sözlerin yerini bulmaması. bazen de ne söylesen boş.
devamını gör...
boş çerçeve.
devamını gör...
migros'un viski, rakı ve birada yapmış olduğu indirimin neticesi olan başlık.
devamını gör...
çok şey yapmayın ..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
memnuniyetsiz insan oğlunun eksiksiz yaşamında hep düştüğü yanılgı. ne uzaksa odur özlenen. kendisi bırakmıştır belkide ama farketmez. çünkü, uzaklaşan her şey insanda mahrumiyet hissi bırakır.
devamını gör...
(bkz: çeyiz)

kara delik gibi gerçekten bir sonu gelsin artık.
devamını gör...
nedense hiçbir zaman tamamlanmayacağına inanılan şeydir. buna kimisi maddi şeyleri öne sürer, onları hayal eder, o hayallerle yaşar.
ama bir de manevi yokluk içinde doğan, büyüyen ve hayatı yüklenmek zorunda olanlar vardır.
onlar içinse bir küçük tebessüm bile eksik kalmış olabilir. bir çift güzel bakışı bile göremeyen, merhamet nedir tadamayan, ruhen hep üşüyenler var ya; işte yüreğinde hep bir eksiklik kalanlardır...
devamını gör...
yaşam, yeri doldurulamayan derin boşluk... kaçırdığım bir şeyler var hissi, yaşamın dışarıda akıp gittiği, yaşama ulaşamama hissi... tam bu his yaşanırken kaçıp giden bir hayat...
yüzün zihnimin koridorlarında kaybolmuş bir siluet, yine de seni sevdiğim yalanına inanarak geçirdiğim geceler. kalbim atmanın anlamını arıyor. seni düşünmeyi iş etmiş de oturup göğe bakarak emekliliğini bekliyor. araya giren dökük tavanı saymazsan... sen artık çok uzakta, beni hiç düşünmeden geçirdiğin günler... başkası altında geçirdiğin geceler... kızmak da ne kelime, o kadar önemsizsin ki, yaşamımdan öylesine geçtin ki, tüm yaşamın benliğimin dışında geçip gittiğini anladım... sana hiç dokunmadım ve bu yüzden aslında hiç kimseye hiç dokunamadım... elim kime değse yaşam sahteleşti. benim için akmadı hayat. insanlar aslında yoktular, ben aslında yoktum. sen vardın, dışarıdaydın ve akıp gidiyordun. senin gitmenle her şey var oldu. yaşam filminin kareleri renklendi, can buldu. akıp gitmeye başladı... insanlar tanıdım. hayatım kalabalıklaştı. sonra onlar içimdeki gariplik hissini tamamlamaya çalıştılar, bense hep dışarıda akıp giden gerçek bir yaşam olduğunu biliyordum. olmadı, yanlış parçalarıydık, bir türlü iç içe geçemiyorduk. zorlandıkça mükemmelliği bozuldu yaşamın. sonra yine aynı göğe baktım. bakmaya hakkım yoktu ama baktım. bu düştüğüm çukuru aklama çabasıydı. sanki ben çukurda değilim de gök gökte. sonra neden sen de gökte kaldın. ben daha derin çukurlara düştüm.
uyandım sonra... uyandım ki aydınlansın dünya. mademki yaşamda gerçek değildim, kendim dışımda bir gerçek arardım. çünkü bağırmak istiyordum, haykırmak, dünyaya bulaşmak istiyordum ve kabul uyandıktan sonra sen hiç aklıma gelmiyordun, ben sadece var olmak ve yaşamış olmakla ilgileniyordum. oysa sen, öylesine dokunmadan geçmiştin ki yaşamıma ben var olmak ne demek bilmiyordum. gerçek değildim, var olmamıştım, o zaman gerçek olanı aradım. benim dışımda ve bana rağmen gerçek olanı.
en sonunda elime birkaç film, bir kaç şarkı birkaç kitap geçti, bir bisiklet buldum... bazen boğuldum... sonra hiç inanmadım gerçeğine hayatın. hiç hayal bırakmadım kendime. bir düş de kurmadım, göğe baktım, araya dökük bir tavan girdi. zaten ben de biraz fazla alçalmıştım, her yer yüksekti yerden. her yer gök gibiydi.
devamını gör...
net olarak uyku .
devamını gör...
genelde insanın bir tarafıdır bu. bir tarafı eksik kalır. üzüntüden beslenir bu taraf. mantar gibi kendi kendine çoğalır.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"hep eksik kalan bir şey" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim