#ödüllü filmler
türkçe adı: ölüm alfabesi
bu alandaki ilk deneyimiyle yönetmen koltuğunda stiles white'ın oturduğu ve daha önce de the possession filminde birlikte çalıştıkları juliet snowden ile birlikte senaryosunu yazdığı, başrollerinde ise antik bir ouija tahtası vasıtasıyla kötücül ruhların kendilerine musallat olmasına sebep olan bir grup geç olarak; olivia cooke, daren kagasoff, douglas smith ve bianca a. santos'u izlediğimiz 2014 abd yapımı tabiatüstü korku filmidir. eleştirmenlerin genelince yerilse de film gişede büyük bir başarı yakalamıştır ve ardından filmin bu sefer çok daha iyi kritikler alan, mike flanagan yönetmenliğindeki ouija: origin of evil adlı bir ön yapımı (prequel) izleyicileriyle buluşmuştur.
bu alandaki ilk deneyimiyle yönetmen koltuğunda stiles white'ın oturduğu ve daha önce de the possession filminde birlikte çalıştıkları juliet snowden ile birlikte senaryosunu yazdığı, başrollerinde ise antik bir ouija tahtası vasıtasıyla kötücül ruhların kendilerine musallat olmasına sebep olan bir grup geç olarak; olivia cooke, daren kagasoff, douglas smith ve bianca a. santos'u izlediğimiz 2014 abd yapımı tabiatüstü korku filmidir. eleştirmenlerin genelince yerilse de film gişede büyük bir başarı yakalamıştır ve ardından filmin bu sefer çok daha iyi kritikler alan, mike flanagan yönetmenliğindeki ouija: origin of evil adlı bir ön yapımı (prequel) izleyicileriyle buluşmuştur.
*fangoria elektrikli testere ödülleri (2015) - en kötü film
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "editör" tarafından 21.04.2025 23:28 tarihinde açılmıştır.
1.
orjinal adı ouija ve fakat ne hikmetse başlığı açamıyorum, ouija tahtasına yönlendiriyor. eyy moderatör, koca filmin adına ''tahta'' eklemeye utanmıyor musun; heç.
neyse, konumuza gelelim. yine bildiniz; imdb en kötü 250 listesinden.

hollywood'un gençler ölür, ruhlar gezinir klişelerini kutsal bir metin gibi kullandığı filmlerden biri daha. bir grup ergenin, walmart'tan aldıkları ouija tahtasıyla ruh çağırmaya çalışmasıyla başlayan olaylar, tahmin edilebileceği gibi aman tanrım, gerçekten bir şey çağırdık noktasına varıyor. senaryo yazarlarının tek yaptığı, alın size jumpscare, alın size ağlayan kız, alın size esrarengiz ölümler diyerek klişeleri üst üste dizmek olmuş. yeşilçam tabiriyle; vurmuş kırbacı.
baş karakterimiz laine, en yakın arkadaşının intiharını (!) araştırırken, tabii ki işin içinde doğaüstü güçler olduğunu fark ediyor. arkadaş grubundaki her bir karakter, standart korku filmi şablonuna uygun şekilde ölmek için sıraya giriyor: duygusal olan kız, şakacı erkek, kuzen falan derken, herkesin tek derdi bu tahtayı neden kırmıyoruz sorusuna cevap vermemek.
filmdeki en komik an, ruhun tahtada h-e-l-p yazması. yani, öbür tarafta bile ingilizce biliyorlar, hatta imla hataları yok. bir de tabi ruhu kovmak için tahtayı yakalım sahnesi var ki, tam bir mantık zaferi... çünkü herkes bilir ki, ruhlar en çok yanan ouija tahtalarından korkar. türkiye'de çekilse nas felak falan girerdi mevzuya ama incil'de kötü ruh kovmaca skill'i yok demek ki; bilemedim.
yönetmenin tüm bütçesi, belli ki bir iki jumpscare'a gitmiş. geri kalan her şey, loş ışıklandırma ve ani ses efektleriyle idare edilmiş. filmin en korkunç yanı ise bence, ouija: origin of evil diye bir devam filmi çekilmiş olması aslında.
neyse, konumuza gelelim. yine bildiniz; imdb en kötü 250 listesinden.

hollywood'un gençler ölür, ruhlar gezinir klişelerini kutsal bir metin gibi kullandığı filmlerden biri daha. bir grup ergenin, walmart'tan aldıkları ouija tahtasıyla ruh çağırmaya çalışmasıyla başlayan olaylar, tahmin edilebileceği gibi aman tanrım, gerçekten bir şey çağırdık noktasına varıyor. senaryo yazarlarının tek yaptığı, alın size jumpscare, alın size ağlayan kız, alın size esrarengiz ölümler diyerek klişeleri üst üste dizmek olmuş. yeşilçam tabiriyle; vurmuş kırbacı.
baş karakterimiz laine, en yakın arkadaşının intiharını (!) araştırırken, tabii ki işin içinde doğaüstü güçler olduğunu fark ediyor. arkadaş grubundaki her bir karakter, standart korku filmi şablonuna uygun şekilde ölmek için sıraya giriyor: duygusal olan kız, şakacı erkek, kuzen falan derken, herkesin tek derdi bu tahtayı neden kırmıyoruz sorusuna cevap vermemek.
filmdeki en komik an, ruhun tahtada h-e-l-p yazması. yani, öbür tarafta bile ingilizce biliyorlar, hatta imla hataları yok. bir de tabi ruhu kovmak için tahtayı yakalım sahnesi var ki, tam bir mantık zaferi... çünkü herkes bilir ki, ruhlar en çok yanan ouija tahtalarından korkar. türkiye'de çekilse nas felak falan girerdi mevzuya ama incil'de kötü ruh kovmaca skill'i yok demek ki; bilemedim.
yönetmenin tüm bütçesi, belli ki bir iki jumpscare'a gitmiş. geri kalan her şey, loş ışıklandırma ve ani ses efektleriyle idare edilmiş. filmin en korkunç yanı ise bence, ouija: origin of evil diye bir devam filmi çekilmiş olması aslında.
devamını gör...
