manifest'in kült grup olmasını beklemek
başlık "sehpadaki midi klavye" tarafından 06.09.2026 03:58 tarihinde açılmıştır.
1.
ben şimdiden yerimi aldım. yarın öbür gün manifest kült olduğunda kimse “ben size demiştim” demesin.
ben bunu yıllar öncesinden görüyorum arkadaşlar. her şey letterboxd'ta macar filmlerine 5 puan veren bir entelin tivitine bağlı...
geceleri yüzlerce kez hileli açıyorum, prodüksiyondaki küçük detayları yakalamaya çalışıyorum. bir yerde synth giriyor, durduruyorum. “hah” erken bunu görmesin aşırı kızacak,diyorum..
sonra başa sarıyorum. bu kızların yaptığı müziği öyle yüzeysel dinlemiyorum. kraftwerk'le mukayese ediyorum. depeche mode'la karşılaştırıyorum. new order'ın ritmik yapısını düşünüyorum, talking heads'in sahne enerjisini referans alıyorum, can'in tekrar mantığıyla bazı bölümler arasında bağlantı kuruyorum.
hatta geçen gün bir şarkıyı dinlerken “burada hafif bir eurodance damarı var ama bunu doğrudan eurodance diye sınıflandırmak fazla kolaycılık olur” dedim. yanımda kimse yoktu, bunu mutlaka sözlüğe yazarak ilgi çekmem gerek diye düşündüm ama o sırada internetim kesildiği için yapamadım, çok canım acıdı...
bazen kulaklığı çıkarıp tavana bakıyorum ve “acaba bu kızlar efsane olacaklarının farkında mı?” diye düşünüyorum. çünkü ben farkındayım.
koreografileri de ezberledim bu arada. sadece müzikal açıdan değil, sahne kullanımı açısından da inceliyorum. kim nerede duruyor, hangi harekette ritim değişiyor, hangi bölümde koreografi şarkının dinamiğini taşıyor... bunların hepsine bakıyorum.
normal bir insan güzel dans ediyorlar deyip geçer. ben ise orada krautrock'tan new wave'e, synth-pop'tan çağdaş pop prodüksiyonuna uzanan geniş bir estetik çizgi görüyorum... erken görse kesin bunlar müzik yapamıyor deyip krize girerdi ama olsun, o görmesin şimdilik...
bazen insanlar ''ne dinliyorsun böyle?'' diye sorduklarında utanmadan, sıkılmadan manifest diyebiliyorum... evet bana gülüyorlar ama ben de onlara gülüyorum ve hatta onlara üzülüyorum... çünkü onlar henüz 2050 yılında yaşayacakları aydınlanmaya hazır değiller ama ben hazırım.
önce manifest sadece bi pop grubu denilecek.. sonra aslında o kadar basit değildi denilecek. ardından ilk albümün prodüksiyonu üzerine yazılar çıkacak. sonra letterboxd'ta sıkıcı macar filmlerine 5 puan veren entel bi maganda çıkıp manifest'in erken dönem sound'u aslında 80'ler synth-pop estetiğiyle çağdaş türk popunun kesişiminde duruyordu diyecek twitter'da... 3 bin rt alacak en az... yavaş yavaş kült bi yere erişecek grup...
bazı şeyleri insanlara anlatamazsınız. zaman anlatır...
ben şimdiden yerimi aldım... letterboxd enteli magnada oğlanın tivitini bekliyorum...
yarın öbür gün manifest kült olduğunda kimse “ben size demiştim” demesin.
ben dedim.
ben bunu yıllar öncesinden görüyorum arkadaşlar. her şey letterboxd'ta macar filmlerine 5 puan veren bir entelin tivitine bağlı...
geceleri yüzlerce kez hileli açıyorum, prodüksiyondaki küçük detayları yakalamaya çalışıyorum. bir yerde synth giriyor, durduruyorum. “hah” erken bunu görmesin aşırı kızacak,diyorum..
sonra başa sarıyorum. bu kızların yaptığı müziği öyle yüzeysel dinlemiyorum. kraftwerk'le mukayese ediyorum. depeche mode'la karşılaştırıyorum. new order'ın ritmik yapısını düşünüyorum, talking heads'in sahne enerjisini referans alıyorum, can'in tekrar mantığıyla bazı bölümler arasında bağlantı kuruyorum.
hatta geçen gün bir şarkıyı dinlerken “burada hafif bir eurodance damarı var ama bunu doğrudan eurodance diye sınıflandırmak fazla kolaycılık olur” dedim. yanımda kimse yoktu, bunu mutlaka sözlüğe yazarak ilgi çekmem gerek diye düşündüm ama o sırada internetim kesildiği için yapamadım, çok canım acıdı...
bazen kulaklığı çıkarıp tavana bakıyorum ve “acaba bu kızlar efsane olacaklarının farkında mı?” diye düşünüyorum. çünkü ben farkındayım.
koreografileri de ezberledim bu arada. sadece müzikal açıdan değil, sahne kullanımı açısından da inceliyorum. kim nerede duruyor, hangi harekette ritim değişiyor, hangi bölümde koreografi şarkının dinamiğini taşıyor... bunların hepsine bakıyorum.
normal bir insan güzel dans ediyorlar deyip geçer. ben ise orada krautrock'tan new wave'e, synth-pop'tan çağdaş pop prodüksiyonuna uzanan geniş bir estetik çizgi görüyorum... erken görse kesin bunlar müzik yapamıyor deyip krize girerdi ama olsun, o görmesin şimdilik...
bazen insanlar ''ne dinliyorsun böyle?'' diye sorduklarında utanmadan, sıkılmadan manifest diyebiliyorum... evet bana gülüyorlar ama ben de onlara gülüyorum ve hatta onlara üzülüyorum... çünkü onlar henüz 2050 yılında yaşayacakları aydınlanmaya hazır değiller ama ben hazırım.
önce manifest sadece bi pop grubu denilecek.. sonra aslında o kadar basit değildi denilecek. ardından ilk albümün prodüksiyonu üzerine yazılar çıkacak. sonra letterboxd'ta sıkıcı macar filmlerine 5 puan veren entel bi maganda çıkıp manifest'in erken dönem sound'u aslında 80'ler synth-pop estetiğiyle çağdaş türk popunun kesişiminde duruyordu diyecek twitter'da... 3 bin rt alacak en az... yavaş yavaş kült bi yere erişecek grup...
bazı şeyleri insanlara anlatamazsınız. zaman anlatır...
ben şimdiden yerimi aldım... letterboxd enteli magnada oğlanın tivitini bekliyorum...
yarın öbür gün manifest kült olduğunda kimse “ben size demiştim” demesin.
ben dedim.
devamını gör...
2.
3.
beklemeye gerek yok.
oldular zaten.
izmir'e geldiler 3 gün trafik kilitlendi konsere yakın ilçelerde.
genç kızlar, çocuklar falan bayılıyorlar onlara.
radyoda sennndenn kaçamadııım iyi ki bırakmadın peşimiii dediklerinde 50 yaşında dayılar direksiyonda dans ediyor*
oldular zaten.
izmir'e geldiler 3 gün trafik kilitlendi konsere yakın ilçelerde.
genç kızlar, çocuklar falan bayılıyorlar onlara.
radyoda sennndenn kaçamadııım iyi ki bırakmadın peşimiii dediklerinde 50 yaşında dayılar direksiyonda dans ediyor*
devamını gör...
