can yücel'in eşi güler yücel için yazdığı, gönül terini titreten şiir.

temiz gömleğimi giydim talimden sonra
ayaklarını yıkıyor çeşme başında erler
işte sen öyle bir serindin
tuzladan kaptılarla inerken şehre
ne güzel şey sivil denmesi çıplağa
ve gün-açık penceresinden meşelerin
yamacın kuytusuna sokulmuş mavi
ufacık bi parça deniz gibiydin

şipka biberleriyle konmuş okulun camlarına
arnavut köyünün o muhacir güneşi
işte sen öyle bi cumartesiydin
sahanlıkta saçlarını tarıyor kızlar
raylar ondan böyle kıvılcımlanıyor
köşeleri dönerken, önlükleri altından
dünyaya başlar gibi aybaşlarının kokusu
kalkan al tıramvaydın ergenlik durağımdan

meyvahoşun orda bir sabahçı kahvesi
gün ağarmıştı ama ben günaydın demedim
işte sen öyle ışıklı bir yerdin.
bilmiyordum hiç burda bir fırın olduğunu
diz çöktüm asfalta, baktım aşağı, üüüü’üh!..
işçiler, ateşler, ay çörekleri
ve kılıç gibi taze ekmek kokusu…
dağıttık evvel-allah yalnızlıkları

yaşamak düğünse, sen orda gelindin
seni soydum, güler, dünyayı giyindim
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"öyle bi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim