kıyıda otururken aniden gelen dalgadan payını almak
başlık "veshya" tarafından 14.11.2021 22:43 tarihinde açılmıştır.
1.
herkesi bilmem ama bana anlık bir irkilmenin ardından dakikalarca kahkaha attırmıştı.
devamını gör...
2.
keyif veren olay.
deniz güzel şey. durduk yere kafamıza gözümüze "sıçraması" da yeterince eğlenceli diye düşünüyorum. çok severim kıyıda, tam da dalgaların patladığı yerde, o ıslak kumda oturmayı. gerçi arada yengeç falan çıkıyor alttan ama olsun. genelde bir zararları olmuyor insana.
böyle tatlı tatlı bacaklara dokunuyor dalgalar, mest oluyorsun derken bir anda büyük boy bir tane gelip tokadı basıyor insana. süper bence. eğer bikiniyi alıp götürmüyorsa tabii...
deniz güzel şey. durduk yere kafamıza gözümüze "sıçraması" da yeterince eğlenceli diye düşünüyorum. çok severim kıyıda, tam da dalgaların patladığı yerde, o ıslak kumda oturmayı. gerçi arada yengeç falan çıkıyor alttan ama olsun. genelde bir zararları olmuyor insana.
böyle tatlı tatlı bacaklara dokunuyor dalgalar, mest oluyorsun derken bir anda büyük boy bir tane gelip tokadı basıyor insana. süper bence. eğer bikiniyi alıp götürmüyorsa tabii...
devamını gör...
3.
aklıma bu video geldi, adam her ne kadar ayakta şarkı söylemeye(!) çalışsa da:
devamını gör...
4.
devamını gör...
5.
kıyıda oturuyorum.. dizlerime kadar sokulmuş bir geçmiş, ayak bileklerimde tuzlu bir hatıra gibi. deniz sakin görünmeyi iyi beceriyor, ben de öyle. içimden geçenleri kimse bilmiyor-belki ben bile tam bilmiyorum. geçti mi gerçekten her şey, diye soruyorum kendime, ama cevap vermiyorum. çünkü bazı sorular, cevaplanınca anlamını yitiriyor.
bir dalga ansızın yükseliyor. ne zaman hazırlıklı oldum ki zaten..? ıslanıyorum. gülümser gibi yapıyorum. içimde bir yer, hala mücadele etmeyi seviyor galiba. bu da geçer ya diyorum, ama iç sesim alaycı.. ne geçti ki..?
sanki hayatımın kıyısında oturmuşum, çalkantılı, dalgalı bir suyun karşısında değil, bizzat içinde olduğumu yeni fark ediyorum. sıradan telaşlar, günlük küçük koşuşturmalar… hepsi birer köpük gibi gelip geçiyor. ama bazı dalgalar var ki, insanın içindeki kıyıları değiştiriyor. ben de değiştim. sessizce. kimse fark etmeden.
gökyüzüne bakıyorum. ufuk çizgisi, hala orada, ulaşılmaz ama vazgeçilmez. umut dediğimiz şey belki de bu. ulaşamayacağımı bilsem de gözümü ayırmamak.. yarınlar, hep biraz uzak, biraz belirsiz. ama yine de içimde ince bir sevinç kıpırdıyor, yaşadığımı hatırlatan türden.
bir devrim mi gerekir insanın kendi içinde diye geçiriyorum aklımdan. belki de en büyük devrim, hiçbir şey yapmadan oturabilmek, kaçmadan kalabilmektir. herkes bir yerlere yetişmeye çalışırken, benim burada durmam… bu da bir başkaldırı sayılmaz mı?
bir başka dalga geliyor. bu sefer kaçmıyorum. ıslanmayı kabul ediyorum. karamsarlıkla umut arasında ince bir çizgideyim ama artık biliyorum, o çizgi de bana ait. ve ben, bu kıyıda, kendi içimde çoğalan denizi dinlemeyi öğreniyorum.
bir dalga ansızın yükseliyor. ne zaman hazırlıklı oldum ki zaten..? ıslanıyorum. gülümser gibi yapıyorum. içimde bir yer, hala mücadele etmeyi seviyor galiba. bu da geçer ya diyorum, ama iç sesim alaycı.. ne geçti ki..?
sanki hayatımın kıyısında oturmuşum, çalkantılı, dalgalı bir suyun karşısında değil, bizzat içinde olduğumu yeni fark ediyorum. sıradan telaşlar, günlük küçük koşuşturmalar… hepsi birer köpük gibi gelip geçiyor. ama bazı dalgalar var ki, insanın içindeki kıyıları değiştiriyor. ben de değiştim. sessizce. kimse fark etmeden.
gökyüzüne bakıyorum. ufuk çizgisi, hala orada, ulaşılmaz ama vazgeçilmez. umut dediğimiz şey belki de bu. ulaşamayacağımı bilsem de gözümü ayırmamak.. yarınlar, hep biraz uzak, biraz belirsiz. ama yine de içimde ince bir sevinç kıpırdıyor, yaşadığımı hatırlatan türden.
bir devrim mi gerekir insanın kendi içinde diye geçiriyorum aklımdan. belki de en büyük devrim, hiçbir şey yapmadan oturabilmek, kaçmadan kalabilmektir. herkes bir yerlere yetişmeye çalışırken, benim burada durmam… bu da bir başkaldırı sayılmaz mı?
bir başka dalga geliyor. bu sefer kaçmıyorum. ıslanmayı kabul ediyorum. karamsarlıkla umut arasında ince bir çizgideyim ama artık biliyorum, o çizgi de bana ait. ve ben, bu kıyıda, kendi içimde çoğalan denizi dinlemeyi öğreniyorum.
devamını gör...