sahi ne olurdu? hükümetlerden bahsetmiyorum bildiğim kadarıyla dünyada örneği yok bir kara parçasında yaşayan insanların devlet adlı ve zaman zaman patronları değişen bir şirket tarafından yönetilmediğinin? tanım: teorilerinizi merak ettiğim sorunsal.
devamını gör...
kaos olurdu. bir üst otoritenin olmadığı durumda toplumun bireylerinin can ve mal güvenliğinden söz etmek imkanı yoktur. bir arada yaşayan insaların kendilerini toplumsal bir sözleşmeyle kaos durumundan kurtarmasının, orman kanunlarını terk etmesinin sonucudur bir anlamda devlet. jean-jacque rousseau abimizin (bkz: toplum sözleşmesi) adlı eserinde tam da incelediği sorunsaldır.
devamını gör...
"devlet olmasaydı" sorusu baştan hatalı bir yaklaşım. zira insanoğlu avcı toplayıcılıkan, göçebelikten tarım toplumuna, yerleşik hayata geçmeye karar verdiği an yönetim, iktidar, sevk ve idare, güvenlik gibi kavramlar bir şekilde kendiliğinden ortaya çıkacaktı zaten. köylerde ve kentlerde yaşayıp da bir yönetim organizasyonuna sahip olmamak tahayyül edilebilir bir durum değil. devletsiz durum ancak doğal durumda söz konusu olabilir. biz çevremizi, doğamızı, bitki ve hayvanları hatta kendimizi değiştirebilme yeteneğine sahip olduktan sonra doğal olma durumunu da kaybettik ve yapaylığa mahkum olduk. artık başka türlü yapamayız. en fazla yine kendi icat ettiğimiz devlet olgusu üzerinde değişiklikler yapabiliriz, zaten insanlık tarihi boyunca birçok şeyde yaptığımız gibi devlet olgusunda da sürekli olarak değişiklikler yapıyoruz. sistem sıkıştığında, zamanın ruhu değiştiğinde eskiye dair şeyler de yavaş yavaş sıkışıklıkları ortadan kaldırmaya ve zamanın yeni haleti ruhiyesine ayak uydurmaya başlar. elbette her şey değişime tabiidir, her şey değişmeye mahkumdur çünkü değişim evrendeki tek hakikattir. dünya da, insanlık da değişir, devlet olgusu da değişecektir hatta biz farkında olalım veya olmayalım değişmektedir.
devamını gör...
kaos olmazdı bence, ihtiyaçların çözümleri yaratacağını düşünürüm her zaman, kimseninde kendisine hükmedilmesine, emir verilmesine, yasaklar sınırlar koyulmasına ihtiyaç duyduğunu zannetmiyorum,

aksine ikna edilebilecek potansiyeli gören hırslı ve adaletsiz uyanık tipler, evet tıpkı bir dolandırıcı gibi ortaya çıkıp, kendi şahsi "hükmetme, yönetme ihtiyacı ve isteği" nden sebep, yine söz konusu devlet olgusuna benzer birşeyler uydururlardı diye düşünüyorum, ama bu birilerinin çıkıp çoğunluğu ikna etmeye çalıştığı ihtimal,

birde ihtiyaçlara çözüm bulan ve çoğunluğu memnun eden, sorunları çözen kişilerin, öne çıkması, insanların kendi isteğiyle onun peşinden gitmeleri ihtimali varki onun içinde centilmence savaşan, kaliteli yaşayan, zekasına özenilen liderler çıkması lazım toplumlardan, böylede bir ihtimal de var bence.
devamını gör...
(bkz: dingo'nun ahırı)
devamını gör...
devlet olmasaydı zorbalık dünyaya hakim olurdu. insanlar zorbaları dizginlemek için devleti icat etmiştir.
devamını gör...
olmasa olsa konusuna girmeden etrafınıza bir bakın.
ölüm savaş açlık terör hukuk sağlık eğitim ekonomi vb konuları açısından inanın haber bülteni izlemiyorum.

devlet denen yapı, hukuk denen düzenleme, din ve ahlâk kriterleri, aile olma ile sosyal ve bireysel sorumluluklar vs hepsi insanlık tarihi boyunca bir düzen yaratmak için oluştu.

sonuç olarak nerede olduğumuzu görüyoruz.
devletin varlığı yokluğu önemli değil.
burada tartışılması gereken şey devlet vb oluşumlar değil de insan olmalı.
bir yapıyı (devlet din ahlâk vs) değerli ve gerekli, işler kılan şey insandır.

yanlış açıdan yaklaşım yapıp yanlış olguları tartışıyoruz.
devamını gör...
var da ne oluyor dediğim sorunsal*

vergiyi yasal düzene oturtmak için uydurulmuş bir düzendir devlet. düzeni devlet değil , adalet sağlar.
devamını gör...
söz konusu bu devletse çok da bir şey olmazdı . katiller ,tecavüzcüler elini kolunu sallaya sallaya geziyor. halk kendi adaletini kendi sağlasa daha güvende oluruz
devamını gör...
devlet olmasaydı , devlet başka bir kelimeyle yine olurdu. çünkü devlet yaşamın bir parçası gibidir.
devamını gör...
devletin olmaması insanların olmaması demek.
yani imkansız olan olay.
devamını gör...
the purge (film) aslında devlet otoritesinin sadece 12 saatliğine kalktığında neler olabileceğini çarpıcı bir biçimde anlatan yapımdır.

size bir anımı anlatayım. ben askerdeyken birlikte nöbet tuttuğum çocuk bir uzman çavuşa fena kurulmuş ve ağzına geleni söylüyordu. bir yerde şöyle bir şey söylemişti: ''hapse girmeyeceğimi bilsem bu adamı öldürürdüm''. çocuk dindar biri olduğu için ''ee günah olmaz mı'' minvalinde bir soru sorduğumda ise ''olursa olsun, cehenneme gideceğimi bilsem bile yapardım'' demişti. işte devlet olmasaydı sorusunun cevabı. çocuk allah'tan değil devletten korkuyor. cehennemde sonsuza kadar cazır cuzur yanmaktan değil taş çatlasa otuz sene hapis yatmaktan korkuyor. devlet baba budur işte.

kıssadan hisse: insanların hayvani güdülerini dizginleyecek somut yaptırım gücüne sahip üstün bir otorite gereklidir.
devamını gör...
bahçeli'den bahsediyorsan eğer, hayatımızda püskevit diye bir kavram girmemiş olurdu. bide 40 yapar gibi ileri calculus hesaplamalarından yoksun kalırdık.
devamını gör...
şu ankinden daha mutlu bir ülke olacağımız kesindi
devamını gör...
hangi milletle mayalanacağın belli olmazdı.
devamını gör...
bizim gibi ülkelerde başı boşluk olabilir
çünkü bizim bir gücü üstümüzde hissetmemiz lazım
devamını gör...
çok güzel bir tartışma konusu. öncelikle devlet hangi işleri yapar? bunu sorarak başlarım düşünmeye. sonra bu işleri yapmazsa ne olur? bu işler zorunluysa bu işleri devlet yerine kim yapacak? devlet kavramından tam olarak beklediğimiz nedir? karşılıklı tartışmak isterdim bu konuyu.
devamını gör...
küçük kabileler aşiretler olur muhtemel, bu sefer onlar devletleşmeye başladı, ama hadi devlet yok dedik bozmayalım. osmanlı öncesi gibi beylikler olurdu, biri yıkılır diğeri hortlardı. avrupa'daki gibi mini şehir(devletleri) olurdu kanımca.
devamını gör...
şirketler yönetirdi. ki nitekim zaten belli şirketler için siyasiler ülke insanının sağlığını hiçe saydı her ülkede. halk kimsenin umrunda değil olmadı da olmayacak da. cumhuriyetin ilk yıllarından sonra sosyal devlet anlayışı kademeli olarak tamamen bitirildi. 1950'den sonra yapılan sosyal ve ekonomik kanun değişikliklerine birer birer göz atın. devlet yöneticileri daima kaşıkla verip kepçe ile aldılar. bu dünyanın her yerinde böyle ve bunlara verilen güzel isimler oldu 1950'den beri kullanılan "reform", "yenilik", "değişiklik" kelimeleri adı altında anayasadan çıkarılan ve yapılan kanun tekliflerine, sosyal ve ekonomik haklara bir bakın. ha en basit örneğini siz söylemeden şimdiden söyleyeyim. köy enstitülerinin kapatılması tarım- kredinin çiftçiye olan desteğinin azalması, yerli tohumların önemsenmeyip ithal tohumlara yönenilmesi. halkın ürettiği tarım-hayvancılık ürünleri daha ucuzken devletin bazı firmaların çıkarı için yurt dışından bir çok ürünü ithal etmesi, çalışma saatleri, işçi hakları, iş verene sağlanan esneklikler ve daha niceleri. ilgisi olan araştırsın. nasıl insanlığın her geçen gün köleleştirildiğini.

yani devlet olgusu zaten çoktan bitti ve içi boşaltıldı.
devamını gör...
anarşi olurdu..
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"devlet olmasaydı ne olurdu sorunsalı" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim