#ödüllü filmler
drama / romantik / kült-efsane
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

--! spoiler !--

film, walter benjamin'in "tarih meleği" kavramıyla ele alınabilir. tarih meleği'nin yüzü geçmişe dönüktür fakat ileriye doğru hareket etmektedir. geçmişin hatıraları, travmaları unutulmadıkça düzgün bir yolda ilerleyemez insan. hiroshima mon amour filminde de bu kavramı kadın karakterin hatıraları ile görmekteyiz. hiroshima’da tanışıp yakınlaştığı sevgilisinin yataktaki bir el hareketi, kadına unuttuğunu sandığı nevers’deki travmasını hatırlatır. ikinci dünya savaşı’nda fransa’yı işgal eden alman askerlerinden birine aşık olan kadın, bu yüzden toplumdan dışlanıp ailesi tarafından işkence görmüştür. filmin başında hiroshima’yı anlama üzerine konuşan iki karakterin bu iğrenç olayın müze simülasyonuyla veya otobüs turlarıyla anlaşılamayacağını savunur. mutlu birer evliliği ve sakin birer hayatı olan iki karakter geçmiş travmaları sayesinde birbirleriyle empati kurarak yakınlaşır. geçmişlerindeki bu travmalar, içinde bulundukları anı etkileyerek tıpkı resimdeki melek gibi ilerlemelerine ket vurur gözükmektedir. hayatlarına devam edebilmeleri için geçmişlerindeki travmaları kabullenip atlatmaları gerekmektedir. erkek karakter bu durumu kabullenmiş gözükmektedir. kadın karakter ise daha çekingendir. erkek sürekli nevers'i sorarak kadına yardımcı olmaya çalışmaktadır. bu zorlamaların sonunda ise döngü tamamlanır. erkek hiroshima'dır artık, kadın ise nevers.

--! spoiler !--
devamını gör...
her gittigin yerde, bir evvelki eski sevgiliyi ozlemek ustune bir methiyeden marguerite duras eseri.
belki bizim cozemeyecegimiz kadar buyuk sorunları seviyoruzdur. bir cesit adrenalin ve huzun bagımlılıgıdır bizimkisi. adını da hep aramak, hep eksik kalmak koymusuzdur.
buldugumuzda mutlu oldugumuzda ve aklımızda kalbimizde yalnız yenide, yanımızdakinde oldugunda ust sureme geciyoruzdur.
devamını gör...
yönetmen koltuğunda alain resnais oturan, emmanuelle riva'nın sergildiği harika oyunculuk bir yana dursun, duru güzelliği ile göz kamaştıran, bir belgesel nidası ile başlayıp dramanın dibine kadar bizi usul usul götüren bu filmden bahsetmeliyim sizlere.

1950'li yılların son çeyreğinde elly ismindeki karakterimiz, atom bombasının atılması sonrası hiroşima'nın durumu hakkındaki bir belgeselde oynamak için hiroşima'ya gelir ve oradaki geçirdiği son günlerinde lui ismindeki bir adamla oldukça romantik başlayan ama her dakika korkunç bir kalp kırıklığına dönüşen olaylar zincirinde bulur kendisini.

biz de lui gibi her şeyi tane tane, adım adım öğrenir, önce şaşırır, sonra üzülür, en sonunda ise gözyaşlarıyla eşlik ederiz elly'ye...

film fransız yeni dalgasının en iyi yönetmenlerinden birinin filmi olunca sinematografik olarak paha biçilemez gözüktü bana, ba-yıldım.

oyunculuklar da çok hoştu açıkçası, kalp kırıklıkları, umut, umutsuzluk, yeri dolmayan ve dolmayacak insanları özleme gibi duyguları tüm oyuncular çok iyi göstermişler bizlere.

filmin biraz sıkıntılı bulduğum kısmı ise belgeselden bir anda dram filmine keskin bir bıçakla kesilmiş gibi kaymasıydı... nasıl desem, ne olduğunu anlayamadan bir anda kendimizi geçmiş zamanın acıları içerisinde debelenirken bulabiliyoruz, hoştu ama, çok rahatsız olmadım bundan.

güzel filmdi.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"hiroshima mon amour" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim