kutsal kitaplarda kalbin düşünce merkezi sanılması
başlık "alpinçayırı" tarafından 19.03.2023 13:27 tarihinde açılmıştır.
1.
(bkz: düşünme organını beyin yerine kalp sanan allah) (bkz: kuran'ın kalp organını beyin sanması) (bkz: allah'ın kalbi düşünme organı sanması)
yüzyılların skandalıdır. halbuki bilime göre beyin, düşünme organı; kalp de duygu/his organıdır. bunu ilkokul bebesi bile bilir. kısacası kalp düşünmez, beyin düşünür. aptal insanlara "beyinsiz", vicdansız insanlara "kalpsiz" denir. kalbiyle düşünmüş(!), yok akciğeriyle düşünmüş(!). bu sözler açık bir şekilde insan aklıyla alay eden saçma sapan, ilkel ve kof sözlerdir.
özellikle ortadoğu'da yaşamış eski insanlar; beynin fonksiyonlarını bilmezdi, kalbi düşünme organı zannederlerdi. halbuki beynin düşünce organı olduğu taaa antik yunan-roma'dan beri biliniyordu. hipokrat gibi insan anatomisini çizmiş eski yunan doktorları; kalbi duygu organı, beyni de düşünme organı olarak ısrarla vurgulamışlardı. antik putperest dönemde insanlık, günümüzden çok daha ileriydi: artemis tapınağı, tıp, mimari vb. falan...
demekki neymiş, kutsal(!) kitaplar, insanın aklına değil de duygularına hitap edermiş. çünkü kalp bir duygu/his organıdır.
bu boş sözler yalnızca kur'an'a özgü değilmiş, diğer çöl kitapları olan incil ve tevrat da aynı saçmalıkları dermiş
"insan anatomisindeki düşünme organı nedir?" sorusuna bilimin ve dinin verdiği cevaplar
kuran'daki "kalple düşünmek" ile ilgili birkaç ayet
yüzyılların skandalıdır. halbuki bilime göre beyin, düşünme organı; kalp de duygu/his organıdır. bunu ilkokul bebesi bile bilir. kısacası kalp düşünmez, beyin düşünür. aptal insanlara "beyinsiz", vicdansız insanlara "kalpsiz" denir. kalbiyle düşünmüş(!), yok akciğeriyle düşünmüş(!). bu sözler açık bir şekilde insan aklıyla alay eden saçma sapan, ilkel ve kof sözlerdir.
özellikle ortadoğu'da yaşamış eski insanlar; beynin fonksiyonlarını bilmezdi, kalbi düşünme organı zannederlerdi. halbuki beynin düşünce organı olduğu taaa antik yunan-roma'dan beri biliniyordu. hipokrat gibi insan anatomisini çizmiş eski yunan doktorları; kalbi duygu organı, beyni de düşünme organı olarak ısrarla vurgulamışlardı. antik putperest dönemde insanlık, günümüzden çok daha ileriydi: artemis tapınağı, tıp, mimari vb. falan...
demekki neymiş, kutsal(!) kitaplar, insanın aklına değil de duygularına hitap edermiş. çünkü kalp bir duygu/his organıdır.
bu boş sözler yalnızca kur'an'a özgü değilmiş, diğer çöl kitapları olan incil ve tevrat da aynı saçmalıkları dermiş
"insan anatomisindeki düşünme organı nedir?" sorusuna bilimin ve dinin verdiği cevaplar
kuran'daki "kalple düşünmek" ile ilgili birkaç ayet
devamını gör...
2.
üzerine düz mantıkla fikir üretilirse kalp düşünce merkezi olur, insan yanılır.
ilim mantık, iman ise duygu işidir. mantığınızla görür duygularınızla tasdik edersiniz.
işte burada sizin "çöl kitabı" olarak küçümsediğiniz kur'an-ı kerim'de de belirtilen kalp gördüklerinizi tasdikleyeceğiniz bir nevi onay mekanizmasıdır.
ilim mantık, iman ise duygu işidir. mantığınızla görür duygularınızla tasdik edersiniz.
işte burada sizin "çöl kitabı" olarak küçümsediğiniz kur'an-ı kerim'de de belirtilen kalp gördüklerinizi tasdikleyeceğiniz bir nevi onay mekanizmasıdır.
devamını gör...
3.
yukarıdaki arkadaş gerçekten çalışıp gelmiş fakat atladığı veya işine gelmeyen bir konu var.
hipokrat gibi insan anatomisini çizmiş eski yunan doktorları; kalbi duygu organı, beyni de düşünme organı olarak ısrarla vurgulamışlardı.
evet, bilimsel bir gercek. beynimizle düşünürüz. fakat dinlerin çoğunda maalesef bilim arka planda kalmıştır, dinler insanların manevi duygularına yani insanların en zayıf olduğu kısıma yönelmiştir, düşünsenize. birisi size çıkıp inek tanrısı var, düşün. bak bunlarda kanitlarim diyor. h*s s**t*r demez miydiniz? işte bu yüzden dinler beyne değil kalbe çalışmıştır. o sözleri, ayetleri vesaire hep okursanız görürsünüz ki insanın manevi ruhuna yöneliktir. çünkü kalp diye belirtilen sey aslında sadece semboliktir. orda kalpten kasıt insanların vicdanıdır, kalp sadece vicdani sembol etmektedir. bir karar alırken kalbimize de beynimize de kontrol ettiririz. bu ikisinin ortasında, özellikle işimize gelecek olan kararı alırız.
ee efendiler, o süslü sözler, kalbi vicdani hedefleyen olaylar cümleler olmasaydı, kim inanırdı jesus christ a ya da allah a? ateisti dinsizi bile zor durumda kaldığında dine dönmeyi şöyle aklından bir geçiriyor, işte biz ona kalbin düşünmesi diyoruz.
hipokrat gibi insan anatomisini çizmiş eski yunan doktorları; kalbi duygu organı, beyni de düşünme organı olarak ısrarla vurgulamışlardı.
evet, bilimsel bir gercek. beynimizle düşünürüz. fakat dinlerin çoğunda maalesef bilim arka planda kalmıştır, dinler insanların manevi duygularına yani insanların en zayıf olduğu kısıma yönelmiştir, düşünsenize. birisi size çıkıp inek tanrısı var, düşün. bak bunlarda kanitlarim diyor. h*s s**t*r demez miydiniz? işte bu yüzden dinler beyne değil kalbe çalışmıştır. o sözleri, ayetleri vesaire hep okursanız görürsünüz ki insanın manevi ruhuna yöneliktir. çünkü kalp diye belirtilen sey aslında sadece semboliktir. orda kalpten kasıt insanların vicdanıdır, kalp sadece vicdani sembol etmektedir. bir karar alırken kalbimize de beynimize de kontrol ettiririz. bu ikisinin ortasında, özellikle işimize gelecek olan kararı alırız.
ee efendiler, o süslü sözler, kalbi vicdani hedefleyen olaylar cümleler olmasaydı, kim inanırdı jesus christ a ya da allah a? ateisti dinsizi bile zor durumda kaldığında dine dönmeyi şöyle aklından bir geçiriyor, işte biz ona kalbin düşünmesi diyoruz.
devamını gör...
4.
" işte bu yüzden dinler beyne değil kalbe çalışmıştır" diğer dinler için doğru olabilir o konuda bilgisizim ancak kesin olarak bildiğim kur'an-ı kerim hem ilme (mantığa) hem de kalbe (hissiyata) hitap etmiştir. kalp sadece kan pompalayan organdır, bahsi geçen kalp "hissiyattır" ki bunda hemfikiriz.
devamını gör...
5.
hayır, kutsal kuran düşünme organının beyin olduğunu net bir şekilde söylüyor.
şöyle demiştim yazımda:
"ayetlerde beynimizden bahsediliyor
kutsal kitabımızda beyin organından bahsedilmediği iddiası dile getirilir, ama gerçekte ise kuran'da beyin organından açıkça bahsedilmektedir:
alak suresi
15 iş, sandığı gibi değil! eğer vazgeçmezse yemin olsun, o alnı mutlaka tutup sürteceğiz!
16. oyalancı, günahkâr alından (perçemden),
ayetlerde "günahkar alın" denilmekte. yani günahı işleyen/planlayan organın baş kısmında, alın hizasında olduğu vurgulanmakta. bu yüzden "alın", günahkar ilan edilmiş...
düşünce ve sorumluluğun beyin organında (alın hizasında/kafada) olduğu net bir şekilde anlatılmakta kuran'da. bunun yanı sıra; günümüzde biliminsanları, yalan söyleme olayından beynin ön kısmının sorumlu olduğunu belirtiyorlar. bu bilgi de ayetlerdeki ifadelerin kusursuzluğunu bir kez daha gözler önüne sermekte."
emre1974tr.blogspot.com/201...
şöyle demiştim yazımda:
"ayetlerde beynimizden bahsediliyor
kutsal kitabımızda beyin organından bahsedilmediği iddiası dile getirilir, ama gerçekte ise kuran'da beyin organından açıkça bahsedilmektedir:
alak suresi
15 iş, sandığı gibi değil! eğer vazgeçmezse yemin olsun, o alnı mutlaka tutup sürteceğiz!
16. oyalancı, günahkâr alından (perçemden),
ayetlerde "günahkar alın" denilmekte. yani günahı işleyen/planlayan organın baş kısmında, alın hizasında olduğu vurgulanmakta. bu yüzden "alın", günahkar ilan edilmiş...
düşünce ve sorumluluğun beyin organında (alın hizasında/kafada) olduğu net bir şekilde anlatılmakta kuran'da. bunun yanı sıra; günümüzde biliminsanları, yalan söyleme olayından beynin ön kısmının sorumlu olduğunu belirtiyorlar. bu bilgi de ayetlerdeki ifadelerin kusursuzluğunu bir kez daha gözler önüne sermekte."
emre1974tr.blogspot.com/201...
devamını gör...