1.
1984 - 1987 yılları arasında galatasaray'da teknik direktör olarak görev yapan alman futbol adamı. 26 haziran 2007 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmiştir.
devamını gör...
2.
türk futbolunu etkileyen galatasarayın eski teknik direktörüdür.
kendisi büyüktür ve türkiyede futbolun gelişmesinde büyük fayda sağlamıştır.
kendisi büyüktür ve türkiyede futbolun gelişmesinde büyük fayda sağlamıştır.
devamını gör...
3.
14 sene sonra galatasaray'ı türkiye ligi şampiyonu yapmasından öte bir teknik adamdı. günümüz modern futbolun temellerini atmış bir hocaydı. o zamana kadar çakılı oynayan bekler ismail ile semih'i kanat bindirmeleri ile erhan ve cüneyt'in savunma tandemini, muhammet'in ön libero oynamasını ortasahada prekazi gibi bir yeteneğin ortaya çıkması ve ileride ilyas ile mirsad'ın bitirici forvet pozisyonları hep derwall'in katkısıdır. bunlar sadece sahada görünen katkılardı. ayrıca tesislerin çim sahaya çevrilmesi futbolcusundan takım malzemesine hatta bahçıvanından aşçısına herkesin takımın bir parçası olduğunu hissetmesine sebep bir insandı jupp derwall. bu davranışlarıyla diğer takımlara da örnek olmuş, yetiştirdiği hocalarla, futbolsularla türk futbolunun gelişmesinde en büyük pay sahibi olmuş bu değerli spor adamını bu vesileyle rahmetle anıyorum. toprağın bol olsun herr derwall. türk futbolu sana minnettardır.
devamını gör...
4.
dün ilk defa internet üzerinden sabaha kadar 1984-1988 yılları arasında türkiye'de görev yaptığı yılları ve şampiyonlukların öyküsünü anlattığı otobiyografik kitabını okudum. muhteşem bir hümanist, tam bir saygı timsali. kitapta 80'li yılların neredeyse tüm türk futbol figürlerine yer ayırmış. beşiktaş as başkanı affan keçeci'den, tercüman ahmet akçan'a, başkanla aynı ismi taşıyıp, kitabını kendisine ithaf ettiği 16 yaşında idmanda gözlerinin önünde kalp krizinden ölen dursun özbek'ten, almancı futbolcular, erhan önal, savaş koç, uğur tütüneker ve ilyas tüfekçi'ye, hakemler özcan oal ve yusuf namoğlu'ndan, gordon milne'ye, stankoviç'ten fenerbahçe'ye, kapalıçarşı ve mecidiyeköy esnafından holiganlara kadar her şey mevcut. kitabında bahsettiği en ihtilafa düştüğü mustafa denizli'den ise evladı gibi bahsediyor. bir noktada mustafa denizli'yle gerçekten problem yaşamışlar ve ona karşı duyduğu sevgiden ötürü buruk olduğu anlaşılıyordu.
bu kadar büyük bir futbol kültüründen gelip, futbolsa olan sevgi ve tutkularına rağmen, oyun ve taktik anlamda çok yetersiz bir ülkede çalışmak ama bu zorlukların üstesinden bir derviş sabrıyla gelmek, ancak derwall gibi bir bilgeye yakışırdı. o toprak sahanın çime dönüşmesine bile kitabında kaç kez değinmiş. üstelik şampiyonluk ilk 2 sezonda gelmiyor. belli bir dönemin şahitleri değil her nesle dahil futbolseverler bu kitabı okumalı.
bu kadar büyük bir futbol kültüründen gelip, futbolsa olan sevgi ve tutkularına rağmen, oyun ve taktik anlamda çok yetersiz bir ülkede çalışmak ama bu zorlukların üstesinden bir derviş sabrıyla gelmek, ancak derwall gibi bir bilgeye yakışırdı. o toprak sahanın çime dönüşmesine bile kitabında kaç kez değinmiş. üstelik şampiyonluk ilk 2 sezonda gelmiyor. belli bir dönemin şahitleri değil her nesle dahil futbolseverler bu kitabı okumalı.
devamını gör...