yazar : orhan pamuk
yıl : 2002
türkiye'nin kronikleşmiş birçok siyasi sorununu ağır ağır yağan kar altındaki kars kentinden anlatan romandır. almanya'da yaşayan türk bir yazarın gözünden anlatıma sahip postmodern eserdir.
yıl : 2002
türkiye'nin kronikleşmiş birçok siyasi sorununu ağır ağır yağan kar altındaki kars kentinden anlatan romandır. almanya'da yaşayan türk bir yazarın gözünden anlatıma sahip postmodern eserdir.
new york times book review - 2004 yılının en iyi 10 kitabından biri
2005 fransa "le prix medicis etranger" en iyi roman
2005 fransa "le prix medicis etranger" en iyi roman
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "eraa" tarafından 22.12.2020 22:41 tarihinde açılmıştır.
1.
(bkz: orhan pamuk)un 2002’de çıkan romanı. şair ka(kerim alakuşoğlu) kars’ta yakın zamanda yapılacak olan seçimleri izlemek ve genç kızlar arasındaki intihar salgınını araştırmak için cumhuriyet gazetesinde çalışan arkadaşının vasıtasıyla kars’a gider.
yıllardır şiir yazma konusunda sıkıntı çeken ka kars’ta kitap çıkabilecek kadar şiir yazar. kar ve kar ona ilham verir ama başına hiç beklenmedik olaylar gelir.
türkiye’nin 90’lı yıllardaki politik, askeri ve toplumsal durumunu kars üzerinden inceleyen orhan pamuk gayet başarılı bir roman yazmış ancak ben daha derin bir eser bekliyordum. kar’ı okurken karakterlerin duygularının daima yüzeysel kaldığını ve derin bir hisle yazılmadığını hissettim. belki de ben yanlış düşünüyordur kim bilir ?
ka, kar, kars.
yıllardır şiir yazma konusunda sıkıntı çeken ka kars’ta kitap çıkabilecek kadar şiir yazar. kar ve kar ona ilham verir ama başına hiç beklenmedik olaylar gelir.
türkiye’nin 90’lı yıllardaki politik, askeri ve toplumsal durumunu kars üzerinden inceleyen orhan pamuk gayet başarılı bir roman yazmış ancak ben daha derin bir eser bekliyordum. kar’ı okurken karakterlerin duygularının daima yüzeysel kaldığını ve derin bir hisle yazılmadığını hissettim. belki de ben yanlış düşünüyordur kim bilir ?
ka, kar, kars.
devamını gör...
2.
kars'a hiç gitmedim, kitabı okuduktan sonra nedense yazarın anlattığı, kurguladığı sokaklarda dolaşıyormuşum gibi bir duygu yaratmıştı canlı ve belirgin ve genel olarak beğenmiştim. okuyalı o kadar zaman geçti ki aklımda kalan kars'a dair anlatısı.
devamını gör...
3.
an itibariyle hayatımda yarım bıraktığım ikinci kitap. ilki azra kohen'in aeden kitabıydı.
zaten bana ilk birkaç dakikada ya da görür görmez ya da adını duyar duymaz ışte budur dedirtmeyen hiçbir kitabı okuyamam. bunu da sırf çok ses getirdi, ödül aldı vs. diyerek, milletin bir bildiği vardır herhalde, hadi ön yargılı olmayayım diye okumaya başladım. ön yargımı kırmalıyım demek de 20 yılımı aldı bu arada.
anlatılmaya çalışılan konu güzel aslında. başka bir anlatım tarzıyla bu konu işlenseydi, kar benim için bambaşka bir yerde olurdu.
ayrıca konuyu illa 3 güne sınırlandırma çabası olmasaydı, kitabı bu kadar uzatmak için o uzun betimlemelere ihtiyaç kalmayacaktı. böylece bir anı anlatmak için bu kadar ağdalı bir anlatım tarzı olmayacaktı.
ne biliyim, böyle şeyleri eleştirirken sen ne biliyorsun? da diyorum tabii kendime ama bize sunulan bir şeyi de beğenmeme hakkımız vardır diye düşünüyorum.
son söz:kitap benim için asla akmadı. uzun uzun betimlemeler içimi şisirdi. sürekli kar ve kars kelimelerini okumaktan içim bulandı. zaten kışı da hiç sevmem. inanın belki de bunun bile etkisi vardı. kasvet bana göre değil.
seveni illa vardır fakat herkesin kitap okuma tarzı farklıdır tabi.
orhan pamuk'un dili asla bana uymuyormuş deneyimlemiş oldum.
zaten bana ilk birkaç dakikada ya da görür görmez ya da adını duyar duymaz ışte budur dedirtmeyen hiçbir kitabı okuyamam. bunu da sırf çok ses getirdi, ödül aldı vs. diyerek, milletin bir bildiği vardır herhalde, hadi ön yargılı olmayayım diye okumaya başladım. ön yargımı kırmalıyım demek de 20 yılımı aldı bu arada.
anlatılmaya çalışılan konu güzel aslında. başka bir anlatım tarzıyla bu konu işlenseydi, kar benim için bambaşka bir yerde olurdu.
ayrıca konuyu illa 3 güne sınırlandırma çabası olmasaydı, kitabı bu kadar uzatmak için o uzun betimlemelere ihtiyaç kalmayacaktı. böylece bir anı anlatmak için bu kadar ağdalı bir anlatım tarzı olmayacaktı.
ne biliyim, böyle şeyleri eleştirirken sen ne biliyorsun? da diyorum tabii kendime ama bize sunulan bir şeyi de beğenmeme hakkımız vardır diye düşünüyorum.
son söz:kitap benim için asla akmadı. uzun uzun betimlemeler içimi şisirdi. sürekli kar ve kars kelimelerini okumaktan içim bulandı. zaten kışı da hiç sevmem. inanın belki de bunun bile etkisi vardı. kasvet bana göre değil.
seveni illa vardır fakat herkesin kitap okuma tarzı farklıdır tabi.
orhan pamuk'un dili asla bana uymuyormuş deneyimlemiş oldum.
devamını gör...
4.
orhan pamuk'un ilk ve tek siyasi romanım dediği eser.
roman kars'ta geçer. ve bize türkiye'nin bir panaromasını çizer. karın yağmasıyla dünya ile iletişimi kesilen bir taşra vilayetinde pek de yabancısı olmadığımız darbe görürüz.
türkiye'nin darbelerinin kaynağını oluşturan kutupsal iklimi burada da görürüz. galiba lacivert vardı. aydın rolünü oynayan da bir iki kişi.
bu vesileyle tekrar başlayayım romana.
roman kars'ta geçer. ve bize türkiye'nin bir panaromasını çizer. karın yağmasıyla dünya ile iletişimi kesilen bir taşra vilayetinde pek de yabancısı olmadığımız darbe görürüz.
türkiye'nin darbelerinin kaynağını oluşturan kutupsal iklimi burada da görürüz. galiba lacivert vardı. aydın rolünü oynayan da bir iki kişi.
bu vesileyle tekrar başlayayım romana.
devamını gör...
5.
orhan pamuk tarafından kaleme alınan türkiye’deki değişik siyasi problemlere dem vurulan bu roman, profesyonelce kurgulanmış, aşk, siyaset, sosyal bulguları bir arada harmanlayan bir eserdir. romanı okurken öncelikle güncel gerçekleri bir kenara bırakarak, yazarın anlattığı dünyaya dalmak gerekir. gerçeklerle örtüştürerek okumaya çalışırsanız romandan kopabilirsiniz. bunun bir olay yeri inceleme tutamağı veya raporlar silsilesi olmadığını, bir kurgu olduğunu aklınızdan çıkarmamalıyız. eser yazarın bakış açısını veya hayalini edebi bir dille okuyucuya ulaştırmaya sadece aracılık etmektedir. bu çerçevede incelendiğinde dili, anlatım gücü ve kurgusu ile başarılı bir romandır ve bence mutlaka okunmalıdır.
devamını gör...
6.
bir ayda bitirdiğim ender romanlardan biri. derin nefes ala ala, ayılana gazoz bayılana limon desteğiyle okumuştum. neredeyse tüm kitaplarını okuduğum orhan pamuk'un okunması en zor romanı diyebilirim. kafa götürmüyor.
devamını gör...
