türkçesi ihtiyar ilmi anlamına gelen antik yunanca geros* ve logos* kelimelerinden türetilmiş, jerontoloji olarak da bilinen yaşlanma bilimidir. dünyada ki yaşam süresinin uzaması ve buna bağlı olarak yaşlı nüfusunun artması sonucunda gelişmiş bir bilim dalıdır. bu mesleği icra eden kişilere gerontolog denir.

gerontolojiyi sadece yaşlı bireylerle sınırlandırmak doğru bir tanımlama olmamaktadır. yaşlanmanın başladığı an olan embriyonun anne karnına düşüp gelişmeye başlamasından itibaren devam eden sürecin tamamı olarak tanımlamak daha geçerlidir.

ilk olarak birinci dünya savaşından sonra yaşlanma biyolojik açıdan incelenmeye başlanmıştır. yaşlanmayı sadece biyolojik açıdan ele almanın eksik sonuçlar vereceğinin anlaşılmasıyla ikinci dünya savaşından sonra sosyal ve psikolojik alanlarda araştırılması öncelik kazanmıştır.

günümüzde sosyal, psikolojik, biyolojik ve tıbbi yönlerinin yanı sıra, felsefi, kültürel, tarihsel, teolojik ve ekolojik olmak üzere daha pek çok alanda araştırılmaya başlanmasıyla interdisipliner yaklaşım haline gelmiştir.

yaşla beraber organlarda meydan gelen fizyolojik değişikliklerin yanı sıra çoklu hastalıkların artışı yaşlı kişilerin multidisipliner yaklaşım ile ele alınması gerçeğini gün yüzüne çıkarmıştır. multidisipliner bilim dalı olarak yapılan çalışmalarda hayat kalitesini artırma, fonksiyonel bağımsızlığı sürdürme ve yaşlanma süreçlerine müdahale edebilmenin yolları aranmaktadır.

peki bulunabilinmiş midir bu aranan yollar?

1800'lü yılların ortalarında ortalama insan ömrü 40-50 yaşlardaydı. günümüzde bu yaşın 75-90 yaş civarına gelmesi bilimin ve teknolojinin gelişmesiyle doğru orantılı olarak yaşama süresinin artabileceğine olan umutları artırmaktadır.

yaşlanma ile hücrelerde meydana gelen dna hasarı bir yerden sonra tamir edilemez hale gelir, böyle hücreler ya kanserleşir ya yarı faal hale geçer ya da kendisini yok eder. bu bağlamda yaşlanmanın durdurulması, bölünme özelliğini kaybetmiş hücrelerin vücuttan uzaklaştırması olarak tanımlanabilir.

yapılan bazı klinik deneylerde, metformin ilacı verilen diyabet hayvanların, diyabet olmayan ve ilaç almayanlardan daha uzun yaşadığı tespit edildi. bunun üzerine metformin'in yaşlanmaya karşı koruyucu olabileceği üzerinde yeni çalışmalar geliştirilmeye başlandı.

ayrıca 2005'te fareler üzerinde yapılan, yeni hücre yaratmak için bölünemeyecek durumda olan yaşlı hücrelere foxo4-drı ilacı enjekte edilmesi, farelerin daha uzun yaşamasını sağladı. ilaç farelerin tüylerini yeniden çıkartırken, kuvvetlerini artırdı, karaciğer ve böbrek fonksiyonlarını düzeltti. yaşlılara gençlerden kan verilmesi halinde olumlu sonuçların gözlenmesi de, yaşlanmaya karşı koruyucu olmakla kalmayan, bu süreci geri çeviren bazı ilaçların mümkün olabileceği gerçeğini karşımıza çıkarıyor.

binlerce yıldır bir çok bilim insanının kafa yorduğu ve çözüm aradığı ebedi gençlik, hadi bulundu diyelim.
kimse yaşlanmasa, ölmese nereye varacak bu işin sonu?

zamanı geldiğinde ölünüz efendim..
devamını gör...
bildiğim kadarıyla ülkemizde yeni açılan bölümlerden. şuan akdeniz üniversitesi, ıstanbul üniversitesi cerrahpaşa ve istanbul gelişim üniversitesinde bulunuyor.buradan
devamını gör...
üniversite son sınıfta yaslilik psikolojisi isminde aldığımız dersin bilimsel adı. bu derse giren hocamız kendisi de yaşlı olduğu için hüzünlü bir şekilde anlatırdı herşeyi. bedenin büyüyüp gelismesi nasıl heyecan ve coşku verici bir gerçeklik sunuyorsa eskiyip çürümesi de bir o kadar hüzünlü.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim