iş yerinde birden akla gelen ne yapıyorum ben burada sorusu
başlık "sphynx" tarafından 19.12.2020 23:31 tarihinde açılmıştır.
1.
çalışılan işyerinde bir gariplik veya bir rezilliğe defalarca şahit olunmuştur, ''etliye sütlüye karışmayayım işime bakayım'' mantığıyla çalışmaya devam edilir.
bir gün gelir ve o kaçınılmaz soru sorulur ''ne işim var ulan burda benim ?'' artık tahammül edilenilmeyeceğini farkedip akabinde istifa kararı almakla sonuçlanır.
bir gün gelir ve o kaçınılmaz soru sorulur ''ne işim var ulan burda benim ?'' artık tahammül edilenilmeyeceğini farkedip akabinde istifa kararı almakla sonuçlanır.
devamını gör...
2.
bugün elli dört yaşındaki devamlı müşterim numaramı istediğinde kendime sordum. kötü ya. aramızda yirmi dört yaş var ulan sen yirmidörtken ben doğmamışım rezil herif.
midem ekşidi. yüzüm düştü, bir yandan çaktırmamalıyım yada haddini bildirmeliyim arasında gidip geldim. n’apıyım bilemiyorum bazen.
midem ekşidi. yüzüm düştü, bir yandan çaktırmamalıyım yada haddini bildirmeliyim arasında gidip geldim. n’apıyım bilemiyorum bazen.
devamını gör...
3.
numarasını vermek isteyen sözlük kızları dm.
26+ yaş grubu ltf.
26+ yaş grubu ltf.
devamını gör...
4.
türkiye'de şu an bulunduğu konumu hak etmeyen, pozisyonuna öyle veya böyle getirilmiş çok fazla insan var. deneyimizin, birikiminizin veya başardıklarınızın çoğu zaman bir önemi olmuyor. eğer gerekli torpili sağlayacak bir kaynağınız yoksa, sizden daha niteliksiz biri üst pozisyonlarınıza yerleştirilebiliyor veyahut yaptığınız işlerde imza yetkisine sahip olabiliyor.
tabi bunun daha da acınası versiyonu var. bunu da "çalışma şartlarındaki orantısızlık ve maaş dengesizliği" olarak tanımlıyorum. yeterli torpili olan birinin çalışma şartları ve iş yükü fazlasıyla hafif tutulabiliyor. gerçekten iş hayatında aldıkları maaşı neden aldıklarını sorguladığım insanlarla karşılaştım. hiçbir iş yapmamalarına rağmen veya azami iş yükü karşılığında, gayet dolgun maaş alabilenler var bu ülkede. daha da korkunç olanı deli gibi çalışan insanla - hiçbir iş yapmadıkları halde- benzer maaşları alanları da var. şimdi bu insan hakkı yemek değil midir?
bu tarz durumlarda " ben burada ne yapıyorum? aldığımız bütün eğitim tamamen çöpmüş. yüksek tahsil hiçbir şeyi çözmüyor. yıllarımızı boşuna heba etmişiz" diye düşünmeden edemiyorum. sırf iyi hayat ideali sebebiyle yıllarca dirsek çürüttük. sürekli sınavlara girdik, yarış atı gibi sınandık. ailelerimizden yediğimiz "iyi okul kazan baskısını" hesaba bile katmıyorum.
sonuç?
birinin babası diğerinin amcasını tanıyor diye bir anda ceo olanı da var, yüksek maaşlarla iyi pozisyonlara getirilenler de... sinir olduğu insanların işten çıkartılmasını/ terfilerinin red edilmesini sağlayanlarda.. eğer siyasi ayağı güçlü bir aileden geliniyorsa, ülkede açılmayacak kapı yok. her kurum- kuruluş içerisinde istenilen sektörden, istenilen pozisyondan, istenilen maaşla iş bulunabiliniyor.. müthiş bir dokunulmazlık var.
işte bunlar ve daha tonlarcası bu başlığa yazmanıza sebep oluyor. çok hakkı yendi insanların. çok insan düzenli ve sürekli çapı arttırılan mobbing'e ve iş yerinde üstlerinin tacizine maruz kalıyor.
ansızın - binbir yalanla işten tazminatsız çıkartılanlar da cabası..
nereden tutarsanız, elinizde kalıyor.
tabi bunun daha da acınası versiyonu var. bunu da "çalışma şartlarındaki orantısızlık ve maaş dengesizliği" olarak tanımlıyorum. yeterli torpili olan birinin çalışma şartları ve iş yükü fazlasıyla hafif tutulabiliyor. gerçekten iş hayatında aldıkları maaşı neden aldıklarını sorguladığım insanlarla karşılaştım. hiçbir iş yapmamalarına rağmen veya azami iş yükü karşılığında, gayet dolgun maaş alabilenler var bu ülkede. daha da korkunç olanı deli gibi çalışan insanla - hiçbir iş yapmadıkları halde- benzer maaşları alanları da var. şimdi bu insan hakkı yemek değil midir?
bu tarz durumlarda " ben burada ne yapıyorum? aldığımız bütün eğitim tamamen çöpmüş. yüksek tahsil hiçbir şeyi çözmüyor. yıllarımızı boşuna heba etmişiz" diye düşünmeden edemiyorum. sırf iyi hayat ideali sebebiyle yıllarca dirsek çürüttük. sürekli sınavlara girdik, yarış atı gibi sınandık. ailelerimizden yediğimiz "iyi okul kazan baskısını" hesaba bile katmıyorum.
sonuç?
birinin babası diğerinin amcasını tanıyor diye bir anda ceo olanı da var, yüksek maaşlarla iyi pozisyonlara getirilenler de... sinir olduğu insanların işten çıkartılmasını/ terfilerinin red edilmesini sağlayanlarda.. eğer siyasi ayağı güçlü bir aileden geliniyorsa, ülkede açılmayacak kapı yok. her kurum- kuruluş içerisinde istenilen sektörden, istenilen pozisyondan, istenilen maaşla iş bulunabiliniyor.. müthiş bir dokunulmazlık var.
işte bunlar ve daha tonlarcası bu başlığa yazmanıza sebep oluyor. çok hakkı yendi insanların. çok insan düzenli ve sürekli çapı arttırılan mobbing'e ve iş yerinde üstlerinin tacizine maruz kalıyor.
ansızın - binbir yalanla işten tazminatsız çıkartılanlar da cabası..
nereden tutarsanız, elinizde kalıyor.
devamını gör...