1.
milletimizce bir türlü kavranamayan bir gerçektir.
bizim insanımız devleti uğruna kul köle olunması ve hatta seve seve ölünmesi gereken bir yapı olarak görüyor. bir devlet görevlisi geldiğinde (vali, kaymakam vs) önünde el bağlar, onu hoşnut etmek için bir şekilden şekilde girer, kırk takla atar, el etek öper.
devlet verirse de eyvallah, alırsa da eyvallah mantığıyla hareket edip niçin veriyor, niçin alıyor sorgulamaz.
devletin milletin kurduğu bir mekanizma olduğunu, bu mekanizmanın milleti refah koşullarda yaşatmak zorunda olduğunu bilmez.
devleti -haşa- allah gibi görür. devlet verir de alır da, isterse her şeyine el koyar, hikmetinden sual olunmaz.
bizim insanımız devleti uğruna kul köle olunması ve hatta seve seve ölünmesi gereken bir yapı olarak görüyor. bir devlet görevlisi geldiğinde (vali, kaymakam vs) önünde el bağlar, onu hoşnut etmek için bir şekilden şekilde girer, kırk takla atar, el etek öper.
devlet verirse de eyvallah, alırsa da eyvallah mantığıyla hareket edip niçin veriyor, niçin alıyor sorgulamaz.
devletin milletin kurduğu bir mekanizma olduğunu, bu mekanizmanın milleti refah koşullarda yaşatmak zorunda olduğunu bilmez.
devleti -haşa- allah gibi görür. devlet verir de alır da, isterse her şeyine el koyar, hikmetinden sual olunmaz.
devamını gör...