meja yazar profili

meja kapak fotoğrafı
meja profil fotoğrafı
rozet
kafa izninde
karma: 170934 tanım: 18469 başlık: 2136 apolet: 6 takipçi: 481
hey there i am using whatsapp

son tanımları | başucu eserleri


seshayvani (yazar)

nice güzel yıllara
devamını gör...

komik bir görsel bırak

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

21 nisan 2026 konyaspor fenerbahçe maçı

maç penaltılara değil penaltıya gitti *

güzelce yoruldunuz mu gençler as kadronuzla? pazara kadar iyice yorulun ki derbide iyi oynayasınız.
devamını gör...

jojo tarzı normal sözlük yazarları

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

21 nisan 2026 konyaspor fenerbahçe maçı

maçın heyecanlı tek anı jetlerin sesiydi.

konya, neden maça asılmıyorsun kuzum! tüm sene boyunca önünüze çıkan "başarılı bir iş yapmış olma" şansı bu maça bağlı ama maşallah, tık yok! esnemekten ağzıma örümcek kaçacak.
devamını gör...

en son gülümseme sebebin

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

pasif ofsayt

bir futbolcunun topla buluştuğu anda rakip oyuncuya göre ofsaytta bulunmasına rağmen, topa müdahale etmemesi, rakibe engel olacak bir hareket yapmaması durumu.

bu durumlarda başka bir oyuncu tarafından atılan golün iptal edilebilmesi için şu koşullardan birinin gerçekleşmesi lazım:

- kalecinin görüşünü engellemek
- topa hamle yapmak
- rakibe müdahalede bulunmak
- takım arkadaşı golü kaçırırsa, dönen topu tamamlayarak gol atmak

18 nisan 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı'nda iptal edilen galatasaray golünün bunlardan hangisine uyduğu için iptal edildiği merak konusu. skandal bir karar olmadan geçen tek bir hafta dahi yok ligde. sonra da "dünya kupası maçlarında bizim hakemler niye yok?" bu yüzden yoksun işte. ivan bebek bile var hakemi olmuş, düşünün bizim seviyeyi.

sen kendi ülkenin en önemli derbisinde, kendi ülkenin hakemlerine güvenmeyip dışarıdan hakem dilenmiş ülkesin. kim ister senin hakemlerini o önemli turnuvada?
devamını gör...

18 nisan 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı

2-1 kazandığımız maç. üstümü başımı yırtacaktım, öyle de bir maç.

yalnız ben sıkıldım artık böyle oynamaktan. maç daha başlamadan golü bulmuşsun. açacaksın o farkı ilk yarıda ne yapıp edip. şampiyonluğa oynuyorsun ama haftalardır gol atamamış bir gençlerbirliği var karşında ve haftalar sonra gelip o ilk golü yine sana atıyor. ecel terleri döke döke maç izlemekten bıktık usandık. tamam, kazandık da bu oyunu devam ettirmekle, hele de önümüzdeki sezona da bu başı kesik tavukluğu taşımakla şansımızı fazla zorlarız. teknik ekibin bizden tek farkı, maçı en güzel yerden izlemeleri.

okan hoca'nın değişiklikleri de beni benden alıyor. entelköy efeköy'e karşı filminde "yırtını yırtınıvercem!" diye isyan ediyordu ya, işte aynen o'yum ben bu akşam. yeter, of!

(ara edit: bazı kurallar sadece galatasaray maçlarında uygulanıyor belli ki. onu ayrıca tartışmak gerek.)

ikinci takımımsın ama kusura bakma, ilk takımımla oynadığın bu akşam senci değilim gençler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

titanic

büyük kısmının gerçek olmasıyla ağlatan film. o gece orada binden fazla insanın gerçekten o can pazarını yaşadığını bilmek insanın tüylerini diken diken ediyor. her seferinde ağlama nedenim jack ya da rose gibi kurgu karakterler değil. ikinci sınıf yolcuların çoğunun insan muamelesi görmeden ölüme terk edilmesi, gemiye binenlerin hayvanlarının da suçsuz yere durup dururken atlantik'in sularına gömülmesi gibi gerçekler ağlatıyor beni.

çok tartışılan bir mevzu var filmde, biliyorsunuz. buradan itibaren izlememiş olup da izlemeyi düşünenler için spoiler olacak.


soru bu: jack neden rose'un yanına çıkmadı? neden ikisi birden kurtulmadı? en sıradan ve basit cevabı "senaryo gereği" olan bu sorunun aslında fizik kanunları nedeniyle gerçekçi bir yanı da var. bugün titanik konusunda yapay zekâyı biraz darladım. bunun da matematiksel hesabını yaptık yani. rose'un, üzerine çıktığı tahta parçası süslü bir kapı ya da ona benzer bir şey. göz kararı olarak yaklaşık değerlerle bir kütle hesabı yapınca hemen hemen 173 kg çıkıyor. deniz suyunun, yani tuzlu suyun kaldırma kuvvetini işe dahil edince tahtanın taşıyabileceği net yükün yaklaşık 63 kg olduğunu buluyoruz.

ortalama insan ağırlıklarını işin içine dahil edersek, mesela rose 55-60 kg desek, jack de yine 70-75 kg desek, bu ikisinin toplam ağırlığı tahtayı batırmaya yetiyor. bu durumda ikisinin de vücudu suda kalacak ve ikisi de ölecekti. zaten en başında ikisi birden tutunmaya çalışıyor ve tahta dengesini yitiriyor. taşımayacağını fark edince jack geri çekiliyor ve sadece rose'un çıkmasına izin veriyor. bence bu noktada esas soru "senarist niye bir tahta da jack için koymadı oraya" olabilir ki o zaman da film bambaşka bir yöne evriliyor ve muhtemelen istedikleri etkiyi de veremiyor olacaktı.

mythbusters aslında bunun sağlamasını yapmıştı ve ikisinin birlikte kurtulabileceği bir senaryoyu göstermişlerdi. rose'un üzerindeki can yeleğini tahtanın altına bağlamaları durumunda elde edecekleri ek kaldırma kuvvetiyle ikisi de tahta üzerinde hayatta kalabilirdi ama burada da devreye farklı konular giriyor. mademki filmin gerçekçiliği üzerine konuşuyoruz, o zaman gerçek koşulları göz önüne almamız gerekir. birincisi, bunlar panik hâlindeki insanlar. o çözümü o an düşünememe ihtimalleri çok yüksek. ikincisi, ikisi de çok genç. öyle bir panik anında bulabilecekleri çözümler, daha ileri yaştaki bir insan kadar akıllıca olmayabilir de olabilir de, burası belirsiz. son olarak da biz filmi izlerken olup bitenleri görebilmemiz adına her sahnede az da olsa ışık var ama gerçekte olay yeri zifiri karanlıktı. okyanusun ortasındasınız, tek ışık kaynağı olan gemi tamamen sulara gömülmüş ve yıldızlı gökten başka bir şey yok ortalıkta. dolayısıyla o karanlıkta suyun içinde tahtanın altına can yeleği bağlamak da pek pratik bir çözüm gibi görünmüyor. özetle: bence mantık açısından gayet normal bir sahneydi.

tabii ki neden rose değil de jack öldü diye sorabilirsiniz. burada jack'in kendisini feda etmesinin nedeni şu olabilir: jack özgür bir ruh. yaşı genç de olsa, o yaşa dek gönlünün istediği şekilde yaşamış, canının istediğini yapmış ve hayattan tat almayı bilmiş ama rose öyle değil. hayatı boyunca bir kafeste gibi yaşamış, istemediği bir adamla evlendirilmeye çalışılıyor falan. hayatında ilk kez gönlünün istediğini yapmış ve özgürlüğü tatmış, ondan sonraki hayatında da tercihini o özgürlükten, yani jack'ten yana kullanacağını dile getirmiş bir genç kadın. bence bu noktada jack "ben zaten iyi kötü bir şeyler yaşadım ama o hayata yeni başlıyor. o da biraz yaşayabilmeli." diye düşünerek yaşama hakkını ona verdi. eğer rose jack yerine bencil nişanlısıyla birlikte o duruma düşseydi aynı şey olur muydu, orası tartışılabilir çünkü o adam, yaşadığı zengin hayatı fazlasıyla seviyordu ve bunu rose için feda edip etmeyeceği muamma. ilerleyen yıllarda her şeyini kaybedince intihar etmesi, muammayı açıklamaya yardımcı olabilir.

şu da akla gelebilir: rose neden jack ile birlikte ölmeye kalkışmadı? sonuçta "you jump, i jump" restleşmesi yapmışlardı filmde iki kez. işte yine "senaryo gereği" cevabının devreye girdiği nokta bu. orada ikisinin birden ölmesinin filmin gidişatı adına hiçbir anlamı yok. senaryoyu tamamen değiştirip rose'un da öleceği bir şekle sokabilirlerdi tabii ki ama adam jack'i öldürmeyi tercih etmiş, yapacak bir şey yok. hiç tasvip etmemekle beraber, gerçek hayatta birbirini fazlasıyla seven insanların, kavuşamadıkları durumlarda hayatlarına birlikte son verdikleri ya da sadece erkeğin veya sadece kızın hayatına son verdiği çok fazla olaya şahit oluyoruz. gerçek kesit izleyenler hatırlayacaktır belki. dolayısıyla "kadınlar böyledir işte" diyerek işin içinden çıkılacak bir durum değil bu. gerçek psikoloji filmlerdekinden çok farklı. tabii ki gerçekçilik deyince yine şunu da düşünmemiz gerek: gerçekte tam tersi olabilirdi bu romantizmin. o panikle ikisi de sadece kendisini kurtarma derdine düşebilirdi. ihtimallerin sonu yok.

son olarak şunu da söyleyeyim: başka bir sahnede adamın biri suda çırpınırken rose'un kafasını suya sokup duruyordu. izleyen birçok insanın "niye" diye isyan ettiğini gördüm. panik dostlar, panik! şok içerisindeki insanlardan makul hareketler beklemek anlamsız.

devamını gör...

rms titanik

titanic filmini izleyip sonunda ağlamayan insan başlığını görünce hakkında bir kez daha yazma isteği uyandıran transatlantik.

merak ettim ve yapay zekâya sorarak bir hesap yaptım. #2390183 numaralı tanımda, bölmelerle ilgili kısmı yazmıştım. aklıma şu soru geldi: tam gaz giderken buzdağına geminin yanı çarpmasaydı, bunun yerine doğrudan buzdağına girselerdi ne olurdu?

olayın yaşandığı an titanic'in yaklaşık 22,5 knot hızla, yani yaklaşık 11,6 m/s hızla ilerlediğini biliyoruz. bu tür çarpma ya da çarpışma durumlarında önemli olan kavram kinetik enerjidir. bunu hesaplayabiliriz. gereken formül kütle ile hızın karesini çarpıp sonucu ikiye bölmekten ibaret. hızı 11,6 m/s alalım. geminin ağırlığı da 52.310 ton yani 52.310.000 kg olduğuna göre işlemi yapınca yaklaşık 3,5 x 10 üzeri 9 joule buluyoruz. yani 840 kg tnt patlarsa işte bu kadar enerji çıkıyor ortaya.

neye yarayacak böyle bir hesap? bunu, eğer gemi buzdağına tam karşıdan çarpsaydı bu enerji, burun kısmının ne kadarının çökmesine neden olurdu sorusunu cevaplamak için kullanacağız. bu kısımda kafa karıştırmamak için hesaplamalara dalmayayım ama o dönemde titanic'in yapımında kullanılan çelik malzemenin özellikleri üzerinden bir hesap yapınca yaklaşık 13 metrenin ezileceği bilgisine ulaşmış oluyoruz. dolayısıyla soru şuna dönüşüyor: bu 13 metre kaç bölmeye denk geliyor? cevap bence trajik: ilk bölme kesinlikle hasar görüyor, ikinci bölme de biraz görebilir ama hasar 3. bölmeye kadar ulaşamıyor. başka bazı ihtimaller de hesaba dahil edilirse 3. bölgeye de ulaşabilir ama bu çok büyük fark yaratmıyor. en fazla 20-30 metresi ezilebiliyor ki gerçekte ezilen kısmın uzunluğu yaklaşık 90 metreydi.

kıssadan hisse: kafa kafaya çarpışan bir titanic %50-60 ihtimalle batmayacaktı ve karaya ulaşabilecekti. geriye kalan %40-50 ihtimal içerisinde yaklaşık %20-25 ihtimalle batmayacak ama yüzemeden kurtarılmayı bekleyeceklerdi. kalan yüzde de yavaşça batması ihtimali ama bunda da içindekilerin kurtulması için gereken zamanı kazanmış olacaklardı çünkü bu tür batma durumu 4 ila 10 saate kadar uzayabilirdi. 4 saat zaten carpathia gibi en yakın gemilerin olay yerine gelebilmesi için gereken ama titanic 2 saat 40 dakikada battığı için yetişememelerine neden olan süreydi.
devamını gör...

kodlamayla uğraşan tipler

herkesin içinde sorunsuz şekilde küfredebilmek için en güzel yolu bulmuş olan kişiler. çalışmadığı zaman rahatlıkla "kodumun hatası" diyebiliyoruz.
devamını gör...

komik bir görsel bırak

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ederson santana de moraes

kalecimsi.

geberiyorum afsgfha
1.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
2.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
3.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
4.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
*
devamını gör...

iyi geceler sözlük

bütün feyklerime iyi geceler. çok belli etmeyin kendinizi. *
devamını gör...

uzaydan gelen sinyalleri analiz etmek

fısıltıyı sese çevirmek olarak da özetlenebilecek zahmetli iş.

öncelikle dünyadaki bir anten aracılığıyla, bize ulaşan dalgaları, yani sinyalleri toplamamız gerekiyor. bu sinyaller bize gelene kadar çok fazla ortalıkta dolaştıkları için, antene ulaştıklarında epey zayıf oluyorlar ve tabii ki de izole şekilde gelmiyorlar. başka sinyallerle karışmış oluyorlar. bunlar uzay kaynaklı da olabilir yer kaynaklı da. o nedenle istediğimiz sinyali gürültü adını verdiğimiz diğer sinyallerden ayırmamız ve zayıf olduğu için biraz da yükseltmemiz gerekiyor.

bunu yaptıktan sonra sinyalin sahip olduğu yüksek frekansları biraz daha anlaşılır seviyeye indirmek gerekir. ne demiş ünlü düşünür cem yılmaz: insan yiyecek bunları, küçük yap biraz! bunu yapma nedenimiz, bu yüksek frekanslara sahip sinyallerin aşırı hızlı olması ve bilgisayarımızın bu hıza yetişemiyor olması. bu arada araçlar sürekli hareket hâlinde olduğundan doppler kayması da yaşanır sinyallerde. bunun da düzeltilmesi gerekir.

bununla bitmiyor. analog veriler kolay bozulduğu için bir de dijitale dönüştürmemiz gerekiyor bu sinyalleri. yani 0'lara ve 1'lere çeviriyoruz. bilgisayarımızın da en sevdiği dil bu, malum. böylece bunları istediğimiz kadar kopyalayabilir ve üzerinde işlem yapabiliriz. bozulmadan dayanır bu şekilde.

bu adımı da hallettikten sonra demodülasyon adlı işleme geçiyoruz. burada olan şey, gelen mesajın istasyonda trenden inmesi gibi bir şey. sinyalle bize ulaşan bilgiyi taşıyan arayıcı, elektromanyetik bir dalga. dolayısıyla sinyali bu dalgadan ayırmamız, yani trenden indirmemiz gerekiyor. bunu da yaptıktan sonra, sinyalin bize gelene kadar bozulmuş olan kısımlarını düzeltmemiz gerekiyor. bunu da yaptıktan sonra son olarak verileri birbirinden ayırıyoruz ki hangi parça neyi gösteriyor anlayabilelim. sonuçta uydulardan bize farklı bilgiler geliyor. kimi zaman bir fotoğraf atıyorlar, bazen de kendi durumlarıyla ilgili sıcaklık verisi gibi bilgiler gönderiyorlar.

***

buraya dek anlattıklarım uydu verileriyle ilgiliydi. bir de derin uzay sinyalleri var. evrenin herhangi bir yerindeki bir cisimden gelebiliyor bunlar. temel mantık aynı ama yine de bazı nüanslar var. öncelikle bunlar oldukça zayıf sinyaller çünkü çok daha uzun yoldan geliyorlar. bu yüzden bu işlerde en önemli şeylerden biri olan sinyal/gürültü oranı bunlarda çok düşük. yani gürültü, sinyalin yanında çok yüksek kalıyor. radyo teleskoplarda gördüğünüz çanakların o kadar devasa olmasının nedeni bu aslında.

ikinci sorun zamanlama. bu sinyaller anında alıp hemen işleyebileceğiniz sinyaller değil. önce kaydediliyorlar, sonra üzerinde çalışabiliyoruz. başka bazı farklılıklar daha var ama o kadar detaya girmeye gerek yok. ana hatlarıyla konu bundan ibaret.
devamını gör...

15 nisan 2026 kahramanmaraş okul saldırısı

konuyla ilgili bir yorum yapmayacağım. zaten söylenmesi gerekenleri herkes söylemiş. sadece şu videoyu izlemenizi istiyorum:
instagram linki

her yerde bunlardan var artık. bitmişiz, okeye dönüyoruz.
devamını gör...

anın fotoğrafı

çıldırmak üzereyim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük yazarlarından ingilizce mizah paylaşımları

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ölüm (yazar)

bundan olmuş galiba:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözlük yazarlarının her telden futbol paylaşımları

şu asist ve golün güzelliğini atlatamıyorum:
instagram'dan link
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim