eski zamanlara dair açıklanamaz bir çekim hissetmek
başlık "bay panda" tarafından 02.06.2025 01:48 tarihinde açılmıştır.
1.
ruhu geçmişe, bedeni bugüne sıkışmış bir yolcu gibi hissediyorum çoğu zaman. modern çağın gürültülü, plastik, yapay, hızlı tüketimli yapısı hiç benlik değil. bunu marjinal olayım diye söylemiyorum harbiden çok uzağım bu döneme. mimari yapılar, araba tasarımları, evler, eşyalar, kıyafetler bütün bunlar ve fazlası nedense eski olanları çok daha fazla hoşuma gidiyor, hayranlık uyandırıyor. üstelik oyun oynarken bile bu atmosfere sahip oyunlarda resmen büyüleniyorum. modern olan çoğu şey bana çok uzak. bir tek dijital tasarımda sadelik ve modernizm seviyorum, gerçek dünyada ise full vintage, otantik şeyler seviyorum. odamdaki lamba hayata bağlı bir tahta parçasına bağlı. elimde olsa , maddi durum elerse ve ev bizim olsa odamı tahta döşeme ile kaplatır. odundan az işlenmiş dolap ve mobilyalar alırdım. eski duvar kağıtlarından takardım. mum falan koyardım etrafa. ahşap, deri, odun, demir, taş bunlara temas etmek ruhsal bir tatmin yaratıyor, lakin günümüz beton duvarları çok ruhsuzlar, birer hapishane duvarı gibiler. insanlarda öyle maalesef. evet belki ortaçağda bir ton hastalık vardı, tıp gelişmemişti, boktan bir hastalıktan geberip giderdik erkenden muhakkak, ayrıca savaşlarda vardı evet ama ne olursa olsun günümüzde saatlerimizi ekran başında harcıyoruz istemesek bile, adamlar gerçek hayatı yaşıyordu en azından. şimdi arkadaşlarla oturayım diyorsun , aile ile sohbet edeyim diyorsun herkesin elinde telefon. millette konuşacak konuda yok ki , iş/okul oradan ev. millet anı biriktirmek deneyimde yaşamıyor ki bu ekonomide. eskiden fakir adamın bile bir hayat hikayesi olurdu en azından. ortaçağın dilencisi bile sohbet etsen ne hikayeler anlatırdı kim bilir.
devamını gör...
2.
(bkz: nostalji nedir)
devamını gör...
3.
çünkü hepimiz ızdıraba meftunuz.
"şimdi hatırladıkça tatlı bir elem sarıyor içimi. anı tatlı da acı da olsa her zaman ıztırap verir insana; belki başkası öyle değildir, ben duyarım bu ıztırabı; ama tatlıdır bu ıztırap."
(bkz: netoçka nezvanova)
(bkz: fyodor mihayloviç dostoyevski)
"şimdi hatırladıkça tatlı bir elem sarıyor içimi. anı tatlı da acı da olsa her zaman ıztırap verir insana; belki başkası öyle değildir, ben duyarım bu ıztırabı; ama tatlıdır bu ıztırap."
(bkz: netoçka nezvanova)
(bkz: fyodor mihayloviç dostoyevski)
devamını gör...
4.
asrı saadet aramaktır. yoktur herhangi bir asırda sıradan bir insan için saadet.
devamını gör...
5.
eski zamanlarda çocuktuk, aklımız ermez gözümüz görmez, sorunlarımızı çözmesi gereken biz değildik..
ilkokul dönemi mesela çok değil.. okuma derdine düştüğümüz.. kalbimiz kırılsa da anlamadığımız…
en saf sevgi aldığımız verdiğimiz zamanlarda hissettiklerimizi hatırlamak belki..
ilkokul dönemi mesela çok değil.. okuma derdine düştüğümüz.. kalbimiz kırılsa da anlamadığımız…
en saf sevgi aldığımız verdiğimiz zamanlarda hissettiklerimizi hatırlamak belki..
devamını gör...