1.
tatanka iyotake. 1831 - 1890. sioux, lakota kabilesinin hunkpapa kolunun reisidir.
beyazların, kızılderililerin topraklarına el koymasına karşı savaşan en meşhur bir kaç reisten biridir.
1866 - 1868 arası kızıl bulut'un liderliğinde a.b.d ordusuyla savaşmıştır. washington'a gidip geldikten sonra rezervasyonlarda yaşamayı kabul eden reislerden uzaklaşmış, eskiden olduğu gibi av bölgelerinde özgürce yaşamıştır. 1874'den sonra kara tepelerde altın var söylemiyle gelen madenci, yerleşimci beyazlara saldırmıştır.
25 haziran 1876'da little bighorn savaşında, general custer'in saldırdığı kabilenin başındaydı. bu savaşta 7. süvari alayının yok edilmesinden sonra dört bir yandan gelen askerlerle çatışmış ama sonunda kanada'ya gitmeye karar vermişti. yola çıkmadan önce oglala lakota reisi çılgın at'ı aratmış ama bulamadığı için kanada'ya onsuz gitti.
kanada'nın iltica hakkı vermemesi, yardım etmemesi yüzünden aç ve soğukla geçen dört yılın sonunda 1881'de a.b.d'ye geri döndü ve hapise atıldı. bir sene hapis yattıktan sonra bırakıldı ve rezervasyonda yaşamaya başladı. bundan sonra ki hayatını elde kalan toprakları korumaya adadı, yapılan tekliflere rağmen washington'a hiç gitmedi ve a.b.d başkanıyla görüşmedi.
bir ara kit carson'un "vahşi batı" gösterilerinde çalıştı ve birçok yeri gezdi, çünkü herkes a.b.d ordusunu yok eden bu "vahşi"yi görmek istiyordu.
1889'da "büyük sioux rezervasyonu"nun çoğu yeri onun itirazlarına rağmen bazı kızılderililer tarafından beyazlara satıldı.
beyazlar özellikle oturan boğanın kızılderililer üzerindeki etkisini kırmaya çalıştılar.
1890'da kızılderililer arasında hayalet dansı denilen bir inanış çıktı ve insanların çoğu bu akıma kapıldı. oturan boğa bu yeni dine inanmasada onun etkisini kırmak isteyen beyazlar bunu fırsat bildiler ve bu olayları onun yaptırdığını söylediler.
15 aralık 1890'da, oturan boğa'nın beraber beyazlara karşı savaştığı eski savaşçıları ama şimdinin paralı kızılderili polisleri onu tutuklamaya geldiler. tabiki kabilenin insanları tutuklamaya karşı çıktılar ve tartışma sonunda çatışma çıktı. bu sırada paralı polisler oturan boğa ve genç oğlunun kafalarına ateş ederek öldürdüler. sonunda beyaz adamlar, oturan boğa'dan, satılık paralı kızılderililer eliyle kurtuldular.
bu çatışmayı yaşayan halk oturan boğa ölünce korkuyla kızıl bulutun yanına gitmek için yola çıktılar ve onlarda 30 aralık 1890'da yaralı diz katliamında can verdiler.
beyazların, kızılderililerin topraklarına el koymasına karşı savaşan en meşhur bir kaç reisten biridir.
1866 - 1868 arası kızıl bulut'un liderliğinde a.b.d ordusuyla savaşmıştır. washington'a gidip geldikten sonra rezervasyonlarda yaşamayı kabul eden reislerden uzaklaşmış, eskiden olduğu gibi av bölgelerinde özgürce yaşamıştır. 1874'den sonra kara tepelerde altın var söylemiyle gelen madenci, yerleşimci beyazlara saldırmıştır.
25 haziran 1876'da little bighorn savaşında, general custer'in saldırdığı kabilenin başındaydı. bu savaşta 7. süvari alayının yok edilmesinden sonra dört bir yandan gelen askerlerle çatışmış ama sonunda kanada'ya gitmeye karar vermişti. yola çıkmadan önce oglala lakota reisi çılgın at'ı aratmış ama bulamadığı için kanada'ya onsuz gitti.
kanada'nın iltica hakkı vermemesi, yardım etmemesi yüzünden aç ve soğukla geçen dört yılın sonunda 1881'de a.b.d'ye geri döndü ve hapise atıldı. bir sene hapis yattıktan sonra bırakıldı ve rezervasyonda yaşamaya başladı. bundan sonra ki hayatını elde kalan toprakları korumaya adadı, yapılan tekliflere rağmen washington'a hiç gitmedi ve a.b.d başkanıyla görüşmedi.
bir ara kit carson'un "vahşi batı" gösterilerinde çalıştı ve birçok yeri gezdi, çünkü herkes a.b.d ordusunu yok eden bu "vahşi"yi görmek istiyordu.
1889'da "büyük sioux rezervasyonu"nun çoğu yeri onun itirazlarına rağmen bazı kızılderililer tarafından beyazlara satıldı.
beyazlar özellikle oturan boğanın kızılderililer üzerindeki etkisini kırmaya çalıştılar.
1890'da kızılderililer arasında hayalet dansı denilen bir inanış çıktı ve insanların çoğu bu akıma kapıldı. oturan boğa bu yeni dine inanmasada onun etkisini kırmak isteyen beyazlar bunu fırsat bildiler ve bu olayları onun yaptırdığını söylediler.
15 aralık 1890'da, oturan boğa'nın beraber beyazlara karşı savaştığı eski savaşçıları ama şimdinin paralı kızılderili polisleri onu tutuklamaya geldiler. tabiki kabilenin insanları tutuklamaya karşı çıktılar ve tartışma sonunda çatışma çıktı. bu sırada paralı polisler oturan boğa ve genç oğlunun kafalarına ateş ederek öldürdüler. sonunda beyaz adamlar, oturan boğa'dan, satılık paralı kızılderililer eliyle kurtuldular.
bu çatışmayı yaşayan halk oturan boğa ölünce korkuyla kızıl bulutun yanına gitmek için yola çıktılar ve onlarda 30 aralık 1890'da yaralı diz katliamında can verdiler.
devamını gör...
2.
oturan boğa 1831 yılında "grand river vadisi"nde doğdu. babası "zıplayan boğa" hunkpapa kolunun reisiydi.
çocukluk döneminde içe dönük ve çekingen bir yapıya sahip olması sebebiyle, babası tarafından kendisine, yavaş adı verildi.
oturan boğanın ilk savaşı "crow" kabilesine yaptıkları bir baskındır.
bu baskına 14 yaşındayken katılmış ve hak edilmiş ismini, bu baskın sonrasında kazanmıştır. inatçılığı ve asla geri adım atmaması sebebiyle, kabilesindeki savaşçılar onu arka ayakları üzerine çökmüş inatçı bir boğaya benzetmişlerdi.
lakotalılar, beyaz yerleşimcilerin kullandığı ticaret yollarının ve kasabaların uzağında yaşadıkları için oturan boğa uzun bir müddet beyazlarla temas kurmamıştır. ta ki, general alfred sully, kildder dağındaki teton kampını top ateşine tutana kadar. oturan boğa o esnada teton yerleşkesindedir. bu kanlı saldırı sonrası oturan boğa, kabilesinin beyaz adamların dünyasından uzak kalması konusundaki fikrini netleştirmiş oldu.
ona göre kabilesinin ayakta kalabilmesi, beyazların önereceği hiç bir anlaşmanın kabul edilmemesine bağlıdır. rezervasyon alanları ile ilgili tüm antlaşmalar ret edilmelidir. aynı zamanda bufalo avlanma alanları korunmalıdır. özellikle yellowstone ve powder nehirlerinin arasında kalan bölge hem avlanmak, hem de yerleşim için uygun olduğundan, kabilesini bu bölgeye göç etmeye ikna etmiştir.
oturan boğa her ne kadar, beyazlarla teması en aza indirgemek istese de, amerikan süvari birlikleri lakotaların peşini bırakmaz. özellikle powder nehri yerleşkesine, düzenli saldırılar yapmaya başlar. aslında bu saldırılar, stratejik olarak, oturan boğa'nın süvari birliklerinin hareketlerini ve düzenlerini çözmesine katkı sağlamıştır.
yaklaşık olarak, aynı dönemlerde, bir diğer lakota reisi ''kızıl bulut'' abd hükümeti ile ''fort laramie'' antlaşmasını imzalamış ve kabilesinin kendi kolunun, rezervasyon alanlarında yaşamasını kabul etmiştir. bu durum lakotolar arasında, ''kızıl bulut''un sorgulanmasına ve nüfuzunun kaybolmasına yol açmıştır. benzer şartlardaki bir antlaşma oturan boğa'ya da önerilmiş, ancak oturan boğa hiç bir şartta rezervasyon alanlarına halkını götürmeyeceğini deklare ederek, lakotalar arasındaki saygınlığını iyice arttırmıştır.
beyaz adamla, küçük çaplı çatışmalar devam ederken, her geçen gün oturan boğa ve adamlarının başarısı artmakta, süvari birlikleri sıkıntılı durumlara düşmektedir. ancak dananın kuyruğu ''kara tepeler'de altın bulunmasıyla başlar. ''altına hücum'' dönemi olarak bilinen bu yıllarda işler iyice kızışır.
amerikan hükümeti beyaz yerleşimcilerin/madencilerin rahatça altın çıkarabilmesi için, tüm kızılderililerin rezervasyon alanlarında toplanmasına karar verir. bu karara uymayan tüm kabilelere karşı zor kullanılacağı duyurulur. oturan boğa bu kararı tanımadığını beyan eder ''çılgın at'' da aynı şekilde tepki verince, lakotalar için artık tek bir yol kalmıştır. savaşmak...
ve beklenen büyük savaş 1876 yılında yaşanır...
amerikan süvari birlikleri üç koldan oturan boğa'nın üzerine doğru ilerlemeye başlamıştı. savaştan 3 ay önce oturan boğa cheyenne ve arapaho kabilelerinin savaşçılarını, rosebud deresi yakınlarında yer alan kampına çağırmıştı.
burada hep birlikte wakan tanka'ya dualar ettiler. günlerce güneş dansı yaptılar. derler ki, oturan boğa adanmışlığını göstermek için aralıksız olarak 36 saat boyunca dans etmiştir ve transa girmiştir...
ve yine derler ki, bir rüya görür, amerikan askerleri gökten çekirgeler gibi lakota kampına düşmektedir.
bu durum üzerine oturan boğa kampını ''little bighorn''a taşıma kararı alır. ve 25-26 haziran 1876'da kızılderililerin asla unutmayacağı ''little bighorn savaşı'' yapılır. muharebe öncesi oturan boğa 10 binden fazla savaşçıya seslenir;
''ya birlik oluruz. ya da hepimizi tek tek avlarlar.''
7. süvari alayının ani baskını püskürtülür. neredeyse alayın tamamı yok edilir. ''george custer'' çılgın at tarafından takip edilir ve öldürülür. böylece amerikan ordusunun o tarihe kadar aldığı en büyük yenilgi tarih sayfalarındaki yerini alır. oturan boğa'nın rüyasında gördüğü çekirge sürüsü itlaf edilmiştir.
tabi, bu ağır yenilgi beyazları öfkelendirir. basın ''kana susamış vahşiler'' başlıklarıyla algı yönetimine katkı sunar. bu durum daha fazla gencin askere gönüllü olarak yazılmasına sebep olur.
sürek avı böylece başlar. çılgın at ve oturan boğa öldürülmeden beyaz adam durmayacaktır. çılgın at öldürülür. (bkz: çılgın at)
ancak oturan boğa bir türlü teslim olmamaktadır. kabilesi ile birlikte kanada'ya göç eder. amerikan ordusu oturan boğa'ya artık ulaşamamaktadır. amerikan hükümeti kendisine rezervasyon alanında yaşaması şartıyla af teklif eder. oturan boğa af teklifini de ret eder ve ekler oturan boğa ve kabilesi asla zulümlerinizi af etmeyecektir.
ancak göç ettikleri bölge soğuk ve kuraktır. avlanacak tek bir bizon dahi yoktur. halkı açlık ve soğuğun kıskacında kalmıştır. 4 yıllık direniş oturan boğa'nın kabilesi ile birlikte standing rock'taki rezervasyon alanına yerleşmesi ile son bulmuştur.
yates kalesinde yaşananlar ve ölümü için (bkz: hayalet dansı)
ve son olarak onun sözleri ile bitirelim;
"eğer büyük ruh benim beyaz adam olmamı isteseydi, beni öyle yaratırdı. ben onun izniyle yaşadım ve bir şef olarak burada dimdik duruyorum. biliyorum ki, wakan tanka beni gökyüzünden izliyor. beni görüyor ve ne söylediğimi işitiyor.
sizin kalbinizde kesin istekler ve planlar var, benim kalbimde ise sadece özgürlük düşü...
kartal her zaman için kartal gibi yaşamalıdır. onu kargaya benzetemezsiniz.
dünya güneşi kucakladı ve biz bu sevginin çocuklarıyız, şimdi biz yoksuluz ama özgürüz.
adımlarımızı beyaz adam kontrol edemez, eğer bizler öleceksek, doğrularımızla burada öleceğiz.
bana hırsız diyorlar, oysa topraklarımızı ve zenginliklerimizi çalan beyaz adamdır.
kim bana aç gelip de tok dönmemiştir ? ben hangi yasayı çiğnedim ? hangi beyaz kadın benim tarafımdan esir alındı ya da hakarete uğradı ? kim benim eşimi ya da çocuklarımı dövdüğümü gördü ? kendime ait olanları seviyor olmam yanlış mı ? babamın yaşadığı yerde lakota olarak doğdum, halkım ve topraklarım uğruna ölebileceğim için mi bana vahşi diyorlar..."
çocukluk döneminde içe dönük ve çekingen bir yapıya sahip olması sebebiyle, babası tarafından kendisine, yavaş adı verildi.
oturan boğanın ilk savaşı "crow" kabilesine yaptıkları bir baskındır.
bu baskına 14 yaşındayken katılmış ve hak edilmiş ismini, bu baskın sonrasında kazanmıştır. inatçılığı ve asla geri adım atmaması sebebiyle, kabilesindeki savaşçılar onu arka ayakları üzerine çökmüş inatçı bir boğaya benzetmişlerdi.
lakotalılar, beyaz yerleşimcilerin kullandığı ticaret yollarının ve kasabaların uzağında yaşadıkları için oturan boğa uzun bir müddet beyazlarla temas kurmamıştır. ta ki, general alfred sully, kildder dağındaki teton kampını top ateşine tutana kadar. oturan boğa o esnada teton yerleşkesindedir. bu kanlı saldırı sonrası oturan boğa, kabilesinin beyaz adamların dünyasından uzak kalması konusundaki fikrini netleştirmiş oldu.
ona göre kabilesinin ayakta kalabilmesi, beyazların önereceği hiç bir anlaşmanın kabul edilmemesine bağlıdır. rezervasyon alanları ile ilgili tüm antlaşmalar ret edilmelidir. aynı zamanda bufalo avlanma alanları korunmalıdır. özellikle yellowstone ve powder nehirlerinin arasında kalan bölge hem avlanmak, hem de yerleşim için uygun olduğundan, kabilesini bu bölgeye göç etmeye ikna etmiştir.
oturan boğa her ne kadar, beyazlarla teması en aza indirgemek istese de, amerikan süvari birlikleri lakotaların peşini bırakmaz. özellikle powder nehri yerleşkesine, düzenli saldırılar yapmaya başlar. aslında bu saldırılar, stratejik olarak, oturan boğa'nın süvari birliklerinin hareketlerini ve düzenlerini çözmesine katkı sağlamıştır.
yaklaşık olarak, aynı dönemlerde, bir diğer lakota reisi ''kızıl bulut'' abd hükümeti ile ''fort laramie'' antlaşmasını imzalamış ve kabilesinin kendi kolunun, rezervasyon alanlarında yaşamasını kabul etmiştir. bu durum lakotolar arasında, ''kızıl bulut''un sorgulanmasına ve nüfuzunun kaybolmasına yol açmıştır. benzer şartlardaki bir antlaşma oturan boğa'ya da önerilmiş, ancak oturan boğa hiç bir şartta rezervasyon alanlarına halkını götürmeyeceğini deklare ederek, lakotalar arasındaki saygınlığını iyice arttırmıştır.
beyaz adamla, küçük çaplı çatışmalar devam ederken, her geçen gün oturan boğa ve adamlarının başarısı artmakta, süvari birlikleri sıkıntılı durumlara düşmektedir. ancak dananın kuyruğu ''kara tepeler'de altın bulunmasıyla başlar. ''altına hücum'' dönemi olarak bilinen bu yıllarda işler iyice kızışır.
amerikan hükümeti beyaz yerleşimcilerin/madencilerin rahatça altın çıkarabilmesi için, tüm kızılderililerin rezervasyon alanlarında toplanmasına karar verir. bu karara uymayan tüm kabilelere karşı zor kullanılacağı duyurulur. oturan boğa bu kararı tanımadığını beyan eder ''çılgın at'' da aynı şekilde tepki verince, lakotalar için artık tek bir yol kalmıştır. savaşmak...
ve beklenen büyük savaş 1876 yılında yaşanır...
amerikan süvari birlikleri üç koldan oturan boğa'nın üzerine doğru ilerlemeye başlamıştı. savaştan 3 ay önce oturan boğa cheyenne ve arapaho kabilelerinin savaşçılarını, rosebud deresi yakınlarında yer alan kampına çağırmıştı.
burada hep birlikte wakan tanka'ya dualar ettiler. günlerce güneş dansı yaptılar. derler ki, oturan boğa adanmışlığını göstermek için aralıksız olarak 36 saat boyunca dans etmiştir ve transa girmiştir...
ve yine derler ki, bir rüya görür, amerikan askerleri gökten çekirgeler gibi lakota kampına düşmektedir.
bu durum üzerine oturan boğa kampını ''little bighorn''a taşıma kararı alır. ve 25-26 haziran 1876'da kızılderililerin asla unutmayacağı ''little bighorn savaşı'' yapılır. muharebe öncesi oturan boğa 10 binden fazla savaşçıya seslenir;
''ya birlik oluruz. ya da hepimizi tek tek avlarlar.''
7. süvari alayının ani baskını püskürtülür. neredeyse alayın tamamı yok edilir. ''george custer'' çılgın at tarafından takip edilir ve öldürülür. böylece amerikan ordusunun o tarihe kadar aldığı en büyük yenilgi tarih sayfalarındaki yerini alır. oturan boğa'nın rüyasında gördüğü çekirge sürüsü itlaf edilmiştir.
tabi, bu ağır yenilgi beyazları öfkelendirir. basın ''kana susamış vahşiler'' başlıklarıyla algı yönetimine katkı sunar. bu durum daha fazla gencin askere gönüllü olarak yazılmasına sebep olur.
sürek avı böylece başlar. çılgın at ve oturan boğa öldürülmeden beyaz adam durmayacaktır. çılgın at öldürülür. (bkz: çılgın at)
ancak oturan boğa bir türlü teslim olmamaktadır. kabilesi ile birlikte kanada'ya göç eder. amerikan ordusu oturan boğa'ya artık ulaşamamaktadır. amerikan hükümeti kendisine rezervasyon alanında yaşaması şartıyla af teklif eder. oturan boğa af teklifini de ret eder ve ekler oturan boğa ve kabilesi asla zulümlerinizi af etmeyecektir.
ancak göç ettikleri bölge soğuk ve kuraktır. avlanacak tek bir bizon dahi yoktur. halkı açlık ve soğuğun kıskacında kalmıştır. 4 yıllık direniş oturan boğa'nın kabilesi ile birlikte standing rock'taki rezervasyon alanına yerleşmesi ile son bulmuştur.
yates kalesinde yaşananlar ve ölümü için (bkz: hayalet dansı)
ve son olarak onun sözleri ile bitirelim;
"eğer büyük ruh benim beyaz adam olmamı isteseydi, beni öyle yaratırdı. ben onun izniyle yaşadım ve bir şef olarak burada dimdik duruyorum. biliyorum ki, wakan tanka beni gökyüzünden izliyor. beni görüyor ve ne söylediğimi işitiyor.
sizin kalbinizde kesin istekler ve planlar var, benim kalbimde ise sadece özgürlük düşü...
kartal her zaman için kartal gibi yaşamalıdır. onu kargaya benzetemezsiniz.
dünya güneşi kucakladı ve biz bu sevginin çocuklarıyız, şimdi biz yoksuluz ama özgürüz.
adımlarımızı beyaz adam kontrol edemez, eğer bizler öleceksek, doğrularımızla burada öleceğiz.
bana hırsız diyorlar, oysa topraklarımızı ve zenginliklerimizi çalan beyaz adamdır.
kim bana aç gelip de tok dönmemiştir ? ben hangi yasayı çiğnedim ? hangi beyaz kadın benim tarafımdan esir alındı ya da hakarete uğradı ? kim benim eşimi ya da çocuklarımı dövdüğümü gördü ? kendime ait olanları seviyor olmam yanlış mı ? babamın yaşadığı yerde lakota olarak doğdum, halkım ve topraklarım uğruna ölebileceğim için mi bana vahşi diyorlar..."
devamını gör...
3.
kocam
(boğa burcu)
(boğa burcu)
devamını gör...