya benzeri kutsal materyallere üç defa bilinçli olarak ateş etmek, komün ekmeği veya meryem'in portrelerine bilinçli olarak zarar vermek gibi eylemleri kapsıyor. kişinin bu gibi davranışlardan sonra şeytanla anlaşma yaparak freischütz olduğu düşünülüyordu. elbette söz konusu olan sihirli kurşunlar olduğu için bu efsanenin ateşli silahlardan sonra ortaya çıktığını düşünmek kaçınılmaz lakin mitlere göz attığımız zaman şeytanla pazarlık yapan okçular da mevcut. bu da bizi efsanenin kökenini daha eskilerde aramaya itiyor. burada iskandinav mitlerindeki 'vahşi av' hakkında varsayımsal bir kaç bilgi de ediniyoruz zira daha kabiliyetli bir atıcı olmak için demonic bir güç ile anlaşma yapan atıcı, daima ölüyor ve öldüğünde vahşi av'ın bir parçası haline geliyor.
işin doğaüstü kısmından biraz uzaklaşarak tarihi olaylara ve meşhur cadı avına göz atalım. burada loenertz ve friedrich ranke devreye giriyor zira bilgilerin büyük çoğunluğunu der freischütz ein dämonischer schurke auf jagd ve ein früher beleg für den freischützglauben'den alacağız. yalnızca loenertz'in eseri hakkında bir sağlama yapabildiğimi söylemem gerekir, friedrich ranke ne yazık ki şahsi kitaplığımda yer almıyor bundan ötürü ranke'nin verdiği bilgiler hususunda internette yaptığım okumalara tabiyim.
1449'lu yıllara baktığımız zaman; basel'deki mahkeme kayıtlarında yer alan; boğularak idam edilen bir paralı askerin davasının detayları bize bu efsanenin tarihte uzandığı -bizim bildiğimiz kadarıyla- en eski tarihsel gerçekliğin detaylarını veriyor. askerin yargılanma sebebi; isa'nın gravürlerinden birine 3 el ateş ederek, kazandığı iddia edilen yeni atıcılık yetenekleri ile insanları infaz etmesinden ileri geliyor. biraz daha ilerlersek eğer 1499'da isviçre konfederasyonu ile habsburg hanedanı arasında çıkan svabya savaşının johannes lenz tarafından aktarılan vakayinamesinde yeni bir freischütz ortaya çıkıyor. savaş sırasında başarılı bir atıcılık örneği sergileyen bir yahudinin bu suçlama ile idam edildiği lenz tarafından kaydediliyor.
aslında burada dikkat çeken bir kaç unsur mevcut; ilki komün ekmeğine kasıtlı olarak zarar vermek ki bu basitçe aforoz sebebi ve cadı avında bir rehber olarak kabul edilen malleus maleficarum'da bu açıkça cadılık suçlamasıdır. burada freischütz efsanesinin bir nevi cadı avının yaygın olduğu dönemde ortaya çıktığını varsaymak yanlış olmayacaktır zira black mass (kara ayin) gibi katolik ayin parodisi olan ayinler de freischütz olmak için tercih edilebilir bir yol olarak ifade edilir. tabii burada konuyu oldukça genişleterek marquis de sade'in roman libertine ve gotik erotik kurgularından biri olan justine ou les malheurs de la vertu eserindeki black mass detayları ile freischütz efsanelerindeki ayinleri karşılaştırarak daha geniş ve ayrıntılı bir okuma yapılabilir lakin konuyu gereksiz yere uzatmaktansa daha sonra eseri kendi başlığında incelemek daha makul bir tercih. cadılık suçlamalarının temeline bakınca hristiyan çevrelerce dışlanmış olan yahut yahudi olduğu bilinen kimselere karşı bilinçli olarak işlenen suçlar ön planda bu da der freischütz efsaneleri cadı avı'na dayandırmak için küçük sebeplerden bir tanesi daha. biraz daha derini eşelersek eğer malleus maleficarum'daki 'bir hedefe büyülü oklar atarak, hedeflerini kolayca öldüren cadı' hikayelerini de bulabiliyoruz. bu da şeytanla anlaşma yapan atıcı motifinin kökeninin cadı avlarına dayandığı hakkındaki mevcut görüşü varsayımsal olmaktan çıkaracaktır diye düşünüyorum.
efsanenin kökeni hakkında bu kadar bilginin kâfi olduğunu düşünürsek; 1700'lerde otto von graben zum stein, 1800'lerde ise apel ve schulze tarafından yeniden ortaya atılan bu yerel efsane; weber ve kind tarafından muazzam bir incelik ile işleniyor ve yeniden eski popülaritesine kavuşuyor diyebiliriz. yalnız şunu söylemek gerekir; apel'in ortaya koyduğu varyasyonda freischütz wilhelm büyük bir felaketler zinciri ve mutsuz bir son ile cezalandırır hâlde görülüyorken, kind ve weber'ın operası gerçek bir romantizm ürünü. varyasyonlarına nazaran, weber ve kind ana karakter olan max'in kaderini talihsiz ve kötü bir son ile buluşturmuyor. aksine, caspar, max'in agathe'yi öldürmesi üzerine yaptığı planın başarısız olmasıyla lanetlenirken, max ise keşiş sayesinde ottokar'ın gazabından kurtularak kefaretini ödeme fırsatı yakalıyor.
opera hakkında ufak bir kaç bilgi vermek gerekirse; iblis samuel ile boyut kazanan faustvari unsurlarla bezeli olmasının yanısıra 30 yıl savaşlarının hemen sonrasında bohemya'nın mistik bölgelerinde geçen kurgu; temelde tüm klişelerden beslense bile sahnede devleşmeye oldukça müsait. özellikle aryalar şahanedir ve bunun temel sebebi karakterler her ne kadar masaldan fırlamış gibi olsa da kendi içinde çelişkiler taşıyan; grileşmeye yakın figürler olmasıdır.
birinci perdedeki korkunç güzel aryalardan birini de buraya eklemem gerekir muhakkak. keyifli dinlemeler.
hier im ird’schen jammerthal:
libretto'su johann friedrich kind tarafından august apel'in korku antolojisi gespensterbuch'daki ilk hikaye olan -ve operaya ismini veren- der freischütz'den uyarlanarak 1810-1817 yılları arasında yeniden yazılan ve prömiyeri 1821 yılında schauspielhaus'da yapılan üç perdelik carl maria von weber operası. mevcut janr karmaşası, operanın uyarlama sırasında geçirdiği değişimler ve germen folklorunun bu türün üzerindeki etkisini der freischütz ekseninde sırasıyla inceleyelim.
öncelikle belirtmek gerekiyor ki opera her ne kadar romantik opera olarak geçse de aslında burada ufak bir karmaşa var gibi görünüyor. kritik bir önemi olmasa da opera ile ilgilenenler bunun bariz bir hata olduğunu direkt fark edeceklerdir. tüm bu janr karmaşasının temeli; alman, italyan, fransız ve ingiliz operasının tam olarak aynı şartları karşılamasa bile pek çok türe benzer isimler vermesinden ve dilimizde bu konuda yeterli bir terminoloji oluşturulmamasından ileri geliyor. konuyu çok dağıtmak ve olayı bulandırmak istemiyorum lakin konusu açılmışken ufak da olsa bahsetmek gerekir. müzik eleştirmeni john hamilton warrack'ın 1992 yılında basılan the oxford dictionary of opera'sına göz gezdirmek bunun basit bir cevabını veriyor esasında ki yanılmıyor isem konuyla ilgi wikipedia sayfasında da aynı örnek üzerinden ilerlenmişti fakat kaynak belirtilip belirtilmediğine dair ya da benzeri bir hususta bir bilgim yok.
aslında komedi bu örneklem için biçilmiş kaftan sayılır. italyan geleneğinin komedi janrı divertimento giocoso ya da başka bir deyiş ile opera buffa/opere buffe üzerinden ele alalım bu janr karmaşasını. opera buffa, sıklıkla fransız geleneğinin bir parçası olan opéra bouffe/opéras bouffes ile karıştırılır oysa fransız geleneğinde opera buffa'nın karşılığı opéra bouffon'dur ancak isimler öylesine benzerdir ki birbiri ile alâkalı olup olmamasına bakılmaksızın bu türler birbirinin yerine kullanılır. ki yine fransız geleneğinin bir parçası olan comédie en vaudevilles ya da başka bir ifade ile vodvilli komedi olan opéra comique ile opera buffa sıklıkla birbirinin başka dilin terminolojisindeki karşılıkları olarak görülür oysa ki aralarında katı farklılıklar mevcuttur. düşünün ki bu karmaşa gelişmiş terminolojilere sahip dillerde yaşanan bir problem. oysa ki dilimizde daha da sadeleşip birbirine karışıyor ve yalnızca komedi, trajedi gibi sınıflandırmalarla sınırlandırılıyor. bundan ötürü yalnızca trajedi, komedi yahut romantik gibi tanımlar yetersiz geldiğinden janrlar orijinal dillerinde ifade edilme gereği duyarlar. bu yüzden bu kabil durumlarda romantik opera yerine alman geleneğindeki orijinal janr ismi tercih edilerek romantische oper kullanılmalıdır çünkü ne yazık ki dilimizde bu türleri kesinkes ayıracak bir terminoloji oluşturulmamıştır. esasında işin özü düşünüldüğü gibi snobluk yapmaktan ziyade kavram karmaşasının önüne geçmektir.
gelelim 19. yüzyıl erken romantische oper janrının en kesin örneklerinden biri olan der freischütz'e. weber ve kind'ın daha doğrusu apel'in üzerine eğildiği 'büyülü mermiler kullanan nişancı/atıcı' teması; gotik korku, okültizm ve gotik romantizm ile ilgilenenlerin az çok bildiği gibi apel'in onu kağıda dökmesinden çok daha öncesine dayanan yerel efsanelerden biri. daha önce bu janrlar hakkında bilgi sahibi olmayanlar için ise kısaca göz atmak lazım geliyor.
freischütz efsanelerinin temeli freikugeln'e dayanır. her varyasyonda farklı motifler tercih edilse de freikugeln, efsanenin ana öğesidir. tam çevirisi ne yazık ki mümkün değil ama biz şimdilik freikugeln'i sihirli mermiler olarak çevirelim. kaynak olarak orta çağ avrupa bilimi hakkında çalışmalar yapmış olan ulrich müller dolayısıyla elke maria loenertz ve erzählforschung lutz röhrich'in derlemelerini esas alacağım. erzählforschung'un tam bir karşılığı dilimizde -benim bildiğim kadarıyla- yok o yüzden basit bir tanım yapmak gerekirse yerel efsane, folklor ve masallar üzerinde araştırma yapan uzman diyebiliriz sanıyorum. ki yine alman halkbilimci rolf wilhelm brednich'den de alıntılar yapacağız.
freischütz efsanesi basit bir mantık ile açıklanabilir. ana tema; şeytanla yapılan anlaşma sonucunda sihirli mermiler elde ederek attığı her şeyi vurabilen farazi bir nişancı ile ilintilidir. yalnız, son mermi daima şeytana hizmet eder ve nişancı bu mermiye yön veremez. şeytan -kimi kaynaklarda şeytanın hizmetkârı bir iblis- ile yapılan anlaşma bu sihirli mermileri elde etmek için koşul olarak sunulsa da farklı anlatılar da mevcut fakat ilk olarak bu anlaşma koşullarına bir bakalım. daha sonra tarihsel düzlemde bu efsanenin kökenini oluşturan olaylara da göz atacağız.
bu anlaşma, standart demonic ayinler ile benzer bir çerçevede ilerliyor. yerel efsaneler; hayvanlara ait hayati önem arz eden sakatatlar, insan kanı ve bir dizi dini materyaller kullanılarak kutsal günlerde bu anlaşmanın yapılabileceğinden söz eder. elbette bu anlaşma illa ki sihirli kurşunlar dökmek üzerine de şekillenmemiştir. burada biraz soluklanalım çünkü orta çağ alman hukukuna giriş yapacağız.
frevel terimini açıklayarak başlayalım. frevel, esasında kasıtlı işlenen suçları ifade etmek için kullanılsa da dini değerlere karşı işlenen suçları ifade ediyordu. yani bir bakıma 'küfür' ve 'günah' olarak nitelendirilen bir davranışı ifade etmek için kullanılan hukuk terimi ve işlenen suçun sonucunda kefaret ödemek yeterli geliyor. elbette bunu kefaret teolojisi, soteriyoloji ve kurtuluş doktirini hakkında daha geniş bilgi birikimi olan biri daha farklı ve ayrıntılı yorumlayacaktır. ne yazık ki benim bilgim bu hususta oldukça kısıtlı. devam edelim. esas aldığımız metinlerde frevel terimi açıkça kullanılıyor ancak ungericht terimi ile karıştırılması ve yanlış yorumlanması da oldukça yaygın bir yanlış anlaşılma durumu. ungericht'in cezası kati ve kesin olarak uzuv kesilmesi veyahut infazdır, bu noktada frevel'den ayrılır. temel farkı açıkladığıma inanarak ana konuya tekrar dönmem gerekirse eğer; birinin freischütz'e dönüşmesi için frevel terimini karşılayan suçlar işlemesi de kabul gören bir yöntemdi.
bunlar basitçe; sıradan mermiler ile haç veya benzeri kutsal materyallere üç defa bilinçli olarak ateş etmek, komün ekmeği veya meryem'in portrelerine bilinçli olarak zarar vermek gibi eylemleri kapsıyor. kişinin bu gibi davranışlardan sonra şeytanla anlaşma yaparak freischütz olduğu düşünülüyordu. elbette söz konusu olan sihirli kurşunlar olduğu için bu efsanenin ateşli silahlardan sonra ortaya çıktığını düşünmek kaçınılmaz lakin mitlere göz attığımız zaman şeytanla pazarlık yapan okçular da mevcut. bu da bizi efsanenin kökenini daha eskilerde aramaya itiyor. burada iskandinav mitlerindeki 'vahşi av' hakkında varsayımsal bir kaç bilgi de ediniyoruz zira daha kabiliyetli bir atıcı olmak için demonic bir güç ile anlaşma yapan atıcı, daima ölüyor ve öldüğünde vahşi av'ın bir parçası haline geliyor.
işin doğaüstü kısmından biraz uzaklaşarak tarihi olaylara ve meşhur cadı avına göz atalım. burada loenertz ve friedrich ranke devreye giriyor zira bilgilerin büyük çoğunluğunu der freischütz ein dämonischer schurke auf jagd ve ein früher beleg für den freischützglauben'den alacağız. yalnızca loenertz'in eseri hakkında bir sağlama yapabildiğimi söylemem gerekir, friedrich ranke ne yazık ki şahsi kitaplığımda yer almıyor bundan ötürü ranke'nin verdiği bilgiler hususunda internette yaptığım okumalara tabiyim.
1449'lu yıllara baktığımız zaman; basel'deki mahkeme kayıtlarında yer alan; boğularak idam edilen bir paralı askerin davasının detayları bize bu efsanenin tarihte uzandığı -bizim bildiğimiz kadarıyla- en eski tarihsel gerçekliğin detaylarını veriyor. askerin yargılanma sebebi; isa'nın gravürlerinden birine 3 el ateş ederek, kazandığı iddia edilen yeni atıcılık yetenekleri ile insanları infaz etmesinden ileri geliyor. biraz daha ilerlersek eğer 1499'da isviçre konfederasyonu ile habsburg hanedanı arasında çıkan svabya savaşının johannes lenz tarafından aktarılan vakayinamesinde yeni bir freischütz ortaya çıkıyor. savaş sırasında başarılı bir atıcılık örneği sergileyen bir yahudinin bu suçlama ile idam edildiği lenz tarafından kaydediliyor.
aslında burada dikkat çeken bir kaç unsur mevcut; ilki komün ekmeğine kasıtlı olarak zarar vermek ki bu basitçe aforoz sebebi ve cadı avında bir rehber olarak kabul edilen malleus maleficarum'da bu açıkça cadılık suçlamasıdır. burada freischütz efsanesinin bir nevi cadı avının yaygın olduğu dönemde ortaya çıktığını varsaymak yanlış olmayacaktır zira black mass (kara ayin) gibi katolik ayin parodisi olan ayinler de freischütz olmak için tercih edilebilir bir yol olarak ifade edilir. tabii burada konuyu oldukça genişleterek marquis de sade'in roman libertine ve gotik erotik kurgularından biri olan justine ou les malheurs de la vertu eserindeki black mass detayları ile freischütz efsanelerindeki ayinleri karşılaştırarak daha geniş ve ayrıntılı bir okuma yapılabilir lakin konuyu gereksiz yere uzatmaktansa daha sonra eseri kendi başlığında incelemek daha makul bir tercih. cadılık suçlamalarının temeline bakınca hristiyan çevrelerce dışlanmış olan yahut yahudi olduğu bilinen kimselere karşı bilinçli olarak işlenen suçlar ön planda bu da der freischütz efsaneleri cadı avı'na dayandırmak için küçük sebeplerden bir tanesi daha. biraz daha derini eşelersek eğer malleus maleficarum'daki 'bir hedefe büyülü oklar atarak, hedeflerini kolayca öldüren cadı' hikayelerini de bulabiliyoruz. bu da şeytanla anlaşma yapan atıcı motifinin kökeninin cadı avlarına dayandığı hakkındaki mevcut görüşü varsayımsal olmaktan çıkaracaktır diye düşünüyorum.
efsanenin kökeni hakkında bu kadar bilginin kâfi olduğunu düşünürsek; 1700'lerde otto von graben zum stein, 1800'lerde ise apel ve schulze tarafından yeniden ortaya atılan bu yerel efsane; weber ve kind tarafından muazzam bir incelik ile işleniyor ve yeniden eski popülaritesine kavuşuyor diyebiliriz. yalnız şunu söylemek gerekir; apel'in ortaya koyduğu varyasyonda freischütz wilhelm büyük bir felaketler zinciri ve mutsuz bir son ile cezalandırır hâlde görülüyorken, kind ve weber'ın operası gerçek bir romantizm ürünü. varyasyonlarına nazaran, weber ve kind ana karakter olan max'in kaderini talihsiz ve kötü bir son ile buluşturmuyor. aksine, caspar, max'in agathe'yi öldürmesi üzerine yaptığı planın başarısız olmasıyla lanetlenirken, max ise keşiş sayesinde ottokar'ın gazabından kurtularak kefaretini ödeme fırsatı yakalıyor.
opera hakkında ufak bir kaç bilgi vermek gerekirse; iblis samuel ile boyut kazanan faustvari unsurlarla bezeli olmasının yanısıra 30 yıl savaşlarının hemen sonrasında bohemya'nın mistik bölgelerinde geçen kurgu; temelde tüm klişelerden beslense bile sahnede devleşmeye oldukça müsait. özellikle aryalar şahanedir ve bunun temel sebebi karakterler her ne kadar masaldan fırlamış gibi olsa da kendi içinde çelişkiler taşıyan; grileşmeye yakın figürler olmasıdır.
birinci perdedeki korkunç güzel aryalardan birini de buraya eklemem gerekir muhakkak. keyifli dinlemeler.
hier im ird’schen jammerthal:
devamını gör...
"der freischütz" ile benzer başlıklar
el âlem ne der
124
der
3