1.
diocletian olarak da bilinen roma imparatoru. imparatorluk krizine son vermiştir. imparatorluk krizi, roma'da aynı aynı anda gerçekleşmiş 3 tane krizdir. roma'da var olan iç savaş, ekonomik çöküş ve dıştan gelen istilalar. işte diocletianus da bu 3'üne son vermiştir. ve böylelikle de 49 yıl süren bir devri kapatmıştır. diocletianus'un kurduğu hükumet sisteminde, otokrasi hakimdi. otokrasiise, yöneticinin bütün * yetkileri elinde bulundurması demektir. diocletianus'un yaptıkları, imparatorluğun uzun bir süre daha varlığını koruyabilmesi adına etkili olmuştur.
diocletianus'un "imparatorluk krizi" devrini kapatması baya zor olmuştur. çünkü bu devirde kim imparator olsa hepsi suikast sonucunda ölmüştür. diocletianus, bu devri kapamak adına epey zorluklar çekmiş hatta kendisinin de suikast sonucu diğer imparatorlar gibi ölecek basit bir imparator olduğu düşünülmüştür. fakat diocletianus'un başarılı siyaseti neticesinde, siyasî yönden bir galibiyet elde etmiş, dış istilaları durdurmuş ve imparatorluğa yapılan saldırıları da durdurabilmiştir. böylelikle diocletianus'un bir suikaste kurban gidecek basit bir imparator olduğu düşüncesi de ortadan kalkmıştır.
o koskoca imparatorluğu tek başına, otokrasi ile yönetiyordu fakat birkaç yıl kadar sonra, koskoca imparatorluğu tek başına yönetemeyeceğini anlamıştı. her ne kadar krizle geçen bir devri kapatsa bile, sorunlar devam etmekteydi. ve o, imparatorluğu ikiye bölmek kararı aldı. fakat düşünsenize; koskoca imparatorsunuz, koskoca bir imparatorluğunuz var ve siz onu ikiye bölmek istiyorsunuz. aslında diocletianus bunu yaparak, gözünü makam sevdasının bürüdümediğini ve roma imparatorluğu için çalışan başarılı bir lider olduğunu gösterdi. diocletianus'un bu bölme isteği gerçekleşti fakat kalıcı olmadı. fakat gerçekleştirdiği bu kısa süreli bölme işleminin, bir zaman sonra, kalıcı bir bölünme işlemine dönüşeceğini nerden bilebiirdi ki?..
aslında roma imparatoru olmak çok kolaydı! evet, her ne kadar zamanında bazı imparatorlar, imparator olmak adına bazı kurallar getirseler dahi, bu kuralları kalıcı olmadı. ve roma'da hiçbir zaman bir kişinin nasıl imparator olacağı hiç çözülemedi. bu konuda kurallar yoktu. fakat diocletianus, dörtlü yönetim sistemini kurdu. dörtlü yönetim, öyle bir sistem ki, bu zaman roma, yönetimsel açıdan ikiye ayrılıyor ve her birine de iki farklı "majesteleri" hakim oluyordu. daha da açıklamak gerekirse, yani her iki tarafa da 2 kıdemli imparatoru başa geçirmek fikrindeydi diocletianus! "majesteleri" yani augustus unvanı ise, o dönem en büyük unvandı. ve diocletianus, 2 imparatora da bu unvanı verme niyetindeydi! bir imparator emekli olunca da, ya da ölünce de, yerine "sezar" geçecekti.
evet artık diocletianus, imparatorluğun bir kısmı için bir imparator bulmuştu bile. kendisi ise imparatorluğun diğer kısmını yönetmekteydi. diocletianus kendi başkentini izmit yaptı. * daha sonra, diocletianus bir süre sonra diğer imparatorla birlikte varislerini seçtiler. hatta bu 2 tane varis yani "sezar"a imparatorluğun dörtte birini verdiler.
305 yılında, diocletianus ve diğer imparator kendi istekleriyle istifa ettiler. * bu olaydan 90 yıl sonra roma kalıcı olarak bölündü. diocletianus iyi biri değildi. hristiyanlara işkence veren bir adamdı. o binlerce hristiyanı öldürmüştü. hristiyanların ibadet için bir araya gelmeleri de yasaklandı.
peki diocletianus'un istifasındaki sebep neydi? ölümcül bir hastalık. hastaydı nerdeyse ölecekti. o da emekli oldu ve sarayına çekildi. lahana yetiştirmeye başladı. diocletianus'un göreve yeniden dönmesi istendiyse de, sebzelerimi görseniz, böyle konuşmazdınız diyerek reddetti. diocletianus, imparatorluktan kendi isteğiyle ayrılan ilk roma imparatoru olarak tarihe geçti.
diocletianus'un "imparatorluk krizi" devrini kapatması baya zor olmuştur. çünkü bu devirde kim imparator olsa hepsi suikast sonucunda ölmüştür. diocletianus, bu devri kapamak adına epey zorluklar çekmiş hatta kendisinin de suikast sonucu diğer imparatorlar gibi ölecek basit bir imparator olduğu düşünülmüştür. fakat diocletianus'un başarılı siyaseti neticesinde, siyasî yönden bir galibiyet elde etmiş, dış istilaları durdurmuş ve imparatorluğa yapılan saldırıları da durdurabilmiştir. böylelikle diocletianus'un bir suikaste kurban gidecek basit bir imparator olduğu düşüncesi de ortadan kalkmıştır.
o koskoca imparatorluğu tek başına, otokrasi ile yönetiyordu fakat birkaç yıl kadar sonra, koskoca imparatorluğu tek başına yönetemeyeceğini anlamıştı. her ne kadar krizle geçen bir devri kapatsa bile, sorunlar devam etmekteydi. ve o, imparatorluğu ikiye bölmek kararı aldı. fakat düşünsenize; koskoca imparatorsunuz, koskoca bir imparatorluğunuz var ve siz onu ikiye bölmek istiyorsunuz. aslında diocletianus bunu yaparak, gözünü makam sevdasının bürüdümediğini ve roma imparatorluğu için çalışan başarılı bir lider olduğunu gösterdi. diocletianus'un bu bölme isteği gerçekleşti fakat kalıcı olmadı. fakat gerçekleştirdiği bu kısa süreli bölme işleminin, bir zaman sonra, kalıcı bir bölünme işlemine dönüşeceğini nerden bilebiirdi ki?..
aslında roma imparatoru olmak çok kolaydı! evet, her ne kadar zamanında bazı imparatorlar, imparator olmak adına bazı kurallar getirseler dahi, bu kuralları kalıcı olmadı. ve roma'da hiçbir zaman bir kişinin nasıl imparator olacağı hiç çözülemedi. bu konuda kurallar yoktu. fakat diocletianus, dörtlü yönetim sistemini kurdu. dörtlü yönetim, öyle bir sistem ki, bu zaman roma, yönetimsel açıdan ikiye ayrılıyor ve her birine de iki farklı "majesteleri" hakim oluyordu. daha da açıklamak gerekirse, yani her iki tarafa da 2 kıdemli imparatoru başa geçirmek fikrindeydi diocletianus! "majesteleri" yani augustus unvanı ise, o dönem en büyük unvandı. ve diocletianus, 2 imparatora da bu unvanı verme niyetindeydi! bir imparator emekli olunca da, ya da ölünce de, yerine "sezar" geçecekti.
evet artık diocletianus, imparatorluğun bir kısmı için bir imparator bulmuştu bile. kendisi ise imparatorluğun diğer kısmını yönetmekteydi. diocletianus kendi başkentini izmit yaptı. * daha sonra, diocletianus bir süre sonra diğer imparatorla birlikte varislerini seçtiler. hatta bu 2 tane varis yani "sezar"a imparatorluğun dörtte birini verdiler.
305 yılında, diocletianus ve diğer imparator kendi istekleriyle istifa ettiler. * bu olaydan 90 yıl sonra roma kalıcı olarak bölündü. diocletianus iyi biri değildi. hristiyanlara işkence veren bir adamdı. o binlerce hristiyanı öldürmüştü. hristiyanların ibadet için bir araya gelmeleri de yasaklandı.
peki diocletianus'un istifasındaki sebep neydi? ölümcül bir hastalık. hastaydı nerdeyse ölecekti. o da emekli oldu ve sarayına çekildi. lahana yetiştirmeye başladı. diocletianus'un göreve yeniden dönmesi istendiyse de, sebzelerimi görseniz, böyle konuşmazdınız diyerek reddetti. diocletianus, imparatorluktan kendi isteğiyle ayrılan ilk roma imparatoru olarak tarihe geçti.
devamını gör...
2.
diocletianus (i.s. 284-305) yılları arasında roma'yı yönetmiş roma imparatorudur efem...
roma imparatorluğu’nun tek bir kişi tarafından, tek bir merkezden idare edilemeyeceğini kavramış durumdaydı. bu nedenle antoninuslar devrindeki gibi, yetenekli bir kumandan olan maximianus'u veleahtı ilan etmiştir. sonra augustus payesi vererek kendisi ile ortak imparator ilan etti. böylece maximianus kuzey sınırına müdahale edebileceği mediolanum (milano, italya)’dan batı roma topraklarını, diocletianus ise balkanlar ve doğu anadolu’ya rahatça ulaşabileceği nikomedia (izmit)’dan do¤u roma topraklarını yönetecekti. böylece roma imparatorluğu resmi olarak ikiye bölünmese de, idari anlamda doğu ve batı olarak bölünmüş oluyordu.
diocletianus yapısal reformlara önem veren bi herifmiş efem..bu ikili yönetim tarzını geliştirerek konstantius, galya ve britanya’yı, galerius ise suriye ve mısır’ı idare etmekle görevlendirildi. böylece 4’lü yönetim tarzı yani tetrarşi kurulmuş oldu..
diocletianus yönetime geçtiğinde 48 eyalete sahipti roma..bakmış demiş ki; yav bu puşt valiler ,imparator olucam hayaliyle ayaklanıp duruyor bu böyle olmaz....sürekli isyan sürekli isyan, nere kadar...en iyisi valilerin askeri ve idari gücünü azaltayım...bunu da eyaletlerin sayısını 48 den 104 çıkararak çözmüştür efem.....böl parçala yönet mantığının asıl sahibidir. bu 104 eyaleti de bütün eyaletler 12 adet dioecesis altıında gruplandırmıştır.
enflasyonla mücadele için narh emirnamesi çıkarmıştır efem
diocletianus ve maximianus i.s. 305 yılında kendilerini emekli ederek yerlerini konstantius ve galerius’a bırakmışlardır...bu hareketleri takdire şayan bence..
konstantius ismi tanıdık geliyor mu? evet bizans..... henüz portakalda vitamin ama geliyor:d:d:d
roma imparatorluğu’nun tek bir kişi tarafından, tek bir merkezden idare edilemeyeceğini kavramış durumdaydı. bu nedenle antoninuslar devrindeki gibi, yetenekli bir kumandan olan maximianus'u veleahtı ilan etmiştir. sonra augustus payesi vererek kendisi ile ortak imparator ilan etti. böylece maximianus kuzey sınırına müdahale edebileceği mediolanum (milano, italya)’dan batı roma topraklarını, diocletianus ise balkanlar ve doğu anadolu’ya rahatça ulaşabileceği nikomedia (izmit)’dan do¤u roma topraklarını yönetecekti. böylece roma imparatorluğu resmi olarak ikiye bölünmese de, idari anlamda doğu ve batı olarak bölünmüş oluyordu.
diocletianus yapısal reformlara önem veren bi herifmiş efem..bu ikili yönetim tarzını geliştirerek konstantius, galya ve britanya’yı, galerius ise suriye ve mısır’ı idare etmekle görevlendirildi. böylece 4’lü yönetim tarzı yani tetrarşi kurulmuş oldu..
diocletianus yönetime geçtiğinde 48 eyalete sahipti roma..bakmış demiş ki; yav bu puşt valiler ,imparator olucam hayaliyle ayaklanıp duruyor bu böyle olmaz....sürekli isyan sürekli isyan, nere kadar...en iyisi valilerin askeri ve idari gücünü azaltayım...bunu da eyaletlerin sayısını 48 den 104 çıkararak çözmüştür efem.....böl parçala yönet mantığının asıl sahibidir. bu 104 eyaleti de bütün eyaletler 12 adet dioecesis altıında gruplandırmıştır.
enflasyonla mücadele için narh emirnamesi çıkarmıştır efem
diocletianus ve maximianus i.s. 305 yılında kendilerini emekli ederek yerlerini konstantius ve galerius’a bırakmışlardır...bu hareketleri takdire şayan bence..
konstantius ismi tanıdık geliyor mu? evet bizans..... henüz portakalda vitamin ama geliyor:d:d:d
devamını gör...
3.
tahttan çekilip emekli olduktan sonra splato'daki köşküne çekilip lahana yetiştirmiş olan imparator. sonra işler bozulunca mecburen başa gelmiştir tekrar. hep merak ederdim neden splato, neden emeklilik diye; belgeselini gördüm split'in, günümüzde bile gerçekten harika bir şehir.
inzivaya çekilip lahana yetiştirdiği mütevazı sarayı:
inzivaya çekilip lahana yetiştirdiği mütevazı sarayı:
devamını gör...
