1.
m.s. 37 ve 68 yılları arasında yaşamış, roma’nın beşinci imparatoru.***
çocukluğu akli dengesinin bozukluğu ile bilinen imparator caligula’nın yanında geçmiştir. caligula’nın ölmesinden sonra tahta claudius geçince neron’un annesi agrippina kocasını zehirleyerek öldürmüş, amcası claudius’la evlenmiştir. sonrasında claudius’un öz oğlu britannicus’un da kuyusunu kazmış ve claudius’un kızı ile oğlu neron’un evlenmesini sağlamıştır. böylece neron roma imparatorluğunun yasal varisi haline gelmiştir.
imparatorluk yaptığı ilk yıllarda herkes onun ne kadar iyi ve hoşgörülü olduğundan bahsetmiştir. öyle ki neron arenada kan dökücü yarışmalar düzenlenmesini yasaklamış, ölüm cezasını kaldırmış, vergileri düşürmüş ve kölelerin haksızlığa uğramaları durumunda mahkemelere başvurabilmelerini sağlamıştır. senatonun bağımsız karar verme yetkisi artırılmış, atletizm, şiir ve tiyatro yarışmaları düzenlenmeye başlanmıştır. ancak annesinin ölümünden üç sene sonra karısını öldürtmüş ve yavaş yavaş değişmeye başlamıştır.
roma’yı yaktığı söylenir; ama yakmamıştır. tarihçi tacitus’a göre yangın sırasında neron, roma’ya elli altı kilometre uzaklıktaki antium’dadır. ama yangını bir fırsat olarak görmüş, küle dönen roma şehrini yunan mimari anlayışına göre yeniden kurmuş; bu sırada da roma’nın üçte birini kaplayan bir altın ev* yaptırmıştır. bu sarayın yapımı için hem halkın bazı bölümünün topraklarına el konulmuş hem de halktan ağır vergiler toplanmıştır.
kendisine karşı çıkarılan ayaklanmalar sonucu aralarında seneca, lucanus ve petronius’un da olduğu 18 kişiyi ölüme göndermiştir. ancak bir yerden sonra bu ayaklanmaları durduramaz hale gelmiştir. hatta ayaklanmalara gülüp geçmiştir çünkü önceliği her zaman tiyatroda oyunlar oynayıp kendini alkışlatmak, yarışmalarda boy göstermek olmuştur.
68 yılında senato tarafından galba imparator, neron ise halk düşmanı ilan edilmiş, neron da roma’dan kaçmak zorunda kalmıştır. ölümü hakkında kendisini azatlı bir köleye öldürttüğü veya kendisini öldürdüğü iddiaları olsa da net bir şey söylenememektedir.
çocukluğu akli dengesinin bozukluğu ile bilinen imparator caligula’nın yanında geçmiştir. caligula’nın ölmesinden sonra tahta claudius geçince neron’un annesi agrippina kocasını zehirleyerek öldürmüş, amcası claudius’la evlenmiştir. sonrasında claudius’un öz oğlu britannicus’un da kuyusunu kazmış ve claudius’un kızı ile oğlu neron’un evlenmesini sağlamıştır. böylece neron roma imparatorluğunun yasal varisi haline gelmiştir.
imparatorluk yaptığı ilk yıllarda herkes onun ne kadar iyi ve hoşgörülü olduğundan bahsetmiştir. öyle ki neron arenada kan dökücü yarışmalar düzenlenmesini yasaklamış, ölüm cezasını kaldırmış, vergileri düşürmüş ve kölelerin haksızlığa uğramaları durumunda mahkemelere başvurabilmelerini sağlamıştır. senatonun bağımsız karar verme yetkisi artırılmış, atletizm, şiir ve tiyatro yarışmaları düzenlenmeye başlanmıştır. ancak annesinin ölümünden üç sene sonra karısını öldürtmüş ve yavaş yavaş değişmeye başlamıştır.
roma’yı yaktığı söylenir; ama yakmamıştır. tarihçi tacitus’a göre yangın sırasında neron, roma’ya elli altı kilometre uzaklıktaki antium’dadır. ama yangını bir fırsat olarak görmüş, küle dönen roma şehrini yunan mimari anlayışına göre yeniden kurmuş; bu sırada da roma’nın üçte birini kaplayan bir altın ev* yaptırmıştır. bu sarayın yapımı için hem halkın bazı bölümünün topraklarına el konulmuş hem de halktan ağır vergiler toplanmıştır.
kendisine karşı çıkarılan ayaklanmalar sonucu aralarında seneca, lucanus ve petronius’un da olduğu 18 kişiyi ölüme göndermiştir. ancak bir yerden sonra bu ayaklanmaları durduramaz hale gelmiştir. hatta ayaklanmalara gülüp geçmiştir çünkü önceliği her zaman tiyatroda oyunlar oynayıp kendini alkışlatmak, yarışmalarda boy göstermek olmuştur.
68 yılında senato tarafından galba imparator, neron ise halk düşmanı ilan edilmiş, neron da roma’dan kaçmak zorunda kalmıştır. ölümü hakkında kendisini azatlı bir köleye öldürttüğü veya kendisini öldürdüğü iddiaları olsa da net bir şey söylenememektedir.
devamını gör...
2.
bir roma imparatoru. hanedanının son imparatorudur. * kendisinden önceki imparator olan amcası, kendisini evlatlık edinmiştir. eğer evlatlık edinmese, neron imparator olamazdı. çünkü amcasının sayesinde veliaht olmuştu..kimi kaynaklara göre neron bir kahramandır, kimilerine göre de roma'yı yakan bir psikopat..
devamını gör...
3.
ölürken son sözleri "gualis artifex pereo..." imiş, yani "nasıl bir artist ölüyor..." anlamına geliyor, siz hesap edin adamın sanat aşkını.
devamını gör...
4.
roma'yı yaktığı söylenir.
hatta roma'yı yakıp, "roma'yı yaktım, ananızı da yakacam." dedikten sonra lir çalıp alevleri izleyerek şarkı söylediği hikayesi anlatılır.
kanıtı yoktur.
dile getiren kişi tarihçi cornelius tacitus.
mesele biraz da neron'un genel manyaklığına binaen üstüne kalmıştır.
neron daha güzel bir roma inşaa etmek istiyordu ve projeleri vardı.
bu isteğini hayata geçirebilmesi için senatonun olurunu alması gerekmekteydi. soylular neron'un aklındaki bu düşünceyi doğru ve hoş bulmuyordu ve tüm bu olaylar esnasında vuku bulan ve 6 gün süren büyük roma yangını neron'un üstüne kaldı...
çünkü neredeyse tamamı harap olan şehri yeniden ve neron'un paşa gönlüne göre inşaa etmek için engel kalmamıştı bu yangınla.
hatta roma'yı yakıp, "roma'yı yaktım, ananızı da yakacam." dedikten sonra lir çalıp alevleri izleyerek şarkı söylediği hikayesi anlatılır.

kanıtı yoktur.
dile getiren kişi tarihçi cornelius tacitus.
mesele biraz da neron'un genel manyaklığına binaen üstüne kalmıştır.
neron daha güzel bir roma inşaa etmek istiyordu ve projeleri vardı.
bu isteğini hayata geçirebilmesi için senatonun olurunu alması gerekmekteydi. soylular neron'un aklındaki bu düşünceyi doğru ve hoş bulmuyordu ve tüm bu olaylar esnasında vuku bulan ve 6 gün süren büyük roma yangını neron'un üstüne kaldı...
çünkü neredeyse tamamı harap olan şehri yeniden ve neron'un paşa gönlüne göre inşaa etmek için engel kalmamıştı bu yangınla.
devamını gör...
5.
roma yanarken keman çalıyor demişler yalaaan, keman 15. yy da icat edildi. roma yanarken kendisi yaklaşık 60 km uzakta yazlık evinde keyifteydi. ölürken söylediği sözler doğruuu. çünkü narsist seviyesinde müzik yeteneklerinden gurur duyardı. kadın giysileri giyen, şarkı söyleyen, alemci bir abimizdi. kendisi dondurmayı icat etti diyorlar ama öyle keçi sütü maraş işi değil, daha çok buz parmak, meybuz işi. hizmetcilerine dağdan kar toplatip içine nektar kattığı için. serinlik be oğlum* ayrıca tarihin önemli azmettiricisidir. kimi sevmediyse zehirletir. bunu da latince (bkz: ıstakoz ya da çekirge) anlamına gelen ilk seri katil (bkz: locusta)ya yaptırıyordu.
devamını gör...
6.
1 entrymde anlattigim gibi aslinda roma'yi yakmamis, ayrica muhtemelen anlatildigi kadar zalim olmayan roma imparatoru. #3259696
devamını gör...
7.
ölümü tartışmalı demişler. değil.
yıl 68. neron otuz yaşında iken senato tarafından halk düşmanı ilan edilir ve idam için gelen muhafızlar girdikleri odada neron'u kendini hançerlemiş halde bulurlar. o, intihar etmiş tutkulu bir sanat düşkünü dür.
belki de ölümü, bir 'anne katili' olmasının vebali sonucunda olabilir.
anlatılanlara göre, praetorian muhafızlar onu tutuklamak için odaya girdiklerinde o çoktan sekreteri epaphroditos'un yardımıyla kendini hançerlemişti.[114] bir roma askeri figürü görmesi üzerine "sadakat budur" dediği anlatılır.[100] cassius dio'nun anlattığına göre, son sözleri "ey jüpiter, içimde nasıl bir sanatçı yok oluyor!" olmuştur[115].vikipedi'den kopyapıştırı
yıl 68. neron otuz yaşında iken senato tarafından halk düşmanı ilan edilir ve idam için gelen muhafızlar girdikleri odada neron'u kendini hançerlemiş halde bulurlar. o, intihar etmiş tutkulu bir sanat düşkünü dür.
belki de ölümü, bir 'anne katili' olmasının vebali sonucunda olabilir.
anlatılanlara göre, praetorian muhafızlar onu tutuklamak için odaya girdiklerinde o çoktan sekreteri epaphroditos'un yardımıyla kendini hançerlemişti.[114] bir roma askeri figürü görmesi üzerine "sadakat budur" dediği anlatılır.[100] cassius dio'nun anlattığına göre, son sözleri "ey jüpiter, içimde nasıl bir sanatçı yok oluyor!" olmuştur[115].vikipedi'den kopyapıştırı
devamını gör...
8.
neron, iktidarla delilik arasındaki sınırı neredeyse görünmez kılmış bir roma imparatoru.. henüz on altı yaşında dünyanın en güçlü tahtlarından birine oturmuş, otuz yaşında hayata veda etmiş.. ardında cinayetler, entrikalar, görkemli saraylar ve iki bin yıldır anlatılmaktan vazgeçilmeyen hikayeler bırakmış..
annesini öldürmek için denizin ortasında parçalanacak bir gemi hazırlatan bir kral, neron.. agrippina gemiden sağ kurtulmuş ama oğlunun gönderdiği askerlerden kurtulamamış.. iktidarı tam olarak elinde tutmak istediğinden annesini öldürtmüştür.. vicdan azabından mıdır bilinmez annesinin hayaletinden korktuğu ve ruhunu yatıştırmak için büyücülere başvurduğu da söylenir.. eşleriyle ilişkisi de ayrı bir felaket.. ilk eşi octavia'yı sürgüne gönderip öldürtmüş.. ikinci eşi poppaea'nın ölümüne, hamileyken attığı bir tekme sebep olmuş..
işin daha karanlık tarafında ise hocası seneca var. stoacı felsefenin en önemli isimlerinden biri, neron'un öğretmeni ve danışmanı.. imparatorun ilk yıllarında ona yol göstermiş bir düşünür.. fakat milattan sonra 65 yılında ortaya çıkarılan piso * komplosunun ardından, suça katıldığı kesin olarak kanıtlanamamasına rağmen intihara zorlanıyor.. şair lucanus da aynı komplonun ardından hayatına son vermeye mecbur bırakılıyor..
tüm bu acımasızlığının yanı sıra garip bir şekilde, kendisini bir imparatordan çok sanatçı olarak görmüş.. şiirler yazmış, şarkılar söylemiş, lir çalmış, tiyatro sahnesine çıkmış.. suetonius'un yazdığına göre kendisini alkışlamaları için beş bin kişilik özel bir topluluk bile oluşturmuş.. bir de sesini güzelleştirmek için sırtüstü yatıp göğsüne kurşun levha koyduğu anlatılır.. hatta napoli'de şarkı söylerken deprem meydana geldiğinde bile gösterisini tamamlamış..
meşhur roma yangını da var. milattan sonra 64 yılında şehir günlerce yandığı sırada, neron'un yangını seyrederken keman çaldığı söylenir ama o tarihte keman henüz icat edilmemiş olduğundan tarihin yalanları arasına girmiştir.. dahası yangını onun çıkrdığına dair güvenilir bir kanıt da bulunamamış..
garip huylarıda varmış sevgili neron'un.. geceleri kılık değiştirerek roma sokaklarına çıkıp, o gece gözüne kimi kestirdiyse onunla kavga eder, dönüş yolunda ise kırılacak bir şeyler varsa kırıp öyle dönermiş sarayına.. saray dediğimiz de altın ev diye geçmiş tarihe.. yapay göller, devasa salonlar, konukların üzerine serpilen çiçekler.. yemek salonunun tavanının gökyüzü gibi görünüp dönmesi.. altın işlemeler ve ihtişam..
insanlık tarihi gücü eline geçirdiğinde kendisini tanrı sanmaya başlayanların hikayeleriyle dolu..
kimi savaşlarla, kimi ihtiraslarıyla, kimi de akıl almaz tuhaflıklarıyla yer edinmiş..
neron'u deli olarak bildik hepimiz..
oysa sorulması ve idrak edilmesi gereken olgularda vardı aslında.. insanın eline sınırsız güç geçtiğinde hangi ahlaki sınırların içinde kalabilir? ikibin yıldır imparatorluklar yıkıldı, krallar öldü, rejimler değişti, sarayların üzerine başka saraylar yapıldı.. ama dalkavukluk, gösteriş, iktidar hırsı, sahte alkışlar ve insanın kendisini herkesten üstün görme hastalığı bir türlü bitmedi..
annesini öldürmek için denizin ortasında parçalanacak bir gemi hazırlatan bir kral, neron.. agrippina gemiden sağ kurtulmuş ama oğlunun gönderdiği askerlerden kurtulamamış.. iktidarı tam olarak elinde tutmak istediğinden annesini öldürtmüştür.. vicdan azabından mıdır bilinmez annesinin hayaletinden korktuğu ve ruhunu yatıştırmak için büyücülere başvurduğu da söylenir.. eşleriyle ilişkisi de ayrı bir felaket.. ilk eşi octavia'yı sürgüne gönderip öldürtmüş.. ikinci eşi poppaea'nın ölümüne, hamileyken attığı bir tekme sebep olmuş..
işin daha karanlık tarafında ise hocası seneca var. stoacı felsefenin en önemli isimlerinden biri, neron'un öğretmeni ve danışmanı.. imparatorun ilk yıllarında ona yol göstermiş bir düşünür.. fakat milattan sonra 65 yılında ortaya çıkarılan piso * komplosunun ardından, suça katıldığı kesin olarak kanıtlanamamasına rağmen intihara zorlanıyor.. şair lucanus da aynı komplonun ardından hayatına son vermeye mecbur bırakılıyor..
tüm bu acımasızlığının yanı sıra garip bir şekilde, kendisini bir imparatordan çok sanatçı olarak görmüş.. şiirler yazmış, şarkılar söylemiş, lir çalmış, tiyatro sahnesine çıkmış.. suetonius'un yazdığına göre kendisini alkışlamaları için beş bin kişilik özel bir topluluk bile oluşturmuş.. bir de sesini güzelleştirmek için sırtüstü yatıp göğsüne kurşun levha koyduğu anlatılır.. hatta napoli'de şarkı söylerken deprem meydana geldiğinde bile gösterisini tamamlamış..
meşhur roma yangını da var. milattan sonra 64 yılında şehir günlerce yandığı sırada, neron'un yangını seyrederken keman çaldığı söylenir ama o tarihte keman henüz icat edilmemiş olduğundan tarihin yalanları arasına girmiştir.. dahası yangını onun çıkrdığına dair güvenilir bir kanıt da bulunamamış..
garip huylarıda varmış sevgili neron'un.. geceleri kılık değiştirerek roma sokaklarına çıkıp, o gece gözüne kimi kestirdiyse onunla kavga eder, dönüş yolunda ise kırılacak bir şeyler varsa kırıp öyle dönermiş sarayına.. saray dediğimiz de altın ev diye geçmiş tarihe.. yapay göller, devasa salonlar, konukların üzerine serpilen çiçekler.. yemek salonunun tavanının gökyüzü gibi görünüp dönmesi.. altın işlemeler ve ihtişam..
insanlık tarihi gücü eline geçirdiğinde kendisini tanrı sanmaya başlayanların hikayeleriyle dolu..
kimi savaşlarla, kimi ihtiraslarıyla, kimi de akıl almaz tuhaflıklarıyla yer edinmiş..
neron'u deli olarak bildik hepimiz..
oysa sorulması ve idrak edilmesi gereken olgularda vardı aslında.. insanın eline sınırsız güç geçtiğinde hangi ahlaki sınırların içinde kalabilir? ikibin yıldır imparatorluklar yıkıldı, krallar öldü, rejimler değişti, sarayların üzerine başka saraylar yapıldı.. ama dalkavukluk, gösteriş, iktidar hırsı, sahte alkışlar ve insanın kendisini herkesten üstün görme hastalığı bir türlü bitmedi..
devamını gör...