1.
yatağımda yatıp eski sözlük maceralarımı düşünüyorum. eskiden eğlendiğim günleri çok özledim ya. şu dönemlerde hiç kendi kafadarım birini de bulamıyorum (gerçi ne zaman buldum ki). ders çalışmaktan başımı kaldıramıyorum o yüzden başımı yastığa koyduğumda geliyor yaşadıklarım(ız). eski kavgalar, tartışmalar, tartışmalar esnasında dönen muhabbetler, argümanlar bile güzel geliyor ki o zamanlar çok da zevk veriyordu. dramalardan kim zevk almaz ki ahh humanity. eskiden konuştuğum insanları ve onlarla kurduğum iletişimleri özledim. bazılarına bir daha asla ulaşamayacağımı bilmeme rağmen çok özlüyorum bu kimseleri. aslında o kimseleri değil, o kimselerle yaşadığım o anları, geçirdiğim zamanları. çünkü biliyorum ki onlarla tekrar konuşsam sohbet etsem eski zevki vermeyecek. safii politika konuşmak ayrı bir zevk veriyordu o zamanlar ama artık düşüncelerini temellendirmek zorunda olmak büyük bir uğraş ve emek gerektiriyor. bu emeği vermeyi öyle çok sevmem ama bu tartışmalara olan sevgimden onlarca kitap okumuşluğum vardır. sırf türkiye’de türklük yok dedikleri için genetik üstüne inanılmaz yoğunlaşıp türkiyedeki türk genetik mirasının ne olduğunu tonla kavramla beraber öğrenmiştim. şu anda aynısını atatürk için yapmak ihtiyacı hissediyorum zira türkiye’de türklük yoktur fikrinin ne kadar asılsız olduğu herkesçe bilinir oldu artık. ne atatürk düşmanlarına ne türk düşmanlarına asla ama asla güvenmiyorum ve güvenmeyeceğim. 100 yıl önce ölmüş ve hakkında söylenenlere cevap veremeyecek birisine iftira atanlara güvenemem. bu tarih kazananları yazar mevzusu da değil, düpedüz saygısızlık.
her gün inanılmaz aynı geliyor, keşke sevgilim falan olsaydı da bu can sıkıntısından kurtarsaydı beni. tanrıdan umudu kestim bu konuda. birisinin benden hoşlanabileceğine de inanmıyorum artık. zaten yorgunluk da stres de diz boyu. yol kenarında dinlenme gibi bir şansım olsaydı keşke ama araba durmuyor. ilerlemeye devam edeceğim, tanrım, nispeten iyi bir arkadaş ortamın oldu ama lütfen şu duygusal boşluğumu da doldur ya. zihnen çok doluyum buraya kusuyorum kendimce düşüncelerimde boğuluyorum.
cümleye esenlik olsun diye başlardık hep, esen kalın.
her gün inanılmaz aynı geliyor, keşke sevgilim falan olsaydı da bu can sıkıntısından kurtarsaydı beni. tanrıdan umudu kestim bu konuda. birisinin benden hoşlanabileceğine de inanmıyorum artık. zaten yorgunluk da stres de diz boyu. yol kenarında dinlenme gibi bir şansım olsaydı keşke ama araba durmuyor. ilerlemeye devam edeceğim, tanrım, nispeten iyi bir arkadaş ortamın oldu ama lütfen şu duygusal boşluğumu da doldur ya. zihnen çok doluyum buraya kusuyorum kendimce düşüncelerimde boğuluyorum.
cümleye esenlik olsun diye başlardık hep, esen kalın.
devamını gör...