masalla bir türlü uyumayan çocuğa fikret dedeoğlu dinletmek
başlık "echabrenef7091" tarafından 18.06.2026 16:39 tarihinde açılmıştır.
1.
fikrimce en etkili çözüm yöntemlerinden biridir. çocuğuna masal anlatırsın ama günümüzde masal sektörü duraklamaya uğradığı için yeni masallar anlatamazsın çocuğa. eskilerini de defaatle anlattığından dolayı tekrar tekrar anlatmaya yüreğin gitmez. çocuk da anlar zaten, zamane çocukları bir hayli zekî. ne yapacaksın yani çocuğa ciddi ciddi kırmızı başlıklı kız mı anlatacaksın? alıcısı yok. öte taraftan bu işi sorunsuz kotarma peşindesindir. düşünür durursun acaba bu çocuğu masallı masalsız, yerli yersiz nasıl uyutsam da sabah okuluna geç kalmasa diye. ama elini çabuk tutsan iyi edersin. çocuk her an yataktan mete gazoz'un elinden hedefine süzülen bir ok gibi fırlayıp 01.00'daki kanada-katar maçını izlemeye koyulabilir. yapar bunu yani. ha sorsan kanada cumhurbaşkanı kimdir, katar'da iktidardaki partinin adı nedir, vancouver'da ne yetişir, ithalatı ihracatı nasıldır diye; hiçbirine cevap veremez. ama en katarlıdan daha katarlı, en kanadalıdan daha kanadalı geçinir.
çözüm yolu bellidir, sen de bulursun ve hamamda sefa sürerken suyun kaldırma kuvvetini keşfetmiş arşimet gibi ''eureka! eureka!'' diye bağırırsın. telefonundan herhangi bir fikret dedeoğlu şarkısı açar ve çocuğunuza dinletirsin. nakarat kısmına gelmeden çocuk tatlı tatlı kestirmeye başlar. nakaratta işlem tamamlanmıştır. o çocuğa avusturya'nın göbeğinden kopup gelmiş bir opera sanatçısı getir, sabahlara kadar avazı çıkmış gibi bağırttır yine de kalkmaz. işte fikret dedeoğlu'nun uyku sektörüne etkisi kendisi henüz tahmin edemiyor olsa da bu denli büyüktür. sakinleştiricidir fikret dedeoğlu.
birçok şarkısı vardır. hangisini açsan onun o hafif fısıldar, yatıştırır tarzdaki söyleyişi hemen cezbeder seni. hareketli pop da söylese, dokunaklı şarkıları da seslendirse arka planda hep o masalsı tonu duyarız. kavgada karşı taraf ''sen kimsin lan? tırrek! adana'da senin gibi binlercesinin ağzını yüzünü dağıttım lan ben keko!'' tarzı saldırı cümlelerine geçtiğinde etraftaki mekânlardan birinde hasbelkader açılan bir fikret dedeoğlu şarkısı karşı tarafı an an sakinleştirir, hayat kurtarır. adamın içine içine işler, derinine hükmeder o ses rengi. yıllarca ferhat göçer, ibrahim tatlıses, bahadır sağlam dinleyip coşkuna coşku kattığın için kendinden hicap duyarsın. sakinliği nasıl keşfedemedim diye hayıflanır gönlün.
şu şarkısını örnek vermek gerekirse dünyada haspam sözcüğünü kullanan, geçmişte kullanmış olan ve gelecekte kullanma potansiyeli bulunan insanlara teker teker bir baksak bu sözcüğü böyle kibarca söyleyecek başka birini bulur muyuz acaba? adam sanki haspam demiyor da filhakîka diyor, azizim diyor, a cânım diyor. fikret'in bıktığı ve ayrıldığı o zalım sevgili bu hitabı ve seslendiriliş şeklini duysa içi bir hoş olur herhâlde. çok da hakaret gibi algılamaz bu sözü. bu yanlış anlaşılma kadının pişkinliğinde değil, fikret dedeoğlu'nun sakinliğinde gizlidir. ben şarkıyı dinlemeden, daha şu satırları yazarken bile mayıştım. dinleyenleri düşünemiyorum bile. fikretli günler efendim :)
çözüm yolu bellidir, sen de bulursun ve hamamda sefa sürerken suyun kaldırma kuvvetini keşfetmiş arşimet gibi ''eureka! eureka!'' diye bağırırsın. telefonundan herhangi bir fikret dedeoğlu şarkısı açar ve çocuğunuza dinletirsin. nakarat kısmına gelmeden çocuk tatlı tatlı kestirmeye başlar. nakaratta işlem tamamlanmıştır. o çocuğa avusturya'nın göbeğinden kopup gelmiş bir opera sanatçısı getir, sabahlara kadar avazı çıkmış gibi bağırttır yine de kalkmaz. işte fikret dedeoğlu'nun uyku sektörüne etkisi kendisi henüz tahmin edemiyor olsa da bu denli büyüktür. sakinleştiricidir fikret dedeoğlu.
birçok şarkısı vardır. hangisini açsan onun o hafif fısıldar, yatıştırır tarzdaki söyleyişi hemen cezbeder seni. hareketli pop da söylese, dokunaklı şarkıları da seslendirse arka planda hep o masalsı tonu duyarız. kavgada karşı taraf ''sen kimsin lan? tırrek! adana'da senin gibi binlercesinin ağzını yüzünü dağıttım lan ben keko!'' tarzı saldırı cümlelerine geçtiğinde etraftaki mekânlardan birinde hasbelkader açılan bir fikret dedeoğlu şarkısı karşı tarafı an an sakinleştirir, hayat kurtarır. adamın içine içine işler, derinine hükmeder o ses rengi. yıllarca ferhat göçer, ibrahim tatlıses, bahadır sağlam dinleyip coşkuna coşku kattığın için kendinden hicap duyarsın. sakinliği nasıl keşfedemedim diye hayıflanır gönlün.
şu şarkısını örnek vermek gerekirse dünyada haspam sözcüğünü kullanan, geçmişte kullanmış olan ve gelecekte kullanma potansiyeli bulunan insanlara teker teker bir baksak bu sözcüğü böyle kibarca söyleyecek başka birini bulur muyuz acaba? adam sanki haspam demiyor da filhakîka diyor, azizim diyor, a cânım diyor. fikret'in bıktığı ve ayrıldığı o zalım sevgili bu hitabı ve seslendiriliş şeklini duysa içi bir hoş olur herhâlde. çok da hakaret gibi algılamaz bu sözü. bu yanlış anlaşılma kadının pişkinliğinde değil, fikret dedeoğlu'nun sakinliğinde gizlidir. ben şarkıyı dinlemeden, daha şu satırları yazarken bile mayıştım. dinleyenleri düşünemiyorum bile. fikretli günler efendim :)
devamını gör...
2.
aykut kocaman'ın fenerin başında olduğu maçları izletmek kadar etkili olmayacaktır.
devamını gör...