meja yazar profili

meja kapak fotoğrafı
meja profil fotoğrafı
rozet
meja (mejaste)
karma: 111820 tanım: 9696 başlık: 1831 takipçi: 400

son tanımları | başucu eserleri


kadınların topuklu ayakkabıya tapma nedeni

anlaşılamayan birtakım nedenler.

ben bunu da anlamıyorum, var mı tapan? ben hiç sevmiyorum çünkü rahat değil.

yalnız bu konuda erkeklerin kafa karışıklığı bizim kafaları da karıştırıyor. benim bildiğim, kısa bir insanın topuklu giymesi iyidir, bir parça yükseklik kazandırır falan. uzun insan da istiyorsa giymelidir. fakat erkeklerin bir kısmı "kısa kadınlar topuklu giymemeli" diyor. sebep? azıcık uzun görünüp iyi hissetmek isteyen kadın ne yapsın, tahta bacak gösterisi mi?
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının doğduklarındaki kiloları

hiçbir fikrim yok.

bugün doğum günüm ve şu anki kilomu biliyorum sadece. bundan da biraz eksiltirsem daha da mutlu olacağımı da biliyorum.

gereksiz bilgilerde bugün...
devamını gör...

erkeklerin arabalarına tapma sebepleri

anlaşılamayan birtakım nedenler.

sebep her ne olursa olsun sonuç 2 ihtimalden öteye gitmez:
1- bahsi geçen erkek tanıdığınız değilse komik görünür.
2- tanıdığınız ise itici olur.

sürekli arabasından bahseden ya da onunla aşk yaşayan kişi iticidir.

tanımadığınız ama arabasıyla aşk yaşadığını anladığınız kişilere gelince; bizim sokakta var böyle bir baba oğul. ne zaman görsem arabanın yanındalar. sürekli ellerinde süngerler, kovalar, başka bir şeyler... ovuşturup duruyorlar arabanın sağını solunu. sürekli ama... bir öpüp yalamadıkları kalıyor arabayı. belki onu da yapıyorlar ama ben denk gelmedim. aşırı derecede görmemişlik içeren, budalaca ve gülünç bir görüntü.

bir gece gidip boydan boya arabayı çizsem, sabah ikisi de kalpten gitmezse hiçbir şey bilmiyorum.
devamını gör...

kendisini ısıran yılanı ısıran 2 yaşındaki çocuk

beni ısıran kediyi ısırmışlığım olduğundan, bana beni hatırlatan çocuk. aferin len!
devamını gör...

armysuzy

aynı gün doğduğumuzu öğrendiğim yazar. sevdikleriyle birlikte gönlünce nice güzel yılları olsun.
devamını gör...

sözlükte hangi sorun için hangi moderatöre mesaj atmalıyız sorunu

hangi sıradan konu için hangi yazara mesaj atmak gerektiğini bilmenin kendisinden daha önemli olduğu sorun.
devamını gör...

sözlük kadınlarının sapyoseksüel olması

(bkz: sözlük erkeklerinin sap olması)
devamını gör...

hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu

ilginç. unutmuşuz bu başlığı nasıl olduysa. bir ara gündemden düşmüyordu.

nolur gelip "beni canlandıran yok mu?" diye zorla sipariş vermeyin...
devamını gör...

burası müslüman bir ülke dövme yasaklanmalı

iyi düşünün arkadaşlar; sizce burası şu an gerçekten laik bir ülke mi? bu artık biraz lafta kalmaya başladı çünkü eşik geçileli çok oldu.

sarı öküz hikâyesine döndü bu iş. o yüzden artık hiçbir şey söylemek gelmiyor içimden.

tanıma gelirsek; halk konusunda tarafsız olmayı senelerdir başaramamış bir zihniyetin beyanı.
devamını gör...

normal sözlük yazarlarından ingilizce mizah paylaşımları

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının hissettikleri

kafam çatlıyor.
devamını gör...

sözlüğü pozitif bir ortama dönüştürmek

cinsiyete göre artı oy dağılımı

hiç dikkat etmediğim dağılım. beğendiğim sürece kadın ya da erkek olması, sevdiğim ya da sevmediğim bir yazar olması pek fark etmediği için belki eşite yakındır oran. yukarıda da değinildiği üzere, kadın yazarlar genelde daha aktif olduğundan otomatikman onlar lehine biraz öne geçmiş olabilir oy yüzdem.

sözlük yazarlarının fotoğrafları başlığında %97 kadar kadınları oyluyorum ama çünkü sözlük erkeklerimiz biraz şey... nasıl desem... şey işte... ama olsun, fikirlerinizi seviyoruz**.
devamını gör...

yoldaş benjamin franklin'in nick renginin sürekli değişmesi

ben bile birkaç renk değiştirmişken o kadar olsun dedirten durum. *
devamını gör...

iphone'a ios 16 ile pil göstergesinin geri getirilmesi

saçma sapan bir markanın nal toplayan uygulaması.

iphone ilk çıktığında, insanlar henüz bu kadar delirmemişti bu marka için. ben mecburen almıştım. turkcell'in cihaz kampanyalarını bilirsiniz. telefonum kötü durumdaydı ve kampanya dahilinde fazla seçenek sunmadıkları için bunu almıştım. yanlış hatırlamıyorsam kamerası yoktu. mp3 de atılamıyordu galiba. geçmiş gün, çok net değil bu bilgi kafamda.

normalde satın aldığım bir telefonu 10 yıllarca kullanabilirim ama buna tahammül edemedim. kampanya için taahhüt süresi biter bitmez samsung aldım ve o günden beri samsung kullanıyorum.

şimdi bakıyorum, her yeni çıkan iphone'da bir şeyler eksik ama nedense bu durumu eleştiren bir android kullanıcısı ortaya çıkınca iphone sahipleri tırnaklarını çıkarıveriyor hemen. fakat adamlar daha ilk modelden bu yana sürekli bir şeyleri eksik yapmayı alışkanlık hâline getirmiş dostlar, neden böyle ölümüne savunuyorsunuz? yok şarj kablosu kısa, yok bilmem ne göstergesi yok, yok kamerası eksik... meh!
devamını gör...

aysun kayacı

zamanında kıymetini gayet bildiğim kişi.

o cümleyi kurduğu ilk gün "yerden göğe haklı" demiştim. nedense hemen hemen herkes karşı çıkmış belli ki. "kıymetini" de sonradan bilmiş herkes. ilginç... zamanında uyanmakla ilgili bir sorunumuz olduğunu biliyordum ama oranın bu kadar yüksek olduğunu sözlükler sayesinde öğrenmiş oldum.
devamını gör...

9 ağustos 2022 biontech yeni aşı açıklaması

güldüren açıklama. trajikomik.

öncelikle "bilim karşıtı" olmak böyle bir şey değil. o bambaşka bir boyut. bir alanda yeni olup yeterli denemeye tabi tutulmamış herhangi bir şeyden şüphe etmeye herkesin hakkı var. misal bluetooth kulaklıklar... bunlar, kızılötesi ve daha uzun dalga boylu elektromanyetik dalgalarve bu türden dalgaların insan vücudu üzerindeki etkileri ile ilgili henüz yeterli araştırma sonucu bulunmuyor. evet, iyonlaştırıcı kısa dalga boyları kadar enerjik olmadıklarından hücre yapısını bozmazlar, bu biliniyor ancak hücrelere verdikleri ısınma etkisinin uzun vadedeki sonuçları çok iyi bilinmiyor. hayvanlar üzerindeki araştırmalarda pek de hoş olmayan bazı sonuçlar görülmüş. dolayısıyla bir insan bu kulaklıkları takmamayı tercih ettiğinde kendisinin bilim karşıtı olduğunu iddia edemeyiz. hatta tam aksi olarak bu kişi bilimin, bu iş hakkında daha fazla veri elde etmesini bekliyor diyebiliriz.

birileri diyebilir ki "etrafta bu kadar olumsuz uyarıcı varken kulaklık taksan ne olur, takmasan ne?" fakat bir başkası da "zaten yeterince olumsuz uyarıcıya maruz kalıyorum. üzerine bir de kendi elimle bunu ekleyecek değilim." diyebilir. bu durumda kişiyi eleştirmeye pek hakkımız yok. hele de beyin kadar önemli bir organa bu kadar yakın bir alet için risk almak istememesini anlayabiliriz. bu nedenle şimdilik yapılabilecek en iyi hareket, bu aletleri çok uzun süreler boyunca kullanmamak.

mrna mevzusu da buna benziyor. eski tip aşılarla ilgili olarak -aşırı uç fikirli küçük gruplar dışında- kimsenin bir sıkıntısı yoktu bugüne dek. okullarda çat kapı gelip hepimize aşı bile yaptılar izin falan beklemeden. fakat mrna -benim bildiğim kadarıyla- kanser çalışmalarında kullanılan ve henüz tam anlamıyla uzun vade etkileri bilinmeyen bir aşı türü. dolayısıyla bir insanın bundan şüphelenmesi kadar doğal bir şey yok. "olmayanlar hepimizin sağlığını riske atıyor" diyebilmek için daha fazla güvenilir veriye ihtiyacımız var.

***

bundan bağımsız olarak birkaç soru işareti var bu süreçle ilgili.

henüz aşının a'sı bir ortada yokken söylenen şeyler özetle şöyleydi:
aşı mutasyonu hızlandırır. mutasyon ise bulaşıcılığı artırır ama virüsün etkisini kırar ve öldürücülük oranını düşürür (ben iddia etmiyorum. medyada, bugün tam aksini söyleyen ve medyanın kendilerine doktor dedikleri kişilerin söyledikleri bunlardı.)

şimdi bakıyoruz ki mutasyonlar nedeniyle aşı olmayanlar suçlanırken, hemen hemen ayda bir yeni mutasyon çıktıkça "ölümler arttı" diyenler de arttı. hangi bilgi doğru? hangisine inanmalıyız? mutasyonla bulaşıcı özelliğin yükselip öldürücü özelliğin azaldığına mı inanalım yoksa mutasyon arttıkça daha çok ölüm yaşanacak diye panik mi yapalım?

ikinci duruma gelelim. aşının piyasaya çıkma aşamasında ilk önce "hastalığın bulaşmasını engelleyecek." dediler. bulaşma engellenmedi. bunu görünce "ağır geçirmeyi engelleyecek" dediler. ağır geçirenler oldu. bunu görünce bu kez "ölümü engelleyecek" dediler. ölenler de olunca "bu kadar kişide o kadar ölen olur"a evrildi olay. hâliyle insanın kafası da karışıyor. üstelik iyi hatırlıyorum ki aşıdan önce ağır geçiren de vardı, hafif geçiren de vardı, ölen de vardı. şimdi bakıyoruz yine ağır geçiren, hafif geçiren ve ölen var. bu kişiler aşı olmasaydı da aynı şekilde mi atlatacaklardı süreci, buna dair bilgimiz yok. tüm aşıları hemen olduğu hâlde 5 defa covid olup yerinden kalkamayacak hâle gelen arkadaşım oldu.

ve son olarak veri şeffaflığı... yabancı ülkelerde bazı sayı ve yan etki şikâyetlerini resmi kaynaklarda görebilirken bizde neden göremediğimiz konusu oldukça ilginç diye düşünüyorum.

***

bu da bonus olsun:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sırf çocuk için evlenmek

sırf evlenmek için çocuktan daha iyi bir eylem.

"benimle evlenmeye mecbur kalsın" kafasıyla hamile kalanlardan bahsediyorum.
devamını gör...

misafirliğe gidilen evdeki çocuğu sevme mecburiyeti

hiç hissetmediğim zorunluluk.

çocukları sevmem. canavar değilim. başlarına bir kötülük gelsin falan istemiyorum, haksızlığa uğradıklarında, şiddet gördüklerinde falan deliriyorum ama yanımda yöremde görmek yahut duymak da istemiyorum. bütün eş dost akraba çevresi de bunu bildiği için, gördüğümde ilgilenmeyeceğimi de bilirler ve beklentiye girmezler.
devamını gör...

sözlük yazarlarının fotoğrafları

bu ara siyah beyaza sardım.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
devamı...

Normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
portakal radyo & dergi renk modu sözlük kütüphanesi online yazarlar kulüpler yazarak kitap kazan puan tablosu sıkça sorulan sorular yönetim kadrosu istatistikler iletişim