dostoyevski mi ahmet davutoğlu mu
başlık "emreskop" tarafından 25.04.2026 16:57 tarihinde açılmıştır.
1.
insanı ikircikte bırakan ikilemlerden bazıları. ikircik kelimesini de ne zamandır kullanmamıştım. yani bu ikilem ne alaka diyebilirsiniz. haklısınız da aslında. sizi yadırgamıyorum. bu ikilemin sebebi: hangisi eserlerinde türk düşmanı olduğunu daha çok belli eder gibi bir yerden düşündüm.
stratejik derinlik mi daha iyi karamazov kardeşler mi? bu da ikinci ikircikte bırakan ikilem olsun. bu kadar ikircik bugün yeter.
stratejik derinlik mi daha iyi karamazov kardeşler mi? bu da ikinci ikircikte bırakan ikilem olsun. bu kadar ikircik bugün yeter.
devamını gör...
2.
biri bireysel trajediden beslenen bir edebi derinlik, diğeri doğrudan milyonlarca insanın hayatını etkileyen siyasi kararlar...
dostoyevski’nin hikayesine baktığımda, siyasi faaliyetleri nedeniyle tutuklanıp idamla yüzleşmiş, son anda affedilmiş ve ardından sibirya’da yıllarca sürgün ve zorunlu hizmet yaşamış bir insan görüyorum. bu deneyimler onun eserlerine işlemiş. suç, vicdan, acı ve insan doğası üzerine yazdıkları biraz da o yaşadıklarının ürünü olmuş.
diğer tarafta davutoğlu var. onun olayı ise bireysel bir acıdan ziyade, devlet politikaları ve sonuçları üzerinden değerlendirilebilir. özellikle suriye politikası ve türkiye’ye gelen milyonlarca sığınmacı meselesi, bugün hala tartışılan ve ekonomik-sosyal etkileri yoğun biçimde hissedilen bir konu. 4 milyon suriyeli mülteci ile şuan yaşadığımız ekonomik krizin mimarlarından biri. ayrıca kılıçdaroğlu tarafından yeniden siyasete dahil edilmesi de ayrı bir tartışma konusu..
bence versusun kazananı belli.
dostoyevski’nin hikayesine baktığımda, siyasi faaliyetleri nedeniyle tutuklanıp idamla yüzleşmiş, son anda affedilmiş ve ardından sibirya’da yıllarca sürgün ve zorunlu hizmet yaşamış bir insan görüyorum. bu deneyimler onun eserlerine işlemiş. suç, vicdan, acı ve insan doğası üzerine yazdıkları biraz da o yaşadıklarının ürünü olmuş.
diğer tarafta davutoğlu var. onun olayı ise bireysel bir acıdan ziyade, devlet politikaları ve sonuçları üzerinden değerlendirilebilir. özellikle suriye politikası ve türkiye’ye gelen milyonlarca sığınmacı meselesi, bugün hala tartışılan ve ekonomik-sosyal etkileri yoğun biçimde hissedilen bir konu. 4 milyon suriyeli mülteci ile şuan yaşadığımız ekonomik krizin mimarlarından biri. ayrıca kılıçdaroğlu tarafından yeniden siyasete dahil edilmesi de ayrı bir tartışma konusu..
bence versusun kazananı belli.
devamını gör...