--!
spoiler !--
film, walter benjamin'in "tarih meleği" kavramıyla ele alınabilir. tarih meleği'nin yüzü geçmişe dönüktür fakat ileriye doğru hareket etmektedir. geçmişin hatıraları, travmaları unutulmadıkça düzgün bir yolda ilerleyemez insan. hiroshima mon amour filminde de bu kavramı kadın karakterin hatıraları ile görmekteyiz. hiroshima’da tanışıp yakınlaştığı sevgilisinin yataktaki bir el hareketi, kadına unuttuğunu sandığı nevers’deki travmasını hatırlatır. ikinci dünya savaşı’nda fransa’yı işgal eden alman askerlerinden birine aşık olan kadın, bu yüzden toplumdan dışlanıp ailesi tarafından işkence görmüştür. filmin başında hiroshima’yı anlama üzerine konuşan iki karakterin bu iğrenç olayın müze simülasyonuyla veya otobüs turlarıyla anlaşılamayacağını savunur. mutlu birer evliliği ve sakin birer hayatı olan iki karakter geçmiş travmaları sayesinde birbirleriyle empati kurarak yakınlaşır. geçmişlerindeki bu travmalar, içinde bulundukları anı etkileyerek tıpkı resimdeki melek gibi ilerlemelerine ket vurur gözükmektedir. hayatlarına devam edebilmeleri için geçmişlerindeki travmaları kabullenip atlatmaları gerekmektedir. erkek karakter bu durumu kabullenmiş gözükmektedir. kadın karakter ise daha çekingendir. erkek sürekli nevers'i sorarak kadına yardımcı olmaya çalışmaktadır. bu zorlamaların sonunda ise döngü tamamlanır. erkek hiroshima'dır artık, kadın ise nevers.
--!
spoiler !--
devamını gör...