misafirliklerde, toplantılarda, sınıfta veya başka yerlerde çokça yaşanan iç sıkıcı ve kalbe zarar olaydır. belli bir ortamda çok sayıda kişi olarak toplanmışsınızdır; yenecekler yenir, içecekler içilir, konuşulacaklar konuşulur, tam bir samimiyet hâlindesinizdir. herkes birbiriyle konuşmuş ve maç muhabbetleri, siyasetin günümüzdeki pespayeliği, eski anılar, gelecek planları, aile veya topluluk içindeki spektaküler olaylar boylu boyunca gündeme taşınmış ve konuşulmaktan eskimiştir artık. işte tam da o vakitlerde konuşulacak konular biter ve ortam sessizleşir. sessizlik sadece bir ya da birkaç kişiyle sınırlanmamıştır o an, odanın her milimetreküpünde derin bir dinginlik ve suskunluk hâli baş göstermiştir.

yavaş yavaş korkacağınız ve telaş içine gireceğiniz saniyeler gelmiştir. bu derin sessizlikte acaba herkes güç mü toplamaktadır? daha koyu sohbetlerin mi habercisidir bu birkaç anlık sohbetsizlik? ve bu susmalar bitince ilk kurban verilecek kişi kimdir bunaltıcı sorulara? siz olacaksınız diye acayip korkarsınız, ön plana çıkmamak için amansız bir uğraş verirsiniz içinizde. bunu yaptıkça gerilir, endişeyle kaplanır yüzünüz. bu da sizi paradoksal bir şekilde daha da fark edilir kılar. artık derin sessizlik sonrası konu ilk kez size geliyordur. "okul nasıl gidiyor?", "kaçıncı sınıftın?", "sizin meslekte ne yapıyorlar?", "alttan dersin var mı?" gibi sorulara en uygun cevapları ararsınız tüyleriniz diken diken olarak, terleyerek, belki de diliniz sürçerek ve kekeleyerek.

sorgu, pardon sorular bittikten sonra rahatlarsınız. sanki üstünüzden bir grekoromen güreşçi kalkmıştır. derin bir nefes alıp hayatınıza devam edeceksinizdir ama bu sefer de içinizde bir ikileme düşersiniz. karşı tarafta sıkılgan ve çekingen bir izlenim bırakıp bütün sohbeti mahvettiğiniz veya kazasız belasız şekilde sorulara cevap verip güvenle sıranızı savdığınız fikirleri arasında gidip gelirsiniz. diğer kişilerin derin ve samimi sohbetlerini gördükçe hata ararsınız kendinizde. "daha mı girişken ve güler yüzlü olmalıydım? neden rahat olmadım?" hayıflanmalarıyla dakikaları devirirsiniz.

aynı zamanda da bütün bir insanlık için kesintisiz ve akıcı sohbetler dilersiniz. öbür türlüsü eziyettir canınıza çünkü. sohbet kesilip taraflar sessizleştikçe bir sonraki sohbetin kahramanları kim olacak diye merakla kıvranırsınız. sohbetin çok güzel geçeceğini bilseniz bile yaparsınız bunu. eğer içe kapanıksanız aynı şey telefon konuşmalarından önce de olur. konuştukça geçer ama öncesi yiyip bitirir insanı. bu yüzden herkese kesintisiz sohbet; olur ya, sohbetler kesilirse de buna dayanabilecek dirayet dilerim :)
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"ortamdaki derin sessizlik sonrası konu kime gelecek telaşı" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim