1.
burası genel olarak gereksiz bir fakültedir. sizden çok şey alır, neredeyse hiçbir şey vermez.
burayı bitirmek için 3 şeyden birinden vazgeçmek zorundasınız. ya akli dengeniz ya karaciğeriniz ya da karakteriniz.
kopya çekmeden bitirme niyetiniz varsa; kimyasal ilaç kullanmak size göre değilse akli dengenizi yitirerek çıkarsınız. çünkü sınavlarda formül ezberlemeniz gerekir. soru tiplerini, konularını çalışmanız gerekir. iyi yanı belli bir hayat disiplini kazanırsın. ingilizceniz gelişir. çünkü bir noktada ''abi biz burada uğraşıyoruz da yabancılar bunu nasıl yapıyor'' diye sorup araştırmaya başlıyorsunuz. illaki ingilizceniz bir miktar gelişiyor. aksanınız falan berbat olsa da, hayatınız boyunca hiçbir yabancıyla karşılaşmamış bile olsanız illaki işi, ilerlemeyi anlatacak kadar ingilizceniz oluyor. eğer şansınız yaver giderse, uluslararası iş bulabilirsiniz.
kopya çekmeyeyim ama kimyasala okay'im diyorsanız; dikkat arttırıcı haplarla gayet yüksek ortalamayla bitirirsiniz. akli dengeniz bir tık kayar ama karaciğerinizi çoktan bırakmış durumda olursunuz. bunu yapan arkadaşlar genelde iş yaşamında da bu ilaçlara bağımlı oluyorlar. haplanarak çalışan arkadaşlarımın bir kısmı doktoraya başladı şimdi.
benim çalışmaya niyetim de yok, g'tm de yok. ilaç falan da uğraşamam derseniz kopya çekerek, yata yata okulu bitirirsiniz. hatta bölüm 1.si 2.si falan olursunuz ama millet arkanızdan ''bölüm bilmem kaçıncısı oldu ama bir halt olamadı'' der. çünkü harbiden şanslı ve yetenekli değilseniz, o kadar saçma sapan yerlere savrulursunuz ki. zaten mühendislik falan yapamazsınız. hasbelkader bir şirkette satınalma bölümüne girebilirseniz ancak o zaman şansınız var. yeteneğiniz yoksa oradan da elenirsiniz. (dediğim gibi hasbelkader satın almaya girerseniz etrafınızda 2 yıllık ekonomi mezunları, patronun mal oğlu falan takılırsınız)
ve genel olarak çalışmaya bir yerleriniz yemediği için diliniz de olmaz. zaten sizi en çok belli edecek şey, o kadar ortalamaya rağmen ingilizcenizin olmayışı olacaktır...
burayı bitirmek için 3 şeyden birinden vazgeçmek zorundasınız. ya akli dengeniz ya karaciğeriniz ya da karakteriniz.
kopya çekmeden bitirme niyetiniz varsa; kimyasal ilaç kullanmak size göre değilse akli dengenizi yitirerek çıkarsınız. çünkü sınavlarda formül ezberlemeniz gerekir. soru tiplerini, konularını çalışmanız gerekir. iyi yanı belli bir hayat disiplini kazanırsın. ingilizceniz gelişir. çünkü bir noktada ''abi biz burada uğraşıyoruz da yabancılar bunu nasıl yapıyor'' diye sorup araştırmaya başlıyorsunuz. illaki ingilizceniz bir miktar gelişiyor. aksanınız falan berbat olsa da, hayatınız boyunca hiçbir yabancıyla karşılaşmamış bile olsanız illaki işi, ilerlemeyi anlatacak kadar ingilizceniz oluyor. eğer şansınız yaver giderse, uluslararası iş bulabilirsiniz.
kopya çekmeyeyim ama kimyasala okay'im diyorsanız; dikkat arttırıcı haplarla gayet yüksek ortalamayla bitirirsiniz. akli dengeniz bir tık kayar ama karaciğerinizi çoktan bırakmış durumda olursunuz. bunu yapan arkadaşlar genelde iş yaşamında da bu ilaçlara bağımlı oluyorlar. haplanarak çalışan arkadaşlarımın bir kısmı doktoraya başladı şimdi.
benim çalışmaya niyetim de yok, g'tm de yok. ilaç falan da uğraşamam derseniz kopya çekerek, yata yata okulu bitirirsiniz. hatta bölüm 1.si 2.si falan olursunuz ama millet arkanızdan ''bölüm bilmem kaçıncısı oldu ama bir halt olamadı'' der. çünkü harbiden şanslı ve yetenekli değilseniz, o kadar saçma sapan yerlere savrulursunuz ki. zaten mühendislik falan yapamazsınız. hasbelkader bir şirkette satınalma bölümüne girebilirseniz ancak o zaman şansınız var. yeteneğiniz yoksa oradan da elenirsiniz. (dediğim gibi hasbelkader satın almaya girerseniz etrafınızda 2 yıllık ekonomi mezunları, patronun mal oğlu falan takılırsınız)
ve genel olarak çalışmaya bir yerleriniz yemediği için diliniz de olmaz. zaten sizi en çok belli edecek şey, o kadar ortalamaya rağmen ingilizcenizin olmayışı olacaktır...
devamını gör...
2.
insanda onarılmayacak travmalar bırakır.
15 yıl geçti ama bugün yine rüyamda o son dersten geçemediğimi ve okulu bitiremediğimi gördüm.
dönem arkadaşlarımın kimi kariyer yapmış, kimi doktora yapmış, çoluk çocuğa karışmış, herkes bir şeyle meşgul; ben rotringi arka cebe koymuşum, elimde fotokopilerle ulan nasıl edicem diye kara kara düşünürken uyandım.
bu kabusu her sene 1-2 defa görüyorum. ulan ne travmaymış ya!
15 yıl geçti ama bugün yine rüyamda o son dersten geçemediğimi ve okulu bitiremediğimi gördüm.
dönem arkadaşlarımın kimi kariyer yapmış, kimi doktora yapmış, çoluk çocuğa karışmış, herkes bir şeyle meşgul; ben rotringi arka cebe koymuşum, elimde fotokopilerle ulan nasıl edicem diye kara kara düşünürken uyandım.
bu kabusu her sene 1-2 defa görüyorum. ulan ne travmaymış ya!
devamını gör...
3.
kantin olarak genellikle iibf kantini kullanılır.
devamını gör...
4.
kantinleri okulun en sıkıcı kantinidir...gözlüklü gözlüklü maklubeciler, hatun yok, siyaset yok, karı kız muhabbeti yok, kavga gürültü yok...doğru iibf
devamını gör...
5.
en güzeli gazi üniversitesi'nin maltepe kampüsündedir.
2nci katta makine mühendisliği ve elektrik elektronik mühendisliği vardır.
bi üst katta şehir bölge planlama ve mimarlık bölümü vardır.
bi alt katta kimya mühendisliği bölümü vardır.
bir nevi sandviç gibi yerleştirilmiştir.
burada öğrenci olmak gayet keyiflidir.
bakmayın siz makineciler için söylenen "hiş gadın gürmeden övrencilik bitiriyolar euehueh" geyiklerine.
çiçek gibi fakülteydi valla.
2nci katta makine mühendisliği ve elektrik elektronik mühendisliği vardır.
bi üst katta şehir bölge planlama ve mimarlık bölümü vardır.
bi alt katta kimya mühendisliği bölümü vardır.
bir nevi sandviç gibi yerleştirilmiştir.
burada öğrenci olmak gayet keyiflidir.
bakmayın siz makineciler için söylenen "hiş gadın gürmeden övrencilik bitiriyolar euehueh" geyiklerine.
çiçek gibi fakülteydi valla.
devamını gör...