mihaly csikszentmihalyi
başlık "son singapur vapuru" tarafından 28.02.2023 16:00 tarihinde açılmıştır.
1.
mihaly csikszentmihalyi
1934-2021 yılları arasında yaşayan macar asıllı, italya doğumlu, abd'li yazar ve psikologdur.
pozitif psikoloji, bireylerin ve toplulukların gelişimlerini destekleyen faktörleri incelemeyi ve bunları teşvik etmeyi amaç edinen pozitif psikoloji dalında öncü isimlerden biri olmuş, akış teorisi the zone adında bir teori geliştirmiştir.
ikinci dünya savaşı sırasında tutulduğu esir kampında satrançla tanışmış ve satrancın önemini anlamıştır.
31 yıl boyunca akademisyenlik yapmış, akış, mutluluk bilimi isimli kitabı 20 dile çevrilmiştir, mihaly csikszentmihalyi kardiyak arrest kalp durması sonucu hayatını kaybetmiştir.

nevermore ukdesi.
1934-2021 yılları arasında yaşayan macar asıllı, italya doğumlu, abd'li yazar ve psikologdur.
pozitif psikoloji, bireylerin ve toplulukların gelişimlerini destekleyen faktörleri incelemeyi ve bunları teşvik etmeyi amaç edinen pozitif psikoloji dalında öncü isimlerden biri olmuş, akış teorisi the zone adında bir teori geliştirmiştir.
ikinci dünya savaşı sırasında tutulduğu esir kampında satrançla tanışmış ve satrancın önemini anlamıştır.
31 yıl boyunca akademisyenlik yapmış, akış, mutluluk bilimi isimli kitabı 20 dile çevrilmiştir, mihaly csikszentmihalyi kardiyak arrest kalp durması sonucu hayatını kaybetmiştir.

nevermore ukdesi.
devamını gör...
2.
okunuşunu da yazayim da bir kıyağım olsun heh heh
'mihali çikzentmihalyi' efenim.
ya arkadaş bu nasıl bir soyaddır dediğinizi duyar gibiyim.bir bilim adamindan bahsediyoruz.bu abimiz macar asıllı bir psikolog.yakin zamanda vefat etmis fotoğraflarindan baktigim kadari ile sevimli tonton bir amcaymış.neyse konuya girelim.abd'de yaşamış ve akış teorisi adını verdiği bir sav ileri sürmüş.bu arada ayni isimle bir kitap da yazmis.aslında birçok kitabi var.ama en önemlilerinden biri bu kitabı.babasi bir diplomat ve lise caglarinda iken gittiği isvicrede jung'un savas sonrasi avrupa ile ilgili verdiği bir konferansa denk geliyor.bu konusmadan etkilendiği icin , hep merak ettiği ve tanımını bulmak istediği 'mutluluk' kavraminin anlamini bulmak ve psikoloji eğitimi alabilmek icin a.b.d.'ye gidiyor.eğitimini tamamladiktan sonra araştirma yapmaya basliyor.ve farkettiği önemli birşey var.
başka bir amaç olmaksızın, sadece kendini tatmin etmek için çaba gösteren sanatçı, atlet, ressam, satranç oyuncusu gibi kimselerle onların bu içsel güdülenme halini incelemek üzere görüşmeler yaptı ve insanların dikkatlerini tamamen bir şeye kanalize ettikleri yoğunlaşma anlarında mutlu olduklarını gördü. bu durumu "akış" olarak adlandırdı. geliştirdiği "akış teorisi" ile tanındı.amacı mutluluğu bulmak olan ve bunun icin yola çıkan bilim adamı , kişilerin mutluluğa ilişkin tecrübelerinin kaynağını biraz amiyane tabirle meşguliyet olarak adlandirsa da konu bu kadarla sınırlı ve tanımlı değil.keşfetmenin ve yeni şeyler ortaya koymanin da akış teorisi ile bağlantili olduğunu da ortaya koymustur.
keyfin stresten uzak olup rahatladıkları anlarda değil, dikkatlerini tamamen bir şeye kanalize ettikleri yoğunlaşma anlarından geldiğini gördü. bu durumu "akış" olarak adlandırdı. çünkü görüşme yaptığı insanlar, yaşadıkları bu yoğun deneyimi bir nehrin akıp gitmesi gibi, akıntı tarafından sürüklenmek, akmak gibi nitelendirmiştir.
buraya kadar anlattiklarimizdan bagimsiz olarak şahsen freud,jung vd ya da psikanalitik ekolden herhangi bir bilim insaninin dedikleri gibi subjektif bir anlayis ve yorum olduğunu ďüşünüyorum.her ne kadar profesyonel yaşamda dediklerinin başarili sonuclari var gibi görünse de (dediklerini uygulayan bir futbol takimi 15 yil üstüste şampiyonluk kazanmistir.) bilimin en basit dayanaklarini bile hiçe saymaktadir(sistemlilik,nesnellik,kesinlik,genelleyicilik vd.).ele aldığımız her konuda bilimi rehber almali myiz bunun takdiri sizin tabii ki ona bir yorum yapmak en azindan su an icin yanlş olabilir.
gene de popüler kültüre bir katki olarak temelli de çöpe atmamak gerektigini düşünmekteyim.
'mihali çikzentmihalyi' efenim.
ya arkadaş bu nasıl bir soyaddır dediğinizi duyar gibiyim.bir bilim adamindan bahsediyoruz.bu abimiz macar asıllı bir psikolog.yakin zamanda vefat etmis fotoğraflarindan baktigim kadari ile sevimli tonton bir amcaymış.neyse konuya girelim.abd'de yaşamış ve akış teorisi adını verdiği bir sav ileri sürmüş.bu arada ayni isimle bir kitap da yazmis.aslında birçok kitabi var.ama en önemlilerinden biri bu kitabı.babasi bir diplomat ve lise caglarinda iken gittiği isvicrede jung'un savas sonrasi avrupa ile ilgili verdiği bir konferansa denk geliyor.bu konusmadan etkilendiği icin , hep merak ettiği ve tanımını bulmak istediği 'mutluluk' kavraminin anlamini bulmak ve psikoloji eğitimi alabilmek icin a.b.d.'ye gidiyor.eğitimini tamamladiktan sonra araştirma yapmaya basliyor.ve farkettiği önemli birşey var.
başka bir amaç olmaksızın, sadece kendini tatmin etmek için çaba gösteren sanatçı, atlet, ressam, satranç oyuncusu gibi kimselerle onların bu içsel güdülenme halini incelemek üzere görüşmeler yaptı ve insanların dikkatlerini tamamen bir şeye kanalize ettikleri yoğunlaşma anlarında mutlu olduklarını gördü. bu durumu "akış" olarak adlandırdı. geliştirdiği "akış teorisi" ile tanındı.amacı mutluluğu bulmak olan ve bunun icin yola çıkan bilim adamı , kişilerin mutluluğa ilişkin tecrübelerinin kaynağını biraz amiyane tabirle meşguliyet olarak adlandirsa da konu bu kadarla sınırlı ve tanımlı değil.keşfetmenin ve yeni şeyler ortaya koymanin da akış teorisi ile bağlantili olduğunu da ortaya koymustur.
keyfin stresten uzak olup rahatladıkları anlarda değil, dikkatlerini tamamen bir şeye kanalize ettikleri yoğunlaşma anlarından geldiğini gördü. bu durumu "akış" olarak adlandırdı. çünkü görüşme yaptığı insanlar, yaşadıkları bu yoğun deneyimi bir nehrin akıp gitmesi gibi, akıntı tarafından sürüklenmek, akmak gibi nitelendirmiştir.
buraya kadar anlattiklarimizdan bagimsiz olarak şahsen freud,jung vd ya da psikanalitik ekolden herhangi bir bilim insaninin dedikleri gibi subjektif bir anlayis ve yorum olduğunu ďüşünüyorum.her ne kadar profesyonel yaşamda dediklerinin başarili sonuclari var gibi görünse de (dediklerini uygulayan bir futbol takimi 15 yil üstüste şampiyonluk kazanmistir.) bilimin en basit dayanaklarini bile hiçe saymaktadir(sistemlilik,nesnellik,kesinlik,genelleyicilik vd.).ele aldığımız her konuda bilimi rehber almali myiz bunun takdiri sizin tabii ki ona bir yorum yapmak en azindan su an icin yanlş olabilir.
gene de popüler kültüre bir katki olarak temelli de çöpe atmamak gerektigini düşünmekteyim.
devamını gör...