insan bedeni, uyaranıyla özdeşleştirdiği tatlara, kokulara, görüntülere meyletmeye programlıdır.

bu uyaranların başında da şeker gelir. diğer uyaranlara nazaran bebek yaşta tanışıldığı için, insan doğal olarak tatlı yiyecek ve içeceklere meyleder gibi düşünülür.
oysa mesele sadece uyarana ulaşmanın hazzıdır.

kafein ve tein de aynı şekilde, çay ve kahveyi, aslen tadı hiçbir şeye benzemeyen içecekleri arzulamamızın kaynağı.
kazein denen zımbırtı ha keza. normal şartlarda küflenen gıdaları çöpe atarken, mesele peynir olunca birçok kişi daha da iştahlanıyor.
sigara ha keza. bu mereti ilk içtiğinde öksürüp tiksinmeyen kimse yok. kokusu içene bile bela. ama bir süre sigarasız kalınca o dumanın tadı ekmek gibi su gibi geliyor.

ya da bir diğer örnek acı biber.
aslen memeliler tarafından tüketilmesin diye oluşturulmuş bir savunma mekanizması, insanlarda bağımlılık yaratıyor.
işte insan, uyaranını aldığı ürünün aromalarına, notalarına da meyletmeye, bunlardan haz duymaya başlıyor. buna da ne kadar doğru bir tanımlama olduğu tartışılmakla birlikte, damak tadı deniyor.
tam olarak aynı prensiple çalışmasa da alkollü içecekler de benzer mantığı haiz.

bu durum, kahvenin tabuları yıkması değil, insanın nefsani arzularının acı tatlı demeden insanın beğenilerini de kontrol etmesiyle açıklanabilir.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"kahve tadı" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim