#ödüllü filmler
orijinal adı: harry potter and the prisoner of azkaban
ünlü ingiliz yazar j. k. rowling imzası taşıyan harry potter kitap serisinden uyarlanan üçüncü sinema filmidir. harry'nin yaz için teyze ve eniştesinin yanına gitmesi ve burada marge hala'yı yanlışlıkla balon gibi şişirerek uçmasına sebep olmasıyla başlayan hikayede, genç sihirbazın hogwarts'taki 3. yılında başından geçen fantastik olayları izliyoruz. 2004 yılında seyircileriyle buluşan filmin yönetmeni ise alfonso cuaron.
ünlü ingiliz yazar j. k. rowling imzası taşıyan harry potter kitap serisinden uyarlanan üçüncü sinema filmidir. harry'nin yaz için teyze ve eniştesinin yanına gitmesi ve burada marge hala'yı yanlışlıkla balon gibi şişirerek uçmasına sebep olmasıyla başlayan hikayede, genç sihirbazın hogwarts'taki 3. yılında başından geçen fantastik olayları izliyoruz. 2004 yılında seyircileriyle buluşan filmin yönetmeni ise alfonso cuaron.
*hollywood film ödülleri (2004) - yılın prodüksiyon tasarımcısı [stuart craig]
*bmi film & tv ödülleri (2005) - bmi film müziği ödülü [john williams]
*bafta ödülleri (2005) - seyirci ödülü
*empire ödülleri (2006) - özel ödül
*sanat yönetmenleri loncası (2012) - sinematik imgeleme katkı ödülü
film toplam 17 ödüle sahiptir.
*bmi film & tv ödülleri (2005) - bmi film müziği ödülü [john williams]
*bafta ödülleri (2005) - seyirci ödülü
*empire ödülleri (2006) - özel ödül
*sanat yönetmenleri loncası (2012) - sinematik imgeleme katkı ödülü
film toplam 17 ödüle sahiptir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "altair ibn la ahad" tarafından 04.02.2021 12:09 tarihinde açılmıştır.
1.
alfonso cuarón'un yönetmenliğini yaptığı harry potter serisinin üçüncü kitabından uyarlanan filmdir. başrollerini daniel radcliffe, rupert grint, emma watson gibi isimler oynuyor. ayrıca michael gambon dumbledore rolüne ilk bu filmde giriyor.
devamını gör...
2.
harry potter serisinin alfonso cuarón yönetmenliğideki 2004 çıkışlı üçüncü filmidir. serinin en beğendiğim filmlerindendir. öncelikle bariz bir şeyi belirteyim, kitaptan uyarlanan hiçbir şey kitaba sadık kalmak zorunda değil. filme yapılan kitaba sadık kalınmadı eleştirilerini es geçiyorum o yüzden. filmin kitabın genel havasını gayet iyi verdiğini düşünüyorum. önceki iki filmden sonra büyüyen harry ve içinde bulunduğu dünyanın karanlık yanlarıyla iç içe geçen hikayesi bu filmdeki tonla iyi uyuşmuş. sonraki filmlerde gittikçe karanlıklaşan hikaye için oldukça uygun bir ton tutturulmuş. serinin devamı için önemli karakterler ve olaylar da verilmiş. görüntüler genellikle hareketli ve perspektif vermede başarılı olmuş. zamanın geçtiğini anlatmak için mevsim geçişleriin kullanılması da çok hoşuma gitti. harry'le birlikte filmin içinde gezmişim gibi hissettirdi filmin sonunda.
sonuç olarak iyi bir yönetmenin elinden çıkmış iyi bir filmdir, izleyiniz ve küçüklerinize izlettiriniz.
sonuç olarak iyi bir yönetmenin elinden çıkmış iyi bir filmdir, izleyiniz ve küçüklerinize izlettiriniz.
devamını gör...
3.
kitabın en az yarısı atlanmış olan filmdir. harrycik fireboltu filmin sonunda edinmekte olup esasen kitabın ortalarında sirius black tarafından edinip, kimin gönderdiği belli olmadığı için de herhangi tuzak gibi bir bok diye yüzlerce testten geçirilip, gryffindor quidditch takımının epey tepki göstermesine sebebiyet vermektedir ayrıca ravenclawların catcherı cho ile sönük hufflepuffların catcherı cedric bu kitapta ortaya çıkmaktadırlar ancak bu iki karakter ilk kez 4.filmde gözükmektedirler.
devamını gör...
4.
paribu cineverse sinemaların yaptığı harry potter sinema festivali kapsamında bu hafta vizyonda olan 3 filmden biridir. bu vesile ile bende tekrar izleme şansı buldum. sanıyorum ki bu filmi daha önce sinema da izlememiştim hiç. ondan daha çok sevdim bu izleyişimi. zaten bu filmi bir başka severim, çünkü canım sirius ile tanıştığımız bölüm. yönetmenin de biraz farkı var sanırım.
yine yorumlananlar, kitaptaki bazı olaylara hiç yer vermeme ve bazılarını da değiştirme var ama tölere edilebilecek kadar. mesela en tahammülsüz olduğum değiştirme, sona yaklaşırken dumbledore'un harry ve hermione'ye zamanda geri gitmelerini söyledikten sonra odadan çıkıyor ya, o sırada dışarda tüm işi tamamlamış harry ve hermione ile karşılaşıyor. bu kısımda normalde kitapta her durumdan haberdar olan dumbledore, yapılan yolculuğun başarılı olup olmadığı bilgisini alıp, içerdeki harry ve hermione gidince de içeri girmeleri için yön gösteriyor. ama filmde dumbledore sanki hiç birşeyden haberi yokmuşçasına şaşırarak yoluna devam ediyor. bu kısım bir hayli saçma dönüştürülmüş. en sevdiğim sahne ise hermione'nin malfoy'u yumrukladığı sahne. insan otomatikman aferin kız diyor. haketmişti.
genel itibari ile gayet başarılı bir film. dönüp dönüp tekrar izlemelik.
yine yorumlananlar, kitaptaki bazı olaylara hiç yer vermeme ve bazılarını da değiştirme var ama tölere edilebilecek kadar. mesela en tahammülsüz olduğum değiştirme, sona yaklaşırken dumbledore'un harry ve hermione'ye zamanda geri gitmelerini söyledikten sonra odadan çıkıyor ya, o sırada dışarda tüm işi tamamlamış harry ve hermione ile karşılaşıyor. bu kısımda normalde kitapta her durumdan haberdar olan dumbledore, yapılan yolculuğun başarılı olup olmadığı bilgisini alıp, içerdeki harry ve hermione gidince de içeri girmeleri için yön gösteriyor. ama filmde dumbledore sanki hiç birşeyden haberi yokmuşçasına şaşırarak yoluna devam ediyor. bu kısım bir hayli saçma dönüştürülmüş. en sevdiğim sahne ise hermione'nin malfoy'u yumrukladığı sahne. insan otomatikman aferin kız diyor. haketmişti.
genel itibari ile gayet başarılı bir film. dönüp dönüp tekrar izlemelik.
devamını gör...
5.
'' bizi sevenler bizi asla terk etmez harry... ''
serinin üçüncü filmi olmakla birlikte bu kez başka bir yönetmen tarafından çekilmiştir;
alfonso cuarón yönetmen koltuğunda oturur iken senaryo steve kloves tarafından yazılmış
ve özgün hikaye ise bilindiği üzere j. k. rowling'in aynı isimdeki eserinden uyarlanmıştır.

başrolde daniel radcliffe - emma watson - rupert grint -
gary oldman - robbie coltrane - maggie smith - michael gambon gibi isimler yer almaktadır.
ayrıca ne yazık ki albus percival wulfric brian dumbledore karakterine can veren aktör hayatını kaybettiği için bu filmde onu görememekteyiz.
hogwarts'daki üçüncü yılına giren harry potter ve arkadaşları artık büyümüştür,
bu okul onların karakterlerinin değişimine de öncülük etmiştir, öğrendikleri büyüler onların hayat kurtarıcısı olmuştur.
sirius black ile ciddi olarak tanıştığımız filmdir bu, harry potter'ın artık uysal çocuk olmadığı ve duygularını belli ettiği, öfkelendiğinde her şeye rest çektiğini gördüğümüz, onun geçmişine dair yeni şeyler öğrendiğimiz ve onun sirius black ile olan husumetinin nasıl dostluğa dönüştüğünün tanığı olduğumuz bir film beklemektedir bizi.
azkaban hapishanesi'nden kaçan sirius black tarafından öldürüleceğini sanan ve kendisi de ondan nefret eden harry aslında onun masum olduğunu ve asıl suçlunun o olmadığını, asıl suçlunun kendini fareye dönüştüren ve 12 yıl boyunca arkadaşının faresi olan o adamın olduğunu anlarlar.
diğer iki filme kıyasla daha sakin bir film olduğunu düşünüyorum, olaylar gelişse de çok ciddi ve insanı çok heyecanlandıran olaylar değildir bence, harry'nin geçmişine dair yeni şeyler öğrenmesi ve vaftiz babasıyla tanışması elbette onu etkilemiştir ve harry büyücülük konusunda her gün kendini biraz daha aşmaktadır.
hermione granger ve ron weasley yine harry'nin en yakın dostudurlar ama bu filmde hermione granger ile dostluğu daha ön plandadır ve hermione granger ne kadar zeki bir büyücü olduğunu her seferinde yine hatırlatır.
sirius black'in harry ile konuştuğu duygusal sahne bence filmin en duygusal sahnelerindendi.
babasıyla kendisi çok vakit geçirme şansı bulmuş iken harry babasını tanıyamamıştır bile...
ve o sahnede dendiği gibi;
bizi sevenler bizi asla terk etmezler...
serinin üçüncü filmi olmakla birlikte bu kez başka bir yönetmen tarafından çekilmiştir;
alfonso cuarón yönetmen koltuğunda oturur iken senaryo steve kloves tarafından yazılmış
ve özgün hikaye ise bilindiği üzere j. k. rowling'in aynı isimdeki eserinden uyarlanmıştır.

başrolde daniel radcliffe - emma watson - rupert grint -
gary oldman - robbie coltrane - maggie smith - michael gambon gibi isimler yer almaktadır.
ayrıca ne yazık ki albus percival wulfric brian dumbledore karakterine can veren aktör hayatını kaybettiği için bu filmde onu görememekteyiz.
hogwarts'daki üçüncü yılına giren harry potter ve arkadaşları artık büyümüştür,
bu okul onların karakterlerinin değişimine de öncülük etmiştir, öğrendikleri büyüler onların hayat kurtarıcısı olmuştur.
sirius black ile ciddi olarak tanıştığımız filmdir bu, harry potter'ın artık uysal çocuk olmadığı ve duygularını belli ettiği, öfkelendiğinde her şeye rest çektiğini gördüğümüz, onun geçmişine dair yeni şeyler öğrendiğimiz ve onun sirius black ile olan husumetinin nasıl dostluğa dönüştüğünün tanığı olduğumuz bir film beklemektedir bizi.
azkaban hapishanesi'nden kaçan sirius black tarafından öldürüleceğini sanan ve kendisi de ondan nefret eden harry aslında onun masum olduğunu ve asıl suçlunun o olmadığını, asıl suçlunun kendini fareye dönüştüren ve 12 yıl boyunca arkadaşının faresi olan o adamın olduğunu anlarlar.
diğer iki filme kıyasla daha sakin bir film olduğunu düşünüyorum, olaylar gelişse de çok ciddi ve insanı çok heyecanlandıran olaylar değildir bence, harry'nin geçmişine dair yeni şeyler öğrenmesi ve vaftiz babasıyla tanışması elbette onu etkilemiştir ve harry büyücülük konusunda her gün kendini biraz daha aşmaktadır.
hermione granger ve ron weasley yine harry'nin en yakın dostudurlar ama bu filmde hermione granger ile dostluğu daha ön plandadır ve hermione granger ne kadar zeki bir büyücü olduğunu her seferinde yine hatırlatır.
sirius black'in harry ile konuştuğu duygusal sahne bence filmin en duygusal sahnelerindendi.
babasıyla kendisi çok vakit geçirme şansı bulmuş iken harry babasını tanıyamamıştır bile...
ve o sahnede dendiği gibi;
bizi sevenler bizi asla terk etmezler...
devamını gör...
