roman / fantastik / bilim-kurgu / edebiyat
10 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

ursula le guin'in yarattığı fantastik evrende oluşturduğu metaforların, mevcut dünya düzeninde romanlaştırılmasıdır. hatta bir çok noktada vietnam savaşı ile özdeşleştirilir.

kendi romanı ile ilgili şunları paylaşmış;


''yazmak çoğunlukla zor ama keyifli bir iştir benim için; bu öyküyü yazması kolaydı ama pek keyifli değildi. bana hiç seçenek bırakmadı. ülserli bir patronun sekreterine mektup yazdırması gibi yazdırdı kendini bana. ben orman ve düş üzerine yazmak istiyordum; yani belirli bir ekolojiyi içeriden bir bakışla betimlemek, biraz da hadfield'in ve dement'in uyku düşlerinin işlevleri ve düşün yararları üzerine görüşleriyle oynamak istiyordum. ama patron ekolojik dengenin tahrip edilmesinden ve duygusal dengenin reddedilmesinden bahsetmek istiyordu. oyun oynamak istemiyordu. ahlak dersi vermek istiyordu. ahlak dersi veren öyküleri pek sevmem, çoğunlukla iyilik duygusundan yoksun olurlar. umarım bu öykü öyle değildir. madem bir kere ahlak dersi vermek zorunda kaldım, şunu söyleyebilirim bir tek. don davidson olmak raj lyubov olmaktan daha da acı vericidir."


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
ursula le guin'in hugo ödülü kazanmış romanının adıdır. vakti zamanında kurgu edebiyat kapsamında hugo ödülünü kazanan romanları okumak lazım diye yazmıştım. yanıltmaz pek. en azından 2000'li yıllara gelene kadar aralarında çok kötü bir kitaba rast gelmezsiniz. kurgu edebiyat severler için ben ne okuyacağım yahu? sorusuna verilebilecek cevaplardan birisi sayılabilir. açarsınız listeyi, bakarsınız, seç, beğen, oku mantığıyla işi kotarırsınız. *

insanlığın içten ve dıştan betonarme bir medeniyete dönüşmesinin dışavurumudur. insanoğlunun vicdanı da, düşleri de, yaşamı da betonlaşmıştır. tüm ekolojik sistem bozulur. ormanlar geçmiş zaman mitolojik kalıntılarıdır. hayvan türlerinin çoğu ise insanoğlunun dimağında hoş bir seda olarak kalmıştır. hal böyleyken ne yapar insanoğlu? oraya buraya salça olur. kolonileşme çabası baş gösterir. içine ettiği mekanı derleyip toparlayamayacağı için, içine edeceği yeni bir mekan arayışına girer. buldu mu da mekanın sahibi kendisiymiş gibi dalar bulduğu yeni mekana. oradaki yaşamları, oradaki güzellikleri, oradaki düzeni umursamaz. sömürmesi lazımdır. aksırıncaya tıksırıncaya kadar bir asalak gibi beslenmesi gerekir. romanda da böyle olur. athshe adında bir gezegen bulunur. yeni gezegenin keşfi yeni kıtanın keşfine benzer. buradaki halkı köleleştirir insanoğlu. ormanlarda barış içerisinde yaşayan, doğanın çocuklarına bir daha gün yüzü göstermez. ezer geçer onları. hayvanlar gibi ahırlara kapatır. işkence eder, tecavüz eder, yok eder.

athsheliler insanoğlu gelene kadar bilmemektedir cinayeti, tecavüzü ve zorbalığı... böylece tanışırlar insanın ve evrenin kötü tarafıyla. bir nevi iblisle tanışma gibi bir durum. insanoğlu ile tanışan her varlığın en nihayetinde vardığı son nokta saf ve organize kötülük oluyor. bu garipler için orman demek athshe demektir. dünyaları ellerinden alınmıştır. ağaçlar kesilmeye ve işlenmeye başlanmış. yaratıkçıkların ruhu sökülüp alınmıştır. burada benim için en önemli karakter selver karakteri; insanoğluna onun gözü ile baktığınızda aynaya bakıp düşünme fırsatı elde ediyorsunuz. aynı zamanda romanın prometheus'udur. isyan ateşini o körükler. zincirlerinden ilk o boşanır. bilmediği, görmediği, öğrenmediği sertliği ve şiddeti insanoğlunu gözlemleyerek öğrenir ve sonrasında çalsınlar davullar sazlar.

gelelim asıl zurnanın zırt dediği yere. avatar'ı izlemişsinizdir çoğunuz. o filmi ve kurgunun işleyişini yerleştirin zihinlerinize. dev nav'i leri cüce yapın. karşınıza hemen hemen ursula ablanın bu kurgusu çıksın. yani cameron esasında bu kitaptan ziyadesiyle etkilenmiştir diyebiliriz. kurgu edebiyatın en güzel örneklerinden birisidir. akar gider, sanırım hoşunuza da gider. okumanızda fayda vardır. ama her zaman dediğim gibi beğenmezseniz beni bağlamaz. ben tosbağa gözüyle bakıyorum meselelere. insan ne sever ne sevmez bilemem. bana göre leziz bir maruldur bu roman. siz antrikot yemek istiyorsanız o kısım beni bağlamaz. oh be sorumluluk reddini de yaptığıma göre basıp gidebilirim bu başlıktan. *
devamını gör...
istilacı insan türüne karşı koyabilen bir doğa.. hafif uykuda, renkli bir rüyada gibi gezinen umutlar.
gücü gezegene ve doğasına vermek okuyucuyu da güçlendirir.
dünyaya orman demeyi istersiniz.
devamını gör...
kitap harika bir bilimkurgu. öncelikle kitapta geçen iki halkı tanıyalım. arzlılar dünya gibi bir gezegenden ağaç aramak için başka gezegenlere seyahat ediyorlar. kendi gezegenleri bir zamanlar ağaç bakımından zenginler şimdi bir çöle dönüşmüş durumda. ahşap onlar için en değerli madde ve bir statü göstergesi. bu yüzden çok pahalı ve onsuz olmuyor. astheliler ise insanın daha gelişmemiş bir türü. boyları kısa, vücutları yeşil tüylerle kaplı. gezegenleri büyük bir orman gibi. onlar için dünya ve orman aynı anlama geliyor.

arz, asthe'ye uygarlık getirdiğini ve orayı bir koloni olarak kullandığını düşünürken asthe halkı dünyalarını yok edilmekte olduğunun farkına vardı yavaş yavaş. ama kendilerinden büyük ve güçlü bu gelişmiş insanları nasıl alt edeceklerdi? arzlılar gelene kadar bir insanın herhangi bir insanı öldürmediği gezegenlerinde ormanlarını, dünyalarını nasıl kurtaracaklar ve kurtarsalar bile kurtulmuş dünya eskisi gibi olabilecek midir?


kitapta beni üzen bir nokta da güya gelişmiş arz toplumunda kadınların artık sadece seks ve üreme için kullanılması. onların birer ruhsuz robota dönüşmesi oldu. ilkel bir toplum olarak bakılan asthe halkında ise kadınlar büyük bir öneme sahipti. okurken sonumuz böyle olacaksa gelişme dursun diye düşünüyor insan.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"dünyaya orman denir" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim