orijinal adı : pet sematary
yazar: stephen king
yayım yılı : 1983
creed ailesinin taşındıkları yerde ölüleri yaşama geri döndüren eski bir kızılderili mezarlığına önce kedilerini sonra da trajik bir kaza sonucu hayatını kaybeden küçük oğullarını gömmeleri sonucu yaşadıkları dehşet verici olayları anlatan korku romanıdır.
yazar: stephen king
yayım yılı : 1983
creed ailesinin taşındıkları yerde ölüleri yaşama geri döndüren eski bir kızılderili mezarlığına önce kedilerini sonra da trajik bir kaza sonucu hayatını kaybeden küçük oğullarını gömmeleri sonucu yaşadıkları dehşet verici olayları anlatan korku romanıdır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "prcsr" tarafından 24.11.2020 23:14 tarihinde açılmıştır.
1.
stephen king'in yaratıcılığını konuşturduğu ve sonu çarpıcı biten romanlarından biridir. bakış açısından dolayı taktir etmiştim korkmaktan öte. iki de filmi bulunuyor, eski yapımı izlemiştim fakat kitaptaki tadı vermedi.
devamını gör...
2.
stephen king romanı olup, film uyarlamaları olan bir eserdir. ilk filminin daha başarılı olduğu kanaatindeyim. birinci yapım filmi izlediğim zamanlar, o yaşlar için gerçekten bir korku filmiydi. epey etkilenmiştim de korkmuyormuş numarası yapmıştım izledikten sonra. bir gün sabah okula giderken yüzü parçalanmış bir kedi görene kadar her şey iyi gitmişti. o günden sonra farklı bir yoldan okula gitmeye başladım. kitabını yıllar sonra okumaya çekinerek aldım, bir süre kitaplığımda durdu. okuduktan sonra da birilerine ödünç verdim, geri de istemediğim nadir kitaplardan biridir. kitaplığımdaki gereksiz kitaplar bile bu kadar ürkütmez beni.
devamını gör...
3.
okuduğum en iyi korku romanıydı stephen king'e hayranlığım o kitapla başladı hatta o sayede türkiye stephan king okuyanlar ve sevenler kulübüne üye olmuştum.
şimdilerde de stephen king'in o (bkz: it) kitabını okuyordum ama baya kalın yks'den sonraya erteledim bende okumayı.
hayvan mezarlığını mutlaka okuyun 1-2 ay orman mezarlık falan gezmiyorsunuz ama yine de buna değer.
şimdilerde de stephen king'in o (bkz: it) kitabını okuyordum ama baya kalın yks'den sonraya erteledim bende okumayı.
hayvan mezarlığını mutlaka okuyun 1-2 ay orman mezarlık falan gezmiyorsunuz ama yine de buna değer.
devamını gör...
4.
bir stephen king romanıdır.
stephen king çağdaş korku edebiyatının şahıdır, padişahıdır. sadece yazdıkları ile değil görüntüsü ile bile korkutabilir insanları.
benim için king ayrıca fobilerin efendisidir. the mist kitabı ile homiklofobiye neden olabilir mesela, ya da kujo ile kinofobiye, o romanı ile koulrofobiye ve elbette hayvan mezarlığı ile de ailurofobiye neden olabilir.
hayvanlar çok sevimli yaratıklardır. gerçekten hayatımızda önemli yer tutarlar, hatta gerçekten hayvan sevgisi besleyen insanlar için onlar ailenin bir parçası, ailenin bir üyesidir ancak bazen olmayacak şeylere neden olabilir ve hayatımızı zindana çevirebilirler, tabii ki eğer hayatımızın senaryosunu stephen king yazmışsa.
hayvan mezarlığı aslında ismiyle müsemma bir kitap. zaten bu isim insana biraz da olsa korku vermeye yetiyor. ama hikayeyi okudukça biraz önceki cümlede biraz olan korku git gide artarak muhteşem bir gerilime dönüşüyor.
ölümden sonra hayata inanır mısınız, bilmiyorum. aslında neye inandığınızı sorgulamak gibi bir niyetim de yok. ama bu kitabı okurken her şeyden azade bir bakış açısıyla yaklaşıp ölümden sonra dirilme fikrine sıcak bakarsanız korku dozunu artırma imkanınız olacaktır.
stephen king belki de kitapları filme en çok çekilen yazarlardan biridir. imdb’nin malum listesinde birden fazla stephen kine uyarlaması bulunmakta ve hatta ilk sıradaki film de bu yazarımıza ait. bu kitabı da filme çekilmiş bir kitap ve filmin de başarısız olduğunu söyleyemem ama kitabı bir başka.
okuyun ve korku imparatoruna biat edin.
stephen king çağdaş korku edebiyatının şahıdır, padişahıdır. sadece yazdıkları ile değil görüntüsü ile bile korkutabilir insanları.
benim için king ayrıca fobilerin efendisidir. the mist kitabı ile homiklofobiye neden olabilir mesela, ya da kujo ile kinofobiye, o romanı ile koulrofobiye ve elbette hayvan mezarlığı ile de ailurofobiye neden olabilir.
hayvanlar çok sevimli yaratıklardır. gerçekten hayatımızda önemli yer tutarlar, hatta gerçekten hayvan sevgisi besleyen insanlar için onlar ailenin bir parçası, ailenin bir üyesidir ancak bazen olmayacak şeylere neden olabilir ve hayatımızı zindana çevirebilirler, tabii ki eğer hayatımızın senaryosunu stephen king yazmışsa.
hayvan mezarlığı aslında ismiyle müsemma bir kitap. zaten bu isim insana biraz da olsa korku vermeye yetiyor. ama hikayeyi okudukça biraz önceki cümlede biraz olan korku git gide artarak muhteşem bir gerilime dönüşüyor.
ölümden sonra hayata inanır mısınız, bilmiyorum. aslında neye inandığınızı sorgulamak gibi bir niyetim de yok. ama bu kitabı okurken her şeyden azade bir bakış açısıyla yaklaşıp ölümden sonra dirilme fikrine sıcak bakarsanız korku dozunu artırma imkanınız olacaktır.
stephen king belki de kitapları filme en çok çekilen yazarlardan biridir. imdb’nin malum listesinde birden fazla stephen kine uyarlaması bulunmakta ve hatta ilk sıradaki film de bu yazarımıza ait. bu kitabı da filme çekilmiş bir kitap ve filmin de başarısız olduğunu söyleyemem ama kitabı bir başka.
okuyun ve korku imparatoruna biat edin.
devamını gör...
5.
kitapta stephen king diğer kitaplarına göndermelerde bulunur. king evreni içinde geçmektedir olay. benim denk geldiğim “paskalya yumurtaları (easter eggs)” şunlar:
jud crandall, louis’e kuduz olmuş bir saint bernard cinsi köpekle ilgili bir şeyler anlatır*. bu, king’in diğer kitabı (ve uyarlanan filmi) cujo’ya bir göndermedir.
ikincisi, rachel kiraladığı araçla ludlow’a, evine dönmeye çalışırken bir yol tabelasını okur; jerusalem’s lot. bir yerleşim yeri için rahatsız edici bir isim olduğunu düşünür. orada huzursuzluk verici bir şeylerin var olduğunu hisseder. bu da yine king evreni’ndeki salem’s lot’a bir göndermedir.
bir diğeri de, çok emin olmamakla birlikte, the shining’e gönderme olabilir. yirmi dördüncü bölümde steve telefonda louis’e “all work and no play makes jack a dull boy, you know” diyor. evet, king kubrick’in the shining’ini çok da sevmiyor, doğru. ancak yine de bir gönderme yapmış olabilir mi? kitapta (the shining - medyum) bunun geçtiğini hatırlamıyorum.

(bkz: stephen king)
(bkz: salem’s lot)
(bkz: cujo)
(bkz: the shining)
jud crandall, louis’e kuduz olmuş bir saint bernard cinsi köpekle ilgili bir şeyler anlatır*. bu, king’in diğer kitabı (ve uyarlanan filmi) cujo’ya bir göndermedir.
ikincisi, rachel kiraladığı araçla ludlow’a, evine dönmeye çalışırken bir yol tabelasını okur; jerusalem’s lot. bir yerleşim yeri için rahatsız edici bir isim olduğunu düşünür. orada huzursuzluk verici bir şeylerin var olduğunu hisseder. bu da yine king evreni’ndeki salem’s lot’a bir göndermedir.
bir diğeri de, çok emin olmamakla birlikte, the shining’e gönderme olabilir. yirmi dördüncü bölümde steve telefonda louis’e “all work and no play makes jack a dull boy, you know” diyor. evet, king kubrick’in the shining’ini çok da sevmiyor, doğru. ancak yine de bir gönderme yapmış olabilir mi? kitapta (the shining - medyum) bunun geçtiğini hatırlamıyorum.

(bkz: stephen king)
(bkz: salem’s lot)
(bkz: cujo)
(bkz: the shining)
devamını gör...
6.
bir stephen king başarısı. kitabın sürükleyiciliği mantık kurgusu ve uyarlanan filmin film olarak kalitesiyle ilgilenen zihinleri kıskıvrak yakalayıp gerçeklikten koparıp korkutması ve king'in aniden, bir dehaymış gibi algılanması mücizesi king'in - yine - gerçek bir yerli ritüelinden esinlenmiş olmasında saklıdır. stephen king'in toplumsal hikaye ve hurafeleri çok seven bir yazar olduğunu meraklıları farketmiştir. hayvan mezarlığı öyküsü her insanın hemen her korkusunu, hurafesini, merakını aynı anda yakalayan bir yerli efsanesine dayandığı için korku veya bilm kurgu filmlerini zihinsel insan kabiliyetlerini, başarılarını, teknik kalite doyumlarını yakalamak için seyreden insanları bile korkutmayı, üzmeyi, sorgulatmayı başarmıştır. king'in benzer stratejiler ile yazdığı pek çok eseri okurken saçmalıkları yakalayıp edebiyat teknikleri sayesinde akışa kapılıp 'bir doyuma ulaşabildim en azından' düşüncesi ile kapağı kapatırken, hayvan mezarlığı, rose red konağı gibi birkaç eserde cidden nevrinizin döndüğünü hissedebiliyorsunuz.
benim farklı olarak eklemek istediğim buydu, bazı olay ya da efsaneler - çoktur-, sanki kasten laboratuvarda karıştırılıp hazırlanmışlar gibi nesne ve canlıları her şeylerinden yakalarlar.
benim farklı olarak eklemek istediğim buydu, bazı olay ya da efsaneler - çoktur-, sanki kasten laboratuvarda karıştırılıp hazırlanmışlar gibi nesne ve canlıları her şeylerinden yakalarlar.
devamını gör...
7.
stefan king muazzam bir zekaya ve tahmin edilemez psikolojik dayanıklılığa sahip dediğim kitap. genelde çoğunluğun sempatiyle yaklaştığı, günlük hayatımızda en az bir kere karşılaştığımız bir çok varlığı asıl obje olarak seçmesi beni çok korkutmuştur. falcılar, palyaçolar, hayvanlar, bebekler vb. bir çok şeye bu açıdan nasıl bakabiliyor anlamıyorum. kitabını okuduktan sonra yarım bırakmanın beni daha çok etkileyeceğine karar verdiğim için bitirdim mecburen ama çok kalın ve hemen bitmiyor. bu yüzden bir süre gece rüyalarımda da bu kitaba yer vermiştim ne yazık ki.
devamını gör...
8.
kitabı kadar başarılı sinema uyarlaması ile içinize içinize verdiren eser.
korku romanlarına düşkünlüğüm sebebi ile fazla gelişen hayal gücümü; bir gece yarısı herkes uyurken karanlıkta balkonda sigara içerken; kafamı arkaya çevirmemle, kafasını kaldırmış karanlığın ortasında giç ses çıkarmadan bana bakan 1.5 yaşındaki oğlumdan zıplamalı ve çığlıklı korkmamla daha fazla beslememem gerektiğine karar verip bıraktım.
korku romanlarına düşkünlüğüm sebebi ile fazla gelişen hayal gücümü; bir gece yarısı herkes uyurken karanlıkta balkonda sigara içerken; kafamı arkaya çevirmemle, kafasını kaldırmış karanlığın ortasında giç ses çıkarmadan bana bakan 1.5 yaşındaki oğlumdan zıplamalı ve çığlıklı korkmamla daha fazla beslememem gerektiğine karar verip bıraktım.
devamını gör...
