kelepçelenmiş, iki koluna iki polis girmiş şekilde götürülürken adını haykırarak etrafa tehditler savuran suçludur. adını haykırmak onlar için karşı konulamaz bir tutkudur.

bunlar genelde gerçekten suç işlemiş kişiler oluyor. biri çıkıp da "benim adım bilmem ne lan!" diyorsa kesin büyük bir haltlar yemiştir yani. şüpheli vs olarak gözaltına alınan kişiler böyle şovlara yeltenmez.

- benim adım yılmaz lann! vallah hepinizden hesap soracam hesağpp! çekme laann! yılmaz laan!

gibi... yılmaz kim a.k.? sanki bana kanuni sultan süleyman...

sevgili yılmaz,
hepimiz seninle şu an yeni tanışıyoruz. geniş kitlelerde karşılığı olan bir isim de değilsin. garibansın herkes gibi. kimse senden korkmuyor. öfkeni dışa vurma telaşını anlıyoruz ama lütfen bir egoist gibi adını haykırmayı artık bırak. yılmaz olsan ne mehmet olsan ne bu saatten sonra? yılsan ne yılmasan ne? boş ver.

- benim adım nowhereman laan!
- benim adım da hapis.

neyse şakayı bırakıp,
tavrın psikolojik tahliline geçelim:
bildiğiniz üzere gözaltına alınmak, tutuklanmak vs gibi durumlar insanda utanç duygusunu arşa çıkarır. hele ki bu durum topluluk önünde gerçekleşiyorsa, hele ki bu seremoniye kameralar da eşlik ediyorsa o utancın erişeceği boyutu düşünün.

bu kişiler de utanç duygusunu max seviyede yaşadıkları o anda daha fazla dayanamayıp o duyguyu baskılamak adına "benim adım yılmaz lan!" diye haykırıyor. zira bu haykırış aslında karşı atak yaparak oluşturulan bir savunma mekanizması. "kendimi kabulleniyorum, sizin suçlayan düşüncelerinize meydan okuyorum, utanacak bir şeyim yok benim lan!" diyecek ki o utanç duygusu onu orada öldürmesin.

böyle dedik diye de empati kurup suçlu için üzülmeyin ha. suçlular için üzülme harry, kendin için üzül. en çok da adını haykırma isteği yaratan anların için üzül.
devamını gör...
bu tür sıkıntılı kişiliklerin atarlı-tutarlı durumları genelde çevreye korku yaymak ya da hasımlarına, yandaşlarına gösteriş yapmak amacını güder. istisnai özel durumlar bir kenara; göz altına alınmış olmak suçluluğun kanıtı değildir. avrupa insan hakları sözleşmesi'nin 6/2. maddesi “bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz(masum) sayılır”. demektedir. bu ilkeye evrensel hukukta masumiyet karinesi denilir.

suçlu işlediği iddia edilen suç yargı kararıyla kesinleşen kişi demektir. hatta göz altına alınan kişi çoğu kez sanık bile olmadan hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir, yani ithamın aşamalarına göre kişi bir suçtan ifadesi alınmışsa önce şüpheli, hakkında dava açılırsa sanık, davanın yargılaması sonucunda mahkum olursa hükümlü, yani halk deyimiyle suçlu olur. kişinin adalet önüne çıkarılırken rencide edilmemek ve lekelenmeme gibi hakları vardır ama insanımız kendisinin ya da yakınlarının başına gelmeden bunun ne korkunç bir şey olduğunu anlamamakta ısrarcıdır.
devamını gör...
adamın işi o. ismiyle hayatını kazanıyor istiyor ki alem duysun.
adam esnaf değil, tüccar değil, pazarlayacak iki şeyi var: silahı ve namı.
derdi hava atmak değil ekmeğinin peşinde.
hava atarak aslında işinin gereğini yapan kişidir.
devamını gör...
gözaltında kayboluverme ihtimaline karşı yapılırdı bir zamanlar. bir protesto, boykot vb halk hareketinde polis gelip rastgele adam toplamaya başladığında kimlerin götürüldüğünü bilmek içindi. şimdi torbacılar meydan okumak için yapıyor. meh.
devamını gör...
gözaltında kaybedilmemek için yapılırdı. zaman zaman 1 mayıs, 8 mart ya da sendikaların örgütlediği mitinglerde olası gözaltılarda da arkadaşlarından ayrı götürülen insanlar da yapıyor.

ayrıca gözaltına alınan her insan suçlu değildir.
devamını gör...
örgütçüdür normal insanın yapacağı davranış değildir.
devamını gör...


(bkz: olacak o kadar)
devamını gör...
mesleğinin hakkını veren bir kardeşimizdir. her şeyin bozulduğu liyakatin yerlerde süründüğü günlerde ilaç gibi gelmiştir. yürüye dur yiğidim. ben de marmaraylarda sürünüyorum işte. neyse lan iki karı kız kesiyoruz işte. birazdan da inince bira içeriz. oh. arkadaşım var lan benim. beraber içeceğiz. ahahahaha. bira da içebiliyorum. param var yani. belli imkanlara sahibim, bilin istedim. bu bilgiyle ne yapacaksınız, bilmiyorum ama bilin yani. neyse. tanım olarak: burada tanım yaparak kız kesmekte zorlanıyorum, o yüzden, ineceğim durağa kadar yazmamaya karar verdim. kız kesmek daha eğlenceli sanki.

edit: erkek olmak şahane lan. etraf kesilecek kız dolu, her an yeni bir ihtimalin heyecanı. ha bir de atalar sahilde adalara bakarak işeyebiliyorum denize. bunu da bilin istedim. ayakta işemek harika bir şey lan. çok zevkli. arada üstüme sıçratsam da olur öyle. üst benim, çük benim, çiş benim, kime ne?
devamını gör...
"benim adım emrah serbes! sonunda t yok" diyordu tutuklanırken. baktığında bu adam suçunu itiraf etmiş, (anlaşılacaktı zaten sürücünün bu olduğu ama itiraf mı itiraf şimdi) kendisi teslim olarak çıkarken bile haykırıyordu adını. utancın bastırılmasından ziyade bir çeşit meydan okuma olduğunu düşünüyorum ben de. 1 mayısta gözaltına alınanlar da öyleydi temelde ama çoğu suçlu değildi. iki türlü de bu çeşit bi tehdite başvuruyor insanlar. "bakın ben alınıyorum, kaybolursam gözaltında bilinsin, hesabım sorulsun. bakın adımı haykırdım bilenler var beni artık, hakkımı arayacaklar." kısaca siz ona sıkıyorsa bir şey yapın hadi, yapın da görün olacakları gözdağı.
devamını gör...
(bkz: suçta bir marka olduğunu düşünmek)
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"gözaltına alınırken adını haykıran suçlu" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim