matrix filminde morpheusun neoya söylediği bu cümle birkaç kez kafamın içinde dönüp durmuştu o zamanlar. gerçek nedir? gerçeği birkaç açıdan değerlendirebiliriz, bilimsel-felsefik ve psikolojik olarak. ancak yine bir şeyler eksik gibi hissettiriyor. gerçeklik de diğer kavramlar gibi insanlığın uydurduğu bir kavram değil mi?
felsefeye göre ; insan bilincinden, algısından, dilinden ve düşüncesinden bağımsız olarak dış dünyada nesnel ve somut bir şekilde var olan her şeydir gerçek. bilimsel olarak ölçülebilen, gözlemlenebilen, test edilebilen ve tekrarlanabilen fiziksel olguların bütünüdür. yani somut bir şekilde onu görmeliyiz. psikolojik açıdan ise bu olguların bizim duyularımız, geçmiş deneyimlerimiz, inançlarımız ve duygularımız tarafından filtrelenerek zihnimizde yeniden inşa edilen öznel halidir. algıladığımız dünyadır.
ya peki renkler, kokular yoksa, ve bunlar öznel kurgular ise. özelliklede sürekli olarak bir şeylerin empoze edildiği bu dünyada algılarımız da bize ait değil ise.
matrix de simülasyonunun içindeki milyarlarca insan, aslında platonun mağara anlatımındaki mahkumlardır, yani gerçekliği gölgelerden ibaret sanırlar. neo'nun kırmızı hapı seçip uyanması, mağaradan çıkıp gerçek gerçek dünyayı görmesini sembolize ediyor.
gerçek dünya nedir peki?
devamını gör...
simülasyonda olduğumuza dair çok net kanıtlarım var ama açıklayamam.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"gerçek beyin tarafından yorumlanan sinyallerden ibarettir" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim