yazar: oruç aruoba
basım yılı: 1993
yazarın şiirle felsefeyi birleştirdiği, üzerine çok konuşulan etkileyici eseri.
basım yılı: 1993
yazarın şiirle felsefeyi birleştirdiği, üzerine çok konuşulan etkileyici eseri.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "afillibirbey" tarafından 28.05.2021 15:06 tarihinde açılmıştır.
1.
türkiye’nin nietzsche’si, türk edebiyatının önemli düşünürlerinden oruç aruoba;
“kendin olmayı yeniden öğrenmen gerek. yıllar yılı unuttun onu yalnızca. bunu da ‘koşullara’, ‘hayatın akışına’, ‘sorumluluklarına’ falan bağlamaya da kalkışma, bahane bulmaya çalışma. sendin; sendeki asıl senin anlamını, önemini, değerini gözardı eden - korkaklıkla işin kolayına kaçan... o işte şimdi hesabını soruyor o sahici senin, senden:
‘ne yaptın sen, sana!”
diyor ‘hani’ kitabında…
içinde muhakkak kendinizi bulacağınız bu incecik kitap; bana kalırsa oruç aruoba ile tanışmak için de en uygun kitaptır.
‘bulabilirsiniz’ demiyorum bakın, burası önemli:
bulacaksınız!
kimi ne kadar sevdiyseniz,
kimden ne kadar kaçtıysanız,
kimlere acı verip,
kimlerden acı çektiyseniz;
hepsini bu incecik kitabın içinde oruç aruoba’nın ağzından, elinden, dilinden...
bulacaksınız!
mesela müthiş bir soru bulacaksınız:
‘’benden habersiz beni nasıl yazabiliyor?’’
bulacaksınız!
hayatın anlamının aşktan ibaret olmadığını bulacaksınız…
neye ihtiyacınız varsa mesela, onu bulacaksınız…
okumayan bir çoğunuz bu kitabı okuduktan sonra ona kutsal kitap muamelesi bile yapacaktır… (deistler lütfen alınmasın.)
kitabın ismi diyorum eyyyyy romalılar!
kitabın ismi, kitabın içi aslında!
hayatımı sorguluyorum diyor, sorguladım!
hayatınızı sorgulayın diyor, sorgulatıyor...
hepsini bu incecik, innnncecik kitapla yapıyor oruç aruoba…
hararetle, hayretle, heyecanla, şiddetle, mutlaka ama mutlaka okumayan herkese tavsiye ediyorum.
bu kitabı okumak da yetmez...
sevdiklerinize, tanıdıklarınıza, akrabalarınıza hediye ederek okutun da...
tanımadığınız, sevmediğiniz, hatta hayatınızın bir yerine küçücük de olsa muhakkak dokunmuş herkesin, ulaşabileceği yerlerde muhafaza ediniz...
“kendin olmayı yeniden öğrenmen gerek. yıllar yılı unuttun onu yalnızca. bunu da ‘koşullara’, ‘hayatın akışına’, ‘sorumluluklarına’ falan bağlamaya da kalkışma, bahane bulmaya çalışma. sendin; sendeki asıl senin anlamını, önemini, değerini gözardı eden - korkaklıkla işin kolayına kaçan... o işte şimdi hesabını soruyor o sahici senin, senden:
‘ne yaptın sen, sana!”
diyor ‘hani’ kitabında…
içinde muhakkak kendinizi bulacağınız bu incecik kitap; bana kalırsa oruç aruoba ile tanışmak için de en uygun kitaptır.
‘bulabilirsiniz’ demiyorum bakın, burası önemli:
bulacaksınız!
kimi ne kadar sevdiyseniz,
kimden ne kadar kaçtıysanız,
kimlere acı verip,
kimlerden acı çektiyseniz;
hepsini bu incecik kitabın içinde oruç aruoba’nın ağzından, elinden, dilinden...
bulacaksınız!
mesela müthiş bir soru bulacaksınız:
‘’benden habersiz beni nasıl yazabiliyor?’’
bulacaksınız!
hayatın anlamının aşktan ibaret olmadığını bulacaksınız…
neye ihtiyacınız varsa mesela, onu bulacaksınız…
okumayan bir çoğunuz bu kitabı okuduktan sonra ona kutsal kitap muamelesi bile yapacaktır… (deistler lütfen alınmasın.)
kitabın ismi diyorum eyyyyy romalılar!
kitabın ismi, kitabın içi aslında!
hayatımı sorguluyorum diyor, sorguladım!
hayatınızı sorgulayın diyor, sorgulatıyor...
hepsini bu incecik, innnncecik kitapla yapıyor oruç aruoba…
hararetle, hayretle, heyecanla, şiddetle, mutlaka ama mutlaka okumayan herkese tavsiye ediyorum.
bu kitabı okumak da yetmez...
sevdiklerinize, tanıdıklarınıza, akrabalarınıza hediye ederek okutun da...
tanımadığınız, sevmediğiniz, hatta hayatınızın bir yerine küçücük de olsa muhakkak dokunmuş herkesin, ulaşabileceği yerlerde muhafaza ediniz...
devamını gör...
2.
oruç aruoba imzalı eser;
1993 yılında yayınlanmıştır.
oruç aruoba sadece bir şair değil aynı zamanda keskin bir bakış açısına sahip olan değerli bir felsefecidir de, felsefeci olması onun şairliğine de büyük ölçüde etki etmiştir.
görünenin ardındaki görünmeyen tarafı görebilen, sezen ve bunu kendine has bir biçimde okura aktarabilen usta bir isim olarak kalacaktır; ayrıca kendisi
"kalabildiğimiz tek yer ötekilerin zihnidir" demiş ve kendisi bizim zihnimizde kalmaya devam edecektir.
şimdi kitaba geçelim;
bu kitabı ve oruç aruoba'nın bende olan tüm kitaplarını bir ara okusam da zaman içinde insan yeniden okuma gereği duyabiliyor, ben de duydum, bu yüzden kitabı yeniden okudum.
kitaptaki şiirler, argümanlar ve kitabın sonundaki etkileyici sözler oldukça iyiydi.
oruç aruoba bence direkt aşkı anlatmıyor, aşktan geriye kalanları felsefik bir bakış açısıyla ele alıyor.
bu çalışma disiplini de onun yazdıklarını şahsına münhâsır kılıyor, fark edilmesi zor olanı fark edip görülmesi zor olanı görüyor,
her şey nasıl yok oldu, hani nerede? dercesine yazıyor.
onun yazdıkları her zaman bambaşkadır,
bu kitap da bambaşka bir şiir dünyası yaratıyor.
insana ve hayata dair duygulara keskin bir bakış açısı ile yaklaşılan oldukça edebî bir eser olduğu rahatlıkla söylenebilir.
kitaptan sevdiğim birkaç söz bırakıp burada bitiriyorum.

aşkınım hâlâ, biliyorsun
şaşmalarım ne zamandan
sürekli ve sonuçsuz?
yaşamdan ölüme, ama bir o kadar da ölümden yaşama...
o, hep bildiğin, tanıdığın ama hiç karşılaşmadığın, karşılaşmayacağını sandığındır.
1993 yılında yayınlanmıştır.
oruç aruoba sadece bir şair değil aynı zamanda keskin bir bakış açısına sahip olan değerli bir felsefecidir de, felsefeci olması onun şairliğine de büyük ölçüde etki etmiştir.
görünenin ardındaki görünmeyen tarafı görebilen, sezen ve bunu kendine has bir biçimde okura aktarabilen usta bir isim olarak kalacaktır; ayrıca kendisi
"kalabildiğimiz tek yer ötekilerin zihnidir" demiş ve kendisi bizim zihnimizde kalmaya devam edecektir.
şimdi kitaba geçelim;
bu kitabı ve oruç aruoba'nın bende olan tüm kitaplarını bir ara okusam da zaman içinde insan yeniden okuma gereği duyabiliyor, ben de duydum, bu yüzden kitabı yeniden okudum.
kitaptaki şiirler, argümanlar ve kitabın sonundaki etkileyici sözler oldukça iyiydi.
oruç aruoba bence direkt aşkı anlatmıyor, aşktan geriye kalanları felsefik bir bakış açısıyla ele alıyor.
bu çalışma disiplini de onun yazdıklarını şahsına münhâsır kılıyor, fark edilmesi zor olanı fark edip görülmesi zor olanı görüyor,
her şey nasıl yok oldu, hani nerede? dercesine yazıyor.
onun yazdıkları her zaman bambaşkadır,
bu kitap da bambaşka bir şiir dünyası yaratıyor.
insana ve hayata dair duygulara keskin bir bakış açısı ile yaklaşılan oldukça edebî bir eser olduğu rahatlıkla söylenebilir.
kitaptan sevdiğim birkaç söz bırakıp burada bitiriyorum.

aşkınım hâlâ, biliyorsun
şaşmalarım ne zamandan
sürekli ve sonuçsuz?
yaşamdan ölüme, ama bir o kadar da ölümden yaşama...
o, hep bildiğin, tanıdığın ama hiç karşılaşmadığın, karşılaşmayacağını sandığındır.
devamını gör...
"hani (kitap)" ile benzer başlıklar
hani
12
