orijinal adı: kleine menschen, grosse fragen 20 philosophische geschichten für die erwachsenen von morgen
yazar: wolfram eilenberger
yayım yılı: 2009
çocukların birbirinden yaratıcı, kimi zaman çok efor sarf etmeden cevaplanabilecek, kimi zamansa uzun süre düşünülse de net cevaplandırılamayacak sorular sordukları malumdur. eserde bu konu işlenmektedir.
yazar: wolfram eilenberger
yayım yılı: 2009
çocukların birbirinden yaratıcı, kimi zaman çok efor sarf etmeden cevaplanabilecek, kimi zamansa uzun süre düşünülse de net cevaplandırılamayacak sorular sordukları malumdur. eserde bu konu işlenmektedir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "insan olun biraz" tarafından 27.01.2024 20:22 tarihinde açılmıştır.
1.
bir wolfram eilenberger kitabıdır.
bizim çocukluk yıllarımızda çocuk psikolojisi, pedagoji, çocukluk travmaları gibi kavramlar henüz icat edilmemişti. dolayısıyla da kör topal büyüdük. olabileceğimiz kadar normal insanlar haline geldik. bundan iyisi şam'da kayısı. gerçi kayısıyı da hiç sevmem.
konuyu dağıtmadan anlatmaya devam edeyim. küçük insanlar diye niteliyor yazar çocukları. ben de tüccar değil eğitimciyim ama insan yavrularının doğadaki en vasat tür olduğuna inanmaktan kendimi alamıyorum.
birçok canlının yavrusu en fazla iki senede yetişkin bir hale gelirken. insan yavrularında bu süre maalesef otuz yıl ve üstünü bulabiliyor.
sanırım bazı sorunlar var bu konuda. annesi ile babası yanında yüksek sesle kükredi diye hayata küsen bir aslan yavrusu yoktur sanırım. ya da hayali arkadaşı yüzünde sorun yaşayan bir ornitorenk yoktur diye düşünüyorum. ya da fazla korumacı ebeveyni yüzünde yüzmeyi bir türlü öğrenemeyen bir orkinosu aklım almıyor.
hasılı, yazar felsefi çıkarımlar üzerinde kızı ile yaptığı sohbetleri çözümlemiş. çocuk yapmayı sadece bir dakikalık bir fiziksel performans olarak değerlendiren insanların okuması için ideal bir kitap bence. küçük insanların büyük sorunları olabilir. bunu aklımızda tutalım. frodo'nun yaşadıklarını unutmayın. ve ben kayısı suyu istemiyorum, bana çörçil söyleyin.
bizim çocukluk yıllarımızda çocuk psikolojisi, pedagoji, çocukluk travmaları gibi kavramlar henüz icat edilmemişti. dolayısıyla da kör topal büyüdük. olabileceğimiz kadar normal insanlar haline geldik. bundan iyisi şam'da kayısı. gerçi kayısıyı da hiç sevmem.
konuyu dağıtmadan anlatmaya devam edeyim. küçük insanlar diye niteliyor yazar çocukları. ben de tüccar değil eğitimciyim ama insan yavrularının doğadaki en vasat tür olduğuna inanmaktan kendimi alamıyorum.
birçok canlının yavrusu en fazla iki senede yetişkin bir hale gelirken. insan yavrularında bu süre maalesef otuz yıl ve üstünü bulabiliyor.
sanırım bazı sorunlar var bu konuda. annesi ile babası yanında yüksek sesle kükredi diye hayata küsen bir aslan yavrusu yoktur sanırım. ya da hayali arkadaşı yüzünde sorun yaşayan bir ornitorenk yoktur diye düşünüyorum. ya da fazla korumacı ebeveyni yüzünde yüzmeyi bir türlü öğrenemeyen bir orkinosu aklım almıyor.
hasılı, yazar felsefi çıkarımlar üzerinde kızı ile yaptığı sohbetleri çözümlemiş. çocuk yapmayı sadece bir dakikalık bir fiziksel performans olarak değerlendiren insanların okuması için ideal bir kitap bence. küçük insanların büyük sorunları olabilir. bunu aklımızda tutalım. frodo'nun yaşadıklarını unutmayın. ve ben kayısı suyu istemiyorum, bana çörçil söyleyin.
devamını gör...
